Etiket: ithalat

Üçüncü çeyrekte büyümenin lokomotifine iç talep de eklendi

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verilere ve harcamalar yöntemine göre çeyrek bazda en fazla artış %10,5 ile ithalatta gerçekleşti

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verileri dikkate aldığımızda, üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre en hızlı artış %10,5 ile ithalatta yaşandı ve ithalat yılın ilk 9 ayında ortalama %3,1 büyümüş oldu.

İkinci çeyrekte ekonomik büyümenin lokomotifi dış talep iken üçüncü çeyrekte iç talep de ortak oldu

2019 yılının üçüncü çeyreğinde önceki çeyreğe göre %5,49 büyüyen mal ve hizmet ihracatı ise yılın ilk 9 ayında ortalama %2 büyüme kaydetti.

Tüketici harcamaları ise üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %1,95 artarak ilk üç çeyrekte ortalama %2,1 artış kaydetti.

Devletin tüketim ve harcamaları ise üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %1,94 artışla ilk üç çeyrek ortalaması %1,9 oldu.

Toparlarsak, harcamalar yöntemi üçüncü çeyrekte iç tüketimde önceki döneme kıyasla bir yavaşlama da olsa artışın sürdüğünü, paralelinde ihracatta büyüme potansiyelinin korunduğunu ithalatta ise son çeyrekte bir hızlanma yaşandığını ortaya koyuyor.

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verilere ve üretim yöntemine göre çeyrek bazda en fazla artış %2,1 ile sanayi üretiminde gerçekleşti

Üretim yönteminde ise sanayi üretimi ile hizmetler sektörü endekslerindeki paralel hareketi aşağı grafikte açıkça görüyoruz. Çeyreksel dönemdeki değişimi dikkate aldığımızda inşaat sektörü 1Ç2018’den bu yana ilk kez 3Ç2019’da büyüme kaydetti. 3Ç2019’da ithalattaki hızlanma sanayi üretiminde önceki çeyreğe göre %2,1’lik artışı açıklıyor. Dolayısıyla ikinci çeyrekte ekonomik büyümenin lokomotifi dış talepken üçüncü çeyrekte iç talebin de ortak olduğunu görüyoruz.

İnşaat sektörü üçüncü çeyrekte pozitif büyüme kaydetti

Öncü göstergeler 2019 yılı dördüncü çeyreği için neler söylüyor?  

Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin online olarak sunduğu simditahmin.com’da yer aldığı üzere 25 Kasım tarihli veriler dikkate alınarak GSYH’nin son çeyrekte önceki çeyreğe göre %3,07, önceki yılın aynı dönemine göre %6,29 büyümesi tahmin ediliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Arındırılmış ve arındırılmamış verilere göre ithalatta artış var

Arındırılmamış dış ticaret verileri: “İhracat ve ithalat Eylül-Ekim döneminde ivmelendi”

İhracat Ekim ayında Ağustos ayına göre %25 artış kaydetti. Aynı dönemde yatırım mallarında %18, hammaddede %13, tüketim mallarında %44’lük artış yaşandı.

İthalat ise Ağustos’tan Ekim ayına kadar %16 artış kaydetti. Aynı dönemde yatırım mallarında %26, hammaddede %13, tüketim mallarında %27’lik artış yaşandı.

Her ne kadar düşük bir meblağ da olsa esası yiyecek ve içecek olan işlenmemiş hammaddelerde aylık bazda tarihinde ilk kez 100 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi; aylık artış %314 oldu.

Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış dış ticaret verileri: “İhracat momentum kaybediyor”

İhracat Mayıs ayındaki 15 milyar dolarlık kaydettiği en yüksek seviyeden ardı ardına yaşanan düşüşlerle Ekim ayında 14,3 milyar dolar seviyesine geriledi ve böylece %5’lik düşüş yaşamış oldu. İthalat ise aynı dönemde inişli çıkışlı bir seyir izledi ve aynı dönemde %3,6’lık artış kaydedildi.

İthalatta Ekim ayında kaydedilen artışı ara malları ithalatı destekledi.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın makro-ekonomik gündemi: Güven endeksleri ve dış ticaret verileri

25 Kasım 2019, Pazartesi

Kasım ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı açıklanacak. (Ekim 2019: %76,4)

Kasım ayı reel sektör güven endeksi açıklanacak. (Ekim 2019: 104,2)

Kasım ayı sektörel güven endeksleri açıklanacak. (Ekim 2019: Hizmet 88,3, Perakende Ticaret 97,5, İnşaat 60,4)

Güven endekslerinde Ekim ayında yaşanan yükselişin ardından Kasım ayında TL’de yaşanan dar bantta hareket ve TL varlıklara yönelik talepte canlanma yaşanması sebebiyle bozulma beklemiyoruz.

28 Kasım 2019, Perşembe

Kasım ayı ekonomik güven endeksi açıklanacak. (Ekim 2019: 89,8)

29 Kasım 2019, Cuma

Ekim ayı turizm verileri açıklanacak. (Eylül 2019: 5,43 milyon turist giriş yaptı). Ekim ayında turist sayısında azalmanın devam etmesini bekliyoruz.

Ekim ayı dış ticaret verileri açıklanacak. (Eylül 2019: İhracat 14,4 milyar dolar, İthalat 16,5 milyar dolar).

TİM verileri Ekim ayında ihracatta, merkezi yönetim bütçe verileri de ithalatta Eylül ayına göre artışa işaret etmişti. Kasım ayı Euro Bölgesi PMI ilk tahmin verilerinin imalat sektöründe hafif bir toparlanmaya işaret etmesi ise Türkiye’nin Kasım ayı dış ticaret verileri için olumlu bir gelişme.

Dr. Fulya Gürbüz

Eylül ayında sanayi üretimindeki sert artış perakende satışlarda cevap buldu

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi Eylül ayında önceki aya göre %3,2 artış kaydederken perakende ticaret hacim endeksindeki artış %0,6 oldu. Ekim ayı merkezi yönetim bütçe verileri ithalde alınan katma değer vergisinde aylık %18,5 (ABD doları bazında %16,7)’lik artışa işaret etti. Söz konusu artış Ekim ayında tüketim malları ithalatında dolayısıyla da perakende satışlarda artış sinyali veriyor.

Eylül ayında perakende ticaretteki sınırlı artışı ve ithalat hacim endeksindeki azalışı dikkate aldığımızda sanayi üretimindeki artışın ihracatı desteklediğini anlıyoruz. Diğer bir deyişle sanayi üretimi ve dolayısıyla ihracat üçüncü çeyrekte de GSYH büyümesini destekleyecek ana etkenler olacak.

Arındırılmamış verilerle sanayi üretiminde 3. çeyrekte kaydedilen yıllık %0,9’luk artış GSYH büyümesini pozitif haneye taşıyacak…

Eylül ayı verisiyle birlikte takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 2019 yılının ilk üç çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sırasıyla %1,8, %0,7 ve %1,6 artış kaydetmiş oldu. Sanayi üretimindeki değişimle benzer hareket eden GSYH’de üçüncü çeyrekte artış görme ihtimalimiz yüksek.

İşgücü piyasasında ise iç talepteki daralmanın işsizlik oranı üzerindeki baskısını sürdürdüğünü görüyoruz…

Dr. Fulya Gürbüz

Barış Pınarı Harekatı’nın süresi ekonomiyi etkileyecek, sertliği yaptırımlara ve finansmana bağlı

7-14 Ekim tarihlerinde açıklanan makro ekonomik verileri ve 9 Ekim’de başlayan Barış Pınarı Harekatı’nın olası etkilerini değerlendireceğiz.

Öncelikle makro-ekonomik veriler:

– Sanayi üretimi Ağustos 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %3,6, bir önceki aya göre %2,8 azaldı.

– Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Ağustos 2019’da aylık %1,9, ithalat miktar endeksi %0,9 azaldı.

– Cari işlemler fazlası Ağustos 2019’da 2,6 milyar dolara, 12-aylık cari fazla 5,1 milyar dolara yükseldi.

Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış dış ticaret verilerinin Temmuz ayına göre yataya yakın kalması sanayi üretimindeki azalışı açıklıyor. Eylül ayı TİM ihracat verileri ise önceki aya göre 2 milyar dolarlık (%16’lık) artışa işaret ediyor. Eylül ayı merkezi yönetim bütçe verileri de uluslararası ticaret ve muamelelerden alınan vergilerde Ağustos ayına göre artış olduğunu gösteriyor. Diğer bir deyişle ihracattaki artışa ek olarak ithalatta da Eylül ayında artış var. İhracat desteğiyle büyüyen Türkiye ekonomisinin mevcut seyrini dikkate aldığımızda Eylül ayında sanayi üretiminde düzelme göreceğiz.

İç talepte zayıflığın devam etmesi ithalatın ihracat performansıyla orantılı hareket etmesine sebep oluyor. Turizm gelirlerindeki iyileşmeler, ihracat performansındaki olumlu seyir ve iç talepte zayıflık cari dengede iyileşme sağlarken Barış Pınarı Harekatı’nın TL üzerinde yarattığı baskı ve yaptırımlara yönelik belirsizlikler cari denge üzerinde baskı oluşturacaktır.

İlk sekiz aylık merkezi yönetim bütçe verilerine baktığımızda hedeflerin ulaşılabilir olduğunu söyleyebiliyoruz. Ancak Barış Pınarı Harekatı’nın uzaması ve finansmanına destek sağlanamaması ise bütçe üzerindeki baskıların dolayısıyla da borçlanma maliyetleri üzerindeki baskının artacağı anlamına gelecektir.

Öte yandan küresel ekonomideki zayıflığın giderek belirgin hal alması Fed ve ECB’nin düşük faiz politikasına devam edeceğini gösteriyor olsa da bu gelişmenin TL üzerindeki baskıyı azaltmakta yetersiz kalacağı aşikâr.

Nitekim ABD Başkanı Trump 14 Ekim’de attığı son tweet ile Türkiye’nin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik harekatının bölgede insan haklarının ihlal edilmesine, barış, güven ve istikrarın tehlikeye atılmasına yol açması halinde uygulanacak yaptırımları şöyle sıraladı:

. “Buna sebep olacak, destekleyecek ve finansman sağlayacak herkese ağır ekonomik yaptırımlar uygulanması,

. Türk ithal çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergisinin tekrar %50’ye yükseltilmesi,

. ABD Ticaret Bakanlığının Türkiye ile 100 milyar dolarlık ticaret anlaşması müzakerelerini sonlandırması,

. Kuzey Suriye’ye yönelik harekatın tüm (mevcut ve önceki) sorumlularına yönelik yaptırımlar uygulanması (finansal yaptırımlar, varlıklarının dondurulması, ABD’ye giriş yasağı).”

Yönetmesi zor bir süreç. Açık olan Türkiye ekonomisinin belini bükecek her hamle doğrulmasını çok daha fazla zorlaştıracak.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

Sabretmeye devam: İç talep zayıf, üretim ihracata endeksli, küresel büyüme yavaşlıyor

9-16 Eylül döneminde açıklanan makro-ekonomik veriler bize neler söylüyor, gelin grafiklerle anlatmaya çalışalım.

İç talep Temmuz ayında zayıfladı, sanayi üretimi arttı…

Mevsimsellikten arındırılmış perakende satışlar Temmuz ayında bir önceki aya göre azalsa da Ekim 2018’den bu yana olan yukarı yönlü eğilim devam ediyor. Ancak bu eğilim, ithalatı artıracak bir etki ortaya koymuyor.

Haziran ayında daralan sanayi üretimi ise Temmuz ayında yükseliş yaşadı. İç talepte zayıflık sürerken sanayi üretimi ihracat bazlı hareketini sürdürüyor.

…ancak Ağustos ayı verileri sanayi üretiminde daralmaya işaret ediyor…

Ağustos ayında TİM verileri ihracatta gerileme, merkezi yönetim bütçe verileri ise ithalatta gerileme ortaya koydu. Dolayısıyla sanayi üretiminin Ağustos ayında aylık bazda gerileme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtelim.

…sanayi sektöründe inişli çıkışlı hareketler ise Temmuz döneminde istihdamda artış ihtimalini ortaya koymuyor.

Dış ticaret açığında gerileme ve turizm gelirlerindeki artış sebebiyle cari işlemler dengesindeki iyileşmenin Ağustos ayında da sürmesini bekliyoruz.

Dolayısıyla iç talepte devam eden zayıflık, ihracat destekli büyüme eğilimi, küresel büyümeye yönelik aşağı yönlü baskılar enflasyonist baskıları da hafifletiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) geçen haftaki toplantısında söz konusu gelişmelere vurgu yaparak politika faizini %16,50 seviyesine düşürmesi ve Avrupa Merkez Bankasının da yine geçen haftaki toplantısında mevduat faiz oranını 10 baz puan düşürmesi ve tahvil alımlarına 1 Kasım’dan itibaren yeniden başlayacak olmasına paralel olarak ABD Merkez Bankasının 18 Mart Çarşamba günkü para politikası toplantısında çeyrek puanlık indirim beklentileri ekonomik büyüme üzerindeki baskıların süreceği anlamına geliyor.

Petrol piyasasına yönelik riskler hariç tutulduğunda, enflasyonda düşüş eğilimi ve dış borçlanma maliyetlerindeki azalma şirketleri finansal olarak rahatlatacaktır ancak fiyat düşürme baskıları ciroların da azalmasında etkili olacaktır.

Para kazanmanın giderek zorlaştığı küresel ortamda yüksek teknolojik ürün geliştirmeye harcanacak zaman ve parayı, kısa vadede olmasa bile uzun vadede dışa bağımlılığımızı azaltacak önemli bir faktör olarak görüyoruz. Sabretmeye devam.

Dr. Fulya GÜRBÜZ

Haftanın Gündemi: Reel ve hizmet sektörleri güven endeksleri, dış ticaret ve turizm verileri

26-29 Ağustos haftasında Ağustos ayına ilişkin imalat, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait eğilimleri ve güven endeksleri ile Temmuz ayına ait dış ticaret ve turizm verilerine odaklanılacak. Üretim, tüketim ve yatırım tarafında zayıf seyrin sürdüğünü gösteren işaretlerin gelmeye devam etmesini bekliyoruz.

26 Ağustos 2019, Pazartesi

Ağustos ayı imalat sektörü kapasite kullanım oranı (Tem-19: 76,2), Reel Sektör Güven Endeksi (Tem-19: 98,3) ve Sektörel Güven Endeksleri (Tem-19: Hizmet 91,3; Perakende Ticaret 99,2; İnşaat 55,1) açıklanacak.

28 Ağustos 2019, Çarşamba

Ağustos ayı Ekonomik Güven Endeksi (Tem-19: 80,7) açıklanacak.

29 Ağustos 2019, Perşembe

Temmuz ayı dış ticaret verileri (Haz-19: İhracat %14,3 y/y düştü, İthalat %22,7 y/y düştü) açıklanacak.

Temmuz ayı turizm verileri (Haz-19: 5.318.984 kişi, 2,91 milyar dolar) açıklanacak.

Sanayi üretimindeki aylık artış ihracattaki artışı destekledi, iç talep daralmaya devam ediyor

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,3 azalırken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,3 artış kaydetti.

Yüksek teknolojili ürün üretimi aylık %25,5, orta-yüksek teknoloji ürün üretimi ise %2,9 artış gösterdi.

Alt sektörler bazında bakıldığında sermaye malı imalatında aylık bazda %6,53’lük artış kaydedildi. Bilgisayarların, Elektronik ve Optik Ürünlerin üretimi aylık bazda %7,39, Elektrikli Teçhizat İmalatı %4,59, Diğer Ulaşım Araçları İmalatı %59,63 artış kaydetmesine rağmen Makine ve Teçhizat İmalatı önceki aya göre değişiklik göstermedi.

Sanayi üretimi verilerine Diğer Ulaşım Araçları İmalatı damgasını vurduğunu görüyoruz. Üretimdeki gelişmeleri bir de Mayıs ayı dış ticaret verileriyle anlamaya çalışalım…

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış ihracat hacmi Mayıs ayında aylık bazda %8,5 artarken Yatırım Malları İthalat Hacmi Mayıs ayında %2,2 artış kaydetti, hammadde ithalatı ve tüketim malları ithalatı sırasıyla aylık bazda %3,4 ve %1,8 düşüş kaydedildi.

Hem sanayi üretimi hem de dış ticaret endeksleri detaylarına baktığımızda Dolar-TL’nin %5,1 yükseldiği Mayıs ayında sanayi üretimindeki artışın ihracat artışından kaynaklandığını, iç talepteki daralmanın ise sürdüğünü düşünüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Faiz indirimi talep artışı için yeterli olmayabilir

Türkiye ekonomisine yönelik ikinci çeyrek verileri henüz tamamlanmasa da öncü göstergeler tüketimdeki daralmanın ikinci çeyrekte de sürdüğünü, üretim tarafında ise ilk çeyreğin aksine ikinci çeyrekte kayıp yaşandığını, reel sektörün ise yatırım yapmadığını gösteriyor.

Yurt dışındaki ekonomik aktiviteyi gözlemlediğimiz PMI verileri ise yılın ilk yarısında küresel bazda canlanma işareti ortaya koymazken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyat artışlarında yumuşama eğilimi var. Öte yandan ihracat hacminde Türkiye’nin aylık bazda kaydettiği performans dikkat çekici ancak bunda TL’de yaşanan yıllık yüzde 40’lık kaybın dolayısıyla da artan borçlanma maliyetlerinin payı büyük.

Mart 2019 işgücü verileri ise istihdamın kayıt dışına kaydığını, son 1 yılda istihdam edilenlerinin sayısının %2,5 azalışla 28 milyon 146 bin kişiye gerilediğini, işsiz sayısının ise %41 artışla 4 milyon 487 bin kişiye yükseldiğini gösterdi.

Küresel talepte daralmaya paralel olarak yurt içinde artan maliyetler sebebiyle hanehalkının satın alma gücünün azalması üretim kaybına, dolayısıyla da işsizliğin artmasına sebep olurken, şirketler yatırım yapmayı erteliyor. Merkez Bankasının 25 Temmuz toplantısında cuma günü görevinden alınan Murat Çetinkaya yerine atanan yeni Başkan Murat Uysal önderliğinde faiz indirimine tanık olacağız. Merkez Bankasının bağımsızlığının tekrar sorgulanmasına sebep olan son hamle, S-400 belirsizliği ve Doğu Akdeniz gerilimini dikkate aldığımızda mevcut ortamın, faizde indirim olsa bile talep artışını tetikleyecek bir zemin oluşturmadığını düşünüyoruz.

Detaylandırırsak:

İç talep daralmaya devam ediyor, miktar bazında ihracat ve ithalat küçülüyor…

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre tüketim endeksleri (E.T.T.E. ve perakende satış) Nisan ayında ilk çeyreğe göre daralırken otomobil satışlarında daralma Mayıs ayında da sürdü. İhracat ve ithalat miktar endeksleri ise Nisan ayında ilk çeyreğe göre daraldı.

İkinci çeyrekte kredi ve tüketim vergileri kapsamında reel bazda gerileme devam ederken otomobil ve konut satışlarındaki gerileme bu eğilimi teyit ediyor.

Üretim tarafında ilk çeyreğe göre performans kaybı var

Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği ile Temmuz 2017’de zirve yapan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS sanayi ve hizmet endeksleri 2018 yılı başında KGF’nin sonlanması, ABD’den gelen ticaret savaşı rüzgarları ile iç ve dış siyasette yaşanan olumsuzlukları ve TL’de yaşanan değer kaybının bir sonucu olarak Haziran 2018’den Haziran 2019 sonuna kadar daralma bölgesinde yer alıyor. SAMEKS bileşik endeksi ilk çeyrekte ortalama 45,1 değerini alırken 2. çeyrek performansı 43,8 oldu. Endeksin 50 değeri altında yer alması sektörde daralmayı gösteriyor. Sanayi endeksi performansı ilk çeyreğe göre değişiklik göstermedi.

Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminde ise ilk çeyrekte aylık bazda kaydedilen büyüme eğiliminin ardından Nisan ayında önceki aya göre daralma kaydedildi. Nisan ayında hammadde ithalat hacmi ise Ocak 2019’dan bu yana aylık bazda artış eğilimini sürdürdü. Öncü göstergeler Mayıs ayında performans kaybına işaret ederken Haziran ayına ilişkin iyimser bir tablo var.

Yatırım harcamaları ilk çeyreğe göre azaldı…

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi verilerine göre yatırım harcamaları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre azaldı. Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış sermaye malı ithalat hacmi ve makine ve teçhizat imalatı ilk çeyrek ortalamasına göre daralma kaydetti.

Dr. Fulya Gürbüz

İkinci çeyreğe üretim ve tüketim kaybı ile başladık

Ocak-Mart döneminde yükseliş eğilimine giren sanayi üretimi ve perakende satışlar Nisan ayında hızlı bir güç kaybı yaşadı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Nisan 2019’da bir önceki aya göre %1, perakende satışlar %1,8 düşüş kaydetti.

Sanayi üretiminde aramalı, dayanıklı tüketim malı ve sermaye malı üretimi bir önceki aya göre sırasıyla %1,5, %3,7 ve %2,3 daraldı. Dayanıksız tüketim malı üretiminde aylık bazda %0,3 artış ile zayıflama yaşandı, enerji malı üretimi %1,4 artış kaydetti.

Üretim ve perakende harcamalarındaki güç kaybının ana kaynağı yurt içi ve yurt dışında yaşanan talep darlığı. Nisan ayında tüketim malları ithalat hacminde düşüş yaşanırken kredilerde zayıflama devam ediyor.

Hanehalkı temel gıda ihtiyacını karşılayabiliyor ancak otomotiv yakıtı dışında gıda dışı tüketimde vergi indirimlerinin olumlu etkisinin sürdüğünü görüyoruz.

Otomotiv yakıtı ve gıda dışı tüketimde internet satışlarının güç kazanmaya, giyim ve sağlık harcamalarının yatay kalmaya devam ettiğini, ev aletleri ve mobilya gibi harcamalarda ise tasarrufa gidildiğini anlıyoruz. Ek olarak, bilgisayar donanım ve yazılımlardaki artış şirketlerin internet satışlarına ağırlık vermeye devam ettiğini destekleyen bir gelişme.

Elbette 31 Mart seçimi öncesi ve sonrasında Hükumetin talep artırıcı hamleleri tüketimi destekliyor ancak seçimin iptal edilmesi, dış politikada yaşanan gerilimler ve iz düşümü olarak TL’deki sert dalgalanmalar fiyat seviyelerini yukarı çekerken harcama eğilimini ve yatırımları azaltıyor. Sonuç olarak da ekonomik daralma ve işsizlik artışına tekrar tekrar tanık oluyoruz.

Türkiye ekonomisi 2019 yılı birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,3 büyüme kaydetmişti. Ön göstergeler Nisan ayında üretim, tüketim ve yatırım tarafında yaşanan güç kaybının Mayıs ayında da devam edeceğine işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz