Etiket: reel kesim güven endeksi

TL’de değerlenme güven endekslerini yukarı çekti, devamlılığı G20 Osaka Zirvesi’ndeki gelişmelere bağlı

ABD ile süregelen S-400 krizi ve 23 Haziran seçimlerine yönelik belirsizlikler Mayıs ayı başında Dolar-TL kurunun 6,0 seviyesinin üzerine çıkmasına sebep olmuştu. ABD merkez bankası Fed’in faiz indireceğine yönelik artan beklentiler, Avrupa Merkez Bankasının (AMB) genişlemeci politika söylemlerine ağırlık vermesi ve 23 Haziran seçimlerinin sorunsuz sonuçlanmasıyla Dolar-TL kuru Haziran ayı başındaki 5,90 seviyelerinden Haziran ayı sonunda 5,70 seviyelerine kadar geriledi. Türk lirasında yaşanan değer kazancının etkisiyle de Haziran ayında güven endeksleri arttı.

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre;

. Reel kesim güven endeksi Haziran ayında bir önceki aya göre 4,9 puan artışla 99,6 seviyesine yükseldi,

. Hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endeksleri sırasıyla aylık 5,9, 3,3 ve 0,6 puan artışla sırasıyla 85,4, 93,2 ve 50,4 seviyelerine yükseldi,

. Tüketici güven endeksi aylık 2,3 puan artışla 57,6 seviyesine yükseldi.

Haziran ayı reel kesim güven endeksi verileri üretim maliyetlerinde ve istihdam beklentilerinde zayıflama ortaya koydu; üretim, sipariş ve yatırım alt endeksleri ise önceki aya göre güçlendi. Üretici fiyat endeksi için olumlu olsa da üretim ve yatırımlardaki iyileşmenin devamlılığı için soru işaretleri var.

Evet, 23 Haziran seçimleri sorunsuz sonuçlandı ancak ABD-Türkiye arasında yaşanan S-400 gerilimi ve Akdeniz’de yürüttüğümüz sondaj faaliyetlerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile tansiyonu yükseltmesi Dolar-TL kurunun 5,70 seviyelerinin altına gerilemesine olanak vermiyor.

Mevduat ve kredi gelişmeleri ise mevcut risklerin tasarruf ve finansman üzerindeki ağırlığını korumaya devam ettiğini gösteriyor:

. Kur etkisinden arındırılmış verilere göre Haziran ayında tüketici kredilerinde bir önceki yıla göre yavaşlama devam ederken kurumsal kredilerde zayıflama ağırlığını artırıyor.

. Takipteki kredilerde devam eden artışı dikkate aldığımızda reel sektörde kan kaybı devam ediyor.

. Mevduat tarafında dış ve iç politikada yaşanan gerilimlerin etkisiyle yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı rekor seviyelere yükselmiş durumda.

. Mevduatların krediye dönüşme oranı 2018 ortasından bu yana düşüş eğilimini korurken tahvil ve bono portföyünde artış eğilimi devam ediyor. Diğer bir deyişle tasarruflar, reel sektöre değil yüksek getiri sunan sabit getirili varlıklara kayıyor. Elbette başta Avrupa olmak üzere küresel ekonomideki yavaşlama Türkiye’nin makro-ekonomik dinamiklerini aşağı çeken önemli bir faktör ancak TL’ye güven kaybının yarattığı yüksek maliyetli finansmana erişim zorluğu reel sektörün belini kırmış durumda.

Şimdi gözler 28-29 Haziran’da Osaka’da yapılacak G20 zirvesinde. ABD Başkanı Trump ile Çin lideri Xi Jinping’in 29 Haziran’da bir araya gelmesi bekleniyor. Bize göre en iyimser senaryo ABD ve Çin’in görüşmeleri tekrar başlatma kararı alması; en olası senaryo ise uzlaşma olmaması ki bu küresel yavaşlamanın devam etmesi demek.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump görüşmesi ise S-400 krizinin dolayısıyla da Türk lirasının akıbeti açısından kritik öneme sahip.

Dr. Fulya Gürbüz

Güven endeksleri mayısta gerilese de üretimde ılımlı artış II. çeyrekte de sürüyor

Hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde güven endeksleri Mayıs 2019’da sırasıyla %4,4, %0,7 ve %7,7 azalarak 79,4, 89,9 ve 49,8 seviyelerine geriledi. Reel kesim güven endeksi aylık %6,3 azalışla 98,9 oldu. Tüketici güven endeksi ise aylık %13 azalışla 55,3 seviyesine geriledi.

Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi iç talepteki ılımlı iyileşmeye bağlı olarak 2019 yılı ilk çeyreğinde aylık bazda ortalama %1,5 artış kaydetmişti. ilk çeyrekte ortalama %74,2 olarak gerçekleşen imalat sektöründe kapasite kullanım oranı Nisan’da %75, Mayıs’ta ise %76,3 olarak gerçekleşti.

Bu paralelde Şubat-Mart-Nisan döneminde SAMEKS verileri sanayi üretiminde zayıflığın ardı ardına azalmaya devam ettiğini göstermişti.

Kapasite kullanımı ve SAMEKS verilerini dikkate aldığımızda sanayi üretiminin Nisan-Mayıs döneminde de aylık bazda ılımlı artışını koruyacağını tahmin ediyoruz.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

İç ve dış siyasi risk ekonomiyi aşağı çekiyor

Reel kesim güven endeksi (RKGE) verilerine göre Nisan ayında iç talepte gerileme sürüyor. Perakende ticaret sektörü güven endeksindeki düşüş iç talepteki gerilemeyi teyit etti. Gelecek üç ayda iç talepteki zayıflığın sürmesi bekleniyor. Üretim hacmini ise ihracat siparişleri destekliyor.

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi verileri ise 2019 yılının ilk iki ayında üretimin bir önceki aya göre arttığını göstermişti. RKGE verileri reel sektörde üretimin 2019 yılı Mart ve Nisan aylarında da bir önceki aya göre artışını koruyacağını gösteriyor. Sermaye yatırımlarında Nisan ayında zayıflamaya bağlı olarak istihdam piyasasında zayıf seyrin devam edeceğini söyleyebiliriz. Üretici fiyatlarındaki artış beklentisi de Nisan ayında devam etti, TL’de yaşanan son değer kaybı Mayıs ayında da benzer bir sonucu ortaya koyacak. Ek olarak TL’deki değer kaybına rağmen Türk ihraç mallarının Avrupa Birliği ülkeleri genelinde rekabet gücünün azaldığı değerlendirmeleri dikkat çekici.

TCMB Nisan ayı Beklenti Anketi’nde ise katılımcıların GSYH’deki zayıflama beklentilerine bağlı olarak cari açıkta gerilemenin sürmesi bekleniyor. TL’de devam eden değer kaybı hem enflasyon hem de cari açık üzerinde baskı oluşturacaktır. Gelecek hafta rezervleri konusunda TCMB bir açıklama yapacağını duyurdu. TCMB’nin bugünkü toplantı öncesinde veya toplantının ardından bu konuya açıklık getirmesini tercih ederdik.

Dönelim mevcut konjonktürün TCMB üzerinde olası etkisine…

Her ne kadar mevcut veriler yılın ilk çeyreğinde kısmi iyileşme gösterse de İran’dan petrol almamızdan dolayı ABD’nin 1 Mayıs’ta Türkiye’ye yönelik yaptırım muafiyetini kaldıracak olması, S-400 sorunu, TCMB rezervlerine ilişkin endişeler ve İstanbul seçimlerine ilişkin belirsizlikler sebebiyle TL’de devam eden değer kaybına istinaden TCMB’nin bugünkü toplantısında faiz değişikliğine gitmemesini ve sıkı para politikası vurgusunu tekrarlamasını bekliyoruz.

TCMB’nin 2019’un geri kalanındaki toplantı tarihleri: 12 Haziran, 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık. ABD merkez bankası Fed’in faiz artırmayacak olması, yaz ayları ile birlikte turizm gelirlerindeki artış ve enflasyonda nefes alma fırsatı yakalamamız halinde TCMB’nin 25 Temmuz toplantısında faizde indirim yapma ihtimali var.

Dr. Fulya Gürbüz

İmalat sektörü Mart ayında iyileşme işareti verdi, perakende ticarette güven hafif geriledi

Reel Kesim Güven Endeksi Mart 2019’da aylık 4,9 puan artışla 102,1 seviyesine yükseldi, mevcut mal stoku dışında sipariş, sabit sermaye yatırımları, üretim hacmi, istihdam miktarı alt endekslerinde iyileşme var; üretim maliyetleri ve satış fiyatı beklentileri arttı.

Perakende ticaret sektörü endeksi Mart 2019’da aylık %0,1 azalışla 90,7 olurken hizmet sektörü güven endeksi Mart 2019’da aylık %2,6 artışla 81,6’ya ve inşaat sektörü güven endeksi %4,4 artışla 54,1 seviyesine yükseldi.

İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı Mart 2019’da aylık 0,3 puan artışla %74,3 oldu.

Dr. Fulya Gürbüz

Reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım verileri talepte zayıflığın sürdüğünü gösterdi

TÜİK tarafından yayınlanan reel kesim güven endeksi (RKGE) verilerine göre son üç aya ilişkin olarak iç talepte daralma son 7 aydır düşüşünü korurken, ihracat tarafında siparişler Ekim ayındaki yükselişini sürdürdü.

RKGE-son 3 ay-2018-Kasım

İç piyasa siparişlerinde azalışın güçlenerek devam etmesi -Kasım ayında uygulamaya giren dayanıklı tüketim mallarına yönelik vergi indirimlerinin yeni yılda sonlanacağı dikkate alındığında- şaşırtıcı değil.

Nitekim Kasım ayı imalat sanayi kapasite kullanım verileri de dayanıklı tüketim malı, ara mallar ve yatırım malları üretiminde azalışa işaret ederek iç talepteki daralmanın sürdüğünü teyit etti.

KKO-2018-Kasım

Gelecek üç aya ilişkin olarak ise başta Avrupa olmak üzere küresel ekonominin yavaşlayacağı işaretleri alınıyorken reel sektörün ihracat siparişlerindeki artış beklentisine çekinceyle yaklaşıyoruz.

RKGE-gelecek 3 ay-2018-Kasım

Paralel olarak gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamalarının ve gelecek üç aydaki istihdama ilişkin azalış yönlü beklentilerin zayıflayarak devam etmesi de reel sektörün umudunu koruduğunu gösteriyor ki bu önemli bir motivasyon kaynağı olabilir.

RKGE-2018-Kasım