Etiket: almanya

ABD-AB müzakereleri Euro Bölgesi’nde ekonomik beklentiler için olumlu bir hamle

Ekim 2018’de Almanya’da ekonomik durum 2018 yılı Ekim ayında yıl içinde ikinci dip seviyesini görmüş, ardından şartlardaki bozulma Mart 2019’a kadar zayıflayarak devam etti. ZEW ekonomik beklentiler endeksi Ekim ayında gördüğü -24,7 seviyesinden itibaren aralıksız iyileşerek Mart ayında -3,6 seviyesine geriledi ve ardından Nisan ayında Mart 2018’den bu yana ilk artı değeri alarak 3,1 seviyesine yükseldi. Öte yandan mevcut ekonomik görünüm değerlendirmesi ise 5,6 puan düşüşle 5,5 seviyesine geriledi. Enflasyon beklentisi ise 8,2 puan artışla 2,1 seviyesine yükseldi.

Benzer eğilim Euro Bölgesi genelinde de yaşandı. Bölgede ekonomik şartları gösteren ZEW endeksi Mayıs 2018’den bu yana ilk kez Nisan ayında 4,5 seviyesini görerek artı bölgeye geçti. Gelecek 6 aya ilişkin beklentiler 6,6 puan düşüşle -13,2 değerini alırken enflasyon beklentisi 7,7 puan artışla 1,1 seviyesine yükseldi.

ABD ile Çin arasında ticaret görüşmeleri devam ederken Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, ABD ile sanayi ürünlerinde gümrük vergilerini kaldırmak üzere ticaret anlaşması müzakerelerinin başlatılmasını onaylaması haberi 15 Nisan’da Anadolu Ajansı resmi sitesinde yayınlanmıştı. ABD-Çin arasındaki uzlaşmacı hamleler ardından Çin’den gelen son Mart ayı sanayi üretimi ve perakende satışlarda beklenenden yukarıda gelen iyileşmelere benzer olarak ABD-AB müzakerelerinin başlayacak olması Euro Bölgesi’ne ilişkin ekonomik beklentilerde iyileşme göreceğimize işaret ediyor.

Sanayi üretimi açıklanacak, beklenti %7,7 daralma

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 22019 yılı Ocak ayı sanayi üretimi verisini açıklayacak.

AA anketine göre Ocakta takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda %7,6 azalacağı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin ise aylık bazda %1,2 artacağı tahmin ediliyor. Foreks anketine göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin yıllık %7,8 daralacak.

Aralık 2018’de takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %9,8, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış
sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,4 daralmıştı.

En büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi Aralık 2018’de yıllık %4,2 daralmanın ardından Ocak 2019’da %1,1 daralma yaşayarak hafif toparlanma gösterdi öyle ki aylık bazda sanayi üretimi %1,4 büyüdü.

En büyük ticaret ortağımız olan Almanya’da ise Ocak ayında hem aylık (-%0,8) hem de yıllık (-%3,3) bazda sanayi üretiminin daralmaya devam etmesi Türkiye sanayi üretimine yönelik daralma beklentilerini teyit eder nitelikte.

Dr. Fulya Gürbüz

Almanya’da imalat sektöründe daralmanın sebepleri arasında Türkiye var

Almanya’da imalat sektörü PMI endeksi Ocak 2019’da son dört yılda ilk kez daralma bölgesi olan 50 seviyesinin altına geriledi. Endeks Aralık’ta kaydedilen 51,5 değerinin ardından Ocak ayında 49,7 değerini aldı.

Başlıca gelişmeler;
. Yeni siparişler son 6 yılın en hızlı düşüşünü kaydetti. ABD, İngiltere, İtalya, Türkiye ve Asya (özellikle Çin) kaynaklı talep düşüşü bunda etkili oldu.
. Uluslararası ticarette ve otomotiv piyasasındaki zayıflık talep kaybının ana sebepleri oldu.
. Girdi maliyetleri enflasyonu son 27 ayın en düşüğüne geriledi.
. İstihdam piyasası son 2 yılın en yavaş artışını kaydetti.

En büyük ticaret ortağımız olan Almanya ekonomisinin yavaşlaması dış ticaret hacmimiz açısından önemli. 2018 yılında Almanya’ya ithalatımız %4 azalırken, ihracatımız %7 artış kaydetti. Ancak 2018’in ilk ve son 6 ayındaki gelişmeler daha da çarpıcı. 2018’in ikinci yarısında Almanya’ya ithalatımız 2017 yılı ikinci yarısına göre %22 daralırken ihracat hacmi aynı dönemde değişiklik göstermedi. Yani 2018 yılı ikinci yarısında Almanya’ya olan ithalat hacmimiz sert şekilde daralırken ihracat performansı düştü.

Almanya’nın Ocak ayı PMI verileri Türkiye’den bir önceki aya göre daha az sipariş alındığını söylüyor ki bu da Türkiye’de iç talepteki daralmanın artarak sürdüğünü gösteriyor. Nitekim Ocak ayı PMI verileri Türkiye’nin imalat sektöründe üretimde daralmaya, ihracat siparişlerinde ise yatay bir seyre işaret etti. Yine PMI sonuçlarına göre Almanya ekonomisine yönelik beklentilerde bozulma devam ederse Türkiye’nin Almanya’ya olan ihracat hacminde gerileme göreceğiz ki bu da Türkiye’de ekonomik aktivitede yavaşlamanın süreceğine ve işsizlik verilerinde artış anlamına geliyor.

Almanya 2018’de tüketim ve yatırım harcamaları önderliğinde %1,5 büyüdü

2017 yılında %2,2 büyüyen dünyanın 3. büyük ekonomisi olan Almanya ekonomisi 2018 yılında %1,5 büyüdü. Böylece son beş yılın en düşük büyümesi kaydedilmiş oldu.

Hanehalkı tüketimi büyümesi %1’e, kamu harcamaları büyümesi %1,1’e, ihracat büyümesi %2,4’e, ithalat büyümesi %3,4’e yavaşladı. Makine ve teçhizatların büyümesi %4,5’e, inşaat büyümesi %3’e hızlandı, sabit varlık yatırımları büyümesi %3’e hafif yükseldi.

Ticaret savaşı, ülkede otomobil sektörünün yaşadığı zorluklar ve Brexit belirsizliğinin ülke ekonomisi üzerinde yarattığı yavaşlamaya rağmen yatırım harcamalarındaki artış dikkate değer. OECD, Almanya’da GSYH’nin 2019’da %1,6 büyümesini tahmin ediyor. Deutsche Bank ise Brexit belirsizliği ve Çin ekonomisinde büyüme endişelerine işaret ederek Alman ekonomisinin 2019 yılında %1’lik büyümeyi yakalayamayacağı riskine değiniyor.

Alman ekonomisi yılın ikinci yarısında daralabilir

Türkiye’nin en büyük ticari ortağı olan dünyanın en büyük 4. ekonomisi olan Almanya’da sanayi üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre %1,9 daralma kaydetti. Ekim ayı verisi ise %0,5 daralmadan %0,8 daralma olarak revize edildi.

İmalat sektörü PMI verilerine baktığımızda sektör 2018 yılı başından bu yana Temmuz ayı hariç aralıksız ivme kaybediyor. En son Aralık ayı verisine göre PMI endeksi yeni ihracat siparişlerinde düşüşün hızlanmasına bağlı olarak son 33 ayın en düşüğü olan 51,5 seviyesine geriledi. Endeksin 50 ve yukarı değeri sektörde büyümenin sürdüğüne, endekste düşüş ise sektörde zayıflığa işaret ediyor.

Perakende satışlar ise Kasım 2018’de bir önceki aya göre beklentilerin üzerinde %1 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre %1,1 artış kaydetti. Ekim 2018 verisi ise yıllık bazda %5,2 olarak yukarı revize edildi.

Hizmet sektörü PMI endeksini değerlendirdiğimizde endeks Aralık ayında son 27 ayın en düşüğü olan 51,8 seviyesine geriledi.

Oxford Economics Almanya GSYH’sinde 2018 yılı 4. çeyreği için %0 büyüme tahmin ediyor. Brexit ve küresel yavaşlama endişelerine bağlı olarak ise ekonominin 2019 yılı 2. yarısında ise daralmasını bekliyor. Söz konusu daralmanın Türkiye’nin ihracat potansiyeli üzerinde aşağı yönlü risk oluşturacaktır.

Perakende satışlar Ekim ayında sert geriledi

Türkiye’de perakende satışlar 2018 yılı Eylül ve Ekim aylarında yıllık ortalama %5 gerileme kaydetti. Eylül ayında takvim etkilerinden arındırılmış perakende satışlarda yıllık %2,9 oranında düşüşün ardından Ekim ayında satışlarda %7,5 kayıp yaşandı.

Aylık bazda bakıldığında Ekim ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satışlar Eylül ayına göre %2,6 düşüş kaydetti.

Perakende satışlarda Ekim ayında yaşanan sert gerilemede otomobil yakıtı ve gıda dışı ürün satışlarındaki (posta veya internet üzerinden yapılan alışveriş; bilgisayar, kitap, iletişim aygıtları ile elektrikli eşya ve mobilya) sert düşüş etkili oldu.

Perakende verileriyle birlikte talep tarafına yönelik öncü göstergeleri dikkate aldığımızda (krediler, tüketim vergileri, kamu yatırımları, ithalat) 3. çeyrekte yaşanan bozulmanın 4. çeyrekte de kötüleşerek devam ettiğini görüyoruz.

Küresel bazda baktığımızda ise son anketler (güven, ve PMI) ekonomide yavaşlama, Brexit belirsizliği ve İtalya’nın borç sorunu gibi gelişmelere bağlı olarak beklentilerde bozulmayı beraberinde getirdi. Beklentilerde bozulma ekonomik verilerle desteklendikçe beklentilerde bozulmanın sürdüğünü görüyoruz. Bunun en yakın örneğini en büyük ticari ortağımız olan Avrupa’nın verilerinde görmeye devam ediyoruz.

Almanya’da dün açıklanan ve Aralık ayında ardı ardına dördüncü ay düşüşünü sürdüren Ifo iş güveni endeksi verilerini dikkate aldığımızda özellikle imalat sektörü tarafında aylık %16’lık sert düşüş dikkatimizi çekti zira Almanya’da olası üretim kaybı doğrudan Türkiye’nin üretim ve ihracat performansını etkileyen önemli bir faktör. Dolayısıyla Avrupa’dan gelen verileri dikkatle izlemeye devam ediyoruz.

Brexit ve İtalya sorunları Almanya’nın iş durumu endeksini olumsuz etkiledi

Almanya’da Ifo endeksi Kasım ayında aylık 0,9 puan düşüşle 102 seviyesine geriledi. Ifo endeksi son 3 aydır düşüyor. Mevcut şartlardaki bozulmaya paralel olarak gelecek döneme ilişkin algı da bozuluyor.

Alt endekslere bakıldığında imalat sektöründe güven aylık bazda %9, hizmet sektöründe %5, toptancı ve perakende sektöründe %4 oranlarında kötüleşti.

Geçen hafta açıklanan PMI endeksi verilerinde de imalat sanayinde Ağustos ayında başlayan daralmanın Kasım ayında da sürdüğünü gördük ki endeksin 2016 seviyelerine kadar gerilediğini hatırlatalım. Servis sektörü PMI endeksinde ise bozulma son üç aydır devam ediyor.

Hafta sonu Avrupa Parlamentosu’nun Brexit’i onaylaması ve AB-İtalya arasında uzlaşma çabaları rahat bir nefes aldırsa da belirsizlikler hala korunuyor zira İngiltere parlamentosunun da Brexit’i onaylaması gerekiyor. Onaylanması halinde Brexit’in İngiltere’ye maliyetinin önümüzdeki 12 yılda 100 milyar pound olacağı tahmin ediliyor. Öte yandan Başbakan May’in Parlamento’dan yeterli desteği alamaması halinde Başbakanlık için bir seçim süreci ihtimali gündeme gelecek.

Almanya’da fabrika siparişleri düşse de ekonomik dinamikler gücünü koruyor

Almanya’da fabrika siparişleri Haziran 2018’de bir önceki aya göre %4 sert düşüş yaşadı. Düşüşte yurt dışı kaynaklı siparişlerde %4,7’lik düşüş etkili oldu. Mayıs ayında fabrika siparişlerinde %2,6’lık artış kaydedilmişti. Böylece 2018 yılının ilk 6 ayında ortalama %1,3’lük düşüş oldu.

Zew ekonomik güven endeksi Şubat ayından bu yana hızlanarak kötüleşmeye devam ederken sanayi ve imalat sanayinde üretimde hız kaybı ve yatırım harcamalarında düşüş var ancak perakende harcamalarda olumlu performansın sürmesi ve imalat ve hizmet sektörlerini kapsayan kompozit PMI endeksinin Temmuz itibariyle 55 seviyesine yükselmesi hala büyüme dinamiklerinin korunduğuna işaret ediyor.

Almanya ekonomisi 2018 yılı 1. çeyreğinde yıllık %2,3’lük büyüme kaydetmişti. 2017 yılında ise GSYH büyümesi ortalama %2,5 seviyesindeydi.

ABD’nin korumacılık rüzgarı Avrupa’yı sallıyor

Almanya’da Mayıs ayında -8,2 olarak ölçülen ZEW ekonomik algı endeksi Haziran ayında -16,1 seviyesine gerileyerek Eylül 2012’den bu yana kaydedilen en düşük değeri gördü. Son üç aydır negatif bölgede olan Almanya’da ekonomik algı bozulmaya devam ediyor.

Euro Bölgesi genelinde ise ZEW endeksi Haziran ayında aylık 15 puan kayıpla son 1 yılda ilk kez negatif bölgeye geçerek -12,6 seviyesine geriledi.

ABD Başkanı Trump’ın “Önce Amerika” sloganıyla devreye aldığı korumacılık politikasının yarattığı belirsizlik, daralma sinyali veren küresel ekonomi ve İtalya’da yükselen politik riskin etkisiyle Euro Bölgesi’nde  yatırım ortamı zayıflıyor.

Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Euro Bölgesi’nden gelen yavaşlama sinyallerinin Türkiye’ye yansımasını birince çeyrek GSYH verilerinde gördük; ihracattan büyümeye katkı olmadı. Euro Bölgesi’nde yatırım ortamı iyileşene kadar Türkiye’nin ihracat performansının iyileşme şansı yok. Büyüme sürdürülebilir değil, kurdaki yükseliş cari açığı kapatmıyor. Kurdaki yükselişin de cari açığın da ilacı ekonominin yavaşlaması.

Euro-Dolar paritesi Avrupa’daki yavaşlama dolayısıyla dolar lehine gelişecek.

Almanya verileri yurt dışı talepte zayıflığı doğruladı

Almanya’da iş dünyası ortamını ölçen Ifo endeksi Mayıs ayında 102,2 seviyesi ile bir önceki aya göre değişmedi. Endeks Aralık 2017’den Nisan ayına kadar aralıksız düşüş kaydetmişti. Alt endekslere göre geleceğe yönelik beklentilerde gerileme var.

Son açıklanan GfK tüketici güven endeksi ise mayıs ayına göre 0,1 puan gerilemeyle 10,7 olarak gerçekleşti.  Son 1 yıldır endeks Temmuz 2017’de 10,6 ile en düşük değerini, Şubat 2018’de de 11,0 ile en yüksek değerini gördü. Tüketicilerin son 1 yıldır beklentilerinde kalıcı bir iyimserlik veya kötümserlik gözlemlemiyoruz.

Büyüme tarafına baktığımızda geleceğe yönelik endişelerin izlerini buluyoruz. 2018 yılı 1. Çeyrek nihai büyümesi önceki tahminlere benzer olarak bir önceki çeyreğe göre %0,3 oldu. 4Ç2017’de %0,6’lık büyüme kaydedilmişti.

Bir önceki yılın aynı dönemine göre karşılaştırıldığında reel sektör yatırım harcamalarında zayıflama görülürken önceki çeyrekle karşılaştırıldığında artış söz konusu.

Hane halkının tüketim harcamaları hem bir önceki çeyreğe hem de bir önceki yılın aynı dönemine göre artış kaydetmesi yurtiçi talepte canlılığın sürdüğüne işaret etti.

Hem bir önceki çeyreğe hem de bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracatta kaydedilen düşüş yurtdışı talebin zayıflığına işaret etti.

İthalat tarafında ise bir önceki çeyreğe göre düşüşün Türkiye dış ticaret rakamlarında bir değişiklik yaratıp yaratmadığı konusunda etkisini izleyeceğiz.