İmalat sektöründe istihdam kaybı Mart ayında başladı, Nisan ve Mayıs döneminde devam edecek

TÜİK verilerine göre işsizlik oranı Mart 2018 döneminde %10,1’e geriledi.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı 0,1 puan artışla %9,9’a yükseldi. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 55 bin, sanayi sektöründe 9 bin, inşaat sektöründe 44 bin kişi azalırken hizmet sektöründe 48 bin kişi arttı.

Hükümetin 2018 yılı başında Kredi Garanti Fonu’nun son dilimini devreye almasının etkisiyle artan iç talep imalat sektöründe istihdam artışının yılın ilk çeyreğinde artmasına sebep olmuştu. Nisan ayında iç talepte gerilemeye Mayıs ayında ihracat siparişlerinde azalma da eklenince imalat sektöründe firmalar işe alımlarını yavaşlatmaya başladılar.

Dolayısıyla imalat sektöründe Mart ayında kaydedilen istihdamdaki azalışın 2. çeyrekle birlikte sürmesini öngörüyoruz.

Trump’ın korumacılık politikası Japonya’nın dış ticaret verilerinde hissedilmeye başlandı

Mayıs 2018’de Japonya’nın ihracat hacmi bir önceki yılın aynı ayına göre beklentilerin yukarısında %8,1, ithalat ise %14 artış kaydetti.

Japonya’nın ABD’ye ihracatı aynı dönemde %5,8, ithalat ise %19,9 artarken ABD’ye olan dış ticaret fazlası %17,3 düşüş kaydetti; Nisan ayında ticaret fazlası %4,7 artış kaydetmişti.

18 – 22 Haziran 2018 haftası ekonomik gündem ve beklentiler

11-15 Haziran haftasına varil başına 76 dolar civarında başlayan Brent petrol, Rusya ve Suudi Arabistan’ın 22 Haziran’da yapılacak olan OPEC toplantısında üretim artışına gidebilecekleri açıklamaları sonrasında haftayı 73 dolar seviyesinden kapattı. Petrol fiyatlarında ne kadarlık bir üretim artışının ne hızla yapılacağı kararı belirleyici olacak. Son geçmiş 18 ayda OPEC kararına istinaden günlük 1,8 milyon varil üretim yapılmıştı.

18 Haziran 2018, Pazartesi

02:50 Japonya – Mayıs 2018 – Dış ticaret dengesi (Nisan: ihracat %7,8 y/y, ithalat %5,9 y/y)

10:00 Türkiye – Mart 2018 – İşsizlik oranı (Şubat: %10,64)

10:00 Türkiye – Nisan 2018 – Perakende satış hacim ve ciro endeksleri (Mart: hacim 110,1, ciro 142,8)

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Merkezi yönetim bütçesi (Ocak-Nisan 2018: -23,2 mlr TL, Nisan: -2,8 mlr TL)

10:00 Türkiye – Nisan 2018 – Kısa vadeli dış borç stoku (Mart: 122 mlr $)

19 Haziran 2018, Salı

15:30 ABD – Mayıs 2018 – İnşaat izni ve konut başlangıçları (Nisan: inşaat izni -%0,9 a/a, konut başlangıçları -%3,7 a/a)

20 Haziran 2018, Çarşamba

02:50 Japonya – Japonya Merkez Bankası para politikası kararı

09:00 Almanya – Mayıs 2018 – Üretici fiyat endeksi (Nisan: %0,5 a/a, %2 y/y)

09:00 Japonya Merkez Bankası Başkanı Kuroda’nın basın toplantısı

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Konut satışları (Nisan: 103.087)

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Yurt dışı üretici fiyat endeksi (Nisan: %4 a/a, %21,7 y/y)

13:30 Türkiye – Haziran 2018 – Otomotiv üretimi (Mayıs: 148.304)

17:30 Türkiye – Mayıs 2018 – Merkezi yönetim borç stoku (Nisan: 921,1 mlr TL)

16:30 Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi’nin konuşması

16:30 Fed Başkanı Powell’in konuşması

17:00 ABD – Mayıs 2018 – Mevcut konut satışları (Nisan: -%2,5 a/a)

21 Haziran 2018, Perşembe

10:00 Türkiye – Haziran 2018 – TÜİK tüketici güven endeksi (Mayıs: 69,9)

14:00 İngiltere Merkez Bankası Başkanı faiz kararı (Mayıs toplantısında politika faizi %0,5 seviyesinde sabit tutuldu)

15:30 ABD – Haziran 2018 – Philadelphia Fed imalat endeksi (Mayıs: 34,4)

17:00 Euro Bölgesi – Haziran 2018 – Tüketici güven endeksi (Mayıs:0,2)

23:30 ABD – Büyük bankaları baz alan Fed stres test sonuçları

22 Haziran 2018, Cuma

02:30 Japonya – Mayıs 2018 – Enflasyon verileri (Nisan: TÜFE %0,6 y/y, çekirdek TÜFE %0,7 y/y)

03:30 Japonya – Haziran 2018 – Nikkei imalat sektörü PMI (Mayıs: 52,8)

09:45 Fransa – 1Ç2018 – GSYH büyüme (4Ç2017: %0,7 ç/ç)

10:00 Fransa – Haziran 2018 – Markit imalat sektörü PMI (Mayıs: 54,4)

10:30 Almanya – Haziran 2018 – Markit imalat sektörü PMI (Mayıs: 56,9)

10:30 Almanya – Haziran 2018 – Markit hizmet sektörü PMI (Mayıs: 52,1)

11:00 Euro Bölgesi – Haziran 2018 – Markit imalat sektörü PMI (Mayıs: 55,5)

11:00 Euro Bölgesi – Haziran 2018 – Markit hizmet sektörü PMI (Mayıs: 53,8)

16:45 ABD – Haziran 2018 – Markit hizmet sektörü PMI (Mayıs: 56,4)

16:45 ABD – Haziran 2018 – Markit hizmet sektörü PMI (Mayıs: 56,8)

22-23 Haziran – OPEC toplantısı

Draghi, büyüme dinamikleri güçlü ama zayıflıyor dedi çünkü…

Son açıklanan verilere göre;

. 2017 yılının ikinci yarısında %2,8 büyüme kaydeden Euro Bölgesi ekonomisi 1Ç2018’de %2,5 büyüme kaydetti.

. 2018 yılının ilk dört ayında ortalama yıllık %1,23 yükselen tüketici enflasyonunun Mayıs ayında %1,9 yükselmesi bekleniyor.

. Çekirdek enflasyon sekiz ayın sonrasında Mayıs ayında %1,1 seviyesine yükseldi.

. İşsizlik oranı sene başındaki %8,7 seviyesinden Nisan ayında %8,5 seviyesine geriledi.

. İhracat hacmi Mart ayında son 12 ayın en yükseğine çıktı, ithalat ortalamanın üzerinde yükseldi.

. Perakende satışlar aylık değişim olarak Şubat-Nisan döneminde pozitif bölgede seyrediyor.

. Sanayi üretimi Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,2’lik büyüme kaydetmesinin ardından Nisan ayında %1,7 artış kaydetti. Ara mallar, tüketim malları ve enerji malları üretiminde yavaşladı. Aylık bazda ise %0,9 daralma yaşandı. Son 12 ayda sanayi üretimi yıllık bazda ortalama %3,5 oldu.

. Mayıs ayı sanayi üretimine ipucu olan Mayıs ayı imalat sektörü PMI endeksi Ocak ayında başladığı düşüşüne Mayıs ayında da devam etti.

Dolara bir destek de eurodan

Avrupa Merkez Bankası (AMB) bugünkü para politikası toplantısında %0 olan politika faizinde beklendiği gibi değişiklik yapmazken aylık 30 milyar euro olan tahvil alım programının Ekim 2018’den itibaren yıl sonuna kadar aylık 15 milyar euro olarak devam ettirilebileceği ve yeni yılla birlikte programın sonlandırılabileceği kaydedildi.

Banka, faiz artırımı için ise 2019 yılı yaz ayları öncesinde bir değişiklik öngörmüyor.

Karar öncesi 1,1852 seviyelerine kadar yükselen Euro-Dolar paritesi güvercin açıklamalar sonrasında 1,17 seviyesinin altına indi.

Paritenin dolar lehine gerilemesinin sebebi olarak AMB’nin Haziran 2019’dan önce faiz artırmayacağı ihtimali ifade ediliyor.

Karar sonrasında AMB Başkanı Draghi yaptığı basın toplantısında şu detaylara yer verdi:

. %2’lik enflasyon hedefine doğru eğilim sürüyor.

. Ekonomik veriler zayıflıyor ancak geniş tabana yayılmış büyüme dinamikleri hala güçlü.

. Artan korumacılık tehdit olmayı sürdürüyor.

. Faizlerin ne zaman artırılabileceği toplantıda tartışılmadı.

YORUM: Evet AMB’den Eylül ayında faiz artışı beklentisi yoktu, varlık alımının sadece ne zaman sonlandırılacağı tahmin edilmeye çalışılıyordu ve öyle de oldu. Başkan Draghi sıkılaştırmaya dair ekstra bir şey söylemedi. Gelişen piyasalar için finansman maliyeti sıkıntısının şimdilik ötelendiğini düşünüyoruz. Paritedeki düşüşe bağlı olarak Amerikan dolarının değer kazandığını görüyoruz ki bu da Eylül’de 1,05 beklentimizi güçlendiren bir diğer gelişme.

Fed korkutmadı

Fed beklendiği gibi faiz aralığını 25 puan artırımla %1,75-2,00 seviyesine yükseltti.

Fed yetkilileri büyüme konusunda olumlu bir tablo çizdi:

. Büyüme oranı sert şekilde arttı,

. İşsizlik oranı düştü,

. Hanehalkı harcamaları hızlandı.

Enflasyonda yukarı yöne vurgu yapan Fed 2018’in geri kalanında iki ayrı faiz artırım olasılığına yer verdi. Böylece 2018 için öngörülen 3 faiz artırımı beklentilerini 4’e çıkarmış oldular.

Fed 2018 yılı sonunda çekirdek enflasyonun %2 seviyesine yükselmesini, işsizlik oranının %3,6’ya gerilemesini ve 2018 geneli için %2,8’lik büyüme tahmin ediyor.

2020 için fonlama faiz oranının %3,4 tepe noktasına ulaşacağını bekleyen Fed GSYH büyümesini 2019’da %2,4, 2020’de %2 ve uzun dönemde %1,8’e gerilemesini bekliyor.

2019 ve 2020 yılları için enflasyon bekletileri ise %2,1.

Dolayısıyla bilançosunu küçültmeye başlayan Fed faiz artırım sürecine girerken faiz artırımlarında hızlanma işareti almadık.

Avrupa Merkez Bankası yarın para politikası kararını açıklayacak. Faizde değişiklik beklemiyoruz ancak varlık alım programının sonlandırılmasına yönelik açıklamaları takip edeceğiz.

Fed şaşırtmadı. Para politikasında şeffaflığın tahmin etme kabiliyetini artırması sürpriz dalgalanmalarının önünü kesiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının da benzer öngörüleri paylaşmasını temenni ediyoruz. Küresel likiditede daralma ve yüksek faiz oranları ortamında Türkiye’de hakim olan siyasi belirsizlik TL üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.

 

TL’nin değer kaybı kalıcı mı?

“Erdoğan’ın başkan olması ve AK Parti’nin seçimlerde çoğunluğu kazanması durumunda bile siyasi belirsizlik yok olmayacak.” sonucu yer almış Bloomberg’in Foresight Danışmanlık’a yaptırdığı ankette.

Siyasi belirsizlik ve ekonomik durumun giderek kötüleşmesinin Fed’in likiditeyi kısarak faiz artırım sürecine girmesi ve likidite kısma döngüsüne Avrupa Merkez Bankası’nın da katılacağı beklentisi yüksek dış ve iç borç yükü taşıyan Türkiye’ye sermaye akımını durduran gelişmeler.

Hiç para girişi olmayacak diye düşünmeyin, yüksek faiz ortamında yüksek reel getiri sunan Türk tahvillerine talep sürecek. Bu geçici de olmayacak zira yüksek enflasyon-yüksek faiz döngüsü sürdükçe yabancı yatırımcı daha yüksek faiz isteyecek. Neden?

Çünkü;

. Hazine’nin ihrac ettiği borçlanma senedi (DİBS) miktarı son 1 yılda %18 artış kaydetti.

. Dış borç stoku %11 arttı.

. Küresel likidite azalırken 225 milyar dolar büyüklüğünde dış borç yükü taşıyan ve borç yenileme ve borç bulma konusunda yüksek faize boyun eğmek zorunda kalacak olan özel sektörün karlılığı azalacak, ekonomik büyüme yavaşlayacak ve cari açığın finansmanında sıcak paraya bağımlılık giderek artacak.

Hem ABD’de hem Türkiye’de dolar enflasyonla yükselecek

ABD’de tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Mayıs ayında bir önceki aya göre %0,2, bir önceki yılın aynı ayına göre %2,8 artış kaydetti. Son dört aydır yıllık enflasyondaki artış sürüyor.

Gıda ve enerji fiyatlarını kapsamayan çekirdek TÜFE ise bir önceki yılın aynı ayına göre %2,2 arttı.

ABD merkez Bankası Fed ise para politikasında %2 olarak hedeflediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları endeksini (PCE) dikkate alıyor. Nisan ayı itibariyle söz konusu endeks bir önceki yılın aynı ayına göre %1,8 artış kaydetmişti. Çekirdek PCE’nin %2 seviyesini yılın üçüncü çeyreğinde aşacağı beklentilerinin ağırlık kazanması ile birlikte Fed’in yarın ve sene sonuna kadar iki kez daha çeyrek puanlık artırımlar yapacağı öngörülüyor.

ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruması, enflasyonda yukarı yönlü eğilim dolayısıyla da Fed’in faiz artırımlarını hızlandıracağı beklentisiyle Nisan ayından bu yana ABD dolar endeksi 88 seviyelerinden 93 seviyelerine kadar yükseldi.

Zayıflama sinyalleri veren Euro Bölgesi dikkate alındığında 1,17 seviyesinin yukarısında işlem gören Euro-Dolar paritesinin düşüş trendine tekrar dönmesini beklesek de perşembe günü para politikasını görüşmek üzere toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) varlık alım programını sonlandıracağı haberiyle ABD doları euro’ya karşı fazla direnç gösteremiyor.

Ancak makro-verilerin ABD’de büyümeyi, Euro Bölgesi’nde ise yavaşlamayı teyit etmesi halinde paritenin ABD doları lehine kuvvetlenmesini bekliyor, son çeyrek için 1,05 beklentimizi koruyoruz.

ABD’nin korumacılık rüzgarı Avrupa’yı sallıyor

Almanya’da Mayıs ayında -8,2 olarak ölçülen ZEW ekonomik algı endeksi Haziran ayında -16,1 seviyesine gerileyerek Eylül 2012’den bu yana kaydedilen en düşük değeri gördü. Son üç aydır negatif bölgede olan Almanya’da ekonomik algı bozulmaya devam ediyor.

Euro Bölgesi genelinde ise ZEW endeksi Haziran ayında aylık 15 puan kayıpla son 1 yılda ilk kez negatif bölgeye geçerek -12,6 seviyesine geriledi.

ABD Başkanı Trump’ın “Önce Amerika” sloganıyla devreye aldığı korumacılık politikasının yarattığı belirsizlik, daralma sinyali veren küresel ekonomi ve İtalya’da yükselen politik riskin etkisiyle Euro Bölgesi’nde  yatırım ortamı zayıflıyor.

Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Euro Bölgesi’nden gelen yavaşlama sinyallerinin Türkiye’ye yansımasını birince çeyrek GSYH verilerinde gördük; ihracattan büyümeye katkı olmadı. Euro Bölgesi’nde yatırım ortamı iyileşene kadar Türkiye’nin ihracat performansının iyileşme şansı yok. Büyüme sürdürülebilir değil, kurdaki yükseliş cari açığı kapatmıyor. Kurdaki yükselişin de cari açığın da ilacı ekonominin yavaşlaması.

Euro-Dolar paritesi Avrupa’daki yavaşlama dolayısıyla dolar lehine gelişecek.

Fren öncesi son yüksek büyüme

Beklentiler paralelinde GSYH birinci çeyrekte %7,4 büyüme kaydetti. 2017 yılı genelinde %7,35 seviyesinde ekonomik büyüme kaydedilmişti.

Birinci çeyrekte büyümenin lokomotifi iç talep olurken ihracatın katkısı olmadı. Tüketici harcamaları ve şirketlerin yatırım harcamalarında birinci çeyrekte kaydedilen artışın devamını -teşvik tedbirleri alınmayacağı varsayımı altında- ikinci yarıyıl itibariyle görmeyeceğiz.

2018’in ilk 5 ayına ait öncü göstergeler yıl geneli için şimdilik %6,3’lük büyümeye işaret ediyor. Ancak yüksek faiz-yüksek enflasyon ortamında iç talepte daralmayla birlikte büyümenin 2018 genelinde %4,0-4,5 seviyelerine inmesi tahmin ediliyor.

Öte yandan Nisan itibariyle bir önceki aya göre yaklaşık 2 milyar dolar artışla 57 milyar doların üzerine çıkan cari işlemler açığı yılın geri kalanında iç talepte daralmayla birlikte gerileyecek. Birinci çeyrekte ihracattaki düşük performansın yılın geri kalanında da devam edeceğini düşünüyoruz ki bunda Avrupa ekonomisinin büyümede yaşadığı momentum kaybının etkisi olacak. Dolayısıyla cari işlemler açığında beklenen azalmanın iç talepteki zayıflıktan kaynaklanacak olması yabancı yatırımcı için soru işareti olmaya devam edecek. Bundan dolayıdır ki seçim sonrasında Merkez Bankası’nın bağımsızlığının korunması, sıkı para ve maliye politikalarının sürdürülmesi ve katma değeri yüksek yapısal reformların devreye alınması halinde yabancı yatırımcıyı kalıcı olarak çekebilecek bir hikaye sunmuş olacağız.