28 Mayıs – 1 Haziran 2018 haftası ekonomik gündem ve beklentiler

Türkiye’de dış ticaret, turizm ve imalat sektörü PMI verileri izlenecek. Özellikle ABD ve Euro Bölgesi’nde istihdam ve enflasyon verileri olmak üzere güven endeksleri ve diğer makro-ekonomik veriler takip edilecek.

29 Mayıs 2018, Salı

02:30 Japonya – Nisan 2018 – İşsizlik oranı (Mart: %2,5)

16:00 ABD – Mart 2018 – S&P/Case-Shiller konut fiyat değişimi (Şubat: %0,7 a/a)

17:30 ABD – Mayıs 2018 – Dallas Fed imalat endeksi (Nisan: 21,8)

30 Mayıs 2018, Çarşamba

02:50 Japonya – Nisan 2018– Perakende satışlar (Mart: -%0,7 a/a, %1 y/y)

08:00 Japonya – Mayıs 2018 – Ekonomik güven endeksi (Nisan: 43,6)

09:00 Almanya – Nisan 2018 – Perakende satışlar (Mart: -0,6 a/a, %1,3 y/y)

09:00 Almanya – Nisan 2018 – İşsizlik oranı (Mart: %3,4)

09:45 Fransa – 1Ç2018 – GSYH büyüme 2. tahmin (1. tahmin: %0,3 ç/ç; 4Ç2017: %0,7 ç/ç)

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – Ekonomik güven endeksi (Nisan: 98,3; -1,9 puan)

12:00 Euro Bölgesi – Mayıs 2018 – İş güveni endeksi (Nisan: 1,35)

12:00 Euro Bölgesi – Mayıs 2018 – Hizmet sektörü duyarlılığı (Nisan: 14,9)

12:00 Euro Bölgesi – Mayıs 2018 – Ekonomik duyarlılık (Nisan: 112,7)

15:00 Almanya – Mayıs 2018 – Enflasyon ilk tahmin (Nisan: %0 a/a, %1,6 y/y)

15:30 ABD – Mayıs 2018 – ADP özel sektör istihdam verisi (Nisan: 204 bin kişi)

15:30 ABD – 1Ç2018 – GSYH büyüme 2. tahmin (1. tahmin: yıllık %2,3 ç/ç; 4Ç2017: yıllık %2,9 ç/ç)

21:00 ABD – Mayıs 2018 – Fed Bej Kitap ekonomi görünüm raporu (Mart: %0,4 a/a)

31 Mayıs 2018, Perşembe

02:50 Japonya – Nisan 2018– Sanayi üretimi ilk tahmin (Mart: %1,2 a/a, %2,2 y/y)

04:00 Çin – Mayıs 2018– NBS imalat sektörü PMI (Mart: 51,4)

04:00 Çin – Mayıs 2018– NBS imalat dışı sektörü PMI (Mart: 54,8)

10:00 Türkiye – Nisan 2018 – Dış ticaret verileri (Mart: İhracat 15,6 mlr $, İthalat 21,4 mlr $, 12-aylık dış ticaret dengesi -84,9 mlr $)

10:00 Türkiye – Nisan 2018 – Turizm verileri (Mart: 2 milyon kişi/ay, 33,7 milyon kişi/12-ay)

12:00 Euro Bölgesi – Mayıs 2018 – Enflasyon ilk tahmin (Nisan: %1,2 y/y, çekirdek enf. %0,7 a/a)

12:00 Euro Bölgesi – Nisan 2018 – İşsizlik oranı (Mart: %8,5)

15:30 ABD – Nisan 2018 – PCE Enflasyon (Mart: %0 a/a, %2 y/y)

15:30 ABD – Nisan 2018 – Kişisel gelirler (Mart: %0,3 a/a)

15:30 ABD – Nisan 2018 – Kişisel harcamalar (Mart: %0,4 a/a)

16:45 ABD – Mayıs 2018 – Chicago iş barometresi PMI (Nisan: 57,6)

17:00 ABD – Nisan 2018 – Bekleyen konut satışları (Mart: %0,4 a/a, -%3 y/y)

18:00 ABD – Mayıs 2018 – 25 Mayıs haftası EIA ham petrol stokları (18 Mayıs haftası: 5,778 milyon varil)

1 Haziran 2018, Cuma

Küresel PMI verileri

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – İmalat sektörü Markit PMI (Nisan: 48,9; – 2,9 puan)

10:00 Türkiye – Mayıs 2018 – TİM ihracat verileri (Mayıs: 13,5 mlr $)

Almanya verileri yurt dışı talepte zayıflığı doğruladı

Almanya’da iş dünyası ortamını ölçen Ifo endeksi Mayıs ayında 102,2 seviyesi ile bir önceki aya göre değişmedi. Endeks Aralık 2017’den Nisan ayına kadar aralıksız düşüş kaydetmişti. Alt endekslere göre geleceğe yönelik beklentilerde gerileme var.

Son açıklanan GfK tüketici güven endeksi ise mayıs ayına göre 0,1 puan gerilemeyle 10,7 olarak gerçekleşti.  Son 1 yıldır endeks Temmuz 2017’de 10,6 ile en düşük değerini, Şubat 2018’de de 11,0 ile en yüksek değerini gördü. Tüketicilerin son 1 yıldır beklentilerinde kalıcı bir iyimserlik veya kötümserlik gözlemlemiyoruz.

Büyüme tarafına baktığımızda geleceğe yönelik endişelerin izlerini buluyoruz. 2018 yılı 1. Çeyrek nihai büyümesi önceki tahminlere benzer olarak bir önceki çeyreğe göre %0,3 oldu. 4Ç2017’de %0,6’lık büyüme kaydedilmişti.

Bir önceki yılın aynı dönemine göre karşılaştırıldığında reel sektör yatırım harcamalarında zayıflama görülürken önceki çeyrekle karşılaştırıldığında artış söz konusu.

Hane halkının tüketim harcamaları hem bir önceki çeyreğe hem de bir önceki yılın aynı dönemine göre artış kaydetmesi yurtiçi talepte canlılığın sürdüğüne işaret etti.

Hem bir önceki çeyreğe hem de bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracatta kaydedilen düşüş yurtdışı talebin zayıflığına işaret etti.

İthalat tarafında ise bir önceki çeyreğe göre düşüşün Türkiye dış ticaret rakamlarında bir değişiklik yaratıp yaratmadığı konusunda etkisini izleyeceğiz.

Dollar is big

Amerikan doları tüm para birimlerine karşı değer kazanıyor…

Nedenlerini sıralayalım:

. ABD’nin ticaret ve siyaset dengesi aleyhine olan her ülkeyle hesaplaşmaya girmesi

(Ticaret savaşını önlemek için önce Çin ile başladı. Çin’in Amerikan tahvillerini aldığını gördük. Böylece ABD, faizleri yükseltmeden ve doların değerlenmesi nedeniyle oluşabilecek negatif ticaret dengesini aleyhine çevirmeden doları güçlendirecek bir adım atılmış oldu.)

. ABD faizleri artırmadan Libor faizlerinin yukarı çekilmesiyle Avrupa bankalarının borçlanma maliyetlerinin artması.

Çin’in ardından sıra Rusya ve İran’a gelecek.

Avrupa tarafına baktığımızda…

Avrupa bankaları açısından Türkiye tarafından tetiklenen bir gelişen piyasa finansal krizi çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

Euro-Dolar’daki seyir…

Avrupa bankaları ciddi batık kredilerle karşı karşıya kalabilir ve bu da zaten 1,17 seviyesinin altına hareketlenen Euro-Dolar paritesinin hızla daha aşağı gitmesi sonucunu doğurabilir.

Unutmayalım Amerikan Başkanı Trump’ın göreve geldiği dönemde Euro-Dolar paritesi 1,05 seviyesindeydi, ardından 1,25 seviyesine kadar yükseldi. Beklenti daha geçtiğimiz Nisan ayındaki IMF ve Dünya bankası toplantılarında 1,30 seviyesine çıkması şeklindeydi.

Ancak Trump’ın atmış olduğu adımlar ve Amerika’nın ticaret dengesini lehine çevirmekteki kararlılığı pariteyi tekrar 1,05 seviyesine çevirebilir. Bu da Türkiye gibi gelişen piyasalar açısından zaten zor olan durumu daha da kötüleştirir.

Anlatmaya çalıştığımız, ABD’nin yanında ve karşısında olanlar şeklinde, ülke ekonomileri açısından özellikle de gelişen piyasalar noktasında fasit bir daire içerisine girdiğimiz.

Sözün özü…

Tüm dünyada dolar güçlenecek, güçlendikçe gelişen piyasalardan para çıkışı artacak, ABD’nin yanında olanlar daha az karşısında olanlar ise daha çok etkilenecek.

Halkbank cezasına gelince…

Bu konuyla ilgili spekülasyonlar bile kur üzerinde ciddi baskı yaratıyor. Dolayısıyla dünkü yorumumuzu tekrar edelim; alınan önlemler ve faiz artırımı sebebiyle Dolar-TL kurunun daha önce gördüğü rekor seviyeleri görmeyeceğini düşünüyoruz ama bundan sonra siyasilerin açıklamaları kurun gidişatı açısından belirleyici olacak. Ve tabii Halkbank konusunda gelecek cezanın büyüklüğü de önemli.

Merkez Bankası’ndan son hamle…

Merkez Bankası’nın faiz artırımının ardından yeni önlemlerle dövize müdahale ettiğini gördük. Burada sevinilmesi gereken geç de olsa Merkez Bankasının aksiyon almış olması. Yoksa Merkez Bankası’nın reeskont kurunu sabitlemesi kuru 4,70 seviyesinin altına getirse de burada tutmaya yetmez.

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı…

Önemli olan Merkez Bankası bağımsızlığı ve seçim sonrasında nasıl bir para politikası izleneceği.

Ak Parti’nin seçim beyannamesine baktığımızda Merkez Bankası bağımsızlığının yer almadığını görüyoruz. Dolayısıyla esas önemli olan bu konudaki belirsizliğin devam ediyor olması.

Son olarak da Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya ve Sayın Mehmet Şimşek’in Londra gezisi…

Şimşek’in söylediği gibi geç de olsa Merkez Bankası güçlü bir adım attı ve şimdi yatırımcılara güven mesajı verilmeye çalışılacak ama tabi Londra’da bankacılık tatili varken orada kime ne anlatacak ve ne kadar inandırıcı olacak hep birlikte göreceğiz.

Fed, hızlı faiz artırımlarına temkinli yaklaşıyor

Fed, 1-2 Mayıs tarihlerinde yaptığı para politikası toplantı tutanaklarını yayınladı. 12-13 Haziran’da toplanacak olan Fed’in faiz artıracağı ihtimali kuvvetlendi.

%1,9 seviyesindeki çekirdek tüketici enflasyonu Fed’in %2 hedefine çok yaklaşmışken işsizlik oranı %3,9 seviyesine geriledi. Enflasyonun önümüzdeki süreçte artışının ne hızda olacağı ve  istihdamdaki artışın enflasyon ve büyüme üzerinde nasıl bir etkiye sahip olacağı şu an tartışılan konular arasında.

Dolayısıyla Fed’in faizleri hızlı artırması konusunda aceleci davranmayacağını anlıyoruz.

Trump yönetiminin yılbaşında vergi indirimleri ve teşvikleri devreye sokmasının meyveleri toplanıyor; imalat ve hizmet sektörünü kapsayan ve ekonomik aktiviteyi ölçen PMI endeksi Mayıs ayında da artışını sürdürdü.

Tartışmaların Fed’in ekonominin aşırı ısınmasını engelleyecek ve fiyat istikrarının korunacağı bir para politikasına yoğunlaştığını görüyoruz.

Öte yandan, beklentileri karşılamayan başta Almanya olmak üzere Euro Bölgesi ekonomisi ABD’deki korumacılık politikasından olumsuz etkileniyor. Euro-Dolar paritesi de bu olumsuzluğu kanıtlar şekilde Nisan ortasından bu yana düşüşünü koruyor. Paritenin 1,17 sınırını aşağı yönlü kırması ve 1,10 seviyelerine doğru gerilemesi bekleniyor.

Merkez Bankası’ndan 300 baz puanlık faiz artırımı

Merkez Bankası sessizliğini bozdu ve Geç Likidite Penceresi gecelik vadede uygulanan borç verme faiz oranını %13,5 seviyesinden %16,5 seviyesine yükseltti.

Karar öncesi 4,9282 seviyelerine çıkan Dolar-TL kuru kararın açıklanmasının ardından 4,5591 seviyesine kadar geriledi. TSİ2040 itibariyle kur 4,6350 seviyesinde işlem görüyor.

ABD dolarındaki değerlenme sürecek

Euro Bölgesi’nde ekonomik aktivite zayıflamaya devam ediyor. İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan PMI endeksi Şubat ayında başladığı düşüşünü Mayıs ayında da sürdürdü, Alman ekonomisindeki zayıflık dikkat çekici. Euro-Dolar paritesi 1,17’nin hemen üzerinde beklemede.

Brexit kaynaklı olarak İngiltere ekonomisinde yaşanan zayıflama ve henüz başbakan seçilmemiş olan İtalya’da tahvil faizlerinde yükselişin devam etmesi Euro-Dolar paritesinde aşağı seyri ateşliyor.

Bununla beraber 5 seviyesine yaklaşan Dolar-TL’deki seyir tüm gelişen piyasalara bir satış baskısı yaratabilir.

Avrupa bankaları nezdindeki Türkiye ve diğer gelişen piyasaların yükümlülükleri düşünüldüğünde bulaşıcılık etkisi ile bir gelişen piyasa ve euro krizi tetiklenebilir.

Diğer taraftan Fed’in faiz artışı sürecine paralel olarak ABD dolarındaki değerlenme ons başına altın fiyatını 1300 dolar seviyesinin altında seyretmesine sebep oluyor.

Genel itibariyle vurucu nokta ABD dolarının tüm para birimlerine karşı değer kazanması ki bu süreç güçlenerek devam edecek.