Etiket: euro bölgesi

Euro Bölgesi’nde imalat ve tüketici güven endekslerindeki bozulma Haziran ayında da sürdü

Euro Bölgesi’nde Ekonomik Duyarlılık Endeksi (Economic Sentiment Indicator) 2019 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre 1,9 puan azalışla 103,3 ile Ağustos 2016 seviyesine geriledi. Ticaret savaşı, Brexit ve otomotiv sektörünün düzenlemeleri yerine getirmeye yönelik çalışmaları sebebiyle 2018 yılı başından itibaren endeks düşüş eğilimini koruyor. İmalat sektörü (-2,7), hizmet (-1,1) ve tüketici (-0,7) alt güven endeksleri Haziran ayında gerilerken perakende ticaret (+1,0) ve inşaat (+3,6) tarafında iyileşme var. Güven kaybı sırasıyla en fazla Almanya (-2,9), İtalya (-1,5), Fransa (-1,5), Hollanda (-1) ve İspanya’da (-0,6) yaşandı.

Euro Bölgesi’nde İş Durum Endeksi ise (Business Climate Indicator) Haziran ayında önceki aya göre 0,13 puan azalışla 0,17 değerine düşerek Ekim 2014 seviyelerine geriledi. Gerilemede işletmelerin üretim beklentileri, ihracat siparişleri ve stok seviyelerindeki kötüleşme etkili oldu. Geçmiş üretim seviyesinde ise iyileşme var.

Bölge’de Tüketici Güven Endeksi ise Haziran ayında bir önceki aya göre 0,7 puan düşüşle -7,2 seviyesine geriledi.

Haziran ayı imalat sektörü PMI ilk tahminlerine göre Euro Bölgesi’nde üretim önceki aya göre değişiklik göstermeyip daralma bölgesinde kalmayı sürdürürken hizmet sektörü büyüme bölgesinde gücünü korumaya devam ediyor. Her iki sektörde ihracat siparişleri güç kaybı yaşarken istihdamda görece iyileşme var. Fiyat tarafında ise maliyet enflasyonu Eylül 2016 seviyelerine gerilerken çıktı fiyat artışı son üç yılın en düşük artışını kaydetti.

Mayıs ayında tüketici enflasyonu yıllık %1,2 seviyesine gerilemişti ki bu seviye Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) %2 olan hedefinin hayli gerisinde. Üretici fiyat enflasyonu ise Nisan ayında yıllık %2,6 seviyesine geriledi. GSYH büyümesi ise 2019 yılı I. çeyreğinde kaydettiği %1,2 büyüme ile 2013 yılı sonu seviyelerine gerilemiş durumda. Parasal genişlemeye rağmen Bölge’de büyüme ve enflasyon dinamiklerinin zayıflamaya devam etmesine bağlı olarak AMB Başkanı Draghi hazine tahvillerinin alımına devam etmek suretiyle parasal genişleme sinyali verdi.

Euro Bölgesi’nde ihracat performansının Haziran ayında düşmeye devam etmesi küresel talepte daralmanın devam ettiğine işaret ediyor. Yarın Osaka’da başlayacak iki günlük G20 zirvesinde cumartesi günü ABD ve Çin liderlerinin bir araya gelecek olması küresel ekonomi açısından belki bir umut kaynağı olabilir.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’de ekonomiye güven geriliyor, sürdürülebilir büyüme için ön şart güvenin sağlanması

Türkiye’de ekonomik güven endeksi Mayıs ayında aylık %8,5 azalışla 77,5 seviyesine geriledi. Endeksteki azalışta, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki düşüşler etkili oldu.

Artan siyasi risk, Hükumet tarafından açıklanan tedbir paketlerinin ikna edici olmaması ve Merkez Bankasının rezervlerine yönelik endişelere bağlı olarak Türk lirası üzerindeki baskı devam ediyor. Her ne kadar 2019 yılının ilk 5 ayında imalat tarafında aylık bazda ılımlı iyileşmeler kaydedilse de %14,7 seviyesine yükselen işsizlik oranı, yıllık %30 seviyesinin üzerinde artış kaydeden yurt dışı ve tarım ürünleri üretici fiyat endeksleri, yükselen borçlanma ve üretim maliyetleri, özellikle kredi hacmi olmak üzere talep tarafında yaşanan zayıflıklar güven endeksindeki bozulmanın sonucu olarak karşımıza çıkan veriler.

Elbette ABD’nin 2018’de başlattığı ticaret savaşının küresel büyümede -özellikle de en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’da- yavaşlamaya sebep olması da Türkiye’nin ihracat ve üretim performansını olumsuz etkileyen ana faktörlerin başında geliyor.

Peki, Euro Bölgesi ekonomisine yönelik beklentiler ümit verici mi?

Avrupa Komisyonunun yayınladığı endeksler karışık sinyaller veriyor:

. İş İklimi Endikatörü Mayıs 2019’da 0,12 puan (%29) düşüşle 0,3 seviyesine gerileyerek 2016’dan bu yana en düşük seviyesini gördü. Bunda üretim ve ihracat siparişlerindeki sert düşüş etkili oldu.

. Ekonomik Hassaslık Endikatörü ise Mayıs ayında aylık 1,2 puan artışla 105,1 seviyesine yükseldi. İmalat sektörü, tüketiciler ve servis sağlayıcılarının beklentilerindeki iyileşmeye bağlı olarak endeks son 11 aydaki ilk yükselişini kaydetti. Perakende ve inşaat sektörünün beklentilerinde ise bozulma görüldü.

. Tüketici Güven Endikatörü Mayıs 2019’da aylık 1,1 puan yükselse de endeks -6,5 değeri ile negatif bölgede yer alıyor.

Süregelen ticaret savaşına bağlı olarak Euro Bölgesi’nde dış ticaret gelişmelerini OECD’nin 28 Mayıs Salı günü yayınladığı G20 Uluslararası Ticaret İstastikleri’nde gördük. Söz konusu OECD raporuna göre 2019 yılı ilk çeyreğinde Euro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış ABD doları cinsinden ihracat %1, ithalat ise %0,1 artış kaydetti ki bu değerler Almanya’nın verilerine çok yakın (sırasıyla %0,9 ve %0,1). 4Ç2018’de Euro Bölgesi’nde ihracat bir önceki döneme göre %1,7, ithalat ise %0,9 daralma kaydetmişti. Avrupa Merkez Bankası ise 10 Nisan para politikası toplantı tutanaklarında GSYH büyümesi üzerinde aşağı yönlü risklerin arttığı ifadeleri yer alıyor.

G20 ülkelerininin mevsimsellikten arındırılmış ABD doları cinsinden ihracatı ise 1Ç2019’da bir önceki çeyreğe göre %0,4 oranında artarken ithalat hacmi %1,2 daralma kaydetti.

Güven endekslerinde bozulma eğiliminin artarak devam ettiği Türkiye’nin ihracatı ise aynı dönemde %2 daralırken ithalatı %5,3 artış gösterdi, öyle ki bu veri cari açıkta bozulmanın dolayısıyla da Türkiye’nin risk primindeki artışın (5-yıllık CDS primleri 515 seviyesinin üzerine çıktı) önemli bir kanıtı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın geçen hafta açıkladığı İVME (İleri Verimli Milli Endüstri Paketi) Finansman Paketi’nde bahsi geçen 30 milyar TL büyüklüğündeki finansman ise bütçe üzerinde soru işaretleri yaratmıştı.

Bu çerçevede talep şartları, bütçe hedefleri, işsizlik, cari açık ve finansmanı, özel sektörün yüksek dış borcu, Merkez Bankasının net rezerv büyüklüğü, yüksek enflasyon ve artan borçlanma maliyetlerine yönelik endişelere ek olarak yerel seçimlerin yenilenme kararı güven endekslerini aşağı çekerken yabancı sermayenin daha iyi hikaye sunan ülkelere yönelmesine sebep oluyor. Dolayısıyla, üretimde ithalata, finansman tarafında ise yabancı sermayeye bağımlı olan Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme hedefine ulaşılmasında ilk atılması gereken adım güven algısının kalıcı olarak yeniden sağlanması.

Dr. Fulya Gürbüz

ABD-AB müzakereleri Euro Bölgesi’nde ekonomik beklentiler için olumlu bir hamle

Ekim 2018’de Almanya’da ekonomik durum 2018 yılı Ekim ayında yıl içinde ikinci dip seviyesini görmüş, ardından şartlardaki bozulma Mart 2019’a kadar zayıflayarak devam etti. ZEW ekonomik beklentiler endeksi Ekim ayında gördüğü -24,7 seviyesinden itibaren aralıksız iyileşerek Mart ayında -3,6 seviyesine geriledi ve ardından Nisan ayında Mart 2018’den bu yana ilk artı değeri alarak 3,1 seviyesine yükseldi. Öte yandan mevcut ekonomik görünüm değerlendirmesi ise 5,6 puan düşüşle 5,5 seviyesine geriledi. Enflasyon beklentisi ise 8,2 puan artışla 2,1 seviyesine yükseldi.

Benzer eğilim Euro Bölgesi genelinde de yaşandı. Bölgede ekonomik şartları gösteren ZEW endeksi Mayıs 2018’den bu yana ilk kez Nisan ayında 4,5 seviyesini görerek artı bölgeye geçti. Gelecek 6 aya ilişkin beklentiler 6,6 puan düşüşle -13,2 değerini alırken enflasyon beklentisi 7,7 puan artışla 1,1 seviyesine yükseldi.

ABD ile Çin arasında ticaret görüşmeleri devam ederken Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, ABD ile sanayi ürünlerinde gümrük vergilerini kaldırmak üzere ticaret anlaşması müzakerelerinin başlatılmasını onaylaması haberi 15 Nisan’da Anadolu Ajansı resmi sitesinde yayınlanmıştı. ABD-Çin arasındaki uzlaşmacı hamleler ardından Çin’den gelen son Mart ayı sanayi üretimi ve perakende satışlarda beklenenden yukarıda gelen iyileşmelere benzer olarak ABD-AB müzakerelerinin başlayacak olması Euro Bölgesi’ne ilişkin ekonomik beklentilerde iyileşme göreceğimize işaret ediyor.

ABD ve Euro Bölgesi ekonomileri zayıflamaya devam ediyor

ABD ve Euro Bölgesi’nde imalat sektörü 2019 yılı ilk üç ayında ardı ardına zayıflarken çeyrek bazda bakıldığında 2018 yılı 4. çeyreğine göre daha zayıf bir performans ortaya koydu.

ABD Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,5 puan gerileyerek 52,5 olduğu tahmin edildi. Endeksin 50 ve yukarısındaki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

Euro Bölgesi Markit imalat sektörü PMI endeksi ise Mart 2019’da aylık 1,7 puan düşerek 47,6 seviyesine gerilediği tahmin edilerek daralmayı sürdürdü.

Hizmet sektörü tarafında ise ABD’de 2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre daha iyi bir performans ortaya konsa da Mart ayında sektörün aylık 1,2 puan düşüşle 54,8 seviyesine yavaşladığı tahmin edildi.

Euro Bölgesi’nde ise hizmet sektörü PMI verisi ise aylık 0,1 puan düşüşle 52,7 olarak tahmin edilerek büyüme bölgesinde kalmayı sürdürdü.

Hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan kompozit PMI endeksi ise Mart ayında ABD’de aylık 1,2 puan düşüşle 54,3 seviyesine zayıflarken Euro Bölgesi’nde aylık 0,6 puan kayıpla 51,3 seviyesine zayıfladı.

Genel olarak her iki ekonomide de enflasyon, istihdam ve üretim tarafında zayıflık sinyalleri var. Avrupa Merkez Bankası 2019 yılında %1,1 GSYH büyümesi tahmin ederken geçen hafta ABD Merkez Bankası Fed reel büyüme beklentisini 0,2 puan düşüşle %2,1 seviyesine çektiğini duyurmuştu.

Türkiye için anlamı ise en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nden (özellikle Almanya’dan) ithalat talebinin zayıflamaya devam edecek olması.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi açıklanacak, beklenti %7,7 daralma

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 22019 yılı Ocak ayı sanayi üretimi verisini açıklayacak.

AA anketine göre Ocakta takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yıllık bazda %7,6 azalacağı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin ise aylık bazda %1,2 artacağı tahmin ediliyor. Foreks anketine göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin yıllık %7,8 daralacak.

Aralık 2018’de takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %9,8, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış
sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,4 daralmıştı.

En büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi Aralık 2018’de yıllık %4,2 daralmanın ardından Ocak 2019’da %1,1 daralma yaşayarak hafif toparlanma gösterdi öyle ki aylık bazda sanayi üretimi %1,4 büyüdü.

En büyük ticaret ortağımız olan Almanya’da ise Ocak ayında hem aylık (-%0,8) hem de yıllık (-%3,3) bazda sanayi üretiminin daralmaya devam etmesi Türkiye sanayi üretimine yönelik daralma beklentilerini teyit eder nitelikte.

Dr. Fulya Gürbüz

Bugün ajandada Euro Bölgesi sanayi üretimi ve ABD enflasyon verileri var

Euro Bölgesi’nde Ocak ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak…

2018 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %1,7, yıllık bazda ise %3,3 daralan sanayi üretiminin Ocak ayında aylık %0,4, yıllık %3,2 düşüş kaydetmesi bekleniyor. Ocak ayı imalat sektörü PMI verileri üretimde son 6 yılın en yavaş artışına işaret etmiş, endeks daralma bölgesine doğru gerilemeyi sürdürmüştü.

ABD’de ise Ocak ayı enflasyon verisi açıklanacak…

Aralık 2018’de ABD’de tüketici enflasyonu bir önceki yılın aynı ayına göre %,1,9, çekirdek enflasyon %2,2 artış kaydetmişti. Ocak ayında TÜFE’nin %1,5, çekirdek enflasyonun ise %2,1 seviyelerine gerilemesi bekleniyor.

Ocak ayı PMI verileri ise ABD’de imalat sektöründe girdi maliyetleri üzerindeki baskının arttığını, ancak petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle girdi maliyet enflasyonunun son 1 yılın en zayıf artışını kaydettiğini, talep artışı sebebiyle üreticilerin çıktı fiyatlarını yukarı çektiğini göstermişti.

Artan belirsizlikler Euro Bölgesi’nde yatırımları öteliyor, büyümeyi iç talep destekleyecek

İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan Euro Bölgesi Kompozit Üretim PMI Endeksi Ocak 2019’da son 5 aylık düşüşünü koruyarak aylık 0,1 puan düşüşle 51,0 olarak sonuçlandı ve son 5,5 yılın en düşük değerine geriledi.

Geçen hafta açıklanan imalat sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 0,9 puan düşüşle 50,5 seviyesine gerilemişti.

Hizmet sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,4 puan artışla 51,2 seviyesine yükseldi.

İmalat ve hizmet sektörlerini baz alan Kompozit PMI verilerine göre;
. Üretimdeki zayıflık imalat sektöründeki yavaşlamadan kaynaklandı.
. İmalat sektörü küçülme bölgesine doğru gerilerken, hizmet sektörü son dört yılın en düşük performansını kaydetti. Böylece talep tarafı 2013 yılının ortalarından bu yana en zayıf noktasına ulaştı.
. Ekonomik aktivitede en sert düşüşler Fransa ve İtalya’da yaşandı. Almanya ve İspanya en iyi performans gösteren ülkeler oldular.
. İmalat sektöründe yeni siparişler son 6 yılın en sert düşüşünü yaşaması toplam yeni siparişlerdeki düşüşün ana sebebi oldu, hizmet sektöründe yeni siparişler yataya yakın kalarak durgunluk işareti verdi.
. İtalya’da yaşanan istihdam kaybı dışında Bölge genelinde istihdam zayıflayarak da olsa arttı.
. Girdi maliyetleri Ocak ayında artışını korudu. Ücret ve maaş artışları hizmet sektöründe işletme maliyetlerini artırdı, imalat sektöründe ise düşen petrol ürünleri fiyatları girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttı.
. Artan işletme ve girdi maliyetleri çıktı fiyatlarının son üç ayki en yüksek artışı kaydetmesine sebep oldu.
. İş güveni konusunda uluslararası ticaret, Brexit ve bölgesel ve küresel olarak artan politik belirsizlikler beklentilerin bozulmasına sebep oldu.

Raporda yer aldığı üzere PMI göstergeleri GSYH’nin ilk çeyrekte %0,1’lik artışa işaret ediyor. 2018 yılında çeyrek bazda ortalama %0,3’lük artış yaşanmış, en son 2013 yılında %0,1’lik artış kaydedilmişti. Aralık 2018’de yayınlanan beklentilerine göre Avrupa Merkez Bankası (AMB) Euro Bölgesi 2019 yılı 1. çeyreği için GSYH’de dönemlik %0,3-0,7 aralığında bir büyüme öngörüyor. Yıllık bazda bakıldığında AMB, Euro Bölgesi’nin 2018 yılında %1,9 büyümesinin ardından 2019 yılında %1,7 büyüyeceğini tahmin ediyor. 2020 ve 2021 yılları için tahminleri ise sırasıyla %1,7 ve %1,5. IMF ise Euro Bölgesi’nin 2019 ve 2020 yıllarında sırasıyla %1,6 ve %1,7 büyüyeceğini öngörüyor.

AMB 4 Şubat tarihli “Euro Bölgesi’nde iç talep ve buna bağlı riskler” başlıklı raporunda ise, önümüzdeki birkaç yıl boyunca ekonomik aktivitenin iyileşen istihdam piyasası ve hanehalkı gelir artışının desteğiyle iç talep kaynaklı olarak ılımlı bir hızda büyüyeceğini tahmin ediyor.

Söz konusu raporda anket verileri ve modellemelerin ortaya koyduğu sonuçlara göre AMB, küresel ekonomiye yönelik belirsizliklerin özel tüketimden daha çok yatırım ortamını olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

Anket verileri küresel belirsizliklerdeki artışın yatırım kararlarının ötelenmesine sebep olduğunu ortaya koyarken, AMB çok ülkeli tahmin modeline göre artan küresel belirsizlikler sonucunda yatırımlarda meydana gelen kaybın yarısının belirsizliğin azalmasını takip eden yaklaşık 2,5 yıl sonra telafi edilebildiği sonucu elde edilmiştir.

İç talepteki daralmanın derinleştiği Türkiye özelinde baktığımızda en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nde iç talebin korunması ihracat hacmimiz açısından yukarı potansiyel taşımasa da ümitli kalmamıza sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi imalat sektörü ve iş gücündeki zayıflık işletme faaliyetlerinde kesinti alarmı veriyor

Euro Bölgesi’nde imalat sektörü PMI endeksi Ocak 2019’da aylık 0,9 puan düşüşle 50,5 olarak ölçüldü. Endeksin 50 ve yukarı seviyeleri sektörde büyümeye, aşağısı ise daralmaya işaret ediyor.

PMI verilerinde şu detaylar göze çarpıyor:
. Bölge içi ve Bölge dışı talepte daralma devam ediyor.
. Üretim Nisan 2013’ten bu yana en yavaş artışını kaydetti.
. İstihdam piyasasında en zayıf artış yaşandı.
. Başta petrol ve benzeri ürün fiyatlarındaki gerilemeye bağlı olarak girdi maliyetleri yavaş da olsa artmaya devam etti.
. Gıda ve hammadde fiyatlarındaki artışa bağlı olarak çıktı fiyatları -hızı yavaşlasa da- arttı.
. İş güveni ise Aralık’ta kaydedilen 6-yıllık en sert düşüşünün ardından Ocak ayında hafif de olsa iyileşti. Uluslararası ticarette artan korumacılığın ihracat performansını olumsuz etkilediği ve Bölge içindeki politik endişeler güveni olumsuz etkileyen faktörler olarak ifade edildi.
. Talepte düşüşün etkisiyle mevcut işlerin tamamlanması satılmayan mal stoklarının artmasına sebep oldu. Raporda, talepte canlanma olmaması halinde şirketlerin önümüzdeki aylarda işletme kapasitelerini düşürebilecekleri riski ortaya kondu.

En büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nde ekonomik aktivitedeki zayıflık şüphesizdir ki doğrudan Türkiye’yi olumsuz etkileyecek bir gelişme olacak.

Euro Bölgesi’nde şirketler son dört yılın en zayıf talep resmini ortaya koydu

Ocak ayı ilk tahminine göre Euro Bölgesi imalat sektörü PMI endeksi aylık 0,9 puan kayıpla 50 ayın düşüğü olan 50,5 seviyesine geriledi. Üretim alt endeksi 0,6 puan kayıpla 67 ayın en düşüğü olan 50,4 seviyesine geriledi.

Euro Bölgesi hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,4 puan kayıpla 65 ayın düşüğü olan 50,7 seviyesine geriledi.

Euro Bölgesi kompozit PMI endeksi aylık 0,4 puan kayıpla 66 ayın düşüğü olan 50,8 seviyesine geriledi.

Detaylara baktığımızda;

. Hem üretim hem servis sektörü 50 seviyesine yaklaşarak durgunluk sinyalleri vermeye başladı.
. Ürün ve hizmetlere olan talep Haziran 2013’ten bu yana en sert düşüşünü kaydetti.
. Mal siparişleri son dördüncü ayda da düşüşünü sürdürürken hizmet siparişleri Temmuz 2013’ten bu yana ilk kez düştü.
. İhracat dördüncü ayda da düştü ancak düşüş hızı önceki aylara göre daha sert oldu.
. Özellikle hizmetler sektöründe olmak üzere toplam istihdam artışı geriledi.
. Geleceğe yönelik beklentiler son 4 yılın en düşük artışını kaydetti. Bunda küresel ekonomiye yönelik belirsizlikler, uluslararası ticaret gerilimi, Brexit, özellikle Fransa ve İtalya olmak üzere küresel politik tansiyonda artış ve otomotiv sektöründeki zayıflık etkili oldu.
. Fransa’da iş ortamı artan hızda geriledi, her iki sektörde üretim düştü.
. Almanya’da üretim ve hizmet sektörü Aralık ayına göre artış kaydetti. Fabrika siparişleri ve ihract Kasım 2012’den bu yana en hızlı düşüşünü yaşadı, böylece imalat sektörü Kasım 2014’ten bu yana ilk kez zayıfladı.
. Artan maaş baskıları ve Almanya’da yol ücretlerindeki artış gibi sebeplerde çıktı fiyatlarında artış görüldü. Azalan petrol fiyatları ve tedarik zincirindeki rahatlamaya bağlı olarak girdi fiyatları son bir buçuk yılın en zayıf artışını kaydetti. Alt dağılımda girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları artışları imalat sektöründe zayıflarken hizmet sektöründe artış yaşandı.

Euro Bölgesi’nde imalat sektörü Aralık ayında da zayıfladı

Euro Bölgesi imalat sektörü PMI endeksi Aralık 2018’de 51,4 olarak gerçekleşti (Kasım2018: 51,8). Endeks 2018 yılında Temmuz ayı hariç 11 ay boyunca düşüş eğilimini sürdürdü. Aralık ayında Bölge’de imalat sektöründe;

. Yeni siparişler ve güven alt endeksleri düşmeye devam etti,

. Hollanda hariç diğer ekonomilerde üretimde düşüş yaşandı,

. Almanya’da yaşanan sert ihracat kaybı önderliğinde Bölge’de ihracat siparişleri düştü,

. İstihdam tarafında olumlu seyir sürdü,

. Küresel ticaret ve politik belirsizlikler ile finansal şartlarda sıkılaşma Bölge’de güven kaybının ana etkenleri oldu.

En büyük ticaret ortağımız Almanya’da IHS Markit/BME imalat sektörü PMI endeksi Aralık ayında 51,5 seviyesine geriledi (Kasım2018: 51,8).

. Yeni siparişler ve ihracat siparişlerinde azalma hızlanarak sürdü.

. Üretim tüketim malları desteğiyle artış kaydetmiş olsa da ara mallar ve sermaye malları üretiminde azalma yaşandı.
. Brexit, ticaret anlaşmazlıkları ve yeni emisyon standartlarına bağlı olarak otomotiv sektöründeki yavaşlama Almanya’da iş güveni alt endeksinde yaşanan düşüşün ana sebepleri oldu.

Sosyal ayaklanmanın etkisiyle Fransa ve yüksek borç sorunuyla uğraşan İtalya’da imalat sektörü PMI endeksleri Aralık ayında sırasıyla 49,7 ve 49,2 değerleri ile sektörde daralmayı gösteren 50 seviyesinin altında bulunuyorlar.