Etiket: avrupa merkez bankası

Artan belirsizlikler Euro Bölgesi’nde yatırımları öteliyor, büyümeyi iç talep destekleyecek

İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan Euro Bölgesi Kompozit Üretim PMI Endeksi Ocak 2019’da son 5 aylık düşüşünü koruyarak aylık 0,1 puan düşüşle 51,0 olarak sonuçlandı ve son 5,5 yılın en düşük değerine geriledi.

Geçen hafta açıklanan imalat sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 0,9 puan düşüşle 50,5 seviyesine gerilemişti.

Hizmet sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,4 puan artışla 51,2 seviyesine yükseldi.

İmalat ve hizmet sektörlerini baz alan Kompozit PMI verilerine göre;
. Üretimdeki zayıflık imalat sektöründeki yavaşlamadan kaynaklandı.
. İmalat sektörü küçülme bölgesine doğru gerilerken, hizmet sektörü son dört yılın en düşük performansını kaydetti. Böylece talep tarafı 2013 yılının ortalarından bu yana en zayıf noktasına ulaştı.
. Ekonomik aktivitede en sert düşüşler Fransa ve İtalya’da yaşandı. Almanya ve İspanya en iyi performans gösteren ülkeler oldular.
. İmalat sektöründe yeni siparişler son 6 yılın en sert düşüşünü yaşaması toplam yeni siparişlerdeki düşüşün ana sebebi oldu, hizmet sektöründe yeni siparişler yataya yakın kalarak durgunluk işareti verdi.
. İtalya’da yaşanan istihdam kaybı dışında Bölge genelinde istihdam zayıflayarak da olsa arttı.
. Girdi maliyetleri Ocak ayında artışını korudu. Ücret ve maaş artışları hizmet sektöründe işletme maliyetlerini artırdı, imalat sektöründe ise düşen petrol ürünleri fiyatları girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttı.
. Artan işletme ve girdi maliyetleri çıktı fiyatlarının son üç ayki en yüksek artışı kaydetmesine sebep oldu.
. İş güveni konusunda uluslararası ticaret, Brexit ve bölgesel ve küresel olarak artan politik belirsizlikler beklentilerin bozulmasına sebep oldu.

Raporda yer aldığı üzere PMI göstergeleri GSYH’nin ilk çeyrekte %0,1’lik artışa işaret ediyor. 2018 yılında çeyrek bazda ortalama %0,3’lük artış yaşanmış, en son 2013 yılında %0,1’lik artış kaydedilmişti. Aralık 2018’de yayınlanan beklentilerine göre Avrupa Merkez Bankası (AMB) Euro Bölgesi 2019 yılı 1. çeyreği için GSYH’de dönemlik %0,3-0,7 aralığında bir büyüme öngörüyor. Yıllık bazda bakıldığında AMB, Euro Bölgesi’nin 2018 yılında %1,9 büyümesinin ardından 2019 yılında %1,7 büyüyeceğini tahmin ediyor. 2020 ve 2021 yılları için tahminleri ise sırasıyla %1,7 ve %1,5. IMF ise Euro Bölgesi’nin 2019 ve 2020 yıllarında sırasıyla %1,6 ve %1,7 büyüyeceğini öngörüyor.

AMB 4 Şubat tarihli “Euro Bölgesi’nde iç talep ve buna bağlı riskler” başlıklı raporunda ise, önümüzdeki birkaç yıl boyunca ekonomik aktivitenin iyileşen istihdam piyasası ve hanehalkı gelir artışının desteğiyle iç talep kaynaklı olarak ılımlı bir hızda büyüyeceğini tahmin ediyor.

Söz konusu raporda anket verileri ve modellemelerin ortaya koyduğu sonuçlara göre AMB, küresel ekonomiye yönelik belirsizliklerin özel tüketimden daha çok yatırım ortamını olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

Anket verileri küresel belirsizliklerdeki artışın yatırım kararlarının ötelenmesine sebep olduğunu ortaya koyarken, AMB çok ülkeli tahmin modeline göre artan küresel belirsizlikler sonucunda yatırımlarda meydana gelen kaybın yarısının belirsizliğin azalmasını takip eden yaklaşık 2,5 yıl sonra telafi edilebildiği sonucu elde edilmiştir.

İç talepteki daralmanın derinleştiği Türkiye özelinde baktığımızda en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nde iç talebin korunması ihracat hacmimiz açısından yukarı potansiyel taşımasa da ümitli kalmamıza sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi makro verileri Avrupa Merkez Bankası kararında değişikliğe işaret etmiyor

2018 yılı ilk iki çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,4 (yıllık %2,4 ve %2,1) büyüyen ve 3. çeyrekte zayıflama sinyalleri veren Euro Bölgesi’nde Ekim ayı verileri de zayıflamanın sürdüğüne işaret etti:

. Zew ekonomik beklenti anketi Ekim ayında -19,4 ile son altı yılın en düşük seviyesine geriledi, enflasyon beklentileri yükseldi.

. İmalat sanayi sektörü PMI endeksi Ekim ayında 52,1 seviyesine gerileyerek son 10 ayın 9. düşüşünü kaydetti. Her ne kadar endekste 50 değerinin yukarısı sektörde büyümeye işaret etse de imalat sanayinde güç kaybı yaşanıyor.

. Hizmet sektörü PMI endeksi Ekim ayında kaydettiği 53,3 değeri ile son 2 yılın en düşük seviyesine geriledi. Sektörde enflasyon beklentileri artarken üretim, yeni sipariş ve istihdam artışlarında zayıflama var.

. Tüketici güveni Ekim ayında -2,7 seviyesine yükselse de endeks son 5 aydır eksi bölgede ortalama -1,7 seviyesinde bulunuyor.

Üretim ve hizmet tarafında güç kaybı yaşansa da iç talep gücünü korurken şirketler de yatırım harcamalarını sürdürüyorlar:

. Bankaların tüketici kredi hacmi 3. çeyrekte yıllık ortalama %3,1 büyüme kaydetti (Ocak-Haziran ortalaması yıllık %2,9).

. Bankaların özel sektöre kullandırdığı kredi miktarı Temmuz-Ağustos döneminde hızını artırdı.

Özellikle çelik vergi tarifelerine bağlı olarak otomotiv sektörünün olumsuz etkilendiği Euro Bölgesi’nde Brexit ve İtalya’nın bütçe çıkmazına yönelik belirsizlikler beklentileri de olumsuz etkiliyor. ABD, Çin’e yönelik %10 tarifle uygulamasını 2019 yılında %25’e çıkarmayı planlıyor. Olası bir geri adım Euro Bölgesi’nde beklentilerin güçlenmesinde etkili olabilir.

Avrupa Merkez Bankası (AMB) bugün para politikasını görüşmek üzere toplanıyor. Üretici fiyatları yüksek enerji fiyatlarının etkisiyle Temmuz-Ağustos döneminde ortalama %4,3 artarken, tüketici fiyatlarında %2,1 artış var. Ücret artışları ise %1,9 seviyesi ile Ocak-Haziran dönemi ortalaması olan %1,8’in üzerinde.

AMB, son toplantısında yıl sonunda varlık alımlarını sonlandıracağını, 2019 yılı sonuna kadar faiz değişikliğinde gitmeyi beklemediğini tekrarlamıştı. Bugün yapılacak toplantıda değişiklik beklemiyoruz. Biz ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmelerini takip edeceğiz.

Dolara bir destek de eurodan

Avrupa Merkez Bankası (AMB) bugünkü para politikası toplantısında %0 olan politika faizinde beklendiği gibi değişiklik yapmazken aylık 30 milyar euro olan tahvil alım programının Ekim 2018’den itibaren yıl sonuna kadar aylık 15 milyar euro olarak devam ettirilebileceği ve yeni yılla birlikte programın sonlandırılabileceği kaydedildi.

Banka, faiz artırımı için ise 2019 yılı yaz ayları öncesinde bir değişiklik öngörmüyor.

Karar öncesi 1,1852 seviyelerine kadar yükselen Euro-Dolar paritesi güvercin açıklamalar sonrasında 1,17 seviyesinin altına indi.

Paritenin dolar lehine gerilemesinin sebebi olarak AMB’nin Haziran 2019’dan önce faiz artırmayacağı ihtimali ifade ediliyor.

Karar sonrasında AMB Başkanı Draghi yaptığı basın toplantısında şu detaylara yer verdi:

. %2’lik enflasyon hedefine doğru eğilim sürüyor.

. Ekonomik veriler zayıflıyor ancak geniş tabana yayılmış büyüme dinamikleri hala güçlü.

. Artan korumacılık tehdit olmayı sürdürüyor.

. Faizlerin ne zaman artırılabileceği toplantıda tartışılmadı.

YORUM: Evet AMB’den Eylül ayında faiz artışı beklentisi yoktu, varlık alımının sadece ne zaman sonlandırılacağı tahmin edilmeye çalışılıyordu ve öyle de oldu. Başkan Draghi sıkılaştırmaya dair ekstra bir şey söylemedi. Gelişen piyasalar için finansman maliyeti sıkıntısının şimdilik ötelendiğini düşünüyoruz. Paritedeki düşüşe bağlı olarak Amerikan dolarının değer kazandığını görüyoruz ki bu da Eylül’de 1,05 beklentimizi güçlendiren bir diğer gelişme.

Euro-Dolar’ın Euro lehine kuvvetlenmesi zor

Erken seçim kararı alan İtalya kaynaklı esen olumsuz havayla birlikte Euro, ABD dolarına karşı değer kaybını sürdürüyor. Avrupa’nın 3. büyük ekonomisinde son makro-ekonomik verilerde bir bozulma yok ancak bugün açıklanan iş güveni endeksinde geleceğe dair beklentilerde bozulma olmasını normal karşılıyoruz. Ancak ay başından bu yana 2 kata yakın yükselen İtalya tahvil faizleri borçlanma maliyetlerini artıracağı gibi piyasada azalan likidite fiyatlamaları anormalleştiriyor. Dolayısıyla seçimlere kadar siyasi söylem ve çekişmeler faiz tarafında olumsuz havanın sürmesine sebep olacaktır. 14 Haziran’da toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası’nın düşük ivmeli büyüme performansı ve artan siyasi riski öne sürerek düşük faiz politikasında bir değişikliğe gitmeyecektir.

ABD tarafında ise enflasyonist eğilimin ve büyüme performansının daha güçlü olduğunu görüyoruz. Kuzey Kore ile görüşmelerin başlaması küresel siyasi riskin azalması açısından önemli bir gelişme. 13 Haziran’da faiz kararını açıklayacak olan Fed’in çeyrek baz puanlık faiz artışı yapılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak faiz artırımlarının hızı konusunda aceleci davranmayacaklarını düşünüyoruz.

Kısacası siyasi sorunlar ve büyümede ivme kaybı yaşayan Avrupa’ya karşılık büyüme performansını koruyan ABD’yi dikkate aldığımızda ABD dolarının Euro’ya karşı güçlenmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Euro-Dolar paritesinin bugün gördüğü en düşük seviye olan 1,1511 seviyesi en son Haziran 2017’de görülmüştü.

Paritenin 1,15 seviyesini aşağı kırması halinde sene sonunda 1,05 seviyelerini göreceğimizi tahmin ediyoruz.

Buradaki kritik konu Avrupa’nın büyüme tarafında ne zaman ivme yakalayacağı. İvmelenme ne kadar gecikirse AB içinde AB’ye karşı muhalefet de artacaktır. ABD’nin korumacılık politikaları da ateşi körüklediğine göre Avrupa tarafında 2018 yılı sonuna kadar suların durulması olası gözükmüyor. 2019 yılında siyasi risk ve ticari dengelenme sürecindeki değişimler Euro-Dolar’ın 1 seviyesinin altına gelmesinde veya 1’in üzerinde kalmasında etkili olacak.

Murat Üçer: “Euro-Dolar’da 1,05’lere doğru hareket şaşırtıcı olur”

Artunç Kocabalkan: Hızlı bir tur yapalım. Birinci sorum şu: Fed’in sen enflasyonla mücadelede curve’ün gerisinde kaldığını (yavaş hareket ettiğini) düşünmüyorsun, hatta bir miktar daha faiz artırmak konusunda temkinli davranacak, bu da gelişen piyasalar üzerinde 2018’de son çeyrekte çok büyük bir baskı yaratmaz diyebilir miyiz?

Murat Üçer: Bence normalleşme devam edecek ama bu normalleşme içerisinde 3 beklerken 5 faiz artırım beklenmesi gibi bir durum çıkmayacak. Yani bilanço meselesi devam edecek, faizin yukarı doğru hareketlenmesi devam edecek, 10-yıllık (tahvilin faizi) %3,5’a doğru devam edecek ama bu süreçte büyük şahince bir sürpriz bence olmayacak diye düşünüyorum açıkçası.

Bu ne demek bizim gibi ülkeler açısından? “Durum artık eskisi gibi değil, dikkat et evini topla” demek. Hani biz buna push (itmek) ve pull (çekmek) deriz. Yani sermayeyi sana iten faktörler, global ortam, risk iştahı; bir de sermayeyi çeken senin yaptıkların önemli. Dolayısıyla bu selektivite (seçicilik) önemli bir kelime olacak. Yani Türkiye, Arjantin, vs. bir yandan konuşuluyor maalesef, diğer yanda adjustment dedikleri evini toparlamış, kırılganlıklarını kontrol altına almış ekonomiler daha bir ayrışıyorlar. Dolayısıyla her EM (yükselen piyasalar) aynı değil demek mümkün.

Artunç Kocabalkan: Gelişen piyasalar içerisinde ilginin azalmış olmasına rağmen belki de bazı piyasalar bundan daha fazla etkilenecek, bazıları daha az etkilenecek diyebiliriz. Peki Avrupa tarafına baktığın zaman Avrupa’da enflasyonist baskı çok yok. Dolayısıyla Avrupa Merkez Bankası buna tepki vermek zorunda değil, uzun süre faizi düşük götürecek demek doğru mu? Bu da Euro-Dolar paritesinde o neredeyse bir ay önce 1,30’lar denen Euro-Dolar paritesinin Dolar lehine giderek hızlanan şekilde gelişmesi anlamına geliyor mu? Biraz abartarak sorayım ama yılsonunda Euro-Dolar paritesini mesela 1,05’lerde görsen şaşırır mısın?

Murat Üçer: Şaşırırım açıkçası. O kadar güçlü bir ayrışma olacak mı cycle’larda (döngülerde) emin değilim. Yani sonuçta ben biraz düz mantık makro düşünüyorum. Yani ABD dolarının kuvvetlenmesi, ABD’nin QE’ye (parasal genişlemeye) herkesten önce başlamasıyla ilgiliydi. Bu çok agresif (sert) fiyatlandı. Doları bir anlamda aşırı değerli territory (bölgeye) götürdü. Sonra birdenbire ne gördük geçen sene? Bu da tabi lag’li -gecikmeli- oluyor ama ne gördük? Çok beklentilere göre daha güçlü daha sağlam bir Avrupa ekonomisi Euro Bölgesi ekonomisi olduğu ortaya çıktı. (Avrupa Merkez Bankası Başkanı) Draghi doğru mesajlar verdi, “Ben de artık normalleşiyorum” dedi. Cycle bu defa – ibre veyahut – Euro lehine döndü. Şimdi tekrar Dolar’ın güçlendiğini görüyoruz. Neden? İşte Trump harcayacak, ABD ekonomisinde istihdam piyasası sıkıştı, ücretler gelecek vesaire. Yani bu trend devam eder herhalde ama buradan 1,05 agresif geliyor bana açıkçası.

Euro Bölgesi’nde ekonomik aktivitede yavaşlama sinyalleri

Euro Bölgesi’nin 2017 yılında çeyrek bazda ortalama %0,6 büyümesinin ardından 2018 yılı 1. çeyreği için Oxford Economics’in GSYH büyüme tahmini %0,4.

Bugün Mart ayı enflasyon verileri açıklanacak. Yıllık bazda çekirdek tüketici fiyat enflasyonunda Şubat ayına benzer olarak %1’lik artış bekleniyor.

Büyümede aşağı yönlü riskler ve enflasyonda yumuşaklık Avrupa Merkez Bankası’nı 26 Nisan toplantısında normalleşme politikasına yönelik bir adım atmaktan geri koyacaktır.