Hong Kong protestoları ABD-Çin anlaşmazlığında yeni bir düğüm olabilir

1841’de İngiltere bayrağı dikilen ve 1 Temmuz 1997’de İngiltere tarafından “tek ülke-iki sistem” olarak adlandırılan bir model çerçevesinde Hong Kong tekrar Çin’e devrediliyor.

2014 yılında yarı özerk Hong Kong’un yöneticisinin seçilmesi döneminde Çin yönetimi adayları belirlemesine izin veren bir yasa değişikliği önerisinde bulunuyor ve ardından “Şemsiye Devrimi” olarak isimlendirilen protesto gösterileri patlak veriyor.

Protestoların temelinde Hong Konglu nüfusun Çin’in bireysel hakları ve özgürlükleri kısıtlayacağı endişeleri yer alıyor. Protestolar 2016’da “balık köftesi devrimi” ile sokaklara taşınıyor. 

Yarı özerk Hong Kong yönetiminin 3 Nisan 2019’da bir yasa tasarısı hazırlaması ise endişelerin artmasını tetikliyor. “Kask devrimi” olarak adlandırılan yeni protestoların başlamasına sebep olan yasa tasarısı herhangi bir suç işlediğinden şüphelenilen kişilerin Çin’e iadesi ve Çin’de yargılanmalarını kapsıyor.

9 Haziran’da özel idare binasına yürüyen ve çoğunluğu genç olan 1 milyona yakın Hong Konglu bu yasa tasarısını protesto ediyor. Öyle ki cadde, metro, tren istasyonu ve havaalanı dahil devam eden gösteriler de dahil olmak üzere polis protestoculara TOMA’lar eşliğinde biber gazı ve plastik mermilerle müdahale ediyor.

29 Temmuz’da yarı resmi olan China Daily gazetesinde yer alan bir haberde Hong Kong’da bulunan Kızıl Ordu garnizon komutanının “olayların bir ülke-iki sistem ilkesini tehlikeye attığını, asla kabul edilemez olduğunu ve gerekirse müdahale edebileceklerini” ifadelerine yer veriliyor.

4 Eylül’de ise Hong Kong lideri Carrie Lam, söz konusu düzenlemeyi geri çektiklerini duyuruyor. Ancak protestoların sürmesinin gerisinde yasa tasarısının tamamen geri çekilmediği, askıya alındığı iddiaları var.

Çin yönetiminin Hong Kong gösterilerinde ABD ve Tayvan’a işaret etmesi de BBC haberine göre ülkeler arasındaki gerginliğin artmasına sebep oluyor. Bunda 16 Ekim Çarşamba günü ABD Meclisi’nin Hong Kong protestocularını destekleyen ve bir tedbir paketi ortayan koyan Hong Kong İnsan Hakları ve Demokrasi Yasasını geçirmesinin etkisi var. ABD Senatosu tarafından onaylanması ve Başkan Trump tarafından imzalanmasının ardından yasalaşacak olan taslak öneri “temel özgürlükler ve özerkliği” baltalamaktan sorumlu olan yetkililere yaptırımlar uygulanmasını kapsıyor.

Kasım 2020’de yapılacak olan ABD seçimleri öncesinde Başkan Trump tekrar başkanlığı alma konusunda kararlı: Sermayeyi ve üretimi ABD’ye çekme, üretim ve istihdamı artırma, Meksika sınırında güvenliği sağlama, dış ticarette ABD’yi dezavantajlı duruma getiren meseleleri çözme, ülke meselesi olmayan askeri müdahalelere son vererek ABD askerinin ülkeye dönmesini sağlama ve son olarak Hong Kong’da demokrasiyi savunanları destekleme. ABD ile Çin arasında devam eden ticaret savaşı kör düğüm hissi verirken Hong Kong demokrasisini savunma Trump’ın oy gücünü artırır mı yoksa ticaret savaşını daha mı çıkılmaz hale getirir izleyip göreceğiz.

Dr. FULYA GÜRBÜZ