Etiket: parite

Paritede yeni dalgaya az zaman var

ABD’nin 200 milyar dolar değerinde Çin ithal mallarına %10 ek vergi uygulayacağı haberiyle artan ticaret savaşı endişeleri ile ABD doları değer kazanmaya devam ediyor. Oxford Economics ABD’nin önce başlattığı 50 milyar büyüklüğündeki Çin mallarına %25 vergi uygulamasından sonra gelecek olan bu yeni dilimin 2019-20120’de Çin’in GSYH’sini %0,3, ABD’nin GSYH’sini %0,2 puan aşağı çekeceğini hesaplamış. Ancak olası etki küçük gibi dursa da sadece Çin değil diğer Asya ülkelerinin de ekonomisinin olumsuz etkileneceği ve Avrupa açısından yeni vergi uygulamalarıyla her an karşı karşıya kalınabileceği riskleri var. İlgisi var mı yok mu bilinmez ama Trump’ın Merkel’i koltuğundan etmek istediği ve Avrupa’da mülteci sorununun bütçeye nasıl yansıyacağına ilişkin belirsizlikler var.

Siyasi ve ticari belirsizliklere rağmen ABD’nin kazançlı çıkacağı bir formülde diğer para birimleri olumsuz etkileniyor. ABD’nin en çok ticaret yaptığı ülkelerin para birimlerinden oluşan ABD dolar endeksi 94,98 değeri ile Ekim 2017 seviyelerine kadar yükseldi.

Geçen hafta politika faizini 25 baz puan artıran ve 2018 yılı için toplam faiz artırım olasılığını 3’ten 4’e çıkaran, 2019 yılında 3 faiz artırımı öngören Fed sonrasında yüksek faiz imkanı sunan ABD tahvillerine talep sürüyor. Mayıs ortasında %3,10 seviyesinin üzerine yükselen ABD 1-yıl vadeli tahvilin faizi %2,88-2,90 aralığına gerilemiş durumda.

ABD doları ve ABD tahvillerine yönelik ilgiye karşılık Avrupa’da önce Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) 2018 yılı sonunda tahvil alım programını sonlandırabileceği fakat bunun yanında ekonomik büyüme potansiyelinde zayıflık sebebiyle AMB’nin faiz artırımlarında yavaş kalacağı ihtimali Euro’nun ABD doları karşısında 1,15 seviyelerine doğru tekrar hareket etmesine sebep oluyor.

Seçim belirsizliği ve ekonomik sorunlarla boğuşan Türk lirası ise ABD dolarına karşı bugün %0,13 kayıpla 4,74’ün hemen altında işlem görüyor.

Dolara bir destek de eurodan

Avrupa Merkez Bankası (AMB) bugünkü para politikası toplantısında %0 olan politika faizinde beklendiği gibi değişiklik yapmazken aylık 30 milyar euro olan tahvil alım programının Ekim 2018’den itibaren yıl sonuna kadar aylık 15 milyar euro olarak devam ettirilebileceği ve yeni yılla birlikte programın sonlandırılabileceği kaydedildi.

Banka, faiz artırımı için ise 2019 yılı yaz ayları öncesinde bir değişiklik öngörmüyor.

Karar öncesi 1,1852 seviyelerine kadar yükselen Euro-Dolar paritesi güvercin açıklamalar sonrasında 1,17 seviyesinin altına indi.

Paritenin dolar lehine gerilemesinin sebebi olarak AMB’nin Haziran 2019’dan önce faiz artırmayacağı ihtimali ifade ediliyor.

Karar sonrasında AMB Başkanı Draghi yaptığı basın toplantısında şu detaylara yer verdi:

. %2’lik enflasyon hedefine doğru eğilim sürüyor.

. Ekonomik veriler zayıflıyor ancak geniş tabana yayılmış büyüme dinamikleri hala güçlü.

. Artan korumacılık tehdit olmayı sürdürüyor.

. Faizlerin ne zaman artırılabileceği toplantıda tartışılmadı.

YORUM: Evet AMB’den Eylül ayında faiz artışı beklentisi yoktu, varlık alımının sadece ne zaman sonlandırılacağı tahmin edilmeye çalışılıyordu ve öyle de oldu. Başkan Draghi sıkılaştırmaya dair ekstra bir şey söylemedi. Gelişen piyasalar için finansman maliyeti sıkıntısının şimdilik ötelendiğini düşünüyoruz. Paritedeki düşüşe bağlı olarak Amerikan dolarının değer kazandığını görüyoruz ki bu da Eylül’de 1,05 beklentimizi güçlendiren bir diğer gelişme.

ABD’nin korumacılık rüzgarı Avrupa’yı sallıyor

Almanya’da Mayıs ayında -8,2 olarak ölçülen ZEW ekonomik algı endeksi Haziran ayında -16,1 seviyesine gerileyerek Eylül 2012’den bu yana kaydedilen en düşük değeri gördü. Son üç aydır negatif bölgede olan Almanya’da ekonomik algı bozulmaya devam ediyor.

Euro Bölgesi genelinde ise ZEW endeksi Haziran ayında aylık 15 puan kayıpla son 1 yılda ilk kez negatif bölgeye geçerek -12,6 seviyesine geriledi.

ABD Başkanı Trump’ın “Önce Amerika” sloganıyla devreye aldığı korumacılık politikasının yarattığı belirsizlik, daralma sinyali veren küresel ekonomi ve İtalya’da yükselen politik riskin etkisiyle Euro Bölgesi’nde  yatırım ortamı zayıflıyor.

Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Euro Bölgesi’nden gelen yavaşlama sinyallerinin Türkiye’ye yansımasını birince çeyrek GSYH verilerinde gördük; ihracattan büyümeye katkı olmadı. Euro Bölgesi’nde yatırım ortamı iyileşene kadar Türkiye’nin ihracat performansının iyileşme şansı yok. Büyüme sürdürülebilir değil, kurdaki yükseliş cari açığı kapatmıyor. Kurdaki yükselişin de cari açığın da ilacı ekonominin yavaşlaması.

Euro-Dolar paritesi Avrupa’daki yavaşlama dolayısıyla dolar lehine gelişecek.

ABD dolarındaki değerlenme sürecek

Euro Bölgesi’nde ekonomik aktivite zayıflamaya devam ediyor. İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan PMI endeksi Şubat ayında başladığı düşüşünü Mayıs ayında da sürdürdü, Alman ekonomisindeki zayıflık dikkat çekici. Euro-Dolar paritesi 1,17’nin hemen üzerinde beklemede.

Brexit kaynaklı olarak İngiltere ekonomisinde yaşanan zayıflama ve henüz başbakan seçilmemiş olan İtalya’da tahvil faizlerinde yükselişin devam etmesi Euro-Dolar paritesinde aşağı seyri ateşliyor.

Bununla beraber 5 seviyesine yaklaşan Dolar-TL’deki seyir tüm gelişen piyasalara bir satış baskısı yaratabilir.

Avrupa bankaları nezdindeki Türkiye ve diğer gelişen piyasaların yükümlülükleri düşünüldüğünde bulaşıcılık etkisi ile bir gelişen piyasa ve euro krizi tetiklenebilir.

Diğer taraftan Fed’in faiz artışı sürecine paralel olarak ABD dolarındaki değerlenme ons başına altın fiyatını 1300 dolar seviyesinin altında seyretmesine sebep oluyor.

Genel itibariyle vurucu nokta ABD dolarının tüm para birimlerine karşı değer kazanması ki bu süreç güçlenerek devam edecek.

 

Türk lirasına nefes alma fırsatı

Erken seçim, S&P’den not indirimi ve Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesi Dolar-TL’yi 4,38 sınırına taşıdı.

Dünkü EKK toplantısından sonrasında ekonomi bürokratlarının tekrar bir araya geleceği haberi ile Dolar-TL 4,23’ün altına geriledi.

Gözler Merkez Bankası’nda: 200-300 baz puanlık faiz artırımı ve para politikasında sadeleştirme bekleniyor.

ABD’den gelen ılımlı enflasyon verileri Fed’in faiz artırımlarını hızlandırmayacağına işaret etmesiyle ABD dolarına satış geldi. Bu da TL’deki değer kazancının bir diğer sebebi.

TCMB’nin faiz artırmadan TL üzerindeki baskıyı hafifletecek çözüm Euro-Dolar’da yükseliş ki mevcut şartlarda olası değil.

Sebebini Oxford Economics’in bir senaryo analiziyle açıklayalım:

Son gelişmelere paralel olarak Oxford Economics 4Ç2018 ve 2019 yılı geneli için Brent petrol ortalama fiyat beklentisini 2’şer dolar artırarak sırasıyla $72 ve $70 seviyesine yükseltti. Mevcut durumda Euro Bölgesi için büyüme ve enflasyon tahminleri şöyle:

GSYH (2018-2019-2020): %2,2 – %1,9 – %1,4

TÜFE (2018-2019-2020): %1,5 – %1,8 – %1,9

Brent petrolün $85 olduğu senaryoda ise büyümede yavaşlama ve enflasyonda artış var:

GSYH (2018-2019-2020): %2,2 – %1,8 – %1,2

TÜFE (2018-2019-2020): %1,7 – %2,4 – %2,2

ABD’de büyümeye yönelik ılımlı veriler kısa vadede Euro için destekleyici olsa da uzun vadede Brexit ve ticaret savaşına yönelik belirsizlikler risk oluşturuyor.

Dolayısıyla TL’deki seyri ABD kaynaklı gelişmeler belirlemeye devam edeceğinden Fed riskine karşı TCMB kalıcı çözümler ortaya koymalı.