Etiket: dış ticaret

Sanayi üretimi eylül ayında ihracatın desteğiyle arttı

Türkiye İstatistik Kurumu Eylül ayı sanayi üretimi verilerini açıkladı. Buna göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 arttı. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ise Eylül ayında bir önceki aya göre %3,2 artış kaydetti. (Grafik 1)

Grafik 1

Eylül ayı takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ve dış ticaret hacim endekslerindeki gelişmeleri bir önceki aya göre karşılaştıralım:

. Tüketim malları ithalatı arttı, hammadde (ara malı) ve sermaye malı ithalatı azaldı. (Grafik 2)

. Tüketim malı ihracatı arttı, yatırım malı ihracatı azaldı, hammadde ihracatı hafif geriledi. (Grafik 2)

Grafik 2

. Ara malı, tüketim malı (dayanıklı ve dayanıksız) ve sermaye (yatırım) malı imalatı arttı. (Grafik 3)

Grafik 3

Ağustos ve Eylül’de binek otomobil ithalatı ardı ardına artarken paralelinde yurt içinde otomobil satışları her iki ayda da benzer oranda artış gösterdi.

Genel olarak değerlendirdiğimizde sanayi üretimindeki artışın ihracat destekli arttığını düşünüyoruz.

Eylül ayı verisiyle birlikte takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 2019 yılının ilk üç çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sırasıyla %1,8, %0,7 ve %1,6 artış kaydetmiş oldu. Sanayi üretimindeki değişimle benzer hareket eden GSYH’de üçüncü çeyrekte artış görme ihtimalimiz yüksek. (Grafik 4)

Grafik 4

Okulların açılmasının etkisiyle Eylül ayında perakende ticarette de artış göreceğiz ancak genel olarak iç talepte -otomotiv ve konut dışında- genele yayılmış bir hareketlenme sinyali henüz almış değiliz.

TİM verileri ihracatın Ekim ayında da arttığına işaret etmişti. Dolayısıyla son çeyreğe sanayi üretimindeki artışın devamıyla gireceğimizi tahmin ediyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler dengesinde iyileşme ihracat performansına bağlı olacak

Cari işlemler fazlası, Eylül 2019’da 2,5 milyar dolar oldu, 12-aylık cari işlemler fazlası 5,9 milyar dolara yükseldi; ödemeler dengesindeki iyileşmede dış ticaret açığında azalma ve turizm gelirlerinde artış etkili oldu.

Yaz mevsiminin ardından turizm gelirlerinin azalmaya başladığını görmeye başladık. Ekim ayında turizm gelirlerinde azalma cari işlemler fazlasını aşağı yönlü etkileyecek.

TİM, Ekim ayında ihracat hacminde önceki aya göre 1,1 milyar dolarlık artış ortaya koymuştu. Cuma günü açıklanacak Ekim ayı merkezi bütçe verileri, ithalde alınan katma değer vergisindeki değişimi gösterecek ki bu da Ekim ayında dış ticaret dengesindeki değişim hakkında fikir sahibi olmamızı sağlayacak.

Özetle, sonbahar ve kışla birlikte turizm gelirlerinde azalma cari işlemler dengesini olumsuz etkileyecek. Mevcut iç ve dış talep şartlarının canlanmaya işaret etmemesi cari işlemler dengesinin ihracat performansı ile yön bulacağını ortaya koyuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın ekonomi gündemi: Dış ticaret verileri, Fed faiz kararı, ABD işgücü verileri

30 Ekim 2019, Çarşamba

ABD merkez bankası Fed faiz kararını açıklayacak. Vadeli piyasalar %93,5 ihtimalle faiz indirimi yapılacağı beklentisini fiyatlıyor. Beklenti politika faiz aralığının 25 baz puan indirilerek %1,5-1,75 aralığına çekileceği yönünde.

Ekim ayı ekonomik güven endeksi açıklanacak (Eylül 2019: 86). Ekim ayı öncü göstergeleri endekste artışa işaret ediyor.

31 Ekim 2019, Perşembe

Japonya Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Politika faizinde değişiklik öngörülmüyor.

Eylül ayı turizm istatistikleri açıklanacak. (Ağustos 2019: 6,3 milyon turist giriş yaptı)

Eylül ayı ihracat ve ithalat verileri açıklanacak. TİM verileri Eylül ayında ihracatın Ağustos ayına göre 2 milyar dolar arttığını göstermişti. Benzer olarak Eylül ayında ithalat hacminde de artış göreceğiz.

Euro Bölgesi 3. çeyrek GSYH büyüme tahmini açıklanacak. 2. çeyrekte önceki çeyreğe göre %0,2, önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,2 büyüme kaydedilmişti. 3. çeyrekte önceki çeyreğe göre %0,1, önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,1’lik büyüme bekleniyor.

1 Kasım 2019, Cuma

TİM Ekim ayı ihracat verilerini açıklayacak. (Eylül 2019: 15,2 milyar dolar)

Ekim ayı Markit imalat sanayi PMI verileri açıklanacak. (Eylül 2019: 50)

ABD Ekim ayı işgücü istatistikleri açıklanacak. Eylül ayında işsizlik oranı %3,5’e gerilerken ortalama saatlik kazançlar yıllık bazda %2,89 seviyesine düştü.

Dr. Fulya Gürbüz

Coface: “Ekonomiden toparlanma sinyalleri gelirken dış borçlar risk oluşturmaya devam ediyor”

Coface ekonomisti Seltem İyigün’ün kaleme aldığı makalede kura hassasiyeti yaratan ekonomideki temel kırılganlığa dikkat çekiliyor.

Türkiye ekonomisine yönelik kırılganlıklar olarak zayıf talep, düşük yatırım iştahı, Avrupa’daki yavaşlamanın ihracatımıza olası etkileri olarak sıralanırken dış borçların da çözülmesi gereken bir sorun olduğuna vurgu yapılarak şu çıkarımlar öne çıkıyor:

. Yurt içi tasarrufların yetersizliği nedeniyle büyüme yurt dışından borçlanma ile finanse ediliyor… 2019 yılının ikinci çeyreğinde dış borç stokunun milli gelire oranı %62 seviyesinde.

. Toplam dış borç stoku olan 447 milyar doların %17’si kısa vadeli borçlardan oluşuyor. Bu rakam içinde kamunun dış borcunun payı %19 iken, özel sektörün payı %75,6 seviyesinde (milli gelirin %12,8’i). Bunda da aslan payı finansal olmayan kuruluşlara ait. Bankacılık dışı özel sektör olarak nitelendirebileceğimiz kesimin kısa vadeli dış borç stoku içindeki payı %47 seviyesinde bulunuyor (milli gelirin %8’i).

. Merkez Bankası tarafından açıklanan ve Türkiye’nin yurt dışından alacakları ve yurt dışına borçlarının net farkını gösteren Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu’na göre ise Türkiye’nin net uluslararası yatırım pozisyonu 2017’de -463,9 milyar dolar iken 2018’de -373,6 milyar dolar oldu. 2019 yılının Temmuz ayında ise -351,5 milyar dolara geriledi. Bu rakam, milli gelirin neredeyse yarısına denk geliyor.

. Avrupa, doğrudan yatırımlarda liderliği koruyor… Doğrudan yatırımların coğrafi kırılımlarına bakıldığında Avrupa’nın sürekli olarak en temel yatırımcı olduğunu görüyoruz. 2010 yılında doğrudan yatırımların %78’i Avrupa’dan gelirken 2018’de bu oran %77 oldu. ABD’nin payı aynı dönemde %9’dan %3,3’e gerilerken Asya’nın payı %11’den %18,5’e çıktı. Bu eğilim, Türkiye’ye gelen yatırımların artık daha çeşitli ülkelerden geldiğini göstermesi açısından önem taşıyor.

. AB piyasasına ihracat bağımlılığı sürüyor… Dış ticaret tarafında, her ne kadar Türk ihracatçıları kriz dönemlerinde üretim ve pazar çeşitliliğini sağlama kabiliyetine sahip olsalar da, başlıca ihracat pazarımız Avrupa Birliği olmaya devam ediyor. 2010 yılında ihracatımızın %46’sı AB-28 bölgesine yapılırken, 2018 yılında bu oran %50’ye yükseldi. 2019 yılının ilk sekiz ayında ise toplam ihracatımızın %49’unu AB-28 bölgesine yaptık. Bu dönemde Yakın ve Orta Doğu’ya olan ihracatımız toplam ihracatımızın  %17-18’si civarında, diğer Asya bölgesine yaptığımız ihracatımız da yaklaşık %7-8’si kalmaya devam etti. Bu açıdan değerlendirildiğinde AB piyasasına ihracat bağımlılığından söz edilebilir. AB ülkelerine ihracat yapmanın, coğrafi yakınlık, ödemelerin daha güvenilir olması, tahsilat kolaylığı, ticaret teamüllerinin bilinmesi gibi açılardan faydası olsa da, herhangi bir dalgalanma döneminde, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmiş olması, risklerin üstesinden daha rahat gelinebilmesini sağlıyor.

. İhracatın ülkenin refah seviyesinin artmasına verdiği destek sınırlı kalıyor… 2019 yılının ilk sekiz ayında toplam ihracatımız yıllık %2,6 artarken ithalatımız %16,4 geriledi. Ancak aynı dönemde, ihracat birim değer endeksimiz ihracat için yıllık %5,3, ithalat için de %3,2 geriledi. Yani ithalatımız düşerken ithal ettiğimiz ürünlerin de fiyatlarında gerileme görüldü ancak ihracatımızın artmasına karşı ihracatımızın birim değer endeksi geriledi.

Makalede ihraç ürünlerin katma değerinin ve teknolojik içeriğinin artması, en stratejik sektörler arasında yer alan gıda ve tarım sektörlerinin öne çıktığı politikalar izlenmesi, ihracattan elde edilen kazancın artmasına ve refah seviyesinin yükselmesine yardımcı olacağı, bu sayede kilogram başına elde edilen ihracat kazancı olan 1,14 doların da yükseleceği öngörülüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Barış Pınarı Harekatı’nın süresi ekonomiyi etkileyecek, sertliği yaptırımlara ve finansmana bağlı

7-14 Ekim tarihlerinde açıklanan makro ekonomik verileri ve 9 Ekim’de başlayan Barış Pınarı Harekatı’nın olası etkilerini değerlendireceğiz.

Öncelikle makro-ekonomik veriler:

– Sanayi üretimi Ağustos 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %3,6, bir önceki aya göre %2,8 azaldı.

– Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Ağustos 2019’da aylık %1,9, ithalat miktar endeksi %0,9 azaldı.

– Cari işlemler fazlası Ağustos 2019’da 2,6 milyar dolara, 12-aylık cari fazla 5,1 milyar dolara yükseldi.

Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış dış ticaret verilerinin Temmuz ayına göre yataya yakın kalması sanayi üretimindeki azalışı açıklıyor. Eylül ayı TİM ihracat verileri ise önceki aya göre 2 milyar dolarlık (%16’lık) artışa işaret ediyor. Eylül ayı merkezi yönetim bütçe verileri de uluslararası ticaret ve muamelelerden alınan vergilerde Ağustos ayına göre artış olduğunu gösteriyor. Diğer bir deyişle ihracattaki artışa ek olarak ithalatta da Eylül ayında artış var. İhracat desteğiyle büyüyen Türkiye ekonomisinin mevcut seyrini dikkate aldığımızda Eylül ayında sanayi üretiminde düzelme göreceğiz.

İç talepte zayıflığın devam etmesi ithalatın ihracat performansıyla orantılı hareket etmesine sebep oluyor. Turizm gelirlerindeki iyileşmeler, ihracat performansındaki olumlu seyir ve iç talepte zayıflık cari dengede iyileşme sağlarken Barış Pınarı Harekatı’nın TL üzerinde yarattığı baskı ve yaptırımlara yönelik belirsizlikler cari denge üzerinde baskı oluşturacaktır.

İlk sekiz aylık merkezi yönetim bütçe verilerine baktığımızda hedeflerin ulaşılabilir olduğunu söyleyebiliyoruz. Ancak Barış Pınarı Harekatı’nın uzaması ve finansmanına destek sağlanamaması ise bütçe üzerindeki baskıların dolayısıyla da borçlanma maliyetleri üzerindeki baskının artacağı anlamına gelecektir.

Öte yandan küresel ekonomideki zayıflığın giderek belirgin hal alması Fed ve ECB’nin düşük faiz politikasına devam edeceğini gösteriyor olsa da bu gelişmenin TL üzerindeki baskıyı azaltmakta yetersiz kalacağı aşikâr.

Nitekim ABD Başkanı Trump 14 Ekim’de attığı son tweet ile Türkiye’nin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik harekatının bölgede insan haklarının ihlal edilmesine, barış, güven ve istikrarın tehlikeye atılmasına yol açması halinde uygulanacak yaptırımları şöyle sıraladı:

. “Buna sebep olacak, destekleyecek ve finansman sağlayacak herkese ağır ekonomik yaptırımlar uygulanması,

. Türk ithal çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergisinin tekrar %50’ye yükseltilmesi,

. ABD Ticaret Bakanlığının Türkiye ile 100 milyar dolarlık ticaret anlaşması müzakerelerini sonlandırması,

. Kuzey Suriye’ye yönelik harekatın tüm (mevcut ve önceki) sorumlularına yönelik yaptırımlar uygulanması (finansal yaptırımlar, varlıklarının dondurulması, ABD’ye giriş yasağı).”

Yönetmesi zor bir süreç. Açık olan Türkiye ekonomisinin belini bükecek her hamle doğrulmasını çok daha fazla zorlaştıracak.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

Haftanın ekonomik gündemi: Dış ticaret endeksleri ve cari işlemler dengesi

10 Ekim 2019, Perşembe

Ağustos ayı dış ticaret hacim ve miktar endeksleri açıklanacak. Ağustos ayında ihracat ve ithalat verilerindeki düşüşe bağlı olarak ticaret endekslerinde düşüş bekliyoruz.

11 Ekim 2019, Cuma

Ağustos ayı cari işlemler dengesi açıklanacak. Temmuz ayında 1,16 milyar dolar cari işlemler fazlası verilmiş, 12-aylık toplam cari fazla 4,45 milyar dolar seviyesine yükselmişti. Ağustos ayında ihracat ve ithalat bir önceki aya göre düşse de dış ticaret açığı 705 milyon dolar azalma kaydetti. Bu cari işlemler dengesi üzerinde iyileşmeye sebep olacaktır. Öte yandan Ağustos ayında turist sayısında Temmuz ayına göre yaşanan kısmi düşüşün turizm gelirlerini hafif düşüreceği varsayımı ve yabancı yatırımcıların BIST’te Temmuz ayında nette 78 milyon dolar satış yapmalarının ardından Ağustos ayında da 448 milyon dolarlık satış yapmaları cari işlemler dengesinde bozulma ortaya koyacaktır. Bu etkenler ışığında Ağustos ayında cari dengede önemli bir kötüleşme beklemiyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Sabretmeye devam: İç talep zayıf, üretim ihracata endeksli, küresel büyüme yavaşlıyor

9-16 Eylül döneminde açıklanan makro-ekonomik veriler bize neler söylüyor, gelin grafiklerle anlatmaya çalışalım.

İç talep Temmuz ayında zayıfladı, sanayi üretimi arttı…

Mevsimsellikten arındırılmış perakende satışlar Temmuz ayında bir önceki aya göre azalsa da Ekim 2018’den bu yana olan yukarı yönlü eğilim devam ediyor. Ancak bu eğilim, ithalatı artıracak bir etki ortaya koymuyor.

Haziran ayında daralan sanayi üretimi ise Temmuz ayında yükseliş yaşadı. İç talepte zayıflık sürerken sanayi üretimi ihracat bazlı hareketini sürdürüyor.

…ancak Ağustos ayı verileri sanayi üretiminde daralmaya işaret ediyor…

Ağustos ayında TİM verileri ihracatta gerileme, merkezi yönetim bütçe verileri ise ithalatta gerileme ortaya koydu. Dolayısıyla sanayi üretiminin Ağustos ayında aylık bazda gerileme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtelim.

…sanayi sektöründe inişli çıkışlı hareketler ise Temmuz döneminde istihdamda artış ihtimalini ortaya koymuyor.

Dış ticaret açığında gerileme ve turizm gelirlerindeki artış sebebiyle cari işlemler dengesindeki iyileşmenin Ağustos ayında da sürmesini bekliyoruz.

Dolayısıyla iç talepte devam eden zayıflık, ihracat destekli büyüme eğilimi, küresel büyümeye yönelik aşağı yönlü baskılar enflasyonist baskıları da hafifletiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) geçen haftaki toplantısında söz konusu gelişmelere vurgu yaparak politika faizini %16,50 seviyesine düşürmesi ve Avrupa Merkez Bankasının da yine geçen haftaki toplantısında mevduat faiz oranını 10 baz puan düşürmesi ve tahvil alımlarına 1 Kasım’dan itibaren yeniden başlayacak olmasına paralel olarak ABD Merkez Bankasının 18 Mart Çarşamba günkü para politikası toplantısında çeyrek puanlık indirim beklentileri ekonomik büyüme üzerindeki baskıların süreceği anlamına geliyor.

Petrol piyasasına yönelik riskler hariç tutulduğunda, enflasyonda düşüş eğilimi ve dış borçlanma maliyetlerindeki azalma şirketleri finansal olarak rahatlatacaktır ancak fiyat düşürme baskıları ciroların da azalmasında etkili olacaktır.

Para kazanmanın giderek zorlaştığı küresel ortamda yüksek teknolojik ürün geliştirmeye harcanacak zaman ve parayı, kısa vadede olmasa bile uzun vadede dışa bağımlılığımızı azaltacak önemli bir faktör olarak görüyoruz. Sabretmeye devam.

Dr. Fulya GÜRBÜZ

Haftanın gündemi: İmalat ve sektörel üretim verileri, dış ticaret verileri ve G20 zirvesi

24 Haziran 2019, Pazartesi

Haziran ayı imalat sektörü kapasite kullanımı, reel sektör güven endeksi ve sektörel güven endeksleri açıklanacak. Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış imalat sektörü kapasite kullanım oranı aylık %1,5 yüzde puan artışla %76 seviyesine yükselmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi aylık %4,4 kayıpla 79,4’e, perakende ticaret sektörü güven endeksi %0,7 azalışla 89,9’a, inşaat sektörü güven endeksi %7,7 azalışla 49,8’e gerilemişti. Mevsimsellikten arındırılmış reel sektör güven endeksi ise Mayıs ayında aylık %5,3 azalışla 94,7 seviyesine gerilemişti.

27 Haziran 2019, Perşembe

Haziran ayı ekonomik güven endeksi açıklanacak. (Mayıs 2019: 77,5; mevsimsellikten arındırılmış)

28 Haziran 2019, Cuma

Mayıs ayı dış ticaret rakamları açıklanacak. (Nisan 2019: İhracat: 14,02 milyar dolar, İthalat: 17,02 milyar dolar; takvim ve mevsimsellikten arındırılmış). Nisan ayı verileri ihracat hacminde artışa rağmen değer olarak ithalatı karşılamaya yetmediğini tekrarlamıştı. Ticaret Bakanlığı geçici verileri Mayıs ayında ihracat ve ithalat hacminde sırasıyla aylık %10 ve %2’lik artışa işaret etmişti.

G20 ülkeleri liderleri 28-29 Haziran’da Japonya’da Osaka zirvesinde buluşuyor. ABD Başkanı Trump ve Çin lideri Xi Jinping ile bir araya geleceklerini duyurmuştu.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: 1Ç2019 GSYH büyüme ve Nisan ayı dış ticaret verileri

28 Mayıs 2019, Salı

Mayıs ayı ekonomik güven endeksi açıklanacak. Mayıs ayında tüketici güven endeksi, reel kesim güven endeksi, hizmet sektörü güven endeksi ve inşaat sektörü güven endeksinde kaydedilen gerilemeye bağlı olarak Nisan ayında 84,7 puana yükselen endeksin Mayıs ayında gerilemesini bekliyoruz.

31 Mayıs 2019, Cuma

2019 yılı birinci çeyrek GSYH büyüme verisi açıklanacak. Reuters anketinde %2,5 daralma öngörülüyor. GSYH 4Ç2018’de %2,98 daralmış böylece 2018 yılı genelinde ortalama %2,7 büyüme kaydedilmişti (2017: %7,44). Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %2,4 azaldı. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (Betam) 1Ç2019’da yıldan yıla %3,7 daralma, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerle bir önceki çeyreğe %0,2 büyüme öngörüyor. Bilgi Üniversitesi simditahmin.com’a göre yıldan yıla %2,2 daralma, mevsim etkilerinden arındırılmış verilerle bir önceki çeyreğe göre %1,8 büyüme öngörülüyor.

Nisan ayı dış ticaret verileri açıklanacak. Mart ayında ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %0,44, ithalat ise %17,79 daralmıştı. Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre ihracat Mart ayında %2,4, ithalat ise %2,5 artmıştı. TİM verilerine göre ihracat Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,13 artış kaydetti. Kasım 2018’den Mart 2019 sonuna kadar mevsimsellikten arındırılmış ithalat aylık bazda aralıksız artarken merkezi yönetim bütçe verisi Nisan ayında hafif gerileme işareti ortaya koyuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlığı: Fed toplantısı

29 Nisan 2019, Pazartesi

Nisan ayı Ekonomik Güven Endeksi açıklanacak (Mart: 81,9). Öncü veriler endekste Şubat ve Mart aylarındaki iyileşmenin Nisan ayında da sürdüğüne işaret ediyor.

30 Nisan 2019, Salı

Mart ayı dış ticaret ve turizm verileri açıklanacak. İhracat Şubat ayında %3,4 artmış, ithalat ise %16,9 azalmıştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise Şubat ayında bir önceki aya göre ihracat %0,2 azalmış, ithalat ise %2,8 artmıştı.

Merkez Bankası 2019 yılı 2. çeyreğine ilişkin Enflasyon Raporu’nu yayınlayacak. 25 Nisan tarihli para politikası toplantısında enflasyon patikasındaki düşüşü ön plana çıkaran Merkez Bankasının TL’deki son değer kaybı ve olası risklere yönelik vurgularını takip edeceğiz.

1 Mayıs 2019, Çarşamba

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Nisan ayı ihracat verilerini açıklayacak. Mart ayı ihracatı, Özel Ticaret Sistemi kayıtlarına göre 15 milyar 488 milyon dolar olurken ihracatın ithalatı karşılama oranı %87,9 oldu. Genel Ticaret Sistemi’ne göre ise, ihracat 16 milyar 334 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye ve küresel bazda imalat sektörü PMI verileri açıklanacak. Nisan ayında Türkiye imalat sektörü PMI endeksi 47,2 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya, üzerindeki değerler ise sektörde büyümeye işaret ediyor.

ABD merkez bankası Fed para politikası faiz kararını açıklayacak. Mevcut durumda Fed’in politika faiz aralığı %2,25-2,50 aralığında bulunuyor. Geçen hafta yayınlanan verilere göre 1. çeyrekte GSYH %3,2 ile beklentilerden yukarıda büyüme kaydetmiş olmasına rağmen enflasyon dinamikleri güçsüz seyrediyor. Fed önceki toplantısında faiz artırımında sabırlı bir tutum sergileyeceğini tekrarlamış ve akabinde ekonomik aktivitedeki zayıf işaretler sebebiyle faiz indirim söylemlerine tanık olmuştuk. Son GSYH verisi beklenenden güçlü gelse de imalat tarafında Nisan ayında yaşanan hız kaybı ve enflasyondaki zayıflık sebebiyle Fed’in Çarşamba günkü toplantısında faizde değişiklik yapmayacağını öngörüyoruz.

3 Mayıs 2019, Cuma

Nisan ayı enflasyon verileri açıklanacak. Mart ayında TÜFE aylık %1,03, yıllık %19,71 artış kaydetmişti. Yurtiçi ÜFE ise aylık %1,58, yıllık %29,64 artış kaydetmişti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye değerlendirmesini yayınlaması bekleniyor. Türkiye’nin kredi notu “BB”, not görünümü ise “negatif” seviyesinde bulunuyor.

ABD’de Nisan ayı işgücü verileri açıklanacak. Mart ayında işsizlik oranı %3,8 ile önceki aya göre değişiklik göstermemişti. Ortalama saatlik kazançlar ise Mart ayında yıllık %3,2’lik artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz