Etiket: reel sektör

Euro Bölgesi’nde imalat ve tüketici güven endekslerindeki bozulma Haziran ayında da sürdü

Euro Bölgesi’nde Ekonomik Duyarlılık Endeksi (Economic Sentiment Indicator) 2019 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre 1,9 puan azalışla 103,3 ile Ağustos 2016 seviyesine geriledi. Ticaret savaşı, Brexit ve otomotiv sektörünün düzenlemeleri yerine getirmeye yönelik çalışmaları sebebiyle 2018 yılı başından itibaren endeks düşüş eğilimini koruyor. İmalat sektörü (-2,7), hizmet (-1,1) ve tüketici (-0,7) alt güven endeksleri Haziran ayında gerilerken perakende ticaret (+1,0) ve inşaat (+3,6) tarafında iyileşme var. Güven kaybı sırasıyla en fazla Almanya (-2,9), İtalya (-1,5), Fransa (-1,5), Hollanda (-1) ve İspanya’da (-0,6) yaşandı.

Euro Bölgesi’nde İş Durum Endeksi ise (Business Climate Indicator) Haziran ayında önceki aya göre 0,13 puan azalışla 0,17 değerine düşerek Ekim 2014 seviyelerine geriledi. Gerilemede işletmelerin üretim beklentileri, ihracat siparişleri ve stok seviyelerindeki kötüleşme etkili oldu. Geçmiş üretim seviyesinde ise iyileşme var.

Bölge’de Tüketici Güven Endeksi ise Haziran ayında bir önceki aya göre 0,7 puan düşüşle -7,2 seviyesine geriledi.

Haziran ayı imalat sektörü PMI ilk tahminlerine göre Euro Bölgesi’nde üretim önceki aya göre değişiklik göstermeyip daralma bölgesinde kalmayı sürdürürken hizmet sektörü büyüme bölgesinde gücünü korumaya devam ediyor. Her iki sektörde ihracat siparişleri güç kaybı yaşarken istihdamda görece iyileşme var. Fiyat tarafında ise maliyet enflasyonu Eylül 2016 seviyelerine gerilerken çıktı fiyat artışı son üç yılın en düşük artışını kaydetti.

Mayıs ayında tüketici enflasyonu yıllık %1,2 seviyesine gerilemişti ki bu seviye Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) %2 olan hedefinin hayli gerisinde. Üretici fiyat enflasyonu ise Nisan ayında yıllık %2,6 seviyesine geriledi. GSYH büyümesi ise 2019 yılı I. çeyreğinde kaydettiği %1,2 büyüme ile 2013 yılı sonu seviyelerine gerilemiş durumda. Parasal genişlemeye rağmen Bölge’de büyüme ve enflasyon dinamiklerinin zayıflamaya devam etmesine bağlı olarak AMB Başkanı Draghi hazine tahvillerinin alımına devam etmek suretiyle parasal genişleme sinyali verdi.

Euro Bölgesi’nde ihracat performansının Haziran ayında düşmeye devam etmesi küresel talepte daralmanın devam ettiğine işaret ediyor. Yarın Osaka’da başlayacak iki günlük G20 zirvesinde cumartesi günü ABD ve Çin liderlerinin bir araya gelecek olması küresel ekonomi açısından belki bir umut kaynağı olabilir.

Dr. Fulya Gürbüz

Çok zor bir 2019 yılı bizi bekliyor

Dün yayınlanan reel sektöre ilişkin Aralık ayı verilerine göre;

. Reel kesim güven endeksi Aralık 2018’de aylık 1,3 puan azalışla 91,5 seviyesine geriledi, mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi aylık 0,9 puan artışla 97,7 puan oldu; iç piyasada zayıflık sürerken yatırım ve istihdam beklentilerindeki bozulmaya rağmen sektör gelecekten umutlu

. İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, Aralık 2018’de bir önceki aya göre değişmeyerek %74,1 seviyesinde gerçekleşti

. Hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde güven Aralık 2018’de bir önceki aya göre sırasıyla %2,2 ve %6,3 artarken inşaat sektöründe %2,1 azaldı.

İnşaat sektöründe vergi indirimlerine rağmen arz fazlasının yarattığı doygunluk sektöre yönelik olumlu bir tablo ortaya koymuyor.

Perakende ticarette vergi indirimleri, kampanyalar, yılbaşı hareketliliği ve indirim sezonuna girilmesi Ocak ve Şubat aylarında da hareketliliğin sürmesine sebep olabilir.

Turizm sektöründe 2017 yılı Mayıs ayı ile birlikte 12-aylık toplam ülkeye gelen turist sayısındaki artış eğiliminin aralıksız korunmasına rağmen gelir artış hızının turist artış hızının gerisinde kalması sektörde hizmet kalitesinin genele yayılmasının önünde engel oluşturduğunu düşünüyoruz.

İmalat sektörünü dikkate aldığımızda;

  • İç talepteki kımıldanmanın stokların azalmasında etkili olduğunu anlıyoruz.
  • Dış talep tarafında ise mevsimsellikten arındırılmış ihracat miktar endeksindeki bir önceki aya göre artışlar Ağustos-Ekim döneminde aralıksız olarak zayıflayarak Ekim ayında eksi değere geriledi. 2019 yılına dair küresel büyümeye yönelik endişelerin artması dış ticaret tarafında zorlu bir 2019 yılına işaret ediyor.

Finansal şartlarda ise zorluk devam ediyor;

  • Avrupa ve ABD merkez bankalarının likidite musluklarını kapattıkları mevcut ortamda, toplayabildiği mevduattan çok daha fazlasını kredi olarak vermek durumunda kalan Türkiye bankacılık sektöründe kredi şartlarının zorlu bir tablo ortaya koyması 2019 yılında hizmet ve üretim tarafında arz ve talep dengesi açısından çok daha zorlu bir ortama işaret ediyor.

Trump faktörü hem ekonomi hem de piyasalar üzerindeki baskıyı artırıyor;

  • ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı ateşkesinden çok hızlı sonuçlar alınamaması, küresel büyümeye yönelik endişeler, bütçe talebine kırmızı ışık yanan ve vergi indirimlerini olanağının 2019 yılında kaybedecek olan ABD Başkanı Trump’ın Fed’e yönelik faiz düşürme baskısının piyasalarda yarattığı satış baskısının beklenti ve güven endekslerini aşağı çekerek piyasalarda ayı piyasa baskısının artması hem Türkiye piyasaları dolayısıyla da TL üzerindeki baskıların korunmasında etkili olacak.

Reel sektörde güven geriliyor

Haziran ayı verilerine göre;

. Reel kesim güven endeksi Haziran’da bir önceki aya göre 5,3 puan azalarak 104,6 seviyesinde gerçekleşti.

. Hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endeksleri Haziran’da bir önceki aya göre sırasıyla %0,8, %2,8 ve %2,4 oranlarında azalış kaydetti.

Reel sektör güven endeksi Şubat 2018’den bu yana aralıksız düşüyor. Endeksin detaylarına baktığımızda dış talebe bağlı üretim performansı korunurken yatırım harcamaları ve iç talepteki zayıflık sürüyor.

Kredi Garanti Fonu’nun 2017 yılı başında devreye alınması ile sektörel güven endekslerinde yaşanan yükseliş yerini 2018 yılı başında son dilimin kullanılmasının ardından düşüşe bıraktı. Kamu bankaları halen kredi yolu ile reel sektörü desteklemeye devam ediyor ancak özel bankaların kredi hacimleri 2017 Ağustos ayından bu yana düşüş eğilimini sürdürüyor. Kısacası 2017 yılında ihracat ve iç talep destekli büyüyen Türkiye ekonomisi 2018 yılında finansal şartların sıkılaşmasına bağlı olarak ihracat ile ayakta kalmaya çabalıyor.

Ancak ihracat tarafında yılın ilk 5 ayında 2017 yılının gerisinde bir performans sergileniyor. 2018 yılı 1. çeyreğinde ihracatın GSYH içindeki payı %0,11 oldu ki 2017 yılı ortalaması %2,56 seviyesindeydi. 2018 geneli için ihracat performansına yönelik başlıca risk ABD’de Trump yönetiminin sürdürdüğü ticaret savaşları. ABD’nin dördüncü en büyük otomobil ithalatçısı olan Almanya’nın otomobillerine %35 vergi getirme tehdidi Alman ekonomisine yönelik beklentileri ve yatırımları aşağı çekiyor, özellikle de iş ortamı anlamında. En büyük ticaret ortağımız olan Almanya ve dolayısıyla da Euro Bölgesi’nde 2. çeyrek öncü göstergeler ve yılın 2. yarısına yönelik beklentiler Türkiye’nin büyüme potansiyelini aşağı çekecek gelişmeler arasında.

2017 yılında iç talep artırıcı tedbirler ve görece uygun dış ortam cari açıkta artış pahasına Türkiye’nin büyüme potansiyelini yukarı çekmeyi başardı ancak yeni hükümetin cari ve mali dengeyi tehlikeye atacak lüksü yok.

Yılın 2. yarısına yönelik kritik olan ekonomi yönetiminin cari işlemler açığını tehlikeye atmayacak ve büyümeyi şişirmek yerine katma değer yaratacak bir büyüme modeli ortaya koymasını, bununla birlikte Merkez Bankası üzerinde baskı yaratmadan sıkı para ve maliye politikalarını sürdürmelerini temenni ediyoruz.