"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yazar: Dr. Fulya Gürbüz

Çin’deki yavaşlama eğilimi Japonya’nın dış ticaret verilerini aşağı çekti

Çin ekonomisindeki yavaşlama eğilimi, ABD-Çin arasındaki ticaret savaşına çözüm bulunamaması ve küresel ekonomik büyümeye yönelik endişeler Japonya dış ticaret verilerini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Japonya’da ihracat Aralık 2018’de bir önceki yılın aynı ayına göre %3,8 düşüş kaydetti. Kasım ayında %0,1 artan ihracatın Aralık ayında %1,9 düşmesi bekleniyordu. Ülke bazında bakıldığında Japonya’nın Çin’e ihracatı yıllık bazda %7, Güney Kore’ye %11,6, Tayvan’a %7,1, Hong Kong’a %17,3, Avustralya’ya %16, Orta Doğu’ya %4,9 düştü. Öte yandan ABD’ye %1,6, İngiltere’ye %14, AB’ye %3,9 artış kaydetti. İthalat tarafında ise Aralık 2018’de yıllık bazda %1,9 artış kaydedildi. Kasım ayında %12,5 artan ithalatın Aralık ayında %3,7 artış kaydetmesi…

BoJ politika faizini değiştirmedi, enflasyon beklentilerini aşağı çekti

Ocak ayı para politikası toplantısında Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika faizi olan kısa vadeli faiz oranını eksi yüzde 0,1’de, 10-yıl vadeli devlet tahvili faizini yüzde 0’da sabit tuttu. BoJ petrol fiyatlarındaki düşüş ve küresel ekonomik görünüme yönelik endişelere istinaden enflasyon tahminlerini 2018 mali yılı için %0,9’dan %0,8’e, 2019 mali yılı için %1,6’dan %1,1’e, 2020 mali yılı için %1,6’dan %1,5’e düşürdü. GSYH büyüme öngörüleri de 2018 yılı için %1,4’ten %0,9 büyümeye düşürüldü, 2019 için %0,9 büyüme tahmin edildi, 2020 yılı için %0,8’den %1’e yükseltildi. Yıllık 80 trilyon yen olan mevcut tahvil alım miktarı ise artırılıp azaltılabilecek.

Trump, Davos’un yarasına tuz bastı

22 Ocak Salı günü Davos’ta başlayan Dünya Ekonomik Forumu’nda küresel ekonomiye yönelik olarak en fazla dile getirilen endişe unsurları ticaret savaşı ve küresel yavaşlama oldu. Söz konusu endişelerle küresel hisse senetleri piyasalarında satış baskısı yaşandı. Dün (21 Ocak) tatil olan ABD hisse senetleri piyasaları bugün %1,2-1,9 arasında kayıplarla haftaya başladı. Üst yöneticiler ve yatırımcılar ABD-Çin arasında devam eden ticari görüşmelere odaklanmış durumda. Örneğin Intesa Sanpaolo CEO’su Carlo Messina küresel yavaşlama riskine karşı ABD-Çin arasında ticari uzlaşıya vurgu yapıyor. Ne var ki Messina’nın beklentisini sekteye uğratan bir gelişme yaşandı. Beyaz Saray fikri mülkiyet hakları konusunda yaşanan anlaşmazlığa bağlı olarak bu hafta…

PwC: “Doğru yapılması halinde yapay zekanın GSYH’ye katkısı 2030 yılında 15,7 trilyon dolar olabilir”

PwC, Eylül-Ekim 2018 döneminde 90 farklı ülkeden 1378 CEO’nun katıldığı 22.ci Küresel CEO Anketi 2019 yılı sonuçlarını yayınladı. Anket sonuçlarına geçmeden önce PwC geçmiş anket sonuçlarını analiz ederek CEO’ların (icra kurulu başkanlarının) tahmin gücünü ölçtüklerini ve sonuç olarak CEO’ların önümüzdeki sene için şirket gelir tahminleri ve gerçekleşen küresel GSYH büyümesi arasında güçlü bir korelasyon (ilişki) olduğunu belirtiyorlar. Diğer bir deyişle CEO’ların gelir güvenleri küresel ekonominin gidişatı konusunda öncü bir gösterge olarak dikkate alınabilir. Anket sonuçları şöyle sıralanıyor: . Küresel ekonomik büyümeye yönelik kötümserlik arttı… 2018 yılı anketinde CEO’ların %5’i küresel ekonomik görünüm konusunda kötümserken bu oran 2019 yılı anketinde %30’a…

IMF 2019 ve 2020 için küresel büyüme beklentilerini aşağı çekti, Türkiye’ye vurgu yaptı

IMF, Davos’ta gerçekleşecek Dünya Ekonomik Forumu öncesinde 2019 ve 2020 yılları için küresel büyüme beklentilerini aşağı revize etti. Dünya Ekonomik Görünüm revizyon raporunda küresel ekonominin 2019 yılında %3,5, 2020 yılında ise %3,6 büyüyeceğini tahmin eden IMF Ekim ayındaki beklentilerine göre 2019 tahminini 0,2, 2020 tahminini ise 0,1 yüzde puan aşağı çekmiş oldu. Revizyonun gerisinde yatan sebepler ve varsayımlar şöyle sıralanıyor: . Euro Bölgesi ve bazı gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerindeki zayıflık ve ticaret savaşında çözüme ulaşılamamasının küresel ekonomiyi daha da yavaşlatabileceği,. Çin ekonomisinin beklenenden daha yavaş büyüyeceği,. Olası bir anlaşmasız Brexit’in ekonomik görünümü risk altına alacağı. IMF gelişmekte olan Avrupa bölgesi…

Haftanın gündemi: Ocak ayı PMI ilk tahminleri, Avrupa ve Japonya merkez bankaları toplantıları

21-25 Ocak 2019 haftasında ABD ve Euro Bölgesi imalat ve hizmet sektörlerine ilişkin Ocak ayı PMI ilk tahminleri açıklanacak. Verilerde Aralık ayına göre önemli bir değişiklik beklenmiyor. Öte yandan Avrupa ve Japonya merkez bankaları 2019 yılının ilk para politikası toplantılarını gerçekleştirecekler. Her iki toplantıdan da politika faizinde değişiklik beklenmiyor. Euro Bölgesi ekonomisi 2018 yılı üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %1,6 büyüme ile 2018 yılı ilk yarısı ortalaması olan %2,3’ün gerisinde kaldı. Japon ekonomisinde ise GSYH 2018 yılı ilk yarısında yıllık bazda ortalama %1,3 büyüme kaydetmiş, üçüncü çeyrekte %0 olarak ölçülmüştü. 21 Ocak 2019, PazartesiTürkiye Aralık 2018 yurt dışı ÜFE açıklanacak (Kasım…

Çin ekonomisi 2018 yılında %6,6 büyüme kaydetti

Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip olan Çin 2018 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,5, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,4 büyüme kaydetti. Böylece 2018 yılı genelinde GSYH büyümesi ortalama %6,6 büyüme kaydederek 1990 yılından bu yana en düşük performans gerçekleştirilmiş oldu. Çin ekonomisi 2017 yılı genelinde %6,8 büyüme kaydetmişti. Öte yandan son verilere göre Çin ekonomisinde; . İmalat sektöründe kapasite kullanım oranı Aralık 2018’de 76 seviyesine geriledi. Böylece 2018 yılı ortalaması 75,5 olarak gerçekleşti. . Sanayi üretimi Aralık 2018’de bir önceki yılın aynı ayına göre %5,7 büyüdü. Kasım ayında %5,4’lük büyüme kaydedilmişti. Böylece 2018 yılı genelinde sanayi…

Dolar-TL’nin adil değeri için iki öngörü

Dün yaptığı para politikası toplantısında faizleri %24 seviyesinde sabit tutan Merkez Bankası’nın enflasyonda belirgin bir iyileşme görene kadar kararlı tutumunu sürdüreceğini tekrar gördük. TL’deki kırılganlığı azaltan bu hamlenin ardından TL’ye olan talep Dolar/TL kurunu tekrar 5,30-5,40 aralığına taşıdı. Bütçe rakamlarının hedeflere uygun gelmesi, 12-aylık toplam cari işlemler açığının 34 milyar dolar seviyesine gerilemesi, ABD ile Türkiye’nin belirli alanlarda aynı paydada buluşması gibi etkenleri dikkate aldığımızda TL’de adil değer ne olabilir sorusuna cevaplar gelmeye başladı. Deutsche Bank 15 Ocak tarihli raporunda kısa vadede Dolar/TL için adil değeri 5,15, BNP Paribas ise16 Ocak tarihli raporunda 5,25 olarak öngörüyor.

Reuters anketine göre Çin 2019 yılında %6,3 büyüyecek

85 ekonomistin katıldığı Reuters anketinde Çin ekonomisinin 2018 yılında %6,6, 2019 yılında ise %6,3 büyümesi öngörülüyor. Çin ekonomisi 2017 yılında %6,9 büyüme kaydetmişti. Geçen hafta Çin hükümeti 2019 yılı için büyüme hedefini önceki %6,5 seviyesinden %6,0-6,5 aralığına çekmişti. Çin ekonomisi 2018 yılının ilk 3 çeyreğinde ortalama %6,6 büyümüştü. Ankete göre 2019 yılında bankaların rezerv karşılık oranlarının 150 baz puan indirilmesi, tüketici enflasyonunun 2018’deki ortalama %2,1 seviyesinden 2019’da %2,3 olarak gerçekleşmesi tahmin ediliyor. Reuters’ta yer alan habere göre Çin hükümeti 2019 için enflasyon hedefini %3 seviyesinde tutmayı planlıyor. ABD ile devam eden ticaret görüşmeleri 2 Mart tarihinde son bulacak. Her ne…

Enflasyonda belirgin bir iyileşmeye kadar politika faizi %24’te kalacak

Merkez Bankası (TCMB) bugün gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu toplantısında enflasyon görünümünde bir miktar iyileşmeye rağmen fiyat istikrarına yönelik risklerin devam etmesine bağlı olarak %24 seviyesindeki politika faizi olan 1-hafta vadeli repo ihale faiz oranını değiştirmedi. TCMB, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunacağını bu toplantıda da tekrarladı. Piyasa profesyonelleri enflasyondaki düşüş eğilimine rağmen TL’deki kırılganlığa bağlı olarak TCMB’nin faiz düşürmemesi gerektiğini ifade ediyorlardı ki aynı beklentiyi biz de taşıdık. Fed Başkanı Powell’in piyasalardaki satış baskısını dikkate alarak “sizi duyuyoruz, gerekmedikçe faiz artırmayacağız” açıklamasına benzer olarak TCMB’nin faiz düşürmeyerek “piyasayı duyduğunu” düşünüyoruz. Bu da TCMB’nin kredibilitesi açısından…