Haftanın başlıkları: Yurt içinde sanayi üretimi ve işsizlik; yurt dışında Fed, BOJ, BOE faiz kararları

17 Aralık 2018, Pazartesi

Türkiye’de Ekim ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak. Eylül ayında takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %2,7, takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %2,7 daralmış; arındırılmamış haliyle sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %4,6 artış kaydetmişti. AA Finans anketine göre Ekim ayı için piyasa beklentileri sırasıyla %1,7, %3,5 ve %4,7 daralma yönünde.

Eylül dönemi işgücü istatistikleri yayınlanacak. Ağustos döneminde işsizlik oranı %11,13 ve tarım dışı işsizlik oranı %13,21 ile 2017 yılı başındaki seviyelerine yükseldi.  

18 Aralık 2018, Salı

Türkiye’de Ekim ayı perakende satış verileri açıklanacak. Eylül ayında perakende satışlarda aylık %4,6, yıllık %3,4 düşüş yaşanmıştı.

Almanya’da Aralık ayı Ifo İş Ortamı endeksi açıklanacak. Endeks son üç aydır düşüyor.

19 Aralık 2018, Çarşamba

ABD merkez bankası Fed faiz kararını açıklayacak. 2018 yılında toplam üç faiz artırımı yapan Fed’den yılın son toplantısında 25 baz puanlık artışla politika faizinin %2,25-2,50 seviyesine yükselmesini bekliyoruz. Geçen hafta sağlanan ABD-Çin ateşkesinin ardından Fed’in 2019 yılı ekonomik görünüm ve beklentilerini takip edeceğiz.

20 Aralık 2018, Perşembe

Japonya Merkez Bankası (BOJ) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) faiz kararları açıklanacak. 4. çeyrekte Japonya’da üretim ve beklentilerde iyileşme ile birlikte enflasyon baskısının azalmasına bağlı olarak BOJ’un, İngiltere ekonomisinin ise 4. çeyrekte bir önceki çeyrekteki performansını yakalayamamasına ve artan Brexit belirsizliğine bağlı olarak BOE’nin faiz değişikliğine gitmesini beklemiyoruz.

Türkiye’de Kasım ayı konut satışları ve yurt dışı üretici fiyat endeksi verileri açıklanacak.

Ekim ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %19,2 artmıştı. İnşaat sektöründe finansal zorluk yaşayan şirketlerin finansal kaynağa ulaşmak adına bankalar ile işbirliği kapsamında Ziraat Bankası geçen hafta kendisi ile aktif olarak kredili çalışan firmalardan konut satın alacak müşterilerine aylık %0,98 faiz oranı ve 120 aya varan vade seçenekleriyle 500 bin liraya kadar konut kredisi kullandıracağını duyurdu. Söz konusu kampanyalar konut stoklarının azalmasına katkı sağlayacaktır.

Ekim ayında yurt dışı üretici fiyat endeksi aylık bazda %7,4 gerilerken yıllık bazda %55,4 artış kaydetmişti. Ekim ayında %12 değer kazanan TÜFE bazlı reel döviz kurunun söz konusu gerilemede etkisi olduğunu dikkate aldığımızda Kasım ayında yaşanan %8’lik artışın yurt dışı fiyatlarını aylık bazda aşağı çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.  

21 Aralık 2018, Cuma

Türkiye’de Aralık ayı TÜİK Tüketici Güveni Endeksi açıklanacak. Ekim ayında 2008 seviyelerine gerileyen tüketici güveni Kasım ayında hafif toparlanma kaydetmişti. Toparlanmanın gerileyen enflasyon ve TL’deki dengelenme ile birlikte Aralık ayında da sürmesini bekliyoruz.

Almanya’da Ocak ayı GfK tüketici güven endeksi açıklanacak.Endeks Aralık ayı için 0,2 puan azalışla 10,4 puan seviyesine gerilemişti. Endeksin 10,3 seviyesine gerilemesi bekleniyor.

Euro Bölgesi için Aralık ayı tüketici güveni ilk tahminleri açıklanacak. Endeks Haziran 2018’den bu yana eksi bölgede bulunurken en son Kasım ayında -3,9 değerine kadar kötüleşme kaydetti. Endeksin Aralık ayı için -4,3 değerine gerilemesi bekleniyor. ABD’de Kasım ayı kişisel tüketim harcamaları enflasyon (PCE) verisi açıklanacak. Fed’in para politikasında baz aldığı ve %2 olarak hedeflediği çekirdek PCE Ekim ayında yıllık %1,8’e gerilemişti. Endeksin %1,9 değerine yükselmesi bekleniyor.

Merkez Bankası temkinli tavrını korudu, faizi %24’te tuttu

Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu bugün gerçekleştirdiği yılın son toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %24 seviyesinde sabit tuttu.

TCMB’nin temkinli tavrını sürdürerek faizlerde değişiklik yapmamasını doğru atılmış bir adım olarak görüyoruz. Zira toplantı öncesinde TCMB’nin faizleri düşüreceği söylentisini dikkate almamıştık.

Toplantı sonrası yayınlanan basın duyurusunda TCMB son dönemde açıklanan verilerin ekonomideki dengelenme eğilimini belirginleştirdiğini vurguluyor.  

Evet, dış talebin gücünü koruması ve Dolar-TL’nin 5,40 seviyelerinin altına gerilemesine bağlı olarak enflasyon baskısının azalması olumlu gelişmeler. Ancak finansal koşullardaki sıkılaşmanın iktisadi faaliyetlerin yavaşlamasına sebep olması, iç talebin daralması ve işsizliğin artmasını dikkate aldığımızda dengelenme eğiliminin nasıl belirginleştiği konusu açık değil. Umarız 5 gün sonra yayınlanacak toplantı tutanaklarında cevap buluruz.

Bu noktadan sonra, ABD merkez bankası Fed’in gelecek haftaki toplantısında nasıl bir ekonomik görünüm ortaya koyacağına, ABD-Çin ticaret görüşmelerinin seyrine ve petrol fiyatlarının nasıl dengeleneceğine odaklanacağız.

Bugün, Türkiye ve Avrupa merkez bankaları toplantılarını izleyeceğiz

90 günlük ateşkes gereği ABD-Çin arasında ticaret müzakerelerinin bu hafta olumlu gelişmelerle başlaması ve İngiltere Başbakanı May’in partisinden güven oyu alması beklentilerde bir miktar rahatlamaya sebep olduğunu düşünüyoruz. 

TCMB’nin bugünkü toplantısında söz konusu gelişmeleri dikkate alacağını düşünsek de etkisinin sınırlı olacağını düşünüyoruz. Zira ABD’de faiz artışları durmuş değil. Fed’in ekonomiye yönelik güvercin bakış açısına yönelmesiyle ABD dolarındaki değer kaybı TL üzerinde de rahatlama getirdi. Ancak bu rahatlama piyasada TCMB’nin bugünkü toplantısında faiz indirimi endişelerini ortaya koydu ki yurtdışı finansman şartlarının sıkılaşması, yurtiçinde yüksek girdi ve çıktı enflasyonunun devam etmesi ve gerileyen faizlerin cari açıkta artışı tetikleyebilecek olması sebebiyle biz TCMB’nin faizlerde bir değişiklik yapmaması taraftarıyız. Üstelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birkaç güne kadar Fırat’ın doğusuna harekat başlatacaklarını duyurması ABD ile ilişkilerde tekrar bir çatlağa sebep olabilir mi endişesi TL üzerindeki baskının düşmeyeceği anlamına geliyor. 

Avrupa Merkez Bankası (AMB) tarafında ise %0 seviyesindeki politika faizinde değişiklik beklemiyoruz. AMB Aralık ayı sonuyla birlikte varlık alım programını sona erdiriyor. Küresel ekonomi, Brexit ve İtalya konularındaki belirsizlikler dikkate alındığında AMB’nin 2019 yılı ekonomik görünümüne dair beklentileri ile olası faiz artırımı konusunda yorumlarını takip edeceğiz. 

19 Aralık tarihi Fed için bağımsızlık sınavı olacak

ABD’de Kasım ayı enflasyon verileri 19 Aralık toplantısında Fed’i 25 baz puanlık faiz artırımına bir adım daha yaklaştırdı.

Ancak kademeli faiz artışlarını bırakıp veri odaklı gelişmelere bağlı faiz kararı modeline geçen Fed’in 2019 yılından itibaren nasıl bir aksiyon alacağı konusu belirsiz.

Bu noktada, ışık tutacağına inandığımız bir anket çalışmasından bahsedelim.

Duke Üniversitesi 2019 CFO Küresel İş Görünümü anket sonuçlarını yayınladı. Anket sonuçlarına göre,

. ABD’deki CFO’ların %49’u ABD ekonomisinin 2019 yılı sonunda, %82’si ise 2020 yılı sonunda resesyona gireceğine inanıyor.

. Afrika’daki CFO’ların %97’si, Kanada’daki CFO’ların%86’sı, Avrupa’daki CFO’ların %67’si, Asya’daki CFO’ların %54’ü ve LatınAmerika’daki CFO’ların %42’si kendi ülkelerinin 2019 yılı sonunda resesyona gireceğine inanıyor.

. ABD’deki CFO’lar 2019 yılı için %3’ün altında büyüme bekliyorlar. Yeni yılın başlarında sermaye harcamaları ve istihdamın %3 büyüyeceği tahmin ediliyor.

. ABD’deki CFO’lar başlıca endişe unsurları olarak nitelikli çalışan bulma ve elde tutma zorluğu, çalışanların artan maliyeti, hükümet politikaları ve ekonomik belirsizlikleri sayıyorlar. ABD-Çin arasındaki ticari anlaşmazlık sebebiyle birçok şirketin yatırımları ve iş aksiyonlarını askıya aldıkları belirtiliyor.

. Avrupalı CFO’lar nitelikli çalışan bulma ve elde tutma zorluğu, ekonomik belirsizlikler, hükümet politikaları, kur riski ve işçi verimliliğini başlıca risk unsurları olarak sıralıyorlar.

. Asyalı CFO’lar için başlıca risk unsurları ekonomik belirsizlik, nitelikle çalışan bulma zorluğu ve kur riski.

. Latin Amerikalı CFO’lar için başlıca risk unsurları ekonomik belirsizlik, hükümet politikaları, talepte zayıflama ve kur riski

. Afrikalı CFO’lar için başlıca risk unsurları ekonomik belirsizlik, hükümet politikaları ve düzenleme gereksinimleri.

Anket sonuçları bize ABD Başkanı Trump’ın “Önce Amerika”hedefine bağlı olarak 2018 yılı başından itibaren yürüttüğü ticaret savaşının dünyaya ekonomik belirsizlik ve ülke para birimlerinde oynaklık ihraç ettiğini kanıtlamış oldu.

Ancak hem 6 Kasım seçimlerinde Temsilciler Meclisi’nde gücünü kaybeden hem de 2019 ile birlikte vergi indirimlerinin son bulmak zorunda olması Trump’ı Çin ile uzlaşı platformuna çekmek zorunda bıraktı. Öyle ki Çarşamba günü Huawei Technologies Co.’nun CFO’su Meng Wanzhou’nun iade davasına müdahale edebileceğini söyledi. Meclis çoğunluğunu kaybeden Trump ülke içinde de büyüme dinamiklerini canlı tutmak adına elindeki kozları kullanmayı sürdürüyor: Fed’e faiz düşürmesi konusunda baskı yapıyor ki Trump’a kadar hiçbir başkanlık döneminde Fed’e sözlü müdahale edilmemişti.

Trump’ın sözlü müdahalelerinin akabinde  şaşırtıcı bir şekilde Fed Aralık ayı başında büyüme endişelerini dile getirerek kademeli faiz artırımlarından vazgeçtiğini ve veri odaklı faiz artırım modeline geçtiğini duyurmuştu. 2019 yılında Fed ekonomik verilerin seyrine göre faiz kararı verecek. 19 Aralık toplantısında Fed güçlü ekonomik görünüme rağmen faiz değişikliği yapmayıp bağımsızlığını kaybettiğini ispatlar ise bu küresel ekonomiler açısından kura yönelik beklentilerde bozulmanın süreceği anlamına geliyor.

Öte yandan bu hafta başında ABD-Çin ticaret anlaşmasına yönelik olumlu haberler almıştık. 90 günlük ateşkes süresince atılacak her somut adımın küresel büyüme açısından belirsizliğin azalmasında etkili olacağını düşünüyoruz.

TÜFE verisi Fed’den 19 Aralık’ta 25 baz puanlık faiz artırım beklentisini destekledi

ABD’de tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) Kasım 2018’de beklendiği gibi yıllık bazda %2,2 artış ile son 9 ayın en düşük artışını kaydetti.Aylık bazda ise fiyatlar Ekim ayına göre değişiklik göstermedi.

Gıda ve enerji fiyatlarını kapsamayan çekirdek enflasyon ise %2,1 artış beklentisinin üzerinde %2,2 arttı. Çekirdek TÜFE aylık bazda %0,3’lük artış ile Ekim ayına benzer artış gösterdi.

Salı günü açıklanan üretici fiyatları da %2,5’lik artış ile 2018 yılının en düşük artışını kaydetmişti.

Beklentilere paralel gelen TÜFE verisi, veri-odaklı faizkararı modeline geçiş yapan Fed’in gelecek hafta yapacağı toplantıda faiz kararını nasıl etkileyecek?

cnbc.com’da yer alan bir habere göre piyasada 18-19 Aralık’ta yapılacak son Fed toplantısında 25 baz puan, 2019 yılında ise Fed’in bir adet faiz artırım yapılması bekleniyor.

Fed’in kademeli faiz artışlarını bırakıp veri odaklı gelişmelere bağlı faiz kararına yönelmesine bağlı olarak büyümeyi destekleyen veriler Fed’den faiz artırım beklentilerini de artıracaktır.

ABD’de enflasyon baskısı azalırken ABD-Çin’den uzlaşı sinyalleri Fed’in öngörülerini etkileyecek mi?

ABD’de üretici fiyatları Kasım ayında aylık %0,1, yıllık %2,5 artış ile 2018 yılının en düşük yıllık artışını kaydetti. Aylık bazda gıda fiyatları Ekim ayına göre hızlanırken enerji fiyatları 2015 yılı Eylül ayından bu yana en hızlı düşüşünü yaşadı.

Çarşamba günü ise ABD’de tüketici fiyatları açıklanacak. Ekim ayında yıllık %2,5 artışın ardından enflasyonun Kasım ayında %2,2’ye gerilemesi bekleniyor.

3. çeyrekte %3 büyüyen ABD ekonomisi 2018 yılının ilk üç çeyreğinde ortalama %2,8 büyüme kaydetmiş oldu. Eylül, Ekim, Kasım aylarında son 49 yılın en düşük işsizlik oranı olan %3,7 seviyesi korunurken Fed’in dikkate aldığı ortalama saatlik ücretler Kasım ayında aylık bazda %0,2’lik artışla beklentilerin altında kalırken yıllık bazda %3,1 yükseldi.

19 Aralık’ta para politikasını görüşmek üzere toplanacak olan Fed’in 25 baz puanlık artırım yapma ihtimalini yüksek görüyoruz. Zira ABD-Çin ticaret görüşmeleri cephesinde bugün

. Çin’in ABD’de imal edilmiş olan arabalara yönelik %40 gümrük vergisinin %15’e indireceklerini duyurması,

. ABD Başkanı Trump’ın attığı bir tweet ile iyi haberler duyacağımızı ifade etmesi,

. Çin Başkan Yardımcısı Liu’nun ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ve Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer ile küresel bir ticaret savaşını hafifletmek amacıyla görüştüğünü söylemesi büyüme dinamikleri açısından olumlu gelişmeler oldu.

Fed yetkilileri ticaret savaşını büyüme üzerinde baskı oluşturan başlıca riskler arasında sayıyor. 19 Aralık’a kadar, Başkan Trump’ın ipucu verdiği üzere, ateşkes sürecinden gelecek olası olumlu adımlar Fed’i Aralık ayında faiz artırımına daha da yaklaştıracak. Dahası kademeli artırımlar yerine veri odaklı faiz kararına yönelen Fed’in toplantıda öne süreceği 2019 yılı için öngörüleri çok daha önem kazanmış durumda.

İç talepte daralma, ihracat ve turizm cari açığı aşağı çekiyor

İç talepte daralmanın etkilerini cari işlemler dengesinde görmeye devam ediyoruz. 

Cari işlemler hesabı 2018 yılı Ekim ayında da 2 ,77 milyar dolar fazla vererek 12-aylık cari açığı 39,4 milyar dolar seviyesine çekti. 

İhracat ve turizm sektörü büyümeyi desteklerken, ithalat daralması dış ticaret açığını dolayısıyla da cari işlemler açığını aşağı çekiyor.

Kasım ve Aralık ayı makro-ekonomik verilerini dikkate aldığımızda benzer seyrin yılsonunda cari açığı 30 milyar dolar altına çekme ihtimali yüksek. 

Merkez Bankası’ndan faiz değişikliği beklemiyoruz

3. çeyrek GSYH büyüme verileri iç talebin durduğuna, yüksek ihracat performansının ve güçlü hizmet sektörünün büyümeyi desteklediğine işaret etti.
4. çeyreğe ait öncü göstergeler ise ekonomide daralmanın süreceğini gösteriyor: Üretim, tüketim ve kamu kesimi harcamalarında daralma, özel sektör yatırım harcamalarında yavaşlama var.
4. çeyrekte %2 daralma ile birlikte 2018 yılını ortalama %3 civarı bir büyüme ile tamamlayacağımızı öngörüyoruz.
İç talepte daralmanın Hükümet’i Kasım ayında dayanıklı tüketim mallarında vergi indirimleri yapmaya yöneltmişti. Söz konusu uygulamanın 2019’a uzatılması olası gözüküyor. Zira mevcut veriler 2019’da büyüme üzerinde aşağı yönlü risklere işaret ediyor:
. Ticaret savaşı ve Brexit gelişmelerine bağlı olarak ABD, Çin ve Avrupa ekonomilerine yönelik büyüme eğilimi zayıflıyor. 
. Yurt içinde %11,1 seviyesindeki işsizlik oranı üzerinde yukarı yönlü riskler artıyor.
. PMI verileri girdi ve çıktı fiyatları üzerindeki baskıya işaret ediyor.
. Son OPEC toplantısında 2019 yılı ilk yarısı için alınan üretim kesintisi kararı fiyat genel seviyeleri üzerinde yukarı yönlü risk oluşturuyor.
. Her ne kadar Fed 2019’da verilere dayalı faiz artırımına gidecek olsa da borçlanma maliyetleri yüksek kalacak. 
. Zorlu finansal koşullar reel sektörde likidite şartlarını zorlamaya devam edecek. 
Mevcut görünüm 2019 yılında Türkiye ekonomisinin %1 civarı büyüyeceğine yani daralma yaşanacağına işaret ediyor. 2019 yılında sıkı maliye politikasının süreceği varsayımı altında, TCMB’nin ‪13 Aralık‬ toplantısında ne ekonomiyi ısıtmak için faiz indirimine gitmesini ne de soğutmak için faiz artırımına gitmesini destekliyor.

Türkiye ekonomisi 3. çeyrekte yıllık %1,6 büyüdü, dönemlik %1,1 daraldı

Türkiye’de GSYH 2018 yılı Temmuz-Eylül dönemini kapsayan 3. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre piyasanın ortalama %2 artış beklentisine karşılık %1,6 artış kaydetti. Mevsimsellikten arındırılmış veriye göre GSYH bir önceki çeyreğe göre %1,1 daraldı. Böylece 2018 yılının ilk üç çeyreğinde ortalama %4,7 yıllık, %0,4 dönemsel büyüme yaşandı.

Sanayi sektörünün katma değeri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %0,3 artış kaydetti. Tarım sektörü toplam katma değeri %1 artarken inşaat sektörünün katma değeri %5,3 azaldı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise %4,5 arttı.

Üçüncü çeyrekte öncü verilerin de işaret ettiği gibi hanehalkı ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların nihai tüketim harcamaları yıllık %1,1 artış ile önceki çeyreklere göre sert geriledi. Tüketim harcamaları 1. çeyrekte %9,1, 2. çeyrekte %6,4 artış kaydetmişti. Böylece ilk üç çeyreğin büyüme ortalaması %5,5 oldu. 2017 yılı ortalama nihai tüketim harcamaları artışı ise %6,1 olarak gerçekleşmişti.

2018 yılı ikinci çeyreğinde GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,2, bir önceki çeyreğe göre %0,9 artış kaydedilmişti. 2017 yılında GSYH çeyrek bazda ortalama %1,8, yıllık bazda ise ortalama %7,35 büyümüştü.

2018 yılı 4. çeyrek öncü verileri ise üretim ve tüketimde daralmaya, özel sektör yatırım harcamalarında yavaşlamaya, kamu kesimi harcamalarında daralmaya işaret ediyor.

Haftanın başlıkları büyüme ve faiz kararı

10 Aralık 2018, Pazartesi:

. TCMB Aralık ayı Beklenti Anketi

. 3. çeyrek GSYH büyüme verisi için beklenti ortalama yıllık %2 civarında bir büyümeye işaret ediyor. (2Ç2018: %5,2 y/y)

. Ekim ayı dış ticaret miktar ve hacim endeksleri

11 Aralık 2018, Salı:

. Ekim ayı cari işlemler dengesi açıklanacak. Eylül ayında 1,83 mlr dolar cari işlemler fazlası verilmiş böylece 12-aylık cari açık toplamı 46,06 mlr dolara gerilemişti. Benzer seyir Ekim ayında da sürebilir.

12 Aralık 2018, Çarşamba:

. ABD’de Kasım ayı tüketici enflasyon verisi açıklanacak. Kasım ayına ilişkin imalat ve hizmet sektörleri PMI verileri hem girdi hem de çıktı fiyatlarında artışa işaret ediyor. 

13 Aralık 2018, Perşembe:

. TCMB para politikası toplantısında 1 haftalık borç verme faizi olan politika faizinin %24 ile değişiklik göstermemesi bekleniyor. OPEC ve Rusya’nın 2019’un ilk yarısı için geçerli olacak üretim kısıntısı enflasyon üzerinde baskı yaratacaktır ancak 2019 yılının ilk yarısında faiz artışına sebep olacak şiddette olmayacağını düşünüyoruz.

. Avrupa Merkez Bankası (AMB) para politikası toplantısından faiz değişikliği beklenmiyor. Ekonomiye yönelik beklentiler önemli. AMB yılsonunda tahvil alım programını sonlandırıyor.

14 Aralık 2018, Cuma:

. Euro Bölgesi’nde Aralık ayı imalat ve hizmet sektörleri PMI ilk tahminleri açıklanacak. Kasım ayı verileri Bölge’de imalat sektöründe zayıflamaya işaret etmişti.