Güven endeksleri mayısta gerilese de üretimde ılımlı artış II. çeyrekte de sürüyor

Hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde güven endeksleri Mayıs 2019’da sırasıyla %4,4, %0,7 ve %7,7 azalarak 79,4, 89,9 ve 49,8 seviyelerine geriledi. Reel kesim güven endeksi aylık %6,3 azalışla 98,9 oldu. Tüketici güven endeksi ise aylık %13 azalışla 55,3 seviyesine geriledi.

Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi iç talepteki ılımlı iyileşmeye bağlı olarak 2019 yılı ilk çeyreğinde aylık bazda ortalama %1,5 artış kaydetmişti. ilk çeyrekte ortalama %74,2 olarak gerçekleşen imalat sektöründe kapasite kullanım oranı Nisan’da %75, Mayıs’ta ise %76,3 olarak gerçekleşti.

Bu paralelde Şubat-Mart-Nisan döneminde SAMEKS verileri sanayi üretiminde zayıflığın ardı ardına azalmaya devam ettiğini göstermişti.

Kapasite kullanımı ve SAMEKS verilerini dikkate aldığımızda sanayi üretiminin Nisan-Mayıs döneminde de aylık bazda ılımlı artışını koruyacağını tahmin ediyoruz.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

İstihdam yatay kalırken işsiz sayısı artıyor

İşsizlik oranı Şubat 2019 döneminde %14,7 ile değişiklik göstermezken mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı %13,6 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,4 puanlık artış ile %16,9 olarak tahmin edildi.

Ocak döneminde işsizlik oranı %14,7 ile rekor kırmış, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %13,3 seviyesine yükselmişti.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği gibi, Şubat 2019 döneminde aylık bazdaki gelişmelere baktığımızda işsiz sayısı Mart 2018’den Şubat 2019’a kadar sürekli artarken, istihdam edilenlerin sayısı Eylül 2018’den Ocak 2019’a kadar düşüş gösteriyor. Şubat ayında istihdam edilenlerin sayısında binde 2’lik hafif bir artış var.

Sektör bazında bakıldığında ise istihdama katkı hizmet sektöründen gelirken sanayi sektörünün katkısı Aralık 2018’den itibaren eksiye dönmüş durumda. Şubat 2018’den bu yana tarım sektörünün, Nisan 2018’den bu yana da inşaat sektörünün istihdama katkısı negatif olarak devam ediyor.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği üzere, Mart ve Nisan aylarında imalat sektörü PMI verileri alt endeksinde istihdam kaybındaki düşüşte yavaşlama olduğu gözlense de endeks hala daralma bölgesinde yer alıyor. İmalat sektöründe yeni ürün geliştirme çalışmalarına bağlı olarak istihdamı artıran şirketlerin olması umut verici bir gelişme.

Mart ayında perakende satışlarda aylık bazdaki artış hizmet sektörünün Mart 2019’da istihdam piyasasını desteklemeye devam edeceğine işaret ediyor. PMI verileri ise istihdamda daralma seyrinin devamlılığını gösteriyor. Dolayısıyla Mart 2019 işsizlik verilerinde iyileşme beklemiyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi ilk çeyrekte aylık bazda büyüme kaydetti, riskler süreci belirleyecek

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Mart 2019’da bir önceki aya göre %2,13 artış kaydetti (Şubat: %1,4, Ocak: %0,98).

Takvim etkisinden arındırıldığında ise sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %2,17 daraldı (Şubat: %4,99 azalma, Ocak: %7,41 azalma).

Böylece mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 1Ç2019’da bir önceki çeyreğe göre %1,7 artış kaydetti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,8 azaldı.

Aylık gelişmelere baktığımızda son üç ayda aramalı ve sermaye malı üretimindeki aralıksız artışı olumlu olarak değerlendiriyoruz.

Nisan ayı imalat sektörü PMI verilerine göre üretim ve yeni siparişler yavaşlamayı sürdürmüş, Nisan ayında ihracat hacmi gerilemişti. TL’deki değer kaybı girdi maliyetlerini artırırken çıktı fiyatları da artışını sürdürüyor. Nisan ayında sanayi üretiminde aylık bazda düşüş görme ihtimali var.

Teknoloji ölçeğini dikkate aldığımızda yüksek teknolojik ürünlerin üretiminin 2016 yılı ile birlikte diğer teknolojik düzeydeki ürünlerin üretiminin üzerinde performans göstermesi Türkiye sanayi sektörünün teknolojik olarak ilerlediğini ortaya koyuyor. Bunda Ar-Ge yatırımları ve inovasyondaki gelişmelerin önemli katkısı var.

Tüketici talebinde ılımlı artış ve yurt dışı siparişlerdeki azalışı dikkate aldığımızda büyüme eğilimindeki yavaşlamayla birlikte işsizlikte artışın devam etmesi harcanabilir gelirde azalışı beraberinde getirecektir. Şimdilik iç talepte devam eden iyileşmenin meyvesini yiyoruz ancak son açıklanan Mart ayı cari işlemler dengesi verileri cari açığın finansmanında zorlu şartların etkisini hissettirdiğini gösterdi. Her ne kadar özel sektör dış borcunu çevirebilse de Türkiye’nin risk primindeki artış borçlanma maliyetlerini olumsuz etkiliyor.

Risk primini aşağı çekecek olası her siyasi gelişme TL’de değer artışıyla birlikte güven algısının da iyileşmesine sebep olacaktır. Öte yandan, ABD’nin sürdürdüğü ticaret savaşının dünya ticaretini olumsuz etkilemeye devam etmesi ve artan maliyetler Türkiye’nin büyüme potansiyelini baskılamaya devam edecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari açık bir önceki yıla göre iyileşse de aylık gelişmeler iç açıcı değil

Mart ayı ödemeler dengesi verilerine göre cari açık 589 milyon dolar olarak gerçekleşti. Önceki aya göre 144 milyon dolar, bir önceki yılın aynı ayına göre 4.145 milyon dolarlık iyileşme var. Böylece 12-aylık cari açık 12,8 milyar dolara geriledi.

Şubat ayında 718 milyon dolar cari işlemler açığı kaydedilmiş, 12-aylık toplam açık 17 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

Mart ayında dış ticaret açığı 916 milyon dolar seviyeinde artarken (Şubat: 843 mln$) hizmetler dengesi 1.298 milyon dolara yükseldi. (Şubat: 669 mln$). Seyahat ve taşımacılık hizmetlerindeki artışlar hizmetler dengesindeki aylık 629 milyon TL’lik iyileşmenin kaynağı oldular.

Finans hesabı tarafında ise doğrudan yatırımlardaki azalış ve portföy yatırımlarındaki çıkış Mart ayında da sürdü. Doğrudan yatırımlar Ocak-Mart döneminde 2,28 milyar dolar azalırken 9,25 milyar dolarlık portföy çıkışı yaşandı. 2018 yılında doğrudan yatırımlar toplam 9,4 milyar dolar azalmış, 2,9 milyar dolar portföy yatırımı gerçekleşmişti.

Mart ayında rezerv varlıklar ise 5,7 milyar dolar azalış kaydetti. Ocak-Şubat döneminde toplam 6,4 milyar dolar rezerv varlıklarda artış yaşanmıştı.

Merkez Bankası tarafına baktığımızda haftalık yayınlanan verilere göre net uluslararası rezervler yılbaşından Mayıs ayı başına kadar 4,3 milyar dolar azalarak 25,8 milyar dolar seviyesine geriledi. 2018 yılında net uluslararası rezervler toplam 769 milyon dolar azalma kaydetmişti. ABD ile süregelen S-400 sorunu ve Merkez Bankası rezervlerine yönelik endişeler Türkiye’nin risk primini artırmaya devam ediyor. Türkiye’nin 5-yıl vadeli CDS primleri 10 Mayıs tarihli işlemlerde 490 seviyesine yakın seyretti. Dolar/TL ise Mayıs ayı başından bugüne %2,6, yılbaşına göre %15,7 değer kaybetti. Son 1-yıllık kayıp ise %38,8.

Her ne kadar cari işlemler açığında önceki yıla göre iyileşme yaşansa da küresel ticaretteki yavaşlamaya bağlı olarak ihracat potansiyelimizin artış gösterememesi, doğrudan yatırımı cazip hale getiremememiz ve kısa vadeli yabancı paranın TL’den kaçışı cari açığın finansmanı tarafında sağlıksız bir ortama işaret ediyor. Seyahat gelirlerinin desteğini azımsamıyoruz ancak TL’deki değer kaybının ucuz turizmi cezbettiğini, dolayısıyla gelirde ciddi bir artış yaratamayacağını düşünüyoruz. TİM verilerine göre Nisan ayında ihracatta yaşanan aylık bazda gerileme ve Merkez Bankası rezervlerindeki düşüş cari denge için umut vermiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi yoğun: Cari açık, sanayi üretimi, işsizlik oranı, perakende satışlar, bütçe dengesi, beklenti anketi, konut satışları ve dış borç

13 Mayıs 2019, Pazartesi

Mart ayı ödemeler dengesi açıklanacak. Şubat ayında 718 milyon dolar cari işlemler açığı kaydedilmiş, 12-aylık toplam açık 17 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Mart ayında İhracat hacminde artış var. İthalat vergilerinde kaydedilen artış ve yabancı portföy hareketlerinde azalışı dikkate aldığımızda Mart ayında cari açıkta bir önceki aya göre önemli bir iyileşme beklemiyoruz.

14 Mayıs 2019, Salı

Mart ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak. Şubat ayında takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %5,1 azalırken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,3 artış kaydetmişti. İthalatta Mart ayında bir önceki aya göre artış eğilimi görülürken, ihracat artmış, imalat sektörü PMI verileri ise üretimde kısmi artışa işaret etmişti. Sanayi üretiminde Mart ayında bir önceki aya göre artış bekliyoruz.

15 Mayıs 2019, Çarşamba

Şubat dönemi işsizlik oranı açıklanacak. Ocak döneminde işsizlik oranı %14,70 ile rekor kırmış, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %13,3 seviyesine yükselmişti. İşsizlikteki artışın Şubat, Mart ve Nisan aylarında da sürmesini bekliyoruz.

Mart ayı perakende endeksleri açıklanacak. Şubat ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi bir önceki aya göre hafif yükselmişti.

Nisan ayı merkezi yönetim bütçe dengesi açıklanacak. Şubat ve Mart aylarında sırasıyla 16,8 ve 24,5 milyar TL bütçe açığı kaydedilmişti.

16 Mayıs 2019, Perşembe

TCMB Mayıs ayı Beklenti Anket sonuçlarını yayınlayacak.
Nisan ayı konut satışları açıklanacak. Şubat ayında 78.450, Mart ayında ise 105.046 konut satılmıştı.

Mart ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu verisi açıklanacak. Şubat itibariyla sektörün uzun vadeli borcu 209,5 milyar dolar seviyesine gerilemişti.

17 Mayıs 2019, Cuma

Mart ayı kısa vadeli borç stoku açıklanacak. Kamu ve özel sektörün dahil olduğu toplam kısa vadeli borç tutarı Şubat ayında 118,2 milyar dolar seviyesine yükselmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Almanya sanayi sektöründe iyileşme sinyali var, devamlılığı önemli

Almanya’da sanayi üretimi Mart 2019’da bir önceki aya göre %0,5 büyüme kaydetti. Şubat ayında sektörde aylık %0,4’lük büyüme yaşanmıştı. Ocak ayında sektörde değişiklik yaşanmamıştı. Böylece 2019 yılı ilk çeyreğinde ortalama %0,3’lük büyüme kaydedilirken son 12-aya bakıldığında sanayi üretimi ortalama %0,6 daralmış oldu.

Tüketim malları üretimindeki %1,1’lik büyüme ve inşaat sektöründeki %1’lik artış talepte artışa işaret ediyor.

Sermaye, aramalı ve enerji imalatındaki sırasıyla %0,6, %0,4 ve %0,3’lük büyüme üretim tarafında beklentilerde iyileşmeye işaret ediyor olabilir.

Nitekim Almanya’da Zew Ekonomi Duyarlılığı Endeksi Ekim 2018’deki (eksi) -24,7 değerinden ardı ardına iyileşerek Nisan ayında ilk kez pozitif bölgeye geçerek 3,1 değerini almıştı. Bunda küresel ekonomide zayıflığın beklendiği kadar kötü olmadığı ve Brexit tarihinin ertelenmesinin etkili olabileceği ifade edilmişti.

Nisan ayında imalat sektörü PMI endeksi ise Mart ayında son 7 yılın en düşük seviyesi olan 44,1 seviyesinden Nisan ayında 44,4 seviyesine yükselerek üretimde ılımlı bir artışa işaret etmişti. Sektörde farklı kollardaki firmaların tamamına yakını otomotiv sektöründeki yavaşlamadan etkilendiklerini belirtmişlerdi. Sektörde enflasyonist baskılar azalmaya devam ederken, istihdam tarafında ise mevcut talep koşullarına göre kapasite fazlası olduğu ifade ediliyor.

Nisan ayındaki olumlu gelişmelerin devamlılığı adına dikkatlerimizi Mayıs ayı verilerine yönlendirdik.

Dr. Fulya Gürbüz

Coface: Enflasyonda maliyet baskısı devam ediyor, üretimdeki düşüş hız kesiyor

Ticari alacak (kredi) sigortası alanında dünyadaki en yaygın şirket olan Coface Grubu 2019 yılı Mayıs ayına ilişkin Aylık Ekonomi Raporu’nu yayınladı.

Raporda, sanayi üretimindeki aylık toparlanmanın Şubat ayında da devam ettiği; yıllık bazda hala pozitif alanda olunmasına karşın, sanayi üretimindeki gerilemenin şiddetinin azaldığı, bunda ihracatın etkisi olduğu belirtildi.

Aylık satışların arttığı, ipotekli satışlardaki azalmanın yavaşladığı konut satışlarındaki toparlanmanın ise vergi indirimlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda Nisan ayı verisinin daha iyi fikir vereceği ifade edildi.

Coface raporuna göre diğer göstergeler arz ve talep tarafındaki zayıflığın devam ettiğine işaret ediyor:

. Yeni siparişlerdeki yetersizlik sebebiyle Nisan ayında 46,8 seviyesine gerileyen imalat sektörü PMI verisi 13 aydır yavaşlama trendini sürdürüyor.

. Yurt içi talepte zayıflık devam ediyor. Perakende satışlar geçen senenin Eylül ayından beri yıllık bazda gerilemeye devam ediyor ancak aylık bazda bir miktar toparlanma var.

. Enflasyonun, %20 seviyesine yakın seyretmesi ve hanehalkı harcamalarının dörtte birine yakınını oluşturan gıda fiyatlarındaki artışın %33’e çıkması (taze sebze ve meyvede %74) alım gücünü olumsuz etkilemeye devam ediyor.

. Kurdaki artış üretim maliyetlerini olumsuz etkiliyor.

. Tüketici fiyatlarındaki artışın birçok kalemde, üretici fiyatlarının altında kalması önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarının artmasına ya da iç talepteki zayıflık nedeniyle bu artışları tüketici fiyatlarına yansıtamayan ya da kısmi yansıtabilen üreticiler için kar marjlarının daha fazla baskı altında kalmasına neden olabilir.

Reel sektörün risk tablosuna oluşturan Coface, orta riskli sektörler arasında ilaç ve ulaştırma sektörlerini sıralarken en riskli sektörler olarak inşaat, enerji, elektronik ve bilgi teknolojileri, metaller ve perakende sektörleri sıralanıyor.

Enflasyonda, gıda fiyatlarındaki artış ve TL’de değer kaybının etkisi devam ediyor

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan 2019’da bir önceki aya göre %1,69, bir önceki yılın aynı ayına göre %19,50 arttı; işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE (çekirdek TÜFE) ise aylık %1,45, yıllık %16,78 artış kaydetti.

Aylık %1,40, yıllık %31,86 yükseliş yaşayan gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının tüketici fiyatları üzerindeki baskısı devam ediyor.

Yurt içi üretici fiyat endeksi ise (Yİ-ÜFE), Nisan 2019’da bir önceki aya göre %2,98, bir önceki yılın aynı ayına göre %30,12 artış kaydetti.

Aylık bazda %0,36 artış yaşayan su temini üretimi hariç tutulduğunda diğer sektörlerdeki ortalama %3,76’lık artış TL’deki değer kaybından kaynaklandı. Nisan ayı imalat sektörü PMI verileri yurt içi üretici fiyat endeksindeki artışın ipucunu vermişti. TL’deki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri alt endeksi Nisan ayında geçen yılın Ekim ayından beri en sert artışını kaydetmişti, nihai ürün fiyatları enflasyonu ise son 6 ayın en yüksek hızında gerçekleşmişti.

Küresel fiyat gelişmelerine baktığımızda küresel talepteki daralmanın enflasyon üzerindeki aşağı yönlü etkisini görüyoruz. Küresel imalat sektörü PMI verileri talepteki gerilemenin girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttığını, bunun da çıktı fiyatları enflasyonunu zayıflattığını ortaya koydu. Maliyet düşürme amacıyla istihdam tarafında gözlenen zayıflık ise ücret artışları üzerindeki baskıyı azaltan bir diğer etken.

Küresel enflasyonist baskılar azalırken ABD Merkez Bankası Fed Başkanı Powell son para politikası toplantısının yaptığı açıklamada istihdam piyasasının gücünü koruduğunu, enflasyondaki yumuşaklığın ise geçici olduğunu vurgulayarak politika faizinde değişiklik yapmadıklarını ifade etmişti. Türkiye’nin artan risk primi dikkate alındığında ABD’de enflasyonda yumuşaklığın devam etmesi Türkiye’nin yurt dışı borçlanma maliyetleri üzerinde ek baskı oluşturmayacaktır, elbette ABD tarafından Türkiye’ye yönelik ek bir yaptırım gelmediği sürece.

Türkiye’de ise fiyat değişimleri sert değer kayıpları yaşayan Türk lirasına bağlı olarak hareket ediyor. Nisan ayında TL, %50-50 ABD doları ve eurodan oluşan döviz sepetine karşı %5,7 değer kaybetti. Mart ayında TL’de %5’lik değer kaybı yaşanmış, TÜFE bir önceki aya göre %1,03, yurt içi ÜFE ise %1,58 artış kaydetmişti. TL, yılbaşından bugüne %11,5’lik değer kaybı yaşadı.

Dr. Fulya Gürbüz

Zorlu piyasa koşulları imalat sektörünü dibe çekiyor

TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretim verilerinin iki ay geriden gelmesi sebebiyle sektöre yönelik gelişmeleri güncel olan anket çalışmalarından takip etmeye çalışıyoruz. Aynı aya ait anket verilerinden oluşan Merkez Bankası’nın yayınladığı Reel Kesim Güven Endeksi, İSO tarafından yayınlanan İmalat Sektörü Markit PMI endeksi ve MÜSİAD’ın yayınladığı Satın Alma Müdürleri (SAMEKS) Sanayi Endeksi verileri sektöre ait güncel gelişmeleri anlamamıza yardımcı oluyor.

IHS Markit PMI verilerine göre Türkiye imalat sektörü Nisan ayında da 0,4 puan düşüşle 46,8 seviyesine gerileyerek son 13 aydır yavaşlama eğilimini sürdürüyor. Endekste 50 altındaki değerler sektörde daralmayı gösteriyor.

MÜSİAD’ın yayınladığı mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Satın Alma Müdürleri (SAMEKS) Sanayi Endeksi ise Ağustos 2018’den bu yana 50 seviyesinin altını ifade eden daralma bölgesinde kalmaya Nisan ayında da devam etti; endeks aylık 0,1 puan azalışla 46,8 değerine geriledi.

Sektörde daralmaya işaret enden her iki endeksin Nisan ayında gerilemeye devam etmesinde yeni siparişlerdeki azalma etkili oldu. Detaylarda iç talepte daralmanın derinleştiğini anlıyoruz. İhracat siparişlerinde gerilemenin sebepleri arasında özellikle Almanya imalat sektöründe süregelen daralmanın etkisi olduğunu düşünüyoruz.

SAMEKS endeksinde üretim ve stoklar alt endeksleri daralma bölgesinde yer alsalar da Nisan ayında iyileşme kaydedildi. Büyüme bölgesindeki satın alım alt endeksi Nisan ayında da artmaya devam etti. Daralma bölgesindeki istihdam alt endeksi ise Nisan ayında %14 gerileme kaydetti. Yükseliş bölgesindeki tedarikçilerin teslim süresi alt endeksinde değişiklik yaşanmadı. Satın alımlardaki artış eğilimi Nisan ayında da korundu, daralma bölgesindeki stoklarda ise artış kaydedildi.

İmalat sektörü Markit PMI endeksinde ise üretim ve yeni siparişler yavaşlamaya devam etti, satın alma faaliyetleri ivme kaybetti, Türk lirasındaki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları son 6 ayın en yüksek hızında artış kaydetti. Üretim öncesi ve sonrası stoklar önceki aya göre daha yüksek hızla azaldı. Girdi talebindeki azlığa rağmen ödemelere ilişkin yaşanan zorlukların etkisiyle tedarikçilerin teslimat süreleri uzamaya devam etti. İstihdamda ise değişiklik olmadı.

Markit PMI endeksi ay ortasında 400’ün üzerinde katılımcıyla yapılan anket sonuçlarına göre hesaplanırken SAMEKS endeksine kaynak teşkil eden ve 500 üzerinde katılımcıyla yapılan anketler ise her ayın 20-21-22’sinde gerçekleştiriliyor.

Dr. Fulya Gürbüz