Etiket: fed

Haftanın ekonomi gündemi: Dış ticaret verileri, Fed faiz kararı, ABD işgücü verileri

30 Ekim 2019, Çarşamba

ABD merkez bankası Fed faiz kararını açıklayacak. Vadeli piyasalar %93,5 ihtimalle faiz indirimi yapılacağı beklentisini fiyatlıyor. Beklenti politika faiz aralığının 25 baz puan indirilerek %1,5-1,75 aralığına çekileceği yönünde.

Ekim ayı ekonomik güven endeksi açıklanacak (Eylül 2019: 86). Ekim ayı öncü göstergeleri endekste artışa işaret ediyor.

31 Ekim 2019, Perşembe

Japonya Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Politika faizinde değişiklik öngörülmüyor.

Eylül ayı turizm istatistikleri açıklanacak. (Ağustos 2019: 6,3 milyon turist giriş yaptı)

Eylül ayı ihracat ve ithalat verileri açıklanacak. TİM verileri Eylül ayında ihracatın Ağustos ayına göre 2 milyar dolar arttığını göstermişti. Benzer olarak Eylül ayında ithalat hacminde de artış göreceğiz.

Euro Bölgesi 3. çeyrek GSYH büyüme tahmini açıklanacak. 2. çeyrekte önceki çeyreğe göre %0,2, önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,2 büyüme kaydedilmişti. 3. çeyrekte önceki çeyreğe göre %0,1, önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,1’lik büyüme bekleniyor.

1 Kasım 2019, Cuma

TİM Ekim ayı ihracat verilerini açıklayacak. (Eylül 2019: 15,2 milyar dolar)

Ekim ayı Markit imalat sanayi PMI verileri açıklanacak. (Eylül 2019: 50)

ABD Ekim ayı işgücü istatistikleri açıklanacak. Eylül ayında işsizlik oranı %3,5’e gerilerken ortalama saatlik kazançlar yıllık bazda %2,89 seviyesine düştü.

Dr. Fulya Gürbüz

ABD Eylül ayı PMI verileri imalat ve hizmet sektörlerinde ılımlı büyüme ortaya koydu

ABD kompozit üretim endeksi Eylül ayında aylık 0,3 puan artışla 51,0 seviyesine yükseldiği tahmin edildi. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde büyümeyi gösteriyor.

Hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan artışla 50,9 seviyesine, imalat sektörü PMI endeksi ise aylık 0,7 puan artışla 51,0 seviyesine yükseldi.

İmalat sektörü üretim alt endeksi ise aylık 0,9 puan artışla 51,7 oldu.

Eylül ayı hizmet sektörü PMI alt endeksleri 50 seviyesinin üzerinde olsa da ekonomik şartların daha az elverişli olması ekonomik aktivitenin daha yavaş seyretmesine sebep oluyor. Bu sebeple son veriler şirketlerin Ocak 2010’dan bu yana ilk kez Eylül ayında istihdamda kısıntıya gittiğini gösteriyor. Enflasyon bacağında ise girdi fiyatları son iki aydır düşerken çıktı fiyatları Eylül ayında değişiklik göstermedi.

İmalat tarafında ihracat siparişlerinin son beş ayın dördünde azalışını sürdürdüğü not ediliyor. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artışlar ise ılımlı kaldı. Anket sonuçları imalatçıların dış talep kaynaklı ılımlı bir tablo ortaya koyduğuna işaret ediyor.

Geçen hafta politika faizinde 25 baz puan indirim yapan ABD merkez bankası Fed’in 29-30 Ekim’de gerçekleştireceği para politikası toplantısı kararında ülke içi ve küresel talep şartlarındaki gelişmelerin etkisi önemli olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Sabretmeye devam: İç talep zayıf, üretim ihracata endeksli, küresel büyüme yavaşlıyor

9-16 Eylül döneminde açıklanan makro-ekonomik veriler bize neler söylüyor, gelin grafiklerle anlatmaya çalışalım.

İç talep Temmuz ayında zayıfladı, sanayi üretimi arttı…

Mevsimsellikten arındırılmış perakende satışlar Temmuz ayında bir önceki aya göre azalsa da Ekim 2018’den bu yana olan yukarı yönlü eğilim devam ediyor. Ancak bu eğilim, ithalatı artıracak bir etki ortaya koymuyor.

Haziran ayında daralan sanayi üretimi ise Temmuz ayında yükseliş yaşadı. İç talepte zayıflık sürerken sanayi üretimi ihracat bazlı hareketini sürdürüyor.

…ancak Ağustos ayı verileri sanayi üretiminde daralmaya işaret ediyor…

Ağustos ayında TİM verileri ihracatta gerileme, merkezi yönetim bütçe verileri ise ithalatta gerileme ortaya koydu. Dolayısıyla sanayi üretiminin Ağustos ayında aylık bazda gerileme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtelim.

…sanayi sektöründe inişli çıkışlı hareketler ise Temmuz döneminde istihdamda artış ihtimalini ortaya koymuyor.

Dış ticaret açığında gerileme ve turizm gelirlerindeki artış sebebiyle cari işlemler dengesindeki iyileşmenin Ağustos ayında da sürmesini bekliyoruz.

Dolayısıyla iç talepte devam eden zayıflık, ihracat destekli büyüme eğilimi, küresel büyümeye yönelik aşağı yönlü baskılar enflasyonist baskıları da hafifletiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) geçen haftaki toplantısında söz konusu gelişmelere vurgu yaparak politika faizini %16,50 seviyesine düşürmesi ve Avrupa Merkez Bankasının da yine geçen haftaki toplantısında mevduat faiz oranını 10 baz puan düşürmesi ve tahvil alımlarına 1 Kasım’dan itibaren yeniden başlayacak olmasına paralel olarak ABD Merkez Bankasının 18 Mart Çarşamba günkü para politikası toplantısında çeyrek puanlık indirim beklentileri ekonomik büyüme üzerindeki baskıların süreceği anlamına geliyor.

Petrol piyasasına yönelik riskler hariç tutulduğunda, enflasyonda düşüş eğilimi ve dış borçlanma maliyetlerindeki azalma şirketleri finansal olarak rahatlatacaktır ancak fiyat düşürme baskıları ciroların da azalmasında etkili olacaktır.

Para kazanmanın giderek zorlaştığı küresel ortamda yüksek teknolojik ürün geliştirmeye harcanacak zaman ve parayı, kısa vadede olmasa bile uzun vadede dışa bağımlılığımızı azaltacak önemli bir faktör olarak görüyoruz. Sabretmeye devam.

Dr. Fulya GÜRBÜZ

İç talebi harcanabilir gelirdeki artış tetikleyebilir

ABD Merkez Bankası Fed’in 2008 krizinden bu yana ilk kez 31 Temmuz’da gerçekleştirdiği 25 baz puanlık indirimin gerekçesinde yer aldığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yine aynı gün yayınladığı 3. çeyrek Enflasyon Raporu’nda mevcut riskler kapsamında sıralandığı üzere küresel ekonomilerdeki yavaşlama, korumacılık çatısı altında devam eden ticaret savaşı ve jeopolitik gelişmeler uluslararası ticareti olumsuz etkilediği gibi yerel imalat sektörlerinin de güç kaybetmesinde etkili oluyor.

Her ne kadar basın toplantısında Fed Başkanı Powell söz konusu faiz indiriminin uzun süreli bir indirim sürecine girildiği anlamı taşımadığını söylese de son PMI verileri imalat sektöründe ülkede istihdamın zayıfladığını ortaya koydu. Enflasyonist baskıların küresel bazda azalması ve istihdamdaki zayıflığın devam etmesi halinde Fed’den faiz indirimi beklentileri de canlı kalacaktır. ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı ABD yönetiminin 1 Eylül’den itibaren geçerli olmak üzere 300 milyar dolarlık Çin ithal ürünlerine %10 vergi uygulayacak olması iki ülke arasındaki müzakerelerde sürecin zorlu geçtiğinin işareti. Olumlu adımlar gelmediği sürece ticaret savaşı faktörü küresel ekonomiler üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.

Hal böyle iken üstün ihracat performansımıza rağmen Türkiye imalat sektörünün yaşadığı kan kaybının aksine turizm sektöründe yaşanan olumlu hava bir miktar nefes alışımızı rahatlatıyor. İşsizlik oranı yükselmeye devam ederken TCMB’nin 425 baz puanlık faiz indiriminin kredi faizlerine düşüş yönünde yansımaya başlaması iç talebi kısa vadede canlandırmaya yetecek mi kuşkuluyuz. Enflasyon Raporu’nda da vurgulandığı üzere merkezi yönetim bütçe hedeflerinden uzaklaşmaya devam edilmesi halinde faizler dolayısıyla da enflasyon hedefi üzerinde risk oluşturacaktır ki bu ek vergi artışlarını beraberinde getirecektir ki hane halkının harcanabilir geliri üzerinde yük oluşturmaya devam edecek bir gelişme. İşsizlik rakamının yükselmeye devam ettiği mevcut ortamda gerileyen kredi faizlerinin iç talebi canlandırmaya yetmeyeceği aşikar. Sürdürülebilir istihdamı yaratacak iş ortamının sağlanması dolayısıyla harcanabilir gelirde artış güven algısındaki artışla birlikte iç talebi artıracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Enflasyonda zayıflık faizde düşüşü getiriyor, uzun vadede eğitim reformu sürdürülebilir büyümeyi getirecek

Geçen haftaki toplantısında politika faizini değiştirmeyen Avrupa Merkez Bankası, orta vadeli enflasyon hedefine ulaşana kadar gevşek para politikasının sürdürüleceğini, faizlerin en az 2020 ilk yarısına kadar mevcut seviyesini koruyacağını veya daha düşük seviyelere gerileyebileceği beklentisini ortaya koydu. Banka, istihdam piyasası ve ücret artışlarının Avrupa ekonomisini desteklediğini, öte yandan ise yavaşlayan küresel büyüme dinamikleri ve zayıf uluslararası ticaretin ekonomik görünümü olumsuz etkilediğini vurguluyor. Dahası, jeopolitik belirsizlikler, artan korumacılık tehdidi ve gelişen ülke ekonomilerine yönelik kırılganlıkların ise özellikle Avrupa imalat sektöründe ekonomik algının bozulmasında rol oynadığı belirtiliyor.

Avrupa’da imalat sektörüne yönelik belirsizlikler Türkiye imalat sektörü özelinde de olumsuz bir tablo ortaya koyuyor. Temmuz ayında Türkiye imalat sektöründe kapasite kullanım oranı, ihracat beklentileri ve yatırım harcamalarındaki gerilemeler yurt dışı ve yurt içinde talep daralmasının devam ettiğini teyit eden gelişmeler.

Küresel bazda enflasyon dinamiklerinin zayıflaması, TL’nin değer kazanması, ithalat maliyetlerinin azalmasına paralel olarak yurt dışı üretici fiyat endeksinin Haziran ayında önceki aya göre düşmesi, Avrupa Merkez Bankasının gevşek para politikasını sürdürmeye devam etmesi ve ABD Merkez Bankası Fed’in politika faizini Temmuz ayı toplantısında aşağı çekecek olması gibi sebepler Türkiye’de enflasyon dinamikleri üzerindeki baskının azalmaya devam edeceği ihtimalini ortaya koyuyor. Nitekim TCMB de geçen haftaki para politikası toplantısı karar özetinde enflasyonda düşüş beklentisini ortaya koymuştu.

Doğrudur, mevcut veriler enflasyon görünümünde dolayısıyla da faizde aşağı yönü destekliyor ancak sürdürülebilir şekilde istihdamı artıracak büyüme denklemi “düşük faiz + tüketim artışı” ile sınırlı kalmamalı. Nitekim Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk‘un şu açıklaması mevcut ekonomik durumu özetliyor: “Biz geleneksel enstrümanlarla ekonomiyi gerçekten canlandıramayız. Bizim uluslararası standartları ele alan evrensel bakış açısına sahip bir eğitim sistematiği içinde olmamız lazım“.

Düşük enflasyon ve düşük faiz kısa vadede hane halkına nefes aldıracak bir gelişme. Uzun vadede ise eğitim reformu sürdürülebilir büyüme için önemli bir yapı taşı olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: Fed faiz kararı

30 Temmuz 2019, Salı

Japonya Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Politika faizinde değişiklik beklenmiyor.

31 Temmuz 2019, Çarşamba

ABD Merkez Bankası Fed faiz kararını açıklayacak. %2,25-2,50 olan politika faiz aralığının 0,25 yüzde puan düşürülmesi bekleniyor.

TCMB Enflasyon Raporu’nu yayınlayacak. 25 Temmuz PPK toplantısında TCMB enflasyondaki düşüş eğilimine vurgu yapmıştı. Toplantı sonrası yayınlanan basın duyurusunda enflasyondaki düşüş eğilimi ve finansal koşullardaki kısmi iyileşmeyle birlikte ekonomideki kademeli toparlanmanın devam edeceği öngörülmüştü.

TÜİK Haziran ayı dış ticaret verilerini açıklayacak. Mayıs ayında ihracat yıllık bazda %12,1 artmış, ithalat %19,3 azalmıştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat bir önceki aya göre %8,1 artmış, ithalat %4,1 azalmıştı. Ticaret Bakanlığının yayınladığı Haziran ayı dış ticaret verileri ise Ramazan Bayramı etkisinden dolayı ihracat verilerinde düşüş ortaya koymuştu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler ise eğilimi daha kolay anlamamızı sağlayacak.

1 Ağustos 2019, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. %0,75 olan politika faizinde değişiklik beklenmiyor.

Küresel ve Türkiye imalat sektörü PMI verileri açıklanacak.

2 Ağustos 2019, Cuma

TİM Temmuz ayı ihracat verilerini açıklayacak.

ABD işgücü istatistikleri yayınlanacak. Haziran ayında işsizlik oranı %3,7 seviyesine yükselmişti. ABD merkez bankası Fed, para politikasını belirlemede işsizlik oranını %4’ün altında tutmayı hedefliyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye değerlendirmesini açıklayacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Faiz indirimi için zemin hazır

Türk lirasındaki değer kaybı ve enflasyondaki yüksek seyir yurt içi satışları olumsuz etkiliyor…

Ağustos 2018’de Türk lirasında reel bazda yaşanan %17’lik değer kaybına paralel olarak perakende satışlar Eylül-Ekim 2018 döneminde Ağustos 2018’e göre nominal %8,5 gerilemişti.

Kasım 2018-Mart 2019 döneminde devreye alınan ÖTV ve KDV indirimlerinin etkisiyle perakende satışlar %4 toparlanma yaşadı. ÖTV ve KDV indirimlerinin Nisan ayı ile birlikte devreden kalkması perakende satışlarda Mayıs sonuna kadar iki aylık sürede %1’lik güç kaybı ortaya koydu.

Mevsimsellikten arındırılmış perakende hacim endeksi 2018 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %6,1 daralma kaydetmiş, 2019 yılı birinci çeyreğinde ise ÖTV ve KDV indirimlerinin etkisiyle %2,4 artış kaydetmişti.

Konut satışları çeyrek bazda bakıldığında 2018 yılı dördüncü çeyreğine göre nominal bazda %39 düşerken otomotiv sektörü ihracatı aynı dönemde %9,2, otomotiv ithalatı %42, yurt içi otomotiv satışları ise %32 geriledi.

Mevsimsellikten arındırılmış E.T.T.E. gıda tüketim endeksi ise ilk çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %2 gerilerken taşıt hariç gıda dışı tüketim aynı dönemde yatay kaldı.

Talepte daralma işsizlik oranında artış getiriyor…

Tüketimde gerilemenin başlıca etkeni fiyat artışları oldu. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi çeyrek bazda bakıldığında 2019 yılı birinci çeyreğinde yıllık %26, ikinci çeyreğinde yıllık %29 artış kaydetti. Yurt içi üretici fiyat endeksi ise 2019 yılı birinci çeyreğinde yıllık %31, ikinci çeyreğinde yıllık %28 artış kaydetti.

Yurtiçi tüketimde 2019 yılının ilk yarısında yaşanan gerileme talepte daralmayı teyit ederken KGF’nin etkisiyle Ocak 2018’de %9,8’e gerileyen mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı KGF’nin sonlanması ve Ağustos 2018’de TL’de yaşanan sert değer kaybının etkisiyle Nisan 2019’da %13,8’e yükseldi.

TCMB’den faiz indirimi borçlanma maliyetlerini aşağı çekecektir ama…

TCMB’nin ekonomistler ile gerçekleştirdiği Beklenti Anketi Temmuz ayı sonuçları enflasyon ve faizde düşüş eğilimini ortaya koydu.

Perşembe günü yapılacak para politikası toplantısında TCMB’nin mevcut %24 seviyesindeki politika faizinin %20 seviyesine çekilme ihtimali var.

12 Temmuz itibariyle TL cinsinden ticari krediler faiz oranı ortalama %25,3, tüketici kredisi faiz oranı ortalama %27,1, TL cinsinden mevduat oranları ise ortalama %21,9 seviyesinde bulunuyor.

Elbette politika faizinde düşüş mevduat faizleri ve paralelinde kredi faizlerinde düşüş getirecektir.

ABD ve Avrupa merkez bankalarının faiz indirim sürecine girecek olması Türkiye’nin dış borç maliyetlerini aşağı çekecek ve hatta ABD-Çin arasındaki ticaret savaşında olumlu atılacak her adım ihracat rakamlarımıza olumlu yansıyacaktır.

Ancak yurt içi talep artışının tabana yayılabilmesi için öncelik olarak istihdamda artış getirecek hamlelere ihtiyaç var, kredi hacminde artış değil.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: Dış ticaret, cari açık ve sanayi üretimi verileriyle Fed Başkanı Powell’in konuşması takip edilecek

10 Temmuz 2019, Çarşamba

Mayıs ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ihracat hacim endeksi Nisan ayında aylık %2,6 azalırken ithalat hacim endeksi değişiklik göstermemişti. Ocak 2018’den bu yana yatırım malları ithalat hacmindeki düşüş iç talepteki daralmayı teyit ederken ihracat hacmindeki olumlu performans ekonomik büyümenin lokomotifi olmaya devam etti. Mayıs ayında mevcut eğilimin devam etmesini bekliyoruz.

Fed Başkanı Powell 2019 ilk yarı para politikası raporunu sunacak. Fed Aralık 2018 toplantısında politika hedef faiz aralığını 25 baz puan artırarak %2,25-2,50 aralığına yükseltmişti. Fed’in para politikasında yıllık %2’ye yakın olmasını hedeflediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları enflasyonu Mayıs ayında Nisan ayına göre değişmeyerek %1,6 seviyesinde bulunuyor. Öte yandan Fed’in dikkate aldığı ve %4’ün altında olmasını hedeflediği işsizlik oranı ise Haziran ayında %3,7 seviyesine yükselirken ortalama saatlik kazançlar yıllık %3,1 artış kaydetti. Fed’in 5 Temmuz’da yayınladığı Para Politikası Raporu’nda ABD ekonomisinin 2019 yılı başından bu yana güçlü şekilde büyüdüğü, istihdam piyasasının güçlenmeye devam ettiği ancak ekonomik görünüme yönelik artan belirsizliklere ve ılımlı enflasyon dinamiklerine bağlı olarak ekonomik büyümeyi sürdürebilmek adına gerekli adımların atılacağı ifade ediliyor. Rapora göre enflasyondaki yumuşama geçici. Fed bir sonraki para politikası kararını 31 Temmuz’da açıklayacak. Ilımlı enflasyon dinamiklerine bağlı olarak piyasa Fed’in 30-31 Temmuz toplantısında kesin olarak faiz indirimine gideceğini fiyatlıyor. Raporda enflasyondaki düşüşe yönelik “geçici” yorumunu dikkate aldığımızda Fed’in olası faiz değişikliğine gitmeme kararına şaşırmayacağız.

11 Temmuz 2019, Perşembe

Mayıs ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Nisan ayında 1,33 milyar dolarlık cari açık kaydedilmiş, 12-aylık toplam cari açık ise 8,63 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Mayıs ayında aylık bazda ihracattaki artışa ve ithalattaki gerilemeye bağlı olarak cari açıktaki gerilemenin devam edeceğini düşünüyoruz.

12 Temmuz 2019, Cuma

Mayıs ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Nisan ayında yıllık %4, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi aylık %1 düşüş kaydetmişti. Mayısta aylık bazda sanayi üretiminin gerilemeye devam etmesini bekliyoruz. Haziran ayı ön göstergeleri ise imalat sektöründe üretim artışı sinyali veriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlıkları: İşsizlik, sanayi üretimi ve Fed kararı

17 Haziran 2019, Pazartesi

Mart dönemi işsizlik verileri açıklanacak. Şubat döneminde %14,7 seviyesine yükselen işsizlik oranının devam eden talep daralmasına paralel olarak Mart döneminde artmasını tahmin ediyoruz.

Mayıs ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Nisan ayında 18,3 milyar TL bütçe açığı kaydedilmişti. Reel olarak bakıldığında Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri bütçe giderlerine göre daha hızlı düşüş sergiliyor. Daralan talep dikkate alındığında bütçe gelirlerinde artış eğilimi beklemiyoruz.

18 Haziran 2019, Salı

Nisan ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak-Mart 2019 döneminde ardı ardına aylık bazda artış kaydetmesine rağmen PMI ve dış ticaret verilerini dikkate aldığımızda Nisan ayında aylık bazda zayıflama öngörüyoruz.

Nisan ayı perakende endeksleri açıklanacak. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende ticaret Ocak-Mart döneminde artış eğilimi göstermişti.

19 Haziran 2019, Çarşamba

ABD merkez bankası Fed faiz kararını açıklayacak. Faiz değişikliği beklemiyoruz.

20 Haziran 2019, Perşembe

İngiltere ve Japonya merkez bankaları faiz kararlarını açıklayacak.

Haziran ayı TÜİK tüketici güven endeksi açıklanacak. Mayıs ayında kaydedilen 55,5 seviyesi ile endeks 2008 yılı dip seviyelerine gerilemişti.

Nisan ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Mart ayında 119,4 milyar dolar seviyesindeydi.

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankası temkinli kaldı, faizi değiştirmedi

Merkez Bankası (TCMB) Haziran ayı para politikası toplantısında politika faizini beklediğimiz gibi %24 seviyesinde sabit tuttu.

Evet bekliyorduk çünkü;

. Küresel enflasyonist baskıların azalması ve özellikle ABD’de düşük enflasyon dinamiklerine bağlı olarak Fed’in faiz düşüreceği beklentilerinin ağırlık kazanması,

. ancak buna rağmen Türk lirası üzerindeki risklerin artması (S-400 alımı sebebiyle ABD’den yaptırım tehditleri, TCMB’nin rezervlerine ilişkin endişeler, enflasyonist baskıların sürmesi, bütçe gelirlerindeki azalmanın vergi artışları ihtimalini doğurması, 23 Haziran İBB seçimine yönelik belirsizlik) TCMB’nin Haziran ayı toplantısında beklemede kalmasına işaret ediyordu.

Fed 19 Haziran Çarşamba günü faiz kararını açıklayacak. ABD’de Mayıs ayı enflasyonunun %1,8’e gerilemesine rağmen ticaret savaşındaki gelişmelerin büyüme ve enflasyon üzerinde risk oluşturmaya devam etmesine bağlı olarak Fed Haziran toplantısında politika faizini değiştirmeyecek.

Öte yandan küresel ekonomideki yavaşlama eğilimi ve paralelinde hem küresel enflasyon baskılarının azalması hem de ABD özelinde enflasyon dinamiklerindeki yumuşama eğilimine bağlı olarak Fed’in 31 Temmuz tarihli toplantısında faiz indirimi yapma ihtimali giderek artıyor. Fed’in 31 Temmuz toplantısında faiz indirimine gitme olasılığı vadeli piyasalarda yükselerek %83 olarak fiyatlanıyor.

Evet, Fed’in düşük faiz politikasının Türkiye piyasaları için anlamı dış borçlanma maliyetlerinin aşağı gelmesi demek ancak Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme rotasına girmeden harcamaları artıracak olası bir eğilim enflasyon dolayısıyla da faiz üzerindeki baskıyı daha da artıracaktır.

Büyüme dinamiklerine baktığımızda ikinci çeyrek öngöstergeleri ihracattaki performansın korunmasına rağmen iç talepteki daralmanın devam ettiğine, yatırımlarda ise yavaşlamaya işaret ediyor. Bu sebeple Türkiye ekonomisinin birinci çeyrekte GSYH’de bir önceki çeyreğe göre kaydettiği %1,3’lük büyüme performansının ikinci çeyrekte yakalanamayacağını tahmin ediyoruz (1. çeyrekte bir önceki çeyreğe göre GSYH %1,3 artmıştı).

Ancak ekonomik büyümedeki zayıflama eğilimine rağmen mevcut risklerin TL üzerindeki baskıları canlı tutması sebebiyle TCMB’nin sıkı para politikasını sürdürüp faiz indiriminde sabırlı davranacağı senaryosunu daha olası görüyoruz.

Mevcut risklerin azalması halinde TCMB, 25 Temmuz toplantısında politika faizinde sınırlı bir indirime gidebilir. Aksi durumda 12 Eylül tarihli toplantısındaki faiz kararı yine risklerdeki gelişmeye bağlı olacak.

TCMB’nin 2019 yılının geri kalanında PPK toplantı tarihleri 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık. ABD merkez bankası Fed ise 19 Haziran, 31 Temmuz, 18 Eylül, 30 Ekim ve 11 Aralık tarihlerinde faiz kararını açıklayacak.

Dr. Fulya Gürbüz