Etiket: pmi

Enflasyonda, gıda fiyatlarındaki artış ve TL’de değer kaybının etkisi devam ediyor

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan 2019’da bir önceki aya göre %1,69, bir önceki yılın aynı ayına göre %19,50 arttı; işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE (çekirdek TÜFE) ise aylık %1,45, yıllık %16,78 artış kaydetti.

Aylık %1,40, yıllık %31,86 yükseliş yaşayan gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının tüketici fiyatları üzerindeki baskısı devam ediyor.

Yurt içi üretici fiyat endeksi ise (Yİ-ÜFE), Nisan 2019’da bir önceki aya göre %2,98, bir önceki yılın aynı ayına göre %30,12 artış kaydetti.

Aylık bazda %0,36 artış yaşayan su temini üretimi hariç tutulduğunda diğer sektörlerdeki ortalama %3,76’lık artış TL’deki değer kaybından kaynaklandı. Nisan ayı imalat sektörü PMI verileri yurt içi üretici fiyat endeksindeki artışın ipucunu vermişti. TL’deki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri alt endeksi Nisan ayında geçen yılın Ekim ayından beri en sert artışını kaydetmişti, nihai ürün fiyatları enflasyonu ise son 6 ayın en yüksek hızında gerçekleşmişti.

Küresel fiyat gelişmelerine baktığımızda küresel talepteki daralmanın enflasyon üzerindeki aşağı yönlü etkisini görüyoruz. Küresel imalat sektörü PMI verileri talepteki gerilemenin girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttığını, bunun da çıktı fiyatları enflasyonunu zayıflattığını ortaya koydu. Maliyet düşürme amacıyla istihdam tarafında gözlenen zayıflık ise ücret artışları üzerindeki baskıyı azaltan bir diğer etken.

Küresel enflasyonist baskılar azalırken ABD Merkez Bankası Fed Başkanı Powell son para politikası toplantısının yaptığı açıklamada istihdam piyasasının gücünü koruduğunu, enflasyondaki yumuşaklığın ise geçici olduğunu vurgulayarak politika faizinde değişiklik yapmadıklarını ifade etmişti. Türkiye’nin artan risk primi dikkate alındığında ABD’de enflasyonda yumuşaklığın devam etmesi Türkiye’nin yurt dışı borçlanma maliyetleri üzerinde ek baskı oluşturmayacaktır, elbette ABD tarafından Türkiye’ye yönelik ek bir yaptırım gelmediği sürece.

Türkiye’de ise fiyat değişimleri sert değer kayıpları yaşayan Türk lirasına bağlı olarak hareket ediyor. Nisan ayında TL, %50-50 ABD doları ve eurodan oluşan döviz sepetine karşı %5,7 değer kaybetti. Mart ayında TL’de %5’lik değer kaybı yaşanmış, TÜFE bir önceki aya göre %1,03, yurt içi ÜFE ise %1,58 artış kaydetmişti. TL, yılbaşından bugüne %11,5’lik değer kaybı yaşadı.

Dr. Fulya Gürbüz

Zorlu piyasa koşulları imalat sektörünü dibe çekiyor

TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretim verilerinin iki ay geriden gelmesi sebebiyle sektöre yönelik gelişmeleri güncel olan anket çalışmalarından takip etmeye çalışıyoruz. Aynı aya ait anket verilerinden oluşan Merkez Bankası’nın yayınladığı Reel Kesim Güven Endeksi, İSO tarafından yayınlanan İmalat Sektörü Markit PMI endeksi ve MÜSİAD’ın yayınladığı Satın Alma Müdürleri (SAMEKS) Sanayi Endeksi verileri sektöre ait güncel gelişmeleri anlamamıza yardımcı oluyor.

IHS Markit PMI verilerine göre Türkiye imalat sektörü Nisan ayında da 0,4 puan düşüşle 46,8 seviyesine gerileyerek son 13 aydır yavaşlama eğilimini sürdürüyor. Endekste 50 altındaki değerler sektörde daralmayı gösteriyor.

MÜSİAD’ın yayınladığı mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Satın Alma Müdürleri (SAMEKS) Sanayi Endeksi ise Ağustos 2018’den bu yana 50 seviyesinin altını ifade eden daralma bölgesinde kalmaya Nisan ayında da devam etti; endeks aylık 0,1 puan azalışla 46,8 değerine geriledi.

Sektörde daralmaya işaret enden her iki endeksin Nisan ayında gerilemeye devam etmesinde yeni siparişlerdeki azalma etkili oldu. Detaylarda iç talepte daralmanın derinleştiğini anlıyoruz. İhracat siparişlerinde gerilemenin sebepleri arasında özellikle Almanya imalat sektöründe süregelen daralmanın etkisi olduğunu düşünüyoruz.

SAMEKS endeksinde üretim ve stoklar alt endeksleri daralma bölgesinde yer alsalar da Nisan ayında iyileşme kaydedildi. Büyüme bölgesindeki satın alım alt endeksi Nisan ayında da artmaya devam etti. Daralma bölgesindeki istihdam alt endeksi ise Nisan ayında %14 gerileme kaydetti. Yükseliş bölgesindeki tedarikçilerin teslim süresi alt endeksinde değişiklik yaşanmadı. Satın alımlardaki artış eğilimi Nisan ayında da korundu, daralma bölgesindeki stoklarda ise artış kaydedildi.

İmalat sektörü Markit PMI endeksinde ise üretim ve yeni siparişler yavaşlamaya devam etti, satın alma faaliyetleri ivme kaybetti, Türk lirasındaki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları son 6 ayın en yüksek hızında artış kaydetti. Üretim öncesi ve sonrası stoklar önceki aya göre daha yüksek hızla azaldı. Girdi talebindeki azlığa rağmen ödemelere ilişkin yaşanan zorlukların etkisiyle tedarikçilerin teslimat süreleri uzamaya devam etti. İstihdamda ise değişiklik olmadı.

Markit PMI endeksi ay ortasında 400’ün üzerinde katılımcıyla yapılan anket sonuçlarına göre hesaplanırken SAMEKS endeksine kaynak teşkil eden ve 500 üzerinde katılımcıyla yapılan anketler ise her ayın 20-21-22’sinde gerçekleştiriliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlığı: Fed toplantısı

29 Nisan 2019, Pazartesi

Nisan ayı Ekonomik Güven Endeksi açıklanacak (Mart: 81,9). Öncü veriler endekste Şubat ve Mart aylarındaki iyileşmenin Nisan ayında da sürdüğüne işaret ediyor.

30 Nisan 2019, Salı

Mart ayı dış ticaret ve turizm verileri açıklanacak. İhracat Şubat ayında %3,4 artmış, ithalat ise %16,9 azalmıştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise Şubat ayında bir önceki aya göre ihracat %0,2 azalmış, ithalat ise %2,8 artmıştı.

Merkez Bankası 2019 yılı 2. çeyreğine ilişkin Enflasyon Raporu’nu yayınlayacak. 25 Nisan tarihli para politikası toplantısında enflasyon patikasındaki düşüşü ön plana çıkaran Merkez Bankasının TL’deki son değer kaybı ve olası risklere yönelik vurgularını takip edeceğiz.

1 Mayıs 2019, Çarşamba

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Nisan ayı ihracat verilerini açıklayacak. Mart ayı ihracatı, Özel Ticaret Sistemi kayıtlarına göre 15 milyar 488 milyon dolar olurken ihracatın ithalatı karşılama oranı %87,9 oldu. Genel Ticaret Sistemi’ne göre ise, ihracat 16 milyar 334 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye ve küresel bazda imalat sektörü PMI verileri açıklanacak. Nisan ayında Türkiye imalat sektörü PMI endeksi 47,2 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya, üzerindeki değerler ise sektörde büyümeye işaret ediyor.

ABD merkez bankası Fed para politikası faiz kararını açıklayacak. Mevcut durumda Fed’in politika faiz aralığı %2,25-2,50 aralığında bulunuyor. Geçen hafta yayınlanan verilere göre 1. çeyrekte GSYH %3,2 ile beklentilerden yukarıda büyüme kaydetmiş olmasına rağmen enflasyon dinamikleri güçsüz seyrediyor. Fed önceki toplantısında faiz artırımında sabırlı bir tutum sergileyeceğini tekrarlamış ve akabinde ekonomik aktivitedeki zayıf işaretler sebebiyle faiz indirim söylemlerine tanık olmuştuk. Son GSYH verisi beklenenden güçlü gelse de imalat tarafında Nisan ayında yaşanan hız kaybı ve enflasyondaki zayıflık sebebiyle Fed’in Çarşamba günkü toplantısında faizde değişiklik yapmayacağını öngörüyoruz.

3 Mayıs 2019, Cuma

Nisan ayı enflasyon verileri açıklanacak. Mart ayında TÜFE aylık %1,03, yıllık %19,71 artış kaydetmişti. Yurtiçi ÜFE ise aylık %1,58, yıllık %29,64 artış kaydetmişti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye değerlendirmesini yayınlaması bekleniyor. Türkiye’nin kredi notu “BB”, not görünümü ise “negatif” seviyesinde bulunuyor.

ABD’de Nisan ayı işgücü verileri açıklanacak. Mart ayında işsizlik oranı %3,8 ile önceki aya göre değişiklik göstermemişti. Ortalama saatlik kazançlar ise Mart ayında yıllık %3,2’lik artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

İlk çeyrek verileri ekonomide iyileşme işareti veriyor

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 2019 yılının ilk iki ayında -2018 yılı başından bu yana ilk kez- ardı ardına yükseliş kaydetti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimindeki daralma, yıllık bazda, yine son iki aydır yavaşlıyor. Sanayi üretimi Şubat 2019‘da bir önceki aya göre %1,3 artarken bir önceki yılın aynı ayına göre %5,1 daralma gösterdi.

Öte yandan Şubat ayı perakende satışları verilerine baktığımızda mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi 2019 yılın ilk iki ayında aylık bazda ardı ardına yükselirken, takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmindeki bir önceki yıla göre daralma eğiliminin zayıfladığını görüyoruz. Perakende satış hacmi Şubat 2019’da bir önceki aya göre %0,8 artarken bir önceki yılın aynı ayına göre %4,9 daraldı.

Mart ayına ilişkin veriler sanayi sektöründe bir önceki aya göre iyileşmenin sürdüğünü gösteriyor…

İhracat sektörünün en büyük kalemini oluşturan otomotiv sektörüne ilişkin OSD verilerini dikkate aldığımızda, Mart ayında otomotiv sektöründe üretim bir önceki aya göre %10,6 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre %17,1 daraldı. Ocak-Mart döneminde üretim bir önceki döneme göre %5,6, bir önceki yılın aynı dönemine göre %15 daralma gösterdi.

Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart ayı verileri üretimdeki yavaşlamanın son 8 ayın en düşük oranında gerçekleştiğini, istihdam düzeyindeki gerilemenim daha düşük hızda gerçekleştiğini, öte yandan zorlu talep koşullarının devam ettiğini ve yeni siparişlerin hem iç hem de dış pazarlarda (özellikle Avrupa) hız kestiğini ortaya koymuştu. Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 puan yükselişle 47,2 puan seviyesine yükselmişti.

2019 yılı ilk çeyrek GSYH büyümesi bir önceki çeyreğe göre hafif büyümeye işaret ediyor…

2019 yılı ilk çeyreğine ilişkin makro-ekonomik verileri dikkate aldığımızda, GSYH büyümesinin 2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1’e yakın büyüyeceğini, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise %3’e yakın bir daralma kaydedeceğini tahmin ediyoruz.

2019 yılı ikinci çeyreği ve devamına ilişkin olarak dış siyasette atılacak adımlar ve yapısal reform takvimine ilişkin detaylı açıklamalar ekonominin seyrinde belirleyici olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Gaz verip sert frene basmak yerine yeni bir yol haritası lazım: Yapısal reform

İmalat sektörü PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında da endeks yükselişini sürdürdü.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak mevsimsellikten arındırılmış verilere göre Kasım 2018-Şubat 2019 dönemi boyunca ihracatın aylık bazda gerilemeye devam etmesi, 2019 yılının ilk iki ayında ihracatın sanayi üretimi ve dolayısıyla da GSYH büyümesine katkısının negatif olduğuna işaret ediyor.

Öte yandan mevsimsellikten arındırılmış ithalat hacmi aynı dönem boyunca aralıksız artışını sürdürürken dış ticaret açığı aylık bazda aralıksız artmaya devam ediyor (ki bu durum değer kaybeden TL’yi de dikkate aldığımızda cari açıkta artış eğilimini ortaya koyuyor). En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’dan özellikle de Almanya’dan gelen zayıflama işaretleri Türkiye’nin ihracat performansındaki gerilemeyi teyit eder nitelikte.

Tüketim tarafında ise perakende ticaret ve e.t.t.e. tüketim endekslerinin 2019 yılının ilk iki ayında hafif kıpırdandığını, artan iç talebi karşılamak adına da reel sektörün söz konusu dönemde yatırımlarını artırarak stoklarını güçlendirdiğini ortaya koydu.

Ancak takipteki alacaklar tarafına baktığımızda takipteki kredilerin toplam bankacılık sektörü kredilerine oranının Ağustos 2018’den bu yana aralıksız yükselmesiyle reel sektörün finansman tarafında giderek daha zorluk yaşadığını anlıyoruz. 2018 yılının son çeyreğinden 2019 yılı ilk çeyreği sonuna kadar tüketici ve kurumsal kredilerdeki artış eğiliminin sürdüğünü de dikkate aldığımızda takipteki alacakların bankacılık sistemi üzerinde ağırlığını daha da artırdığını anlayabiliriz hele de artan risk primimize bağlı olarak dış borçlanma maliyetleri artıyorken.

(Hatırlatalım: Dış finansman şartlarının giderek zorlu bir hal aldığı 2018 yılında TL’de yaşanan sert değer kaybı sebebiyle TCMB TL’yi korumak adına sert faiz artırım kararı aldı ve sıkı para politikası kararlılıkla sürdürülmeye devam edildi. Ekonomik faaliyette yaşanan fren etkisine paralel olarak yüksek kredi faizleri yurt içinde finansmana erişimi zorlaştırdı.)

Bunların yanında özellikle Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) katkısıyla 2017’de kaydedilen iç tüketimdeki hızlanma, 2018’de KGF’nin sonlanmasıyla yavaşlama ve düşme eğilimini beraberinde getirdi ve sonuç olarak işsizlik oranı 2017 yılında hızla düşerken 2018 yılında hızla arttı.

Enerji ve dış borca bağımlı olmamıza rağmen iç tüketimi pompalayarak büyümenin ateşlenmesi cari açık, TL’de ve üretimde sert değer kayıpları ve yüksek işsizlik oranlarıyla daha şiddetli döndü.

Hal böyle iken, küresel ekonominin yavaşlama eğilimine girdiği bir ortamda hızla artan Türkiye nüfusunu da dikkate aldığımızda Türkiye’nin mevcut tüketim, yatırım ve üretim resminde sürdürülebilir bir şekilde istihdamı artıracak, işsizliği azaltacak bir hikayesi var mı? Maalesef yok. Yerli araba da bir hikaye evet ama yapay zekanın üretim tarafında ağırlığını artırdığı bir ortamda katma değer yaratacak teknolojik ürünlerin üretilmesi, yeni iş alanları yaratması ve dünya çapında marka değeri taşıması daha güzel bir hikaye.

Gerçek şu ki mevcut yapı hem TL’yi hem de ekonomiyi daha da kırılgan hale getiriyor. Gaz verip frene basmak zorunda kalmaktansa istihdam ve sürdürülebilir bir hızda büyümeyi sağlayacak yeni bir yol haritası lazım. Mevcut yapıyla bu sağlanamadığına göre yapıyı değiştirmek yani reform yapmak gerekiyor. Bunu da “yapısal reform” olarak adlandırıyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa’daki zayıflık Türkiye’de yeni ihracat siparişlerini zayıflattı

Türkiye’de imalat sanayi PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,8 puan artışla 47,2 seviyesine yükseldi.

. Üretimde Temmuz 2018’den beri en ılımlı yavaşlama gözlendi,

. İstihdamdaki düşüş hız kesti,

. Zorlu talep koşullarının yansıması olarak yeni siparişler hem iç hem de dış pazarlarda hız kesti,

. Türk lirasındaki zayıflamaya bağlı olarak girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları üst üste ikinci ay arttı ve artış Şubat ayına göre ivme kazandı.

Endeksin 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında ise endeks yükselişini sürdürdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetmişti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak özel sektör yatırımlarındaki toparlanmaya rağmen talep tarafındaki zayıflıkları dikkate aldığımızda 2019 yılı ilk çeyreğinde sanayi üretiminde bir önceki çeyreğe göre dikkate değer bir hızlanma işareti görmüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Çin’de imalat sektörü Mart 2019’da büyüdü ancak hızlanma potansiyeli sınırlı

Çin Caixin imalat sektörü PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,9 puan artışla 50,8 puan seviyesine yükselerek büyüme bölgesine geri döndü. Markit tarafından yayınlanan raporda şu detaylar yer alıyor:

. Üretim ve toplam yeni siparişler hızla arttı.

. Yurt içi ve yurt dışı talep arttı… Yeni siparişler alt endeksi Kasım 2018’den bu yana en yüksek seviyesini kaydetti, yeni ihracat siparişleri alt endeksi büyüme bölgesi olan 50 seviyesinin üzerine çıktı.

. Şubat ayındaki zayıf işsizlik verisinin ardından, istihdam alt endeksi son 5 yılın en yüksek seviyesini kaydetti.

. Girdi stokları Kasım 2018’den bu yana ilk kez yükseldi.

. Kısmi artış kaydeden girdi maliyetlerine bağlı olarak çıktı fiyatları yükseldi.

. Gelecek 12 aya yönelik beklentilerde artış kaydedildi.

Japonya’da ise Nikkei imalat sektörü PMI endeksi 2019 yılı ilk çeyreğinde 2016 yılı ikinci çeyreğinden bu yana en kötü performansını gösterdi. Yurt içi ve yurt dışı talepte düşüş üretimi de aşağı çekerken sektörde istihdam artışı 2016’nın sonlarından bu yana en zayıf performansını kaydetti.

Güney Kore imalat sektörü PMI endeksi de 50 seviyesinin altında daralma bölgesinde yerini korudu. Zayıf yurt içi ve yurt dışı talebe bağlı olarak düşmeye devam eden yeni siparişlerin etkisiyle üretim kaybı sürdü.

2018 yılında %2,6 reel büyüme kaydeden Tayvan ekonomisinde ise imalat sektörü zayıf performans göstermeye devam ediyor. 2019’da %2,1 büyüme tahmini öne süren IHS Markit raporuna göre ülkede yurt içi ve yurt dışı talepteki zayıflığa bağlı olarak imalat sektörü PMI endeksi daralma bölgesi olan 50 seviyesinin altındaki yerini korumaya devam ediyor.

Endonezya, Filipinler, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı kapsayan ASEAN imalat sanayi PMI endeksi de Mart ayında tekrar büyüme bölgesi olan 50 seviyesinin üzerine yükseldi. Üretim ve satışlardaki artış iş güvenini yükseltti. Bölgede enflasyonist baskılar azalırken istihdam Şubat ayının ardından Mart ayında da yükseldi.

ABD ve Çin arasındaki ticaret görüşmelerine yönelik olumlu adımlar Mart ayında bölgede ticaret ve üretimin artmasında etkili oldu. Devamlılığı mümkün ancak ABD ekonomisindeki zayıflama sinyalleri, durgunluk emareleri gösteren Avrupa ekonomisi ve iç talepte zayıflama kaydeden Japonya ekonomisini dikkate aldığımızda Çin ve komşu ülkelerin üretim ve satış potansiyellerinin sınırlı olduğunu düşünüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

ABD ve Euro Bölgesi ekonomileri zayıflamaya devam ediyor

ABD ve Euro Bölgesi’nde imalat sektörü 2019 yılı ilk üç ayında ardı ardına zayıflarken çeyrek bazda bakıldığında 2018 yılı 4. çeyreğine göre daha zayıf bir performans ortaya koydu.

ABD Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,5 puan gerileyerek 52,5 olduğu tahmin edildi. Endeksin 50 ve yukarısındaki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

Euro Bölgesi Markit imalat sektörü PMI endeksi ise Mart 2019’da aylık 1,7 puan düşerek 47,6 seviyesine gerilediği tahmin edilerek daralmayı sürdürdü.

Hizmet sektörü tarafında ise ABD’de 2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre daha iyi bir performans ortaya konsa da Mart ayında sektörün aylık 1,2 puan düşüşle 54,8 seviyesine yavaşladığı tahmin edildi.

Euro Bölgesi’nde ise hizmet sektörü PMI verisi ise aylık 0,1 puan düşüşle 52,7 olarak tahmin edilerek büyüme bölgesinde kalmayı sürdürdü.

Hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan kompozit PMI endeksi ise Mart ayında ABD’de aylık 1,2 puan düşüşle 54,3 seviyesine zayıflarken Euro Bölgesi’nde aylık 0,6 puan kayıpla 51,3 seviyesine zayıfladı.

Genel olarak her iki ekonomide de enflasyon, istihdam ve üretim tarafında zayıflık sinyalleri var. Avrupa Merkez Bankası 2019 yılında %1,1 GSYH büyümesi tahmin ederken geçen hafta ABD Merkez Bankası Fed reel büyüme beklentisini 0,2 puan düşüşle %2,1 seviyesine çektiğini duyurmuştu.

Türkiye için anlamı ise en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nden (özellikle Almanya’dan) ithalat talebinin zayıflamaya devam edecek olması.

Dr. Fulya Gürbüz

İşsizlik oranı %13,5’e yükseldi, zirveyi henüz görmedik

Pazartesi açıklanan ve 2018 yılı 4. çeyreğinde (4Ç2018) %3 daralan GSYH verisinin ardından Aralık ayı işsizlik verileri de ekonomide daralmanın iz düşümü oldu. İşsizlik oranı %13,5 seviyesine tırmanarak rekor tazeledi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 54 bin, sanayi sektöründe 182 bin, inşaat sektöründe 77 bin kişi azalırken, hizmet sektöründe ise 16 bin kişi arttı.

Ocak ve Şubat ayı verilerini dikkate aldığımızda;

. PMI verilerine göre imalat sektöründe istihdamın Ağustos 2018’den bu yana aralıksız azalması,

. Sektörel güven endekslerine göre hizmet sektöründe çalışan sayısında azalması, perakende ticaret iş hacminde azalma ve inşaat sektörü faaliyetlerindeki gerileme işsizlik oranındaki artışın Ocak ve Şubat aylarında da süreceğine işaret ediyor.

Aşağıdaki grafik mevsimsel etkilerden arındırılmış sektörel güven endeksleri ve işsizlik oranı arasındaki ters ilişkiyi açıkça gösteriyor:

Detaylar…

TÜİK tarafından açıklanan işsizlik oranı Aralık 2018 döneminde 3,1 puanlık artış ile %13,5 seviyesinde gerçekleşirken tarım dışı işsizlik oranı 3,3 puanlık artış ile %15,6 olarak tahmin edildi.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 375 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 258 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin %17,3’ü tarım, %19,8’i sanayi, %5,8’i inşaat, %57’si ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1 puan, inşaat sektörünün payı 1,5 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,3 puan, hizmet sektörünün payı 2 puan arttı.

Kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak %33,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %12,7 oldu, tarım dışı işsizlik oranı 0,7 puanlık artış ile %14,9 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı 0,3 puan azalarak %53,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 54 bin, sanayi sektöründe 182 bin, inşaat sektöründe 77 bin kişi azalırken, hizmet sektöründe ise 16 bin kişi arttı.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi aylık bazda %1 arttı, Şubat verileri devamlılığı sorgulatıyor

TÜİK verilerine göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %7,3 azaldı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1 artış kaydetti.

Sanayi üretimi verilerine baktığımızda Temmuz 2018’den bu yana aylık bazda aralıksız olarak düşen aramalı, enerji ve sermaye malı imalatı ilk kez Ocak ayında bir önceki aya göre artış kaydetti; sırasıyla %2,2, %1,4 ve %0,8.

TCMB’nin yayınladığı Şubat ayı Reel Kesim Güven Endeksi verileri, gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin azalış yönlü beklentilerin zayıflayarak devam ettiğine işaret etmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sermaye yatırım harcaması alt endeksi Ocak’taki 97,7 seviyesinden Şubat ayında 98,9 seviyesine yükseldi. Hükumetin KOBİ’lere sağladığı finansal desteğin üretim sektörü için nefes aldırıcı bir gelişme olduğunu düşünüyoruz.

Avrupa’daki gelişmeler Türkiye’nin otomotiv sektörünü zayıflattı, imalat sektörüne destek gıda, içecek, plastik ve tekstilden geldi

Ocak ayı imalat sektörü PMI verileri üretim, yeni siparişler ve istihdamdaki yavaşlamanın Aralık ayına kıyasla hız kestiğine işaret etmişti. Bu paralelde TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretimi verileri bu gelişmeyi destekledi ve imalat sektörü Ocak ayında bir önceki aya göre %1,1 artış kaydetti.

Ara malı imalatındaki aylık %2,2’lik yükseliş olması otomotiv sektöründen kaynaklanmıyor. Ocak ayı ithalat detaylarında gıda, içecek, kimyasal madde, plastik, tekstile dayalı ürün ithalat miktarlarında artış, otomotiv sektörüne yönelik ürün ithalatında azalış, demiryolu ulaşım araçları aksam ve parçalarında artış var. Ocak ayı sanayi üretimi verilerine baktığımızda gıdada aylık %1,75, içecekte %3,3, tekstilde %1,6, plastik-kauçukta %2,3 artış olduğunu; motorlu kara taşıtı, treyler ve treyler imalatında %3,3, mobilya imalatında %1,7 azalış olduğunu görüyoruz.

Otomotiv sektörüne yönelik üretimde aylık bazda gerileme olması özellikle Almanya’daki olumsuz otomotiv sektörü gelişmeleriyle paralellik gösterdi. Almanya’da sanayi üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %0,8 daralma kaydetmiş, bunun otomotiv sektöründe yaşanan grevden kaynaklandığı ileri sürülmüştü. Almanya haricinde ticari ortağımız olan İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’da imalat sektörlerinde yaşanan artış genel bir iyileşmeye işaret etse de Şubat ayı PMI verileri Fransa dışında üretimde ve ihracat siparişlerinde yavaşlamaya işaret etmiş, özellikle aramalı ve sermaye imalatında yavaşlamanın daha belirgin olduğunu göstermişti.

Şubat ayı öncü verileri sanayi üretimi için umut vermiyor

Türkiye’ye ait Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamanın hafiflediğini, yeni ihracat siparişlerinin arttığını, istihdamdaki gerilemenin daha yavaş gerçekleştiğini göstermişti. Enflasyonun hız kaybetmesi ve TL’nin rekabetçi gücünün etkisiyle ihraç mallarımıza olan talebin artması olumlu bir gelişme. Ancak, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’dan gelen olumsuz sinyaller sürdürülebilir büyüme konusunda endişelerimizi artırırken Şubat ayı öncü göstergeler imalat sektöründe hızlanmaya işaret etmiyor.

Dr. Fulya Gürbüz