Kategori: EKONOMİ

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık %2,68 azalışla Eylül 2009’dan bu yana en sert düşüşünü yaşadı

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %2,68 azalırken mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %2,71 azalış kaydetti.

SanayiÜretimi-2018-Eylül

(Ağustos ayında takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %1,7 artarken mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,1 azalış kaydetmişti.)

2018 yılı üçüncü çeyreğinde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,5 arttı. Bir önceki çeyreğe göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ise %0,2 azaldı.

Ekim ayı imalat sektörü PMI verileri zorlu faaliyet koşullarının etkisiyle üretim ve yeni siparişler yavaşlasa da Eylül ayına göre hız kestiğine işaret etmişti. Yeni ihracat siparişleri üst üste ikinci ay olacak şekilde azalmış ve gerileme önceki aya kıyasla hız kazanmıştı. Yine Ekim ayı reel kesim güven endeksi verileri göre ise son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde azalış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, iç piyasa ve ihracat sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin ise zayıfladığı gözlenmişti. Söz konusu veriler sanayi üretiminin 4. çeyreğe zayıf başladığını gösteriyor.

Euro Bölgesi ekonomisinde yavaşlama Türkiye’nin istihdam pazarı üzerinde baskı yaratıyor

Euro Bölgesi’nde sanayi üretimi Eylül 2018’de yıllık bazda %0,9 büyürken Ağustos ayı sanayi üretimi büyümesi yukarı %1,1 olarak revize edildi. Aylık bazda ise sanayi üretimi %0,3 daralma kaydetti, Ağustos ayı verisi %1,1 ile yukarı revize edildi. Almanya, Fransa ve İtalya’da sanayi üretimi aylık bazda gerilerken, yıllık bazda Almanya ve İtalya’da büyüme Fransa da ise daralma yaşandı.

Euro Bölgesi’nde GSYH ise 3Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre son 4 yılın düşüğü olan %0,2’lik büyüme kaydetti. 2Ç2018’de %0,4’lük büyüme kaydedilmişti. Bir önceki yılın aynı dönemine göre ise GSYH 3Ç2018’de 0,5 yüzde puanlık kayıpla %1,7 büyüme kaydetti.

EU-GDP-2018-Q-3

En büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nde hizmet ve imalat sektörünü kapsayan bileşik PMI endeksi Ekim ayında aylık 1 puan gerileme ile 53,1 puan seviyesine gerilese de endeksin 50 seviyesinin üzerinde olması ekonomik aktivitenin canlı olduğuna işaret ediyor. Eylül ayında hafif yükselen tüketici kredilerinin Ekim ayında hafif gerilediğini gördük. Bölge’de talep tarafında Ekim ayında önemli bir düşüş yaşanmaması üretim verilerinde aşağı yönlü sert bir düşüş olasılığını ortaya koymuyor. Hem Eylül hem de Ekim ayı ihracat verilerimiz de Euro Bölgesi’ndeki talep tarafındaki mevcut seyri destekliyor.

ABD merkez bankasının (Fed) finansal koşulları sıkılaştırması ve Avrupa Merkez Bankasının (AMB) yıl sonunda miktarsal genişlemeyi sonlandırmasına bağlı olarak küresel finansal şartların zorlaşması ve küresel ticarete yönelik belirsizlikler küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturuyor.

En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa ekonomisinde büyüme hızında yavaşlamanın devam edeceği beklentisi ışığında Türkiye’nin üretim tarafında büyümenin sınırlı olması ve zorlu finansal koşullara bağlı olarak tüketim ve yatırımda canlanma ihtimalinin zayıf olması sebebiyle Türkiye’nin istihdam verilerinde olumsuz seyrin devam etmesini bekliyoruz. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı son altı aydır aralıksız yükselerek Ağustos döneminde %11,20 seviyesinde bulunuyor.

İstihdam piyasasındaki bozulma devam ediyor

İşsizlik oranı Ağustos 2018 döneminde 0,5 puan artışla %11,1 seviyesine yükseldi. Temmuz döneminde %10,8 seviyesine yükselen işsizlik oranının Ağustos döneminde %11 seviyesine yükselmesi bekleniyordu. Tarım dışı işsizlik oranı 0,4 puanlık artış ile %13,2 olarak tahmin edildi.

Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı ise 0,2 puan artarak %11,2 oldu.

işsizlik-2018-Agustos

Eylül ve Ekim ayları imalat sektörü PMI verileri istihdam kaybına, reel kesim güven endeksi verileri ise gelecek üç aydaki istihdam beklentilerinde yavaşlamaya işaret etmişti.

İstihdam piyasasındaki bozulmanın Eylül ve Ekim dönemlerinde de sürmesini bekliyoruz.

Müshil hapı alıp kilo veriyoruz

Evet ihracat performansımız güçlü, evet talep darlığı ithalatı aşağı çekiyor ve evet cari açık azalıyor ancak tablo pek de göründüğü kadar pembe değil maalesef.

Şöyle açıklayalım:

Üç aylık hareketli ortalamalara baktığımızda ithalat hacmi Mart 2018’den beri yıllık bazda aralıksız gerilerken ihracat hacminin Ekim 2017’den itibaren gücünü korusa da zayıflamaya başladığına, Mayıs 2018’le birlikte gücünü tamamen kaybettiğine Eylül ayında ise yukarı yönlü sert bir sıçrama yaptığına tanık olduk.

Dış ticaret haddine baktığımızda Haziran-Eylül döneminde 104,1 seviyesinden 101,6 seviyesine gerilediğini görüyoruz. Diğer bir deyişle ihracat miktarsal olarak ayakta kalmayı başarıyor ancak değer olarak gerileyerek tehlike zillerinin çaldığı seviye olan 100 seviyesine doğru yaklaşıyoruz.

TİM’in yayınladığı Ekim ayı ihracat verileri yıllık bazda ihracat hacminin arttığına ama artış hızında yavaşlamaya işaret etmişti. Talep göstergeleri ise ithalatta zayıflığın Ekim ayında da sürdüğüne işaret etmişti. Dış ticaret haddinin Ekim ayında 100 seviyesinin altına gelmesini beklemiyoruz ancak ihracatımız maalesef ülke refahını artıracak güçte değil.

Bunun için yapılması gereken tek bir hamle şansımız var, o da katma değeri yüksek yeni ürün geliştirme ve üretimine yol açacak yapısal reformların gerçekleştirilmesi.

Cari işlemler dengesi Eylül ayında da fazla verdi, 12-aylık cari açık toplamı 46 milyar dolara geriledi

Ağustos 2018’de 2,59 milyar dolar fazla veren cari işlemler dengesi Eylül ayında da 1,83 milyar dolar fazla verdi ve 12-aylık cari işlemler açığı toplamı 46,06 milyar dolara geriledi.

Eylül ayında devam eden dış ticaret açığındaki gerileme ve turizm gelirlerindeki artış cari dengenin iyileşmesinde etkili oldu.

İç talep kaynaklı daralmanın ithalat hacmini Ağustos ve Eylül aylarında ortalama %20 daraltması, ihracatın ise ortalama %8 artması dış ticaret açığındaki gerilemenin ana sebepleri.

Ekim ayında talep bileşenlerine baktığımızda tüketim göstergelerinin (tüketici kredileri, kredi kartları, elektrik tüketimi) zayıflamaya devam ettiğini, ihracat tarafında ise güçlü performansın korunduğunu görüyoruz.  Dolayısıyla cari işlemler dengesinin Ekim ayında da fazla vermesi olası. İç talep şimdilik zayıf ancak güçlenmesi halinde cari dengenin zayıflayacağı gerçeğini de unutmayalım. Bu sebeple yine tekrarlayalım: katma değeri yüksek teknolojik ürünlerin geliştirilmesi, üretimi ve ihracatı ekonomik dengeler açısından hayati önem taşıyor.

Finansman tarafında, banka ve Genel Hükümet dışındaki sektörlerin yurtdışından kredi kullanımına devam edebilmesi finansman olanağının sürdürülebilmesi açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.

TCMB’nin Beklenti Anketi’ne göre 2018 sonu cari işlemler açığı beklentisi 40,7 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.