Ticaret savaşının olumsuz etkileri şirket karlılıkları üzerinde artarak devam ediyor

ABD ve Çin’in gümrük vergisi uygulamalarının olumsuz etkisi ABD şirketlerinin bilançolarında görülmeye başlandı.

Caterpillar 3. çeyrekte yüksek çelik fiyatları ve gümrük vergilerinin şirketin üretim maliyetlerini yukarı çektiğini ifade etti. Bir diğer şirket 3M ise tarife kaynaklı maliyet artışlarına ek olarak ABD dolarındaki değerlenmenin 3. çeyrekte satış gelirlerini aşağı çektiğini bildirdi. United Technologies yine tarif kaynaklı maliyet artışlarını fiyat artışları ile dengelediklerini belirtirken, Harley-Davidson yüksek maliyet artışlarına dikkat çekti.

Bloomberg, ABD’nin Çin’e yönelik 200 milyar dolar, Çin’in ise ABD’ye yönelik 60 milyar dolar büyüklüğünde karşılıklı başlattıkları gümrük tarifelerinin şirketleri nasıl etkilediklerine dair hazırladığı sayfasında (https://www.bloomberg.com/graphics/tariff-tracker/) şirket yetkilileri tarafından yapılan toplam 64 yorum içerisinde 57 tanesinin olumsuz etkilendiğini yazıyor. Artan maliyetlerin satış gelirlerini azalttığı ve bu sebeple ürün fiyatlarında artışa gidildiği belirtiliyor.  Geleceğe yönelik olarak ise tarife oranının 2019 yılında %25 seviyesine yükselmesi ile birlikte satış ve karlılık beklentilerinde daha hızlı bir düşüş öngörülüyor.

Kısacası, ticaret savaşının getirdiği maliyet artışları gelir beklentilerini aşağı çekerken tüketiciler fiyat artışlarından etkilenmeye başladılar. 2019 ile birlikte bu etki daha da artacak.

ABN-AMRO %10’luk tarifenin ABD enflasyonu üzerinde önemli bir değişiklik yaratmayacağını öte yandan %25’lik tarifenin 2019 sonunda TÜFE’yi %2,4, çekirdek TÜFE’yi %2,4 ve Fed’in para politikasında dikkate aldığı çekirdek PCE’nin %2,3 seviyelerine yükselebileceğini belirtiyor. Fed sıkı para politikasına geçiş için çekirdek PCE’de %2 hedefini koymuş, bu seviyeye yaklaşılmasıyla birlikte kademeli faiz artırımlarına başlamıştı. Enflasyonist baskının dolayısıyla da yüksek faizlerin büyümeyi soğutabileceği endişeleri Fed üyeleri arasında faiz artırımları konusunda fikir ayrılığı yaratıyor. 8 Kasım’da para politikasını görüşmek üzere toplanacak olan Fed’in enflasyon ve büyüme üzerindeki riskleri yinelemesini ancak faiz oranlarında değişikliğe gitmemesini bekliyoruz.

Büyüme tarafında ise, ticaret savaşının küresel ekonomiye yönelik en büyük tehlike olduğunu ifade eden IMF küresel ekonominin 2018-2019-2020 yıllarında büyüme oranını 2017 ile aynı %3,7 olarak öngörürken 2017 yılında %2,3 büyüme kaydeden gelişmiş ekonomilerin 2020 yılı sonunda 0,6 yüzde puan kayıpla %1,7’lik büyüme göstereceğini öngörüyor. IMF, söz konusu riske istinaden küresel ekonomide yukarı doğru bir sürpriz beklemiyor.