Etiket: çin

Son üç çeyrekte %6,8 büyüme kaydeden Çin ekonomisi 2Ç2018’de %6,7 büyüdü

Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, 2018 yılı 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7 büyüme ile 2016 yılı 3. çeyreğinden bu yana en düşük büyüme performansını gösterdi. Bir önceki çeyreğe göre büyüme %1,8 oldu.

Aynı dönemde enflasyon bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ortalama %1,8 ile artan; sanayi üretimi %6,6 ve perakende satışlar %9 ile azalan seyirde performans gösterdi.

Çin’de üretici fiyatları Haziran’da hızını artırdı

Gümrük tarifeleri hammadde ve üretim maliyetlerini artırmaya devam ediyor. 6 Temmuz’da ABD ve Çin’in karşılıklı olarak 34 milyar dolarlık ithal ürünlerine gümrük tarifesi uygulamasına fiilen başlamadan öncesinde Haziran ayı Çin üretici fiyat endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %4,7 artış kaydetti; Mayıs ayında %4,1’lik artış yaşanmıştı. ABD’de ise üretici fiyatları Mayıs ayında yıllık %3,1 oranında artış kaydetmişti.

Öte yandan üretim maliyetlerindeki artış halen tüketici fiyatlarına yansıtılmış değil. Çin’de tüketici fiyatları Haziran ayında bir önceki aya göre %0,1 düşerken yıllık değişim %1,9 oldu. Tüketici fiyatları Mayıs ayında yıllık %1,8 artış kaydetmişti.

ABD-Çin arasında ticaret savaşı 34 milyar dolar ile başladı, 500 milyar dolara yükselme riski var

ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı 6 Temmuz’da fiilen başladı…

ABD halkına Çin ile arasındaki ticaret açığını kapatacağı sözünü veren ABD Başkan Trump dün yaptığı açıklamada 818 ürünü kapsayan 34 milyar dolarlık Çin ithal mallarına %25 ek vergi uygulamasına bugün itibariyle (6 Temmuz) başlanacağını, 16 milyar dolarlık diğer dilimin ise iki hafta içinde devreye alınacağını duyurdu.

Trump’ın Çin’e yönelik hamlesi 500 milyar dolara yükselebilir… 

Çin hükümeti önceki açıklamasında uygulamanın başlatılması halinde misilleme olarak 34 milyar dolarlık ABD ithal mallarına aynı tarihte aynı uygulamayı başlatacağını, ancak uygulamayı başlatacak ilk ülke olmayacaklarını duyurmuştu. Trump dün yaptığı açıklamada Çin’in karşı misilleme yapması halinde 500 milyar dolarlık Çin ithal mallarına ek vergi geleceği uyarısını tekrarladı. Çin 2017 yılında ABD’ye 505,5 milyar dolarlık ihracat yaparken ABD Çin’e 130 milyar dolar mal ihraç etmişti.

ABD’nin vergi tarifelerini başlatmasının ardından Financial Times ve Bloomberg’in yerel haberleri kaynak göstererek yayınladığı haberlere göre Çin’in karşı hamlelere başladığı, cnbc.com ise devlet haber ajansı Xinhua’a dayandırdığı haberinde ABD ithal mallarına vergi tarifesinin ABD ile aynı şekilde %25 olduğu belirtildi.

Çin ekonomisi ticaret savaşı söylemleriyle momentum kaybına uğradı, devamı gelecek…

ABD’den sonra dünyanın 2. büyük ekonomisine sahip olan Çin 2017 yılında ortalama %6,85 oranında büyürken 2018 yılı 1. çeyreğinde %6,8’lik büyüdü; işsizlik oranı 1. çeyrekte %3,89 seviyesine, enflasyon ise Mayıs ayında yıllık %1,8 seviyesine geriledi. Çin’in ABD’ye olan ticaret fazlası 2018 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,9 azalışla 104,85 milyar dolar seviyesine gerilerken sanayi üretiminde aynı dönemde bir önceki yıla göre hafif de olsa bir momentum kaybı var. ABD ile yaşanan sözlü ticaret savaşındaki seyrin Çin ekonomisini yılın ilk 5 ayında olumsuz etkilediği gördük. 6 Temmuz ile birlikte uygulamanın fiili olarak başlaması ile karşılıklı misilleme hareketlerinin momentum kaybının süreceğine işaret ediyor.

ABD-Avrupa Birliği arasında otomotiv piyasası ticaret savaşında son durum ne?

Trump 1,1 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip olduğu Kanada ve Meksika ile müzakerelerini sürdürürken Haziran ayında Avrupa otomotiv sektörünü hedef alan %20’lik gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmuştu. The Guardian, Daimler’in ABD’de ürettiği Mercedes SUV’lerinin Çin’e ihracının söz konusu ticaret anlaşmazlığı ile karlılıklarında ciddi oranda düşüş yaratacağı uyarısını hatırlatıyor ki Reuters da Çin yerel gazetelerinde yer alan haberlerde ticaret savaşının sadece Çin ekonomisini değil küresel ekonomiyi de olumsuz etkileyeceğine dair haberlere yer veriyor. Kuzey Amerika’dan Çin’e 80 bin taşıt satışı yapan Ford şirketi ise söz konusu tarifelerin özellikle lüks Lincoln modellerinde karlılık marjlarının düşeceği uyarısında bulunduğuna dikkat çekiyor cnbc.com. Bu sadece buzdağının su üstünde görünen kısmı. Financial Times 3 Temmuz tarihli makalesinde ABD’nin ülkelere açtığı ticaret savaşının 1 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşabileceğine dikkat çekmişti.

Avrupa otomotiv pazarı üzerindeki ticaret savaşına konu kara bulutun dağılmasına yönelik olarak Almanya’nın üç büyük otomotiv üretici şirketi olan BMW, Volkswagen ve Daimler’in üst yöneticileri Çarşamba günü ABD konsolosu ile bir araya gelerek ABD-AB arasında karşılıklı otomotiv ithalatında sıfır vergi uygulamasını teyit taleplerini iletirken aksi bir uygulamanın ABD’den üretim ağını çekmekle sonuçlanabileceklerini belirtmişlerdi. Bir umut mudur bilinmez Başkan Trump dün ABD’nin Almanya konsolosu aracılığıyla AB’nin ABD taşıtlarına yönelik tarifeleri kaldırması karşılığında AB’den ithal edilen otomobillere yönelik tarifeleri askıya alacağını duyurdu. Haber sonrası Avrupa otomobil sektörü hisseleri Perşembe gününü %3,4’lük artışla kapattı.

Dünyanın 4. büyük ekonomisi olan Almanya’da ise GSYH  2017 yılı son çeyreğinde kaydettiği yıllık %2,9’luk büyümenin ardından 2018 yılı başında Trump’ın ticaret savaşı söylemleriyle ilk çeyrekte %2,3’e geriledi. ABD ile ticaret anlaşmalarındaki süreç başta Almanya olmak üzere AB ekonomisi üzerinde önemli rol oynamaya devam edecek.

ABD dolar endeksi Temmuz 2017 seviyelerine yükseldi

Küresel piyasalar ABD’nin Çin’e 200 milyar dolarlık yeni gümrük vergisi hamlesini sindirmeye çalışırken Avrupa’da devam eden politik anlaşmazlıklar ABD dolarının değer kazanmasına sebep oluyor.

ABD dolarının öncü para birimlerinden oluşan sepete karşı değerini ölçen ABD dolar endeksi 95,10 seviyesi ile Temmuz 2017 seviyelerine yükseldi.

Dün 1,1574 seviyesinde kapanan Euro-Dolar paritesi TSİ 1045 itibariyle 1,1557, Dolar-TL ise 4,7547 seviyelerinden işlem görüyor.

Bugün faiz kararını açıklayacak olan İngiltere Merkez Bankası’ndan bir değişiklik beklenmiyor zira 2018 yılı 1. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yıllıklandırılmış olarak %0,4 büyüyen İngiltere ekonomisinde öncü göstergeler ekonomide şahin bir görüntü ortaya koymasa da bunun geçici olduğunu düşünen ekonomistler Ağustos’ta faiz artırım olabileceği ihtimaline yer veriyor.

ABD dolarına talebin etkisi İngiliz sterlininde de görülüyor. Sterlin, dolar karşısında 1,3130 seviyelerine kadar geriledi ki en son Kasım 2017 ortalarında bu seviyeler görülmüştü.

Paritede yeni dalgaya az zaman var

ABD’nin 200 milyar dolar değerinde Çin ithal mallarına %10 ek vergi uygulayacağı haberiyle artan ticaret savaşı endişeleri ile ABD doları değer kazanmaya devam ediyor. Oxford Economics ABD’nin önce başlattığı 50 milyar büyüklüğündeki Çin mallarına %25 vergi uygulamasından sonra gelecek olan bu yeni dilimin 2019-20120’de Çin’in GSYH’sini %0,3, ABD’nin GSYH’sini %0,2 puan aşağı çekeceğini hesaplamış. Ancak olası etki küçük gibi dursa da sadece Çin değil diğer Asya ülkelerinin de ekonomisinin olumsuz etkileneceği ve Avrupa açısından yeni vergi uygulamalarıyla her an karşı karşıya kalınabileceği riskleri var. İlgisi var mı yok mu bilinmez ama Trump’ın Merkel’i koltuğundan etmek istediği ve Avrupa’da mülteci sorununun bütçeye nasıl yansıyacağına ilişkin belirsizlikler var.

Siyasi ve ticari belirsizliklere rağmen ABD’nin kazançlı çıkacağı bir formülde diğer para birimleri olumsuz etkileniyor. ABD’nin en çok ticaret yaptığı ülkelerin para birimlerinden oluşan ABD dolar endeksi 94,98 değeri ile Ekim 2017 seviyelerine kadar yükseldi.

Geçen hafta politika faizini 25 baz puan artıran ve 2018 yılı için toplam faiz artırım olasılığını 3’ten 4’e çıkaran, 2019 yılında 3 faiz artırımı öngören Fed sonrasında yüksek faiz imkanı sunan ABD tahvillerine talep sürüyor. Mayıs ortasında %3,10 seviyesinin üzerine yükselen ABD 1-yıl vadeli tahvilin faizi %2,88-2,90 aralığına gerilemiş durumda.

ABD doları ve ABD tahvillerine yönelik ilgiye karşılık Avrupa’da önce Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) 2018 yılı sonunda tahvil alım programını sonlandırabileceği fakat bunun yanında ekonomik büyüme potansiyelinde zayıflık sebebiyle AMB’nin faiz artırımlarında yavaş kalacağı ihtimali Euro’nun ABD doları karşısında 1,15 seviyelerine doğru tekrar hareket etmesine sebep oluyor.

Seçim belirsizliği ve ekonomik sorunlarla boğuşan Türk lirası ise ABD dolarına karşı bugün %0,13 kayıpla 4,74’ün hemen altında işlem görüyor.

Çin’de ekonomik aktivite Mayıs ayında ivmelendi

Çin’de resmi NBS imalat sektörü PMI endeksi Mayıs ayında 0,5 puan artışla 51,9 oldu; üretim, yeni sipariş ve ihracat siparişleri, satın almalar ve beklentilerde güçlenme kaydedildi.

Resmi imalat dışı PMI endeksi ise Mayıs ayında yeni siparişlerdeki artışın etkisiyle aylık 0,1 puan artışla 54,9 seviyesine yükseldi. İmalat sektörünün aksine yeni ihracat siparişleri son üç ayda ilk kez düşüş kaydetti.

Sanayi üretimi Ocak-Nisan döneminde ortalama %6,85 ile 2017 yılının Eylül-Aralık döneminde kaydedilen %6,28’lik performansın üzerinde bir artış sergilemişti. Çin’de GSYH ise son üç çeyrektir yıllık %6,8 büyüme kaydediyor. Mayıs ayında ekonomik aktivitede canlanma işaretleri Çin’de büyümenin 2. çeyrekte hız kesmediğine işaret etti.

 

Dollar is big

Amerikan doları tüm para birimlerine karşı değer kazanıyor…

Nedenlerini sıralayalım:

. ABD’nin ticaret ve siyaset dengesi aleyhine olan her ülkeyle hesaplaşmaya girmesi

(Ticaret savaşını önlemek için önce Çin ile başladı. Çin’in Amerikan tahvillerini aldığını gördük. Böylece ABD, faizleri yükseltmeden ve doların değerlenmesi nedeniyle oluşabilecek negatif ticaret dengesini aleyhine çevirmeden doları güçlendirecek bir adım atılmış oldu.)

. ABD faizleri artırmadan Libor faizlerinin yukarı çekilmesiyle Avrupa bankalarının borçlanma maliyetlerinin artması.

Çin’in ardından sıra Rusya ve İran’a gelecek.

Avrupa tarafına baktığımızda…

Avrupa bankaları açısından Türkiye tarafından tetiklenen bir gelişen piyasa finansal krizi çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

Euro-Dolar’daki seyir…

Avrupa bankaları ciddi batık kredilerle karşı karşıya kalabilir ve bu da zaten 1,17 seviyesinin altına hareketlenen Euro-Dolar paritesinin hızla daha aşağı gitmesi sonucunu doğurabilir.

Unutmayalım Amerikan Başkanı Trump’ın göreve geldiği dönemde Euro-Dolar paritesi 1,05 seviyesindeydi, ardından 1,25 seviyesine kadar yükseldi. Beklenti daha geçtiğimiz Nisan ayındaki IMF ve Dünya bankası toplantılarında 1,30 seviyesine çıkması şeklindeydi.

Ancak Trump’ın atmış olduğu adımlar ve Amerika’nın ticaret dengesini lehine çevirmekteki kararlılığı pariteyi tekrar 1,05 seviyesine çevirebilir. Bu da Türkiye gibi gelişen piyasalar açısından zaten zor olan durumu daha da kötüleştirir.

Anlatmaya çalıştığımız, ABD’nin yanında ve karşısında olanlar şeklinde, ülke ekonomileri açısından özellikle de gelişen piyasalar noktasında fasit bir daire içerisine girdiğimiz.

Sözün özü…

Tüm dünyada dolar güçlenecek, güçlendikçe gelişen piyasalardan para çıkışı artacak, ABD’nin yanında olanlar daha az karşısında olanlar ise daha çok etkilenecek.

Halkbank cezasına gelince…

Bu konuyla ilgili spekülasyonlar bile kur üzerinde ciddi baskı yaratıyor. Dolayısıyla dünkü yorumumuzu tekrar edelim; alınan önlemler ve faiz artırımı sebebiyle Dolar-TL kurunun daha önce gördüğü rekor seviyeleri görmeyeceğini düşünüyoruz ama bundan sonra siyasilerin açıklamaları kurun gidişatı açısından belirleyici olacak. Ve tabii Halkbank konusunda gelecek cezanın büyüklüğü de önemli.

Merkez Bankası’ndan son hamle…

Merkez Bankası’nın faiz artırımının ardından yeni önlemlerle dövize müdahale ettiğini gördük. Burada sevinilmesi gereken geç de olsa Merkez Bankasının aksiyon almış olması. Yoksa Merkez Bankası’nın reeskont kurunu sabitlemesi kuru 4,70 seviyesinin altına getirse de burada tutmaya yetmez.

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı…

Önemli olan Merkez Bankası bağımsızlığı ve seçim sonrasında nasıl bir para politikası izleneceği.

Ak Parti’nin seçim beyannamesine baktığımızda Merkez Bankası bağımsızlığının yer almadığını görüyoruz. Dolayısıyla esas önemli olan bu konudaki belirsizliğin devam ediyor olması.

Son olarak da Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya ve Sayın Mehmet Şimşek’in Londra gezisi…

Şimşek’in söylediği gibi geç de olsa Merkez Bankası güçlü bir adım attı ve şimdi yatırımcılara güven mesajı verilmeye çalışılacak ama tabi Londra’da bankacılık tatili varken orada kime ne anlatacak ve ne kadar inandırıcı olacak hep birlikte göreceğiz.

ABD-Çin ticaret görüşmelerinden somut adım geldi, sıra Rusya ve İran’da

Washington’da süren görüşmeler sonrasında Pekin yönetiminin en üst düzey ekonomi yetkilisi Liu He ile ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin haftasonu ortak bir bildiriye imza attılar:

“Taraflar Çin’in ABD’den tarım ve enerji ürünleri ithalatında anlamlı bir artışta anlaştı. Bu ABD’nin büyümesine ve istihdamına olumlu katkı yapacak”

YORUM: Anlaşma bu şekilde mi kalacak yoksa örneğin teknoloji ürünleri ile ilgili nasıl bir gelişme olacak bekleyip göreceğiz.

ABD-Çin arasındaki ticaret savaşında Başkan Trump’ın amacı ABD mallarının aleyhine işleyen ticari anlaşmaları dengeye getirmekti, ilk uzlaşı geldi. Şimdi sırada ABD’nin Rusya ve İran ile dengelenme süreci var.

ABD dolar endeksi Aralık 2017 seviyelerine yükseldi

ABD-Çin arasındaki ticaret savaşında hafta sonu gelen somut adımlar ve bugün açıklanan ve beklentileri karşılamayan Japonya ihracat verileri sonrasında Dolar-Yen paritesi 111,25 ile Ocak ayı seviyelerine yükseldi.

ABD dolar endeksi ise 93,79 ile Aralık 2017’den bu yana en yüksek seviyede işlem görüyor.

Dolar-TL ise 4,53 sınırında yukarı yönlü hareketini sürdürüyor.