Etiket: dış ticaret endeksleri

Haftanın gündemi: Merkez Bankası faiz kararı, ödemeler dengesi ve sanayi üretimi

9 Eylül 2019, Pazartesi

Merkez Bankası Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ağustos ayı anketinde yıl sonu Dolar-TL kuru beklentisi 5,90, 2019 sonu GSYH büyüme beklentisi %0,02, 2020 yıl sonu büyüme beklentisi %2,64 seviyesinde bulunuyor.

11 Eylül 2019, Çarşamba

Temmuz ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış ihracat hacim endeksi Haziran ayında bir önceki aya göre %15,9, ithalat hacim endeksi ise %0,64 daralma kaydetmişti. Temmuz ayında hacim endekslerinde artış bekliyoruz.

12 Eylül 2019, Perşembe

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) para politikası kararını açıklayacak. Düşük talebin enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskısını dikkate alarak %19,75 seviyesindeki haftalık politika faizinde 100 baz puanlık bir indirimi olası görüyoruz. Aynı gün Avrupa Merkez Bankası da faiz kararını açıklayacak. Banka’dan faizde değişiklik yapmasını beklemiyoruz.

13 Eylül 2019, Cuma

Temmuz ayı cari işlemler dengesi açıklanacak. Yıllık bazda ihracatta artış, ithalatta daralma ve artan turizm gelirlerinin etkisiyle cari işlemler fazlası verileceğini tahmin ediyoruz.

Temmuz ayı imalat sektörü PMI verileri sanayi üretiminde Temmuz ayında aylık bazda gerileme olabileceği ihtimalini artırıyor.  

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimindeki aylık artış ihracattaki artışı destekledi, iç talep daralmaya devam ediyor

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,3 azalırken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,3 artış kaydetti.

Yüksek teknolojili ürün üretimi aylık %25,5, orta-yüksek teknoloji ürün üretimi ise %2,9 artış gösterdi.

Alt sektörler bazında bakıldığında sermaye malı imalatında aylık bazda %6,53’lük artış kaydedildi. Bilgisayarların, Elektronik ve Optik Ürünlerin üretimi aylık bazda %7,39, Elektrikli Teçhizat İmalatı %4,59, Diğer Ulaşım Araçları İmalatı %59,63 artış kaydetmesine rağmen Makine ve Teçhizat İmalatı önceki aya göre değişiklik göstermedi.

Sanayi üretimi verilerine Diğer Ulaşım Araçları İmalatı damgasını vurduğunu görüyoruz. Üretimdeki gelişmeleri bir de Mayıs ayı dış ticaret verileriyle anlamaya çalışalım…

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış ihracat hacmi Mayıs ayında aylık bazda %8,5 artarken Yatırım Malları İthalat Hacmi Mayıs ayında %2,2 artış kaydetti, hammadde ithalatı ve tüketim malları ithalatı sırasıyla aylık bazda %3,4 ve %1,8 düşüş kaydedildi.

Hem sanayi üretimi hem de dış ticaret endeksleri detaylarına baktığımızda Dolar-TL’nin %5,1 yükseldiği Mayıs ayında sanayi üretimindeki artışın ihracat artışından kaynaklandığını, iç talepteki daralmanın ise sürdüğünü düşünüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

İç ve dış talepteki daralma ile cari açık geriliyor, ancak pahalıya üretip ucuza ihraç ediyoruz

TCMB verilerine göre Nisan 2018’de 5,6 milyar dolar açık veren cari işlemler dengesi Nisan 2019’da 1,33 milyar dolar açık verdi. Böylece 12-aylık cari işlemler açığı 8,63 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu (Mart 2019: 12,9 milyar dolar).

Cari açıkta yıllık bazdaki düşüşün en önemli kaynağı gerileyen dış ticaret açığı. Nisan 2018’de 5,46 milyar dolar olan dış ticaret açığı Nisan 2019’da 1,84 milyar dolar seviyesine geriledi ki bu değer 2019 yılının ilk dört ayının en yüksek seviyesi.

Nisan 2018 dönemi ile karşılaştırıldığında iç talepte yaşanan gerilemenin etkisiyle ithalat hacmi Nisan 2019’da %15 daralmasına karşılık ihracat hacmi aynı dönemde %4,6 artmış durumda. TL’de yaşanan değer kaybının rekabet gücünü artırması, ülke ve ihraç mal çeşitlendirilmesinin etkisiyle ihracat performansımız gücünü koruyor.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Nisan ayı dış ticaret endeksi verilerini dikkate aldığımızda ise sermaye ve tüketim malları ihracat hacmi görece daha güçlü iken hammadde ihracat hacmi yatay seyrediyor.

Aşağıdaki grafik hammadde ihracat hacmindeki yatay seyrin özellikle Avrupa olmak üzere küresel otomotiv sektöründe yaşanan yavaşlamanın etkisi olduğu düşüncemizi destekliyor.

İthalat tarafında ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Nisan ayı dış ticaret endeksi verilerine göre 2018 başında KGF’nin son bulmasıyla başlayan ve Ağustos 2018’de TL’de yaşanan sert değer kaybıyla süren iç talepte yaşanan gerileme yatırım ve tüketim malı ithalatını aşağı çekiyor. Her ne kadar Hükumetin 2019 yılı başında tüketimi artırmak adına vergi indirimlerine gitmesi yatırım ve tüketim malı ithalat hacmi sırasıyla Şubat ve Ocak aylarında zıplatmış olsa da devam eden aylarda yön aşağı dönmüş durumda. Öte yandan yatırım malları ihracat hacminde kaydedilen rekor seviyelere paralel olarak hammadde ithalat hacim endeksi de Ocak-Nisan döneminde aralıksız yükseliyor.

Mayıs ayı geçici verilerine göre ihracatta önceki aya göre hızlanma ithalatta ise görece hafif bir artış var. Bu gelişmenin Mayıs ayında cari açığı daraltıcı yönde etkisi olacağını tahmin ediyoruz.

Son olarak da dış ticaret haddine ilişkin gelişmelere bakalım. Dış ticaret haddini hesaplamak için ihracat birim değer endeksi ithalat birim değer endeksine bölünüp elde edilen sonuç 100 değeri ile çarpılır. Dış ticaret haddinin 100 olması halinde ithal ettiğimiz bir birim malın değeri ihraç ettiğimiz bir birim malın değerine eşitken, 100 seviyesinin altında olması bir birim ihraç malının değerinin bir birim ithal mal değerini karşılayamaması anlamına geliyor. Değer 100’den büyükse bir birim ihraç malının değeri bir birim ithal malının değerinden yüksek demektir.

Nisan ayında dış ticaret haddi 100.43 değerini alırken enerji dışı dış ticaret haddi 98,4 seviyesine gerilemiş durumda. Diğer bir deyişle enerji dışı ihracatımızın değeri ithalatımızı karşılamaya yetmiyor. Yani çark dönüyor ancak karın doyurmuyor. İşsizlik oranı üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme. Elbette çözümü ithal malların Türkiye’de üretiminin sağlanması, yani üretimde dışa bağımlılığın azaltılmasıdır. Cari açık sorununu çözecek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak böyle bir gelişmenin yolu katma değeri yüksek ürünlerin üretiminden geçiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlıkları: Merkez Bankası faiz kararı, cari açık ve ticaret endeksleri

12 Haziran 2019, Çarşamba

Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Merkez Bankası Mayıs ayı Finansal İstikrar Raporu’nda belirtildiği üzere “Enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlense de, enflasyon beklentilerindeki yüksek seyir ile gıda fiyatları ve ithal girdi maliyetlerindeki artışlar fiyat istikrarı üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu kapsamda TCMB, sıkı para politikası duruşunu korumaktadır” ifadesine yer verdi. ABD merkez bankası Fed’den Temmuz ayıyla birlikte faiz indirimi beklentisinin artması ve Avrupa Merkez Bankasının düşük enflasyon ve düşük büyüme performansına bağlı olarak faizlerin düşük seyrini koruyacağını dikkate alsak da özellikle S-400 konusuna ilişkin olarak ABD ile süregelen gerginliğin TL üzerinde baskı yaratmaya devam edeceği riski ve gıda enflasyonundaki katılığa bağlı olarak %24 olan haftalık politika faizinde değişiklik beklemiyoruz.

14 Haziran 2019, Cuma

Nisan ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Mart 2019’da 589 milyon dolar açık veren cari işlemler dengesinin artan dış ticaret açığına bağlı olarak Nisan ayında da açık vermesini bekliyoruz.

Nisan ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış hacim endeksleri Mart ayında tüketim malları ihracatında aylık bazda hızlanmaya işaret etmişti. İhracat hacmindeki iyileşmenin tersine İthalat tarafında yatırım malları ithalatında %20,3’lük, tüketim malları ithalatında ise %2,1’lik düşüşe tanık olduk. İç talepte gerileme olarak değerlendirdiğimiz bu gelişmenin Nisan ayında da devam etmesini tahmin ediyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimindeki daralma Kasım 2018’de hız kesti

TÜİK verilerine göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Kasım 2018’de bir önceki yılın aynı ayına göre %6,47 azalırken, takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %0,25 azaldı.

İmalat sektörü bir önceki aya göre %0,1, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,1 daralma kaydetti.

İç talepte zayıf seyrin sürmesi ve Aralık ayı PMI verileri imalat sektöründeki daralmanın Aralık ayında da süreceğine işaret ediyor.

Öte yandan cuma açıklanan dış ticaret endekslerini de dikkate aldığımızda özellikle TL’nin değer kaybettiği Ağustos 2018 ile birlikte ihracat hacmi Eylül-Kasım döneminde hızlı artış eğilimine girdi. Deutsche Bank verilerine göre TL şu anda en ucuz para birimi. Bu da ihracat hacmindeki artışın en büyük sebebi. Mevcut riskler TL’de kırılganlığı artırırken Dolar-TL tekrar 5,40-5,50 aralığına yükseldi. İhracat hacmindeki iyileşme ise dış ticaret haddinin iyileşmesine katkıda bulunamıyor. Nitekim dış ticaret haddi Kasım ayında 99,8 değerine geriledi ki bu dış ticarete konu malların baz yılına göre pahalıya alınıp, ucuza satılması anlamına geliyor.

Evet artan ihracat hacmi sanayi üretimini destekliyor ancak Aralık ayı PMI verilerinde enerji maliyetlerindeki düşüşe bağlı olarak özellikle Asya ülkelerinin ihracat malı fiyatlarında indirime gittiklerini gördük. Yüksek rekabet ortamında kar marjlarının düştüğü bir dönemde kaliteden taviz verilmemeli.