Etiket: pmi

İç talebi harcanabilir gelirdeki artış tetikleyebilir

ABD Merkez Bankası Fed’in 2008 krizinden bu yana ilk kez 31 Temmuz’da gerçekleştirdiği 25 baz puanlık indirimin gerekçesinde yer aldığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yine aynı gün yayınladığı 3. çeyrek Enflasyon Raporu’nda mevcut riskler kapsamında sıralandığı üzere küresel ekonomilerdeki yavaşlama, korumacılık çatısı altında devam eden ticaret savaşı ve jeopolitik gelişmeler uluslararası ticareti olumsuz etkilediği gibi yerel imalat sektörlerinin de güç kaybetmesinde etkili oluyor.

Her ne kadar basın toplantısında Fed Başkanı Powell söz konusu faiz indiriminin uzun süreli bir indirim sürecine girildiği anlamı taşımadığını söylese de son PMI verileri imalat sektöründe ülkede istihdamın zayıfladığını ortaya koydu. Enflasyonist baskıların küresel bazda azalması ve istihdamdaki zayıflığın devam etmesi halinde Fed’den faiz indirimi beklentileri de canlı kalacaktır. ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı ABD yönetiminin 1 Eylül’den itibaren geçerli olmak üzere 300 milyar dolarlık Çin ithal ürünlerine %10 vergi uygulayacak olması iki ülke arasındaki müzakerelerde sürecin zorlu geçtiğinin işareti. Olumlu adımlar gelmediği sürece ticaret savaşı faktörü küresel ekonomiler üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.

Hal böyle iken üstün ihracat performansımıza rağmen Türkiye imalat sektörünün yaşadığı kan kaybının aksine turizm sektöründe yaşanan olumlu hava bir miktar nefes alışımızı rahatlatıyor. İşsizlik oranı yükselmeye devam ederken TCMB’nin 425 baz puanlık faiz indiriminin kredi faizlerine düşüş yönünde yansımaya başlaması iç talebi kısa vadede canlandırmaya yetecek mi kuşkuluyuz. Enflasyon Raporu’nda da vurgulandığı üzere merkezi yönetim bütçe hedeflerinden uzaklaşmaya devam edilmesi halinde faizler dolayısıyla da enflasyon hedefi üzerinde risk oluşturacaktır ki bu ek vergi artışlarını beraberinde getirecektir ki hane halkının harcanabilir geliri üzerinde yük oluşturmaya devam edecek bir gelişme. İşsizlik rakamının yükselmeye devam ettiği mevcut ortamda gerileyen kredi faizlerinin iç talebi canlandırmaya yetmeyeceği aşikar. Sürdürülebilir istihdamı yaratacak iş ortamının sağlanması dolayısıyla harcanabilir gelirde artış güven algısındaki artışla birlikte iç talebi artıracaktır.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: Fed faiz kararı

30 Temmuz 2019, Salı

Japonya Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. Politika faizinde değişiklik beklenmiyor.

31 Temmuz 2019, Çarşamba

ABD Merkez Bankası Fed faiz kararını açıklayacak. %2,25-2,50 olan politika faiz aralığının 0,25 yüzde puan düşürülmesi bekleniyor.

TCMB Enflasyon Raporu’nu yayınlayacak. 25 Temmuz PPK toplantısında TCMB enflasyondaki düşüş eğilimine vurgu yapmıştı. Toplantı sonrası yayınlanan basın duyurusunda enflasyondaki düşüş eğilimi ve finansal koşullardaki kısmi iyileşmeyle birlikte ekonomideki kademeli toparlanmanın devam edeceği öngörülmüştü.

TÜİK Haziran ayı dış ticaret verilerini açıklayacak. Mayıs ayında ihracat yıllık bazda %12,1 artmış, ithalat %19,3 azalmıştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat bir önceki aya göre %8,1 artmış, ithalat %4,1 azalmıştı. Ticaret Bakanlığının yayınladığı Haziran ayı dış ticaret verileri ise Ramazan Bayramı etkisinden dolayı ihracat verilerinde düşüş ortaya koymuştu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler ise eğilimi daha kolay anlamamızı sağlayacak.

1 Ağustos 2019, Perşembe

İngiltere Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak. %0,75 olan politika faizinde değişiklik beklenmiyor.

Küresel ve Türkiye imalat sektörü PMI verileri açıklanacak.

2 Ağustos 2019, Cuma

TİM Temmuz ayı ihracat verilerini açıklayacak.

ABD işgücü istatistikleri yayınlanacak. Haziran ayında işsizlik oranı %3,7 seviyesine yükselmişti. ABD merkez bankası Fed, para politikasını belirlemede işsizlik oranını %4’ün altında tutmayı hedefliyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye değerlendirmesini açıklayacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Temmuz ayı PMI verileri AMB’den gevşek para politikası söylemlerini kuvvetlendirdi

Avrupa Merkez Bankası (AMB) bugün TSİ 14:45’te faiz kararını açıklayacak. Başkan Draghi TSİ 15:30’da basın toplantısını gerçekleştirecek. Beklenti, büyümeye yönelik risklerin ortaya konup para politikasında gevşemeyle ilgili bir yol haritası açıklanması yönünde.

AMB yürüttüğü miktarsal genişleme politikası ile 2017 yılının son yarısında Bölge ekonomisi %2,8’lik büyüme kaydederek 2010-2012 yılı performansını yakalamıştı. Ancak Bölge’de otomotiv sektörünün emisyon standartlarına yönelik düzenlemelerin etkisiyle daralması, ABD’nin yürüttüğü ticaret savaşına bağlı olarak küresel ekonomide yaşanan talep darlığı ve Brexit sorunu ekonomik büyümenin 2018 yılı son çeyreğinde ve 2019 yılı ilk çeyreğinde %1,2 seviyesine gerilemesine sebep oldu.

Küresel enflasyon eğilimindeki yumuşamaya paralel olarak Bölge’de enflasyon Haziran ayında yıllık %1,3 seviyesi ile AMB’nin %2 hedefinin gerisinde bulunuyor.

Büyüme ve enflasyon dinamikleri için öngösterge niteliğindeki imalat sektörü PMI (satın alma müdürleri endeksi) verileri ise ticaret savaşının başladığı 2018 yılından itibaren aralıksız düşüşünü sürdürüyor. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değer sektörde daralmaya, yukarısındaki değerler ise sektörde büyümeye işaret ediyor.

Euro Bölgesi’nde imalat sektörü PMI ilk tahmin sonuçları Temmuz ayında 46,4 puan ile son 6,5 yılın en düşük seviyesine işaret etti ki bu gelişmede Almanya’da imalat sektöründeki daralmanın etkisi var.

İmalat sektöründe üretim alt PMI endeksi de son 6 yılın en düşük seviyesi olan 47 seviyesine geriledi. Özellikle yeni ihracat siparişlerindeki daralma küresel talep darlığını teyit ederken iç talep gücünü korumaya devam ediyor.

Euro Bölgesi’nde GSYH büyümesinin lokomotifi olan hizmet sektörü ise Temmuz ayında 53,3 puan ile hafif güç kaybı yaşadı.

2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,4 büyüme kaydeden Euro Bölgesi’nin ikinci çeyrekte %0,2 büyümesi bekleniyor.

AMB’nin değerlendirmeye aldığı bir diğer faktör de istihdam piyasasındaki gelişmeler. PMI verilerine göre istihdam piyasası zayıflıyor. Bölge’de mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı Mayıs ayında %7,5 seviyesine gerilemişti.

Dr. Fulya Gürbüz

Faiz indirimi talep artışı için yeterli olmayabilir

Türkiye ekonomisine yönelik ikinci çeyrek verileri henüz tamamlanmasa da öncü göstergeler tüketimdeki daralmanın ikinci çeyrekte de sürdüğünü, üretim tarafında ise ilk çeyreğin aksine ikinci çeyrekte kayıp yaşandığını, reel sektörün ise yatırım yapmadığını gösteriyor.

Yurt dışındaki ekonomik aktiviteyi gözlemlediğimiz PMI verileri ise yılın ilk yarısında küresel bazda canlanma işareti ortaya koymazken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyat artışlarında yumuşama eğilimi var. Öte yandan ihracat hacminde Türkiye’nin aylık bazda kaydettiği performans dikkat çekici ancak bunda TL’de yaşanan yıllık yüzde 40’lık kaybın dolayısıyla da artan borçlanma maliyetlerinin payı büyük.

Mart 2019 işgücü verileri ise istihdamın kayıt dışına kaydığını, son 1 yılda istihdam edilenlerinin sayısının %2,5 azalışla 28 milyon 146 bin kişiye gerilediğini, işsiz sayısının ise %41 artışla 4 milyon 487 bin kişiye yükseldiğini gösterdi.

Küresel talepte daralmaya paralel olarak yurt içinde artan maliyetler sebebiyle hanehalkının satın alma gücünün azalması üretim kaybına, dolayısıyla da işsizliğin artmasına sebep olurken, şirketler yatırım yapmayı erteliyor. Merkez Bankasının 25 Temmuz toplantısında cuma günü görevinden alınan Murat Çetinkaya yerine atanan yeni Başkan Murat Uysal önderliğinde faiz indirimine tanık olacağız. Merkez Bankasının bağımsızlığının tekrar sorgulanmasına sebep olan son hamle, S-400 belirsizliği ve Doğu Akdeniz gerilimini dikkate aldığımızda mevcut ortamın, faizde indirim olsa bile talep artışını tetikleyecek bir zemin oluşturmadığını düşünüyoruz.

Detaylandırırsak:

İç talep daralmaya devam ediyor, miktar bazında ihracat ve ithalat küçülüyor…

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre tüketim endeksleri (E.T.T.E. ve perakende satış) Nisan ayında ilk çeyreğe göre daralırken otomobil satışlarında daralma Mayıs ayında da sürdü. İhracat ve ithalat miktar endeksleri ise Nisan ayında ilk çeyreğe göre daraldı.

İkinci çeyrekte kredi ve tüketim vergileri kapsamında reel bazda gerileme devam ederken otomobil ve konut satışlarındaki gerileme bu eğilimi teyit ediyor.

Üretim tarafında ilk çeyreğe göre performans kaybı var

Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği ile Temmuz 2017’de zirve yapan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS sanayi ve hizmet endeksleri 2018 yılı başında KGF’nin sonlanması, ABD’den gelen ticaret savaşı rüzgarları ile iç ve dış siyasette yaşanan olumsuzlukları ve TL’de yaşanan değer kaybının bir sonucu olarak Haziran 2018’den Haziran 2019 sonuna kadar daralma bölgesinde yer alıyor. SAMEKS bileşik endeksi ilk çeyrekte ortalama 45,1 değerini alırken 2. çeyrek performansı 43,8 oldu. Endeksin 50 değeri altında yer alması sektörde daralmayı gösteriyor. Sanayi endeksi performansı ilk çeyreğe göre değişiklik göstermedi.

Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminde ise ilk çeyrekte aylık bazda kaydedilen büyüme eğiliminin ardından Nisan ayında önceki aya göre daralma kaydedildi. Nisan ayında hammadde ithalat hacmi ise Ocak 2019’dan bu yana aylık bazda artış eğilimini sürdürdü. Öncü göstergeler Mayıs ayında performans kaybına işaret ederken Haziran ayına ilişkin iyimser bir tablo var.

Yatırım harcamaları ilk çeyreğe göre azaldı…

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi verilerine göre yatırım harcamaları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre azaldı. Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış sermaye malı ithalat hacmi ve makine ve teçhizat imalatı ilk çeyrek ortalamasına göre daralma kaydetti.

Dr. Fulya Gürbüz

Euro Bölgesi’nde imalat ve tüketici güven endekslerindeki bozulma Haziran ayında da sürdü

Euro Bölgesi’nde Ekonomik Duyarlılık Endeksi (Economic Sentiment Indicator) 2019 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre 1,9 puan azalışla 103,3 ile Ağustos 2016 seviyesine geriledi. Ticaret savaşı, Brexit ve otomotiv sektörünün düzenlemeleri yerine getirmeye yönelik çalışmaları sebebiyle 2018 yılı başından itibaren endeks düşüş eğilimini koruyor. İmalat sektörü (-2,7), hizmet (-1,1) ve tüketici (-0,7) alt güven endeksleri Haziran ayında gerilerken perakende ticaret (+1,0) ve inşaat (+3,6) tarafında iyileşme var. Güven kaybı sırasıyla en fazla Almanya (-2,9), İtalya (-1,5), Fransa (-1,5), Hollanda (-1) ve İspanya’da (-0,6) yaşandı.

Euro Bölgesi’nde İş Durum Endeksi ise (Business Climate Indicator) Haziran ayında önceki aya göre 0,13 puan azalışla 0,17 değerine düşerek Ekim 2014 seviyelerine geriledi. Gerilemede işletmelerin üretim beklentileri, ihracat siparişleri ve stok seviyelerindeki kötüleşme etkili oldu. Geçmiş üretim seviyesinde ise iyileşme var.

Bölge’de Tüketici Güven Endeksi ise Haziran ayında bir önceki aya göre 0,7 puan düşüşle -7,2 seviyesine geriledi.

Haziran ayı imalat sektörü PMI ilk tahminlerine göre Euro Bölgesi’nde üretim önceki aya göre değişiklik göstermeyip daralma bölgesinde kalmayı sürdürürken hizmet sektörü büyüme bölgesinde gücünü korumaya devam ediyor. Her iki sektörde ihracat siparişleri güç kaybı yaşarken istihdamda görece iyileşme var. Fiyat tarafında ise maliyet enflasyonu Eylül 2016 seviyelerine gerilerken çıktı fiyat artışı son üç yılın en düşük artışını kaydetti.

Mayıs ayında tüketici enflasyonu yıllık %1,2 seviyesine gerilemişti ki bu seviye Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) %2 olan hedefinin hayli gerisinde. Üretici fiyat enflasyonu ise Nisan ayında yıllık %2,6 seviyesine geriledi. GSYH büyümesi ise 2019 yılı I. çeyreğinde kaydettiği %1,2 büyüme ile 2013 yılı sonu seviyelerine gerilemiş durumda. Parasal genişlemeye rağmen Bölge’de büyüme ve enflasyon dinamiklerinin zayıflamaya devam etmesine bağlı olarak AMB Başkanı Draghi hazine tahvillerinin alımına devam etmek suretiyle parasal genişleme sinyali verdi.

Euro Bölgesi’nde ihracat performansının Haziran ayında düşmeye devam etmesi küresel talepte daralmanın devam ettiğine işaret ediyor. Yarın Osaka’da başlayacak iki günlük G20 zirvesinde cumartesi günü ABD ve Çin liderlerinin bir araya gelecek olması küresel ekonomi açısından belki bir umut kaynağı olabilir.

Dr. Fulya Gürbüz

Enflasyon yıllık bazda gerilese de aylık bazda baskı devam ediyor

Tüketici fiyat endeksi Mayıs 2019’da aylık %0,95, yıllık %18,71 artış kaydetti; çekirdek enflasyonda (B endeksi: İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) aylık %1,57, yıllık %16,90 artış kaydedildi. Çekirdek TÜFE Nisan ayında aylık %1,45, yıllık %16,78 artış kaydetmişti. Çekirdek TÜFE’de son üç ayda aylık bazda artışlar sürüyor.

Arındırılmamış verilere göre aylık bazda baktığımızda gıda ve alkolsüz içeceklerin enflasyona etkisi Kasım 2018’den bu yana ilk kez negatif oldu. TL’deki değer kaybı ve artan benzin ve motorin fiyatlarına bağlı olarak ise ulaştırma fiyatlarının aylık bazda enflasyona etkisi Ocak 2019’dan bu yana artarak devam ediyor.

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre ise gıda ve alkolsüz içeceklerdeki aylık artış %0,77’ye gerilerken (Nisan: %1,99), B çekirdek TÜFE endeksi %0,81’e hızlandı (Nisan: %0,62).

Yurt içi üretici fiyat endeksi ise Mayıs 2019’da aylık %2,67, yıllık %28,71 artış kaydetti. Detaylara baktığımızda ara malı imalatı, sermaye malı imalatı ve dayanıksız tüketim malı imalatı fiyatları Ocak 2019’dan bu yana aylık bazda artışını sürdürürken, enerji üretim fiyatları Mart 2019’dan bu yana artış eğilimini koruyor. Mart ve Nisan 2019’da aylık bazda artan dayanıklı tüketim malı imalat fiyatları ise Mayıs ayında düştü. Mayıs ayı imalat sektörü PMI verileri de sektörde girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında artışı ortaya koydu.

Dr. Fulya Gürbüz

Çin’de kamu sanayi şirketlerinde üretim mayısta yavaşladı, siparişler daralıyor

Çin’de resmi imalat sektörü resmi NBS satın alma müdürleri endeksi (PMI) Mayıs 2019’da aylık 0,7 puan düşüşle 49,4 seviyesine gerileyerek Şubat 2019 sonrasında ilk kez daralmış oldu. Söz konusu düşüşte ABD ile artan ticaret gerginliğinin etkisi olduğu belirtildi. Endeksin 50 değerinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor.

Mayıs ayında imalat sektöründe yeni siparişler alt endeksi 49,8’e, ihracat satışları alt endeksi 46,5’e ve istihdam alt endeksi 47 seviyesine geriledi. Üretim alt endeksi 51,7 ve satın alımlar alt endeksi 50,5 seviyelerine gerileyerek yavaşlama gösterdi.

Girdi maliyetleri alt endeksi ise 1,3 puan artışla 53,1 seviyesine yükselirken çıktı fiyatları alt endeksi 3 puan düşüşle 49 seviyesine geriledi.
İş güveni alt endeksi de 2 puan düşüşle 54,5 seviyesine geriledi.

NBS imalat sektörü PMI endeksi Çin’de faaliyet gösteren büyük ölçekli kamu şirketlerini kapsıyor.

3 Haziran’da 430 adet özel sektör sanayi şirketini kapsayan Caixin PMI verisi açıklanacak. Endeks Nisan ayında 50,2 seviyesine gerilemişti.

İstihdam yatay kalırken işsiz sayısı artıyor

İşsizlik oranı Şubat 2019 döneminde %14,7 ile değişiklik göstermezken mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı %13,6 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,4 puanlık artış ile %16,9 olarak tahmin edildi.

Ocak döneminde işsizlik oranı %14,7 ile rekor kırmış, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %13,3 seviyesine yükselmişti.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği gibi, Şubat 2019 döneminde aylık bazdaki gelişmelere baktığımızda işsiz sayısı Mart 2018’den Şubat 2019’a kadar sürekli artarken, istihdam edilenlerin sayısı Eylül 2018’den Ocak 2019’a kadar düşüş gösteriyor. Şubat ayında istihdam edilenlerin sayısında binde 2’lik hafif bir artış var.

Sektör bazında bakıldığında ise istihdama katkı hizmet sektöründen gelirken sanayi sektörünün katkısı Aralık 2018’den itibaren eksiye dönmüş durumda. Şubat 2018’den bu yana tarım sektörünün, Nisan 2018’den bu yana da inşaat sektörünün istihdama katkısı negatif olarak devam ediyor.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği üzere, Mart ve Nisan aylarında imalat sektörü PMI verileri alt endeksinde istihdam kaybındaki düşüşte yavaşlama olduğu gözlense de endeks hala daralma bölgesinde yer alıyor. İmalat sektöründe yeni ürün geliştirme çalışmalarına bağlı olarak istihdamı artıran şirketlerin olması umut verici bir gelişme.

Mart ayında perakende satışlarda aylık bazdaki artış hizmet sektörünün Mart 2019’da istihdam piyasasını desteklemeye devam edeceğine işaret ediyor. PMI verileri ise istihdamda daralma seyrinin devamlılığını gösteriyor. Dolayısıyla Mart 2019 işsizlik verilerinde iyileşme beklemiyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi ilk çeyrekte aylık bazda büyüme kaydetti, riskler süreci belirleyecek

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Mart 2019’da bir önceki aya göre %2,13 artış kaydetti (Şubat: %1,4, Ocak: %0,98).

Takvim etkisinden arındırıldığında ise sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %2,17 daraldı (Şubat: %4,99 azalma, Ocak: %7,41 azalma).

Böylece mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 1Ç2019’da bir önceki çeyreğe göre %1,7 artış kaydetti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,8 azaldı.

Aylık gelişmelere baktığımızda son üç ayda aramalı ve sermaye malı üretimindeki aralıksız artışı olumlu olarak değerlendiriyoruz.

Nisan ayı imalat sektörü PMI verilerine göre üretim ve yeni siparişler yavaşlamayı sürdürmüş, Nisan ayında ihracat hacmi gerilemişti. TL’deki değer kaybı girdi maliyetlerini artırırken çıktı fiyatları da artışını sürdürüyor. Nisan ayında sanayi üretiminde aylık bazda düşüş görme ihtimali var.

Teknoloji ölçeğini dikkate aldığımızda yüksek teknolojik ürünlerin üretiminin 2016 yılı ile birlikte diğer teknolojik düzeydeki ürünlerin üretiminin üzerinde performans göstermesi Türkiye sanayi sektörünün teknolojik olarak ilerlediğini ortaya koyuyor. Bunda Ar-Ge yatırımları ve inovasyondaki gelişmelerin önemli katkısı var.

Tüketici talebinde ılımlı artış ve yurt dışı siparişlerdeki azalışı dikkate aldığımızda büyüme eğilimindeki yavaşlamayla birlikte işsizlikte artışın devam etmesi harcanabilir gelirde azalışı beraberinde getirecektir. Şimdilik iç talepte devam eden iyileşmenin meyvesini yiyoruz ancak son açıklanan Mart ayı cari işlemler dengesi verileri cari açığın finansmanında zorlu şartların etkisini hissettirdiğini gösterdi. Her ne kadar özel sektör dış borcunu çevirebilse de Türkiye’nin risk primindeki artış borçlanma maliyetlerini olumsuz etkiliyor.

Risk primini aşağı çekecek olası her siyasi gelişme TL’de değer artışıyla birlikte güven algısının da iyileşmesine sebep olacaktır. Öte yandan, ABD’nin sürdürdüğü ticaret savaşının dünya ticaretini olumsuz etkilemeye devam etmesi ve artan maliyetler Türkiye’nin büyüme potansiyelini baskılamaya devam edecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Almanya sanayi sektöründe iyileşme sinyali var, devamlılığı önemli

Almanya’da sanayi üretimi Mart 2019’da bir önceki aya göre %0,5 büyüme kaydetti. Şubat ayında sektörde aylık %0,4’lük büyüme yaşanmıştı. Ocak ayında sektörde değişiklik yaşanmamıştı. Böylece 2019 yılı ilk çeyreğinde ortalama %0,3’lük büyüme kaydedilirken son 12-aya bakıldığında sanayi üretimi ortalama %0,6 daralmış oldu.

Tüketim malları üretimindeki %1,1’lik büyüme ve inşaat sektöründeki %1’lik artış talepte artışa işaret ediyor.

Sermaye, aramalı ve enerji imalatındaki sırasıyla %0,6, %0,4 ve %0,3’lük büyüme üretim tarafında beklentilerde iyileşmeye işaret ediyor olabilir.

Nitekim Almanya’da Zew Ekonomi Duyarlılığı Endeksi Ekim 2018’deki (eksi) -24,7 değerinden ardı ardına iyileşerek Nisan ayında ilk kez pozitif bölgeye geçerek 3,1 değerini almıştı. Bunda küresel ekonomide zayıflığın beklendiği kadar kötü olmadığı ve Brexit tarihinin ertelenmesinin etkili olabileceği ifade edilmişti.

Nisan ayında imalat sektörü PMI endeksi ise Mart ayında son 7 yılın en düşük seviyesi olan 44,1 seviyesinden Nisan ayında 44,4 seviyesine yükselerek üretimde ılımlı bir artışa işaret etmişti. Sektörde farklı kollardaki firmaların tamamına yakını otomotiv sektöründeki yavaşlamadan etkilendiklerini belirtmişlerdi. Sektörde enflasyonist baskılar azalmaya devam ederken, istihdam tarafında ise mevcut talep koşullarına göre kapasite fazlası olduğu ifade ediliyor.

Nisan ayındaki olumlu gelişmelerin devamlılığı adına dikkatlerimizi Mayıs ayı verilerine yönlendirdik.

Dr. Fulya Gürbüz