Sanayi üretiminde hız kaybı devam edecek

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi endeksindeki aylık değişimlerin 6 aylık hareketli ortalaması Ocak-Mayıs döneminde (Nisan ayı hariç) aşağı yönlü eğilim devam ediyor. İmalat sektörünün öncü göstergelerinden olan PMI endeksi Haziran’da daralmayı gösteren 50 değerinin altında 46,8 olarak ölçülmüştü. Düşüşte üretim ve yeni siparişlerde yaşanan daralma etkili oldu. Kredi hacmindeki hız kaybını da dikkate aldığımızda PMI verilerine paralel olarak Haziran’da sanayi sektöründe ivme kaybının devam edeceğini düşünüyoruz.

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,4 artış gerçekleştirdi (Nisan: %6,2).

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre %1,6 düşüş kaydetti ki bu Eylül 2016’dan bu yana yaşanan en sert düşüş oldu (Nisan: %0,9 artış). İmalat sektörü aylık %1,7 daraldı ki bunda ihracat odaklı mal üretiminde ve sermaye malı imalatında güç kaybının etkisi var. Sermaye malı imalatı %4,1 düşerken dayanıksız mal imalatı %2 geriledi.

Botoks değil ameliyat lazım

2018 yılının ilk 6 ayında vergi gelirlerinde ortalama yıllık %19,25 artarken, faiz dışı giderlerde %18,13 artış kaydedildi. Haziran ayında söz konusu oranlar sırasıyla %19,74 ve %27,90 olarak gerçekleşti. Görüldüğü üzere faiz dışı harcamalar vergi gelirlerinden çok daha hızlı artmış durumda. Faiz dışı harcamalarda en son Şubat 2019’da %29,44 oranında artış yaşanmıştı.

Reel olarak bakıldığında yılın ilk 6 ayında vergi gelirleri ortalama %7,9 artış kaydederken, faiz dışı giderlerde reel olarak %10,1 artış yaşandı.

Hükümetin borçlanma zorunluluğunun artması faiz giderlerini artıracaktır. Ancak bir diğer risk seçim ekonomisinin tekrar uygulanıp uygulanmayacağıdır. 2019 seçimlerinin AK Parti’nin oylarını artırmaya yönelik olarak faiz dışı harcamalarda artış görme ihtimalimiz yok değil.

Harcamaları artırarak yatırım tarafını güzelleştirip sanki her şey güllük gülistanlık gibi davranmak, faiz artırımı yapıp kuru düşürerek zaman kazanmak gibi bir şey.

Esas olan enflasyonu düşürecek yapısal reformları yapmak, aynı şekilde bütçe disiplinini sağlamak.

İşsizlik oranı Nisan’da %9,6’ya geriledi, mevsimsellikten arındırılmış oran %10,3’e yükseldi

Nisan ayı PMI verileri imalat sektöründe istihdam artışına işaret etmişti. TÜİK verileri de sanayi sektöründe Nisan ayında istihdam artışını teyit etti. Mayıs ayı PMI verileri de imalat sektöründe azalan siparişlerin bir uzantısı olarak sanayi sektöründe şirketler istihdam faaliyetlerini azaltırken Haziran ayında siparişlerdeki azalmanın hız kesmesine bağlı olarak istihdamda hafif bir toparlanma kaydedildi. İşsizlik oranında Mayıs döneminde sanayi sektörünün payının azalmasını, Haziran’da ise önemli bir değişiklik göstermemesini bekliyoruz.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de işsizlik oranı 2018 yılı Nisan döneminde %9,6 seviyesine geriledi. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,6 puan, inşaat sektörünün payı 0,4 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,4 puan, hizmet sektörünün payı 0,5 puan arttı.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı 0,4 puan artarak %10,3 oldu. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 20 bin, inşaat sektöründe 52 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe 32 bin, hizmet sektöründe 6 bin kişi arttı.

Son üç çeyrekte %6,8 büyüme kaydeden Çin ekonomisi 2Ç2018’de %6,7 büyüdü

Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, 2018 yılı 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7 büyüme ile 2016 yılı 3. çeyreğinden bu yana en düşük büyüme performansını gösterdi. Bir önceki çeyreğe göre büyüme %1,8 oldu.

Aynı dönemde enflasyon bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ortalama %1,8 ile artan; sanayi üretimi %6,6 ve perakende satışlar %9 ile azalan seyirde performans gösterdi.

16 – 22 Temmuz 2018 haftası ekonomik gündem ve beklentiler

İşsizlik ve enflasyon verilerini izleyeceğimiz bir haftaya girdik.

 

16 Temmuz 2018, Pazartesi

10:00 Türkiye – Nisan 2018 – İşsizlik oranı (Mart: %10,1 y/y)

10:00 Türkiye – Haziran 2018 – Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Mayıs: -%0,55 a/a, %8,47 y/y)

10:00 Türkiye – Haziran 2018 – Merkezi yönetim bütçe dengesi (Mayıs: 2,7 milyar TL)

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Özel sektör uzun vadeli kredi borcu (Nisan: 225,1 milyar dolar)

15:30 ABD – Temmuz 2018 – NY Empire State imalat sektörü endeksi (Haziran: 25)

15:30 ABD – Haziran 2018 – Perakende satışlar (Mayıs: %0,8 a/a, %5,9 y/y)

 

17 Temmuz 2018, Salı

10:00 Türkiye – Haziran 2018 – Sanayi üretimi (Mayıs: %6,2 y/y)

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Kısa vadeli dış borç stoku (Nisan: 125,5 milyar dolar)

16:15 ABD – Haziran 2018 – Sanayi üretimi (Mayıs: -%0,1 a/a, %3,5 y/y)

17:00 ABD – Fed Başkanı Powell konuşacak

 

18 Temmuz 2018, Çarşamba

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Perakende satış hacmi (Nisan: %0,5 a/a, %8 y/y)

12:00 Euro Bölgesi – Haziran 2018 – Tüketici fiyat endeksi (Mayıs: %0,5 a/a, %1,9 y/y)

 

19 Temmuz 2018, Perşembe

02:30 Japonya – Haziran 2018 – Dış ticaret verileri (Mayıs: İhracat %8,1 y/y, İthalat %14 y/y)

10:00 Türkiye – Temmuz 2018 – TCMB beklenti anketi

15:30 ABD – Temmuz 2018 – Philadelphia Fed imalat sektörü endeksi (Haziran: 19,9)

 

20 Temmuz 2018, Cuma

02:30 Japonya – Haziran 2018 – Tüketici fiyat endeksi (Mayıs: %0,1 a/a, %0,7 y/y)

09:00 Almanya – Haziran 2018 – Üretici Fiyat Endeksi (Mayıs: %0,5 a/a, %2,7 y/y)

10:00 Türkiye – Haziran 2018 – Yurtdışı Üretici Fiyat Endeksi (Mayıs: %6,4 a/a, %30,65 y/y)

15:30 Türkiye – Mayıs 2018 – Merkezi yönetim borç stoku (Mayıs: 959 milyar TL)

Hazine’nin ilk icraatı para bulmak olmalı

Yeni kabinenin açıklanacağı Pazartesi günü Dolar-TL kuru 4,51 seviyelerine gerilerken, seans kapanışı sonrasında kabinenin açıklanmasıyla birlikte kur 4,7529 seviyesine kadar yükseldi. Yeni kabinenin sindirilmeye çalışıldığı ilk gün kur TSİ1200 itibariyle 4,73 seviyesinden işlem görüyor.

Ne oldu da kurda bir günde %5,4’lük bir marj yaşandı?

Öne çıkan başlıca etken yürütülecek ekonomi politikasına olan güvensizlik.

Güvensizlik hem TL’ye hem de tahvil faizlerine anında yansıyor. 2008 küresel finansal krizde %11’lere yükselen beklenen reel faiz, 2013’te sıfır değerinin altına (eksi %0,92) gerilemiş, gösterge tahvilin bileşik faizi ise %5 seviyesine kadar düşmüştü. Sonrasında kademeli olarak yaşanan artışlarla 2018 yılı Haziran ayında reel faiz %7,55’e yükselirken gösterge tahvilin bileşik faizi %20 seviyesini tekrar geçti.

ABD merkez bankası FED’in kademeli faiz artırımlarına, Avrupa Merkez Bankası’nın da (AMB) para politikasını sıkılaştırmaya başladığı mevcut ortamda faizlerde artış süreci devam edecek. Öncü merkez bankalarının 2008 krizi etkilerine karşı büyümeyi getirecek gevşek para politikasının ortaya koyduğu düşük faiz döneminde görece yüksek getiri potansiyeli sunan Türkiye finansal varlıklarına talepte artış yaşanmıştı. Ancak gelen sıcak paranın rehaveti ekonomi yönetimini

. yapısal değil geçici tedbirler almaya yönelterek,

. yapısal reformlar yerine katma değeri düşük yatırımlara öncelik vermesine ve

. büyüme uğruna iç talebi ateşlemesine neden oldu.

Sonuç olarak Türkiye ekonomisini, cari açığın kötüleşmesi ve artan finansman ihtiyacı noktasına getirdi.

TCMB ise ‘düşük faiz’ baskısı altında kalarak faiz artırmakta geç kaldı, TL’de sert dalgalanmalar yaşandı ve artan riskler sebebiyle kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. Cazibesini kaybeden TL en kötü performans gösteren para birimi oldu.

Hala devam eden  düşük faiz baskısı TL’ye güveni aşağı çekmeye devam ediyor. Yeni ekonomi yönetiminin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘düşük faiz’ vurgusunu destekleyici şekilde faaliyetlerini sürdüreceğine ve başta Merkez Bankası olmak üzere kurumların bağımsızlığına yönelik endişeler hâkim.

Dolayısıyla finansman ihtiyacında yabancı sermayeye bağımlılık ve Hazine’nin iç borçlanma ihtiyacının artması yabancı yatırımcının elini daha da kuvvetlendiriyor.

Güven artırıcı somut adımlar atılmadıkça, önce enflasyonun düşmesi değil faizde düşüşe odaklanılması halinde, Dolar-TL’de her aşağı hareket daha hızlı yukarı sıçrayışı beraberinde getirecek.

Sözün özü piyasalar iyi dengede her türlü olumsuzluğu görmekten imtina ederken bu aralar gelişen piyasalardaki olumlu havanın şiddetinin azalması ile birlikte olumlu zamanlarda bile zincirdeki yüksek beta dediğimiz olumluluğa da olumsuzluğa da aşırı tepki veren ülkeler arasında Türkiye.

Kapasite kullanım oranının çok arttığı, dolayısıyla kurdaki artışın ihracatta yeterli olumlu katkı yapamadığı bir dönemde evet icraatlar çok önemli olacak ama kaçınılmaz olarak yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı ciddi bir dalgalanma göreceğimizi söylemek herhalde hiç de zor değil.

Çin’de üretici fiyatları Haziran’da hızını artırdı

Gümrük tarifeleri hammadde ve üretim maliyetlerini artırmaya devam ediyor. 6 Temmuz’da ABD ve Çin’in karşılıklı olarak 34 milyar dolarlık ithal ürünlerine gümrük tarifesi uygulamasına fiilen başlamadan öncesinde Haziran ayı Çin üretici fiyat endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %4,7 artış kaydetti; Mayıs ayında %4,1’lik artış yaşanmıştı. ABD’de ise üretici fiyatları Mayıs ayında yıllık %3,1 oranında artış kaydetmişti.

Öte yandan üretim maliyetlerindeki artış halen tüketici fiyatlarına yansıtılmış değil. Çin’de tüketici fiyatları Haziran ayında bir önceki aya göre %0,1 düşerken yıllık değişim %1,9 oldu. Tüketici fiyatları Mayıs ayında yıllık %1,8 artış kaydetmişti.

9 – 13 Temmuz 2018 haftası ekonomik gündem ve beklentiler

Pazartesi akşamı Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni kabineyi açıklayacak. Güçlü bir kabinenin, yapısal reformlarla ilgili kararlılığın ve başta TCMB olmak üzere kurumların bağımsızlığının Dolar-TL üzerindeki baskının azalmasında önemli etkisi olacağını düşünüyoruz. Öte yandan Mayıs ayında 12-aylık dış ticaret açığında sınırlı artış ve turizmde devam eden iyileşmenin Çarşamba günü açıklanacak Mayıs ayı cari işlemler dengesi üzerinde olumlu katkı yapmasını bekliyoruz. Reuters anketine göre cari dengenin Mayıs ayında 4,8-6,1 milyar dolar arasında açık vermesi, 2018 yılı sonunda 12-aylık cari açığın 52,1 milyar dolar olması bekleniyor. Nisan ayında 12-aylık cari işlemler açığı 57,1 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

9 Temmuz 2018, Pazartesi

09:00 Almanya – Mayıs 2018 – Dış ticaret verileri (Nisan: İhracat -%0,3 a/a, İthalat %2,2 a/a)

21:30 Türkiye – Yeni kabine açıklanacak

10 Temmuz 2018, Salı

04:30 Çin – Haziran 2018 – Enflasyon (Mayıs: TÜFE -%0,2 a/a, %1,8 y/y; ÜFE %4,1)

09:45 Fransa – Mayıs 2018 – Sanayi üretimi (Nisan: -%0,5)

12:00 Almanya – Temmuz 2018 – ZEW Ekonomik algı endeksi (Haziran: -16,1)

12:00 Euro Bölgesi – Temmuz 2018 – ZEW Ekonomik algı endeksi (Haziran: -12,6)

11 Temmuz 2018, Çarşamba

02:50 Japonya – Mayıs 2018 – Makine siparişleri (Nisan: %10,1 a/a, %9,6 y/y)

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Cari işlemler dengesi (Nisan: -5,43 milyar $, 12-aylık: -57,1 milyar $)

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Doğrudan yabancı yatırımlar (Nisan: 233 milyon $, Ocak-Nisan: 1,69 milyar $; 2017: 7,43 milyar $, Ocak-Nisan 2017: 2,75 milyar $)

15:30 ABD – Haziran 2018 – Çekirdek üretici fiyat endeksi (Mayıs: %0,3 a/a, %2,4 y/y)

12 Temmuz 2018, Perşembe

05:00 Çin – Haziran 2018 – Doğrudan yabancı yatırımlar (Ocak-Mayıs: %1,3 y/y)

07:30 Japonya – Mayıs 2018 – Tertiary sanayi endeksi (Nisan: %1 a/a)

09:00 Almanya – Haziran 2018 – Enflasyon son tahmin (Mayıs: TÜFE %0,5 a/a, %2,2 y/y)

12:00 Euro Bölgesi – Mayıs 2018 – Sanayi üretimi (Nisan: -%0,9 a/a, %1,7 y/y)

14:30 Euro Bölgesi – Avrupa Merkez Bankası Haziran ayı PPK toplantı tutanakları

15:30 ABD – Haziran 2018 – Enflasyon (Mayıs: TÜFE %2,8 y/y, çekirdek TÜFE %2,2 y/y)

13 Temmuz 2018, Cuma

05:00 Çin – Haziran 2018 – Dış ticaret verileri (Mayıs: İhracat %12,6 y/y, İthalat %26,0 y/y)

17:00 ABD – Temmuz 2018 – Michigan tüketici güveni endeksi (Haziran: 98,2)

ABD istihdam verisi Fed’i nasıl etkiler?

ABD’de istihdam Haziran’da arttı, işsizlik oranı yükseldi… ABD tarım dışı işsizlik oranı Haziran ayında aylık 0,2 yüzde puan artışla %4 seviyesine yükseldi. Saat başına ortalama ücret artışı yıllık bazda %2,7 ile bir önceki ay verisiyle aynı kalırken beklentilerden 0,1 yüzde puan aşağı geldi. Tarım dışı istihdam verisi de 195 bin artış beklentisine karşın 213 bin artış kaydetti.

Fed tutanakları istihdam ve ekonomik aktivitenin gücünü koruduğunu vurgulamıştı… Haziran ayı toplantısında politika faiz aralığını 25 baz puan artışla %1,75-2,0 aralığına yükselten Fed, dün açıklanan toplantı tutanaklarında istihdam piyasası ve ekonomik aktivitenin gücünü koruduğu, 2018 yılı sonuna kadar iki faiz artırımı daha yapılacağını tahmin ettikleri, uzun süreli yüksek büyümenin enflasyonda yukarı yönlü baskı oluşturduğu, bu sebeple faiz artırımlarına devam edilmesi gerektiği, gümrük tarifeleri ve ticari kısıtlamaların ise gelecekteki yatırım aktivitesi kapsamında ABD içi ve dışında olumsuz etkisi olabileceğine yönelik endişeler not edilmişti.

İstihdam verisi ABD dolarına satış getirdi… İstihdam verisinin açıklanmasının ardından ABD doları endeksi Haziran ortası seviyesi olan 93,66 seviyesine kadar geriledi.

ABD Başkanı Trump’ın AB’nin ABD otomobillerine gümrük vergisini kaldırması halinde kendilerinin de AB otomobillerine tarifeleri askıya alacağını açıklaması ve son gelen güçlü Almanya sanayi üretimi verileri ile güçlenmesinin ardından beklentilerin gerisinde kalan ABD işsizlik verisi ile Euro-Dolar paritesi 1,1763 seviyesine kadar yükseldi.

Dolar-TL kuru ise ABD dolar endeksindeki gerilemeyle birlikte 4,5759 seviyesine kadar geriledi.

İstihdam verisi Fed’i nasıl etkiler?

Fed, 1 Ağustos’ta para politikası kararını açıklayacak. Fed’in %2 olarak hedeflediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları PCE endeksi Mayıs ayında yıllık %2,3 seviyesine yükselmişti. Her ne kadar işsizlik oranı %4’e yükselmiş olsa da Fed hedefine denk seviyede bulunuyor.

Fed’in 1 Ağustos toplantısında beklemede kalıp enflasyon, istihdam ve büyüme dinamiklerini gözlemek suretiyle Eylül ve Aralık ayları toplantılarında 25’er baz puanlık faiz artırımına gitmesini bekliyoruz.

ABD-Çin arasında ticaret savaşı 34 milyar dolar ile başladı, 500 milyar dolara yükselme riski var

ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı 6 Temmuz’da fiilen başladı…

ABD halkına Çin ile arasındaki ticaret açığını kapatacağı sözünü veren ABD Başkan Trump dün yaptığı açıklamada 818 ürünü kapsayan 34 milyar dolarlık Çin ithal mallarına %25 ek vergi uygulamasına bugün itibariyle (6 Temmuz) başlanacağını, 16 milyar dolarlık diğer dilimin ise iki hafta içinde devreye alınacağını duyurdu.

Trump’ın Çin’e yönelik hamlesi 500 milyar dolara yükselebilir… 

Çin hükümeti önceki açıklamasında uygulamanın başlatılması halinde misilleme olarak 34 milyar dolarlık ABD ithal mallarına aynı tarihte aynı uygulamayı başlatacağını, ancak uygulamayı başlatacak ilk ülke olmayacaklarını duyurmuştu. Trump dün yaptığı açıklamada Çin’in karşı misilleme yapması halinde 500 milyar dolarlık Çin ithal mallarına ek vergi geleceği uyarısını tekrarladı. Çin 2017 yılında ABD’ye 505,5 milyar dolarlık ihracat yaparken ABD Çin’e 130 milyar dolar mal ihraç etmişti.

ABD’nin vergi tarifelerini başlatmasının ardından Financial Times ve Bloomberg’in yerel haberleri kaynak göstererek yayınladığı haberlere göre Çin’in karşı hamlelere başladığı, cnbc.com ise devlet haber ajansı Xinhua’a dayandırdığı haberinde ABD ithal mallarına vergi tarifesinin ABD ile aynı şekilde %25 olduğu belirtildi.

Çin ekonomisi ticaret savaşı söylemleriyle momentum kaybına uğradı, devamı gelecek…

ABD’den sonra dünyanın 2. büyük ekonomisine sahip olan Çin 2017 yılında ortalama %6,85 oranında büyürken 2018 yılı 1. çeyreğinde %6,8’lik büyüdü; işsizlik oranı 1. çeyrekte %3,89 seviyesine, enflasyon ise Mayıs ayında yıllık %1,8 seviyesine geriledi. Çin’in ABD’ye olan ticaret fazlası 2018 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,9 azalışla 104,85 milyar dolar seviyesine gerilerken sanayi üretiminde aynı dönemde bir önceki yıla göre hafif de olsa bir momentum kaybı var. ABD ile yaşanan sözlü ticaret savaşındaki seyrin Çin ekonomisini yılın ilk 5 ayında olumsuz etkilediği gördük. 6 Temmuz ile birlikte uygulamanın fiili olarak başlaması ile karşılıklı misilleme hareketlerinin momentum kaybının süreceğine işaret ediyor.

ABD-Avrupa Birliği arasında otomotiv piyasası ticaret savaşında son durum ne?

Trump 1,1 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip olduğu Kanada ve Meksika ile müzakerelerini sürdürürken Haziran ayında Avrupa otomotiv sektörünü hedef alan %20’lik gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmuştu. The Guardian, Daimler’in ABD’de ürettiği Mercedes SUV’lerinin Çin’e ihracının söz konusu ticaret anlaşmazlığı ile karlılıklarında ciddi oranda düşüş yaratacağı uyarısını hatırlatıyor ki Reuters da Çin yerel gazetelerinde yer alan haberlerde ticaret savaşının sadece Çin ekonomisini değil küresel ekonomiyi de olumsuz etkileyeceğine dair haberlere yer veriyor. Kuzey Amerika’dan Çin’e 80 bin taşıt satışı yapan Ford şirketi ise söz konusu tarifelerin özellikle lüks Lincoln modellerinde karlılık marjlarının düşeceği uyarısında bulunduğuna dikkat çekiyor cnbc.com. Bu sadece buzdağının su üstünde görünen kısmı. Financial Times 3 Temmuz tarihli makalesinde ABD’nin ülkelere açtığı ticaret savaşının 1 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşabileceğine dikkat çekmişti.

Avrupa otomotiv pazarı üzerindeki ticaret savaşına konu kara bulutun dağılmasına yönelik olarak Almanya’nın üç büyük otomotiv üretici şirketi olan BMW, Volkswagen ve Daimler’in üst yöneticileri Çarşamba günü ABD konsolosu ile bir araya gelerek ABD-AB arasında karşılıklı otomotiv ithalatında sıfır vergi uygulamasını teyit taleplerini iletirken aksi bir uygulamanın ABD’den üretim ağını çekmekle sonuçlanabileceklerini belirtmişlerdi. Bir umut mudur bilinmez Başkan Trump dün ABD’nin Almanya konsolosu aracılığıyla AB’nin ABD taşıtlarına yönelik tarifeleri kaldırması karşılığında AB’den ithal edilen otomobillere yönelik tarifeleri askıya alacağını duyurdu. Haber sonrası Avrupa otomobil sektörü hisseleri Perşembe gününü %3,4’lük artışla kapattı.

Dünyanın 4. büyük ekonomisi olan Almanya’da ise GSYH  2017 yılı son çeyreğinde kaydettiği yıllık %2,9’luk büyümenin ardından 2018 yılı başında Trump’ın ticaret savaşı söylemleriyle ilk çeyrekte %2,3’e geriledi. ABD ile ticaret anlaşmalarındaki süreç başta Almanya olmak üzere AB ekonomisi üzerinde önemli rol oynamaya devam edecek.