Etiket: abd

Papaz kaçtı

Açıkçası düşündüğümü en sonda değil en baştan söyleyeyim. Amerikalı rahibin ev hapsine çıkarılması Merkez Bankası’nın faiz artırmasının yerini tutar mı bence tutar ama yan etkileri olur. Çünkü bu, piyasaların bildiğinden daha farklı bir oyun ve politika tarzı.

Ekonomi ve/ya finansal piyasalar güven ve beklentiler üzerine kurulu. Elbette belirsizlikleri artırıyor olmak bir ülkeye ilişkin risk primini ve dolayısıyla faiz oranlarını yani faiz talebini arttırır.

Diğer taraftan bir ülkenin risk primi, örneğin Türkiye’nin kredi notu ticari partnerleri ile ya da siyasi partnerleri ile olan ilişkisine bağlıdır. ABD ile olan problemlerimiz dolayısıyla değil miydi Türkiye’deki borçlanma maliyetlerinin yükselmesi ya da Türkiye’de belirsizliğin artması?

Dolayısıyla papazı bir politika aracı olarak kullanmak ABD ile zaten çıkar üzerine olan ilişkilerin karşılıklı iyi niyetten karşılıklı birbirini kollamaya döndüğü bu dönemde gayet normal.

Çünkü eğer ABD ile olan ilişkiler belli bir bazda doğrudan çıkar ilişkisine dönüşürse bu çıkarların çatışması yerine aynı amaca yönelmesi sonucunu da doğurabilir.

Dolayısıyla faiz artırarak zaman kazanacak olan Türkiye Cumhuriyeti şimdi papazı kaçırarak zaman kazanmış gibi gözüküyor.

Aynı hükümet daha önce borçlanma maliyetlerini tasarruf ederek hızlı şekilde aşağı indirebilmişti. O zaman faiz konusunda bir ön yargısı da yoktu. Mali disiplinin ve reformların faizi aşağı getireceğini biliyordu ve ona göre hareket etti. Şimdi ise piyasaya verilen mesaj ‘ne olursa olsun faizi aşağıda tutmaya çalışacağım’ şeklinde.

Esasında 75 ya da 100 baz puanlık faiz artırımı yapılsaydı papazla birlikte Türk Lirası’nın çok daha fazla değer kazandığını görürdük. Reformlarla desteklendiğinde de yumuşak bir iniş anlamına gelirdi ekonomi açısından. Ama şimdi hem piyasalarda ‘ben faizi aşağı tutmak için elimden geleni yapacağım’ düşüncesi oluştu hem de ‘kur yukarı gitse de bundan çok rahatsız değilim’ şeklindeki bir mesaj da dolaylı şekilde verilmiş oldu.

Yapılması gereken, bir reform takvimini de kapsayacak Orta Vadeli Planı bir an önce açıklamak ve devreye sokmak.

Yani faiz arttırmak yerine papazı kaçıran Türkiye Cumhuriyeti ekonomi yönetiminin yapacağı, yine zaman kaybetmeden hızlı şekilde reformlara odaklanmak.

Bu işte önemli bir risk daha var. Eğer ABD ile ilişkiler bu hareketlere rağmen istediğimiz ortak çıkarlar platformuna taşınamazsa ne papazı kaçırmak ne de faiz artırmak işe yarar. Ama unutmayalım önemli olan, piyasalara yapılacakları doğru ve belirgin şekilde anlatarak hızla bir reform takvimine odaklanılacağı konusunda onları ikna etmek.

Türkiye’nin sorunu güven sorunu. Güveni kazanmak kolay olmuyor, kaybedildi mi de yerine kolay gelmiyor.

Çin’de üretici fiyatları Haziran’da hızını artırdı

Gümrük tarifeleri hammadde ve üretim maliyetlerini artırmaya devam ediyor. 6 Temmuz’da ABD ve Çin’in karşılıklı olarak 34 milyar dolarlık ithal ürünlerine gümrük tarifesi uygulamasına fiilen başlamadan öncesinde Haziran ayı Çin üretici fiyat endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %4,7 artış kaydetti; Mayıs ayında %4,1’lik artış yaşanmıştı. ABD’de ise üretici fiyatları Mayıs ayında yıllık %3,1 oranında artış kaydetmişti.

Öte yandan üretim maliyetlerindeki artış halen tüketici fiyatlarına yansıtılmış değil. Çin’de tüketici fiyatları Haziran ayında bir önceki aya göre %0,1 düşerken yıllık değişim %1,9 oldu. Tüketici fiyatları Mayıs ayında yıllık %1,8 artış kaydetmişti.

ABD istihdam verisi Fed’i nasıl etkiler?

ABD’de istihdam Haziran’da arttı, işsizlik oranı yükseldi… ABD tarım dışı işsizlik oranı Haziran ayında aylık 0,2 yüzde puan artışla %4 seviyesine yükseldi. Saat başına ortalama ücret artışı yıllık bazda %2,7 ile bir önceki ay verisiyle aynı kalırken beklentilerden 0,1 yüzde puan aşağı geldi. Tarım dışı istihdam verisi de 195 bin artış beklentisine karşın 213 bin artış kaydetti.

Fed tutanakları istihdam ve ekonomik aktivitenin gücünü koruduğunu vurgulamıştı… Haziran ayı toplantısında politika faiz aralığını 25 baz puan artışla %1,75-2,0 aralığına yükselten Fed, dün açıklanan toplantı tutanaklarında istihdam piyasası ve ekonomik aktivitenin gücünü koruduğu, 2018 yılı sonuna kadar iki faiz artırımı daha yapılacağını tahmin ettikleri, uzun süreli yüksek büyümenin enflasyonda yukarı yönlü baskı oluşturduğu, bu sebeple faiz artırımlarına devam edilmesi gerektiği, gümrük tarifeleri ve ticari kısıtlamaların ise gelecekteki yatırım aktivitesi kapsamında ABD içi ve dışında olumsuz etkisi olabileceğine yönelik endişeler not edilmişti.

İstihdam verisi ABD dolarına satış getirdi… İstihdam verisinin açıklanmasının ardından ABD doları endeksi Haziran ortası seviyesi olan 93,66 seviyesine kadar geriledi.

ABD Başkanı Trump’ın AB’nin ABD otomobillerine gümrük vergisini kaldırması halinde kendilerinin de AB otomobillerine tarifeleri askıya alacağını açıklaması ve son gelen güçlü Almanya sanayi üretimi verileri ile güçlenmesinin ardından beklentilerin gerisinde kalan ABD işsizlik verisi ile Euro-Dolar paritesi 1,1763 seviyesine kadar yükseldi.

Dolar-TL kuru ise ABD dolar endeksindeki gerilemeyle birlikte 4,5759 seviyesine kadar geriledi.

İstihdam verisi Fed’i nasıl etkiler?

Fed, 1 Ağustos’ta para politikası kararını açıklayacak. Fed’in %2 olarak hedeflediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları PCE endeksi Mayıs ayında yıllık %2,3 seviyesine yükselmişti. Her ne kadar işsizlik oranı %4’e yükselmiş olsa da Fed hedefine denk seviyede bulunuyor.

Fed’in 1 Ağustos toplantısında beklemede kalıp enflasyon, istihdam ve büyüme dinamiklerini gözlemek suretiyle Eylül ve Aralık ayları toplantılarında 25’er baz puanlık faiz artırımına gitmesini bekliyoruz.

ABD-Çin arasında ticaret savaşı 34 milyar dolar ile başladı, 500 milyar dolara yükselme riski var

ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı 6 Temmuz’da fiilen başladı…

ABD halkına Çin ile arasındaki ticaret açığını kapatacağı sözünü veren ABD Başkan Trump dün yaptığı açıklamada 818 ürünü kapsayan 34 milyar dolarlık Çin ithal mallarına %25 ek vergi uygulamasına bugün itibariyle (6 Temmuz) başlanacağını, 16 milyar dolarlık diğer dilimin ise iki hafta içinde devreye alınacağını duyurdu.

Trump’ın Çin’e yönelik hamlesi 500 milyar dolara yükselebilir… 

Çin hükümeti önceki açıklamasında uygulamanın başlatılması halinde misilleme olarak 34 milyar dolarlık ABD ithal mallarına aynı tarihte aynı uygulamayı başlatacağını, ancak uygulamayı başlatacak ilk ülke olmayacaklarını duyurmuştu. Trump dün yaptığı açıklamada Çin’in karşı misilleme yapması halinde 500 milyar dolarlık Çin ithal mallarına ek vergi geleceği uyarısını tekrarladı. Çin 2017 yılında ABD’ye 505,5 milyar dolarlık ihracat yaparken ABD Çin’e 130 milyar dolar mal ihraç etmişti.

ABD’nin vergi tarifelerini başlatmasının ardından Financial Times ve Bloomberg’in yerel haberleri kaynak göstererek yayınladığı haberlere göre Çin’in karşı hamlelere başladığı, cnbc.com ise devlet haber ajansı Xinhua’a dayandırdığı haberinde ABD ithal mallarına vergi tarifesinin ABD ile aynı şekilde %25 olduğu belirtildi.

Çin ekonomisi ticaret savaşı söylemleriyle momentum kaybına uğradı, devamı gelecek…

ABD’den sonra dünyanın 2. büyük ekonomisine sahip olan Çin 2017 yılında ortalama %6,85 oranında büyürken 2018 yılı 1. çeyreğinde %6,8’lik büyüdü; işsizlik oranı 1. çeyrekte %3,89 seviyesine, enflasyon ise Mayıs ayında yıllık %1,8 seviyesine geriledi. Çin’in ABD’ye olan ticaret fazlası 2018 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,9 azalışla 104,85 milyar dolar seviyesine gerilerken sanayi üretiminde aynı dönemde bir önceki yıla göre hafif de olsa bir momentum kaybı var. ABD ile yaşanan sözlü ticaret savaşındaki seyrin Çin ekonomisini yılın ilk 5 ayında olumsuz etkilediği gördük. 6 Temmuz ile birlikte uygulamanın fiili olarak başlaması ile karşılıklı misilleme hareketlerinin momentum kaybının süreceğine işaret ediyor.

ABD-Avrupa Birliği arasında otomotiv piyasası ticaret savaşında son durum ne?

Trump 1,1 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip olduğu Kanada ve Meksika ile müzakerelerini sürdürürken Haziran ayında Avrupa otomotiv sektörünü hedef alan %20’lik gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmuştu. The Guardian, Daimler’in ABD’de ürettiği Mercedes SUV’lerinin Çin’e ihracının söz konusu ticaret anlaşmazlığı ile karlılıklarında ciddi oranda düşüş yaratacağı uyarısını hatırlatıyor ki Reuters da Çin yerel gazetelerinde yer alan haberlerde ticaret savaşının sadece Çin ekonomisini değil küresel ekonomiyi de olumsuz etkileyeceğine dair haberlere yer veriyor. Kuzey Amerika’dan Çin’e 80 bin taşıt satışı yapan Ford şirketi ise söz konusu tarifelerin özellikle lüks Lincoln modellerinde karlılık marjlarının düşeceği uyarısında bulunduğuna dikkat çekiyor cnbc.com. Bu sadece buzdağının su üstünde görünen kısmı. Financial Times 3 Temmuz tarihli makalesinde ABD’nin ülkelere açtığı ticaret savaşının 1 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşabileceğine dikkat çekmişti.

Avrupa otomotiv pazarı üzerindeki ticaret savaşına konu kara bulutun dağılmasına yönelik olarak Almanya’nın üç büyük otomotiv üretici şirketi olan BMW, Volkswagen ve Daimler’in üst yöneticileri Çarşamba günü ABD konsolosu ile bir araya gelerek ABD-AB arasında karşılıklı otomotiv ithalatında sıfır vergi uygulamasını teyit taleplerini iletirken aksi bir uygulamanın ABD’den üretim ağını çekmekle sonuçlanabileceklerini belirtmişlerdi. Bir umut mudur bilinmez Başkan Trump dün ABD’nin Almanya konsolosu aracılığıyla AB’nin ABD taşıtlarına yönelik tarifeleri kaldırması karşılığında AB’den ithal edilen otomobillere yönelik tarifeleri askıya alacağını duyurdu. Haber sonrası Avrupa otomobil sektörü hisseleri Perşembe gününü %3,4’lük artışla kapattı.

Dünyanın 4. büyük ekonomisi olan Almanya’da ise GSYH  2017 yılı son çeyreğinde kaydettiği yıllık %2,9’luk büyümenin ardından 2018 yılı başında Trump’ın ticaret savaşı söylemleriyle ilk çeyrekte %2,3’e geriledi. ABD ile ticaret anlaşmalarındaki süreç başta Almanya olmak üzere AB ekonomisi üzerinde önemli rol oynamaya devam edecek.

ABD dolar endeksi Temmuz 2017 seviyelerine yükseldi

Küresel piyasalar ABD’nin Çin’e 200 milyar dolarlık yeni gümrük vergisi hamlesini sindirmeye çalışırken Avrupa’da devam eden politik anlaşmazlıklar ABD dolarının değer kazanmasına sebep oluyor.

ABD dolarının öncü para birimlerinden oluşan sepete karşı değerini ölçen ABD dolar endeksi 95,10 seviyesi ile Temmuz 2017 seviyelerine yükseldi.

Dün 1,1574 seviyesinde kapanan Euro-Dolar paritesi TSİ 1045 itibariyle 1,1557, Dolar-TL ise 4,7547 seviyelerinden işlem görüyor.

Bugün faiz kararını açıklayacak olan İngiltere Merkez Bankası’ndan bir değişiklik beklenmiyor zira 2018 yılı 1. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yıllıklandırılmış olarak %0,4 büyüyen İngiltere ekonomisinde öncü göstergeler ekonomide şahin bir görüntü ortaya koymasa da bunun geçici olduğunu düşünen ekonomistler Ağustos’ta faiz artırım olabileceği ihtimaline yer veriyor.

ABD dolarına talebin etkisi İngiliz sterlininde de görülüyor. Sterlin, dolar karşısında 1,3130 seviyelerine kadar geriledi ki en son Kasım 2017 ortalarında bu seviyeler görülmüştü.