TCMB’den genişlemeci hamle

2019 yılı sonunda TÜFE’de %14,2 seviyesini öngören JP Morgan, güçlenen TL, düşen enflasyon, azalan siyasi gerginlikler ve artan kredibiliteye bağlı olarak TCMB’nin para politikasında gevşeme dönemine gireceğini, Haziran ayında enflasyonda belirgin düşüşle birlikte TCMB’nin yıl sonuna kadar şu anda %24 olan politika faizinde 650 baz puan indirime gideceğini tahmin ediyor.

Nitekim 16 Şubat Cumartesi günü TCMB yaptığı bir açıklamayla Türk lirası zorunlu karşılık oranlarının 1 yıla kadar vadeli mevduat / katılım fonları ile 3 yıla kadar (3 yıl dahil) vadeli diğer yükümlülüklerde 100 baz puan, diğer vade gruplarında 50 baz puan indirilmesine karar verildiğini; Türk lirası zorunlu karşılıkların yurt içi yerleşiklerden toplanan işlenmiş veya hurda altın kaynaklı standart altın cinsinden tesis edilmesi imkânı üst sınırının %5’ten %10’a yükseltildiğini duyurdu.

Deutsche Bank ise Haziran ayı ile birlikte TCMB’den 2019 yılı için toplamda 600 baz puanlık faiz indirimi öngörüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: ABD-Çin görüşmeleri, makro ekonomik veriler, Fed ve AMB yetkililerinin konuşmaları

Geçtiğimiz hafta Pekin’de yapılan ABD-Çin ticaret görüşmeleri bu hafta Washington’da devam edecek. Her iki taraf da anlaşma konusunda istekliler ancak ABD’nin adil ticaret isteğine Çin tarafı ne kadar taviz vereceği merakla beklediğimiz sonuç olacak.

Hafta genelinde Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Fed bölge başkanları konuşmalarını takip edeceğiz. AMB Başkanı Draghi Cuma günü konuşacak.

18 Şubat 2019, Pazartesi

Türkiye’de Ocak ayı konut satışları açıklanacak. Aralık 2018’de 136,845 konut satılmıştı. Tarihsel olarak bakıldığında Aralık aylarında satışlar yıl ortalamasının üstünde artarken yeni yılda Ocak aylarında önemli oranlarda düşüş yaşanıyor. Konut satışlarında Aralık aylarındaki artışlarda vergi indirimlerinin etkisi de var. Kasım 2018’de devreye giren ve 31 Mart 2019’da sonlanacak olan uygulamaya göre konutta KDV oranı %18’den %8’e düşürülürken tapu harçlarında %4’ten %3’e düşürüldü.

19 Şubat 2019, Salı

İngiltere’de Aralık 2018 işsizlik oranı açıklanacak. Kasım ayında %4 seviyesindeki işsizlik oranının değişiklik göstermemesi bekleniyor.

Almanya’da Şubat ayı ZEW ekonomik duyarlılık endeksi açıklanacak. Nisan 2018’den bu yana eksi bölgede yer alan endeks Ocak ayında eksi 15 seviyesine yükselmişti. Şubat ayı için beklenti eksi 13,5.

20 Şubat 2019, Çarşamba

Türkiye’de Şubat ayı TÜİK tüketici güven endeksi açıklanacak (Ocak 2019: 58,5). Şubat ayı için endekste iyileşme beklemiyoruz.

ABD merkez banksı Fed Ocak ayı para politikası toplantı tutanaklarını yayınlayacak. Toplantıda %2,25-2,50 olan gösterge faiz aralığında değişiklik yapılmamıştı. Tutanaklarda 2019’da faiz öngörüsü ve bilanço küçültülmesine yönelik görüşleri inceleyeceğiz.

21 Şubat 2019, Perşembe

Avrupa’da Şubat ayı imalat ve hizmet sektörleri PMI tahminleri yayınlanacak. Ocak 2019’da imalat sektörü PMI endeksi 50,5 seviyesine gerilemiş, hizmet sektörü PMI endeksi 51,2 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 ve yukarısı değerleri sektörde büyümeyi gösteriyor.

22 Şubat 2019, Cuma

Türkiye’de Şubat ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı açıklanacak. (Ocak 2019: 74,4)

Şubat ayı reel sektör güven endeksi açıklanacak (Ocak 2019: 93). Endekste önemli bir değişiklik beklemiyoruz.

Şubat ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. (Ocak 2019: Hizmet: 68,9; Perakende Ticaret: 82,7; İnşaat: 54)

Almanya’da 4Ç2018 GSYH büyümesi nihai verisi açıklanacak. Çeyreksel bazda %0 büyüme, bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,6 büyüme bekleniyor. 3Ç2018’de dönemsel bazda %0,2 daralma kaydedilmiş, yıllık bazda büyüme %1,1 olarak ölçülmüştü.

Almanya’da Şubat ayı Ifo iş ortamı endeksi açıklanacak. Ocak 2019’da 99,1 olan endeksin Şubat ayında 98,9 seviyesine gerilemesi bekleniyor.

İç talep daraldıkça işsizlik artıyor

TÜİK verilerine göre işsizlik oranı Kasım 2018 döneminde 2 puanlık artışla %12,3 seviyesine yükseldi, tarım dışı işsizlik oranı 2,1 puanlık artış ile %14,3 olarak tahmin edildi, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,4 puan artarak %12 oldu.

Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 4,3 puanlık artış ile %23,6 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 2,1 puanlık artış ile %12,6 olarak gerçekleşti.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sanayi sektöründe 40 bin kişi azaldı. Aralık 2018 ve Ocak 2019 imalat sektörü PMI verileri imalat sektörü istihdamında düşüşe işaret etmişti.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi daralan iç talep işsizlik oranında artışı beraberinde getiriyor. Bugün TÜİK tarafından açıklanan 2018 yılı Aralık ayı perakende ticaret verileri iç talepteki daralmayı teyit etti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2018 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %0,6 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2018 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,2 azaldı. Ocak ayında KDV indirimleri ve enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan fiyat düşüşlerinin etkisiyle perakende satışta kısmi iyileşme bekliyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

IIF: “TL adil değerinde, ucuz değil”

70 ayrı ülkeden 450 üyesi bulunan Institute of International Finance (IIF-Uluslararası Finans Enstitüsü) en riskli iki ülke olarak kabul edilen Arjantin ve Türkiye’nin para birimlerinin adil değerini hesapladıkları bir rapor yayınladı.

14 Şubat 2018 tarihinde yine Arjantin ve Türkiye’nin incelendiği raporda IIF peso ve liranın aşırı değerli olduğuna işaret etmiş, ardından her iki para birimi de değer kaybetmişti. 14 Şubat 2018’de 3,80 seviyesindeki Dolar/TL kuru 14 Şubat 2019 tarihli raporun yayınlandığı gün 5,27 seviyesinden işlem görüyor. IIF, peso ve liranın adil değerlerine yaklaştığını belirtiyor.

Para birimlerinin geçen yıl yaşadığı değer kaybına paralel olarak her iki ülkenin cari işlemler dengesinin iyileştiği vurgulanırken mevcut cari işlemler dengesi seviyeleri dikkate alındığında her iki ülke para biriminin adil değerine yakın oldukları, değerlerinin altında işlem görmedikleri, ifade ediliyor. Bunda şu rasyonel gerekçe sunuluyor: Cari açığın azalması ihracat destekli değil GSYH’nin düşmesi ve daralan ithalattan kaynaklanıyor.

Geçen yıl TL’de yaşanan sert değer kaybında Türkiye’nin yüksek kredi hacminin cari işlemler açığının sürdürülemez seviyeye yükseltmesinin etkisi olduğu vurgulanıyor. IIF, mevcut cari işlemler açığı seviyesinin TL’nin mevcut değerlerine işaret ettiğini, TL’nin ucuz olmadığını belirtiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

S&P’den Türkiye’nin kredi notu ve ekonomik görünümünde iyileştirici bir hamle beklemiyoruz

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poors (S&P) 2019 yılına ilişkin ilk Türkiye değerlendirmesini 15 Şubat Cuma günü yapacak.

S&P en son 17 Ağustos 2018’de Türkiye’nin uzun dönem yabancı para cinsinden kredi notunu “BB-“den “B+”ya indirmiş, görünümü ise “durağan” olarak belirlemişti. Türkiye’nin kısa dönem yerli ve yabancı para cinsinden kredi notu ise “B” seviyesinde teyit edilmişti. “BB-” yatırım yapılabilir olmayan spekülatif risk seviyesi, “B” ise yüksek risk seviyesi anlamına geliyor.

S&P görünümün durağan olarak teyit edilmesinin Türkiye’nin gelecek 12 aydaki risk dengesini yansıttığını ifade etmiş, Türk lirasının zayıf seyretmesinin, yüksek enflasyonunun ve yüksek cari açığın Türkiye’nin kırılgan olmasında ana faktör olduğuna dikkat çekmişti.

Kredi notunu olumlu etkileyebilecek faktörleri de şöyle sıralamıştı: Hükümetin başarılı bir şekilde ekonomik uyum programı oluşturması ve uygulaması, enflasyonun kontrol altına alınması.

Ağustos 2018’den bu yana söz konusu faktörlerdeki değişimlere bakalım:

. TL’de kısmen istikrar sağlandı… Ağustos 2018 ayına 5,342 seviyesinde başlayan %50-50 ABD doları ve eurodan oluşan döviz sepeti 13 Ağustos 2018’de 7,363 seviyesine yükselmesinin ardından 13 Şubat itibariyle 5,595 seviyesine gerilemiştir. TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru ise Ağustos 2018’deki 52,14 seviyesinden Aralık 2018’de 62,64 seviyesine yükseldi. Türkiye’nin en kırılgan ülkelerin başında sayılması gelişen ekonomilere yönelik olumsuzluklarda en fazla Türkiye’nin etkilenmesine sebep oluyor. Özellikle bankaların kredi stokuna yönelik endişeler TL’nin kırılgan kalmasında en büyük etken.

. Düşük enerji maliyetlerine rağmen enflasyonist baskılar sürüyor… Tüketici enflasyonu (TÜFE) Temmuz 2018’deki %15,85 seviyesinden TL’deki sert değer kaybının etkisiyle Ekim 2018’de %25,24 seviyesine yükselip, Ocak 2019’da %20,35 seviyesine geriledi. Yeni Ekonomi Programı TÜFE’nin 2019 sonunda %16 seviyesine gerilemesini hedefliyor. Yurt içi üretici fiyatları ise (Yİ-ÜFE) Temmuz 2018’deki %25 seviyesinden Eylül 2018’de %46,15 seviyesine yükselmesinin ardından Ocak 2019’da %32,93 seviyesine geriledi.

. Cari açık ithalattaki düşüşün etkisiyle geriledi… Haziran 2018’de 57,4 milyar dolar seviyesindeki 12 aylık toplam cari açık Kasım 2018’de 33,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Bu gelişmede iç talepteki daralmaya bağlı olarak ithalatta sert düşüş etkili oldu. TL’deki değer kaybının etkisiyle 12 aylık toplam enerji dengesi aynı dönemde 36,8 milyar dolar açık seviyesinden 38,6 milyar dolar açık seviyesine yükseldi.

S&P’nin dikkate aldığı yukarıdaki üç faktörü değerlendirdiğimizde Ağustos 2018’den bu yana yaşanan gelişmeler ışığında TL’de tam anlamıyla istikrar sağlanmadığını, kırılganlıklara açık olduğunu; enflasyonda polisiye tedbirlerin gıda enflasyonunu baskılamasına sebep olduğunu, özellikle Avrupa ekonomisinin zayıflamasının etkisiyle sınırlı ihracat potansiyelimize bağlı olarak iç talebin cari dengeyi yönlendirmeye devam ettiğini görüyoruz. Bu sebeplerle, S&P’den Türkiye’nin kredi notu ve ekonomik görünümüne dair bir iyileştirici hamle beklemiyoruz.

S&P’nin 2019 yılı için ikinci ve son değerlendirmesi 2 Ağustos tarihinde gerçekleşecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Sert düşen sanayi üretimi GSYH’de daralmanın habercisi

TÜİK verilerine göre sanayi üretimi Aralık 2018’de bir önceki aya göre %1,4, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,8 azaldı; 4Ç2018’de sanayi üretimi dönemsel olarak %5,2, yıllık olarak %7,5 daraldı.

Arındırılmamış verilere göre 2017 yılında KGF’nin etkisiyle sanayi üretimi ortalama %9, GSYH ise %7,4 oranlarında büyüme kaydetmişti. KGF’nin sonlandığı 2018 ile birlikte ekonomik aktivitede yavaşlama görülmeye başlandı. Küresel ticarette artan korumacılığın da etkisiyle 2018’in ilk üç çeyreğinde sanayi üretiminde %5,2 büyümeye karşılık GSYH’de %4,7’lük büyüme kaydedildi. Özellikle Ağustos ayında TL’de yaşanan sert değer kaybının ekonomik aktivite üzerindeki etkisi son çeyrekte gözle görülür bir şekilde hissedildi ve sanayi üretiminde %7’lik daralma yaşandı. Son çeyrekte GSYH’de bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4 civarında bir daralma yaşanacağını tahmin ediyoruz.

Takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış olarak bakıldığında sanayi üretimi 2018 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,2 büyüme kaydetmesinin ardından son üç çeyrekte sırasıyla %1,4, %0,5 ve %5,2’lik daralma yaşandı. GSYH’nin son çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %4-5 civarında daralmasını tahmin ediyoruz.

Ocak ayı imalat sektörü PMI endeksi 44,2 değeri ile
Aralık ayına göre değişiklik göstermemişti. Endeksin 50 altındaki değerleri sektörde daralma olduğunu gösteriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Yeni Yıl etkisi Çin’in ihracatını patlattı, ABD ile ticaret hacmi geriledi

ABD’nin Çin ile ticaretini ABD lehine çevirmek amacıyla Pekin’de ABD-Çin ticaret görüşmeleri sürerken beklentileri aşan Çin Ocak ayı dış ticaret fazlası verisi geldi.

Çin ihracat hacmi Ocak 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %9,1 artarken ithalat %1,5 düşüş kaydetti. İhracattaki artışta Çin Yeni Yıl tatili öncesinde denizaşırı ülkelere olan transferler etkili oldu.

Çin’in ABD’ye ihracatı Ocak ayında dolar bazında yıllık %2,4 düşerken ABD’den olan ithalat hacmi %41’lik sert düşüş yaşadı.

ABD-Çin görüşmeleri devam ederken Trump, 60 gün uzatma konusunu değerlendiriyor

90-günlük ateşkesin sonlanacağı 1 Mart tarihi öncesinde ABD ve Çin arasındaki ticaret görüşmeleri Pekin’de başladı.

Bugün ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ve ABD Ticaret Bakanı Robert Lighthizer Çin Başbakan Yardımcısı Liu Hen bir araya geldi.

South China Morning Post haberine göre ise cuma günü Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Mnuchin ve Lighthizer ile bir araya gelecek.

Bloomberg haberine göre ABD Başkanı Doland Trump’ın Çin ile görüşmelerin sürmesi amacıyla 200 milyar dolarlık Çin ithal mallarına %10 olan gümrük tarifesi uygulamasının 60 gün uzatılması konusunu değerlendiriyor.

ABD’de enerji fiyatları tüketici enflasyonunu aşağı çekiyor

ABD’de tüketici fiyatları Ocak 2019’da bir önceki aya göre değişiklik göstermezken, bir önceki yılın aynı ayına göre %1,6 artış kaydetti. Böylece yıllık enflasyon Haziran 2017’den bu yana en düşük seviyesine gerilemiş oldu. Aralık 2018’de tüketici enflasyonu %1,9 seviyesindeydi.

Enerji fiyatları enflasyon üzerindeki baskıları son üç aydır aşağı doğru çekiyor. Gıda fiyatları ise bir önceki aya göre %0,2 artış kaydetti.

Enerji ve gıdanın dahil olmadığı çekirdek enflasyon ise yıllık bazda %2,2 ile Aralık ayına göre değişiklik göstermedi.

Bugün ajandada Euro Bölgesi sanayi üretimi ve ABD enflasyon verileri var

Euro Bölgesi’nde Ocak ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak…

2018 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %1,7, yıllık bazda ise %3,3 daralan sanayi üretiminin Ocak ayında aylık %0,4, yıllık %3,2 düşüş kaydetmesi bekleniyor. Ocak ayı imalat sektörü PMI verileri üretimde son 6 yılın en yavaş artışına işaret etmiş, endeks daralma bölgesine doğru gerilemeyi sürdürmüştü.

ABD’de ise Ocak ayı enflasyon verisi açıklanacak…

Aralık 2018’de ABD’de tüketici enflasyonu bir önceki yılın aynı ayına göre %,1,9, çekirdek enflasyon %2,2 artış kaydetmişti. Ocak ayında TÜFE’nin %1,5, çekirdek enflasyonun ise %2,1 seviyelerine gerilemesi bekleniyor.

Ocak ayı PMI verileri ise ABD’de imalat sektöründe girdi maliyetleri üzerindeki baskının arttığını, ancak petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle girdi maliyet enflasyonunun son 1 yılın en zayıf artışını kaydettiğini, talep artışı sebebiyle üreticilerin çıktı fiyatlarını yukarı çektiğini göstermişti.