"Enter"a basıp içeriğe geçin

19 Aralık tarihi Fed için bağımsızlık sınavı olacak

ABD’de Kasım ayı enflasyon verileri 19 Aralık toplantısında Fed’i 25 baz puanlık faiz artırımına bir adım daha yaklaştırdı.

Ancak kademeli faiz artışlarını bırakıp veri odaklı gelişmelere bağlı faiz kararı modeline geçen Fed’in 2019 yılından itibaren nasıl bir aksiyon alacağı konusu belirsiz.

Bu noktada, ışık tutacağına inandığımız bir anket çalışmasından bahsedelim.

Duke Üniversitesi 2019 CFO Küresel İş Görünümü anket sonuçlarını yayınladı. Anket sonuçlarına göre,

. ABD’deki CFO’ların %49’u ABD ekonomisinin 2019 yılı sonunda, %82’si ise 2020 yılı sonunda resesyona gireceğine inanıyor.

. Afrika’daki CFO’ların %97’si, Kanada’daki CFO’ların%86’sı, Avrupa’daki CFO’ların %67’si, Asya’daki CFO’ların %54’ü ve LatınAmerika’daki CFO’ların %42’si kendi ülkelerinin 2019 yılı sonunda resesyona gireceğine inanıyor.

. ABD’deki CFO’lar 2019 yılı için %3’ün altında büyüme bekliyorlar. Yeni yılın başlarında sermaye harcamaları ve istihdamın %3 büyüyeceği tahmin ediliyor.

. ABD’deki CFO’lar başlıca endişe unsurları olarak nitelikli çalışan bulma ve elde tutma zorluğu, çalışanların artan maliyeti, hükümet politikaları ve ekonomik belirsizlikleri sayıyorlar. ABD-Çin arasındaki ticari anlaşmazlık sebebiyle birçok şirketin yatırımları ve iş aksiyonlarını askıya aldıkları belirtiliyor.

. Avrupalı CFO’lar nitelikli çalışan bulma ve elde tutma zorluğu, ekonomik belirsizlikler, hükümet politikaları, kur riski ve işçi verimliliğini başlıca risk unsurları olarak sıralıyorlar.

. Asyalı CFO’lar için başlıca risk unsurları ekonomik belirsizlik, nitelikle çalışan bulma zorluğu ve kur riski.

. Latin Amerikalı CFO’lar için başlıca risk unsurları ekonomik belirsizlik, hükümet politikaları, talepte zayıflama ve kur riski

. Afrikalı CFO’lar için başlıca risk unsurları ekonomik belirsizlik, hükümet politikaları ve düzenleme gereksinimleri.

Anket sonuçları bize ABD Başkanı Trump’ın “Önce Amerika”hedefine bağlı olarak 2018 yılı başından itibaren yürüttüğü ticaret savaşının dünyaya ekonomik belirsizlik ve ülke para birimlerinde oynaklık ihraç ettiğini kanıtlamış oldu.

Ancak hem 6 Kasım seçimlerinde Temsilciler Meclisi’nde gücünü kaybeden hem de 2019 ile birlikte vergi indirimlerinin son bulmak zorunda olması Trump’ı Çin ile uzlaşı platformuna çekmek zorunda bıraktı. Öyle ki Çarşamba günü Huawei Technologies Co.’nun CFO’su Meng Wanzhou’nun iade davasına müdahale edebileceğini söyledi. Meclis çoğunluğunu kaybeden Trump ülke içinde de büyüme dinamiklerini canlı tutmak adına elindeki kozları kullanmayı sürdürüyor: Fed’e faiz düşürmesi konusunda baskı yapıyor ki Trump’a kadar hiçbir başkanlık döneminde Fed’e sözlü müdahale edilmemişti.

Trump’ın sözlü müdahalelerinin akabinde  şaşırtıcı bir şekilde Fed Aralık ayı başında büyüme endişelerini dile getirerek kademeli faiz artırımlarından vazgeçtiğini ve veri odaklı faiz artırım modeline geçtiğini duyurmuştu. 2019 yılında Fed ekonomik verilerin seyrine göre faiz kararı verecek. 19 Aralık toplantısında Fed güçlü ekonomik görünüme rağmen faiz değişikliği yapmayıp bağımsızlığını kaybettiğini ispatlar ise bu küresel ekonomiler açısından kura yönelik beklentilerde bozulmanın süreceği anlamına geliyor.

Öte yandan bu hafta başında ABD-Çin ticaret anlaşmasına yönelik olumlu haberler almıştık. 90 günlük ateşkes süresince atılacak her somut adımın küresel büyüme açısından belirsizliğin azalmasında etkili olacağını düşünüyoruz.