Etiket: faiz kararı

Merkez Bankası temkinli kaldı, faizi değiştirmedi

Merkez Bankası (TCMB) Haziran ayı para politikası toplantısında politika faizini beklediğimiz gibi %24 seviyesinde sabit tuttu.

Evet bekliyorduk çünkü;

. Küresel enflasyonist baskıların azalması ve özellikle ABD’de düşük enflasyon dinamiklerine bağlı olarak Fed’in faiz düşüreceği beklentilerinin ağırlık kazanması,

. ancak buna rağmen Türk lirası üzerindeki risklerin artması (S-400 alımı sebebiyle ABD’den yaptırım tehditleri, TCMB’nin rezervlerine ilişkin endişeler, enflasyonist baskıların sürmesi, bütçe gelirlerindeki azalmanın vergi artışları ihtimalini doğurması, 23 Haziran İBB seçimine yönelik belirsizlik) TCMB’nin Haziran ayı toplantısında beklemede kalmasına işaret ediyordu.

Fed 19 Haziran Çarşamba günü faiz kararını açıklayacak. ABD’de Mayıs ayı enflasyonunun %1,8’e gerilemesine rağmen ticaret savaşındaki gelişmelerin büyüme ve enflasyon üzerinde risk oluşturmaya devam etmesine bağlı olarak Fed Haziran toplantısında politika faizini değiştirmeyecek.

Öte yandan küresel ekonomideki yavaşlama eğilimi ve paralelinde hem küresel enflasyon baskılarının azalması hem de ABD özelinde enflasyon dinamiklerindeki yumuşama eğilimine bağlı olarak Fed’in 31 Temmuz tarihli toplantısında faiz indirimi yapma ihtimali giderek artıyor. Fed’in 31 Temmuz toplantısında faiz indirimine gitme olasılığı vadeli piyasalarda yükselerek %83 olarak fiyatlanıyor.

Evet, Fed’in düşük faiz politikasının Türkiye piyasaları için anlamı dış borçlanma maliyetlerinin aşağı gelmesi demek ancak Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme rotasına girmeden harcamaları artıracak olası bir eğilim enflasyon dolayısıyla da faiz üzerindeki baskıyı daha da artıracaktır.

Büyüme dinamiklerine baktığımızda ikinci çeyrek öngöstergeleri ihracattaki performansın korunmasına rağmen iç talepteki daralmanın devam ettiğine, yatırımlarda ise yavaşlamaya işaret ediyor. Bu sebeple Türkiye ekonomisinin birinci çeyrekte GSYH’de bir önceki çeyreğe göre kaydettiği %1,3’lük büyüme performansının ikinci çeyrekte yakalanamayacağını tahmin ediyoruz (1. çeyrekte bir önceki çeyreğe göre GSYH %1,3 artmıştı).

Ancak ekonomik büyümedeki zayıflama eğilimine rağmen mevcut risklerin TL üzerindeki baskıları canlı tutması sebebiyle TCMB’nin sıkı para politikasını sürdürüp faiz indiriminde sabırlı davranacağı senaryosunu daha olası görüyoruz.

Mevcut risklerin azalması halinde TCMB, 25 Temmuz toplantısında politika faizinde sınırlı bir indirime gidebilir. Aksi durumda 12 Eylül tarihli toplantısındaki faiz kararı yine risklerdeki gelişmeye bağlı olacak.

TCMB’nin 2019 yılının geri kalanında PPK toplantı tarihleri 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık. ABD merkez bankası Fed ise 19 Haziran, 31 Temmuz, 18 Eylül, 30 Ekim ve 11 Aralık tarihlerinde faiz kararını açıklayacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlıkları: Merkez Bankası faiz kararı, cari açık ve ticaret endeksleri

12 Haziran 2019, Çarşamba

Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Merkez Bankası Mayıs ayı Finansal İstikrar Raporu’nda belirtildiği üzere “Enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlense de, enflasyon beklentilerindeki yüksek seyir ile gıda fiyatları ve ithal girdi maliyetlerindeki artışlar fiyat istikrarı üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu kapsamda TCMB, sıkı para politikası duruşunu korumaktadır” ifadesine yer verdi. ABD merkez bankası Fed’den Temmuz ayıyla birlikte faiz indirimi beklentisinin artması ve Avrupa Merkez Bankasının düşük enflasyon ve düşük büyüme performansına bağlı olarak faizlerin düşük seyrini koruyacağını dikkate alsak da özellikle S-400 konusuna ilişkin olarak ABD ile süregelen gerginliğin TL üzerinde baskı yaratmaya devam edeceği riski ve gıda enflasyonundaki katılığa bağlı olarak %24 olan haftalık politika faizinde değişiklik beklemiyoruz.

14 Haziran 2019, Cuma

Nisan ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Mart 2019’da 589 milyon dolar açık veren cari işlemler dengesinin artan dış ticaret açığına bağlı olarak Nisan ayında da açık vermesini bekliyoruz.

Nisan ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış hacim endeksleri Mart ayında tüketim malları ihracatında aylık bazda hızlanmaya işaret etmişti. İhracat hacmindeki iyileşmenin tersine İthalat tarafında yatırım malları ithalatında %20,3’lük, tüketim malları ithalatında ise %2,1’lik düşüşe tanık olduk. İç talepte gerileme olarak değerlendirdiğimiz bu gelişmenin Nisan ayında da devam etmesini tahmin ediyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed iki günlük toplantısına bugün başlıyor

ABD Merkez Bankası Fed, bugün iki günlük para politikası toplantısına başlıyor. Faiz kararı yarın toplantı bitiminde açıklanacak. Faiz kararında sabırlı olacaklarını vurgulayan Fed faiz değiştirmeyecek. Çünkü Fed’in temel aldığı enflasyon üzerindeki baskılar azalırken, istihdam piyasasında ise ücret artışlarında soluklanma var:

. Fed’in faiz politikasında baz aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları endeksi (PCE) Şubat 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %1,7’lik artış kaydetmişken Mart ayında %1,6’lik artış kaydedildi. Bir önceki aya göre ise endeks yatay kaldı. Fed çekirdek PCE değerinde yıllık %2’lik artışı hedefliyor. Temmuz 2017’de %2,04 seviyesine yükselen çekirdek PCE başladığı düşüş eğilimini Ocak 2019 ile birlikte hızlandırdı.

. Fed’in faiz politikasında dikkate aldığı bir diğer gösterge de işsizlik verileri. Mart ayında işsizlik oranı %3,8 seviyesinde kalmaya devam etti. Fed işsizlik oranında %4 ve aşağısını hedefliyor. İşsizlik Oranı Mart 2018’den bu yana %4 seviyesinin altında ortalama %3,84 seviyesinde bulunuyor.

Evet, ABD’de istihdam piyasası son 1 yıldır gücünü koruyor ancak 2017 yılında hızlanmaya başlayan ortalama saatlik kazançlar aşağıdaki grafkte de görüleceği gibi 2019 yılının ilk çeyreğinde yataya yakın seyretmeye başladı. Diğer bir deyişle ücret artışlarının enflasyon üzerindeki baskısında azalma var. Devamlılığı takip edilmeli.

Nisan ayı istihdam verileri 3 Mayıs Cuma günü açıklanacak. Dolayısıyla Fed para politikası değerlendirmesinde Nisan ayı gelişmeleri dikkate alınmamış olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankası sıkı duruşunu koruyacak, faiz indirimleri ise kapıda

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, beklentilere paralel olarak, 25 Nisan tarihli toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %24 düzeyinde sabit tuttu. Merkez Bankası toplantı sonrasında faiz oranlarına ilişkin basın duyurusunda şu noktalara değindi:

“Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.”

1Ç2019’da ihracat ve ithalatta yukarı yönlü bir eğilim var ancak 2018 ortalamasının hayli gerisinde. Bu da iç talepteki daralmayı teyit ediyor. İhracat ise 2018 yılının aynı dönemine göre %3’lük artışa işaret ediyor. Bu sebeple cari açık düşüş eğilimini koruyor.

“İç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmektedir. Bununla birlikte, gıda fiyatları ve ithal girdi maliyetlerindeki artışlar ile enflasyon beklentilerindeki yüksek seyir fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini göstermektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.”

Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını korumaktır. TL’de değer kaybı ve gıda fiyatlarındaki önlenemeyen artış enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği sürece Merkez Bankası sıkı para politikasını koruyacak ki toplantı öncesinde bu vurguyu görmek istemiştik. Şimdi önemli olan “belirgin iyileşme”nin zamanı ve süresi. Yaz ayları Banka’nın elini rahatlatabilir ancak üretim maliyetleri üzerinde baskı oluşturan TL’deki değer kaybının sönmesi için siyasi gerilimlerin (seçimlerin yenilenmesi, S-400, ABD’nin Türkiye’ye yaptırım muafiyetini 1 Mayıs’tan itibaren kaldıracak olması) azalması, Merkez Bankasının rezervlerini güçlendirmesi ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 programında yer alan takvime bağlı kalarak doyurucu reform adımlarını atması gerekiyor.

“Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek, parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir.”

Yeni Ekonomi Programı’nda 2019 ve 2020 sonu enflasyon hedefleri sırasıyla %15,9 ve %9,8 seviyelerinde bulunuyor. Patika enflasyonda düşüşü gösteriyor ki TCMB Beklenti Anketi’nde de piyasa profesyonellerinin tahminleri sırasıyla %16 ve %12 seviyelerinde bulunuyor. Dolayısıyla basın bülteninden anladığımız Merkez Bankası para musluklarını kısarak sıkı para politikasını sürdürecek ve patikaya uyum adına faiz indirmeye başlayacak. TCMB’nin 2019 yılı için toplantı tarihleri: 12 Haziran, 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık.

Evet, Merkez Bankası Haziran ayı ile birlikte faiz indirmeye başlayabilir ancak TL’de dalgalanmaların süreceği ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor.

Bir önceki paragraf değerlendirmemizde yer alan şartların sağlanması elbette en iyi senaryo ancak ABD’de 2020 seçim hazırlıklarına başlanması Başkan Trump’ın sert söylemlerinin ve politikalarının süreceği anlamına geliyor.

Piyasa beklentisi yıl sonuna kadar en fazla 400 baz puan indirim olacağı yönünde.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: Merkez Bankası toplantısı ve faiz kararı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 25 Nisan Perşembe günü faiz kararını görüşmek üzere toplanacak.

Merkez Bankasının 6 Mart tarihli toplantısından bu yana neler yaşanmıştı hatırlayalım…

31 Mart seçimleri öncesinde TL’deki değer kaybını sınırlamak için Merkez Bankası Londra piyasasında yabancılara TL musluklarını kapatmış, artan TL ihtiyacı ile yabancı yatırımcılar yüzde 2000’lere yakın faizlerden TL borçlanmak durumunda kalmış, Türkiye’nin risk primini gösteren ve 6 Mart tarihinde 313 seviyesinde olan 5 yıl vadeli CDS primleri 28 Mart tarihinde 468 seviyesine yükselmişti. TL arzının normale döndürülmesinin ve 31 Mart seçimlerinin ardından CDS primi 377 seviyesine gerilese de açıklanan yapısal reformların tatmin etmemesi, artan iç siyasi gerginlik, ABD ile yaşanan S-400 krizi, Türkiye’nin NATO’dan çıkma ihtimalinin gündeme gelmesi, Merkez Bankasının net döviz varlıkları ile ilgili endişeler ve İstanbul seçimlerinin tekrarlanma ihtimali TL üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Söz konusu gelişmelerle 6 Mart tarihindeki son para politikası toplantısından bugüne kadar Dolar/TL kuru %7,7 değer kaybederken döviz sepetindeki artış %7,4 oldu. İBB mazbatasının Ekrem İmamoğlu’na verilmesinin ardından en son 19 Nisan Cuma günü 5 yıl vadeli CDS primi 428 seviyesinden işlem gördü.

Öte yandan Fed’in faiz artırmayacak olması TCMB’nin elini rahatlatsa da yukarıda saydığımız olumsuz gelişmelere ek olarak küresel piyasalarda olası bir düzeltme hareketinin TCMB’nin döviz varlıkları üzerindeki endişeleri canlı tutması TL ve risk primi üzerindeki baskının azalmayacağını ortaya koyuyor.

Dolayısıyla TCMB’nin perşembe günü yapacağı toplantısında
%24 seviyesinde bulunan bir hafta vadeli borç verme faizi olan politika faizinde değişiklik yapmayacağını ancak temkinli ve güven uyandırıcı bir söylem ortaya koymasını bekliyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa Merkez Bankası bugün faiz kararını açıklayacak

Avrupa Merkez Bankası (AMB) para politikasını görüşmek üzere bugün toplanıyor.

2018 yılı 4. Çeyrek GSYH büyümesinin yıllık %1,1 olarak aşağı revize edilmesi (2018 yılı ortalaması %1,8), Mart ayında %1,4 seviyesine gerileyen yıllık tüketici fiyat enflasyonu, 2019 yılı ilk çeyreğinde daralma eğilimine giren imalat sektörünü dikkate aldığımızda AMB’nin bugünkü toplantısında faizde değişiklik yapmasını beklemiyoruz.

Nitekim AMB Başkanı Draghi 1 Nisan tarihinde yaptığı bir konuşmada küresel belirsizliklere dikkat çekerek bölge genelinde enflasyon dinamiklerindeki toparlanmanın sürmesi adına AMB’nin teşvik politikasını koruması gerektiğini ifade etmişti. Draghi küresel belirsizlikler olarak jeopolitik faktörleri, korumacılık tehditlerini ve kırılganlık gösteren gelişen ekonomileri sıralıyor.

AMB, politika faizi kararında enflasyonun orta vadede %2 seviyesinin hemen altında olmasını hedefliyor.

Mevcut durumda AMB’nin marjinal borç verme faizi (bankaların Eurosystem’den gecelik borçlanma faizi) %0,25, ana refinansman işlemleri %0 (bankaların Eurosystem’den haftalık borçlanma faizi), depo oranı (bankaların Eurosystem’de gecelik mevduat yapma faizi) eksi %0,4 seviyesinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed güvercine döndü

Fed 20-21 Mart tarihli para politikası toplantısında faiz değişikliğine gitmedi ve politika faiz aralığını %2,25-2,50 aralığında bıraktı.

Toplantı sonrası yayınlanan basın duyurusuna göre;

. İstihdam piyasası güçlü ancak ekonomik büyümede yavaşlama var.

. İlk çeyrek göstergeleri hanehalkı harcamaları ve şirketlerin sabit yatırımlarında yavaşlamaya işaret ediyor.

. Düşük enerji fiyatlarına bağlı olarak enflasyon yıllık bazda geriledi. Çekirdek enflasyon %2 seviyesine yakın.

. Küresel ekonomi ve finansal gelişmeler ile azalan enflasyon baskıları ışığında, Komite faiz politikası konusunda sabırlı kalacak.

. Mayıs 2019’dan geçerli olmak üzere Fed bünyesindeki Hazine tahvil stoğu azaltımını aylık 30 milyar dolardan 15 milyar dolara düşürerek Eylül 2019’da bilanço azaltımını tamamlamayı planlıyor.

Fed söz konusu verilere dayanarak;

. 2019 ve 2020 yılları için GSYH tahminlerini sırasıyla %2,3’ten %2,1’e ve %2’den %1,9 düşürdü, 2021 yılı için büyüme beklentisini %1,8 olarak bıraktı.

. Kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonu 2019, 2020 ve 2021 yılları için beklentilerini 0,1 yüzde puan düşürerek sırasıyla %1,8, %2 ve %2 seviyelerine çekti. Çekirdek PCE hedefini %2 olarak korudu.

. İşsizlik oranı beklentilerini 2019, 2020 ve 2021 yılları için sırasıyla 0,2 yüzde puan, 0,2 yüzde puan ve 0,1 yüzde puan artırarak %3,7, %3,8 ve %3,9 seviyelerine yükseltti.

. Aralık ayı toplantısında Fed 2019 yılı için iki faiz artırım öngörmüştü. Mart toplantısında faiz değişikliği öngörülmezken 2020 yılında bir faiz artırımı tahmin ediliyor.

Avrupa ve Çin ekonomileri yavaşlarken Fed’in küresel ekonomik gelişmelere yönelik temkinli tutumu ve enflasyonda yumuşama eğilimine paralel olarak “sabırlı” politikasını sürdürmesi yatırımcıların rotasını gelişen ekonomilerden gelişmekte olan ekonomilere yönlendirecektir. Türkiye bu akımdan olumlu etkilenecektir. Nitekim 5,50 seviyesine yaklaşan Dolar-TL kuru Fed kararı sonrasında 5,42 seviyelerine çekildi ancak bütçede faiz dışı harcamalarda artış ve yüksek özel sektör borcu TL ve faizi baskı altında tutuyor. ABD ve AB ile ikili ilişkilerin olumlu seyretmesi, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında yapısal reformlarda hızlanma Türkiye’nin yeni fon dalgasından önemli oranda pay almasında etkili olacaktır. Aksi halde kısa vadeli fon akışları TL ve faizleri sert dalgalanmalara maruz bırakabilir.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed faiz kararını açıklayacak

Toplantıdan faiz değişikliği gelmeyecek. Takip edeceğimiz Fed Başkanı Powell’in toplantı sonrası yapacağı basın toplantısı.

Başkan Powell en son 11 Mart tarihinde yaptığı bir konuşmada ekonominin genel olarak gücünü koruduğu ifadesine yer verdi. 2008 finansal krizin ardından düşük ve orta gelir grubu hanehalkının diğerlerine göre çabuk ve tam olarak iyileşmediğini ifade etti.

Para politikasıyla ilgili ipucu aradığımda konuşmanın detayında bir ayrıntı yakalayamasam da ABD ekonomisi “güçlü” ifadesinin tekrarlanması faizde indirim olmayacağının kanıtı. Ancak yavaşlama sinyalleri var. 2018 yılı 4. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre GSYH yıllık %2,6 büyüme ile beklentilerden yukarı açıklandı, 3. çeyrek büyümesi %3,4 idi. Ekonomik aktivitede yavaşlama var ve 2019 yılının ilk iki ayında da bu yavaşlamanın sinyalleri geliyor: Tüketici enflasyonu gıda ve benzin fiyatlarına bağlı olarak %1,5’e geriledi. Öte yandan Şubat ayında işsizlik oranı %3,8 dip seviyesine geriledi. Yani istihdam piyasası güçlü, ama enflasyon ve üretim dinamiklerinde zayıflama var.

Bugünkü basın toplantısında faiz 2019 yılı faiz kararı öngörüsü, varlık alımlarının durum, küresel ekonomi ve 2020 yılı ekonomisine yönelik beklentiler konusunda ipuçları arayacağız.

Fed bugünkü toplantısında politika faiz aralığını %2,25-2,5 seviyesinde tutacak ancak bundan sonrasında tartışacağımız konu ABD ekonomisinin ne hızla yavaşlayacağı olacak. IMF’nin 2019 ve 2020 ABD için büyüme tahmini sırasıyla %2,5 ve %1,8 iken OECD’nin tahmini sırasıyla %2,6 ve %2,2. CNBC’nin Mart tarihli Fed Anketi‘ne göre ise piyasa profesyonelleri ABD ekonomisinin 2019 ve 2020 yıllarında sırasıyla %2,3 ve %2 büyüyeceğini, 43 katılımcının %60’ı 2019 yılında 1 faiz artırımı beklerken %33’ü 1 faiz indirimi bekliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

TL için kritik hafta: TCMB faiz kararını açıklayacak

4 Mart 2019, Pazartesi

Şubat ayı enflasyon verileri açıklanacak. TÜFE Ocak ayında %20,35, yurt içi ÜFE ise %33,64 seviyesinde bulunuyor. Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri hem girdi maliyetlerinde hem de çıktı fiyatlarında sınırlı bir artış olduğuna işaret etmişti. Devam eden talep daralmasına istinaden TÜFE’de %20 seviyesinin korunacağını tahmin ediyoruz.

6 Mart 2019, Çarşamba

TCMB faiz kararını açıklayacak. TL’deki değer kaybına ek olarak enflasyonist baskıların devam etmesi sebebiyle TCMB’den faiz değişikliği beklemiyoruz. Bankalara kredi faiz oranlarını düşürme ve kredi musluklarını açma baskıları geçen hafta TL’de değer kaybı getirdi. TCMB’nin olası bir faiz indirme hamlesi TL’de satışı hızlandıracaktır.

7 Mart 2019, Perşembe

Avrupa Merkez Bankası (AMB) faiz kararını açıklayacak. Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri Euro Bölgesi’nde Almanya ve İtalya’da üretim daralmasına işaret ederken girdi maliyetleri ve çıktı fiyat artışlarında yavaşlama var. Nitekim Şubat ayında enflasyonun Ocak’taki %1,4 seviyesinden %1,5 seviyesine yükselmesi bekleniyor. Brexit ve otomotiv sektörüne yönelik devam eden belirsizlikleri de dikkate aldığımızda AMB’den faiz değişikliği beklemiyoruz.

8 Mart 2019, Cuma

ABD’de Şubat ayı işgücü istatistikleri yayınlanacak. Ocak ayında %4’e yükselen işsizlik oranının Şubat ayında tekrar %3,9’a gerilemesi bekleniyor. Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri istihdamda hızlanmaya işaret etti.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye ve Avrupa merkez bankası kararları ile ABD büyüme verisini takip edeceğiz

En son 13 Eylül toplantısında uzun bir bekleyişin ardından bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 625 baz puan artırarak %17,75’ten %24,0 seviyesine yükselten Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kararının ardından Dolar-TL kuru 6,5 seviyesinin altına gerilemişti. ABD-Türkiye ilişkilerini baskı altında tutan Rahip Brunson’un tutukluluğunun sona ermesi ise kuru daha aşağı 5,50-5,70 aralığına getirdi.  25 Ekim Perşembe günü para politikasını görüşmek üzere toplanacak olan TCMB’den faiz artırımı beklemiyoruz ancak sembolik bir faiz artırımı yapması halinde Dolar-TL kuru 5,30 seviyelerine gerileyebilir.

Yine aynı gün reel sektör güven endeksi verileri açıklanacak. Eylül ayı verileri gelecek 3 aya yönelik ihracat siparişlerinde artış beklenmesine karşılık diğer tüm kalemlerde (toplam sipariş, istihdam, yatırım ve üretim) sert kayıplara işaret etmişti. Benzer eğilimin Ekim ayında da sürmesini bekliyoruz. En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa bölgesi GSYH büyümesinde hız kaybı yaşansa da Bölge’den ihracat potansiyelimizi düşürecek bir gelişme beklemiyoruz.

25 Ekim Perşembe günü Avrupa Merkez Bankası (AMB) da para politikasını görüşmek üzere toplanacak. Euro Bölgesi 2018 yılı 1. çeyreğinde %2,4 büyümesinin ardından 2. çeyrekte beklentilerden aşağıda %2,1 büyüme kaydetmişti. Son PMI verilerine göre sanayi sektöründe büyüme hızında yavaşlama, servis sektöründe ise  hızlanma var. Ticaret savaşı ve Brexit belirsizliklerinin bölge ekonomisi üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi sebebiyle para politikasında bir değişiklik beklenmiyor.

ABD tarafında ise güçlü ekonomik aktivitesini sürdürdüğünü ve ABD merkez bankası Fed’in kademeli faiz artırımlarını desteklemeye devam ettiğini geçen hafta yayınlanan Fed tutanaklarında tekrar okuduk. 2018 yılı 2. çeyreğinde yıllık %4,2 büyüyen ABD ekonomisi böylece 2018 yılı ilk yarısında ortalama %3,2 büyüme kaydetmiş oldu. 26 Ekim Cuma günü 3. çeyrek GSYH büyümesi ilk tahminleri açıklanacak. Beklenti ABD ekonomisinin 3. çeyrekte %3,3 büyüyeceği yönünde. Fed bölge başkanları ekonominin aşırı ısınma ve soğuma ihtimaline karşılık faiz seviyesine yönelik tartışmalarını sürdürürken kesin olan yüksek faiz döneminden geriye dönüş olmayacağı.