Etiket: fed

Powell, faiz konusunda ABD borç stokuna dikkat çekti

Fed Başkanı Jerome Powell dün (10 Ocak 2019) Washington Ekonomi Kulübü’nde yaptığı bir konuşmada faiz artırımı konusunda sabırlı olacaklarını tekrarladı.

Powell ortaya koyduğu güvercin yaklaşımını şu argümanlarla destekledi:

. 21,9 trilyon dolar seviyesine yükselen ABD borç stokuna bağlı olarak (16 trilyon doları kamuya ait) yüksek faiz borç maliyeti üzerinde ciddi risk oluşturuyor.

. ABD ekonomisinin durgunluğa girdiğine yönelik kesin bir işaret yok. Şartlar oluşmaya başladığında Fed hızlı hareket edecek.

. Fed’in faizler konusunda belirlenmiş bir yol haritaları yok. Küresel ekonominin yavaşlaması halinde Fed esnek bir politika yürütecek.

Fed’in 4 trilyon dolar büyüklüğündeki dev tahvil portföyüne ilişkin olarak ise Powell, faiz oranlarının seviyesine bağlı olmaksızın önemli derecede küçük bir büyüklüğe getirene kadar portföyü aylık bazda küçültmeye devam edeceklerini ifade etti.

Buna ek olarak Powell, hükümetin federal hizmetleri askıya alma süresinin (government shutdown) uzaması halinde ekonomik verilerin yayınlanması da sekteye uğrayacağından Fed’in ekonomiyi daha az netlikte okuyabilmesine sebep olacağını belirtti.

Aralık ayı toplantısında Fed 2019 yılı için iki faiz artırım ihtimalini ortaya koymuş, ancak piyasaların ABD ekonomisinin o kadar güçlü olmadığı değerlendirmeleriyle finansal piyasalarda yaşanan satış baskısı sonrası Fed Başkanı Powell piyasayı anladıklarını ve faiz artırım konusunda aceleci olmayacaklarını belirtmişti.

Fed Başkanı Powell’in açıklamalarının ardından ABD dolar endeksi 95 seviyelerine kadar geriledi. Endeks TSİ1000 itibariyle 95,4 seviyesinden işlem görüyor.

ABD-Çin görüşmeleri devam ediyor

ABD-Çin ticaret savaşı ateşkes anlaşmasına bağlı olarak 7 Ocak’ta başlayan Pekin görüşmeleri Çarşamba gününe uzadı.

İki günlük görüşmelerde iki taraflı iyi niyet söylemleri dışında tek somut gelişme Çin’in son bir ayda üçüncü kez ABD’den soya fasulyesi alması oldu.

Anlaşma sağlanacağı yönünde beklentiler ve Fed’in faiz artırmada aceleci olmayacağı açıklaması piyasaların bu hafta olumlu seyretmesinde etkili oluyor.

Powell’dan sonra Bostic de güvercin tonu destekledi

ABD Fed Başkanı Jerome Powell, cuma günü gelen güçlü istihdam verilerinin ardından küresel büyüme endişelerine ve enflasyondaki aşağı yönlü baskılara işaret ederek faiz artırımlarında sabırlı olacaklarını belirtmişti.

2019 yılında para politikası toplantılarında oy hakkı bulunmayan Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic de dün yaptığı açıklamada Powell’in güvercin yaklaşımını destekledi. Bostic, 2019 yılında birden fazla faiz artırımına ihtiyaç olmadığını söyledi.

ABD’de güçlü istihdam verilerine rağmen Fed faiz artırmakta aceleci olmayacak

ABD’de tarım dışı istihdamına Aralık 2018’de 176 bin beklentilerine karşılık 312 bin katılım oldu. Aralık ayı işsizlik oranı tekrar Temmuz 2018 seviyesi olan %3,9 seviyesine yükselirken ortalama ücret artışları yıllık %3,2 ile Ekim 2009’dan bu yana en hızlı yükselişini yaşadı.

Fed Başkanı Powell, Cuma günü yaptığı bir açıklamada ABD’deki güçlü istihdam piyasasına rağmen güçsüz enflasyon dinamiklerine bağlı olarak faiz artırmak için aceleci olmayacaklarını söyledi.

Son PMI verileri de küresel bazda yüksek ücret artışlarının ve kaliteli işgücü eksikliğinin üretim üzerinde baskı oluştururken talepte zayıflamayla birlikte şirket karlılıkları üzerinde de aşağı yönlü baskıyı ortaya koymuştu.

Piyasalardaki yaşanan satış baskılarının ardından Powell’in 19 Aralık para politikası toplantısında ortaya koyduğu şahin yaklaşımın yerini güvercin yaklaşıma bırakması ile Dolar-TL kuru tekrar 5,30-5,40 aralığına geriledi.

Fed faiz artırdı, 2019 için büyüme ve faiz artırım beklentisini düşürdü

Fed son toplantısında şartlar ve risklere bağlı olarak büyümeyi aşağı doğru çeken unsurlara değinerek temkinli bir tavır ortaya koydu. Fed’e göre ekonomi iyi performans göstermeye devam ettiği için ne faiz oranlarını düşük tutmaya ne de devasa boyuttaki bilançosunu büyütmeye gerek var.

Fed başkanlarından son gelen açıklamalar küresel durgunluk tehlikesine karşı Fed’in kademeli faiz artırım stratejisinden veri bazlı karar sürecine geçeceğine işaret etmişti. Bunda güçlü istihdam piyasasına rağmen fiyat dinamiklerinin yeterince güçlü olmamasının Fed başkanları arasında yarattığı ikilem etkili olmuştu: “kademeli faiz artırımları ekonomiyi soğutabilir” görüşüne karşı “faiz artırımlarında duraksama ekonomiyi aşırı ısıtabilir”.

Son makro-ekonomik verilerin ABD’de kısmi zayıflık işaretlerine rağmen güçlü ekonomik yapının korunduğuna işaret etmesi sebebiyle Fed’in yılın son toplantısında faiz artıracağı beklentimizi korumuştuk. Nitekim 25 baz puanlık artışla politika faiz aralığı %2,25-2,50 seviyesine yükseltildi.

2018 yılı için GSYH büyüme beklentisini Eylül toplantısındaki %3,1 seviyesinden %3’e düşüren Fed 2019 yılı için büyüme beklentisini %2,5’ten %2,3’e düşürerek 2019 için faiz artırım beklentisini üçten ikiye çekti. Fed 2020 ve 2021 yılları için sırasıyla %2 ve %1,8 büyüme öngörüyor. İşsizlik oranının 2018’de 49 yılın en düşüğü olan %3,7 seviyesine gerilemesinin ardından 2019’da %3,5 düşmesi, 2020 ve 2021’de sırasıyla %3,6 ve %3,8 seviyelerine yükselmesini bekliyor. Enerji ve gıda hariç çekirdek kişisel tüketim harcamalar (PCE) enflasyonunun 2018 yılındaki %1,9 seviyesinden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında %2 seviyesinde olacağını tahmin ediyor.

Fed’in büyüme beklentilerini aşağı çekmesinde küresel ekonomide yumuşama sinyalleri, sıkılaşan finansal şartlara ek olarak 2019 yılında Trump hükümetinin harcamalar için bütçe desteğine sahip olmaması ve 1,5 trilyon dolarlık vergi indirim paketinin 2018 yılı ile son bulması etkili oldu.

Fed Başkanı Powell toplantı sonrası gerçekleştirdiği basın toplantısında ekonominin iyi performans gösterdiğini, bu sebeple Fed’in faiz oranlarını normalin altında tutarak veya bilançosunun büyük kalmasını sağlayarak ekonomiyi desteklemesine artık gerek olmadığını ifade etti.

Bundan sonrasında Fed para politikasına yönelik olarak şu endikatörleri dikkate alacak:

İstihdam piyasası şartları, enflasyonist baskı unsurları ve enflasyon beklentileri ile finansal ve uluslararası gelişmeler.

ABD’de konut piyasası ve imalat sektörü ekonomide yavaşlamaya işaret etti

Pazartesi günü Fed toplantısı öncesi ABD konut piyasası ve imalat sektöründen iki önemli veri geldi.

Veriler özetle diyor ki;

. Düşük mortgage faizlerine rağmen artan inşaat maliyetlerine bağlı olarak konut satış beklentileri geriliyor,

. New York eyaletinde imalat sektörü Aralık ayında düşük hızla da olsa büyümeye devam ederken şirket yöneticileri gelecek 6 ay için daha az iyimserler.

Açıklanan verilerle birlikte ABD hisse senetleri piyasaları pazartesi gününü %2 düşüşle kapattılar.

Son verilerle birlikte faiz kararını yarın açıklayacak olan Fed’in 25 baz puanlık faiz artırım ihtimali piyasalarda %67 seviyesine geriledi. Bunda Başkan Trump’ın dün Fed’in faiz artırımını hala dikkate aldığını eleştiren tweet’i mi yoksa güçlü büyüme dinamiklerine yönelik yumuşama sinyallerinin mi etkili olduğunu yarın açıklanacak Fed faiz kararında göreceğiz. 

Detaylara baktığımızda,

. NAHB Konut Piyasası Endeksi Aralık ayında bir önceki aya göre 4 puan düşüşle 56 seviyesine geriledi. Mayıs 2015 seviyelerine gerileyen endeksin 61 seviyesine çıkması bekleniyordu. Her ne kadar endeks 50 seviyesi ve yukarısı olan pozitif bölgedeki yerini korusa da inşaat firmaları düşük mortgage faizlerine rağmen artan inşaat maliyetlerine bağlı olarak satış beklentilerini aşağı çekmiş gözüküyorlar. Yayınlanan basın duyurusunda yer aldığı üzere özellikle yüksek fiyatlı konutların olduğu bölgelerdeki inşaat firmalarının güveninde azalmaya dikkat çekiliyor. Endeksteki düşüş ekonomideki yavaşlamanın öncü göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

. New York eyaletinde 200 firma üst düzey yöneticisini kapsayan ve Fed New York tarafından yürütülen NY Empire State İmalat Sektörü Endeksi ise Aralık ayında bir önceki aya göre 12,4 puan düşüşle 10,9 seviyesine geriledi. Nakliye, stoklar, yeni siparişler, ödemeler ve tahsilatlar alt endekslerinde yaşanan düşüş endeksin Mayıs 2017 seviyesine gerilemesinde başlıca etkenler oldu. Öte yandan istihdamda artış gözlendi.

TÜFE verisi Fed’den 19 Aralık’ta 25 baz puanlık faiz artırım beklentisini destekledi

ABD’de tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) Kasım 2018’de beklendiği gibi yıllık bazda %2,2 artış ile son 9 ayın en düşük artışını kaydetti.Aylık bazda ise fiyatlar Ekim ayına göre değişiklik göstermedi.

Gıda ve enerji fiyatlarını kapsamayan çekirdek enflasyon ise %2,1 artış beklentisinin üzerinde %2,2 arttı. Çekirdek TÜFE aylık bazda %0,3’lük artış ile Ekim ayına benzer artış gösterdi.

Salı günü açıklanan üretici fiyatları da %2,5’lik artış ile 2018 yılının en düşük artışını kaydetmişti.

Beklentilere paralel gelen TÜFE verisi, veri-odaklı faizkararı modeline geçiş yapan Fed’in gelecek hafta yapacağı toplantıda faiz kararını nasıl etkileyecek?

cnbc.com’da yer alan bir habere göre piyasada 18-19 Aralık’ta yapılacak son Fed toplantısında 25 baz puan, 2019 yılında ise Fed’in bir adet faiz artırım yapılması bekleniyor.

Fed’in kademeli faiz artışlarını bırakıp veri odaklı gelişmelere bağlı faiz kararına yönelmesine bağlı olarak büyümeyi destekleyen veriler Fed’den faiz artırım beklentilerini de artıracaktır.

ABD’de enflasyon baskısı azalırken ABD-Çin’den uzlaşı sinyalleri Fed’in öngörülerini etkileyecek mi?

ABD’de üretici fiyatları Kasım ayında aylık %0,1, yıllık %2,5 artış ile 2018 yılının en düşük yıllık artışını kaydetti. Aylık bazda gıda fiyatları Ekim ayına göre hızlanırken enerji fiyatları 2015 yılı Eylül ayından bu yana en hızlı düşüşünü yaşadı.

Çarşamba günü ise ABD’de tüketici fiyatları açıklanacak. Ekim ayında yıllık %2,5 artışın ardından enflasyonun Kasım ayında %2,2’ye gerilemesi bekleniyor.

3. çeyrekte %3 büyüyen ABD ekonomisi 2018 yılının ilk üç çeyreğinde ortalama %2,8 büyüme kaydetmiş oldu. Eylül, Ekim, Kasım aylarında son 49 yılın en düşük işsizlik oranı olan %3,7 seviyesi korunurken Fed’in dikkate aldığı ortalama saatlik ücretler Kasım ayında aylık bazda %0,2’lik artışla beklentilerin altında kalırken yıllık bazda %3,1 yükseldi.

19 Aralık’ta para politikasını görüşmek üzere toplanacak olan Fed’in 25 baz puanlık artırım yapma ihtimalini yüksek görüyoruz. Zira ABD-Çin ticaret görüşmeleri cephesinde bugün

. Çin’in ABD’de imal edilmiş olan arabalara yönelik %40 gümrük vergisinin %15’e indireceklerini duyurması,

. ABD Başkanı Trump’ın attığı bir tweet ile iyi haberler duyacağımızı ifade etmesi,

. Çin Başkan Yardımcısı Liu’nun ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ve Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer ile küresel bir ticaret savaşını hafifletmek amacıyla görüştüğünü söylemesi büyüme dinamikleri açısından olumlu gelişmeler oldu.

Fed yetkilileri ticaret savaşını büyüme üzerinde baskı oluşturan başlıca riskler arasında sayıyor. 19 Aralık’a kadar, Başkan Trump’ın ipucu verdiği üzere, ateşkes sürecinden gelecek olası olumlu adımlar Fed’i Aralık ayında faiz artırımına daha da yaklaştıracak. Dahası kademeli artırımlar yerine veri odaklı faiz kararına yönelen Fed’in toplantıda öne süreceği 2019 yılı için öngörüleri çok daha önem kazanmış durumda.

Aşırı ısınma sinyali vermeyen ABD ekonomisinde 19 Aralık Fed toplantısı önemli

ABD’de Kasım ayında işsizlik oranı 49-yılın düşüğü olan %3,7 ile Eylül ve Ekim aylarına göre değişiklik göstermedi. Tarım-dışı istihdam 200bin artış beklentisine karşılık 155bin olarak gerçekleşti (Ekim: 250bin). Tarım-dışı sektörde ortalama saatlik ücretler ise aylık %0,3 artış beklentisine karşılık %0,2 (yıllık: %3,1) artış kaydetti. Fed’in takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonu Ekim ayında aylık %0,1 (yıllık %1,8) artmıştı. Fed, faiz kararında çekirdek PCE’de %2 seviyesini hedefliyor.

Kasım ayında aylık ortalama ücret artışlarının beklentilerden düşük gelmesine ek olarak ISM imalat sektörü PMI endeksi verilerine göre üretim artarken çelik ve alüminyum fiyatlarında Kasım ayında yaşanan gerilemeye bağlı olarak fiyatlar endeksi gerilemişti. ISM imalat dışı sektör ise yine Kasım ayında büyüme kaydederken sektörde fiyatlar son 33 aydır aralıksız yükseliyor. 

Kasım ayı IHS Markit imalat sektörü PMI endeksi sektörde Eylül 2017’den bu yana en yavaş büyümesini kaydetmişti. Yüksek hammadde fiyatlarına bağlı olarak girdi ve çıktı fiyatları arttı. IHS Markit imalat dışı sektör ise Ekim ayına göre hafif gerilerken yeni işlerde Ekim 2017’den bu yana en yavaş büyüme kaydedildi. Yüksek petrol fiyatları ve işçi maliyetlerine bağlı olarak girdi ve çıktı fiyatları arttı.

Not olarak belirtelim: IHS Markit PMI verilerinin sektördeki gerçek değişimle korelasyonunun ISM verilerine göre daha yüksek olduğu ifade edilmektedir. (https://ihsmarkit.com/research-analysis/comparisons-of-us-manufacturing-output-soft-data-accuracy.html)

6 Aralık’ta başlayan OPEC toplantısından ise ancak 7 Aralık’ta uzlaşıya varıldı ve OPEC ülkeleri günlük 800 bin varil, OPEC üyesi olmayan Rusya ise günlük 400 bin varil üretim kısıntısına gitme kararı aldı. Uygulama 2019 yılı Ocak ayında başlayıp Haziran ayı sonuna kadar geçerli olacak.

OPEC toplantı kararının ABD ham petrol fiyatlarını yukarı çekmesi ABD enflasyonu üzerinde baskı oluşturacaktır. 2018 yılında kaydedilen güçlü ekonomik büyümenin kaynağı vergi indirimleri ve kredi şartlarında yumuşama olmuştu. 2019 yılında vergi indirimlerinin son bulacak olması ve gümrük tarifeleri ile ilgili belirsizlikler büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. “Kademeli” faiz artırım beklentisini “veri odaklı görünüme bağlı olarak” değiştiren Fed’in 18-19 Aralık para politikası toplantısında güçlü ekonomik görünüme bağlı olarak politika faizini 25 baz puanlık artışla %2,25-2,50 aralığına yükseltme ihtimalini hala olası görüyoruz. Ancak fiyatlar tarafında ABD’nin muhalefetine rağmen OPEC’in petrol kesinti kararını alması 2019 yılında enflasyon görünümü üzerinde baskı yaratacaktır. 90 günlük ABD-Çin ticaret savaşı ateşkesinin ve petrol fiyatlarındaki seyrin makro-ekonomik verilere yansımasının 2. çeyrekte daha belirgin hale geleceğini dikkate aldığımızda Fed’in 18-19 Haziran toplantısından önce harekete geçmeyeceğini düşünüyoruz.

Bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verileri Fed kararı için ipucu verecek

ABD’de bugün açıklanacak Kasım ayı tarım dışı istihdam verileri Fed’in 18-19 Aralık’ta yapacağı para politikası toplantısı için önemli ipucu olacak.

Perşembe açıklanan özel sektör ADP istihdam verilerinde beklentinin daha aşağısında gelen bir sonuç gördük. Kasım ayı için piyasa beklentisi 195 bin istihdam artışı yönündeyken 179 bin artış kaydedildi, Ekim ayı verisi aşağı 225 bin olarak revize edildi.

Bugün açıklanacak Kasım ayı tarım dışı istihdam verisi için piyasa beklentisi 200 bin artış olacağı yönünde. Ekim ayında tarım dışı istihdamında 250 bin artış yaşanmış, işsizlik oranı %3,7 ile Ekim ayında kaydedilen 49 yılın en düşük seviyesini korumuş, ortalama ücret artışları yıllık %3,1 oranında artış göstermişti. Beklenenden düşük bir istihdam verisi gelmesi halinde Fed’in 2019 için faiz artırım öngörüsü 3’ten aşağı revize edilebilir. 3’ten 2’ye düşürülmesi 2019’da vergi indirimlerinin son bulacak olması sebebiyle talep daralması ihtimali açısından anlamlı olabilir ancak beklentinin 1 veya sıfıra düşürülmesi ekonomide ciddi bozulmaya işaret edeceğinden böyle radikal bir düşüş öngörmüyoruz.

Geçen hafta Fed Başkan ve Başkan Yardımcısının açıklamaları ile yayınlanan Fed tutanakları faiz artırımlarının kademeli olması yerine veri destekli olarak artırılabileceği seçeneğini ortaya koymuş piyasalarda ABD’nin 2019 yılında resesyona gireceğine dair endişeleri gündeme getirmişti. Söz konusu endişeler ile ABD kısa vadeli tahvil faizlerinde yükseliş yaşanırken uzun vadeli tahvil faizleri gerileyerek kısa vadeli faizlerin aşağısında işlem görmeye başladı. 19 Aralık Fed kararı bu eğilimi ne derece değiştirebilecek göreceğiz.

Öte yandan 2019’da vergi indirimlerinin sonlanacak olması sebebiyle de ABD dış ticaret politikasının seyri ABD ekonomisine yönelik daha güçlü ipuçları verecek.

G20 toplantısında ABD-Çin ticaret savaşının 90 gün süreyle durdurulması ve iki taraflı ticaret görüşmelerine başlanması olumlu bir gelişme olmuştu. Toplantı sonrası karşılıklı yapılan açıklamalardan iki tarafın da uzlaşıya açık olduğu mesajını anlıyoruz.

ABD-AB tarafında ise ABD’de üretim yapan Alman otomobil şirketlerinin üst temsilcilerinin 4 Aralık’ta Trump ve ABD yetkilileriyle yaptıkları toplantılar işbirliğine açık gibi görünse de Almanya Başbakanı Merkel’in de belirttiği gibi “ticaret müzakereleri AB’nin sorumluluğunda”.