Etiket: pmi

ABD ve Euro Bölgesi ekonomileri zayıflamaya devam ediyor

ABD ve Euro Bölgesi’nde imalat sektörü 2019 yılı ilk üç ayında ardı ardına zayıflarken çeyrek bazda bakıldığında 2018 yılı 4. çeyreğine göre daha zayıf bir performans ortaya koydu.

ABD Markit imalat sektörü PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,5 puan gerileyerek 52,5 olduğu tahmin edildi. Endeksin 50 ve yukarısındaki değerler sektörde büyümeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

Euro Bölgesi Markit imalat sektörü PMI endeksi ise Mart 2019’da aylık 1,7 puan düşerek 47,6 seviyesine gerilediği tahmin edilerek daralmayı sürdürdü.

Hizmet sektörü tarafında ise ABD’de 2019 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre daha iyi bir performans ortaya konsa da Mart ayında sektörün aylık 1,2 puan düşüşle 54,8 seviyesine yavaşladığı tahmin edildi.

Euro Bölgesi’nde ise hizmet sektörü PMI verisi ise aylık 0,1 puan düşüşle 52,7 olarak tahmin edilerek büyüme bölgesinde kalmayı sürdürdü.

Hizmet ve imalat sektörlerinden oluşan kompozit PMI endeksi ise Mart ayında ABD’de aylık 1,2 puan düşüşle 54,3 seviyesine zayıflarken Euro Bölgesi’nde aylık 0,6 puan kayıpla 51,3 seviyesine zayıfladı.

Genel olarak her iki ekonomide de enflasyon, istihdam ve üretim tarafında zayıflık sinyalleri var. Avrupa Merkez Bankası 2019 yılında %1,1 GSYH büyümesi tahmin ederken geçen hafta ABD Merkez Bankası Fed reel büyüme beklentisini 0,2 puan düşüşle %2,1 seviyesine çektiğini duyurmuştu.

Türkiye için anlamı ise en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nden (özellikle Almanya’dan) ithalat talebinin zayıflamaya devam edecek olması.

Dr. Fulya Gürbüz

İşsizlik oranı %13,5’e yükseldi, zirveyi henüz görmedik

Pazartesi açıklanan ve 2018 yılı 4. çeyreğinde (4Ç2018) %3 daralan GSYH verisinin ardından Aralık ayı işsizlik verileri de ekonomide daralmanın iz düşümü oldu. İşsizlik oranı %13,5 seviyesine tırmanarak rekor tazeledi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 54 bin, sanayi sektöründe 182 bin, inşaat sektöründe 77 bin kişi azalırken, hizmet sektöründe ise 16 bin kişi arttı.

Ocak ve Şubat ayı verilerini dikkate aldığımızda;

. PMI verilerine göre imalat sektöründe istihdamın Ağustos 2018’den bu yana aralıksız azalması,

. Sektörel güven endekslerine göre hizmet sektöründe çalışan sayısında azalması, perakende ticaret iş hacminde azalma ve inşaat sektörü faaliyetlerindeki gerileme işsizlik oranındaki artışın Ocak ve Şubat aylarında da süreceğine işaret ediyor.

Aşağıdaki grafik mevsimsel etkilerden arındırılmış sektörel güven endeksleri ve işsizlik oranı arasındaki ters ilişkiyi açıkça gösteriyor:

Detaylar…

TÜİK tarafından açıklanan işsizlik oranı Aralık 2018 döneminde 3,1 puanlık artış ile %13,5 seviyesinde gerçekleşirken tarım dışı işsizlik oranı 3,3 puanlık artış ile %15,6 olarak tahmin edildi.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 375 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 258 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin %17,3’ü tarım, %19,8’i sanayi, %5,8’i inşaat, %57’si ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1 puan, inşaat sektörünün payı 1,5 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,3 puan, hizmet sektörünün payı 2 puan arttı.

Kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan artarak %33,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,6 puan artarak %12,7 oldu, tarım dışı işsizlik oranı 0,7 puanlık artış ile %14,9 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı 0,3 puan azalarak %53,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 54 bin, sanayi sektöründe 182 bin, inşaat sektöründe 77 bin kişi azalırken, hizmet sektöründe ise 16 bin kişi arttı.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi aylık bazda %1 arttı, Şubat verileri devamlılığı sorgulatıyor

TÜİK verilerine göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %7,3 azaldı, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1 artış kaydetti.

Sanayi üretimi verilerine baktığımızda Temmuz 2018’den bu yana aylık bazda aralıksız olarak düşen aramalı, enerji ve sermaye malı imalatı ilk kez Ocak ayında bir önceki aya göre artış kaydetti; sırasıyla %2,2, %1,4 ve %0,8.

TCMB’nin yayınladığı Şubat ayı Reel Kesim Güven Endeksi verileri, gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin azalış yönlü beklentilerin zayıflayarak devam ettiğine işaret etmişti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sermaye yatırım harcaması alt endeksi Ocak’taki 97,7 seviyesinden Şubat ayında 98,9 seviyesine yükseldi. Hükumetin KOBİ’lere sağladığı finansal desteğin üretim sektörü için nefes aldırıcı bir gelişme olduğunu düşünüyoruz.

Avrupa’daki gelişmeler Türkiye’nin otomotiv sektörünü zayıflattı, imalat sektörüne destek gıda, içecek, plastik ve tekstilden geldi

Ocak ayı imalat sektörü PMI verileri üretim, yeni siparişler ve istihdamdaki yavaşlamanın Aralık ayına kıyasla hız kestiğine işaret etmişti. Bu paralelde TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretimi verileri bu gelişmeyi destekledi ve imalat sektörü Ocak ayında bir önceki aya göre %1,1 artış kaydetti.

Ara malı imalatındaki aylık %2,2’lik yükseliş olması otomotiv sektöründen kaynaklanmıyor. Ocak ayı ithalat detaylarında gıda, içecek, kimyasal madde, plastik, tekstile dayalı ürün ithalat miktarlarında artış, otomotiv sektörüne yönelik ürün ithalatında azalış, demiryolu ulaşım araçları aksam ve parçalarında artış var. Ocak ayı sanayi üretimi verilerine baktığımızda gıdada aylık %1,75, içecekte %3,3, tekstilde %1,6, plastik-kauçukta %2,3 artış olduğunu; motorlu kara taşıtı, treyler ve treyler imalatında %3,3, mobilya imalatında %1,7 azalış olduğunu görüyoruz.

Otomotiv sektörüne yönelik üretimde aylık bazda gerileme olması özellikle Almanya’daki olumsuz otomotiv sektörü gelişmeleriyle paralellik gösterdi. Almanya’da sanayi üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %0,8 daralma kaydetmiş, bunun otomotiv sektöründe yaşanan grevden kaynaklandığı ileri sürülmüştü. Almanya haricinde ticari ortağımız olan İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’da imalat sektörlerinde yaşanan artış genel bir iyileşmeye işaret etse de Şubat ayı PMI verileri Fransa dışında üretimde ve ihracat siparişlerinde yavaşlamaya işaret etmiş, özellikle aramalı ve sermaye imalatında yavaşlamanın daha belirgin olduğunu göstermişti.

Şubat ayı öncü verileri sanayi üretimi için umut vermiyor

Türkiye’ye ait Şubat ayı imalat sektörü PMI verileri üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamanın hafiflediğini, yeni ihracat siparişlerinin arttığını, istihdamdaki gerilemenin daha yavaş gerçekleştiğini göstermişti. Enflasyonun hız kaybetmesi ve TL’nin rekabetçi gücünün etkisiyle ihraç mallarımıza olan talebin artması olumlu bir gelişme. Ancak, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’dan gelen olumsuz sinyaller sürdürülebilir büyüme konusunda endişelerimizi artırırken Şubat ayı öncü göstergeler imalat sektöründe hızlanmaya işaret etmiyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Merkez Bankası temkinli kaldı, faizi değiştirmedi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bugün gerçekleştirdiği para politikası toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı olan politika faizini %24 seviyesinde sabit tuttu.

Fiyat baskıları ve belirsizliklere bağlı olarak faiz değişikliği beklemiyorduk.

TCMB’nin faiz değişikliğine gitmeme sebeplerini ve ilgili yorumlarımızı sıralayalım:

“Son dönemde açıklanan veriler ekonomideki dengelenme eğiliminin belirginleştiğini göstermektedir. Dış talep nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyet yavaş bir seyir izlemektedir. Cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.”

İç talepte daralma, ihracat hacminde ve turizm gelirlerinde artış 12-aylık cari açığın Aralık 2018’de 27,6 milyar gerilemesine sebep oldu. TL’deki değer kaybı ihraç ürünlerimizin rekabetçi konumunu güçlendirdi. TİM verilerine göre Ocak ayında hafif gerileyen ihracat Şubat ayında bir miktar arttı. İthalattaki düşüşün devam etmesiyle birlikte ilk çeyrekte cari işlemler dengesinde iyileşme sürecek. Ancak, olası bir talep artışı ithalatı tetikleyeceğinden söz konusu gelişmeyi “dengelenme” değil “şimdilik nefes aldırıcı” olarak değerlendiriyoruz.

“İthal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlenmektedir. Bununla birlikte, fiyat istikrarına yönelik riskler devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.”

Tüm önlemlere rağmen Şubat ayında gıda enflasyonu yıllık %29,3 artış kaydetti, tüketici fiyat enflasyonundaki (TÜFE) artış %19,7 oldu. Üretici fiyatları (yurt içi ÜFE) ise %29,3 arttı. Emtia fiyatları, TL’deki değer kaybı ve yapısal sorunlar enflasyonda sürdürülebilir iyileşmenin önünde engel.

31 Mart yerel seçimlerin ardından TCMB ilk toplantısını 25 Nisan’da yapacak. Reuters anketine göre katılımcılar TCMB’nin yıl sonuna kadar toplam 200 baz puan ile 900 baz puan arasında (medyan 500 baz puan) indirim yapacağını tahmin ediyorlar.

Şubat ayı küresel PMI verileri hem girdi maliyetlerinde hem de çıktı fiyatlarında artışa işaret ediyor. Türkiye’de düşük talebin etkisiyle çıktı fiyatlarında kısmen yavaşlama oldu. Seçim sonrasındaki tablonun sonucuna, yurt içi ve yurt dışı talep koşullarına bağlı olarak enflasyonun yönü de belli olacak.

Mevcut şartlarda TCMB’nin Haziran ayı ile birlikte indirime gitmesini ve kademeli olarak yıl sonuna kadar toplamda 500 baz puanlık indirim yapmasını öngörüyoruz.

TCMB’nin 2019 yılı sonuna kadar toplantı takvimi şöyle: 25 Nisan, 12 Haziran, 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel ekonomiyi imalat sektörü zayıflatıyor, hizmet sektörü destekliyor

Küresel bazda Şubat ayında hizmet sektöründe toparlanma yaşanırken imalat sektörü Haziran 2016 seviyelerine geriledi.

JP Morgan Küresel Hizmet Sektörü PMI verisi aylık 0,7 puan artışla 53,3 seviyesine yükselirken, JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI verisi 50,6 seviyesine geriledi.

Endeks değerlerinin 50 seviyesi ve üzerinde olması sektörlerin büyüme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Ancak özellikle ABD kaynaklı korumacılık eğiliminin arttığı 2018 yılı ile birlikte başta imalat sektörü daralma bölgesine doğru aşağı yönünü korurken hizmet sektörü gücünü korumaya devam ediyor.

İmalat sektöründe 2018 başlarından bu yana zayıflama sürüyor öyle ki 2018 sonunda zayıflama daha da hızlandı. Alt detaylarda tüketim malları imalatı gücünü korurken yatırım malları ve ara malların üretimi 2018 yılı başından bu yana düşüş eğilimini koruyor.

Hizmet sektörü ise 2018 yılındaki dalgalanmaya rağmen gücünü koruyor. Detaylara baktığımızda ise işletme hizmetleri ve finansal hizmetler gücünü korurken, tüketici hizmetlerinde güç kaybı var.

Ticaret savaşları ve Brexit belirsizliğine ek olarak ABD ve Avrupa merkez bankalarının para musluklarını kapatması tüketici güvenini dolayısıyla da tüketici talebini zayıflatıyor.

Her ne kadar küresel bazda (mevcut işlerin tamamlanması veya yeni siparişlerdeki artışa paralel olarak) istihdam artışları yaşansa da girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış tüketicinin alım gücünü aşağı çekiyor.

Daralan talep kapsamında tüketiciye yönelik hizmetlerde zayıflık sürüyor.

İşletmeler ise kısmen talep artışı kısmen mevcut işleri tamamlamaya ek olarak finansal sektörün desteği ile ayakta kalmayı sürdürüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’de imalat sektöründeki yavaşlama Şubat 2019’da hız keserken ihracat siparişleri arttı

• Üretimdeki yavaşlama daha sınırlı bir oranda gerçekleşti
• Yeni ihracat siparişleri yeniden büyümeye geçti
• İstihdamdaki azalış son 7 ayın en düşük hızında kaydedildi

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI® anket verileri, faaliyet koşullarındaki yavaşlamanın Şubat’ta son 6 ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleştiğine işaret etti. Üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlama hafiflerken yeni ihracat siparişleri artış gösterdi. İstihdamdaki gerileme de Şubat ayında daha yavaş gerçekleşti.

Ocak’ta 44,2 olarak kaydedilen manşet PMI endeksi Şubat’ta son 6 ayın en yüksek düzeyi olan 46,4’e yükseldi. Ancak faaliyet koşullarındaki yavaşlama eğilimi on birinci ayı geride bıraktı.

Manşet endeksteki eğilime paralel olarak üretim de Ocak ayına kıyasla daha düşük oranda geriledi. Yeni siparişlerdeki yavaşlama üst üste beşinci ay olacak şekilde hız kesti. Yeni ihracat siparişlerinin büyüme bölgesine geçmesi, toplam yeni iş akışını destekledi.

Yeni siparişlerin yavaş seyri firmaların Şubat ayında da istihdam azaltmasına neden oldu. Yine de yedi aydır devam eden bu süreçte en sınırlı istihdam azalışı Şubat’ta gerçekleşti.

Türk lirasındaki zayıflık, girdi maliyetlerinde bir kez daha aylık bazda artışa neden oldu. Enflasyon oranı Ocak ayına göre hafif çapta yükseldi, ancak 2018 yılı boyunca gözlenen seviyelerin belirgin bir şekilde altında kaldı. Maliyet yüklerindeki artışın yansıması olarak firmalar ürün fiyatlarında da artışa gitti. Ancak görece zayıf talep koşulları, satış fiyatlarındaki artışın oldukça sınırlı kalmasına neden oldu.

İmalatçılar satın alma faaliyetlerini Şubat’ta da azaltırken hem girdi hem de nihai ürün stoklarında azalma kaydedildi.

Asya’da imalat sektörü Hindistan’ın ardından Çin’in desteğiyle toparlanıyor

Çin: İmalat sektörü güçlü iç talebin etkisiyle büyüme bölgesine geri döndü

Dünyanın 2. büyük ekonomisi olan Çin’de imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 1,6 puan artışla 49,9 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerindeki değerleri sektörde büyümeye işaret ediyor. İç talepteki artışın etkisiyle üretim ve yeni siparişler alt endeksi büyüme bölgesine girdi, yeni ihracat siparişleri daraldı. Artan talep ve yüksek emtia fiyatları sebebiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Hindistan: Destekleyici devlet düzenlemeleri imalat sektörünü desteklemeye devam ediyor

Dünyanın 6. büyük ekonomisi olan Hindistan’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,4 puan artışla 54,3 seviyesine yükselerek son 14 ayın zirvesini gördü. Özellikle yeni ihracat siparişlerindeki hızlı artış ve devam eden iç talebe paralel olarak yeni siparişler yükseldi. Yeni siparişlerdeki artışta başarılı pazarlama modeli, destekleyici devlet düzenlemeleri ve güçlenen talep koşullarının etkisi olduğu kaydedildi. Zayıf emtia fiyatları ise enflasyonist baskının azalmasına sebep oluyor. İstihdamda hızlı artış kaydedildi.

ASEAN bölgesinde ise imalat sektörü Şubat 2019’da bozulmaya devam etti. Endonezya, Filipinler, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı kapsayan imalat sektörü Nikkei ASEAN PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,1 puan azalışla 49,6 seviyesine geriledi. Yeni siparişler son iki aydır düşerken üretim artışı zayıf kaldı.

Filipinler: Üretimde yavaşlama olsa da imalat sektörü büyümeyi sürdürdü, yeni ihracat siparişleri son 7 ayda ilk kez arttı

Dünyanın 40. büyük ekonomisi olan Filipinler’de imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,4 puan azalışla 51,9 seviyesine geriledi. Endeksin 50 üzerindeki değerleri sektörde büyümeye işaret ediyor. Yeni siparişler iç talepteki zayıflığa bağlı olarak son 7 ayın en zayıf artışını kaydetse de ihracat siparişleri son 7 aydır ilk kez yükseldi. Üretim ve istihdam arttı. Yüksek ham madde ve benzin fiyatlarına bağlı olarak çıktı fiyatları arttı, ancak enflasyon Ocak ayına göre düşük kaldı.

Vietnam: Üretim ve yeni siparişler hızla artmasına rağmen istihdam son 3 yılda ilk kez düştü

Dünyanın 47. büyük ekonomisi olan Vietnam’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,7 puan azalışla 51,2 seviyesine geriledi. Üretim ve yeni siparişler hızla arttı. Yeni ihracat siparişleri son 37 ayın en zayıf artışını kaydetti. Girdi maliyetleri kısmen artarken çıktı fiyatları son beş aydır düşüşünü sürdürdü. İstihdam düştü.

Endonezya: Üretim kısmen arttı, yeni ihracat siparişleri azalmaya devam etti

Dünyanın 16. büyük ekonomisi olan Endonezya’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,2 puan artışla 50,1 seviyesine yükseldi. Üretim kısmen azaldı. Yurt içi talepte iyileşme yaşanırken yeni ihracat siparişleri azalmaya devam etti. Girdi ve çıktı maliyetleri hafif yükseldi. Enflasyonist baskının düşük kalmasında güçlü para biriminin etkisi olduğu ifade ediliyor. Üretimdeki azalmaya rağmen istihdamdaki artış sürdü.

Tayland: Üretim yatay kaldı, yeni ihracat siparişleri son 4 ayda ilk kez attı

Dünyanın 27. büyük ekonomisi olan Tayland’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,3 puan azalışla 49,9 seviyesine geriledi. Yeni siparişler yükselme bölgesine girdi, yeni ihracat siparişleri y son 4 ayda ilk kez attı, girdi maliyetleri düşerken çıktı fiyatları arttı, istihdam son beş aydır düşüşünü sürdürdü, üretim beklentisi arttı.

Malezya: İmalat sektöründeki daralma son beş aydır sürüyor

Dünyanın 39. büyük ekonomisi olan Malezya’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,3 puan azalışla 47,6 seviyesine geriledi. Üretim ve yeni siparişler son beş aydır düşüyor. İç talep ve ihracat siparişleri düşüyor. İstihdamda değişiklik olmazken, enflasyon baskıları hafifledi. Üretim beklentileri düşük hızda arttı.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

Şubat 2019’da Japonya imalat sektörü PMI endeksi son 32 ayda ilk kez daraldı

Japonya’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak aylık 1,4 puan azalışla 48,9 seviyesine geriledi. Endekste 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor.

. Talep şartları güçlü oranda bozuldu, yurt içi ve yurt dışından yeni siparişler düşüş yaşandı. Yeni ihracat siparişleri son 2,5 yılın en hızlı düşüşünü kaydetti.

. Çin’e yapılan düşük satışlara bağlı olarak yeni ihracat siparişleri düşüşünü sürdürdü.

. Hammadde fiyatları, istihdam ve taşıma maliyetlerindeki artış girdi fiyatlarında artışın sürmesine sebep olsa da son 16 ayın en düşük artışı kaydedildi.

. Zayıflayan girdi maliyetleri ve talepteki azalmaya paralel olarak çıktı fiyatları yavaş hızda arttı.

. İstihdamda Eylül 2016’dan bu yana yaşanan artış devam etti.

. İşletmelerin üretim beklentileri son 8 aylık düşüşünü sürdürdü. Küresel ticaretteki zorluklar, üretimde düşüş beklentisi ve yıl sonunda devreye girecek olan vergi artışları görünümdeki riskler olarak öne çıkarıldı.

Japon ekonomisi 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %0,3 artmış, bir önceki yılın ilk çeyreğine göre değişiklik göstermemişti. Mevcut imalat sektörü görünümü GSYH üzerinde daralma riskini ortaya koysa da hizmet sektörü PMI verisi belirleyici olacak.

ABD ekonomisinin yıldızı Ocak ayında imalat sektörü oldu

Markit PMI verilerine göre, ABD’de ekonomik aktivite Ocak ayında imalat sektöründe hızlanırken hizmet sektöründe geriledi. Üretim ve istihdamdaki artışın kaynağı imalat sektörü oldu. Yavaşlayan ihracat siparişlerinin aksine iç talepteki artış imalat sektöründeki büyümenin tetikleyicisi oldu. Girdi maliyetleri zayıflarken çıktı fiyatları yükseldi.

Böylece ABD ekonomisi 2018’de kaydettiği hızlanmanın ardından 2019 yılına hafif vites düşürerek girdi. Ocak ayı tarım dışı işsizlik oranı %4 seviyesine hafif yükselirken, çıktı fiyatlarındaki artışa rağmen, enflasyon üzerinde baskılar girdi maliyetlerindeki ve ortalama saatlik ücretlerdeki düşüşe bağlı olarak azaldı. 2018 ortalamasına yakın bir performans sergileyen Ocak ayı PMI verileri, 2019 yılında %2,9 büyümesi beklenen ABD ekonomisinin 2019 yılında %2,5 seviyesine yavaşlayacağı beklentisine paralel bir performansa işaret ediyor. Dolayısıyla Fed’in faiz artırımında sabırlı olunacağı söyleminin de Ocak ayı istihdam ve PMI verileriyle doğrulandığını düşünüyoruz.

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi olan Blackrock’ın Sabit Getirili Varlıklar Yatırım Direktörü Rick Rieder ise Reuters ile yaptığı röportajda bir adım öteye gidiyor ve birçok yatırımcının 2020 yılında ABD ekonomisinin resesyona gireceğini bu sebeple Fed’in faiz düşüreceğini beklediklerini ifade etti. Rieder piyasanın bu beklentisini aşırı bulurken Fed’in 2019 yılı ikinci yarısında güçlü ekonomik performansla birlikte bir veya iki faiz artırımı yapabileceği ihtimalini ortaya koyuyor.

Görüldüğü üzere beklentiler farklılık gösterebiliyor ancak asıl olan açıklanan ekonomik veriler. Fed’in veri bazlı hareket edecek olması Rieder’i veya resesyon bekleyen diğer yatırımcıları da haklı konuma getirebilir. Hükümet kapanmasını da dikkate aldığımızda, şimdilik ABD ekonomisinin vitesi hafif düşürdüğünü söyleyebiliyoruz.

Gelelim detaylara…

İmalat ve hizmet sektörleri PMI endekslerinin ağırlıklı ortalamasından oluşan ABD Kompozit PMI Üretim endeksi Ocak 2019’da Aralık ayına göre değişmeden 54,4 değerini aldı. Hizmet sektörü PMI endeksi Ocak ayında 0,2 puan düşüşle 54,2 değerine gerilerken, imalat sektörü PMI endeksi aylık 1,1 puan artışla 54,9 değerine yükseldi.

. Toplam sektörde yeni siparişler, imalat sektöründeki hızlı artışın etkisiyle yükseldi.
. İmalat sektöründe yeni ihracat siparişleri yavaş bir hızda artarken hizmet sektörü yeni ihracat siparişlerinde düşme yaşandı. Böylece toplam sektörün yeni ihracat siparişleri Ekim 2018’den bu yana en yavaş artışını kaydetti.
. Her iki sektörde girdi maliyetlerindeki azalmaya bağlı olarak fiyat baskıları azaldı.
. Güçlü müşteri talebinin etkisiyle şirketler çıktı fiyatlarını daha hızlı bir oranda artırdılar.
. İmalat sektöründe yaşanan istihdam artışına karşılık hizmet sektöründe istihdam zayıfladı. Böylece toplam istihdam artışı Haziran 2017’den bu yana en zayıf artışını gerçekleştirdi.
. Gelecek 12 aya yönelik beklentilerde güçlü artış yaşansa da 2018 yılı ortalamasının altında kaldı.

Artan belirsizlikler Euro Bölgesi’nde yatırımları öteliyor, büyümeyi iç talep destekleyecek

İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan Euro Bölgesi Kompozit Üretim PMI Endeksi Ocak 2019’da son 5 aylık düşüşünü koruyarak aylık 0,1 puan düşüşle 51,0 olarak sonuçlandı ve son 5,5 yılın en düşük değerine geriledi.

Geçen hafta açıklanan imalat sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 0,9 puan düşüşle 50,5 seviyesine gerilemişti.

Hizmet sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,4 puan artışla 51,2 seviyesine yükseldi.

İmalat ve hizmet sektörlerini baz alan Kompozit PMI verilerine göre;
. Üretimdeki zayıflık imalat sektöründeki yavaşlamadan kaynaklandı.
. İmalat sektörü küçülme bölgesine doğru gerilerken, hizmet sektörü son dört yılın en düşük performansını kaydetti. Böylece talep tarafı 2013 yılının ortalarından bu yana en zayıf noktasına ulaştı.
. Ekonomik aktivitede en sert düşüşler Fransa ve İtalya’da yaşandı. Almanya ve İspanya en iyi performans gösteren ülkeler oldular.
. İmalat sektöründe yeni siparişler son 6 yılın en sert düşüşünü yaşaması toplam yeni siparişlerdeki düşüşün ana sebebi oldu, hizmet sektöründe yeni siparişler yataya yakın kalarak durgunluk işareti verdi.
. İtalya’da yaşanan istihdam kaybı dışında Bölge genelinde istihdam zayıflayarak da olsa arttı.
. Girdi maliyetleri Ocak ayında artışını korudu. Ücret ve maaş artışları hizmet sektöründe işletme maliyetlerini artırdı, imalat sektöründe ise düşen petrol ürünleri fiyatları girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttı.
. Artan işletme ve girdi maliyetleri çıktı fiyatlarının son üç ayki en yüksek artışı kaydetmesine sebep oldu.
. İş güveni konusunda uluslararası ticaret, Brexit ve bölgesel ve küresel olarak artan politik belirsizlikler beklentilerin bozulmasına sebep oldu.

Raporda yer aldığı üzere PMI göstergeleri GSYH’nin ilk çeyrekte %0,1’lik artışa işaret ediyor. 2018 yılında çeyrek bazda ortalama %0,3’lük artış yaşanmış, en son 2013 yılında %0,1’lik artış kaydedilmişti. Aralık 2018’de yayınlanan beklentilerine göre Avrupa Merkez Bankası (AMB) Euro Bölgesi 2019 yılı 1. çeyreği için GSYH’de dönemlik %0,3-0,7 aralığında bir büyüme öngörüyor. Yıllık bazda bakıldığında AMB, Euro Bölgesi’nin 2018 yılında %1,9 büyümesinin ardından 2019 yılında %1,7 büyüyeceğini tahmin ediyor. 2020 ve 2021 yılları için tahminleri ise sırasıyla %1,7 ve %1,5. IMF ise Euro Bölgesi’nin 2019 ve 2020 yıllarında sırasıyla %1,6 ve %1,7 büyüyeceğini öngörüyor.

AMB 4 Şubat tarihli “Euro Bölgesi’nde iç talep ve buna bağlı riskler” başlıklı raporunda ise, önümüzdeki birkaç yıl boyunca ekonomik aktivitenin iyileşen istihdam piyasası ve hanehalkı gelir artışının desteğiyle iç talep kaynaklı olarak ılımlı bir hızda büyüyeceğini tahmin ediyor.

Söz konusu raporda anket verileri ve modellemelerin ortaya koyduğu sonuçlara göre AMB, küresel ekonomiye yönelik belirsizliklerin özel tüketimden daha çok yatırım ortamını olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

Anket verileri küresel belirsizliklerdeki artışın yatırım kararlarının ötelenmesine sebep olduğunu ortaya koyarken, AMB çok ülkeli tahmin modeline göre artan küresel belirsizlikler sonucunda yatırımlarda meydana gelen kaybın yarısının belirsizliğin azalmasını takip eden yaklaşık 2,5 yıl sonra telafi edilebildiği sonucu elde edilmiştir.

İç talepteki daralmanın derinleştiği Türkiye özelinde baktığımızda en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nde iç talebin korunması ihracat hacmimiz açısından yukarı potansiyel taşımasa da ümitli kalmamıza sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz