Cari işlemler dengesi Eylül ayında da fazla verdi, 12-aylık cari açık toplamı 46 milyar dolara geriledi

Ağustos 2018’de 2,59 milyar dolar fazla veren cari işlemler dengesi Eylül ayında da 1,83 milyar dolar fazla verdi ve 12-aylık cari işlemler açığı toplamı 46,06 milyar dolara geriledi.

Eylül ayında devam eden dış ticaret açığındaki gerileme ve turizm gelirlerindeki artış cari dengenin iyileşmesinde etkili oldu.

İç talep kaynaklı daralmanın ithalat hacmini Ağustos ve Eylül aylarında ortalama %20 daraltması, ihracatın ise ortalama %8 artması dış ticaret açığındaki gerilemenin ana sebepleri.

Ekim ayında talep bileşenlerine baktığımızda tüketim göstergelerinin (tüketici kredileri, kredi kartları, elektrik tüketimi) zayıflamaya devam ettiğini, ihracat tarafında ise güçlü performansın korunduğunu görüyoruz.  Dolayısıyla cari işlemler dengesinin Ekim ayında da fazla vermesi olası. İç talep şimdilik zayıf ancak güçlenmesi halinde cari dengenin zayıflayacağı gerçeğini de unutmayalım. Bu sebeple yine tekrarlayalım: katma değeri yüksek teknolojik ürünlerin geliştirilmesi, üretimi ve ihracatı ekonomik dengeler açısından hayati önem taşıyor.

Finansman tarafında, banka ve Genel Hükümet dışındaki sektörlerin yurtdışından kredi kullanımına devam edebilmesi finansman olanağının sürdürülebilmesi açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.

TCMB’nin Beklenti Anketi’ne göre 2018 sonu cari işlemler açığı beklentisi 40,7 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Mark Mobius alım fırsatı veren ülkeleri ve sektörleri sıraladı

Mobius Capital Partners kurucu ortağı Mark Mobius, CNBC’e verdiği 12 Kasım tarihli röportajında gelişen ülke piyasalarının alım fırsatı verdiğine dikkat çekti.

Mobius, finansal problemler yaşayan Türkiye ve Arjantin, ABD dolarında değerlenme ve artan petrol fiyatlarının etkisiyle yüksek dış borç taşıyan ve net petrol ithalatçısı konumundaki gelişen ülkelerin hisse senetleri piyasasında yaşanan sert satışların etkisiyle (yılbaşından bu yana %16’lık kayıp yaşandı) hisse senetlerinin çok ucuzladığını ve alım fırsatı yarattığını ifade ediyor.

Mobius’un favori ülke listesinde Brezilya, Çin, Endonezya, Hindistan, Malezya ve Tayland var.

Favori sektörleri arasında verimliliklerini teknoloji ile iyileştiren güçlü bilanço, düşük borçluluk yapısına sahip, yatırım yapan ve temettü ödeyen perakende şirketleri var.

Mobius ABD-Çin arasında ticaret gerginliğinin artması halinde en çok Güney Asya ülkelerinin etkileneceğini ancak bu olasılığı düşük gördüğünü belirtiyor.

Petrol fiyatlarına ilişkin olarak ise Mobius 100 dolar beklentilerini kısa vadede olası görmüyor. Gerçekleşmesi halinde gelişen ülke para birimlerinin ABD dolarına karşı toparlanmasının etkisiyle finansal yapılarının çok olumsuz etkilenmeyeceğini dile getiriyor.

Veri yoğun bir haftaya girdik

12 Kasım Pazartesi

Eylül ayı ödemeler dengesi verisi açıklanacak. Ağustos ayında 2,59 milyar dolar fazla verilirken 12-aylık cari açık 51,13 milyar dolar seviyesine gerilemişti. 1,87 milyar dolar dış ticaret açığı oluşan Eylül ayında ödemeler dengesinin 1,97 milyar dolar fazla vermesi bekleniyor.

15 Kasım Perşembe

Eylül dönemi işsizlik verileri açıklanacak. Ağustos döneminde işsizlik oranı %10,8 seviyesine yükselmişti. İşsizlik oranının Eylül döneminde de %11 seviyesine yükselmesi tahmin ediliyor. Eylül ve Ekim ayı Reel Kesim Güven Endeksi verileri istihdam beklentilerinde düşüşe işaret etmişti.

Ekim ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Eylül ayında 5,96 milyar TL bütçe açığı kaydedilmişti.

16 Kasım Cuma

Eylül ayı sanayi üretim verisi açıklanacak. Ağustos ayında yıllık %1,7’lik artış yaşanan sanayi sektörünün yıllık %1,1 büyümesi bekleniyor.

Fed şeffaf yapısı ile piyasaları sürprizlerden uzak tuttu, sabit yatırımlardaki ılımlı artışa dikkat çekti

ABD merkez bankası Fed dün gerçekleştirdiği para politikası toplantısında politika faiz aralığını beklendiği gibi %2,0-2,25 aralığında tuttu. Toplantı sonrası yayınlanan bilgilendirme notunda Fed Eylül toplantısından son toplantıya kadar olan süreçte ekonomiyle ilgili gelişmeleri şöyle sıraladı:

. İstihdam piyasası güçlenmeye devam ederken ekonomik aktivite güçlü bir oranda artışını sürdürdü.

. Son aylarda işe alımlar ortalama olarak gücünü korurken işsizlik oranı geriledi.

. Hanehalkı harcamaları güçlü oranda arttı, şirketlerin sabit yatırımları sene başındaki hızlı artışa göre daha ılımlı bir artış sergiledi.

. 12-aylık değişimlere bakıldığında manşet enflasyon ve gıda ve enerji dışı enflasyon %2 seviyesine yakın.

. Uzun vadeli enflasyon beklentilerine dair göstergelerde çok küçük değişimler var.

. Ekonomik görünüme ilişkin riskler kabaca dengelenmiş görünüyor.

. Fed maksimum istihdam ve %2 enflasyon hedefine bağlı kalmayı sürdürecek.

Kısacası Fed güçlü ekonomik göstergelere bağlı olarak kademeli faiz artışlarına devam edecek. Toplantı tutanakları 29 Ekim’de yayınlanacak. Tutanaklarda, sabit yatırımlarda kaydedilen ılımlı artış vurgusunun sebeplerini arayacağız.

Fed bir sonraki para politikası toplantısını 18-19 Aralık tarihlerinde gerçekleştirecek. Toplantıda 25 baz puanlık artış öngörülüyor.

ABD seçimlerinin belirsizliği artırması Fed’in bugünkü toplantısında beklemede kalacağı beklentisini kuvvetlendirdi

2008-2009 Küresel Finansal Kriz döneminde %3,9 daralan ABD ekonomisi Fed’in şeffaflık ve miktarsal genişleme politikaları ile 2016 yılı 2. çeyreğinden itibaren istikrarlı bir şekilde büyüyerek 2018 yılı 3. çeyreğinde uzun-vadeli ortalaması olan %3 büyümeyi tekrar yakaladı. Fed’in işsizlik oranında %4, enflasyonda ise %2 hedefini yakalayacağına inanması ile birlikte Fed kademeli faiz artırım sürecine 2016 yılı Aralık ayı toplantısında başladı.  Fed’in para politikası kriterlerinden biri olan işsizlik oranı Ekim 2018 itibariyle %3,7, enflasyon (çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi) Eylül 2018 itibariyle %2 seviyesinde bulunuyor.

Trump’ın istihdam ve büyümeyi artırıcı politikalarıyla iç talep gücünü korurken dış ticaret açığı son 10 yılın en yüksek ikinci seviyesine yükseldi. Korumacılık politikaları ise ithal girdi maliyetini artırarak şirket karlılıkları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya başladı.

6 Kasım ara seçimleri ile Trump’ın dahil olduğu Cumhuriyetçiler Kongre’nin Senato kanadındaki hakimiyetini korurken Demokratlar beklentilere paralel olarak Kongre’nin diğer kanadı olan Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde ettiler. Diğer bir deyişle istihdam ve büyümede Trump yönetiminin sağladığı başarı Senato’da gücünü korumasını sağlarken izlediği politikalardan memnun olmayanlar ise Trump’ın kontrol edilmesini sağlamak adına Demokratların Meclis çoğunluğunu elde etme yolunu seçtiler. Diğer bir deyişle Meslis’te Trump hakkında soruşturma açma kararı alınabileceği gibi 2019 yılında Meksika sınırına duvar örmek için gerekli bütçe desteğini alamayabilir. Veya büyümeyi artırıcı hedeflerinden olan altyapı çalışmalarının önü kesilebilir. Veya borçlanma tavanının yükseltilmesi engellenebilir. Tüm bunlar ABD ekonomisinin büyüme potansiyelini aşağı çekecek gelişmeler olacak.

Öte yandan ABD, Kanada ve Meksika ile ticaret anlaşması sağlanması önemli bir adım olacaktır ancak asıl kritik olan ABD-Çin ticaret anlaşmasının ne yönde sonuçlanacağı. 29 Kasım’da Arjantin’de yapılacak G20 zirvesinde Trump ve Xi Jinping’in ikili görüşmesi bu konuda önemli bir dönüm noktası olacak.

Dolayısıyla 2019 yılı dikkate alındığında Trump’ın politikalarına yönelik belirsizlikler korunurken Fed ve Avrupa Merkez Bankası likiditeyi kısarken zorlu küresel finansal şartların ekonomiler üzerinde olumsuz etkisi büyüme performansı üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam edecek.

Söz konusu belirsizlikler bugün (8 Kasım) faiz kararını açıklayacak olan Fed’in beklemede kalmasına sebep olacak. Öte yandan Fed’in ekonomiye yönelik beklentilerini ve olası riskleri toplantı sonrasında yayınlanacak basın duyurusunda okuyacağız.