Etiket: otomotiv

Faiz indirimi için zemin hazır

Türk lirasındaki değer kaybı ve enflasyondaki yüksek seyir yurt içi satışları olumsuz etkiliyor…

Ağustos 2018’de Türk lirasında reel bazda yaşanan %17’lik değer kaybına paralel olarak perakende satışlar Eylül-Ekim 2018 döneminde Ağustos 2018’e göre nominal %8,5 gerilemişti.

Kasım 2018-Mart 2019 döneminde devreye alınan ÖTV ve KDV indirimlerinin etkisiyle perakende satışlar %4 toparlanma yaşadı. ÖTV ve KDV indirimlerinin Nisan ayı ile birlikte devreden kalkması perakende satışlarda Mayıs sonuna kadar iki aylık sürede %1’lik güç kaybı ortaya koydu.

Mevsimsellikten arındırılmış perakende hacim endeksi 2018 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %6,1 daralma kaydetmiş, 2019 yılı birinci çeyreğinde ise ÖTV ve KDV indirimlerinin etkisiyle %2,4 artış kaydetmişti.

Konut satışları çeyrek bazda bakıldığında 2018 yılı dördüncü çeyreğine göre nominal bazda %39 düşerken otomotiv sektörü ihracatı aynı dönemde %9,2, otomotiv ithalatı %42, yurt içi otomotiv satışları ise %32 geriledi.

Mevsimsellikten arındırılmış E.T.T.E. gıda tüketim endeksi ise ilk çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %2 gerilerken taşıt hariç gıda dışı tüketim aynı dönemde yatay kaldı.

Talepte daralma işsizlik oranında artış getiriyor…

Tüketimde gerilemenin başlıca etkeni fiyat artışları oldu. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi çeyrek bazda bakıldığında 2019 yılı birinci çeyreğinde yıllık %26, ikinci çeyreğinde yıllık %29 artış kaydetti. Yurt içi üretici fiyat endeksi ise 2019 yılı birinci çeyreğinde yıllık %31, ikinci çeyreğinde yıllık %28 artış kaydetti.

Yurtiçi tüketimde 2019 yılının ilk yarısında yaşanan gerileme talepte daralmayı teyit ederken KGF’nin etkisiyle Ocak 2018’de %9,8’e gerileyen mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı KGF’nin sonlanması ve Ağustos 2018’de TL’de yaşanan sert değer kaybının etkisiyle Nisan 2019’da %13,8’e yükseldi.

TCMB’den faiz indirimi borçlanma maliyetlerini aşağı çekecektir ama…

TCMB’nin ekonomistler ile gerçekleştirdiği Beklenti Anketi Temmuz ayı sonuçları enflasyon ve faizde düşüş eğilimini ortaya koydu.

Perşembe günü yapılacak para politikası toplantısında TCMB’nin mevcut %24 seviyesindeki politika faizinin %20 seviyesine çekilme ihtimali var.

12 Temmuz itibariyle TL cinsinden ticari krediler faiz oranı ortalama %25,3, tüketici kredisi faiz oranı ortalama %27,1, TL cinsinden mevduat oranları ise ortalama %21,9 seviyesinde bulunuyor.

Elbette politika faizinde düşüş mevduat faizleri ve paralelinde kredi faizlerinde düşüş getirecektir.

ABD ve Avrupa merkez bankalarının faiz indirim sürecine girecek olması Türkiye’nin dış borç maliyetlerini aşağı çekecek ve hatta ABD-Çin arasındaki ticaret savaşında olumlu atılacak her adım ihracat rakamlarımıza olumlu yansıyacaktır.

Ancak yurt içi talep artışının tabana yayılabilmesi için öncelik olarak istihdamda artış getirecek hamlelere ihtiyaç var, kredi hacminde artış değil.

Dr. Fulya Gürbüz

İlk çeyrek verileri ekonomide iyileşme işareti veriyor

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 2019 yılının ilk iki ayında -2018 yılı başından bu yana ilk kez- ardı ardına yükseliş kaydetti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimindeki daralma, yıllık bazda, yine son iki aydır yavaşlıyor. Sanayi üretimi Şubat 2019‘da bir önceki aya göre %1,3 artarken bir önceki yılın aynı ayına göre %5,1 daralma gösterdi.

Öte yandan Şubat ayı perakende satışları verilerine baktığımızda mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi 2019 yılın ilk iki ayında aylık bazda ardı ardına yükselirken, takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmindeki bir önceki yıla göre daralma eğiliminin zayıfladığını görüyoruz. Perakende satış hacmi Şubat 2019’da bir önceki aya göre %0,8 artarken bir önceki yılın aynı ayına göre %4,9 daraldı.

Mart ayına ilişkin veriler sanayi sektöründe bir önceki aya göre iyileşmenin sürdüğünü gösteriyor…

İhracat sektörünün en büyük kalemini oluşturan otomotiv sektörüne ilişkin OSD verilerini dikkate aldığımızda, Mart ayında otomotiv sektöründe üretim bir önceki aya göre %10,6 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre %17,1 daraldı. Ocak-Mart döneminde üretim bir önceki döneme göre %5,6, bir önceki yılın aynı dönemine göre %15 daralma gösterdi.

Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart ayı verileri üretimdeki yavaşlamanın son 8 ayın en düşük oranında gerçekleştiğini, istihdam düzeyindeki gerilemenim daha düşük hızda gerçekleştiğini, öte yandan zorlu talep koşullarının devam ettiğini ve yeni siparişlerin hem iç hem de dış pazarlarda (özellikle Avrupa) hız kestiğini ortaya koymuştu. Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 puan yükselişle 47,2 puan seviyesine yükselmişti.

2019 yılı ilk çeyrek GSYH büyümesi bir önceki çeyreğe göre hafif büyümeye işaret ediyor…

2019 yılı ilk çeyreğine ilişkin makro-ekonomik verileri dikkate aldığımızda, GSYH büyümesinin 2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1’e yakın büyüyeceğini, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise %3’e yakın bir daralma kaydedeceğini tahmin ediyoruz.

2019 yılı ikinci çeyreği ve devamına ilişkin olarak dış siyasette atılacak adımlar ve yapısal reform takvimine ilişkin detaylı açıklamalar ekonominin seyrinde belirleyici olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi aylık bazda %1 arttı, Şubat verileri devamlılığı sorgulatıyor

TÜİK verilerine göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %7,3 azaldı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1 artış kaydetti.

Sanayi üretimi verilerine baktığımızda Temmuz 2018’den bu yana aylık bazda aralıksız olarak düşen aramalı, enerji ve sermaye malı imalatı ilk kez Ocak ayında bir önceki aya göre artış kaydetti; sırasıyla %2,2, %1,4 ve %0,8.

TCMB’nin yayınladığı Şubat ayı Reel Kesim Güven Endeksi verileri, gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin azalış yönlü beklentilerin zayıflayarak devam ettiğine işaret etmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sermaye yatırım harcaması alt endeksi Ocak’taki 97,7 seviyesinden Şubat ayında 98,9 seviyesine yükseldi. Hükumetin KOBİ’lere sağladığı finansal desteğin üretim sektörü için nefes aldırıcı bir gelişme olduğunu düşünüyoruz.

Avrupa’daki gelişmeler Türkiye’nin otomotiv sektörünü zayıflattı, imalat sektörüne destek gıda, içecek, plastik ve tekstilden geldi

Ocak ayı imalat sektörü PMI verileri üretim, yeni siparişler ve istihdamdaki yavaşlamanın Aralık ayına kıyasla hız kestiğine işaret etmişti. Bu paralelde TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretimi verileri bu gelişmeyi destekledi ve imalat sektörü Ocak ayında bir önceki aya göre %1,1 artış kaydetti.

Ara malı imalatındaki aylık %2,2’lik yükseliş olması otomotiv sektöründen kaynaklanmıyor. Ocak ayı ithalat detaylarında gıda, içecek, kimyasal madde, plastik, tekstile dayalı ürün ithalat miktarlarında artış, otomotiv sektörüne yönelik ürün ithalatında azalış, demiryolu ulaşım araçları aksam ve parçalarında artış var. Ocak ayı sanayi üretimi verilerine baktığımızda gıdada aylık %1,75, içecekte %3,3, tekstilde %1,6, plastik-kauçukta %2,3 artış olduğunu; motorlu kara taşıtı, treyler ve treyler imalatında %3,3, mobilya imalatında %1,7 azalış olduğunu görüyoruz.

Otomotiv sektörüne yönelik üretimde aylık bazda gerileme olması özellikle Almanya’daki olumsuz otomotiv sektörü gelişmeleriyle paralellik gösterdi. Almanya’da sanayi üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %0,8 daralma kaydetmiş, bunun otomotiv sektöründe yaşanan grevden kaynaklandığı ileri sürülmüştü. Almanya haricinde ticari ortağımız olan İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’da imalat sektörlerinde yaşanan artış genel bir iyileşmeye işaret etse de Şubat ayı PMI verileri Fransa dışında üretimde ve ihracat siparişlerinde yavaşlamaya işaret etmiş, özellikle aramalı ve sermaye imalatında yavaşlamanın daha belirgin olduğunu göstermişti.

Şubat ayı öncü verileri sanayi üretimi için umut vermiyor

Türkiye’ye ait Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamanın hafiflediğini, yeni ihracat siparişlerinin arttığını, istihdamdaki gerilemenin daha yavaş gerçekleştiğini göstermişti. Enflasyonun hız kaybetmesi ve TL’nin rekabetçi gücünün etkisiyle ihraç mallarımıza olan talebin artması olumlu bir gelişme. Ancak, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’dan gelen olumsuz sinyaller sürdürülebilir büyüme konusunda endişelerimizi artırırken Şubat ayı öncü göstergeler imalat sektöründe hızlanmaya işaret etmiyor.

Dr. Fulya Gürbüz