S&P’den Türkiye’nin kredi notu ve ekonomik görünümünde iyileştirici bir hamle beklemiyoruz

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poors (S&P) 2019 yılına ilişkin ilk Türkiye değerlendirmesini 15 Şubat Cuma günü yapacak.

S&P en son 17 Ağustos 2018’de Türkiye’nin uzun dönem yabancı para cinsinden kredi notunu “BB-“den “B+”ya indirmiş, görünümü ise “durağan” olarak belirlemişti. Türkiye’nin kısa dönem yerli ve yabancı para cinsinden kredi notu ise “B” seviyesinde teyit edilmişti. “BB-” yatırım yapılabilir olmayan spekülatif risk seviyesi, “B” ise yüksek risk seviyesi anlamına geliyor.

S&P görünümün durağan olarak teyit edilmesinin Türkiye’nin gelecek 12 aydaki risk dengesini yansıttığını ifade etmiş, Türk lirasının zayıf seyretmesinin, yüksek enflasyonunun ve yüksek cari açığın Türkiye’nin kırılgan olmasında ana faktör olduğuna dikkat çekmişti.

Kredi notunu olumlu etkileyebilecek faktörleri de şöyle sıralamıştı: Hükümetin başarılı bir şekilde ekonomik uyum programı oluşturması ve uygulaması, enflasyonun kontrol altına alınması.

Ağustos 2018’den bu yana söz konusu faktörlerdeki değişimlere bakalım:

. TL’de kısmen istikrar sağlandı… Ağustos 2018 ayına 5,342 seviyesinde başlayan %50-50 ABD doları ve eurodan oluşan döviz sepeti 13 Ağustos 2018’de 7,363 seviyesine yükselmesinin ardından 13 Şubat itibariyle 5,595 seviyesine gerilemiştir. TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru ise Ağustos 2018’deki 52,14 seviyesinden Aralık 2018’de 62,64 seviyesine yükseldi. Türkiye’nin en kırılgan ülkelerin başında sayılması gelişen ekonomilere yönelik olumsuzluklarda en fazla Türkiye’nin etkilenmesine sebep oluyor. Özellikle bankaların kredi stokuna yönelik endişeler TL’nin kırılgan kalmasında en büyük etken.

. Düşük enerji maliyetlerine rağmen enflasyonist baskılar sürüyor… Tüketici enflasyonu (TÜFE) Temmuz 2018’deki %15,85 seviyesinden TL’deki sert değer kaybının etkisiyle Ekim 2018’de %25,24 seviyesine yükselip, Ocak 2019’da %20,35 seviyesine geriledi. Yeni Ekonomi Programı TÜFE’nin 2019 sonunda %16 seviyesine gerilemesini hedefliyor. Yurt içi üretici fiyatları ise (Yİ-ÜFE) Temmuz 2018’deki %25 seviyesinden Eylül 2018’de %46,15 seviyesine yükselmesinin ardından Ocak 2019’da %32,93 seviyesine geriledi.

. Cari açık ithalattaki düşüşün etkisiyle geriledi… Haziran 2018’de 57,4 milyar dolar seviyesindeki 12 aylık toplam cari açık Kasım 2018’de 33,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Bu gelişmede iç talepteki daralmaya bağlı olarak ithalatta sert düşüş etkili oldu. TL’deki değer kaybının etkisiyle 12 aylık toplam enerji dengesi aynı dönemde 36,8 milyar dolar açık seviyesinden 38,6 milyar dolar açık seviyesine yükseldi.

S&P’nin dikkate aldığı yukarıdaki üç faktörü değerlendirdiğimizde Ağustos 2018’den bu yana yaşanan gelişmeler ışığında TL’de tam anlamıyla istikrar sağlanmadığını, kırılganlıklara açık olduğunu; enflasyonda polisiye tedbirlerin gıda enflasyonunu baskılamasına sebep olduğunu, özellikle Avrupa ekonomisinin zayıflamasının etkisiyle sınırlı ihracat potansiyelimize bağlı olarak iç talebin cari dengeyi yönlendirmeye devam ettiğini görüyoruz. Bu sebeplerle, S&P’den Türkiye’nin kredi notu ve ekonomik görünümüne dair bir iyileştirici hamle beklemiyoruz.

S&P’nin 2019 yılı için ikinci ve son değerlendirmesi 2 Ağustos tarihinde gerçekleşecek.

Dr. Fulya Gürbüz