Etiket: ihracat

Üçüncü çeyrekte büyümenin lokomotifine iç talep de eklendi

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verilere ve harcamalar yöntemine göre çeyrek bazda en fazla artış %10,5 ile ithalatta gerçekleşti

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verileri dikkate aldığımızda, üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre en hızlı artış %10,5 ile ithalatta yaşandı ve ithalat yılın ilk 9 ayında ortalama %3,1 büyümüş oldu.

İkinci çeyrekte ekonomik büyümenin lokomotifi dış talep iken üçüncü çeyrekte iç talep de ortak oldu

2019 yılının üçüncü çeyreğinde önceki çeyreğe göre %5,49 büyüyen mal ve hizmet ihracatı ise yılın ilk 9 ayında ortalama %2 büyüme kaydetti.

Tüketici harcamaları ise üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %1,95 artarak ilk üç çeyrekte ortalama %2,1 artış kaydetti.

Devletin tüketim ve harcamaları ise üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %1,94 artışla ilk üç çeyrek ortalaması %1,9 oldu.

Toparlarsak, harcamalar yöntemi üçüncü çeyrekte iç tüketimde önceki döneme kıyasla bir yavaşlama da olsa artışın sürdüğünü, paralelinde ihracatta büyüme potansiyelinin korunduğunu ithalatta ise son çeyrekte bir hızlanma yaşandığını ortaya koyuyor.

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verilere ve üretim yöntemine göre çeyrek bazda en fazla artış %2,1 ile sanayi üretiminde gerçekleşti

Üretim yönteminde ise sanayi üretimi ile hizmetler sektörü endekslerindeki paralel hareketi aşağı grafikte açıkça görüyoruz. Çeyreksel dönemdeki değişimi dikkate aldığımızda inşaat sektörü 1Ç2018’den bu yana ilk kez 3Ç2019’da büyüme kaydetti. 3Ç2019’da ithalattaki hızlanma sanayi üretiminde önceki çeyreğe göre %2,1’lik artışı açıklıyor. Dolayısıyla ikinci çeyrekte ekonomik büyümenin lokomotifi dış talepken üçüncü çeyrekte iç talebin de ortak olduğunu görüyoruz.

İnşaat sektörü üçüncü çeyrekte pozitif büyüme kaydetti

Öncü göstergeler 2019 yılı dördüncü çeyreği için neler söylüyor?  

Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin online olarak sunduğu simditahmin.com’da yer aldığı üzere 25 Kasım tarihli veriler dikkate alınarak GSYH’nin son çeyrekte önceki çeyreğe göre %3,07, önceki yılın aynı dönemine göre %6,29 büyümesi tahmin ediliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Arındırılmış ve arındırılmamış verilere göre ithalatta artış var

Arındırılmamış dış ticaret verileri: “İhracat ve ithalat Eylül-Ekim döneminde ivmelendi”

İhracat Ekim ayında Ağustos ayına göre %25 artış kaydetti. Aynı dönemde yatırım mallarında %18, hammaddede %13, tüketim mallarında %44’lük artış yaşandı.

İthalat ise Ağustos’tan Ekim ayına kadar %16 artış kaydetti. Aynı dönemde yatırım mallarında %26, hammaddede %13, tüketim mallarında %27’lik artış yaşandı.

Her ne kadar düşük bir meblağ da olsa esası yiyecek ve içecek olan işlenmemiş hammaddelerde aylık bazda tarihinde ilk kez 100 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi; aylık artış %314 oldu.

Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış dış ticaret verileri: “İhracat momentum kaybediyor”

İhracat Mayıs ayındaki 15 milyar dolarlık kaydettiği en yüksek seviyeden ardı ardına yaşanan düşüşlerle Ekim ayında 14,3 milyar dolar seviyesine geriledi ve böylece %5’lik düşüş yaşamış oldu. İthalat ise aynı dönemde inişli çıkışlı bir seyir izledi ve aynı dönemde %3,6’lık artış kaydedildi.

İthalatta Ekim ayında kaydedilen artışı ara malları ithalatı destekledi.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomik gündemi: Güven endeksleri ve dış ticaret verileri

25 Kasım 2019, Pazartesi

Kasım ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı açıklanacak. (Ekim 2019: %76,4)

Kasım ayı reel sektör güven endeksi açıklanacak. (Ekim 2019: 104,2)

Kasım ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. (Ekim 2019: Hizmet 88,3, Perakende Ticaret 97,5, İnşaat 60,4)

Güven endekslerinde Ekim ayında yaşanan yükselişin ardından Kasım ayında TL’de yaşanan dar bantta hareket ve TL varlıklara yönelik talepte canlanma yaşanması sebebiyle bozulma beklemiyoruz.

28 Kasım 2019, Perşembe

Kasım ayı ekonomik güven endeksi açıklanacak. (Ekim 2019: 89,8)

29 Kasım 2019, Cuma

Ekim ayı turizm verileri açıklanacak. (Eylül 2019: 5,43 milyon turist giriş yaptı). Ekim ayında turist sayısında azalmanın devam etmesini bekliyoruz.

Ekim ayı dış ticaret verileri açıklanacak. (Eylül 2019: İhracat 14,4 milyar dolar, İthalat 16,5 milyar dolar).

TİM verileri Ekim ayında ihracatta, merkezi yönetim bütçe verileri de ithalatta Eylül ayına göre artışa işaret etmişti. Kasım ayı Euro Bölgesi PMI ilk tahmin verilerinin imalat sektöründe hafif bir toparlanmaya işaret etmesi ise Türkiye’nin Kasım ayı dış ticaret verileri için olumlu bir gelişme.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi eylül ayında ihracatın desteğiyle arttı

Türkiye İstatistik Kurumu Eylül ayı sanayi üretimi verilerini açıkladı. Buna göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 arttı. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ise Eylül ayında bir önceki aya göre %3,2 artış kaydetti. (Grafik 1)

Grafik 1

Eylül ayı takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ve dış ticaret hacim endekslerindeki gelişmeleri bir önceki aya göre karşılaştıralım:

. Tüketim malları ithalatı arttı, hammadde (ara malı) ve sermaye malı ithalatı azaldı. (Grafik 2)

. Tüketim malı ihracatı arttı, yatırım malı ihracatı azaldı, hammadde ihracatı hafif geriledi. (Grafik 2)

Grafik 2

. Ara malı, tüketim malı (dayanıklı ve dayanıksız) ve sermaye (yatırım) malı imalatı arttı. (Grafik 3)

Grafik 3

Ağustos ve Eylül’de binek otomobil ithalatı ardı ardına artarken paralelinde yurt içinde otomobil satışları her iki ayda da benzer oranda artış gösterdi.

Genel olarak değerlendirdiğimizde sanayi üretimindeki artışın ihracat destekli arttığını düşünüyoruz.

Eylül ayı verisiyle birlikte takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 2019 yılının ilk üç çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sırasıyla %1,8, %0,7 ve %1,6 artış kaydetmiş oldu. Sanayi üretimindeki değişimle benzer hareket eden GSYH’de üçüncü çeyrekte artış görme ihtimalimiz yüksek. (Grafik 4)

Grafik 4

Okulların açılmasının etkisiyle Eylül ayında perakende ticarette de artış göreceğiz ancak genel olarak iç talepte -otomotiv ve konut dışında- genele yayılmış bir hareketlenme sinyali henüz almış değiliz.

TİM verileri ihracatın Ekim ayında da arttığına işaret etmişti. Dolayısıyla son çeyreğe sanayi üretimindeki artışın devamıyla gireceğimizi tahmin ediyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Cari işlemler dengesinde iyileşme ihracat performansına bağlı olacak

Cari işlemler fazlası, Eylül 2019’da 2,5 milyar dolar oldu, 12-aylık cari işlemler fazlası 5,9 milyar dolara yükseldi; ödemeler dengesindeki iyileşmede dış ticaret açığında azalma ve turizm gelirlerinde artış etkili oldu.

Yaz mevsiminin ardından turizm gelirlerinin azalmaya başladığını görmeye başladık. Ekim ayında turizm gelirlerinde azalma cari işlemler fazlasını aşağı yönlü etkileyecek.

TİM, Ekim ayında ihracat hacminde önceki aya göre 1,1 milyar dolarlık artış ortaya koymuştu. Cuma günü açıklanacak Ekim ayı merkezi bütçe verileri, ithalde alınan katma değer vergisindeki değişimi gösterecek ki bu da Ekim ayında dış ticaret dengesindeki değişim hakkında fikir sahibi olmamızı sağlayacak.

Özetle, sonbahar ve kışla birlikte turizm gelirlerinde azalma cari işlemler dengesini olumsuz etkileyecek. Mevcut iç ve dış talep şartlarının canlanmaya işaret etmemesi cari işlemler dengesinin ihracat performansı ile yön bulacağını ortaya koyuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Taşıt ve konut kredilerindeki hareketlilik ticari kredilere yansımıyor

TCMB’nin faiz indirimleri sonrası konut ve otomotiv satışları artıyor…

Ekim ayı OSD verileri Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan otomotiv sektörü üretimi ve satışlarının Ağustos-Ekim döneminde aylık bazda ardı ardına arttığını gösterdi. 2019 yılı Ekim ayında otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre 2 katından daha fazla arttı. Benzer olarak otomotiv ithalatı ve yurt içi otomotiv pazarı satışları da Ağustos-Ekim döneminde ardı ardına aylık bazda artış kaydetti. Temmuz, Eylül ve Ekim toplantılarında TCMB’nin gerçekleştirdiği faiz indirimleriyle politika faizini %24 seviyesinden %14’e düşürmesinin etkisiyle otomotiv satışları ve taşıt kredileri Ağustos ayı ile birlikte artmaya başladı. (Tablo 1)

Tablo 1

Benzer şekilde aşağıda yer alan Tablo 2, kredi faizlerindeki düşüşün konut satışlarında hızlı bir artışa sebep olduğunu gösteriyor.

Tablo 2

Konut ve taşıt dışındaki diğer bireysel kredilerde de artış sürüyor…

Faiz indirimlerinin otomotiv ve konut kredileri dışında diğer bireysel kredilerde de artışlar yaşanmasına sebep oluyor (Tablo 3). 9 Ağustos ile biten haftadan 1 Kasım ile biten haftaya kadar diğer bireysel kredilerde %10’luk artış kaydedildi.

Tablo 3

Ticari krediler yatay seyrederken yatırımlar zayıflıyor…

Yurtiçi yerleşiklerin yabancı para (döviz) mevduat stoku 25 Ekim itibariyle 182,5 milyar dolar ile tarihi rekor seviyesinde bulunuyor. Diğer bir deyişle TL’ye güveni artıracak bir zemin henüz oluşmuş değil. İç ve dış riskler reel sektörün kredi talebinin yatay kalmasında etkili olurken (Tablo 4), reel sektörün yatırım harcamaları geriliyor (Tablo 5).

Tablo 4
Tablo 5

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektörü PMI verileri enflasyonda ve ihracat talebinde zayıflığın sürdüğünü gösterdi

4 Kasım Pazartesi günü Ekim ayı enflasyon verileri açıklanacak. Eylül ayında TÜFE %9,26, yurt içi ÜFE ise %2,45 seviyelerine gerilemişti.

Cuma günü Asya ve Amerika kıtasına dair açıklanan imalat sektörü Markit PMI verileri çıktı fiyat enflasyonunda yumuşama eğiliminin, ihracat talebinde ise bozulmanın devam ettiğini gösterdi.

Türkiye’de de TL’de Ekim ayında yaşanan zayıflığa ve elektriğe yapılan zamma rağmen girdi maliyetlerinde ve çıktı fiyatlarında ılımlı seyrin sürdüğünü görüyoruz. TİM verileri ihracatımızın Eylül ayına göre 1,1 milyar dolar arttığına işaret etti.

TL’de değer kaybının küresel bazda rekabet gücümüzü artırmaya katkısı oluyor ancak düşük fiyatlarla satışların karlılık performansını aşağı çektiğini söylemek yanlış olmaz.

Dr. Fulya Gürbüz

Barış Pınarı Harekatı’nın süresi ekonomiyi etkileyecek, sertliği yaptırımlara ve finansmana bağlı

7-14 Ekim tarihlerinde açıklanan makro ekonomik verileri ve 9 Ekim’de başlayan Barış Pınarı Harekatı’nın olası etkilerini değerlendireceğiz.

Öncelikle makro-ekonomik veriler:

– Sanayi üretimi Ağustos 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %3,6, bir önceki aya göre %2,8 azaldı.

– Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Ağustos 2019’da aylık %1,9, ithalat miktar endeksi %0,9 azaldı.

– Cari işlemler fazlası Ağustos 2019’da 2,6 milyar dolara, 12-aylık cari fazla 5,1 milyar dolara yükseldi.

Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış dış ticaret verilerinin Temmuz ayına göre yataya yakın kalması sanayi üretimindeki azalışı açıklıyor. Eylül ayı TİM ihracat verileri ise önceki aya göre 2 milyar dolarlık (%16’lık) artışa işaret ediyor. Eylül ayı merkezi yönetim bütçe verileri de uluslararası ticaret ve muamelelerden alınan vergilerde Ağustos ayına göre artış olduğunu gösteriyor. Diğer bir deyişle ihracattaki artışa ek olarak ithalatta da Eylül ayında artış var. İhracat desteğiyle büyüyen Türkiye ekonomisinin mevcut seyrini dikkate aldığımızda Eylül ayında sanayi üretiminde düzelme göreceğiz.

İç talepte zayıflığın devam etmesi ithalatın ihracat performansıyla orantılı hareket etmesine sebep oluyor. Turizm gelirlerindeki iyileşmeler, ihracat performansındaki olumlu seyir ve iç talepte zayıflık cari dengede iyileşme sağlarken Barış Pınarı Harekatı’nın TL üzerinde yarattığı baskı ve yaptırımlara yönelik belirsizlikler cari denge üzerinde baskı oluşturacaktır.

İlk sekiz aylık merkezi yönetim bütçe verilerine baktığımızda hedeflerin ulaşılabilir olduğunu söyleyebiliyoruz. Ancak Barış Pınarı Harekatı’nın uzaması ve finansmanına destek sağlanamaması ise bütçe üzerindeki baskıların dolayısıyla da borçlanma maliyetleri üzerindeki baskının artacağı anlamına gelecektir.

Öte yandan küresel ekonomideki zayıflığın giderek belirgin hal alması Fed ve ECB’nin düşük faiz politikasına devam edeceğini gösteriyor olsa da bu gelişmenin TL üzerindeki baskıyı azaltmakta yetersiz kalacağı aşikâr.

Nitekim ABD Başkanı Trump 14 Ekim’de attığı son tweet ile Türkiye’nin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik harekatının bölgede insan haklarının ihlal edilmesine, barış, güven ve istikrarın tehlikeye atılmasına yol açması halinde uygulanacak yaptırımları şöyle sıraladı:

. “Buna sebep olacak, destekleyecek ve finansman sağlayacak herkese ağır ekonomik yaptırımlar uygulanması,

. Türk ithal çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergisinin tekrar %50’ye yükseltilmesi,

. ABD Ticaret Bakanlığının Türkiye ile 100 milyar dolarlık ticaret anlaşması müzakerelerini sonlandırması,

. Kuzey Suriye’ye yönelik harekatın tüm (mevcut ve önceki) sorumlularına yönelik yaptırımlar uygulanması (finansal yaptırımlar, varlıklarının dondurulması, ABD’ye giriş yasağı).”

Yönetmesi zor bir süreç. Açık olan Türkiye ekonomisinin belini bükecek her hamle doğrulmasını çok daha fazla zorlaştıracak.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

Coface: “Hollanda ticaretinin sırrı ne?”

Ticari alacak sigortası alanında önemli bir yere sahip olan Coface, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki artan korumacılık, Brexit, daralan dünya ticaretine rağmen, Hollanda ekonomisinin şaşırtıcı bir şekilde halen parlak bir görünüm sergilediğini ifade ediyor. Coface, Hollanda’yı mercek altına aldığı raporunda şu detayları öne çıkarıyor:

. On yedinci yüzyılda hâkim bir küresel denizcilik ve ekonomi gücü olan Hollanda 2018 yılında, dünyadaki altıncı en büyük ticari emtia ihracatçısı oldu.

. Coface dünya ticaretinin 2019 yılının tamamında hacim olarak yüzde 0,8 oranında daralmasını bekliyor.

. 2018 itibariyle, Hollanda’nın dış ticaret hacmi (mal ve hizmet ihracatı ve ithalatı) GSYH’nın yüzde 161’ine eşitken aynı oran Almanya için yüzde 50 oldu. Hollanda’nın söz konusu başarısında

.. petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde olması ve ham petrol ve doğal gazın ülkede üretilen ihracatın önemli bir oranını oluşturması,

.. son yıllarda Hollanda ekonomisinin fiyat rekabetçiliğinin artmış olması,

.. işgücü maliyetlerinin 2014 yılında önemli ölçüde düşerek o zamandan bu yana istikrarlı kalması etkili olmuştur.

Coface, ‘Rotterdam etkisini’ ise şu şekilde anlatıyor:

“Hollanda’nın uygun coğrafi konumu ve rekabetçi altyapısı sayesinde, birçok emtia ticareti Hollanda üzerinden işlemektedir. Bu “yeniden ihracat” Hollanda’nın ticaret bilançosunun ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Bu ihracatın katma değeri çok olmasına rağmen, hacmi ticaret istatistikleri üzerinde önemli bir etki yaratmaktadır. Bu “Rotterdam etkisi” olarak adlandırılmaktadır. 2016 yılında, total toplam ihracat hacmi 432,5 milyar €’ya ulaşırken bunun 189,1 milyar €’luk bölümü (yaklaşık yüzde 44) yeniden ihracattan kaynaklanmıştır. Bu şu anlama gelmektedir: Hollanda 2016 yılında 52,1 milyar € ticaret fazlası kaydetmesine karşın, yeniden ihracat ve ithalat olmasaydı bu rakam 20 milyar € daha düşük olacaktı.”

Coface: “Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde iflaslar artıyor”

Ticari alacak sigortası alanında önemli bir yere sahip olan Coface, Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ülkelerinde iflasların arttığını ancak giderek zorlaşan küresel ekonomiye rağmen durumun halen olumlu olduğunu belirtiyor. 12 Eylül tarihli basın bülteninde Coface şu detaylara yer veriyor:

. Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde önümüzdeki yıllarda bir yavaşlama bekleniyor.

. 2017 ve 2018 yıllarında, bölgedeki GSYH artışı 2008 yılından bu yana kaydedilen en yüksek oranlar olan sırasıyla yüzde 4,6 ve yüzde 4,3’e yükseldi. CEE ekonomisindeki bu hızlanma temel olarak özellikle işsizlikteki azalmanın hanehalklarına sağladığı önemli fayda ile birlikte iç talepteki artıştan kaynaklandı. Hanehalkları aynı zamanda tüketim üzerinde doğrudan etkisi olan güçlü ücret artışından da yararlandı. Hanehalkı tüketiminin dışında, kamu ve özel sektör yatırımlarındaki artış da büyümeyi destekledi. Yukarıda belirtilen olumlu makroekonomik ortam CEE bölgesindeki şirketlerin ödeme güçleri üzerinde de etkili oldu. Bir yıl önce iflas işlemlerinde kaydedilen artışın aksine, GSYH’ya göre ağırlıklandırılmış ortalama iflas seviyesi 2018 yılında yüzde 4,2 azaldı.

. Bu olumlu gelişmelere karşın, düşük işsizlik oranı işgücü açığına yol açarken, bu durum hem gündelik faaliyetleri hem de potansiyel genişlemeleri bakımından işletmelerin önündeki ana engel haline geldi.

. İşgücü eksikliği, yüksek kapasite kullanım oranları, artan girdi maliyetleri ve dışarıdaki yavaşlamanın etkisi (doğrudan ve dolaylı) dâhil olmak üzere arz tarafı kısıtları CEE bölgesinde faaliyet gösteren şirketler için bir endişe kaynağı oluşturuyor.

. Sabit varlıklara yapılan yatırımlardaki sınırlı hızlanma ve azalan ihracat GSYH artışını biraz zayıflatsa da, hanehalkı tüketiminin GSYH artışının ana sürükleyici etkeni olmaya devam etmesi bekleniyor.

. Avro bölgesindeki yavaşlama, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının tırmanması ve İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkış sürecindeki belirsizlikler, şirketler ve ekonomi üzerindeki potansiyel etkileri sebebiyle ihracatçılar için endişeye yol açıyor.

. Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde GSYH artışında beklenen yavaşlama temel olarak dış talepteki bir yavaşlamanın doğrudan ve dolaylı etkilerinden kaynaklanacak.

. CEE bölgesinde ortalama büyümenin 2019 yılında yüzde 3,6 ve 2020 yılında yüzde 3,2 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

. CEE ekonomileri çoğunlukla dış piyasalara yüksek derecede açık olduklarından dolayı, dış talepteki zayıflama kendini sadece büyüme oranlarında değil zamanla iflas istatistikleri ile de gösterecektir. Bu bakımdan, otomotiv sektörü ile bu sektörel parça ve aksam tedarik eden kimya ve metal sektörleri gibi dış piyasalar ile güçlü bir şekilde iş yapan sektörler bu durumdan etkilenecektir.