Etiket: gıda

Enflasyonda, gıda fiyatlarındaki artış ve TL’de değer kaybının etkisi devam ediyor

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan 2019’da bir önceki aya göre %1,69, bir önceki yılın aynı ayına göre %19,50 arttı; işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE (çekirdek TÜFE) ise aylık %1,45, yıllık %16,78 artış kaydetti.

Aylık %1,40, yıllık %31,86 yükseliş yaşayan gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının tüketici fiyatları üzerindeki baskısı devam ediyor.

Yurt içi üretici fiyat endeksi ise (Yİ-ÜFE), Nisan 2019’da bir önceki aya göre %2,98, bir önceki yılın aynı ayına göre %30,12 artış kaydetti.

Aylık bazda %0,36 artış yaşayan su temini üretimi hariç tutulduğunda diğer sektörlerdeki ortalama %3,76’lık artış TL’deki değer kaybından kaynaklandı. Nisan ayı imalat sektörü PMI verileri yurt içi üretici fiyat endeksindeki artışın ipucunu vermişti. TL’deki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri alt endeksi Nisan ayında geçen yılın Ekim ayından beri en sert artışını kaydetmişti, nihai ürün fiyatları enflasyonu ise son 6 ayın en yüksek hızında gerçekleşmişti.

Küresel fiyat gelişmelerine baktığımızda küresel talepteki daralmanın enflasyon üzerindeki aşağı yönlü etkisini görüyoruz. Küresel imalat sektörü PMI verileri talepteki gerilemenin girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttığını, bunun da çıktı fiyatları enflasyonunu zayıflattığını ortaya koydu. Maliyet düşürme amacıyla istihdam tarafında gözlenen zayıflık ise ücret artışları üzerindeki baskıyı azaltan bir diğer etken.

Küresel enflasyonist baskılar azalırken ABD Merkez Bankası Fed Başkanı Powell son para politikası toplantısının yaptığı açıklamada istihdam piyasasının gücünü koruduğunu, enflasyondaki yumuşaklığın ise geçici olduğunu vurgulayarak politika faizinde değişiklik yapmadıklarını ifade etmişti. Türkiye’nin artan risk primi dikkate alındığında ABD’de enflasyonda yumuşaklığın devam etmesi Türkiye’nin yurt dışı borçlanma maliyetleri üzerinde ek baskı oluşturmayacaktır, elbette ABD tarafından Türkiye’ye yönelik ek bir yaptırım gelmediği sürece.

Türkiye’de ise fiyat değişimleri sert değer kayıpları yaşayan Türk lirasına bağlı olarak hareket ediyor. Nisan ayında TL, %50-50 ABD doları ve eurodan oluşan döviz sepetine karşı %5,7 değer kaybetti. Mart ayında TL’de %5’lik değer kaybı yaşanmış, TÜFE bir önceki aya göre %1,03, yurt içi ÜFE ise %1,58 artış kaydetmişti. TL, yılbaşından bugüne %11,5’lik değer kaybı yaşadı.

Dr. Fulya Gürbüz

İşsizlik oranı yüzde 14,7 seviyesine sıçradı, tarım üretici fiyatları endeksi tarihi zirvesine yükseldi

İşsizlik oranı Mayıs 2018’den 2019 yılı Ocak dönemine kadar aralıksız artarak %14,7 seviyesine kadar yükseldi.

Yeni Ekonomi Programı’nda 2019 sonu işsizlik oranı beklentisi %12,1 iken işsizlik oranındaki artış soluksuz devam ediyor. İşsizlik oranı en son 2009 yılı Şubat ayında %14,8 seviyesine yükselmişti. 

Ekonomik aktivitede yavaşlamaya bağlı olarak işsizlik oranındaki artışın Şubat ve Mart dönemlerinde de sürmesini bekliyoruz.

İşsizlikteki artışla birlikte gıda temel ihtiyacını karşılamak da giderek zorlaşıyor. Hız kesmeyen tarım ürünleri üretici fiyat endeksi de aylık %1,75 ve yıllık %27,33 artışla 2019 yılı Mart ayında 160,60 seviyesine yükselerek yeni bir tarihi rekor kırdı.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi küresel bazda gıda fiyatlarına ilişkin olarak BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün aylık yayınladığı gıda fiyat endeksini dikkate aldığımızda 2018 yılının ikinci yarısında aşağı yönlü olan endeksin 2019 yılın ilk üç ayında aralıksız yükseldiğini görüyoruz. Türkiye dolar bazlı Tarım-ÜFE endeksi ise Ağustos 2018’de TL’de yaşanan sert değer kaybı ile birlikte yükseliş eğilimine girdi.

Yapısal reform paketi beklerken geçen çarşamba günü (10 Nisan) açıklanan ve belirsiz bir takvim niteliği taşıyan reform sunumunda Mayıs ayında tarım reformunun detaylarının açıklanacağını öğrenmiştik. Tekrar tarım ülkesi olma ve gıda fiyatlarıyla mücadele aşamasında tatmin edici bir yol haritasını görmek istiyoruz. Hızla artan dünya nüfusunu dikkate aldığımızda önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarında düşüş eğilimi iyimser bir tahmin olarak kalacaktır ancak iklim değişikliğiyle uyumlu ve gıda fiyatlarındaki sert dalgalanmaları minimize edebilecek bir tarım reformunun hayalini kuruyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

İşlenmemiş gıdada yüzde 41,7 ile rekor artış

TÜFE’de harcama grupları içerisinde %23,3 paya sahip olan gıda ve alkolsüz içeceklerin enflasyon üzerindeki baskısı Mart ayında da sürdü. Gıda ve alkolsüz içecekler Mart ayında bir önceki aya göre %2,44, bir önceki yılın aynı ayına göre %29,77 artış kaydetti.

İşlenmemiş gıda özelinde değerlendirdiğimizde sert artış görüyoruz. 2004 temel yılı bazlı işlenmemiş gıda enflasyonu endeksi Mart ayında bir önceki aya göre %4,5 yükseldi ve bir önceki yılın aynı ayına göre %41,7’lik artışla tarihi rekor kırdı. Yukarıdaki grafikten de görüleceği gibi işlenmemiş gıda enflasyonundaki artış tüketici enflasyonu üzerindeki baskının artarak sürdüğüne işaret ediyor. Fiyat indirme baskıları yerine yapısal reformlar çerçevesinde gıda enflasyonunun kontrol edilebilir hale getirilmesi gerektiği açık.

B sınıfı çekirdek enflasyon ise (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE) 2019 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %0,28, bir önceki yılın aynı ayına göre %17,72 artış kaydetti. Endeks Kasım 2018’den bu yana aralıksız düşüyor. TL’deki sert değer kayıplarının enflasyon üzerindeki etkisi halen sürüyor. TL’ye güven kazandıracak politikalar üretilmesi ve TCMB’nin bağımsızlığı fiyat istikrarında olmazsa olmazlardan.

Dr. Fulya Gürbüz

Gıda enflasyonu Şubat ayında hızını kesmedi, gözümüz seçim sonrası reform takviminde

Şubat ayında tüketici fiyatları (TÜFE) yıllık bazda %19,67, yurt içi üretici fiyatları (Yİ-ÜFE) ise %29,59 seviyelerine geriledi. Tanzim satışlar ve fiyat indirimlerine rağmen gıda ve alkolsüz içecekler enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam etti, öyle ki gıda ve alkolsüz içecekler Şubat 2019’da aylık %0,9, yıllık bazda %29,25 artış kaydetti.

Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri de hem girdi maliyetlerinde hem de çıktı fiyatlarında sınırlı bir artış olduğuna işaret etmiş, daralan talebin çıktı fiyatları üzerindeki baskıyı azalttığı belirtilmişti. TL’de değer kaybı ve petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam edecek.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE ise (B-çekirdek enflasyon) ise aylık bazda %0,15 düşerken yıllık bazda artış %18,48 seviyesine geriledi. Üretim maliyetlerindeki artışın devam etmesi tüketici fiyatlarında kalıcı bir düşüşü engellese de zayıf talep fiyatlardaki artışı sınırlıyor.

Söz konusu tablo, 6 Mart Çarşamba günü para politikasını görüşmek üzere toplanacak olan TCMB’nin beklemede kalmasını ve TL’deki zayıflığa bağlı olarak sıkı para politikasını sürdürmesi gerektiğini söylüyor. Hatta seçim sonrasında, başta tarım sektörü olmak üzere yapısal sorunlara reform başlığına uygun akılcı çözüm üretilememesi halinde ne ekonomik büyümede ne de enflasyonda sürdürülebilir bir iyileşme görmemiz hayal olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Gıda enflasyonundaki hızlanmaya tanzim satış çözümü

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE), 2018 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %3,28, bir önceki yılın Aralık ayına göre ise %15,89 artış kaydetmişti.

Tüketici fiyatları enflasyonu (TÜFE) ise Ocak ayında bir önceki aya göre %1,1, bir önceki yılın aynı ayına göre %20,4 artmış, aylık ve yıllık bazda en yüksek artış gıda ve alkollü içecekler grubunda kaydedilmişti.

TÜİK tarafından gıda ürünlerinin TÜFE içindeki ağırlığı %21,7, alkolsüz içeceklerin %1,6, alkollü içeceklerin %0,4, sigaranın payı ise %3,9 olarak belirlenmiştir.

Gıda enflasyonu Ocak ayında yıllık bazda %31 seviyesine sıçrarken gıda dışı TÜFE yıllık bazda %16,6 seviyesine geriledi. Küresel bazda bakıldığında imalat sektörü PMI verileri de gıda fiyatlarında artış yaşandığını gösteriyor.

TL’de yaşanan değer kaybının gıda enflasyonu üzerindeki etkisini de hatırlatmakta fayda var:

Tarım ürünleri üretici fiyatlarını incelediğimizde kuru soğan ve patates fiyatları 2018 yılında en sert artış yaşayan iki ürün oldu. Kuru soğan üretim fiyatları 2018 yılında yıllık ortalama %70, patates ise % 39 artış kaydetti. Aralık 2018’de sırasıyla yıllık bazda %168 ve %78 artış yaşandı. Her iki ürünün TÜFE içindeki ağırlıkları ise sırasıyla %0,23 ve %0,51 seviyesindedir.

Fiyat artışlarını kontrol altına almak amacıyla özellikle 2018 yılı sonundan itibaren hal yasası düzenlemeleri ve depo baskınları ile enflasyonla mücadele kapsamında fiyat indirimleri uygulamaları gündeme geldi ancak Aralık ve Ocak ayı verileri tarım ve gıda fiyatlarında henüz dizginlerin ele alınmadığını gösteriyor. Önümüzdeki aylardaki gelişmeler uygulamada başarılı olup olunmadığını gösterecek.

Dünya Gazetesi haberine göre sebzelerin aracılar olmadan üreticiyi doğrudan tüketiciyle buluşturan tanzim satış mağazalarının kurulmasının ardından geçen iki haftaya yakın süreçte marketlerdeki sebze fiyatlarının yarıya düşerek tanzim satış fiyatlarına yaklaştığı hatta aşağısına geldiği bildiriliyor.

Gelelim Tarım ÜFE’de seçtiğimiz ürünlerde yaşanan fiyat gelişmelerine…

14 Şubat Cuma günü Ocak ayı verileri açıklanacak olan Tarım ÜFE’de 2017-2018 dönemindeki gelişmeleri inceledik:

Kuru Soğan: 2017 yılı genelinde yıllık ortalama %21 fiyatı düşen kuru soğan, 2018 yılında ortalama %70 fiyat artışı yaşadı. 2018’in ilk yarısında ortalama %32 fiyat artışı yaşanırken ikinci yarısında %108’lik artış kaydedildi. Aralık 2018’de ise yıllık artış %168 oldu.

Patates: 2017 yılında yıllık ortalama %19 artan patates fiyatları 2018 yılında yıllık %39 artış kaydetti. 2018’in ilk yarısında ortalama %15, ikinci yarısında ise %64’lük artış yaşandı. Aralık 2018’de yıllık %78 artış yaşandı.

Buğday: 2017 yılında ortalama %10 artan buğday fiyatları 2018 yılında ortalama %6 artış kaydetti.

Arpa, Çavdar, Yulaf: 2017 yılında ortalama %16 artan arpa, çavdar, yulaf fiyatları 2018 yılında ortalama %8 artış kaydetti.

Mısır: 2017 yılında ortalama %11 artan mısır fiyatları 2018 yılında ortalama %14 artış kaydetti.

Ayçiçeği: 2017 yılında ortalama %14 artan ayçiçeği fiyatları 2018 yılında ortalama %11 artış kaydetti.

Kuru Baklagiller: Nohut, mercimek, kuru fasulyeyi kapsayan kuru baklagiller 2017 yılında %25 artış kaydetmiş, 2018 yılında ise %4 oranında fiyat düşüşü yaşanmıştır.

İnek Sütü: 2017 yılında ortalama %8 artış kaydeden inek sütü fiyatları 2018 yılında ortalama %21 artış kaydetti.

Yumurta: 2017 yılında ortalama %8 artan yumurta fiyatları 2018 yılında ortalama %15 artış kaydetti. 2018’in ilk yarısında fiyatlar yıllık olarak değişmezken ikinci yarısında ise %30’luk artış yaşandı.

Zeytin: 2017 yılında ortalama %4 artan zeytin fiyatları 2018 yılında ortalama %13 artış kaydetti.

Domates: 2017 yılında ortalama %17 artan domates fiyatları 2018 yılında ortalama %18 artış kaydetti. 2018’in ilk yarısında ortalama %3, ikinci yarısında ise %32’lik artış yaşandı. Özellikle 2018 yılı Haziran-Ekim döneminde yıllık ortalama %42 artış yaşandıktan sonra Kasım-Aralık döneminde ortalama yıllık %3’lük artış yaşandı

Sivri Biber: 2017 yılında ortalama %19 artan sivri biber fiyatları 2018 yılında ortalama %8 geriledi. 2018’in ilk yarısında ortalama %32 oranında fiyat düşerken, ikinci yarısında ise %17’lik artış yaşandı.

Patlıcan: 2017 yılında ortalama %24 artan patlıcan fiyatları 2018 yılında ortalama %2 geriledi. 2018’in ilk yarısında ortalama %13 oranında fiyat düşerken, ikinci yarısında ise %9’luk artış yaşandı.

Balık: 2017 yılında ortalama %17 oranında artan balık ve su ürünleri fiyatları 2018 yılında %18 arttı.

Fındık, Ceviz, Antep Fıstığı: Ayçiçeği: 2017 yılında ortalama %4 artan fındık, ceviz, antep fıstığı fiyatları 2018 yılında ortalama %19 artış kaydetti.

Dr. Fulya Gürbüz