Etiket: para politikası

Haftanın gündemi: Merkez Bankası faiz kararı, ödemeler dengesi ve sanayi üretimi

9 Eylül 2019, Pazartesi

Merkez Bankası Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ağustos ayı anketinde yıl sonu Dolar-TL kuru beklentisi 5,90, 2019 sonu GSYH büyüme beklentisi %0,02, 2020 yıl sonu büyüme beklentisi %2,64 seviyesinde bulunuyor.

11 Eylül 2019, Çarşamba

Temmuz ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış ihracat hacim endeksi Haziran ayında bir önceki aya göre %15,9, ithalat hacim endeksi ise %0,64 daralma kaydetmişti. Temmuz ayında hacim endekslerinde artış bekliyoruz.

12 Eylül 2019, Perşembe

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) para politikası kararını açıklayacak. Düşük talebin enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskısını dikkate alarak %19,75 seviyesindeki haftalık politika faizinde 100 baz puanlık bir indirimi olası görüyoruz. Aynı gün Avrupa Merkez Bankası da faiz kararını açıklayacak. Banka’dan faizde değişiklik yapmasını beklemiyoruz.

13 Eylül 2019, Cuma

Temmuz ayı cari işlemler dengesi açıklanacak. Yıllık bazda ihracatta artış, ithalatta daralma ve artan turizm gelirlerinin etkisiyle cari işlemler fazlası verileceğini tahmin ediyoruz.

Temmuz ayı imalat sektörü PMI verileri sanayi üretiminde Temmuz ayında aylık bazda gerileme olabileceği ihtimalini artırıyor.  

Dr. Fulya Gürbüz

Coface: “Çin’de finansal sektöre yönelik riskler artarken firmalar üzerindeki baskıyı azaltmayı hedefleyen Merkez Bankası hamlesi”

Ticari alacak (kredi) sigortası alanında dünyadaki en yaygın şirket olan Coface Grubu, Çin Merkez Bankasının Ağustos ayında gerçekleştirdiği faiz hamlesini bir raporla değerlendirdi.

Carlos Casanova ve Tianyu Pang tarafından hazırlanan 5 Eylül tarihli raporda Çin Merkez Bankasının para politikası kararlarının Çin şirketleri üzerindeki olası etkileri ve riskleri kaleme alınmış. Coface Grup, Çin’in ülke risk notunu B (oldukça yüksek) olarak değerlendirirken GSYH büyüme tahminleri 2019 yılı için %6,3, 2020 yılı için %6,0 seviyelerinde bulunuyor.

Çin bankacılık sisteminde hredi hacmi büyüme oranının Nisan-Temmuz 2019 döneminde ardı ardına düşmesinin ardından Çin Merkez Bankası şirketlerin borçlanma maliyetlerini düşürmek ve dolayısıyla ekonomiyi canlandırmak amacıyla %4,35 seviyesindeki 1-yıl vadeli borç verme referans faiz oranını 20 Ağustos tarihinde 10 baz puan düşürerek %4,25 seviyesine çekmişti. Söz konusu faiz oranı ülkedeki önde gelen 18 bankanın en büyük müşterilerine uygulayacağı borçlanma faiz oranını ifade ediyor.

Raporda belirtildiği üzere özellikle küçük ölçekli yerel firmaların ödeyebilme gücünü artırabilmek için Banka, her ne kadar referans faiz oranını %4,25 olarak belirlemiş olsa da şirketlerin 1-yıl vadeli borçlanma oranını %3,3 seviyesine düşmesini hedefliyor. Bunun bir anlamda parasal gevşeme olduğunu ifade eden Coface Grup ekonomistleri böyle bir hamlenin bir yandan gayrimenkul piyasasında fiyat artışlarını tetikleyebileceği riskini ortaya koyarken öte yandan Çin Merkez Bankasının eş zamanlı olarak belirli sektörleri hedefleyerek faizleri kademeli olarak indirebileceğini ifade ediyorlar. Dahası, Merkez Bankasının aldığı bu kararın, aktarım mekanizmasının iyileştirilmesi konusunda çaba göstermek suretiyle faiz oranlarının serbestleştirilmesi yönünde bir adım olduğu vurgulanıyor.

Raporda, 2019 yılında büyümeyi tetiklemek adına zorunlu karşılık oranlarının iki kere 100’er baz puan düşürüldüğü, bu sayede finansal sisteme likidite enjekte edildiği, ancak buna rağmen kredi talebi ve yatırımların zayıf kaldığı, daha fazla ve daha ucuz fonlama imkanının bankalararası faiz oranlarını aşağı çekemediği ve dolayısıyla ticari ve hanehalkı kredi faiz oranlarının düşmediği belirtiliyor. Bunda sistemin etkili para politikası aktarımını engellemesi, tüketici güveninin zayıf kalmaya devam etmesi ve yatırımın kredi açısından esnekliğinin düşmesinin etkisi olduğu vurgulanıyor.

Politika yapıcıların, bankacılık sisteminin kırılganlığına yönelik endişeli olabilecekleri ihtimalini ortaya koyan rapora göre, 2019 yılında üç bankaya el konulmasının Çin bankacılık sisteminin sistemik kırılganlığına işaret ediyor.

Raporda mevcut riskler ise şöyle sıralanıyor:

1) Çok küçük ve çok geç bir adım: 3Ç göstergeleri çok daha zayıf bir tablo ortaya koyuyor.

2) Uzun bir yolculukta atılan bir adım: Sözlü yönlendirme politikası sürdürüldüğü müddetçe varlıkların yanlış tahsisi devam edecek. Düşük faiz oranları orta ölçekli bankaların karlılığını olumsuz etkileyecek. Daha rekabetçi bir ortama uyum sağlamak adına banka birleştirmelerinin gelecek yıl da devam etmesi bekleniyor.

3) Sermaye çıkışları muamması: Parasal gevşeme yuanda değer kaybına dolayısıyla da sermaye çıkışlarına sebep olabilir. 2016 yılında yuanda yaşanan %3’lük değer kaybı uzun soluklu bir sermaye çıkış süreci yaşanmasına ve ülkede likidite sıkışıklığına sebep olmuştu.

Coface Grup, Çin Merkez Bankasının hata yapmaması halinde 7,12 seviyesinin hemen altında işlem gören Dolar-Yuan paritesinin yıl sonunu 7,10 seviyesinden kapatmasını tahmin ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: Fed faiz kararı

30 Temmuz 2019, Salı

Japonya Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Politika faizinde değişiklik beklenmiyor.

31 Temmuz 2019, Çarşamba

ABD Merkez Bankası Fed faiz kararını açıklayacak. %2,25-2,50 olan politika faiz aralığının 0,25 yüzde puan düşürülmesi bekleniyor.

TCMB Enflasyon Raporu’nu yayınlayacak. 25 Temmuz PPK toplantısında TCMB enflasyondaki düşüş eğilimine vurgu yapmıştı. Toplantı sonrası yayınlanan basın duyurusunda enflasyondaki düşüş eğilimi ve finansal koşullardaki kısmi iyileşmeyle birlikte ekonomideki kademeli toparlanmanın devam edeceği öngörülmüştü.

TÜİK Haziran ayı dış ticaret verilerini açıklayacak. Mayıs ayında ihracat yıllık bazda %12,1 artmış, ithalat %19,3 azalmıştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat bir önceki aya göre %8,1 artmış, ithalat %4,1 azalmıştı. Ticaret Bakanlığının yayınladığı Haziran ayı dış ticaret verileri ise Ramazan Bayramı etkisinden dolayı ihracat verilerinde düşüş ortaya koymuştu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler ise eğilimi daha kolay anlamamızı sağlayacak.

1 Ağustos 2019, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. %0,75 olan politika faizinde değişiklik beklenmiyor.

Küresel ve Türkiye imalat sektörü PMI verileri açıklanacak.

2 Ağustos 2019, Cuma

TİM Temmuz ayı ihracat verilerini açıklayacak.

ABD işgücü istatistikleri yayınlanacak. Haziran ayında işsizlik oranı %3,7 seviyesine yükselmişti. ABD merkez bankası Fed, para politikasını belirlemede işsizlik oranını %4’ün altında tutmayı hedefliyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye değerlendirmesini açıklayacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Yeni para politikası sürecinde reel getiri detayı dikkat çekici

Geçen hafta atanan Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal Anadolu Ajansı ile para politikasını değerlendirdiği bir röportaj yaptı. Kısaca röportajda neler deniyor hem sıralayalım hem de görüşlerimizi dile getirelim. 

— Para politikası ve genel konulardaki yaklaşımlar geniş mecralarda daha sık ve daha somut olarak paylaşılacak. 

Bilgi paylaşımının öngörülebilirlik açısından önemli olduğunu düşünüyoruz ve katkı sağlayacağına inanıyoruz.

— Fiyat istikrarı ve finansal istikrar konusunda;

. zorunlu karşılıklar başta olmak üzere tüm araçlar etkin bir şekilde kullanılacak,

. finansal istikrara dair uzun vadeli yapısal çalışmalara verilen destek sürecek,

. sermaye piyasalarının derinleşmesine daha fazla katkı yapılacak.

Sermaye piyasalarının derinleşmesinin finansal istikrar açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Dış politika ve sürdürülebilir büyüme konusunda atılacak her olumlu adımın fiyat istikrarı açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.

— Yeni dönemde para politikası stratejisine göre;

. Tüm makroekonomik göstergeler dikkate alınarak veri odaklı bir yaklaşım ile hareket edilecek,

. mikro dinamikler ve saha bilgileri yakından takip edilmeye devam edilecek,

. para politikasının etkinliğini arttırmak adına başta finansal sektör, reel sektör ve kamu kesimi olmak üzere süreçlere girdi sağlayacak tüm taraflarla uyum içerisinde çalışılacak.

— Yakın dönem enflasyon gelişmelerine ilişkin olarak;

. enflasyon dinamikleri ve fiyatlama davranışlarında bir iyileşmenin başlaması ve

. azalan maliyet baskıları ve iç talep koşullarındaki zayıflamanın etkileriyle devam eden dezenflasyon sürecine bağlı olarak

. para politikasında hareket için bir manevra alanı oluşmuş durumda.

— Yeni dönem para politikasına ilişkin olarak;

. Başkan Uysal “Para Politikası Kurulu açıklanan bütün verileri analiz ederek, ortak akıl ve istişare çerçevesinde uygun kararı verecektir” diyor ve

. ekliyor “Enflasyondaki olumlu eğilimin devamını sağlamak için para politikasının temkinli bir duruş sergilemeye devam etmesi önem taşıyor, ancak burada sıkılık derecesini nominal değil reel faizler üzerinden tanımlamak daha doğru olur. Enflasyon görünümünü etkileyen bütün faktörleri yakından izleyerek, gerek beklentiler gerekse kendi projeksiyonlarımızı dikkate alan makul bir reel getirinin korunduğu bir çerçeveyi esas alacağımızı ifade edebilirim.”

Reel getiri beklentisi kısmı tam olarak anlaşılamıyor. Örneğin faiz ve enflasyon hangi seviyede olursa olsun birbirine eşit ise reel getiri sıfırdır. Haliyle enflasyon hedefi ve reel getiri hedefinin makul bir şekilde ortaya konmasına ihtiyaç var. Bu sebeple haftaya yapılacak para politikası toplantısı ve Enflasyon Raporu’nda bu detayları merakla bekliyor olacağız. 

— Rezervleri artırma planları kapsamında;

. uygun koşulların oluşması kaydıyla dışsal şoklara karşı bir sigorta niteliğinde olan uluslararası rezervleri artırma yönündeki niyet korunuyor,

. reeskont kredileri aracılığıyla rezerv biriktirme imkanına rağmen enerji ithalatçısı kamu kuruluşlarına yapılan döviz satışları rezervleri azaltıcı etki yapmakta bu sebeple 

. küresel konjonktür ve sermaye akımlarının seyrine bağlı olarak, rezervleri güçlendirmek amacıyla mevcut araçlarda revizyona gidilecek.

. 8 Temmuz tarihinde TBMM’ye gönderilen yeni torba yasa taslağında yer alan Merkez Bankası ile ilgili hususlara bağlı olarak;

. zorunlu karşılıklarla ilgili düzenlemeyle Merkez Bankasının bilanço içi ve bilanço dışı uygun görülen kalemleri de dikkate alacak şekilde zorunlu karşılıklar kapsamında yetki alanı ve para politikası araç seti genişleyecek,

. yüksek frekanslı verilere erişim imkânı veri odaklı para politikası karar süreçlerini destekleyecek,

. ihtiyat akçesiyle ilgili düzenleme aracılığıyla mevzuat altyapısı Türk Ticaret Kanunu ile uyumlaştırılacak. 

— Fitch’den not düşüşünde Merkez Bankası bağımsızlığı vurgusuna yönelik olarak;

. Başkan Uysal şöyle yorumluyor “Bu kavram üzerinde değerlendirme yaparken amaç ve araç bağımsızlığını birbirinden ayırmak gerekir. Merkez Bankası bağımsızlığı ile kastedilen araç bağımsızlığıdır. Bu da merkez bankasının verilen görevleri yerine getirirken kullanacağı araçlar ve yöntemi kendi inisiyatifi ile belirlemesi anlamına gelir. Araç bağımsızlığı konusu Merkez Bankası Kanunu çerçevesine net olarak tanımlanmıştır. Buna göre Merkez Bankasının kendine verilen görevleri yerine getirmek için para politikası araçlarını belirleme ve uygulama yetkisi bulunmaktadır. Bu çerçevede herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.”

Dr. Fulya Gürbüz

Fed iki günlük toplantısına bugün başlıyor

ABD Merkez Bankası Fed, bugün iki günlük para politikası toplantısına başlıyor. Faiz kararı yarın toplantı bitiminde açıklanacak. Faiz kararında sabırlı olacaklarını vurgulayan Fed faiz değiştirmeyecek. Çünkü Fed’in temel aldığı enflasyon üzerindeki baskılar azalırken, istihdam piyasasında ise ücret artışlarında soluklanma var:

. Fed’in faiz politikasında baz aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları endeksi (PCE) Şubat 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %1,7’lik artış kaydetmişken Mart ayında %1,6’lik artış kaydedildi. Bir önceki aya göre ise endeks yatay kaldı. Fed çekirdek PCE değerinde yıllık %2’lik artışı hedefliyor. Temmuz 2017’de %2,04 seviyesine yükselen çekirdek PCE başladığı düşüş eğilimini Ocak 2019 ile birlikte hızlandırdı.

. Fed’in faiz politikasında dikkate aldığı bir diğer gösterge de işsizlik verileri. Mart ayında işsizlik oranı %3,8 seviyesinde kalmaya devam etti. Fed işsizlik oranında %4 ve aşağısını hedefliyor. İşsizlik Oranı Mart 2018’den bu yana %4 seviyesinin altında ortalama %3,84 seviyesinde bulunuyor.

Evet, ABD’de istihdam piyasası son 1 yıldır gücünü koruyor ancak 2017 yılında hızlanmaya başlayan ortalama saatlik kazançlar aşağıdaki grafkte de görüleceği gibi 2019 yılının ilk çeyreğinde yataya yakın seyretmeye başladı. Diğer bir deyişle ücret artışlarının enflasyon üzerindeki baskısında azalma var. Devamlılığı takip edilmeli.

Nisan ayı istihdam verileri 3 Mayıs Cuma günü açıklanacak. Dolayısıyla Fed para politikası değerlendirmesinde Nisan ayı gelişmeleri dikkate alınmamış olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankası sıkı duruşunu koruyacak, faiz indirimleri ise kapıda

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, beklentilere paralel olarak, 25 Nisan tarihli toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %24 düzeyinde sabit tuttu. Merkez Bankası toplantı sonrasında faiz oranlarına ilişkin basın duyurusunda şu noktalara değindi:

“Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.”

1Ç2019’da ihracat ve ithalatta yukarı yönlü bir eğilim var ancak 2018 ortalamasının hayli gerisinde. Bu da iç talepteki daralmayı teyit ediyor. İhracat ise 2018 yılının aynı dönemine göre %3’lük artışa işaret ediyor. Bu sebeple cari açık düşüş eğilimini koruyor.

“İç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmektedir. Bununla birlikte, gıda fiyatları ve ithal girdi maliyetlerindeki artışlar ile enflasyon beklentilerindeki yüksek seyir fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini göstermektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.”

Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını korumaktır. TL’de değer kaybı ve gıda fiyatlarındaki önlenemeyen artış enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği sürece Merkez Bankası sıkı para politikasını koruyacak ki toplantı öncesinde bu vurguyu görmek istemiştik. Şimdi önemli olan “belirgin iyileşme”nin zamanı ve süresi. Yaz ayları Banka’nın elini rahatlatabilir ancak üretim maliyetleri üzerinde baskı oluşturan TL’deki değer kaybının sönmesi için siyasi gerilimlerin (seçimlerin yenilenmesi, S-400, ABD’nin Türkiye’ye yaptırım muafiyetini 1 Mayıs’tan itibaren kaldıracak olması) azalması, Merkez Bankasının rezervlerini güçlendirmesi ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 programında yer alan takvime bağlı kalarak doyurucu reform adımlarını atması gerekiyor.

“Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünü etkileyen unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek, parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir.”

Yeni Ekonomi Programı’nda 2019 ve 2020 sonu enflasyon hedefleri sırasıyla %15,9 ve %9,8 seviyelerinde bulunuyor. Patika enflasyonda düşüşü gösteriyor ki TCMB Beklenti Anketi’nde de piyasa profesyonellerinin tahminleri sırasıyla %16 ve %12 seviyelerinde bulunuyor. Dolayısıyla basın bülteninden anladığımız Merkez Bankası para musluklarını kısarak sıkı para politikasını sürdürecek ve patikaya uyum adına faiz indirmeye başlayacak. TCMB’nin 2019 yılı için toplantı tarihleri: 12 Haziran, 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık.

Evet, Merkez Bankası Haziran ayı ile birlikte faiz indirmeye başlayabilir ancak TL’de dalgalanmaların süreceği ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor.

Bir önceki paragraf değerlendirmemizde yer alan şartların sağlanması elbette en iyi senaryo ancak ABD’de 2020 seçim hazırlıklarına başlanması Başkan Trump’ın sert söylemlerinin ve politikalarının süreceği anlamına geliyor.

Piyasa beklentisi yıl sonuna kadar en fazla 400 baz puan indirim olacağı yönünde.

Dr. Fulya Gürbüz

İç ve dış siyasi risk ekonomiyi aşağı çekiyor

Reel kesim güven endeksi (RKGE) verilerine göre Nisan ayında iç talepte gerileme sürüyor. Perakende ticaret sektörü güven endeksindeki düşüş iç talepteki gerilemeyi teyit etti. Gelecek üç ayda iç talepteki zayıflığın sürmesi bekleniyor. Üretim hacmini ise ihracat siparişleri destekliyor.

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi verileri ise 2019 yılının ilk iki ayında üretimin bir önceki aya göre arttığını göstermişti. RKGE verileri reel sektörde üretimin 2019 yılı Mart ve Nisan aylarında da bir önceki aya göre artışını koruyacağını gösteriyor. Sermaye yatırımlarında Nisan ayında zayıflamaya bağlı olarak istihdam piyasasında zayıf seyrin devam edeceğini söyleyebiliriz. Üretici fiyatlarındaki artış beklentisi de Nisan ayında devam etti, TL’de yaşanan son değer kaybı Mayıs ayında da benzer bir sonucu ortaya koyacak. Ek olarak TL’deki değer kaybına rağmen Türk ihraç mallarının Avrupa Birliği ülkeleri genelinde rekabet gücünün azaldığı değerlendirmeleri dikkat çekici.

TCMB Nisan ayı Beklenti Anketi’nde ise katılımcıların GSYH’deki zayıflama beklentilerine bağlı olarak cari açıkta gerilemenin sürmesi bekleniyor. TL’de devam eden değer kaybı hem enflasyon hem de cari açık üzerinde baskı oluşturacaktır. Gelecek hafta rezervleri konusunda TCMB bir açıklama yapacağını duyurdu. TCMB’nin bugünkü toplantı öncesinde veya toplantının ardından bu konuya açıklık getirmesini tercih ederdik.

Dönelim mevcut konjonktürün TCMB üzerinde olası etkisine…

Her ne kadar mevcut veriler yılın ilk çeyreğinde kısmi iyileşme gösterse de İran’dan petrol almamızdan dolayı ABD’nin 1 Mayıs’ta Türkiye’ye yönelik yaptırım muafiyetini kaldıracak olması, S-400 sorunu, TCMB rezervlerine ilişkin endişeler ve İstanbul seçimlerine ilişkin belirsizlikler sebebiyle TL’de devam eden değer kaybına istinaden TCMB’nin bugünkü toplantısında faiz değişikliğine gitmemesini ve sıkı para politikası vurgusunu tekrarlamasını bekliyoruz.

TCMB’nin 2019’un geri kalanındaki toplantı tarihleri: 12 Haziran, 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık. ABD merkez bankası Fed’in faiz artırmayacak olması, yaz ayları ile birlikte turizm gelirlerindeki artış ve enflasyonda nefes alma fırsatı yakalamamız halinde TCMB’nin 25 Temmuz toplantısında faizde indirim yapma ihtimali var.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed güvercine döndü

Fed 20-21 Mart tarihli para politikası toplantısında faiz değişikliğine gitmedi ve politika faiz aralığını %2,25-2,50 aralığında bıraktı.

Toplantı sonrası yayınlanan basın duyurusuna göre;

. İstihdam piyasası güçlü ancak ekonomik büyümede yavaşlama var.

. İlk çeyrek göstergeleri hanehalkı harcamaları ve şirketlerin sabit yatırımlarında yavaşlamaya işaret ediyor.

. Düşük enerji fiyatlarına bağlı olarak enflasyon yıllık bazda geriledi. Çekirdek enflasyon %2 seviyesine yakın.

. Küresel ekonomi ve finansal gelişmeler ile azalan enflasyon baskıları ışığında, Komite faiz politikası konusunda sabırlı kalacak.

. Mayıs 2019’dan geçerli olmak üzere Fed bünyesindeki Hazine tahvil stoğu azaltımını aylık 30 milyar dolardan 15 milyar dolara düşürerek Eylül 2019’da bilanço azaltımını tamamlamayı planlıyor.

Fed söz konusu verilere dayanarak;

. 2019 ve 2020 yılları için GSYH tahminlerini sırasıyla %2,3’ten %2,1’e ve %2’den %1,9 düşürdü, 2021 yılı için büyüme beklentisini %1,8 olarak bıraktı.

. Kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonu 2019, 2020 ve 2021 yılları için beklentilerini 0,1 yüzde puan düşürerek sırasıyla %1,8, %2 ve %2 seviyelerine çekti. Çekirdek PCE hedefini %2 olarak korudu.

. İşsizlik oranı beklentilerini 2019, 2020 ve 2021 yılları için sırasıyla 0,2 yüzde puan, 0,2 yüzde puan ve 0,1 yüzde puan artırarak %3,7, %3,8 ve %3,9 seviyelerine yükseltti.

. Aralık ayı toplantısında Fed 2019 yılı için iki faiz artırım öngörmüştü. Mart toplantısında faiz değişikliği öngörülmezken 2020 yılında bir faiz artırımı tahmin ediliyor.

Avrupa ve Çin ekonomileri yavaşlarken Fed’in küresel ekonomik gelişmelere yönelik temkinli tutumu ve enflasyonda yumuşama eğilimine paralel olarak “sabırlı” politikasını sürdürmesi yatırımcıların rotasını gelişen ekonomilerden gelişmekte olan ekonomilere yönlendirecektir. Türkiye bu akımdan olumlu etkilenecektir. Nitekim 5,50 seviyesine yaklaşan Dolar-TL kuru Fed kararı sonrasında 5,42 seviyelerine çekildi ancak bütçede faiz dışı harcamalarda artış ve yüksek özel sektör borcu TL ve faizi baskı altında tutuyor. ABD ve AB ile ikili ilişkilerin olumlu seyretmesi, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında yapısal reformlarda hızlanma Türkiye’nin yeni fon dalgasından önemli oranda pay almasında etkili olacaktır. Aksi halde kısa vadeli fon akışları TL ve faizleri sert dalgalanmalara maruz bırakabilir.

Dr. Fulya Gürbüz

Fed faiz kararını açıklayacak

Toplantıdan faiz değişikliği gelmeyecek. Takip edeceğimiz Fed Başkanı Powell’in toplantı sonrası yapacağı basın toplantısı.

Başkan Powell en son 11 Mart tarihinde yaptığı bir konuşmada ekonominin genel olarak gücünü koruduğu ifadesine yer verdi. 2008 finansal krizin ardından düşük ve orta gelir grubu hanehalkının diğerlerine göre çabuk ve tam olarak iyileşmediğini ifade etti.

Para politikasıyla ilgili ipucu aradığımda konuşmanın detayında bir ayrıntı yakalayamasam da ABD ekonomisi “güçlü” ifadesinin tekrarlanması faizde indirim olmayacağının kanıtı. Ancak yavaşlama sinyalleri var. 2018 yılı 4. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre GSYH yıllık %2,6 büyüme ile beklentilerden yukarı açıklandı, 3. çeyrek büyümesi %3,4 idi. Ekonomik aktivitede yavaşlama var ve 2019 yılının ilk iki ayında da bu yavaşlamanın sinyalleri geliyor: Tüketici enflasyonu gıda ve benzin fiyatlarına bağlı olarak %1,5’e geriledi. Öte yandan Şubat ayında işsizlik oranı %3,8 dip seviyesine geriledi. Yani istihdam piyasası güçlü, ama enflasyon ve üretim dinamiklerinde zayıflama var.

Bugünkü basın toplantısında faiz 2019 yılı faiz kararı öngörüsü, varlık alımlarının durum, küresel ekonomi ve 2020 yılı ekonomisine yönelik beklentiler konusunda ipuçları arayacağız.

Fed bugünkü toplantısında politika faiz aralığını %2,25-2,5 seviyesinde tutacak ancak bundan sonrasında tartışacağımız konu ABD ekonomisinin ne hızla yavaşlayacağı olacak. IMF’nin 2019 ve 2020 ABD için büyüme tahmini sırasıyla %2,5 ve %1,8 iken OECD’nin tahmini sırasıyla %2,6 ve %2,2. CNBC’nin Mart tarihli Fed Anketi‘ne göre ise piyasa profesyonelleri ABD ekonomisinin 2019 ve 2020 yıllarında sırasıyla %2,3 ve %2 büyüyeceğini, 43 katılımcının %60’ı 2019 yılında 1 faiz artırımı beklerken %33’ü 1 faiz indirimi bekliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlığı: Fed faiz kararı

ABD Merkez Bankası (FED) 19-20 Mart tarihlerinde Mart ayı para politikası toplantısını gerçekleştirecek. Faiz kararını çarşamba günü açıklayacak olan Fed’den faiz değişikliği beklemiyoruz.

3Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre yıllık bazda %3,4 büyüyen ABD ekonomisi 4Ç2018’de beklentilerden yukarıda %2,6 büyüme kaydetti. Böylece 2017’de %2,5 büyümenin ardından ABD ekonomisi 2018 genelinde ortalama %3,1 büyüme kaydetmiş oldu.

Ocak ve Şubat aylarına ilişkin verilere baktığımızda,

. İşsizlik oranı Şubat ayında %3,8 seviyesine geriledi (Fed’in para politikasında işsizlik oranı hedefi %4).

. Ortalama saatlik kazançlar Şubat ayında yıllık %3,4 seviyesine yükseldi.

. Fed’in baz aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat edeksi (PCE) ise Aralık 2018’de Kasım ayına göre değişiklik göstermeyerek %1,9 yükseldi (Fed’in para politikasında çekirdek PCE hedefi %2).

. Tüketici enflasyonu Şubat benzin ve tekstilde gerilemeye paralel olarak ayında yıllık %1,5 seviyesine geriledi.

. İmalat sektöründe Şubat ayında zayıflama görülse de büyümeyi sürdürdü, hizmet sektörü Ocak ayına göre güçlü bir sıçrama yaptı.

. Ocak ayında devlet harcamaları arttı.

. Perakende satışlar Ocak ayında yükseldi.

Öncü göstergeler ABD ekonomisinin 2019 yılına güçlü girdiğini gösterdi. ABD-Çin ticaret anlaşmasının netlik kazanmaması ve Fed’in küresel zayıflığı başlıca risk olarak değerlendirmesini dikkate aldığımızda bu toplantıda beklemede kalacağını düşünüyoruz.

Fed, bir sonraki faiz kararını 1 Mayıs’ta açıklayacak.

Dr. Fulya Gürbüz