Mehmet Öğütçü: “İyi hazırlanılırsa Türkiye dünya enerji sisteminin yönetim kurulunda yer alabilir”

Enerji dinamikleri konusunda Artunç Kocabalkan’ın The Bosphorus Energy Club Kurucusu ve İcra Başkanı Mehmet Öğütçü ile yaptığı röportajın detaylarını aktaralım:

“Teknoloji, enerjide gelişme süreçlerini hızlandırıyor”

Dünyada enerji sektöründe çok köklü bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bunun adı da “sürat”. Enerji sürat çağındayız. Eskiden 10-15 yıla yayılır dediğimiz gelişmeler artık 1-1,5 yıl içerisinde yaşanmaya başlandı. Bunda teknolojinin çok önemli rolü var. Yeşil enerjiye geçiş süreci çok hızlandı. Artık fosil yakıtlardan doğalgaz, jeotermal, güneş ve benzer enerjilere doğru gidiş hızlandı. Bu hemen olmayacak. Hala dünya enerji karışımında yenilenebilir enerjinin payı oldukça küçük ama sanılandan çok hızlı bir şekilde gelişecek; buna hazır olmak lazım.

“Enerjide bolluk dönemi var… fiyatlar ucuzluyor”

Hemen hemen hangi yakıta bakarsanız bakın bolluk var. Eskiden o “enerji kutbu” denen olay kalmadı artık. Tabi ki dünya nüfusunun önemli bir kısmının hala ticari enerji gelişimi mümkün değil ama hala bolluk da beraberinde fiyatların ucuzlamasını getiriyor. İklim değişikliği sanılandan çok daha hızlı bir şekilde hükümet kararlarını ve iş dünyasının hesaplarını değiştirecek. Doğalgazda LNG dediğimiz sıvılaştırılmış doğalgazın hem fiyatı düşüyor hem erişimi giderek artmaya başlıyor. Doğalgaz bizim hayatımızda daha önemli bir hale gelecek. Nükleerde de aynı şekilde.

“Nükleerdeki Rönesans henüz durmadı”

Batı’da nükleerden yenilenebilir enerjiye doğru yavaş yavaş kayış başlarken hızla gelişmekte olan ülkelerde -Türkiye, Hindistan, Kore ve hatta Körfez Ülkeleri gibi- nükleer çok gözde bir sektör gibi duruyor. Başlangıç maliyetleri yüksek bile olsa nükleerdeki Rönesans durmadı hala.

“Dünya dinamiklerindeki değişimi iyi okumamız lazım”

Ama bütün bu manzaraya baktığımız zaman eskiden jeopolitik gerilimler önemliydi tabi enerjide. Enerjiyi gerilimlerden ayıramazsınız ama fiyatlarda ve iş kontratlarında çok ağırlığı olan bir şey değildi jeopolitik gerilimler. Bugünün dünyasına bakarsanız yarın öbür gün İran ya da Suudi Arabistan arasında bir savaş çıkar mı, Hürmüz Boğazı mayınlanır mı, Güney Çin Denizi’nde Malakka Boğazı’nda Çin tankerlerinin geçişi huzurlu mu, Hazar’da ne olur, Afrika, Güney Amerika gibi bütün bunlar enerji ve yatırımın değişmez ve çok ciddi etki yapan unsurları haline geldi. Onun için dünya dinamiklerindeki bu değişimi iyi okumamız lazım.

“Türkiye, dünya enerji sisteminin yönetim kurulunda yer alabilir”

Dünya, Türkiye göbeğinden bağımlı dünya enerji sistemine, dünya finans sistemine. Hem bu dinamikleri iyi okumak hem de bu dinamiklere katkı sağlamak ülkemizde gene değişmesi hususunda gereğine inanıyorum. Eğer iyi hazırlanılırsa Türkiye dünya enerji sisteminin yönetim kurulunda yer alabilir, küçük bir taşeronu olmaktan çıkar.