Etiket: işsizlik

Haftalık makro-ekonomik gündem: Ödemeler dengesi, sanayi üretimi, bütçe, işsizlik oranı ve perakende ticaret

12 Kasım 2019, Salı

Eylül ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak (Ağu-19: 2,6 mlr $, 12-aylık toplam denge: 5,1 mlr $). Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış ihracat önceki aya göre 48 mln $, ithalat ise 771 mln $ azalmış, böylece dış ticaret açığı 1,9 mlr $ seviyesine gerilemişti. Net turizm gelirleri ise Eylül ayında 760 mln $ azaldı. Eylül ayında cari fazlada önceki aya göre hafif bir azalma görebiliriz.

13 Kasım 2019, Çarşamba

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Powell Çarşamba günü ABD Kongresi Ortak Ekonomi Komitesi’ne ve Perşembe günü Bütçe Komitesi’ne sunum yapıp soruları cevaplayacak. Fed, 30 Ekim toplantısında ticaret riski ve düşük enflasyon dinamiklerine bağlı olarak politika faiz hedef aralığını 25 baz puan düşüşle %1,5-1,75 aralığına çekmiş, sonraki toplantı kararlarında ekonomik verilere göre hareket edeceklerini duyurmuştu. Mevcut veriler Fed’in 11 Aralık toplantısında faiz değişikliğine gitmeyeceğine işaret ediyor.

14 Kasım 2019, Perşembe

Eylül ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Ağustos 2019’da yıllık bazda %3,6, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi aylık bazda %2,8 daralmıştı.

15 Kasım 2019, Cuma

Ekim ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. YEP 2020-2022 tahminlerini dikkate aldığımızda 2019 yılının ilk 9 ayında hem toplam gelir hem de toplam gider hedeflerinin %75’ine ulaşılmış durumda. Yıl sonunda bütçenin 125 milyar TL açık vermesi hedefleniyor. Finansman tarafında ise yılın ilk 9 ayında 199 milyar TL borçlanma gerçekleştirildi. 2019 yılı için 241 milyar TL borçlanma hedefleniyor.

Ağustos dönemi işsizlik verileri açıklanacak. Temmuz döneminde işsizlik oranı %13,9, tarım dışı işsizlik oranı %16,5, genç işsizlik oranı %27,1 seviyelerine yükselmişti.

Eylül ayı perakende ticaret endeksleri açıklanacak. Ağustos ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi aylık bazda binde 3 artışla 108,8 seviyesine yükselmişti.

Eylül ayı özel sektör uzun vade borç stoku açıklanacak. Ağustos ayında stok 1,7 milyar dolar azalışla 196,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının uzun vadeli dış borç stoku ise Ağustos ayında 104,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. TCMB Kasım ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ekim ayı anketine göre yıl sonu enflasyon tahmini %12,7, yıl sonu ABD doları/TL kuru tahmini 6,047, yıl sonu 12-aylık cari açık beklentisi 852 milyon dolar, yıl sonu GSYH büyüme beklentisi %0,09, 2020 yıl sonu GSYH büyüme beklentisi %%2,96 seviyelerinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın ekonomi gündemi: Sanayi üretimi, işsizlik, bütçe, dış borç ve beklenti anketi

14 Ekim 2019, Pazartesi

Eylül ayı tarım ürünleri üretici fiyat endeksi açıklanacak. Ağustos ayında Tarım-ÜFE aylık bazda %0,7 azalmış, yıllık bazda %19,7 artış göstermişti. Eylül ayı yurt içi ÜFE verileri gıda üretim fiyatlarında aylık bazda %1,4’lük düşüşe işaret etti.

Ağustos ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Temmuz ayında takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %1,22 daralmış, takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %4,27 artış kaydetmişti. Artışta ihracat odaklı sektörlerdeki artışların yanında diğer ulaşım araçları imalatındaki %44,6 artış dikkat çekiciydi. Bu artışın savunma sanayi kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Ağustos ayında hammadde ithalat hacmindeki aylık artış sanayi üretimini destekleyen bir gösterge olarak karşımıza çıkıyor.

15 Ekim 2019, Salı

Eylül ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak.

Temmuz dönemi işgücü piyasası verileri açıklanacak. Haziran döneminde işsizlik oranı %13’e yükselmişti. Temmuz ayında sanayi sektöründeki artış istihdamda artış ihtimalini ortaya koyuyor.

Ağustos ayı perakende ve sanayi ciro verileri açıklanacak.

16 Ekim 2019, Çarşamba

Ağustos ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi açıklanacak. Temmuz ayında konut fiyatları aylık bazda %0,9 artış kaydetmişti.

Eylül ayı konut satışları açıklanacak. Ağustos ayında konut satışları aylık bazda %8,1 artış kaydetmişti.

Ağustos ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Temmuz ayında kredi borcu aylık 3,2 milyar dolar azalışla 198,5 milyar dolara gerilemişti.

17 Ekim 2019, Perşembe

Türkiye’nin Ağustos ayı toplam kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Temmuz ayında stok, aylık 3,6 milyar dolar artışla 126 milyar dolara yükselmişti.

18 Ekim 2019, Cuma

Ekim ayı Merkez Bankası beklenti anketi açıklanacak. Eylül ayında yılsonu TÜFE %13,96’ya, cari yıl sonu GSYH büyüme beklentisi %0,1’e, 2020 yılı sonu GSYH büyüme beklentisi %2,6’ya, yıl sonu 12-aylık toplam cari açık 5,9 milyar dolara gerilemiş; yıl sonu Dolar/TL kuru beklentisi 5,995 seviyesine yükselmişti.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

Reel sektör de hanehalkı da kemer sıkmaya devam ediyor

Temmuz ayı bütçe verileri ithalatta artış olduğunu, söz konusu artışın etkisiyle Temmuz ayında 19,5 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirildiğini, böylece Temmuz ayında 3,4 milyar dolarlık dış ticaret açığına tanık olacağımızı tahmin ediyoruz. Haziran ayında 3,2 milyar dolarlık dış ticaret açığı kaydedilmişti. Turizm sektöründeki iyileşmeye bağlı olarak cari işlemler dengesindeki iyileşmenin Temmuz ayında da süreceğini tahmin ediyoruz. Cari işlemler açığı, Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 2,47 milyar dolar azalışla 548 milyon dolar olmuş, böylece 12-aylık cari işlemler hesabı 538 milyon dolar fazla vermişti. Söz konusu azalışta dış ticaret açığındaki gerileme ve turizm gelirlerindeki artış etkili olmuştu.

Tüketim tarafında ise yine Temmuz ayı bütçe verilerini baz aldığımızda KDV gelirlerindeki azalış yurt içi tüketimde Temmuz ayında artış olmayacağına işaret ediyor. Diğer bir deyişle Temmuz ayında perakende satışlarda düşüş görme olasılığı yüksek. Perakende satış hacmi Haziran ayında aylık bazda %2,3 artmış, yıllık bazda %1,2 daralmıştı. Gıda, içecek ve tütün tüketimi aylık bazda artışlar kaydetse de önceki yılın gerisinde kalmaya devam etti. Perakende ciro ise aylık %1,2 ve yıllık %14,6 artış kaydetti.

Yukarıdaki veriler ışığında Temmuz ayında imalat sektöründe dış talep kaynaklı bir büyümeden söz edebiliyoruz, diğer bir değişle ekonomi dış taleple beslenmeye devam ederken iç talep kan kaybetmeye devam ediyor. Haziran ayında sanayi üretimi aylık bazda %3,7, yıllık bazda ise %3,9 daralma yaşamış, imalat sektörü aylık bazda %4,2 küçülmüştü.

Haziran ayı seçimlerinin ardından TL’de yaşanan değer kazancının etkisiyle TL’de Temmuz-Ağustos döneminde yaşanan değer artışı TCMB’den faiz indirimiyle cevap bulmuşken Temmuz ayında gıda fiyatlarında gerileme ve üretici fiyat endeksindeki düşüşe rağmen tüketici fiyatlarında artış yaşandı. Üreticilerin ithal girdi maliyetlerindeki düşüşe rağmen ayakta kalabilmek için Temmuz ayında çıktı fiyatlarını yükseltmek zorunda kaldıklarını tahmin ediyoruz.

Sonbaharla birlikte gıda fiyatlarında artış ve yılın son çeyreğinde artacak olan enerji tüketimi ve paralelinde ödenecek ağır fatura yükünü de dikkate aldığımızda istihdamda iyileşme sağlanmadıkça önümüzdeki dönemde hanehalkının kemer sıkmaya devam edeceğini anlıyoruz. İşsizlik oranı Mayıs döneminde 3,1 puanlık artışla %12,8 seviyesinde gerçekleşmiş, tarım dışı işsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile %15,0 olarak tahmin edilmiş, genç işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile %13,1 olarak gerçekleşmişti. Kayıt dışı çalışanların oranı ise Şubat 2019 döneminden bu yana aralıksız artıyor.

Bir tarafta Arjantin’de yaşanan siyasi ve finansal kaos Türk lirası üzerinde baskı oluştururken öte yandan Almanya Finans Bakanı Scholz’dan 50 milyar Euro’luk destek müjdesi ihracat hacmimiz için iyimser kalmamıza sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz

İç talebi harcanabilir gelirdeki artış tetikleyebilir

ABD Merkez Bankası Fed’in 2008 krizinden bu yana ilk kez 31 Temmuz’da gerçekleştirdiği 25 baz puanlık indirimin gerekçesinde yer aldığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yine aynı gün yayınladığı 3. çeyrek Enflasyon Raporu’nda mevcut riskler kapsamında sıralandığı üzere küresel ekonomilerdeki yavaşlama, korumacılık çatısı altında devam eden ticaret savaşı ve jeopolitik gelişmeler uluslararası ticareti olumsuz etkilediği gibi yerel imalat sektörlerinin de güç kaybetmesinde etkili oluyor.

Her ne kadar basın toplantısında Fed Başkanı Powell söz konusu faiz indiriminin uzun süreli bir indirim sürecine girildiği anlamı taşımadığını söylese de son PMI verileri imalat sektöründe ülkede istihdamın zayıfladığını ortaya koydu. Enflasyonist baskıların küresel bazda azalması ve istihdamdaki zayıflığın devam etmesi halinde Fed’den faiz indirimi beklentileri de canlı kalacaktır. ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı ABD yönetiminin 1 Eylül’den itibaren geçerli olmak üzere 300 milyar dolarlık Çin ithal ürünlerine %10 vergi uygulayacak olması iki ülke arasındaki müzakerelerde sürecin zorlu geçtiğinin işareti. Olumlu adımlar gelmediği sürece ticaret savaşı faktörü küresel ekonomiler üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.

Hal böyle iken üstün ihracat performansımıza rağmen Türkiye imalat sektörünün yaşadığı kan kaybının aksine turizm sektöründe yaşanan olumlu hava bir miktar nefes alışımızı rahatlatıyor. İşsizlik oranı yükselmeye devam ederken TCMB’nin 425 baz puanlık faiz indiriminin kredi faizlerine düşüş yönünde yansımaya başlaması iç talebi kısa vadede canlandırmaya yetecek mi kuşkuluyuz. Enflasyon Raporu’nda da vurgulandığı üzere merkezi yönetim bütçe hedeflerinden uzaklaşmaya devam edilmesi halinde faizler dolayısıyla da enflasyon hedefi üzerinde risk oluşturacaktır ki bu ek vergi artışlarını beraberinde getirecektir ki hane halkının harcanabilir geliri üzerinde yük oluşturmaya devam edecek bir gelişme. İşsizlik rakamının yükselmeye devam ettiği mevcut ortamda gerileyen kredi faizlerinin iç talebi canlandırmaya yetmeyeceği aşikar. Sürdürülebilir istihdamı yaratacak iş ortamının sağlanması dolayısıyla harcanabilir gelirde artış güven algısındaki artışla birlikte iç talebi artıracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın ekonomik gündemi: İşsizlik, perakende satış ve dış borç

16 Temmuz 2019, Salı

Nisan dönemi işsizlik verileri açıklanacak. Mart döneminde işsizlik oranı 4 puanlık artış ile %14,1 seviyesinde gerçekleşmiş, tarım dışı işsizlik oranı 4,2 puanlık artış ile %16,1 olarak tahmin edilmişti. Mevsimsellikten arındırılmış işsiz işsizlik oranı ise 0,1 puan artışa olarak %13,7 gerçekleşmişti.

Haziran ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Mayıs ayında bütçe 12 milyar TL açık vermiş, ilk 5 aylık bütçe açığı 66,5 milyar TL olarak gerçekleşmişti. 2018 yılı genelinde 72,6 milyar TL bütçe açık vermişti.

17 Temmuz 2019, Çarşamba

Mayıs ayı perakende satış verileri açıklanacak. Mart ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi bir önceki aya göre %1,9 düşüş kaydetmişti.

Özel sektörün Mayıs ayı uzun vadeli kredi borç tutarı açıklanacak. (Nisan 2019: 206,9 milyar dolar)

18 Temmuz 2019, Perşembe

Mayıs ayı kısa vadeli dış borç tutarı açıklanacak. (Nisan 2019: 120,6 milyar dolar)

19 Temmuz 2019, Cuma

Merkez Bankası Temmuz ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Faiz indirimi talep artışı için yeterli olmayabilir

Türkiye ekonomisine yönelik ikinci çeyrek verileri henüz tamamlanmasa da öncü göstergeler tüketimdeki daralmanın ikinci çeyrekte de sürdüğünü, üretim tarafında ise ilk çeyreğin aksine ikinci çeyrekte kayıp yaşandığını, reel sektörün ise yatırım yapmadığını gösteriyor.

Yurt dışındaki ekonomik aktiviteyi gözlemlediğimiz PMI verileri ise yılın ilk yarısında küresel bazda canlanma işareti ortaya koymazken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyat artışlarında yumuşama eğilimi var. Öte yandan ihracat hacminde Türkiye’nin aylık bazda kaydettiği performans dikkat çekici ancak bunda TL’de yaşanan yıllık yüzde 40’lık kaybın dolayısıyla da artan borçlanma maliyetlerinin payı büyük.

Mart 2019 işgücü verileri ise istihdamın kayıt dışına kaydığını, son 1 yılda istihdam edilenlerinin sayısının %2,5 azalışla 28 milyon 146 bin kişiye gerilediğini, işsiz sayısının ise %41 artışla 4 milyon 487 bin kişiye yükseldiğini gösterdi.

Küresel talepte daralmaya paralel olarak yurt içinde artan maliyetler sebebiyle hanehalkının satın alma gücünün azalması üretim kaybına, dolayısıyla da işsizliğin artmasına sebep olurken, şirketler yatırım yapmayı erteliyor. Merkez Bankasının 25 Temmuz toplantısında cuma günü görevinden alınan Murat Çetinkaya yerine atanan yeni Başkan Murat Uysal önderliğinde faiz indirimine tanık olacağız. Merkez Bankasının bağımsızlığının tekrar sorgulanmasına sebep olan son hamle, S-400 belirsizliği ve Doğu Akdeniz gerilimini dikkate aldığımızda mevcut ortamın, faizde indirim olsa bile talep artışını tetikleyecek bir zemin oluşturmadığını düşünüyoruz.

Detaylandırırsak:

İç talep daralmaya devam ediyor, miktar bazında ihracat ve ithalat küçülüyor…

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre tüketim endeksleri (E.T.T.E. ve perakende satış) Nisan ayında ilk çeyreğe göre daralırken otomobil satışlarında daralma Mayıs ayında da sürdü. İhracat ve ithalat miktar endeksleri ise Nisan ayında ilk çeyreğe göre daraldı.

İkinci çeyrekte kredi ve tüketim vergileri kapsamında reel bazda gerileme devam ederken otomobil ve konut satışlarındaki gerileme bu eğilimi teyit ediyor.

Üretim tarafında ilk çeyreğe göre performans kaybı var

Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği ile Temmuz 2017’de zirve yapan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS sanayi ve hizmet endeksleri 2018 yılı başında KGF’nin sonlanması, ABD’den gelen ticaret savaşı rüzgarları ile iç ve dış siyasette yaşanan olumsuzlukları ve TL’de yaşanan değer kaybının bir sonucu olarak Haziran 2018’den Haziran 2019 sonuna kadar daralma bölgesinde yer alıyor. SAMEKS bileşik endeksi ilk çeyrekte ortalama 45,1 değerini alırken 2. çeyrek performansı 43,8 oldu. Endeksin 50 değeri altında yer alması sektörde daralmayı gösteriyor. Sanayi endeksi performansı ilk çeyreğe göre değişiklik göstermedi.

Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminde ise ilk çeyrekte aylık bazda kaydedilen büyüme eğiliminin ardından Nisan ayında önceki aya göre daralma kaydedildi. Nisan ayında hammadde ithalat hacmi ise Ocak 2019’dan bu yana aylık bazda artış eğilimini sürdürdü. Öncü göstergeler Mayıs ayında performans kaybına işaret ederken Haziran ayına ilişkin iyimser bir tablo var.

Yatırım harcamaları ilk çeyreğe göre azaldı…

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi verilerine göre yatırım harcamaları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre azaldı. Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış sermaye malı ithalat hacmi ve makine ve teçhizat imalatı ilk çeyrek ortalamasına göre daralma kaydetti.

Dr. Fulya Gürbüz

İşsizlik oranı zirveye yaklaşıyor

TÜİK verilerine göre işsizlik oranı Mart 2019 döneminde %14,1 seviyesinde gerçekleşti, tarım dışı işsizlik oranı 4,2 puanlık artış ile %16,1 olarak tahmin edildi; mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,1 puan artarak %13,7 oldu.

2005 baz yılına göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı en son Şubat 2018’de %9,8 seviyesinde iken söz konusu oran Mart 2019’a kadar aylık bazda aralıksız artış kaydediyor. Söz konusu baz yıla göre endeks verilerine baktığımızda işsizlik oranı Nisan 2009’da %13,9 değeri ile zirve yapmıştı. İşsizlik oranı bu zirveye ay be ay yaklaşıyor.

Mart 2018’den bu yana aralıksız artış kaydeden ve Şubat 2019’da 7,3 yüzde puan seviyesine yükselen mevsimsel etkilerden arındırılmış işgücüne katılma oranı ile istihdam edilenlerin oranı arasındaki fark Mart ayında değişiklik göstermedi.

Söz konusu iki oran arasındaki farkın açılması “işgücüne katılan kişi sayısı artarken istihdam edilenlerin payının azaldığı” anlamına geliyor. Bu da işsizlikte artış demek.

Devam eden yurt içi ve yurt dışı talep daralması, üretim kaybı ve yüksek borçlanma maliyetlerine bağlı olarak mevcut ekonomik ortam işsizlik oranında azalışa işaret etmiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlıkları: İşsizlik, sanayi üretimi ve Fed kararı

17 Haziran 2019, Pazartesi

Mart dönemi işsizlik verileri açıklanacak. Şubat döneminde %14,7 seviyesine yükselen işsizlik oranının devam eden talep daralmasına paralel olarak Mart döneminde artmasını tahmin ediyoruz.

Mayıs ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. Nisan ayında 18,3 milyar TL bütçe açığı kaydedilmişti. Reel olarak bakıldığında Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri bütçe giderlerine göre daha hızlı düşüş sergiliyor. Daralan talep dikkate alındığında bütçe gelirlerinde artış eğilimi beklemiyoruz.

18 Haziran 2019, Salı

Nisan ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak-Mart 2019 döneminde ardı ardına aylık bazda artış kaydetmesine rağmen PMI ve dış ticaret verilerini dikkate aldığımızda Nisan ayında aylık bazda zayıflama öngörüyoruz.

Nisan ayı perakende endeksleri açıklanacak. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende ticaret Ocak-Mart döneminde artış eğilimi göstermişti.

19 Haziran 2019, Çarşamba

ABD merkez bankası Fed faiz kararını açıklayacak. Faiz değişikliği beklemiyoruz.

20 Haziran 2019, Perşembe

İngiltere ve Japonya merkez bankaları faiz kararlarını açıklayacak.

Haziran ayı TÜİK tüketici güven endeksi açıklanacak. Mayıs ayında kaydedilen 55,5 seviyesi ile endeks 2008 yılı dip seviyelerine gerilemişti.

Nisan ayı kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Mart ayında 119,4 milyar dolar seviyesindeydi.

Dr. Fulya Gürbüz

İç ve dış talepteki daralma ile cari açık geriliyor, ancak pahalıya üretip ucuza ihraç ediyoruz

TCMB verilerine göre Nisan 2018’de 5,6 milyar dolar açık veren cari işlemler dengesi Nisan 2019’da 1,33 milyar dolar açık verdi. Böylece 12-aylık cari işlemler açığı 8,63 milyar dolar seviyesine gerilemiş oldu (Mart 2019: 12,9 milyar dolar).

Cari açıkta yıllık bazdaki düşüşün en önemli kaynağı gerileyen dış ticaret açığı. Nisan 2018’de 5,46 milyar dolar olan dış ticaret açığı Nisan 2019’da 1,84 milyar dolar seviyesine geriledi ki bu değer 2019 yılının ilk dört ayının en yüksek seviyesi.

Nisan 2018 dönemi ile karşılaştırıldığında iç talepte yaşanan gerilemenin etkisiyle ithalat hacmi Nisan 2019’da %15 daralmasına karşılık ihracat hacmi aynı dönemde %4,6 artmış durumda. TL’de yaşanan değer kaybının rekabet gücünü artırması, ülke ve ihraç mal çeşitlendirilmesinin etkisiyle ihracat performansımız gücünü koruyor.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Nisan ayı dış ticaret endeksi verilerini dikkate aldığımızda ise sermaye ve tüketim malları ihracat hacmi görece daha güçlü iken hammadde ihracat hacmi yatay seyrediyor.

Aşağıdaki grafik hammadde ihracat hacmindeki yatay seyrin özellikle Avrupa olmak üzere küresel otomotiv sektöründe yaşanan yavaşlamanın etkisi olduğu düşüncemizi destekliyor.

İthalat tarafında ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Nisan ayı dış ticaret endeksi verilerine göre 2018 başında KGF’nin son bulmasıyla başlayan ve Ağustos 2018’de TL’de yaşanan sert değer kaybıyla süren iç talepte yaşanan gerileme yatırım ve tüketim malı ithalatını aşağı çekiyor. Her ne kadar Hükumetin 2019 yılı başında tüketimi artırmak adına vergi indirimlerine gitmesi yatırım ve tüketim malı ithalat hacmi sırasıyla Şubat ve Ocak aylarında zıplatmış olsa da devam eden aylarda yön aşağı dönmüş durumda. Öte yandan yatırım malları ihracat hacminde kaydedilen rekor seviyelere paralel olarak hammadde ithalat hacim endeksi de Ocak-Nisan döneminde aralıksız yükseliyor.

Mayıs ayı geçici verilerine göre ihracatta önceki aya göre hızlanma ithalatta ise görece hafif bir artış var. Bu gelişmenin Mayıs ayında cari açığı daraltıcı yönde etkisi olacağını tahmin ediyoruz.

Son olarak da dış ticaret haddine ilişkin gelişmelere bakalım. Dış ticaret haddini hesaplamak için ihracat birim değer endeksi ithalat birim değer endeksine bölünüp elde edilen sonuç 100 değeri ile çarpılır. Dış ticaret haddinin 100 olması halinde ithal ettiğimiz bir birim malın değeri ihraç ettiğimiz bir birim malın değerine eşitken, 100 seviyesinin altında olması bir birim ihraç malının değerinin bir birim ithal mal değerini karşılayamaması anlamına geliyor. Değer 100’den büyükse bir birim ihraç malının değeri bir birim ithal malının değerinden yüksek demektir.

Nisan ayında dış ticaret haddi 100.43 değerini alırken enerji dışı dış ticaret haddi 98,4 seviyesine gerilemiş durumda. Diğer bir deyişle enerji dışı ihracatımızın değeri ithalatımızı karşılamaya yetmiyor. Yani çark dönüyor ancak karın doyurmuyor. İşsizlik oranı üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme. Elbette çözümü ithal malların Türkiye’de üretiminin sağlanması, yani üretimde dışa bağımlılığın azaltılmasıdır. Cari açık sorununu çözecek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak böyle bir gelişmenin yolu katma değeri yüksek ürünlerin üretiminden geçiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

İstihdam yatay kalırken işsiz sayısı artıyor

İşsizlik oranı Şubat 2019 döneminde %14,7 ile değişiklik göstermezken mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı %13,6 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,4 puanlık artış ile %16,9 olarak tahmin edildi.

Ocak döneminde işsizlik oranı %14,7 ile rekor kırmış, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %13,3 seviyesine yükselmişti.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği gibi, Şubat 2019 döneminde aylık bazdaki gelişmelere baktığımızda işsiz sayısı Mart 2018’den Şubat 2019’a kadar sürekli artarken, istihdam edilenlerin sayısı Eylül 2018’den Ocak 2019’a kadar düşüş gösteriyor. Şubat ayında istihdam edilenlerin sayısında binde 2’lik hafif bir artış var.

Sektör bazında bakıldığında ise istihdama katkı hizmet sektöründen gelirken sanayi sektörünün katkısı Aralık 2018’den itibaren eksiye dönmüş durumda. Şubat 2018’den bu yana tarım sektörünün, Nisan 2018’den bu yana da inşaat sektörünün istihdama katkısı negatif olarak devam ediyor.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği üzere, Mart ve Nisan aylarında imalat sektörü PMI verileri alt endeksinde istihdam kaybındaki düşüşte yavaşlama olduğu gözlense de endeks hala daralma bölgesinde yer alıyor. İmalat sektöründe yeni ürün geliştirme çalışmalarına bağlı olarak istihdamı artıran şirketlerin olması umut verici bir gelişme.

Mart ayında perakende satışlarda aylık bazdaki artış hizmet sektörünün Mart 2019’da istihdam piyasasını desteklemeye devam edeceğine işaret ediyor. PMI verileri ise istihdamda daralma seyrinin devamlılığını gösteriyor. Dolayısıyla Mart 2019 işsizlik verilerinde iyileşme beklemiyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz