Etiket: pmi

Çin’de kamu sanayi şirketlerinde üretim mayısta yavaşladı, siparişler daralıyor

Çin’de resmi imalat sektörü resmi NBS satın alma müdürleri endeksi (PMI) Mayıs 2019’da aylık 0,7 puan düşüşle 49,4 seviyesine gerileyerek Şubat 2019 sonrasında ilk kez daralmış oldu. Söz konusu düşüşte ABD ile artan ticaret gerginliğinin etkisi olduğu belirtildi. Endeksin 50 değerinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor.

Mayıs ayında imalat sektöründe yeni siparişler alt endeksi 49,8’e, ihracat satışları alt endeksi 46,5’e ve istihdam alt endeksi 47 seviyesine geriledi. Üretim alt endeksi 51,7 ve satın alımlar alt endeksi 50,5 seviyelerine gerileyerek yavaşlama gösterdi.

Girdi maliyetleri alt endeksi ise 1,3 puan artışla 53,1 seviyesine yükselirken çıktı fiyatları alt endeksi 3 puan düşüşle 49 seviyesine geriledi.
İş güveni alt endeksi de 2 puan düşüşle 54,5 seviyesine geriledi.

NBS imalat sektörü PMI endeksi Çin’de faaliyet gösteren büyük ölçekli kamu şirketlerini kapsıyor.

3 Haziran’da 430 adet özel sektör sanayi şirketini kapsayan Caixin PMI verisi açıklanacak. Endeks Nisan ayında 50,2 seviyesine gerilemişti.

İstihdam yatay kalırken işsiz sayısı artıyor

İşsizlik oranı Şubat 2019 döneminde %14,7 ile değişiklik göstermezken mevsimsel etkilerden arındırılmış işsizlik oranı %13,6 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,4 puanlık artış ile %16,9 olarak tahmin edildi.

Ocak döneminde işsizlik oranı %14,7 ile rekor kırmış, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %13,3 seviyesine yükselmişti.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği gibi, Şubat 2019 döneminde aylık bazdaki gelişmelere baktığımızda işsiz sayısı Mart 2018’den Şubat 2019’a kadar sürekli artarken, istihdam edilenlerin sayısı Eylül 2018’den Ocak 2019’a kadar düşüş gösteriyor. Şubat ayında istihdam edilenlerin sayısında binde 2’lik hafif bir artış var.

Sektör bazında bakıldığında ise istihdama katkı hizmet sektöründen gelirken sanayi sektörünün katkısı Aralık 2018’den itibaren eksiye dönmüş durumda. Şubat 2018’den bu yana tarım sektörünün, Nisan 2018’den bu yana da inşaat sektörünün istihdama katkısı negatif olarak devam ediyor.

Yukarıdaki grafikte de görüleceği üzere, Mart ve Nisan aylarında imalat sektörü PMI verileri alt endeksinde istihdam kaybındaki düşüşte yavaşlama olduğu gözlense de endeks hala daralma bölgesinde yer alıyor. İmalat sektöründe yeni ürün geliştirme çalışmalarına bağlı olarak istihdamı artıran şirketlerin olması umut verici bir gelişme.

Mart ayında perakende satışlarda aylık bazdaki artış hizmet sektörünün Mart 2019’da istihdam piyasasını desteklemeye devam edeceğine işaret ediyor. PMI verileri ise istihdamda daralma seyrinin devamlılığını gösteriyor. Dolayısıyla Mart 2019 işsizlik verilerinde iyileşme beklemiyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi ilk çeyrekte aylık bazda büyüme kaydetti, riskler süreci belirleyecek

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Mart 2019’da bir önceki aya göre %2,13 artış kaydetti (Şubat: %1,4, Ocak: %0,98).

Takvim etkisinden arındırıldığında ise sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %2,17 daraldı (Şubat: %4,99 azalma, Ocak: %7,41 azalma).

Böylece mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 1Ç2019’da bir önceki çeyreğe göre %1,7 artış kaydetti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,8 azaldı.

Aylık gelişmelere baktığımızda son üç ayda aramalı ve sermaye malı üretimindeki aralıksız artışı olumlu olarak değerlendiriyoruz.

Nisan ayı imalat sektörü PMI verilerine göre üretim ve yeni siparişler yavaşlamayı sürdürmüş, Nisan ayında ihracat hacmi gerilemişti. TL’deki değer kaybı girdi maliyetlerini artırırken çıktı fiyatları da artışını sürdürüyor. Nisan ayında sanayi üretiminde aylık bazda düşüş görme ihtimali var.

Teknoloji ölçeğini dikkate aldığımızda yüksek teknolojik ürünlerin üretiminin 2016 yılı ile birlikte diğer teknolojik düzeydeki ürünlerin üretiminin üzerinde performans göstermesi Türkiye sanayi sektörünün teknolojik olarak ilerlediğini ortaya koyuyor. Bunda Ar-Ge yatırımları ve inovasyondaki gelişmelerin önemli katkısı var.

Tüketici talebinde ılımlı artış ve yurt dışı siparişlerdeki azalışı dikkate aldığımızda büyüme eğilimindeki yavaşlamayla birlikte işsizlikte artışın devam etmesi harcanabilir gelirde azalışı beraberinde getirecektir. Şimdilik iç talepte devam eden iyileşmenin meyvesini yiyoruz ancak son açıklanan Mart ayı cari işlemler dengesi verileri cari açığın finansmanında zorlu şartların etkisini hissettirdiğini gösterdi. Her ne kadar özel sektör dış borcunu çevirebilse de Türkiye’nin risk primindeki artış borçlanma maliyetlerini olumsuz etkiliyor.

Risk primini aşağı çekecek olası her siyasi gelişme TL’de değer artışıyla birlikte güven algısının da iyileşmesine sebep olacaktır. Öte yandan, ABD’nin sürdürdüğü ticaret savaşının dünya ticaretini olumsuz etkilemeye devam etmesi ve artan maliyetler Türkiye’nin büyüme potansiyelini baskılamaya devam edecek.

Dr. Fulya Gürbüz

Almanya sanayi sektöründe iyileşme sinyali var, devamlılığı önemli

Almanya’da sanayi üretimi Mart 2019’da bir önceki aya göre %0,5 büyüme kaydetti. Şubat ayında sektörde aylık %0,4’lük büyüme yaşanmıştı. Ocak ayında sektörde değişiklik yaşanmamıştı. Böylece 2019 yılı ilk çeyreğinde ortalama %0,3’lük büyüme kaydedilirken son 12-aya bakıldığında sanayi üretimi ortalama %0,6 daralmış oldu.

Tüketim malları üretimindeki %1,1’lik büyüme ve inşaat sektöründeki %1’lik artış talepte artışa işaret ediyor.

Sermaye, aramalı ve enerji imalatındaki sırasıyla %0,6, %0,4 ve %0,3’lük büyüme üretim tarafında beklentilerde iyileşmeye işaret ediyor olabilir.

Nitekim Almanya’da Zew Ekonomi Duyarlılığı Endeksi Ekim 2018’deki (eksi) -24,7 değerinden ardı ardına iyileşerek Nisan ayında ilk kez pozitif bölgeye geçerek 3,1 değerini almıştı. Bunda küresel ekonomide zayıflığın beklendiği kadar kötü olmadığı ve Brexit tarihinin ertelenmesinin etkili olabileceği ifade edilmişti.

Nisan ayında imalat sektörü PMI endeksi ise Mart ayında son 7 yılın en düşük seviyesi olan 44,1 seviyesinden Nisan ayında 44,4 seviyesine yükselerek üretimde ılımlı bir artışa işaret etmişti. Sektörde farklı kollardaki firmaların tamamına yakını otomotiv sektöründeki yavaşlamadan etkilendiklerini belirtmişlerdi. Sektörde enflasyonist baskılar azalmaya devam ederken, istihdam tarafında ise mevcut talep koşullarına göre kapasite fazlası olduğu ifade ediliyor.

Nisan ayındaki olumlu gelişmelerin devamlılığı adına dikkatlerimizi Mayıs ayı verilerine yönlendirdik.

Dr. Fulya Gürbüz

Enflasyonda, gıda fiyatlarındaki artış ve TL’de değer kaybının etkisi devam ediyor

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan 2019’da bir önceki aya göre %1,69, bir önceki yılın aynı ayına göre %19,50 arttı; işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE (çekirdek TÜFE) ise aylık %1,45, yıllık %16,78 artış kaydetti.

Aylık %1,40, yıllık %31,86 yükseliş yaşayan gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının tüketici fiyatları üzerindeki baskısı devam ediyor.

Yurt içi üretici fiyat endeksi ise (Yİ-ÜFE), Nisan 2019’da bir önceki aya göre %2,98, bir önceki yılın aynı ayına göre %30,12 artış kaydetti.

Aylık bazda %0,36 artış yaşayan su temini üretimi hariç tutulduğunda diğer sektörlerdeki ortalama %3,76’lık artış TL’deki değer kaybından kaynaklandı. Nisan ayı imalat sektörü PMI verileri yurt içi üretici fiyat endeksindeki artışın ipucunu vermişti. TL’deki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri alt endeksi Nisan ayında geçen yılın Ekim ayından beri en sert artışını kaydetmişti, nihai ürün fiyatları enflasyonu ise son 6 ayın en yüksek hızında gerçekleşmişti.

Küresel fiyat gelişmelerine baktığımızda küresel talepteki daralmanın enflasyon üzerindeki aşağı yönlü etkisini görüyoruz. Küresel imalat sektörü PMI verileri talepteki gerilemenin girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttığını, bunun da çıktı fiyatları enflasyonunu zayıflattığını ortaya koydu. Maliyet düşürme amacıyla istihdam tarafında gözlenen zayıflık ise ücret artışları üzerindeki baskıyı azaltan bir diğer etken.

Küresel enflasyonist baskılar azalırken ABD Merkez Bankası Fed Başkanı Powell son para politikası toplantısının yaptığı açıklamada istihdam piyasasının gücünü koruduğunu, enflasyondaki yumuşaklığın ise geçici olduğunu vurgulayarak politika faizinde değişiklik yapmadıklarını ifade etmişti. Türkiye’nin artan risk primi dikkate alındığında ABD’de enflasyonda yumuşaklığın devam etmesi Türkiye’nin yurt dışı borçlanma maliyetleri üzerinde ek baskı oluşturmayacaktır, elbette ABD tarafından Türkiye’ye yönelik ek bir yaptırım gelmediği sürece.

Türkiye’de ise fiyat değişimleri sert değer kayıpları yaşayan Türk lirasına bağlı olarak hareket ediyor. Nisan ayında TL, %50-50 ABD doları ve eurodan oluşan döviz sepetine karşı %5,7 değer kaybetti. Mart ayında TL’de %5’lik değer kaybı yaşanmış, TÜFE bir önceki aya göre %1,03, yurt içi ÜFE ise %1,58 artış kaydetmişti. TL, yılbaşından bugüne %11,5’lik değer kaybı yaşadı.

Dr. Fulya Gürbüz

Zorlu piyasa koşulları imalat sektörünü dibe çekiyor

TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretim verilerinin iki ay geriden gelmesi sebebiyle sektöre yönelik gelişmeleri güncel olan anket çalışmalarından takip etmeye çalışıyoruz. Aynı aya ait anket verilerinden oluşan Merkez Bankası’nın yayınladığı Reel Kesim Güven Endeksi, İSO tarafından yayınlanan İmalat Sektörü Markit PMI endeksi ve MÜSİAD’ın yayınladığı Satın Alma Müdürleri (SAMEKS) Sanayi Endeksi verileri sektöre ait güncel gelişmeleri anlamamıza yardımcı oluyor.

IHS Markit PMI verilerine göre Türkiye imalat sektörü Nisan ayında da 0,4 puan düşüşle 46,8 seviyesine gerileyerek son 13 aydır yavaşlama eğilimini sürdürüyor. Endekste 50 altındaki değerler sektörde daralmayı gösteriyor.

MÜSİAD’ın yayınladığı mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Satın Alma Müdürleri (SAMEKS) Sanayi Endeksi ise Ağustos 2018’den bu yana 50 seviyesinin altını ifade eden daralma bölgesinde kalmaya Nisan ayında da devam etti; endeks aylık 0,1 puan azalışla 46,8 değerine geriledi.

Sektörde daralmaya işaret enden her iki endeksin Nisan ayında gerilemeye devam etmesinde yeni siparişlerdeki azalma etkili oldu. Detaylarda iç talepte daralmanın derinleştiğini anlıyoruz. İhracat siparişlerinde gerilemenin sebepleri arasında özellikle Almanya imalat sektöründe süregelen daralmanın etkisi olduğunu düşünüyoruz.

SAMEKS endeksinde üretim ve stoklar alt endeksleri daralma bölgesinde yer alsalar da Nisan ayında iyileşme kaydedildi. Büyüme bölgesindeki satın alım alt endeksi Nisan ayında da artmaya devam etti. Daralma bölgesindeki istihdam alt endeksi ise Nisan ayında %14 gerileme kaydetti. Yükseliş bölgesindeki tedarikçilerin teslim süresi alt endeksinde değişiklik yaşanmadı. Satın alımlardaki artış eğilimi Nisan ayında da korundu, daralma bölgesindeki stoklarda ise artış kaydedildi.

İmalat sektörü Markit PMI endeksinde ise üretim ve yeni siparişler yavaşlamaya devam etti, satın alma faaliyetleri ivme kaybetti, Türk lirasındaki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları son 6 ayın en yüksek hızında artış kaydetti. Üretim öncesi ve sonrası stoklar önceki aya göre daha yüksek hızla azaldı. Girdi talebindeki azlığa rağmen ödemelere ilişkin yaşanan zorlukların etkisiyle tedarikçilerin teslimat süreleri uzamaya devam etti. İstihdamda ise değişiklik olmadı.

Markit PMI endeksi ay ortasında 400’ün üzerinde katılımcıyla yapılan anket sonuçlarına göre hesaplanırken SAMEKS endeksine kaynak teşkil eden ve 500 üzerinde katılımcıyla yapılan anketler ise her ayın 20-21-22’sinde gerçekleştiriliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın başlığı: Fed toplantısı

29 Nisan 2019, Pazartesi

Nisan ayı Ekonomik Güven Endeksi açıklanacak (Mart: 81,9). Öncü veriler endekste Şubat ve Mart aylarındaki iyileşmenin Nisan ayında da sürdüğüne işaret ediyor.

30 Nisan 2019, Salı

Mart ayı dış ticaret ve turizm verileri açıklanacak. İhracat Şubat ayında %3,4 artmış, ithalat ise %16,9 azalmıştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise Şubat ayında bir önceki aya göre ihracat %0,2 azalmış, ithalat ise %2,8 artmıştı.

Merkez Bankası 2019 yılı 2. çeyreğine ilişkin Enflasyon Raporu’nu yayınlayacak. 25 Nisan tarihli para politikası toplantısında enflasyon patikasındaki düşüşü ön plana çıkaran Merkez Bankasının TL’deki son değer kaybı ve olası risklere yönelik vurgularını takip edeceğiz.

1 Mayıs 2019, Çarşamba

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Nisan ayı ihracat verilerini açıklayacak. Mart ayı ihracatı, Özel Ticaret Sistemi kayıtlarına göre 15 milyar 488 milyon dolar olurken ihracatın ithalatı karşılama oranı %87,9 oldu. Genel Ticaret Sistemi’ne göre ise, ihracat 16 milyar 334 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye ve küresel bazda imalat sektörü PMI verileri açıklanacak. Nisan ayında Türkiye imalat sektörü PMI endeksi 47,2 seviyesine yükselmişti. Endeksin 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya, üzerindeki değerler ise sektörde büyümeye işaret ediyor.

ABD merkez bankası Fed para politikası faiz kararını açıklayacak. Mevcut durumda Fed’in politika faiz aralığı %2,25-2,50 aralığında bulunuyor. Geçen hafta yayınlanan verilere göre 1. çeyrekte GSYH %3,2 ile beklentilerden yukarıda büyüme kaydetmiş olmasına rağmen enflasyon dinamikleri güçsüz seyrediyor. Fed önceki toplantısında faiz artırımında sabırlı bir tutum sergileyeceğini tekrarlamış ve akabinde ekonomik aktivitedeki zayıf işaretler sebebiyle faiz indirim söylemlerine tanık olmuştuk. Son GSYH verisi beklenenden güçlü gelse de imalat tarafında Nisan ayında yaşanan hız kaybı ve enflasyondaki zayıflık sebebiyle Fed’in Çarşamba günkü toplantısında faizde değişiklik yapmayacağını öngörüyoruz.

3 Mayıs 2019, Cuma

Nisan ayı enflasyon verileri açıklanacak. Mart ayında TÜFE aylık %1,03, yıllık %19,71 artış kaydetmişti. Yurtiçi ÜFE ise aylık %1,58, yıllık %29,64 artış kaydetmişti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye değerlendirmesini yayınlaması bekleniyor. Türkiye’nin kredi notu “BB”, not görünümü ise “negatif” seviyesinde bulunuyor.

ABD’de Nisan ayı işgücü verileri açıklanacak. Mart ayında işsizlik oranı %3,8 ile önceki aya göre değişiklik göstermemişti. Ortalama saatlik kazançlar ise Mart ayında yıllık %3,2’lik artış kaydetmişti.

Dr. Fulya Gürbüz

İlk çeyrek verileri ekonomide iyileşme işareti veriyor

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 2019 yılının ilk iki ayında -2018 yılı başından bu yana ilk kez- ardı ardına yükseliş kaydetti. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimindeki daralma, yıllık bazda, yine son iki aydır yavaşlıyor. Sanayi üretimi Şubat 2019‘da bir önceki aya göre %1,3 artarken bir önceki yılın aynı ayına göre %5,1 daralma gösterdi.

Öte yandan Şubat ayı perakende satışları verilerine baktığımızda mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi 2019 yılın ilk iki ayında aylık bazda ardı ardına yükselirken, takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmindeki bir önceki yıla göre daralma eğiliminin zayıfladığını görüyoruz. Perakende satış hacmi Şubat 2019’da bir önceki aya göre %0,8 artarken bir önceki yılın aynı ayına göre %4,9 daraldı.

Mart ayına ilişkin veriler sanayi sektöründe bir önceki aya göre iyileşmenin sürdüğünü gösteriyor…

İhracat sektörünün en büyük kalemini oluşturan otomotiv sektörüne ilişkin OSD verilerini dikkate aldığımızda, Mart ayında otomotiv sektöründe üretim bir önceki aya göre %10,6 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre %17,1 daraldı. Ocak-Mart döneminde üretim bir önceki döneme göre %5,6, bir önceki yılın aynı dönemine göre %15 daralma gösterdi.

Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart ayı verileri üretimdeki yavaşlamanın son 8 ayın en düşük oranında gerçekleştiğini, istihdam düzeyindeki gerilemenim daha düşük hızda gerçekleştiğini, öte yandan zorlu talep koşullarının devam ettiğini ve yeni siparişlerin hem iç hem de dış pazarlarda (özellikle Avrupa) hız kestiğini ortaya koymuştu. Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 puan yükselişle 47,2 puan seviyesine yükselmişti.

2019 yılı ilk çeyrek GSYH büyümesi bir önceki çeyreğe göre hafif büyümeye işaret ediyor…

2019 yılı ilk çeyreğine ilişkin makro-ekonomik verileri dikkate aldığımızda, GSYH büyümesinin 2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1’e yakın büyüyeceğini, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise %3’e yakın bir daralma kaydedeceğini tahmin ediyoruz.

2019 yılı ikinci çeyreği ve devamına ilişkin olarak dış siyasette atılacak adımlar ve yapısal reform takvimine ilişkin detaylı açıklamalar ekonominin seyrinde belirleyici olacak.

Dr. Fulya Gürbüz

Gaz verip sert frene basmak yerine yeni bir yol haritası lazım: Yapısal reform

İmalat sektörü PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında da endeks yükselişini sürdürdü.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak mevsimsellikten arındırılmış verilere göre Kasım 2018-Şubat 2019 dönemi boyunca ihracatın aylık bazda gerilemeye devam etmesi, 2019 yılının ilk iki ayında ihracatın sanayi üretimi ve dolayısıyla da GSYH büyümesine katkısının negatif olduğuna işaret ediyor.

Öte yandan mevsimsellikten arındırılmış ithalat hacmi aynı dönem boyunca aralıksız artışını sürdürürken dış ticaret açığı aylık bazda aralıksız artmaya devam ediyor (ki bu durum değer kaybeden TL’yi de dikkate aldığımızda cari açıkta artış eğilimini ortaya koyuyor). En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’dan özellikle de Almanya’dan gelen zayıflama işaretleri Türkiye’nin ihracat performansındaki gerilemeyi teyit eder nitelikte.

Tüketim tarafında ise perakende ticaret ve e.t.t.e. tüketim endekslerinin 2019 yılının ilk iki ayında hafif kıpırdandığını, artan iç talebi karşılamak adına da reel sektörün söz konusu dönemde yatırımlarını artırarak stoklarını güçlendirdiğini ortaya koydu.

Ancak takipteki alacaklar tarafına baktığımızda takipteki kredilerin toplam bankacılık sektörü kredilerine oranının Ağustos 2018’den bu yana aralıksız yükselmesiyle reel sektörün finansman tarafında giderek daha zorluk yaşadığını anlıyoruz. 2018 yılının son çeyreğinden 2019 yılı ilk çeyreği sonuna kadar tüketici ve kurumsal kredilerdeki artış eğiliminin sürdüğünü de dikkate aldığımızda takipteki alacakların bankacılık sistemi üzerinde ağırlığını daha da artırdığını anlayabiliriz hele de artan risk primimize bağlı olarak dış borçlanma maliyetleri artıyorken.

(Hatırlatalım: Dış finansman şartlarının giderek zorlu bir hal aldığı 2018 yılında TL’de yaşanan sert değer kaybı sebebiyle TCMB TL’yi korumak adına sert faiz artırım kararı aldı ve sıkı para politikası kararlılıkla sürdürülmeye devam edildi. Ekonomik faaliyette yaşanan fren etkisine paralel olarak yüksek kredi faizleri yurt içinde finansmana erişimi zorlaştırdı.)

Bunların yanında özellikle Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) katkısıyla 2017’de kaydedilen iç tüketimdeki hızlanma, 2018’de KGF’nin sonlanmasıyla yavaşlama ve düşme eğilimini beraberinde getirdi ve sonuç olarak işsizlik oranı 2017 yılında hızla düşerken 2018 yılında hızla arttı.

Enerji ve dış borca bağımlı olmamıza rağmen iç tüketimi pompalayarak büyümenin ateşlenmesi cari açık, TL’de ve üretimde sert değer kayıpları ve yüksek işsizlik oranlarıyla daha şiddetli döndü.

Hal böyle iken, küresel ekonominin yavaşlama eğilimine girdiği bir ortamda hızla artan Türkiye nüfusunu da dikkate aldığımızda Türkiye’nin mevcut tüketim, yatırım ve üretim resminde sürdürülebilir bir şekilde istihdamı artıracak, işsizliği azaltacak bir hikayesi var mı? Maalesef yok. Yerli araba da bir hikaye evet ama yapay zekanın üretim tarafında ağırlığını artırdığı bir ortamda katma değer yaratacak teknolojik ürünlerin üretilmesi, yeni iş alanları yaratması ve dünya çapında marka değeri taşıması daha güzel bir hikaye.

Gerçek şu ki mevcut yapı hem TL’yi hem de ekonomiyi daha da kırılgan hale getiriyor. Gaz verip frene basmak zorunda kalmaktansa istihdam ve sürdürülebilir bir hızda büyümeyi sağlayacak yeni bir yol haritası lazım. Mevcut yapıyla bu sağlanamadığına göre yapıyı değiştirmek yani reform yapmak gerekiyor. Bunu da “yapısal reform” olarak adlandırıyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa’daki zayıflık Türkiye’de yeni ihracat siparişlerini zayıflattı

Türkiye’de imalat sanayi PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,8 puan artışla 47,2 seviyesine yükseldi.

. Üretimde Temmuz 2018’den beri en ılımlı yavaşlama gözlendi,

. İstihdamdaki düşüş hız kesti,

. Zorlu talep koşullarının yansıması olarak yeni siparişler hem iç hem de dış pazarlarda hız kesti,

. Türk lirasındaki zayıflamaya bağlı olarak girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları üst üste ikinci ay arttı ve artış Şubat ayına göre ivme kazandı.

Endeksin 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında ise endeks yükselişini sürdürdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetmişti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak özel sektör yatırımlarındaki toparlanmaya rağmen talep tarafındaki zayıflıkları dikkate aldığımızda 2019 yılı ilk çeyreğinde sanayi üretiminde bir önceki çeyreğe göre dikkate değer bir hızlanma işareti görmüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz