Etiket: avrupa

ABD-Çin arasında ticaret savaşı 34 milyar dolar ile başladı, 500 milyar dolara yükselme riski var

ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı 6 Temmuz’da fiilen başladı…

ABD halkına Çin ile arasındaki ticaret açığını kapatacağı sözünü veren ABD Başkan Trump dün yaptığı açıklamada 818 ürünü kapsayan 34 milyar dolarlık Çin ithal mallarına %25 ek vergi uygulamasına bugün itibariyle (6 Temmuz) başlanacağını, 16 milyar dolarlık diğer dilimin ise iki hafta içinde devreye alınacağını duyurdu.

Trump’ın Çin’e yönelik hamlesi 500 milyar dolara yükselebilir… 

Çin hükümeti önceki açıklamasında uygulamanın başlatılması halinde misilleme olarak 34 milyar dolarlık ABD ithal mallarına aynı tarihte aynı uygulamayı başlatacağını, ancak uygulamayı başlatacak ilk ülke olmayacaklarını duyurmuştu. Trump dün yaptığı açıklamada Çin’in karşı misilleme yapması halinde 500 milyar dolarlık Çin ithal mallarına ek vergi geleceği uyarısını tekrarladı. Çin 2017 yılında ABD’ye 505,5 milyar dolarlık ihracat yaparken ABD Çin’e 130 milyar dolar mal ihraç etmişti.

ABD’nin vergi tarifelerini başlatmasının ardından Financial Times ve Bloomberg’in yerel haberleri kaynak göstererek yayınladığı haberlere göre Çin’in karşı hamlelere başladığı, cnbc.com ise devlet haber ajansı Xinhua’a dayandırdığı haberinde ABD ithal mallarına vergi tarifesinin ABD ile aynı şekilde %25 olduğu belirtildi.

Çin ekonomisi ticaret savaşı söylemleriyle momentum kaybına uğradı, devamı gelecek…

ABD’den sonra dünyanın 2. büyük ekonomisine sahip olan Çin 2017 yılında ortalama %6,85 oranında büyürken 2018 yılı 1. çeyreğinde %6,8’lik büyüdü; işsizlik oranı 1. çeyrekte %3,89 seviyesine, enflasyon ise Mayıs ayında yıllık %1,8 seviyesine geriledi. Çin’in ABD’ye olan ticaret fazlası 2018 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,9 azalışla 104,85 milyar dolar seviyesine gerilerken sanayi üretiminde aynı dönemde bir önceki yıla göre hafif de olsa bir momentum kaybı var. ABD ile yaşanan sözlü ticaret savaşındaki seyrin Çin ekonomisini yılın ilk 5 ayında olumsuz etkilediği gördük. 6 Temmuz ile birlikte uygulamanın fiili olarak başlaması ile karşılıklı misilleme hareketlerinin momentum kaybının süreceğine işaret ediyor.

ABD-Avrupa Birliği arasında otomotiv piyasası ticaret savaşında son durum ne?

Trump 1,1 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip olduğu Kanada ve Meksika ile müzakerelerini sürdürürken Haziran ayında Avrupa otomotiv sektörünü hedef alan %20’lik gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmuştu. The Guardian, Daimler’in ABD’de ürettiği Mercedes SUV’lerinin Çin’e ihracının söz konusu ticaret anlaşmazlığı ile karlılıklarında ciddi oranda düşüş yaratacağı uyarısını hatırlatıyor ki Reuters da Çin yerel gazetelerinde yer alan haberlerde ticaret savaşının sadece Çin ekonomisini değil küresel ekonomiyi de olumsuz etkileyeceğine dair haberlere yer veriyor. Kuzey Amerika’dan Çin’e 80 bin taşıt satışı yapan Ford şirketi ise söz konusu tarifelerin özellikle lüks Lincoln modellerinde karlılık marjlarının düşeceği uyarısında bulunduğuna dikkat çekiyor cnbc.com. Bu sadece buzdağının su üstünde görünen kısmı. Financial Times 3 Temmuz tarihli makalesinde ABD’nin ülkelere açtığı ticaret savaşının 1 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşabileceğine dikkat çekmişti.

Avrupa otomotiv pazarı üzerindeki ticaret savaşına konu kara bulutun dağılmasına yönelik olarak Almanya’nın üç büyük otomotiv üretici şirketi olan BMW, Volkswagen ve Daimler’in üst yöneticileri Çarşamba günü ABD konsolosu ile bir araya gelerek ABD-AB arasında karşılıklı otomotiv ithalatında sıfır vergi uygulamasını teyit taleplerini iletirken aksi bir uygulamanın ABD’den üretim ağını çekmekle sonuçlanabileceklerini belirtmişlerdi. Bir umut mudur bilinmez Başkan Trump dün ABD’nin Almanya konsolosu aracılığıyla AB’nin ABD taşıtlarına yönelik tarifeleri kaldırması karşılığında AB’den ithal edilen otomobillere yönelik tarifeleri askıya alacağını duyurdu. Haber sonrası Avrupa otomobil sektörü hisseleri Perşembe gününü %3,4’lük artışla kapattı.

Dünyanın 4. büyük ekonomisi olan Almanya’da ise GSYH  2017 yılı son çeyreğinde kaydettiği yıllık %2,9’luk büyümenin ardından 2018 yılı başında Trump’ın ticaret savaşı söylemleriyle ilk çeyrekte %2,3’e geriledi. ABD ile ticaret anlaşmalarındaki süreç başta Almanya olmak üzere AB ekonomisi üzerinde önemli rol oynamaya devam edecek.

ABD dolar endeksi Temmuz 2017 seviyelerine yükseldi

Küresel piyasalar ABD’nin Çin’e 200 milyar dolarlık yeni gümrük vergisi hamlesini sindirmeye çalışırken Avrupa’da devam eden politik anlaşmazlıklar ABD dolarının değer kazanmasına sebep oluyor.

ABD dolarının öncü para birimlerinden oluşan sepete karşı değerini ölçen ABD dolar endeksi 95,10 seviyesi ile Temmuz 2017 seviyelerine yükseldi.

Dün 1,1574 seviyesinde kapanan Euro-Dolar paritesi TSİ 1045 itibariyle 1,1557, Dolar-TL ise 4,7547 seviyelerinden işlem görüyor.

Bugün faiz kararını açıklayacak olan İngiltere Merkez Bankası’ndan bir değişiklik beklenmiyor zira 2018 yılı 1. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yıllıklandırılmış olarak %0,4 büyüyen İngiltere ekonomisinde öncü göstergeler ekonomide şahin bir görüntü ortaya koymasa da bunun geçici olduğunu düşünen ekonomistler Ağustos’ta faiz artırım olabileceği ihtimaline yer veriyor.

ABD dolarına talebin etkisi İngiliz sterlininde de görülüyor. Sterlin, dolar karşısında 1,3130 seviyelerine kadar geriledi ki en son Kasım 2017 ortalarında bu seviyeler görülmüştü.

Paritede yeni dalgaya az zaman var

ABD’nin 200 milyar dolar değerinde Çin ithal mallarına %10 ek vergi uygulayacağı haberiyle artan ticaret savaşı endişeleri ile ABD doları değer kazanmaya devam ediyor. Oxford Economics ABD’nin önce başlattığı 50 milyar büyüklüğündeki Çin mallarına %25 vergi uygulamasından sonra gelecek olan bu yeni dilimin 2019-20120’de Çin’in GSYH’sini %0,3, ABD’nin GSYH’sini %0,2 puan aşağı çekeceğini hesaplamış. Ancak olası etki küçük gibi dursa da sadece Çin değil diğer Asya ülkelerinin de ekonomisinin olumsuz etkileneceği ve Avrupa açısından yeni vergi uygulamalarıyla her an karşı karşıya kalınabileceği riskleri var. İlgisi var mı yok mu bilinmez ama Trump’ın Merkel’i koltuğundan etmek istediği ve Avrupa’da mülteci sorununun bütçeye nasıl yansıyacağına ilişkin belirsizlikler var.

Siyasi ve ticari belirsizliklere rağmen ABD’nin kazançlı çıkacağı bir formülde diğer para birimleri olumsuz etkileniyor. ABD’nin en çok ticaret yaptığı ülkelerin para birimlerinden oluşan ABD dolar endeksi 94,98 değeri ile Ekim 2017 seviyelerine kadar yükseldi.

Geçen hafta politika faizini 25 baz puan artıran ve 2018 yılı için toplam faiz artırım olasılığını 3’ten 4’e çıkaran, 2019 yılında 3 faiz artırımı öngören Fed sonrasında yüksek faiz imkanı sunan ABD tahvillerine talep sürüyor. Mayıs ortasında %3,10 seviyesinin üzerine yükselen ABD 1-yıl vadeli tahvilin faizi %2,88-2,90 aralığına gerilemiş durumda.

ABD doları ve ABD tahvillerine yönelik ilgiye karşılık Avrupa’da önce Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) 2018 yılı sonunda tahvil alım programını sonlandırabileceği fakat bunun yanında ekonomik büyüme potansiyelinde zayıflık sebebiyle AMB’nin faiz artırımlarında yavaş kalacağı ihtimali Euro’nun ABD doları karşısında 1,15 seviyelerine doğru tekrar hareket etmesine sebep oluyor.

Seçim belirsizliği ve ekonomik sorunlarla boğuşan Türk lirası ise ABD dolarına karşı bugün %0,13 kayıpla 4,74’ün hemen altında işlem görüyor.

Euro-Dolar’ın Euro lehine kuvvetlenmesi zor

Erken seçim kararı alan İtalya kaynaklı esen olumsuz havayla birlikte Euro, ABD dolarına karşı değer kaybını sürdürüyor. Avrupa’nın 3. büyük ekonomisinde son makro-ekonomik verilerde bir bozulma yok ancak bugün açıklanan iş güveni endeksinde geleceğe dair beklentilerde bozulma olmasını normal karşılıyoruz. Ancak ay başından bu yana 2 kata yakın yükselen İtalya tahvil faizleri borçlanma maliyetlerini artıracağı gibi piyasada azalan likidite fiyatlamaları anormalleştiriyor. Dolayısıyla seçimlere kadar siyasi söylem ve çekişmeler faiz tarafında olumsuz havanın sürmesine sebep olacaktır. 14 Haziran’da toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası’nın düşük ivmeli büyüme performansı ve artan siyasi riski öne sürerek düşük faiz politikasında bir değişikliğe gitmeyecektir.

ABD tarafında ise enflasyonist eğilimin ve büyüme performansının daha güçlü olduğunu görüyoruz. Kuzey Kore ile görüşmelerin başlaması küresel siyasi riskin azalması açısından önemli bir gelişme. 13 Haziran’da faiz kararını açıklayacak olan Fed’in çeyrek baz puanlık faiz artışı yapılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak faiz artırımlarının hızı konusunda aceleci davranmayacaklarını düşünüyoruz.

Kısacası siyasi sorunlar ve büyümede ivme kaybı yaşayan Avrupa’ya karşılık büyüme performansını koruyan ABD’yi dikkate aldığımızda ABD dolarının Euro’ya karşı güçlenmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Euro-Dolar paritesinin bugün gördüğü en düşük seviye olan 1,1511 seviyesi en son Haziran 2017’de görülmüştü.

Paritenin 1,15 seviyesini aşağı kırması halinde sene sonunda 1,05 seviyelerini göreceğimizi tahmin ediyoruz.

Buradaki kritik konu Avrupa’nın büyüme tarafında ne zaman ivme yakalayacağı. İvmelenme ne kadar gecikirse AB içinde AB’ye karşı muhalefet de artacaktır. ABD’nin korumacılık politikaları da ateşi körüklediğine göre Avrupa tarafında 2018 yılı sonuna kadar suların durulması olası gözükmüyor. 2019 yılında siyasi risk ve ticari dengelenme sürecindeki değişimler Euro-Dolar’ın 1 seviyesinin altına gelmesinde veya 1’in üzerinde kalmasında etkili olacak.