Etiket: hizmet

ABD Eylül ayı PMI verileri imalat ve hizmet sektörlerinde ılımlı büyüme ortaya koydu

ABD kompozit üretim endeksi Eylül ayında aylık 0,3 puan artışla 51,0 seviyesine yükseldiği tahmin edildi. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde büyümeyi gösteriyor.

Hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan artışla 50,9 seviyesine, imalat sektörü PMI endeksi ise aylık 0,7 puan artışla 51,0 seviyesine yükseldi.

İmalat sektörü üretim alt endeksi ise aylık 0,9 puan artışla 51,7 oldu.

Eylül ayı hizmet sektörü PMI alt endeksleri 50 seviyesinin üzerinde olsa da ekonomik şartların daha az elverişli olması ekonomik aktivitenin daha yavaş seyretmesine sebep oluyor. Bu sebeple son veriler şirketlerin Ocak 2010’dan bu yana ilk kez Eylül ayında istihdamda kısıntıya gittiğini gösteriyor. Enflasyon bacağında ise girdi fiyatları son iki aydır düşerken çıktı fiyatları Eylül ayında değişiklik göstermedi.

İmalat tarafında ihracat siparişlerinin son beş ayın dördünde azalışını sürdürdüğü not ediliyor. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artışlar ise ılımlı kaldı. Anket sonuçları imalatçıların dış talep kaynaklı ılımlı bir tablo ortaya koyduğuna işaret ediyor.

Geçen hafta politika faizinde 25 baz puan indirim yapan ABD merkez bankası Fed’in 29-30 Ekim’de gerçekleştireceği para politikası toplantısı kararında ülke içi ve küresel talep şartlarındaki gelişmelerin etkisi önemli olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi’nde imalat sektöründeki zayıflık servis sektörüne sıçradı

Eylül ayı ilk tahminlerine göre Almanya’da imalat sektörü PMI endeksi son 10 yılın en düşüğü olan 41,4 seviyesine geriledi. PMI endekslerinde 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor.

Hizmet sektörü PMI endeksi de son 9 ayın en düşüğü olan 49,1 değeri ile daralma bölgesine girdi.

Talepteki daralma ve beklentilerdeki kötüleşmeye bağlı olarak istihdam piyasası zayıfladı.

Üretimdeki düşüşe bağlı olarak mal ve hizmet fiyat baskıları geriledi.

Böylece Almanya kompozit PMI endeksi Ekim 2012’den bu yana ilk kez 50 seviyesinin altına 49,1 seviyesine gerilemiş oldu.

Euro Bölgesi genelinde de benzer tabloyla birlikte kompozit PMI endeksi 50,4, hizmet sektörü PMI 52, imalat sektörü PMI 45,6 seviyelerine geriledi.

12 Eylül para politikası toplantısında küresel ticaret gerginliği ve Brexit belirsizliğine bağlı olarak büyüme ve enflasyonu tetiklemek amacıyla Avrupa Merkez Bankası (ECB), mevduat faiz oranını 10 baz puan indirerek eksi yüzde 0,5 seviyesine düşürmüştü. Bunlara ek olarak ECB 2019 yılı için GSYH büyüme tahminini yüzde 1,2’den yüzde 1,1’e, 2020 yılı için büyüme tahminini yüzde 1,4’ten yüzde 1,2’ye düşürdü. Enflasyon tahminleri ise 2019 için yüzde 1,3’ten yüzde 1,2’ye, 2020 yılı için yüzde 1,4’ten yüzde 1’e, 2021 yılı için yüzde 1,6’dan yüzde 1,5’e düşürmüştü.

Eylül ayı PMI ilk tahmin detayları Bölge’de büyüme dinamikleri ve enflasyon baskısının giderek zayıfladığını teyit etmiş oldu.

Dr. Fulya Gürbüz

Faiz indirimi talep artışı için yeterli olmayabilir

Türkiye ekonomisine yönelik ikinci çeyrek verileri henüz tamamlanmasa da öncü göstergeler tüketimdeki daralmanın ikinci çeyrekte de sürdüğünü, üretim tarafında ise ilk çeyreğin aksine ikinci çeyrekte kayıp yaşandığını, reel sektörün ise yatırım yapmadığını gösteriyor.

Yurt dışındaki ekonomik aktiviteyi gözlemlediğimiz PMI verileri ise yılın ilk yarısında küresel bazda canlanma işareti ortaya koymazken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyat artışlarında yumuşama eğilimi var. Öte yandan ihracat hacminde Türkiye’nin aylık bazda kaydettiği performans dikkat çekici ancak bunda TL’de yaşanan yıllık yüzde 40’lık kaybın dolayısıyla da artan borçlanma maliyetlerinin payı büyük.

Mart 2019 işgücü verileri ise istihdamın kayıt dışına kaydığını, son 1 yılda istihdam edilenlerinin sayısının %2,5 azalışla 28 milyon 146 bin kişiye gerilediğini, işsiz sayısının ise %41 artışla 4 milyon 487 bin kişiye yükseldiğini gösterdi.

Küresel talepte daralmaya paralel olarak yurt içinde artan maliyetler sebebiyle hanehalkının satın alma gücünün azalması üretim kaybına, dolayısıyla da işsizliğin artmasına sebep olurken, şirketler yatırım yapmayı erteliyor. Merkez Bankasının 25 Temmuz toplantısında cuma günü görevinden alınan Murat Çetinkaya yerine atanan yeni Başkan Murat Uysal önderliğinde faiz indirimine tanık olacağız. Merkez Bankasının bağımsızlığının tekrar sorgulanmasına sebep olan son hamle, S-400 belirsizliği ve Doğu Akdeniz gerilimini dikkate aldığımızda mevcut ortamın, faizde indirim olsa bile talep artışını tetikleyecek bir zemin oluşturmadığını düşünüyoruz.

Detaylandırırsak:

İç talep daralmaya devam ediyor, miktar bazında ihracat ve ithalat küçülüyor…

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre tüketim endeksleri (E.T.T.E. ve perakende satış) Nisan ayında ilk çeyreğe göre daralırken otomobil satışlarında daralma Mayıs ayında da sürdü. İhracat ve ithalat miktar endeksleri ise Nisan ayında ilk çeyreğe göre daraldı.

İkinci çeyrekte kredi ve tüketim vergileri kapsamında reel bazda gerileme devam ederken otomobil ve konut satışlarındaki gerileme bu eğilimi teyit ediyor.

Üretim tarafında ilk çeyreğe göre performans kaybı var

Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği ile Temmuz 2017’de zirve yapan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS sanayi ve hizmet endeksleri 2018 yılı başında KGF’nin sonlanması, ABD’den gelen ticaret savaşı rüzgarları ile iç ve dış siyasette yaşanan olumsuzlukları ve TL’de yaşanan değer kaybının bir sonucu olarak Haziran 2018’den Haziran 2019 sonuna kadar daralma bölgesinde yer alıyor. SAMEKS bileşik endeksi ilk çeyrekte ortalama 45,1 değerini alırken 2. çeyrek performansı 43,8 oldu. Endeksin 50 değeri altında yer alması sektörde daralmayı gösteriyor. Sanayi endeksi performansı ilk çeyreğe göre değişiklik göstermedi.

Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminde ise ilk çeyrekte aylık bazda kaydedilen büyüme eğiliminin ardından Nisan ayında önceki aya göre daralma kaydedildi. Nisan ayında hammadde ithalat hacmi ise Ocak 2019’dan bu yana aylık bazda artış eğilimini sürdürdü. Öncü göstergeler Mayıs ayında performans kaybına işaret ederken Haziran ayına ilişkin iyimser bir tablo var.

Yatırım harcamaları ilk çeyreğe göre azaldı…

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi verilerine göre yatırım harcamaları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre azaldı. Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış sermaye malı ithalat hacmi ve makine ve teçhizat imalatı ilk çeyrek ortalamasına göre daralma kaydetti.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi’nde imalat ve tüketici güven endekslerindeki bozulma Haziran ayında da sürdü

Euro Bölgesi’nde Ekonomik Duyarlılık Endeksi (Economic Sentiment Indicator) 2019 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre 1,9 puan azalışla 103,3 ile Ağustos 2016 seviyesine geriledi. Ticaret savaşı, Brexit ve otomotiv sektörünün düzenlemeleri yerine getirmeye yönelik çalışmaları sebebiyle 2018 yılı başından itibaren endeks düşüş eğilimini koruyor. İmalat sektörü (-2,7), hizmet (-1,1) ve tüketici (-0,7) alt güven endeksleri Haziran ayında gerilerken perakende ticaret (+1,0) ve inşaat (+3,6) tarafında iyileşme var. Güven kaybı sırasıyla en fazla Almanya (-2,9), İtalya (-1,5), Fransa (-1,5), Hollanda (-1) ve İspanya’da (-0,6) yaşandı.

Euro Bölgesi’nde İş Durum Endeksi ise (Business Climate Indicator) Haziran ayında önceki aya göre 0,13 puan azalışla 0,17 değerine düşerek Ekim 2014 seviyelerine geriledi. Gerilemede işletmelerin üretim beklentileri, ihracat siparişleri ve stok seviyelerindeki kötüleşme etkili oldu. Geçmiş üretim seviyesinde ise iyileşme var.

Bölge’de Tüketici Güven Endeksi ise Haziran ayında bir önceki aya göre 0,7 puan düşüşle -7,2 seviyesine geriledi.

Haziran ayı imalat sektörü PMI ilk tahminlerine göre Euro Bölgesi’nde üretim önceki aya göre değişiklik göstermeyip daralma bölgesinde kalmayı sürdürürken hizmet sektörü büyüme bölgesinde gücünü korumaya devam ediyor. Her iki sektörde ihracat siparişleri güç kaybı yaşarken istihdamda görece iyileşme var. Fiyat tarafında ise maliyet enflasyonu Eylül 2016 seviyelerine gerilerken çıktı fiyat artışı son üç yılın en düşük artışını kaydetti.

Mayıs ayında tüketici enflasyonu yıllık %1,2 seviyesine gerilemişti ki bu seviye Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) %2 olan hedefinin hayli gerisinde. Üretici fiyat enflasyonu ise Nisan ayında yıllık %2,6 seviyesine geriledi. GSYH büyümesi ise 2019 yılı I. çeyreğinde kaydettiği %1,2 büyüme ile 2013 yılı sonu seviyelerine gerilemiş durumda. Parasal genişlemeye rağmen Bölge’de büyüme ve enflasyon dinamiklerinin zayıflamaya devam etmesine bağlı olarak AMB Başkanı Draghi hazine tahvillerinin alımına devam etmek suretiyle parasal genişleme sinyali verdi.

Euro Bölgesi’nde ihracat performansının Haziran ayında düşmeye devam etmesi küresel talepte daralmanın devam ettiğine işaret ediyor. Yarın Osaka’da başlayacak iki günlük G20 zirvesinde cumartesi günü ABD ve Çin liderlerinin bir araya gelecek olması küresel ekonomi açısından belki bir umut kaynağı olabilir.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel bazda üretim Mayıs’ta otomotiv sektörü önderliğinde daraldı, hizmetlere olan talep sürdü

IHS Markit verilerini dikkate aldığımızda küresel bazda Mayıs ayında üretimde gerileme ve hizmetlerde ise büyümenin sürdüğünü gördük:

. JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi Mayıs ayında 51,6 değeri ile zayıflayarak da olsa büyümeye devam etti. İmalat sektörü PMI endeksi ise Mayıs ayında kaydettiği 49,8 değeri ile Ekim 2012’den bu yana ilk kez daralma bölgesine girdi. Yatırım ve ara mal üretimi daralırken, tüketim malları üretimi yavaşlasa da büyüme bölgesinde yer aldı.

. IHS Markit sektör bazlı verilerine göre küresel bazda otomotiv sektörü Mayıs ayında son sekiz aydır daralmasını sürdürürken teknolojik yazılım ve hizmetleri, finans, gıda ve içecek, sigorta, sağlık, ilaç ve telekomünikasyon sektörleri büyümeyi sürdürdü.

. ABD’de tüketici malları üretimi Mayıs ayında zayıflayarak büyümeye devam etti, 2013’ten bu yana en düşük oranlı artış kaydedildi. Sektörler genelinde girdi maliyetlerindeki artış çıktı maliyetlerinin hayli üzerinde seyrediyor.

. Avrupa’da yazılım ve hizmetleri, gıda ve içecek, kağıt, ulaştırma, finans sektörleri büyürken başta otomotiv sektörü olmak üzere sanayi sektörü ile sağlık ve gayrimenkul sektörlerindeki yavaşlama dikkat çekici.

. Asya’da sanayi, makine ve ekipmanları ile kimya sektörleri daralmaya devam ederken bankacılık sektörü önderliğinde hizmet sektörü büyümeyi sürdürdü.

. Özellikle Asya kaynaklı olarak küresel bazda çelik talebi düşerken, bakır talebindeki düşüş Avrupa kaynaklı oldu. Alüminyumda ise ABD kaynaklı talepte artış görülürken Avrupa ve Asya’dan talep geriledi. Otomotiv ve gayrimenkul talebindeki gerileme emtialara olan talebin gerilemesinde etkili olmaya devam ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektörü Mart ayında iyileşme işareti verdi, perakende ticarette güven hafif geriledi

Reel Kesim Güven Endeksi Mart 2019’da aylık 4,9 puan artışla 102,1 seviyesine yükseldi, mevcut mal stoku dışında sipariş, sabit sermaye yatırımları, üretim hacmi, istihdam miktarı alt endekslerinde iyileşme var; üretim maliyetleri ve satış fiyatı beklentileri arttı.

Perakende ticaret sektörü endeksi Mart 2019’da aylık %0,1 azalışla 90,7 olurken hizmet sektörü güven endeksi Mart 2019’da aylık %2,6 artışla 81,6’ya ve inşaat sektörü güven endeksi %4,4 artışla 54,1 seviyesine yükseldi.

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı Mart 2019’da aylık 0,3 puan artışla %74,3 oldu.

Dr. Fulya Gürbüz

ABD ve Euro Bölgesi ekonomileri zayıflamaya devam ediyor

ABD ve Euro Bölgesi’nde imalat sektörü 2019 yılı ilk üç ayında ardı ardına zayıflarken çeyrek bazda bakıldığında 2018 yılı 4. çeyreğine göre daha zayıf bir performans ortaya koydu.

ABD Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,5 puan gerileyerek 52,5 olduğu tahmin edildi. Endeksin 50 ve yukarısındaki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

Euro Bölgesi Markit imalat sektörü PMI endeksi ise Mart 2019’da aylık 1,7 puan düşerek 47,6 seviyesine gerilediği tahmin edilerek daralmayı sürdürdü.

Hizmet sektörü tarafında ise ABD’de 2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre daha iyi bir performans ortaya konsa da Mart ayında sektörün aylık 1,2 puan düşüşle 54,8 seviyesine yavaşladığı tahmin edildi.

Euro Bölgesi’nde ise hizmet sektörü PMI verisi ise aylık 0,1 puan düşüşle 52,7 olarak tahmin edilerek büyüme bölgesinde kalmayı sürdürdü.

Hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan kompozit PMI endeksi ise Mart ayında ABD’de aylık 1,2 puan düşüşle 54,3 seviyesine zayıflarken Euro Bölgesi’nde aylık 0,6 puan kayıpla 51,3 seviyesine zayıfladı.

Genel olarak her iki ekonomide de enflasyon, istihdam ve üretim tarafında zayıflık sinyalleri var. Avrupa Merkez Bankası 2019 yılında %1,1 GSYH büyümesi tahmin ederken geçen hafta ABD Merkez Bankası Fed reel büyüme beklentisini 0,2 puan düşüşle %2,1 seviyesine çektiğini duyurmuştu.

Türkiye için anlamı ise en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nden (özellikle Almanya’dan) ithalat talebinin zayıflamaya devam edecek olması.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel ekonomiyi imalat sektörü zayıflatıyor, hizmet sektörü destekliyor

Küresel bazda Şubat ayında hizmet sektöründe toparlanma yaşanırken imalat sektörü Haziran 2016 seviyelerine geriledi.

JP Morgan Küresel Hizmet Sektörü PMI verisi aylık 0,7 puan artışla 53,3 seviyesine yükselirken, JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI verisi 50,6 seviyesine geriledi.

Endeks değerlerinin 50 seviyesi ve üzerinde olması sektörlerin büyüme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Ancak özellikle ABD kaynaklı korumacılık eğiliminin arttığı 2018 yılı ile birlikte başta imalat sektörü daralma bölgesine doğru aşağı yönünü korurken hizmet sektörü gücünü korumaya devam ediyor.

İmalat sektöründe 2018 başlarından bu yana zayıflama sürüyor öyle ki 2018 sonunda zayıflama daha da hızlandı. Alt detaylarda tüketim malları imalatı gücünü korurken yatırım malları ve ara malların üretimi 2018 yılı başından bu yana düşüş eğilimini koruyor.

Hizmet sektörü ise 2018 yılındaki dalgalanmaya rağmen gücünü koruyor. Detaylara baktığımızda ise işletme hizmetleri ve finansal hizmetler gücünü korurken, tüketici hizmetlerinde güç kaybı var.

Ticaret savaşları ve Brexit belirsizliğine ek olarak ABD ve Avrupa merkez bankalarının para musluklarını kapatması tüketici güvenini dolayısıyla da tüketici talebini zayıflatıyor.

Her ne kadar küresel bazda (mevcut işlerin tamamlanması veya yeni siparişlerdeki artışa paralel olarak) istihdam artışları yaşansa da girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış tüketicinin alım gücünü aşağı çekiyor.

Daralan talep kapsamında tüketiciye yönelik hizmetlerde zayıflık sürüyor.

İşletmeler ise kısmen talep artışı kısmen mevcut işleri tamamlamaya ek olarak finansal sektörün desteği ile ayakta kalmayı sürdürüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

ABD ekonomisinin yıldızı Ocak ayında imalat sektörü oldu

Markit PMI verilerine göre, ABD’de ekonomik aktivite Ocak ayında imalat sektöründe hızlanırken hizmet sektöründe geriledi. Üretim ve istihdamdaki artışın kaynağı imalat sektörü oldu. Yavaşlayan ihracat siparişlerinin aksine iç talepteki artış imalat sektöründeki büyümenin tetikleyicisi oldu. Girdi maliyetleri zayıflarken çıktı fiyatları yükseldi.

Böylece ABD ekonomisi 2018’de kaydettiği hızlanmanın ardından 2019 yılına hafif vites düşürerek girdi. Ocak ayı tarım dışı işsizlik oranı %4 seviyesine hafif yükselirken, çıktı fiyatlarındaki artışa rağmen, enflasyon üzerinde baskılar girdi maliyetlerindeki ve ortalama saatlik ücretlerdeki düşüşe bağlı olarak azaldı. 2018 ortalamasına yakın bir performans sergileyen Ocak ayı PMI verileri, 2019 yılında %2,9 büyümesi beklenen ABD ekonomisinin 2019 yılında %2,5 seviyesine yavaşlayacağı beklentisine paralel bir performansa işaret ediyor. Dolayısıyla Fed’in faiz artırımında sabırlı olunacağı söyleminin de Ocak ayı istihdam ve PMI verileriyle doğrulandığını düşünüyoruz.

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi olan Blackrock’ın Sabit Getirili Varlıklar Yatırım Direktörü Rick Rieder ise Reuters ile yaptığı röportajda bir adım öteye gidiyor ve birçok yatırımcının 2020 yılında ABD ekonomisinin resesyona gireceğini bu sebeple Fed’in faiz düşüreceğini beklediklerini ifade etti. Rieder piyasanın bu beklentisini aşırı bulurken Fed’in 2019 yılı ikinci yarısında güçlü ekonomik performansla birlikte bir veya iki faiz artırımı yapabileceği ihtimalini ortaya koyuyor.

Görüldüğü üzere beklentiler farklılık gösterebiliyor ancak asıl olan açıklanan ekonomik veriler. Fed’in veri bazlı hareket edecek olması Rieder’i veya resesyon bekleyen diğer yatırımcıları da haklı konuma getirebilir. Hükümet kapanmasını da dikkate aldığımızda, şimdilik ABD ekonomisinin vitesi hafif düşürdüğünü söyleyebiliyoruz.

Gelelim detaylara…

İmalat ve hizmet sektörleri PMI endekslerinin ağırlıklı ortalamasından oluşan ABD Kompozit PMI Üretim endeksi Ocak 2019’da Aralık ayına göre değişmeden 54,4 değerini aldı. Hizmet sektörü PMI endeksi Ocak ayında 0,2 puan düşüşle 54,2 değerine gerilerken, imalat sektörü PMI endeksi aylık 1,1 puan artışla 54,9 değerine yükseldi.

. Toplam sektörde yeni siparişler, imalat sektöründeki hızlı artışın etkisiyle yükseldi.
. İmalat sektöründe yeni ihracat siparişleri yavaş bir hızda artarken hizmet sektörü yeni ihracat siparişlerinde düşme yaşandı. Böylece toplam sektörün yeni ihracat siparişleri Ekim 2018’den bu yana en yavaş artışını kaydetti.
. Her iki sektörde girdi maliyetlerindeki azalmaya bağlı olarak fiyat baskıları azaldı.
. Güçlü müşteri talebinin etkisiyle şirketler çıktı fiyatlarını daha hızlı bir oranda artırdılar.
. İmalat sektöründe yaşanan istihdam artışına karşılık hizmet sektöründe istihdam zayıfladı. Böylece toplam istihdam artışı Haziran 2017’den bu yana en zayıf artışını gerçekleştirdi.
. Gelecek 12 aya yönelik beklentilerde güçlü artış yaşansa da 2018 yılı ortalamasının altında kaldı.

Artan belirsizlikler Euro Bölgesi’nde yatırımları öteliyor, büyümeyi iç talep destekleyecek

İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan Euro Bölgesi Kompozit Üretim PMI Endeksi Ocak 2019’da son 5 aylık düşüşünü koruyarak aylık 0,1 puan düşüşle 51,0 olarak sonuçlandı ve son 5,5 yılın en düşük değerine geriledi.

Geçen hafta açıklanan imalat sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 0,9 puan düşüşle 50,5 seviyesine gerilemişti.

Hizmet sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,4 puan artışla 51,2 seviyesine yükseldi.

İmalat ve hizmet sektörlerini baz alan Kompozit PMI verilerine göre;
. Üretimdeki zayıflık imalat sektöründeki yavaşlamadan kaynaklandı.
. İmalat sektörü küçülme bölgesine doğru gerilerken, hizmet sektörü son dört yılın en düşük performansını kaydetti. Böylece talep tarafı 2013 yılının ortalarından bu yana en zayıf noktasına ulaştı.
. Ekonomik aktivitede en sert düşüşler Fransa ve İtalya’da yaşandı. Almanya ve İspanya en iyi performans gösteren ülkeler oldular.
. İmalat sektöründe yeni siparişler son 6 yılın en sert düşüşünü yaşaması toplam yeni siparişlerdeki düşüşün ana sebebi oldu, hizmet sektöründe yeni siparişler yataya yakın kalarak durgunluk işareti verdi.
. İtalya’da yaşanan istihdam kaybı dışında Bölge genelinde istihdam zayıflayarak da olsa arttı.
. Girdi maliyetleri Ocak ayında artışını korudu. Ücret ve maaş artışları hizmet sektöründe işletme maliyetlerini artırdı, imalat sektöründe ise düşen petrol ürünleri fiyatları girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttı.
. Artan işletme ve girdi maliyetleri çıktı fiyatlarının son üç ayki en yüksek artışı kaydetmesine sebep oldu.
. İş güveni konusunda uluslararası ticaret, Brexit ve bölgesel ve küresel olarak artan politik belirsizlikler beklentilerin bozulmasına sebep oldu.

Raporda yer aldığı üzere PMI göstergeleri GSYH’nin ilk çeyrekte %0,1’lik artışa işaret ediyor. 2018 yılında çeyrek bazda ortalama %0,3’lük artış yaşanmış, en son 2013 yılında %0,1’lik artış kaydedilmişti. Aralık 2018’de yayınlanan beklentilerine göre Avrupa Merkez Bankası (AMB) Euro Bölgesi 2019 yılı 1. çeyreği için GSYH’de dönemlik %0,3-0,7 aralığında bir büyüme öngörüyor. Yıllık bazda bakıldığında AMB, Euro Bölgesi’nin 2018 yılında %1,9 büyümesinin ardından 2019 yılında %1,7 büyüyeceğini tahmin ediyor. 2020 ve 2021 yılları için tahminleri ise sırasıyla %1,7 ve %1,5. IMF ise Euro Bölgesi’nin 2019 ve 2020 yıllarında sırasıyla %1,6 ve %1,7 büyüyeceğini öngörüyor.

AMB 4 Şubat tarihli “Euro Bölgesi’nde iç talep ve buna bağlı riskler” başlıklı raporunda ise, önümüzdeki birkaç yıl boyunca ekonomik aktivitenin iyileşen istihdam piyasası ve hanehalkı gelir artışının desteğiyle iç talep kaynaklı olarak ılımlı bir hızda büyüyeceğini tahmin ediyor.

Söz konusu raporda anket verileri ve modellemelerin ortaya koyduğu sonuçlara göre AMB, küresel ekonomiye yönelik belirsizliklerin özel tüketimden daha çok yatırım ortamını olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

Anket verileri küresel belirsizliklerdeki artışın yatırım kararlarının ötelenmesine sebep olduğunu ortaya koyarken, AMB çok ülkeli tahmin modeline göre artan küresel belirsizlikler sonucunda yatırımlarda meydana gelen kaybın yarısının belirsizliğin azalmasını takip eden yaklaşık 2,5 yıl sonra telafi edilebildiği sonucu elde edilmiştir.

İç talepteki daralmanın derinleştiği Türkiye özelinde baktığımızda en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nde iç talebin korunması ihracat hacmimiz açısından yukarı potansiyel taşımasa da ümitli kalmamıza sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz