Etiket: büyüme

Son üç çeyrekte %6,8 büyüme kaydeden Çin ekonomisi 2Ç2018’de %6,7 büyüdü

Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, 2018 yılı 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7 büyüme ile 2016 yılı 3. çeyreğinden bu yana en düşük büyüme performansını gösterdi. Bir önceki çeyreğe göre büyüme %1,8 oldu.

Aynı dönemde enflasyon bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ortalama %1,8 ile artan; sanayi üretimi %6,6 ve perakende satışlar %9 ile azalan seyirde performans gösterdi.

Yeni Seçim yaklaşıyor: Ya ekonomik yavaşlama ya IMF

Seçimlere 4,70 seviyelerinin hemen altından giren Dolar-TL kuru seçimin 2. tura uzamamasıyla birlikte 4,50 seviyesine geriledi. Ancak sorunun seçimin uzaması olmadığı gerçeği ile kur tekrar 4,70 seviyesine yükseldi.

Neydi bu görmezden gelinen gerçek?

TL üzerindeki kara bulutların dağılmadığı:

. Değer kaybeden TL’nin enflasyon üzerindeki baskısı

. Nisan’dan bu yana TCMB’nin toplam 500 baz puanlık faiz artırımı

. Beraberinde kredi ve tahvil faizlerinde artış

. Seçim öncesi devlet kasasından yapılan harcamaların bütçeye ve iç borçlanma gereğine artısıyla yansıtılması

. Cari açığın yükselmesi ve finansmanına yönelik belirsizlik

. Yüksek iç ve dış borç

. Borçlanma maliyetlerinin artması

. Başkanlık sistemiyle birlikte meclisin ve bakanlığın etkinliğini kaybetmesi

. OHAL’in Temmuz ayında son bulacağına yönelik belirsizlik.

Nitekim Haziran ayı enflasyonu TÜFE’de %15, yurt içi ÜFE’de %23, çekirdek enflasyonda %14 seviyelerini geçtik.Yansımasını 2 yıl vadeli gösterge tahvilin faizinin %20’ye, kredi faizlerinin %25’e yaklaşmasında gördük.

Reel sektör tarafında ise likidite sorunu yaşayan şirketlerin haberlerine ek olarak üretimde yavaşlama verileri geliyor, gelmeye de devam edecek.

Zam haberleri gelmeye başladı, sırada doğal gaz ve ekmeğe yansıtılacak zamlar var. Zincirleme etki devam edecek. TÜFE’nin yılı %15 civarında tamamlayacağını düşünüyoruz.

Enflasyondaki baskı ve TL’deki istikrarsızlık Merkez Bankası’nı 23 Temmuz toplantısında mevcut %17,50 olan politika faizini 100–150 baz puan artırmak zorunda bırakabilir. Ancak Sayın Erdoğan’ın 8 Temmuz yemin töreninden sonra faizlere yönelik tavrı önemli olacak.

Eğer yapısal reformlar, kurumların bağımsızlığı, demokratikleşme, özgürlük, OHAL ve büyümeye ilişkin somut gelişmeler ortaya konmaz ise yüksek faiz, yüksek enflasyon ve büyümede sert iniş ve paralelinde IMF programı uzak bir son değil.

Draghi, büyüme dinamikleri güçlü ama zayıflıyor dedi çünkü…

Son açıklanan verilere göre;

. 2017 yılının ikinci yarısında %2,8 büyüme kaydeden Euro Bölgesi ekonomisi 1Ç2018’de %2,5 büyüme kaydetti.

. 2018 yılının ilk dört ayında ortalama yıllık %1,23 yükselen tüketici enflasyonunun Mayıs ayında %1,9 yükselmesi bekleniyor.

. Çekirdek enflasyon sekiz ayın sonrasında Mayıs ayında %1,1 seviyesine yükseldi.

. İşsizlik oranı sene başındaki %8,7 seviyesinden Nisan ayında %8,5 seviyesine geriledi.

. İhracat hacmi Mart ayında son 12 ayın en yükseğine çıktı, ithalat ortalamanın üzerinde yükseldi.

. Perakende satışlar aylık değişim olarak Şubat-Nisan döneminde pozitif bölgede seyrediyor.

. Sanayi üretimi Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,2’lik büyüme kaydetmesinin ardından Nisan ayında %1,7 artış kaydetti. Ara mallar, tüketim malları ve enerji malları üretiminde yavaşladı. Aylık bazda ise %0,9 daralma yaşandı. Son 12 ayda sanayi üretimi yıllık bazda ortalama %3,5 oldu.

. Mayıs ayı sanayi üretimine ipucu olan Mayıs ayı imalat sektörü PMI endeksi Ocak ayında başladığı düşüşüne Mayıs ayında da devam etti.

Fren öncesi son yüksek büyüme

Beklentiler paralelinde GSYH birinci çeyrekte %7,4 büyüme kaydetti. 2017 yılı genelinde %7,35 seviyesinde ekonomik büyüme kaydedilmişti.

Birinci çeyrekte büyümenin lokomotifi iç talep olurken ihracatın katkısı olmadı. Tüketici harcamaları ve şirketlerin yatırım harcamalarında birinci çeyrekte kaydedilen artışın devamını -teşvik tedbirleri alınmayacağı varsayımı altında- ikinci yarıyıl itibariyle görmeyeceğiz.

2018’in ilk 5 ayına ait öncü göstergeler yıl geneli için şimdilik %6,3’lük büyümeye işaret ediyor. Ancak yüksek faiz-yüksek enflasyon ortamında iç talepte daralmayla birlikte büyümenin 2018 genelinde %4,0-4,5 seviyelerine inmesi tahmin ediliyor.

Öte yandan Nisan itibariyle bir önceki aya göre yaklaşık 2 milyar dolar artışla 57 milyar doların üzerine çıkan cari işlemler açığı yılın geri kalanında iç talepte daralmayla birlikte gerileyecek. Birinci çeyrekte ihracattaki düşük performansın yılın geri kalanında da devam edeceğini düşünüyoruz ki bunda Avrupa ekonomisinin büyümede yaşadığı momentum kaybının etkisi olacak. Dolayısıyla cari işlemler açığında beklenen azalmanın iç talepteki zayıflıktan kaynaklanacak olması yabancı yatırımcı için soru işareti olmaya devam edecek. Bundan dolayıdır ki seçim sonrasında Merkez Bankası’nın bağımsızlığının korunması, sıkı para ve maliye politikalarının sürdürülmesi ve katma değeri yüksek yapısal reformların devreye alınması halinde yabancı yatırımcıyı kalıcı olarak çekebilecek bir hikaye sunmuş olacağız.

Almanya verileri yurt dışı talepte zayıflığı doğruladı

Almanya’da iş dünyası ortamını ölçen Ifo endeksi Mayıs ayında 102,2 seviyesi ile bir önceki aya göre değişmedi. Endeks Aralık 2017’den Nisan ayına kadar aralıksız düşüş kaydetmişti. Alt endekslere göre geleceğe yönelik beklentilerde gerileme var.

Son açıklanan GfK tüketici güven endeksi ise mayıs ayına göre 0,1 puan gerilemeyle 10,7 olarak gerçekleşti.  Son 1 yıldır endeks Temmuz 2017’de 10,6 ile en düşük değerini, Şubat 2018’de de 11,0 ile en yüksek değerini gördü. Tüketicilerin son 1 yıldır beklentilerinde kalıcı bir iyimserlik veya kötümserlik gözlemlemiyoruz.

Büyüme tarafına baktığımızda geleceğe yönelik endişelerin izlerini buluyoruz. 2018 yılı 1. Çeyrek nihai büyümesi önceki tahminlere benzer olarak bir önceki çeyreğe göre %0,3 oldu. 4Ç2017’de %0,6’lık büyüme kaydedilmişti.

Bir önceki yılın aynı dönemine göre karşılaştırıldığında reel sektör yatırım harcamalarında zayıflama görülürken önceki çeyrekle karşılaştırıldığında artış söz konusu.

Hane halkının tüketim harcamaları hem bir önceki çeyreğe hem de bir önceki yılın aynı dönemine göre artış kaydetmesi yurtiçi talepte canlılığın sürdüğüne işaret etti.

Hem bir önceki çeyreğe hem de bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracatta kaydedilen düşüş yurtdışı talebin zayıflığına işaret etti.

İthalat tarafında ise bir önceki çeyreğe göre düşüşün Türkiye dış ticaret rakamlarında bir değişiklik yaratıp yaratmadığı konusunda etkisini izleyeceğiz.

Murat Üçer: “Orta vadeli büyüme dinamikleri hala zayıf; ABD’de %2 üzeri enflasyon mümkün, Avrupa’da bu beklentiyi korumuyorum”

 

Artunç Kocabalkan’ın ekonomist Murat Üçer ile gerçekleştirdiği röportajın ilk bölümünde küresel büyüme ve enflasyon konuları değerlendiriliyor.

Küresel büyüme…

Küresel büyüme konusunda IMF Bahar toplantılarına değinen Murat Üçer, 2011’den beri büyüme oranlarını tutturan küresel ekonominin önündeki risklerin başında korumacılığın geldiğini ve Trump’ın küçümsenmeyecek bir risk olduğunu belirtti.

Üçer, Çin’le olan tartışmanın kısa vadede sonuçlanmayacak gibi gözüktüğünü ifade etti.

Kısa ve orta dönem büyüme dinamiklerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Üçer şöyle devam ediyor:

“Kısa dönem sonrasında belli bölgeler ve ülkeler tekrar ayağa kalkıyor. Brezilya ve Rusya iki sene öncesine kadar resesyondaydı. Avrupa 2017’de olumlu yönde bizi şaşırttı. Bunun sürdürülebilirliği açısından bakıldığında birtakım endişeler var.

Demokratik problemler, üretkenlik problemlerini de dikkate aldığımızda orta vadeli büyüme dinamiklerinin hala zayıf gittiğini eklemek lazım.

IMF, politikaları daha iyi koordine edelim, yapısal reformlarımızı yapalım ki büyüme fırsatını kaçırmayalım görüşünü savunuyor.

Aslında sağlıklı bir dünya ekonomisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.”

Küresel boyutta enflasyon görünümü…

Enflasyon görünümü hakkında Üçer şu değerlendirmelerde bulundu:

“Enflasyon üzerinde yapısal baskılar var: Globalleşme, işçilerin eski gücünün olmayışı, gelir dağılımı sorunu sebebiyle -orta sınıfın gelirleri büyümedikçe- talep zayıf seyrediyor. Yani düşük faizin ve parasal genişlemenin talebe dönüşmesinde hala tahribat devam ediyor; yapısal birtakım enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskıların dışında.

Temel soru şu: “Phillips Eğrisi öldü mü yoksa sessiz sakin bekliyor ve bir noktada geri gelecek mi?” Yani istihdam piyasası bu kadar sıkıştığı, işsizlik oranları böyle tarihi düşük seviyelerde seyrettiği zaman bir noktada ücret artışlarının hızlanması ve enflasyonun geri gelmesi gerekiyor.

Bence enflasyon dinamikleri göründüğü kadar zayıf değil.  Yavaş yavaş ABD’de yukarı doğru bir hareket beklemek lazım. Son rakam çok güçlü gelmedi ama sonuç itibariyle biraz daha zaman vermek lazım.

Benim görüşüm en azından ABD’de Phillips Eğrisi’nin ölmediği, sessiz sakin beklediği yönünde. Doğrudur büyük bilmeceler devam ediyor, ücretler hala çok güçlü değil ama sonuçta %2’yi konuşuyoruz. %2’nin üstüne çıkacak bir enflasyon kalıcı olarak ABD’de konuşmak bence mümkün.

Ama Avrupa tarafı çok daha farklı. Avrupa’da daha büyük bir bilmece var. Avrupa’daki enflasyon dinamikleri daha bir merak konusu. Avrupa’da ABD’deki gibi bir beklentiyi korumuyorum.

Ama tabi ABD’de enflasyonun 6 ay içerisinde sorun olması mümkün. Fakat buna Fed’in çok sert reaksiyon vereceğini düşünmüyorum. Çünkü çok riskli bir şey olur o. Hatta bence enflasyon tarafında yukarı doğru kaçırma toleransları var diye hissediyorum ve düşünüyorum. Bu kadar uzun süre enflasyonsuz bir dünyada iki sene öncesine kadar enflasyonu konuştuğumuz bir dünyada Fed’in hemen davranacağını ben düşünmüyorum. Ama enflasyon var yani %2 üstü bir enflasyon ABD’de yerleşecek bunu göreceğiz diye düşünüyorum.”

Japon ekonomisi 8 çeyrek sonrasında ilk kez daraldı

Japonya’da GSYH 1Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %0,2 daraldı, 4Ç2017 verisi aşağı %0,1 büyümeye revize edildi. 1Ç2018’de  yıllık %0,6 daralma yaşandı, beklenti %0,2 daralma yönündeydi

Bir mnceki yılın aynı çeyreğine göre GSYH %0,6 büyüme kaydetti.

Japonya’da ilk çeyrekte şirket harcamaları beklenmedik şekilde düştü, hanehalkı tüketimi durma noktasına geldi, ihtacat performansı sert düştü.

Almanya ve Fransa paralelinde Euro Bölgesi ekonomisi 2018 yılı 1. çeyreğinde hız kaybetti

Nihai verilere göre Euro Bölgesi’nde GSYH 2018 yılı 1. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,4, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,5 büyüme kaydetti.

Euro Bölgesi’nde 4Ç2017’de bir önceki çeyreğe göre %0,7, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,8’lik büyüme kaydedilmişti.

Almanya ve Fransa 1Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre benzer olarak %0,3 büyüme kaydetti. Almanya 4Ç2017’de bir önceki çeyreğe göre %0,6, Fransa ise %0,7 büyüme kaydetmişti.

En büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nde yaşanan hız kaybı ihracat performansımız açısından olumsuz bir gelişme.

Almanya’da son 6 çeyreğin en düşük büyümesi kaydedildi

Almanya ekonomisi 2018 yılı 1. çeyreğinde %0,4’lük beklentilerine karşın bir önceki çeyreğe göre %0,3 büyüdü. 2017 yılı 4. çeyreğinde %0,6’lık büyüme yaşanmıştı.

2016 yılı 3. çeyreğinden bu yana ilk kez büyüme oranı %0,4’ün altına gerilemiş oldu.

Zayıflığa, yurtiçi tüketim ve dış talepte azalmanın sebep olduğu belirtildi.

Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ise GSYH büyümesi %2,3 olarak ölçüldü.

YORUM: TL açısından kötü haber. Hem parite aşağı, hem ihracat için orta vadede olumsuz.

Oxford Economics: Riskler arttıkça kademeli yavaşlama olasılığı artıyor

Oxford Economics zayıf gelen son ABD ve Euro Bölgesi PMI verilerinin küresel büyümeye olası yansımasını şöyle değerlendiriyor:

Görünüm:

. Daha fazla korumacılık ve beraberindeki belirsizlik ile küresel tedarik zincirlerindeki bozulma üretimde zayıflamaya sebep oldu.

. Hizmet dengelerinde ise imalattaki düşüşten daha büyük düşüşler kaydedildi.

. Petrol fiyatlarındaki artış ve negatif arz şokları tüketici harcamalarındaki toparlanmayı zayıflatıyor.

Riskler:

. Devam eden korumacılık sorunları

. İran ile ilgili gelişmeler

. Petrol fiyatlarındaki belirsizlik

Büyümeye yönelik beklentiler:

. 1. çeyrekte yılın en yüksek büyümesi kaydedilecek (ancak ABD’deki gevşek mali politikalar büyümeyi tetiklerse 1. çeyrek büyümesi yılın en yavaş büyümesi olabilir).

. 1. çeyrekte %3,3, 4. çeyrekte %3,1 ve 2019’da %3 üzerinde büyüme beklentimiz iyimser kaldı.

. 2018 ve 2019 büyüme beklentileri sırasıyla önceki %3,2 ve %3,0’ten %3,1 ve %2,9 seviyelerine indirildi.