Etiket: istihdam

ABD Eylül ayı PMI verileri imalat ve hizmet sektörlerinde ılımlı büyüme ortaya koydu

ABD kompozit üretim endeksi Eylül ayında aylık 0,3 puan artışla 51,0 seviyesine yükseldiği tahmin edildi. Endeksin 50 seviyesinin üzerindeki değerler sektörde büyümeyi gösteriyor.

Hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,2 puan artışla 50,9 seviyesine, imalat sektörü PMI endeksi ise aylık 0,7 puan artışla 51,0 seviyesine yükseldi.

İmalat sektörü üretim alt endeksi ise aylık 0,9 puan artışla 51,7 oldu.

Eylül ayı hizmet sektörü PMI alt endeksleri 50 seviyesinin üzerinde olsa da ekonomik şartların daha az elverişli olması ekonomik aktivitenin daha yavaş seyretmesine sebep oluyor. Bu sebeple son veriler şirketlerin Ocak 2010’dan bu yana ilk kez Eylül ayında istihdamda kısıntıya gittiğini gösteriyor. Enflasyon bacağında ise girdi fiyatları son iki aydır düşerken çıktı fiyatları Eylül ayında değişiklik göstermedi.

İmalat tarafında ihracat siparişlerinin son beş ayın dördünde azalışını sürdürdüğü not ediliyor. Girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artışlar ise ılımlı kaldı. Anket sonuçları imalatçıların dış talep kaynaklı ılımlı bir tablo ortaya koyduğuna işaret ediyor.

Geçen hafta politika faizinde 25 baz puan indirim yapan ABD merkez bankası Fed’in 29-30 Ekim’de gerçekleştireceği para politikası toplantısı kararında ülke içi ve küresel talep şartlarındaki gelişmelerin etkisi önemli olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi’nde imalat sektöründeki zayıflık servis sektörüne sıçradı

Eylül ayı ilk tahminlerine göre Almanya’da imalat sektörü PMI endeksi son 10 yılın en düşüğü olan 41,4 seviyesine geriledi. PMI endekslerinde 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor.

Hizmet sektörü PMI endeksi de son 9 ayın en düşüğü olan 49,1 değeri ile daralma bölgesine girdi.

Talepteki daralma ve beklentilerdeki kötüleşmeye bağlı olarak istihdam piyasası zayıfladı.

Üretimdeki düşüşe bağlı olarak mal ve hizmet fiyat baskıları geriledi.

Böylece Almanya kompozit PMI endeksi Ekim 2012’den bu yana ilk kez 50 seviyesinin altına 49,1 seviyesine gerilemiş oldu.

Euro Bölgesi genelinde de benzer tabloyla birlikte kompozit PMI endeksi 50,4, hizmet sektörü PMI 52, imalat sektörü PMI 45,6 seviyelerine geriledi.

12 Eylül para politikası toplantısında küresel ticaret gerginliği ve Brexit belirsizliğine bağlı olarak büyüme ve enflasyonu tetiklemek amacıyla Avrupa Merkez Bankası (ECB), mevduat faiz oranını 10 baz puan indirerek eksi yüzde 0,5 seviyesine düşürmüştü. Bunlara ek olarak ECB 2019 yılı için GSYH büyüme tahminini yüzde 1,2’den yüzde 1,1’e, 2020 yılı için büyüme tahminini yüzde 1,4’ten yüzde 1,2’ye düşürdü. Enflasyon tahminleri ise 2019 için yüzde 1,3’ten yüzde 1,2’ye, 2020 yılı için yüzde 1,4’ten yüzde 1’e, 2021 yılı için yüzde 1,6’dan yüzde 1,5’e düşürmüştü.

Eylül ayı PMI ilk tahmin detayları Bölge’de büyüme dinamikleri ve enflasyon baskısının giderek zayıfladığını teyit etmiş oldu.

Dr. Fulya Gürbüz

İç talebi harcanabilir gelirdeki artış tetikleyebilir

ABD Merkez Bankası Fed’in 2008 krizinden bu yana ilk kez 31 Temmuz’da gerçekleştirdiği 25 baz puanlık indirimin gerekçesinde yer aldığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yine aynı gün yayınladığı 3. çeyrek Enflasyon Raporu’nda mevcut riskler kapsamında sıralandığı üzere küresel ekonomilerdeki yavaşlama, korumacılık çatısı altında devam eden ticaret savaşı ve jeopolitik gelişmeler uluslararası ticareti olumsuz etkilediği gibi yerel imalat sektörlerinin de güç kaybetmesinde etkili oluyor.

Her ne kadar basın toplantısında Fed Başkanı Powell söz konusu faiz indiriminin uzun süreli bir indirim sürecine girildiği anlamı taşımadığını söylese de son PMI verileri imalat sektöründe ülkede istihdamın zayıfladığını ortaya koydu. Enflasyonist baskıların küresel bazda azalması ve istihdamdaki zayıflığın devam etmesi halinde Fed’den faiz indirimi beklentileri de canlı kalacaktır. ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı ABD yönetiminin 1 Eylül’den itibaren geçerli olmak üzere 300 milyar dolarlık Çin ithal ürünlerine %10 vergi uygulayacak olması iki ülke arasındaki müzakerelerde sürecin zorlu geçtiğinin işareti. Olumlu adımlar gelmediği sürece ticaret savaşı faktörü küresel ekonomiler üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.

Hal böyle iken üstün ihracat performansımıza rağmen Türkiye imalat sektörünün yaşadığı kan kaybının aksine turizm sektöründe yaşanan olumlu hava bir miktar nefes alışımızı rahatlatıyor. İşsizlik oranı yükselmeye devam ederken TCMB’nin 425 baz puanlık faiz indiriminin kredi faizlerine düşüş yönünde yansımaya başlaması iç talebi kısa vadede canlandırmaya yetecek mi kuşkuluyuz. Enflasyon Raporu’nda da vurgulandığı üzere merkezi yönetim bütçe hedeflerinden uzaklaşmaya devam edilmesi halinde faizler dolayısıyla da enflasyon hedefi üzerinde risk oluşturacaktır ki bu ek vergi artışlarını beraberinde getirecektir ki hane halkının harcanabilir geliri üzerinde yük oluşturmaya devam edecek bir gelişme. İşsizlik rakamının yükselmeye devam ettiği mevcut ortamda gerileyen kredi faizlerinin iç talebi canlandırmaya yetmeyeceği aşikar. Sürdürülebilir istihdamı yaratacak iş ortamının sağlanması dolayısıyla harcanabilir gelirde artış güven algısındaki artışla birlikte iç talebi artıracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Faiz indirimi talep artışı için yeterli olmayabilir

Türkiye ekonomisine yönelik ikinci çeyrek verileri henüz tamamlanmasa da öncü göstergeler tüketimdeki daralmanın ikinci çeyrekte de sürdüğünü, üretim tarafında ise ilk çeyreğin aksine ikinci çeyrekte kayıp yaşandığını, reel sektörün ise yatırım yapmadığını gösteriyor.

Yurt dışındaki ekonomik aktiviteyi gözlemlediğimiz PMI verileri ise yılın ilk yarısında küresel bazda canlanma işareti ortaya koymazken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyat artışlarında yumuşama eğilimi var. Öte yandan ihracat hacminde Türkiye’nin aylık bazda kaydettiği performans dikkat çekici ancak bunda TL’de yaşanan yıllık yüzde 40’lık kaybın dolayısıyla da artan borçlanma maliyetlerinin payı büyük.

Mart 2019 işgücü verileri ise istihdamın kayıt dışına kaydığını, son 1 yılda istihdam edilenlerinin sayısının %2,5 azalışla 28 milyon 146 bin kişiye gerilediğini, işsiz sayısının ise %41 artışla 4 milyon 487 bin kişiye yükseldiğini gösterdi.

Küresel talepte daralmaya paralel olarak yurt içinde artan maliyetler sebebiyle hanehalkının satın alma gücünün azalması üretim kaybına, dolayısıyla da işsizliğin artmasına sebep olurken, şirketler yatırım yapmayı erteliyor. Merkez Bankasının 25 Temmuz toplantısında cuma günü görevinden alınan Murat Çetinkaya yerine atanan yeni Başkan Murat Uysal önderliğinde faiz indirimine tanık olacağız. Merkez Bankasının bağımsızlığının tekrar sorgulanmasına sebep olan son hamle, S-400 belirsizliği ve Doğu Akdeniz gerilimini dikkate aldığımızda mevcut ortamın, faizde indirim olsa bile talep artışını tetikleyecek bir zemin oluşturmadığını düşünüyoruz.

Detaylandırırsak:

İç talep daralmaya devam ediyor, miktar bazında ihracat ve ithalat küçülüyor…

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre tüketim endeksleri (E.T.T.E. ve perakende satış) Nisan ayında ilk çeyreğe göre daralırken otomobil satışlarında daralma Mayıs ayında da sürdü. İhracat ve ithalat miktar endeksleri ise Nisan ayında ilk çeyreğe göre daraldı.

İkinci çeyrekte kredi ve tüketim vergileri kapsamında reel bazda gerileme devam ederken otomobil ve konut satışlarındaki gerileme bu eğilimi teyit ediyor.

Üretim tarafında ilk çeyreğe göre performans kaybı var

Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği ile Temmuz 2017’de zirve yapan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS sanayi ve hizmet endeksleri 2018 yılı başında KGF’nin sonlanması, ABD’den gelen ticaret savaşı rüzgarları ile iç ve dış siyasette yaşanan olumsuzlukları ve TL’de yaşanan değer kaybının bir sonucu olarak Haziran 2018’den Haziran 2019 sonuna kadar daralma bölgesinde yer alıyor. SAMEKS bileşik endeksi ilk çeyrekte ortalama 45,1 değerini alırken 2. çeyrek performansı 43,8 oldu. Endeksin 50 değeri altında yer alması sektörde daralmayı gösteriyor. Sanayi endeksi performansı ilk çeyreğe göre değişiklik göstermedi.

Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminde ise ilk çeyrekte aylık bazda kaydedilen büyüme eğiliminin ardından Nisan ayında önceki aya göre daralma kaydedildi. Nisan ayında hammadde ithalat hacmi ise Ocak 2019’dan bu yana aylık bazda artış eğilimini sürdürdü. Öncü göstergeler Mayıs ayında performans kaybına işaret ederken Haziran ayına ilişkin iyimser bir tablo var.

Yatırım harcamaları ilk çeyreğe göre azaldı…

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi verilerine göre yatırım harcamaları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre azaldı. Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış sermaye malı ithalat hacmi ve makine ve teçhizat imalatı ilk çeyrek ortalamasına göre daralma kaydetti.

Dr. Fulya Gürbüz

İşsizlik oranı zirveye yaklaşıyor

TÜİK verilerine göre işsizlik oranı Mart 2019 döneminde %14,1 seviyesinde gerçekleşti, tarım dışı işsizlik oranı 4,2 puanlık artış ile %16,1 olarak tahmin edildi; mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,1 puan artarak %13,7 oldu.

2005 baz yılına göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı en son Şubat 2018’de %9,8 seviyesinde iken söz konusu oran Mart 2019’a kadar aylık bazda aralıksız artış kaydediyor. Söz konusu baz yıla göre endeks verilerine baktığımızda işsizlik oranı Nisan 2009’da %13,9 değeri ile zirve yapmıştı. İşsizlik oranı bu zirveye ay be ay yaklaşıyor.

Mart 2018’den bu yana aralıksız artış kaydeden ve Şubat 2019’da 7,3 yüzde puan seviyesine yükselen mevsimsel etkilerden arındırılmış işgücüne katılma oranı ile istihdam edilenlerin oranı arasındaki fark Mart ayında değişiklik göstermedi.

Söz konusu iki oran arasındaki farkın açılması “işgücüne katılan kişi sayısı artarken istihdam edilenlerin payının azaldığı” anlamına geliyor. Bu da işsizlikte artış demek.

Devam eden yurt içi ve yurt dışı talep daralması, üretim kaybı ve yüksek borçlanma maliyetlerine bağlı olarak mevcut ekonomik ortam işsizlik oranında azalışa işaret etmiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

İstihdam yatay kalırken işsiz sayısı artıyor

İşsizlik oranı Şubat 2019 döneminde %14,7 ile değişiklik göstermezken mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı %13,6 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,4 puanlık artış ile %16,9 olarak tahmin edildi.

Ocak döneminde işsizlik oranı %14,7 ile rekor kırmış, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %13,3 seviyesine yükselmişti.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği gibi, Şubat 2019 döneminde aylık bazdaki gelişmelere baktığımızda işsiz sayısı Mart 2018’den Şubat 2019’a kadar sürekli artarken, istihdam edilenlerin sayısı Eylül 2018’den Ocak 2019’a kadar düşüş gösteriyor. Şubat ayında istihdam edilenlerin sayısında binde 2’lik hafif bir artış var.

Sektör bazında bakıldığında ise istihdama katkı hizmet sektöründen gelirken sanayi sektörünün katkısı Aralık 2018’den itibaren eksiye dönmüş durumda. Şubat 2018’den bu yana tarım sektörünün, Nisan 2018’den bu yana da inşaat sektörünün istihdama katkısı negatif olarak devam ediyor.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği üzere, Mart ve Nisan aylarında imalat sektörü PMI verileri alt endeksinde istihdam kaybındaki düşüşte yavaşlama olduğu gözlense de endeks hala daralma bölgesinde yer alıyor. İmalat sektöründe yeni ürün geliştirme çalışmalarına bağlı olarak istihdamı artıran şirketlerin olması umut verici bir gelişme.

Mart ayında perakende satışlarda aylık bazdaki artış hizmet sektörünün Mart 2019’da istihdam piyasasını desteklemeye devam edeceğine işaret ediyor. PMI verileri ise istihdamda daralma seyrinin devamlılığını gösteriyor. Dolayısıyla Mart 2019 işsizlik verilerinde iyileşme beklemiyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Almanya sanayi sektöründe iyileşme sinyali var, devamlılığı önemli

Almanya’da sanayi üretimi Mart 2019’da bir önceki aya göre %0,5 büyüme kaydetti. Şubat ayında sektörde aylık %0,4’lük büyüme yaşanmıştı. Ocak ayında sektörde değişiklik yaşanmamıştı. Böylece 2019 yılı ilk çeyreğinde ortalama %0,3’lük büyüme kaydedilirken son 12-aya bakıldığında sanayi üretimi ortalama %0,6 daralmış oldu.

Tüketim malları üretimindeki %1,1’lik büyüme ve inşaat sektöründeki %1’lik artış talepte artışa işaret ediyor.

Sermaye, aramalı ve enerji imalatındaki sırasıyla %0,6, %0,4 ve %0,3’lük büyüme üretim tarafında beklentilerde iyileşmeye işaret ediyor olabilir.

Nitekim Almanya’da Zew Ekonomi Duyarlılığı Endeksi Ekim 2018’deki (eksi) -24,7 değerinden ardı ardına iyileşerek Nisan ayında ilk kez pozitif bölgeye geçerek 3,1 değerini almıştı. Bunda küresel ekonomide zayıflığın beklendiği kadar kötü olmadığı ve Brexit tarihinin ertelenmesinin etkili olabileceği ifade edilmişti.

Nisan ayında imalat sektörü PMI endeksi ise Mart ayında son 7 yılın en düşük seviyesi olan 44,1 seviyesinden Nisan ayında 44,4 seviyesine yükselerek üretimde ılımlı bir artışa işaret etmişti. Sektörde farklı kollardaki firmaların tamamına yakını otomotiv sektöründeki yavaşlamadan etkilendiklerini belirtmişlerdi. Sektörde enflasyonist baskılar azalmaya devam ederken, istihdam tarafında ise mevcut talep koşullarına göre kapasite fazlası olduğu ifade ediliyor.

Nisan ayındaki olumlu gelişmelerin devamlılığı adına dikkatlerimizi Mayıs ayı verilerine yönlendirdik.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed iki günlük toplantısına bugün başlıyor

ABD Merkez Bankası Fed, bugün iki günlük para politikası toplantısına başlıyor. Faiz kararı yarın toplantı bitiminde açıklanacak. Faiz kararında sabırlı olacaklarını vurgulayan Fed faiz değiştirmeyecek. Çünkü Fed’in temel aldığı enflasyon üzerindeki baskılar azalırken, istihdam piyasasında ise ücret artışlarında soluklanma var:

. Fed’in faiz politikasında baz aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları endeksi (PCE) Şubat 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %1,7’lik artış kaydetmişken Mart ayında %1,6’lik artış kaydedildi. Bir önceki aya göre ise endeks yatay kaldı. Fed çekirdek PCE değerinde yıllık %2’lik artışı hedefliyor. Temmuz 2017’de %2,04 seviyesine yükselen çekirdek PCE başladığı düşüş eğilimini Ocak 2019 ile birlikte hızlandırdı.

. Fed’in faiz politikasında dikkate aldığı bir diğer gösterge de işsizlik verileri. Mart ayında işsizlik oranı %3,8 seviyesinde kalmaya devam etti. Fed işsizlik oranında %4 ve aşağısını hedefliyor. İşsizlik Oranı Mart 2018’den bu yana %4 seviyesinin altında ortalama %3,84 seviyesinde bulunuyor.

Evet, ABD’de istihdam piyasası son 1 yıldır gücünü koruyor ancak 2017 yılında hızlanmaya başlayan ortalama saatlik kazançlar aşağıdaki grafkte de görüleceği gibi 2019 yılının ilk çeyreğinde yataya yakın seyretmeye başladı. Diğer bir deyişle ücret artışlarının enflasyon üzerindeki baskısında azalma var. Devamlılığı takip edilmeli.

Nisan ayı istihdam verileri 3 Mayıs Cuma günü açıklanacak. Dolayısıyla Fed para politikası değerlendirmesinde Nisan ayı gelişmeleri dikkate alınmamış olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

İşsizlik oranı %13,5’e yükseldi, zirveyi henüz görmedik

Pazartesi açıklanan ve 2018 yılı 4. çeyreğinde (4Ç2018) %3 daralan GSYH verisinin ardından Aralık ayı işsizlik verileri de ekonomide daralmanın iz düşümü oldu. İşsizlik oranı %13,5 seviyesine tırmanarak rekor tazeledi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 54 bin, sanayi sektöründe 182 bin, inşaat sektöründe 77 bin kişi azalırken, hizmet sektöründe ise 16 bin kişi arttı.

Ocak ve Şubat ayı verilerini dikkate aldığımızda;

. PMI verilerine göre imalat sektöründe istihdamın Ağustos 2018’den bu yana aralıksız azalması,

. Sektörel güven endekslerine göre hizmet sektöründe çalışan sayısında azalması, perakende ticaret iş hacminde azalma ve inşaat sektörü faaliyetlerindeki gerileme işsizlik oranındaki artışın Ocak ve Şubat aylarında da süreceğine işaret ediyor.

Aşağıdaki grafik mevsimsel etkilerden arındırılmış sektörel güven endeksleri ve işsizlik oranı arasındaki ters ilişkiyi açıkça gösteriyor:

Detaylar…

TÜİK tarafından açıklanan işsizlik oranı Aralık 2018 döneminde 3,1 puanlık artış ile %13,5 seviyesinde gerçekleşirken tarım dışı işsizlik oranı 3,3 puanlık artış ile %15,6 olarak tahmin edildi.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 375 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 258 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin %17,3’ü tarım, %19,8’i sanayi, %5,8’i inşaat, %57’si ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1 puan, inşaat sektörünün payı 1,5 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,3 puan, hizmet sektörünün payı 2 puan arttı.

Kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak %33,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %12,7 oldu, tarım dışı işsizlik oranı 0,7 puanlık artış ile %14,9 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı 0,3 puan azalarak %53,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 54 bin, sanayi sektöründe 182 bin, inşaat sektöründe 77 bin kişi azalırken, hizmet sektöründe ise 16 bin kişi arttı.

Dr. Fulya Gürbüz

Bej Kitap, Fed’in 20 Mart toplantısı için faiz artırım sinyali vermedi

20 Mart’ta faiz kararını görüşmek üzere toplanacak olan ABD merkez bankası (Fed) Mart ayı ekonomik görünümü sunan Bej Kitap’ı yayınladı.

Ülke genelinde yılın iki ayında ekonomik aktivitede canlılık sürerken, istihdamda artış devam etti, fiyatlar genel seviyesi hızlı olmasa da arttı. Hükumet kapanması, küresel talepte yavaşlama, gümrük tarifeleri ve ticaret politikası belirsizliğinin ekonomik aktivite üzerinde olumsuz etkisinden bahsedildi.

Raporda yer alan detaylar şöyle:

. ABD’de 12 bölgenin 10’unda büyüme hızı hafif ılımlı iken diğer ikisinde yatay kaldı.

. Bölgelerin yarısında hükumet kapanması perakende, emlak, lokanta, imalat ve personel hizmetlerini olumsuz etkiledi.

. Küresel talepte yavaşlama, gümrük tarifelerine bağlı yüksek maliyetler ve devam eden ticaret politikası belirsizliği imalat sektörüne yönelik endişeler olarak sıralandı.

. Finans-dışı hizmetler sektörü çoğu bölgede ılımlıdan ve orta seviye hıza doğru büyüdü.

. Konut inşaatı faaliyetleri ülke genelinde sabit veya kısmen büyürken konut satışları genel olarak düştü.

. Tarım koşulları zayıf kaldı, enerji faaliyeti ülke genelinde farklılık gösterdi.

. İstihdam bölgelerin çoğunda arttı.

. Fiyatlar genel olarak ılımlıdan ve orta seviye hıza doğru arttı. Girdi maliyetleri satış fiyatlarından daha hızlı artış kaydetti.

ABD ekonomisi 3Ç2018’de çeyrek bazda yıllık %3,4 büyümesinin ardından 4Ç2018’de %2,6 büyüme ile vites küçülttü. 2018 yılında %2,9 büyüyen ABD ekonomisinin 2019 yılında %2,5, 2020 yılında ise %2’ye doğru yavaşlaması bekleniyor. OECD’nin 6 Mart tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm raporunda dünya ekonomisinin 2018 yılında %3,6’lık büyümeden sonra 2019 yılında %3,3’e yavaşlayacağı tahmin ediliyor. Söz konusu yavaşlamanın tetikleyicileri ise Bej Kitap ile paralel: Küresel büyümede momentum kaybı, politika belirsizliğinde artış, devam eden ticari gerilimler ile iş ve tüketici güveninde düşüş.

Bej Kitap, Fed’in tam istihdam hedefini koruduğuna, enflasyonda ise ılımlı bir artışa işaret ediyor. Fed’in 20 Mart tarihli toplantısında faiz artırım için zemin çok güçlü değil. Başkan Trump’ın Çarşamba günü (6 Mart) Çin ile ticaret görüşmelerinin olumlu gittiğini tekrarlamasına rağmen Fed’in bu toplantısında dikkate alacağı bir gelişme olmayacak.

Dr. Fulya Gürbüz