Kategori: GLOBAL

Çin ilk çeyrekte %6,4 büyüdü, Mart ayında hızlanma var

Çin ekonomisi 2019 yılı ilk çeyreğinde yıllık bazda %6,4 büyüme kaydetti. Piyasada beklenti GSYH’nin %6,3 büyüyeceği yönündeydi. GSYH bir önceki çeyreğe göre ise %1,4 büyüme kaydetti, 2018 yılı 4. çeyreğinde çeyrek bazda %1,5’lik büyüme kaydedilmişti.

Çin’de Mart ayı üretim ve tüketim göstergeleri ise beklentilerden yukarıda performans gösterdi…

Çin’de sanayi üretimindeki beklentilerin çok üzerindeki artış moral verdi. Sanayi üretiminin Mart 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %5,9 büyümesi beklentilerine karşılık %8,5 büyüme kaydetti. Şubat ayında sektörde yıllık bazda %5,3 büyüme kaydedilmişti. Sektör genelinde tüm kalemler büyüme gösterdi. Yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimi %6,5 büyümüş oldu.

Öte yandan perakende satışlar Mart 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %8,7 artış yaşadı. Şubat ayında perakende satışlarda %8,2’lik artış kaydedilmişti. Böylece 2019 yılı ilk çeyreğinde büyüme %8,3 olarak gerçekleşti.

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa Merkez Bankası bugün faiz kararını açıklayacak

Avrupa Merkez Bankası (AMB) para politikasını görüşmek üzere bugün toplanıyor.

2018 yılı 4. Çeyrek GSYH büyümesinin yıllık %1,1 olarak aşağı revize edilmesi (2018 yılı ortalaması %1,8), Mart ayında %1,4 seviyesine gerileyen yıllık tüketici fiyat enflasyonu, 2019 yılı ilk çeyreğinde daralma eğilimine giren imalat sektörünü dikkate aldığımızda AMB’nin bugünkü toplantısında faizde değişiklik yapmasını beklemiyoruz.

Nitekim AMB Başkanı Draghi 1 Nisan tarihinde yaptığı bir konuşmada küresel belirsizliklere dikkat çekerek bölge genelinde enflasyon dinamiklerindeki toparlanmanın sürmesi adına AMB’nin teşvik politikasını koruması gerektiğini ifade etmişti. Draghi küresel belirsizlikler olarak jeopolitik faktörleri, korumacılık tehditlerini ve kırılganlık gösteren gelişen ekonomileri sıralıyor.

AMB, politika faizi kararında enflasyonun orta vadede %2 seviyesinin hemen altında olmasını hedefliyor.

Mevcut durumda AMB’nin marjinal borç verme faizi (bankaların Eurosystem’den gecelik borçlanma faizi) %0,25, ana refinansman işlemleri %0 (bankaların Eurosystem’den haftalık borçlanma faizi), depo oranı (bankaların Eurosystem’de gecelik mevduat yapma faizi) eksi %0,4 seviyesinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Çin’de imalat sektörü Mart 2019’da büyüdü ancak hızlanma potansiyeli sınırlı

Çin Caixin imalat sektörü PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,9 puan artışla 50,8 puan seviyesine yükselerek büyüme bölgesine geri döndü. Markit tarafından yayınlanan raporda şu detaylar yer alıyor:

. Üretim ve toplam yeni siparişler hızla arttı.

. Yurt içi ve yurt dışı talep arttı… Yeni siparişler alt endeksi Kasım 2018’den bu yana en yüksek seviyesini kaydetti, yeni ihracat siparişleri alt endeksi büyüme bölgesi olan 50 seviyesinin üzerine çıktı.

. Şubat ayındaki zayıf işsizlik verisinin ardından, istihdam alt endeksi son 5 yılın en yüksek seviyesini kaydetti.

. Girdi stokları Kasım 2018’den bu yana ilk kez yükseldi.

. Kısmi artış kaydeden girdi maliyetlerine bağlı olarak çıktı fiyatları yükseldi.

. Gelecek 12 aya yönelik beklentilerde artış kaydedildi.

Japonya’da ise Nikkei imalat sektörü PMI endeksi 2019 yılı ilk çeyreğinde 2016 yılı ikinci çeyreğinden bu yana en kötü performansını gösterdi. Yurt içi ve yurt dışı talepte düşüş üretimi de aşağı çekerken sektörde istihdam artışı 2016’nın sonlarından bu yana en zayıf performansını kaydetti.

Güney Kore imalat sektörü PMI endeksi de 50 seviyesinin altında daralma bölgesinde yerini korudu. Zayıf yurt içi ve yurt dışı talebe bağlı olarak düşmeye devam eden yeni siparişlerin etkisiyle üretim kaybı sürdü.

2018 yılında %2,6 reel büyüme kaydeden Tayvan ekonomisinde ise imalat sektörü zayıf performans göstermeye devam ediyor. 2019’da %2,1 büyüme tahmini öne süren IHS Markit raporuna göre ülkede yurt içi ve yurt dışı talepteki zayıflığa bağlı olarak imalat sektörü PMI endeksi daralma bölgesi olan 50 seviyesinin altındaki yerini korumaya devam ediyor.

Endonezya, Filipinler, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı kapsayan ASEAN imalat sanayi PMI endeksi de Mart ayında tekrar büyüme bölgesi olan 50 seviyesinin üzerine yükseldi. Üretim ve satışlardaki artış iş güvenini yükseltti. Bölgede enflasyonist baskılar azalırken istihdam Şubat ayının ardından Mart ayında da yükseldi.

ABD ve Çin arasındaki ticaret görüşmelerine yönelik olumlu adımlar Mart ayında bölgede ticaret ve üretimin artmasında etkili oldu. Devamlılığı mümkün ancak ABD ekonomisindeki zayıflama sinyalleri, durgunluk emareleri gösteren Avrupa ekonomisi ve iç talepte zayıflama kaydeden Japonya ekonomisini dikkate aldığımızda Çin ve komşu ülkelerin üretim ve satış potansiyellerinin sınırlı olduğunu düşünüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed Mart ayı Ekonomi Raporu’nda sürpriz yok, güvercin ton desteklendi

New York Fed, Mart ayı Ekonomi Raporu’nu yayınladı. 19-20 Mart tarihli toplantısında faizleri sabit tutan ve 2020’de bir faiz artırımı beklentisini ortaya koyan Fed’in güvercin yaklaşımıyla hayli uyumlu bir rapor. Fed bir sonraki toplantısını 30 Nisan-1 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirecek. Fed’in mevcut faiz seviyesinde değişiklik yapmasını gerektirecek bir tablo şimdilik yok. Sebebi detaylarda sıralanmış:

Tüketim 2018 sonunda zayıfladı, 2019’da toparlanma sinyalleri var…

Aralık 2018’de tüketici harcamalarının reel olarak önemli ölçüde zayıfladığı; buna karşılık perakende satışların Ocak 2019’da, tüketici güveninin ise Şubat 2019’da önceki düşüşlerin ardından toparlandığı ifade edildi.

Yatırım harcamalarında ivme kaybı var…

İşletme ekipmanı harcamaları 4Ç2018’de önceki iki çeyreğe göre iyileşse de 2017 seviyelerinin gerisinde kaldı. Uçak hariç yeni sermaye malları siparişleri Ocak 2019’da arttı ancak sevkiyatların bir miktar gerisinde kaldı ki Fed bu gelişmeyi yakın vadede ivme kaybı olarak yorumluyor.

Konut piyasasında sinyaller karışık…

Konut piyasası göstergeleri Ocak 2019’da sıçrama yaptı ancak inşaat izinleri sektöre ilişkin karışık sinyaller verdi.

İstihdam piyasası zayıfladı, ücret artışları gücünü korudu…

İstihdam Şubat 2019’da zayıf kaldı. İşsizlik oranı düştü, istihdamın nüfusa oranı ve işgücüne katılım oranı değişmedi. Ücret artışları gücünü korudu.

Enflasyonda kısa vadede zayıflama işaretleri geldi…

Çekirdek enflasyon Şubat 2019’da zayıfladı fakat para politikası kurulunun uzun vadeli hedefi olan %2 ile aşağı yukarı uyumlu olduğu belirtiliyor.

Finansal piyasalar Mart ayında olumlu seyretti…

Geçen ay ABD hisse senetleri endeksleri ılımlı bir toparlanma sergiledi, volatilite düştü. 10-yıl vadeli tahvilin faizi nominal olarak kısmen geriledi. Ticaret ağırlıklı geniş kapsamlı dolar endeksi hafif yükseldi. Petrol fiyatları kısmen arttı.

Dr. Fulya Gürbüz

ABD ve Euro Bölgesi ekonomileri zayıflamaya devam ediyor

ABD ve Euro Bölgesi’nde imalat sektörü 2019 yılı ilk üç ayında ardı ardına zayıflarken çeyrek bazda bakıldığında 2018 yılı 4. çeyreğine göre daha zayıf bir performans ortaya koydu.

ABD Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,5 puan gerileyerek 52,5 olduğu tahmin edildi. Endeksin 50 ve yukarısındaki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

Euro Bölgesi Markit imalat sektörü PMI endeksi ise Mart 2019’da aylık 1,7 puan düşerek 47,6 seviyesine gerilediği tahmin edilerek daralmayı sürdürdü.

Hizmet sektörü tarafında ise ABD’de 2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre daha iyi bir performans ortaya konsa da Mart ayında sektörün aylık 1,2 puan düşüşle 54,8 seviyesine yavaşladığı tahmin edildi.

Euro Bölgesi’nde ise hizmet sektörü PMI verisi ise aylık 0,1 puan düşüşle 52,7 olarak tahmin edilerek büyüme bölgesinde kalmayı sürdürdü.

Hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan kompozit PMI endeksi ise Mart ayında ABD’de aylık 1,2 puan düşüşle 54,3 seviyesine zayıflarken Euro Bölgesi’nde aylık 0,6 puan kayıpla 51,3 seviyesine zayıfladı.

Genel olarak her iki ekonomide de enflasyon, istihdam ve üretim tarafında zayıflık sinyalleri var. Avrupa Merkez Bankası 2019 yılında %1,1 GSYH büyümesi tahmin ederken geçen hafta ABD Merkez Bankası Fed reel büyüme beklentisini 0,2 puan düşüşle %2,1 seviyesine çektiğini duyurmuştu.

Türkiye için anlamı ise en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nden (özellikle Almanya’dan) ithalat talebinin zayıflamaya devam edecek olması.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed güvercine döndü

Fed 20-21 Mart tarihli para politikası toplantısında faiz değişikliğine gitmedi ve politika faiz aralığını %2,25-2,50 aralığında bıraktı.

Toplantı sonrası yayınlanan basın duyurusuna göre;

. İstihdam piyasası güçlü ancak ekonomik büyümede yavaşlama var.

. İlk çeyrek göstergeleri hanehalkı harcamaları ve şirketlerin sabit yatırımlarında yavaşlamaya işaret ediyor.

. Düşük enerji fiyatlarına bağlı olarak enflasyon yıllık bazda geriledi. Çekirdek enflasyon %2 seviyesine yakın.

. Küresel ekonomi ve finansal gelişmeler ile azalan enflasyon baskıları ışığında, Komite faiz politikası konusunda sabırlı kalacak.

. Mayıs 2019’dan geçerli olmak üzere Fed bünyesindeki Hazine tahvil stoğu azaltımını aylık 30 milyar dolardan 15 milyar dolara düşürerek Eylül 2019’da bilanço azaltımını tamamlamayı planlıyor.

Fed söz konusu verilere dayanarak;

. 2019 ve 2020 yılları için GSYH tahminlerini sırasıyla %2,3’ten %2,1’e ve %2’den %1,9 düşürdü, 2021 yılı için büyüme beklentisini %1,8 olarak bıraktı.

. Kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonu 2019, 2020 ve 2021 yılları için beklentilerini 0,1 yüzde puan düşürerek sırasıyla %1,8, %2 ve %2 seviyelerine çekti. Çekirdek PCE hedefini %2 olarak korudu.

. İşsizlik oranı beklentilerini 2019, 2020 ve 2021 yılları için sırasıyla 0,2 yüzde puan, 0,2 yüzde puan ve 0,1 yüzde puan artırarak %3,7, %3,8 ve %3,9 seviyelerine yükseltti.

. Aralık ayı toplantısında Fed 2019 yılı için iki faiz artırım öngörmüştü. Mart toplantısında faiz değişikliği öngörülmezken 2020 yılında bir faiz artırımı tahmin ediliyor.

Avrupa ve Çin ekonomileri yavaşlarken Fed’in küresel ekonomik gelişmelere yönelik temkinli tutumu ve enflasyonda yumuşama eğilimine paralel olarak “sabırlı” politikasını sürdürmesi yatırımcıların rotasını gelişen ekonomilerden gelişmekte olan ekonomilere yönlendirecektir. Türkiye bu akımdan olumlu etkilenecektir. Nitekim 5,50 seviyesine yaklaşan Dolar-TL kuru Fed kararı sonrasında 5,42 seviyelerine çekildi ancak bütçede faiz dışı harcamalarda artış ve yüksek özel sektör borcu TL ve faizi baskı altında tutuyor. ABD ve AB ile ikili ilişkilerin olumlu seyretmesi, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında yapısal reformlarda hızlanma Türkiye’nin yeni fon dalgasından önemli oranda pay almasında etkili olacaktır. Aksi halde kısa vadeli fon akışları TL ve faizleri sert dalgalanmalara maruz bırakabilir.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed faiz kararını açıklayacak

Toplantıdan faiz değişikliği gelmeyecek. Takip edeceğimiz Fed Başkanı Powell’in toplantı sonrası yapacağı basın toplantısı.

Başkan Powell en son 11 Mart tarihinde yaptığı bir konuşmada ekonominin genel olarak gücünü koruduğu ifadesine yer verdi. 2008 finansal krizin ardından düşük ve orta gelir grubu hanehalkının diğerlerine göre çabuk ve tam olarak iyileşmediğini ifade etti.

Para politikasıyla ilgili ipucu aradığımda konuşmanın detayında bir ayrıntı yakalayamasam da ABD ekonomisi “güçlü” ifadesinin tekrarlanması faizde indirim olmayacağının kanıtı. Ancak yavaşlama sinyalleri var. 2018 yılı 4. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre GSYH yıllık %2,6 büyüme ile beklentilerden yukarı açıklandı, 3. çeyrek büyümesi %3,4 idi. Ekonomik aktivitede yavaşlama var ve 2019 yılının ilk iki ayında da bu yavaşlamanın sinyalleri geliyor: Tüketici enflasyonu gıda ve benzin fiyatlarına bağlı olarak %1,5’e geriledi. Öte yandan Şubat ayında işsizlik oranı %3,8 dip seviyesine geriledi. Yani istihdam piyasası güçlü, ama enflasyon ve üretim dinamiklerinde zayıflama var.

Bugünkü basın toplantısında faiz 2019 yılı faiz kararı öngörüsü, varlık alımlarının durum, küresel ekonomi ve 2020 yılı ekonomisine yönelik beklentiler konusunda ipuçları arayacağız.

Fed bugünkü toplantısında politika faiz aralığını %2,25-2,5 seviyesinde tutacak ancak bundan sonrasında tartışacağımız konu ABD ekonomisinin ne hızla yavaşlayacağı olacak. IMF’nin 2019 ve 2020 ABD için büyüme tahmini sırasıyla %2,5 ve %1,8 iken OECD’nin tahmini sırasıyla %2,6 ve %2,2. CNBC’nin Mart tarihli Fed Anketi‘ne göre ise piyasa profesyonelleri ABD ekonomisinin 2019 ve 2020 yıllarında sırasıyla %2,3 ve %2 büyüyeceğini, 43 katılımcının %60’ı 2019 yılında 1 faiz artırımı beklerken %33’ü 1 faiz indirimi bekliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlığı: Fed faiz kararı

ABD Merkez Bankası (FED) 19-20 Mart tarihlerinde Mart ayı para politikası toplantısını gerçekleştirecek. Faiz kararını çarşamba günü açıklayacak olan Fed’den faiz değişikliği beklemiyoruz.

3Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre yıllık bazda %3,4 büyüyen ABD ekonomisi 4Ç2018’de beklentilerden yukarıda %2,6 büyüme kaydetti. Böylece 2017’de %2,5 büyümenin ardından ABD ekonomisi 2018 genelinde ortalama %3,1 büyüme kaydetmiş oldu.

Ocak ve Şubat aylarına ilişkin verilere baktığımızda,

. İşsizlik oranı Şubat ayında %3,8 seviyesine geriledi (Fed’in para politikasında işsizlik oranı hedefi %4).

. Ortalama saatlik kazançlar Şubat ayında yıllık %3,4 seviyesine yükseldi.

. Fed’in baz aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat edeksi (PCE) ise Aralık 2018’de Kasım ayına göre değişiklik göstermeyerek %1,9 yükseldi (Fed’in para politikasında çekirdek PCE hedefi %2).

. Tüketici enflasyonu Şubat benzin ve tekstilde gerilemeye paralel olarak ayında yıllık %1,5 seviyesine geriledi.

. İmalat sektöründe Şubat ayında zayıflama görülse de büyümeyi sürdürdü, hizmet sektörü Ocak ayına göre güçlü bir sıçrama yaptı.

. Ocak ayında devlet harcamaları arttı.

. Perakende satışlar Ocak ayında yükseldi.

Öncü göstergeler ABD ekonomisinin 2019 yılına güçlü girdiğini gösterdi. ABD-Çin ticaret anlaşmasının netlik kazanmaması ve Fed’in küresel zayıflığı başlıca risk olarak değerlendirmesini dikkate aldığımızda bu toplantıda beklemede kalacağını düşünüyoruz.

Fed, bir sonraki faiz kararını 1 Mayıs’ta açıklayacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Coface: “Polonya’da şirketlerin yüzde 99’u ödemelerde gecikme yaşıyor”

Ticari alacak sigortası alanında ve küresel ekonomide referans noktası olan Coface, Türkiye’nin dış ticaretinde 2018 yılında %1,6’lık büyüklüğe sahip olan Polonya’nın şirket ödemelerine yönelik bir araştırma raporu yayınladı. Raporda 2018 yılında şirketlerin %99’unun ödemelerde gecikme yaşadığını, bunun ülke genelinde standart bir uygulama olduğu, öte yandan ödenmeyen alacaklarda sadece küçük bir azalma olduğu kaydediliyor. Yayınlanan basın bülteninin tamamı aşağıdadır:

Polonya Ödemeler Anketi 2019: Şirketlerin yüzde 99’u ödemelerde gecikme yaşıyor

2018 yılında, Polonya 2011 yılından bu yana kaydettiği en yüksek büyüme oranı olan yüzde 5,1’lik büyüme performansı ile ekonomik toparlanmada en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Bu olumlu makroekonomik ortama rağmen, ödeme gecikmelerinin Polonya piyasasında standart bir uygulama olmaya devam ettiği görülüyor. Coface anketine katılan Polonyalı şirketlerin neredeyse yüzde 99’u ödemelerde gecikme yaşamıştır. On şirketten sadece biri ödemeleri zamanında aldığını bildirmiştir.

Ödemelerdeki ortalama gecikme süresi azalıyor ancak sektörler birbirleri arasında farklı bir tablo sergiliyor…

2018 yılında ekonomik hızlanmaya rağmen, ödenmeyen alacaklarda sadece küçük bir azalma kaydedilmiştir. Ödemelerdeki ortalama gecikme süresi şu anda 59,9 gün olup bu süre 2017 yılına göre sadece 3 gün daha kısadır. Ödemelerdeki gecikme süresinin 26 gün olduğu tekstil, en iyi durumda olan sektör konumundadır. Taşımacılık ve inşaat şirketleri, sırasıyla 140 ve 105 günlük gecikme süreleri ile yine ödemelerde en fazla gecikmenin yaşandığı sektörler olmuştur. Her iki sektörde 2017 yılına göre hafif bir iyileşme kaydedilmiştir ancak bu yıl için kötüye gidiş beklenmektedir. Ödemelerdeki gecikme sürelerinde en fazla artış perakende sektöründe kaydedilmiştir (15 günden 44 güne çıkmıştır).

Polonyalı işletmeler için olumlu görünüm…

Ödeme anketinde, hem ekonominin orta vadedeki durumunu hem de daha yapısal özellikteki iş ortamını yansıtan şirketlerin ödeme davranışları araştırılmıştır. Coface’ın Orta ve Doğu Avrupa Bölge Ekonomisti Grzegorz Sielewicz konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları belirtti:

“Şirketlerin yüzde 52’si önümüzdeki 6 aylık dönemde karlılıklarının artacağını tahmin ederken, yüzde 39’u karlılıklarında bir azalma öngörüyor. Tekstil, otomotiv ve enerji sektörleri satışlarında bir iyileşme bekliyor. Öte yandan, ilaç, metal ve inşaat sektörleri satışlarının azalacağını tahmin ediyor.” Coface’ın gerçekleştirmiş olduğu ankete göre, oniki sektörden dokuzu önümüzdeki aylarda ödenmemiş alacakların miktarının azalacağını tahmin ediyor.

Coface Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi CEO’su Declan Daly’nin ödeme anketi ile ilgili görüşleri ise şöyle: “Polonya Ödeme Anketi, diğer Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde de yaşanmakta olan eğilimi teyit etmektedir. Güçlü ekonomik faaliyet, şirketlerin algıladıkları zorlukları maskeleyebilir. Rekabet ortamı ve artan maliyetler marjları baskılamıştır ve bu aynı zamanda işletmelerin ödeme likiditesini de etkileyecektir. Ekonomide yaşanacak yavaşlama ile birlikte, şirketler daha az destekleyici bir ortamda faaliyet göstermek zorunda kalacaktır.”

AMB faizleri değiştirmedi, büyüme ve enflasyon tahminlerini düşürdü

Avrupa Merkez Bankası (AMB) politika faizini değiştirmeyerek %0’da tuttu ve en azından yıl sonuna kadar değiştirmeyeceğini duyurdu.

Bununla birlikte AMB, orta vadede %2 enflasyon hedefine ulaşmak ve bankalara likidite sağlamak amacıyla

1. Varlık alıp programı kapsamında satın alınmış olan tahvillerin vadeleri dolduğunda anaparanın tekrar yatırıma dönüştürülmesi uygulamasına uzun süre devam edilecek.

2. Yeni bir uzun vadeli yeniden finansman programı (TLTRO) Eylül 2019’da devreye alınacak ve Mart 2021’de sonlanacak. Böylece bankalara uygun faiz oranıyla uzun vadede kaynak sağlanmış olacak.

3. Eurosystem’in ödünç verme işlemleri de en az Mart 2021’e kadar devam edecek.

Ekonomik görünüme ilişkin olarak AMB Başkanı Draghi şu değerlendirmelerde bulundu:

. Euro Bölgesi’nde ekonomi zayıflıyor,

. Jeopolitik belirsizlikler, korumacılık tehditleri ve gelişen ekonomilerdeki kırılganlıklar ekonomik büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturuyor,

. Ekonomideki zayıflık enflasyon hedefinden uzaklaştırıyor,

. Destekleyici finansman koşulları, elverişli işgücü piyasası ve ücretlerdeki artış Euro Bölgesi’de ekonomik büyümeyi destekliyor ancak enflasyon üzerinde kısmi baskı yaratıyor.

Söz konusu ekonomik görünüme bağlı olarak AMB, Euro Bölgesi GSYH büyüme beklentilerini 2019 yılı için %1,7’den %1,1’e, 2020 yılı için %1,7’den %1,6’ya düşürdü; 2021 yılı için %1,5 olan beklentisini değiştirmedi.

AMB’nin enflasyon beklentileri ise 2019 yılı için %1,8’den %1,2’ye, 2020 yılı için %1,6’dan %1,5’e, 2021 yılı için %1,7’den %1,6’ya düşürüldü.

AMB’nın ekonomiye yönelik değerlendirmelerinin Türkiye için anlamı riskler korunduğu müddetçe en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nin ihracat hacmimize katkısının sınırlı kalacak olması. ABD’nin ise Türkiye’den ithal ürünlerine gümrük muafiyetini kaldırma hamlesini de eklediğimizde son gelişmeler yüzümüzü güldürecek cinsten değil.

Dr. Fulya Gürbüz