Etiket: dış ticaret haddi

İç ve dış talepteki daralma ile cari açık geriliyor, ancak pahalıya üretip ucuza ihraç ediyoruz

TCMB verilerine göre Nisan 2018’de 5,6 milyar dolar açık veren cari işlemler dengesi Nisan 2019’da 1,33 milyar dolar açık verdi. Böylece 12-aylık cari işlemler açığı 8,63 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu (Mart 2019: 12,9 milyar dolar).

Cari açıkta yıllık bazdaki düşüşün en önemli kaynağı gerileyen dış ticaret açığı. Nisan 2018’de 5,46 milyar dolar olan dış ticaret açığı Nisan 2019’da 1,84 milyar dolar seviyesine geriledi ki bu değer 2019 yılının ilk dört ayının en yüksek seviyesi.

Nisan 2018 dönemi ile karşılaştırıldığında iç talepte yaşanan gerilemenin etkisiyle ithalat hacmi Nisan 2019’da %15 daralmasına karşılık ihracat hacmi aynı dönemde %4,6 artmış durumda. TL’de yaşanan değer kaybının rekabet gücünü artırması, ülke ve ihraç mal çeşitlendirilmesinin etkisiyle ihracat performansımız gücünü koruyor.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Nisan ayı dış ticaret endeksi verilerini dikkate aldığımızda ise sermaye ve tüketim malları ihracat hacmi görece daha güçlü iken hammadde ihracat hacmi yatay seyrediyor.

Aşağıdaki grafik hammadde ihracat hacmindeki yatay seyrin özellikle Avrupa olmak üzere küresel otomotiv sektöründe yaşanan yavaşlamanın etkisi olduğu düşüncemizi destekliyor.

İthalat tarafında ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Nisan ayı dış ticaret endeksi verilerine göre 2018 başında KGF’nin son bulmasıyla başlayan ve Ağustos 2018’de TL’de yaşanan sert değer kaybıyla süren iç talepte yaşanan gerileme yatırım ve tüketim malı ithalatını aşağı çekiyor. Her ne kadar Hükumetin 2019 yılı başında tüketimi artırmak adına vergi indirimlerine gitmesi yatırım ve tüketim malı ithalat hacmi sırasıyla Şubat ve Ocak aylarında zıplatmış olsa da devam eden aylarda yön aşağı dönmüş durumda. Öte yandan yatırım malları ihracat hacminde kaydedilen rekor seviyelere paralel olarak hammadde ithalat hacim endeksi de Ocak-Nisan döneminde aralıksız yükseliyor.

Mayıs ayı geçici verilerine göre ihracatta önceki aya göre hızlanma ithalatta ise görece hafif bir artış var. Bu gelişmenin Mayıs ayında cari açığı daraltıcı yönde etkisi olacağını tahmin ediyoruz.

Son olarak da dış ticaret haddine ilişkin gelişmelere bakalım. Dış ticaret haddini hesaplamak için ihracat birim değer endeksi ithalat birim değer endeksine bölünüp elde edilen sonuç 100 değeri ile çarpılır. Dış ticaret haddinin 100 olması halinde ithal ettiğimiz bir birim malın değeri ihraç ettiğimiz bir birim malın değerine eşitken, 100 seviyesinin altında olması bir birim ihraç malının değerinin bir birim ithal mal değerini karşılayamaması anlamına geliyor. Değer 100’den büyükse bir birim ihraç malının değeri bir birim ithal malının değerinden yüksek demektir.

Nisan ayında dış ticaret haddi 100.43 değerini alırken enerji dışı dış ticaret haddi 98,4 seviyesine gerilemiş durumda. Diğer bir deyişle enerji dışı ihracatımızın değeri ithalatımızı karşılamaya yetmiyor. Yani çark dönüyor ancak karın doyurmuyor. İşsizlik oranı üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme. Elbette çözümü ithal malların Türkiye’de üretiminin sağlanması, yani üretimde dışa bağımlılığın azaltılmasıdır. Cari açık sorununu çözecek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak böyle bir gelişmenin yolu katma değeri yüksek ürünlerin üretiminden geçiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Müshil hapı alıp kilo veriyoruz

Evet ihracat performansımız güçlü, evet talep darlığı ithalatı aşağı çekiyor ve evet cari açık azalıyor ancak tablo pek de göründüğü kadar pembe değil maalesef.

Şöyle açıklayalım:

Üç aylık hareketli ortalamalara baktığımızda ithalat hacmi Mart 2018’den beri yıllık bazda aralıksız gerilerken ihracat hacminin Ekim 2017’den itibaren gücünü korusa da zayıflamaya başladığına, Mayıs 2018’le birlikte gücünü tamamen kaybettiğine Eylül ayında ise yukarı yönlü sert bir sıçrama yaptığına tanık olduk.

Dış ticaret haddine baktığımızda Haziran-Eylül döneminde 104,1 seviyesinden 101,6 seviyesine gerilediğini görüyoruz. Diğer bir deyişle ihracat miktarsal olarak ayakta kalmayı başarıyor ancak değer olarak gerileyerek tehlike zillerinin çaldığı seviye olan 100 seviyesine doğru yaklaşıyoruz.

TİM’in yayınladığı Ekim ayı ihracat verileri yıllık bazda ihracat hacminin arttığına ama artış hızında yavaşlamaya işaret etmişti. Talep göstergeleri ise ithalatta zayıflığın Ekim ayında da sürdüğüne işaret etmişti. Dış ticaret haddinin Ekim ayında 100 seviyesinin altına gelmesini beklemiyoruz ancak ihracatımız maalesef ülke refahını artıracak güçte değil.

Bunun için yapılması gereken tek bir hamle şansımız var, o da katma değeri yüksek yeni ürün geliştirme ve üretimine yol açacak yapısal reformların gerçekleştirilmesi.