Etiket: sanayi üretimi

Eylül ayında sanayi üretimindeki sert artış perakende satışlarda cevap buldu

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi Eylül ayında önceki aya göre %3,2 artış kaydederken perakende ticaret hacim endeksindeki artış %0,6 oldu. Ekim ayı merkezi yönetim bütçe verileri ithalde alınan katma değer vergisinde aylık %18,5 (ABD doları bazında %16,7)’lik artışa işaret etti. Söz konusu artış Ekim ayında tüketim malları ithalatında dolayısıyla da perakende satışlarda artış sinyali veriyor.

Eylül ayında perakende ticaretteki sınırlı artışı ve ithalat hacim endeksindeki azalışı dikkate aldığımızda sanayi üretimindeki artışın ihracatı desteklediğini anlıyoruz. Diğer bir deyişle sanayi üretimi ve dolayısıyla ihracat üçüncü çeyrekte de GSYH büyümesini destekleyecek ana etkenler olacak.

Arındırılmamış verilerle sanayi üretiminde 3. çeyrekte kaydedilen yıllık %0,9’luk artış GSYH büyümesini pozitif haneye taşıyacak…

Eylül ayı verisiyle birlikte takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 2019 yılının ilk üç çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sırasıyla %1,8, %0,7 ve %1,6 artış kaydetmiş oldu. Sanayi üretimindeki değişimle benzer hareket eden GSYH’de üçüncü çeyrekte artış görme ihtimalimiz yüksek.

İşgücü piyasasında ise iç talepteki daralmanın işsizlik oranı üzerindeki baskısını sürdürdüğünü görüyoruz…

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimi eylül ayında ihracatın desteğiyle arttı

Türkiye İstatistik Kurumu Eylül ayı sanayi üretimi verilerini açıkladı. Buna göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 arttı. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ise Eylül ayında bir önceki aya göre %3,2 artış kaydetti. (Grafik 1)

Grafik 1

Eylül ayı takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ve dış ticaret hacim endekslerindeki gelişmeleri bir önceki aya göre karşılaştıralım:

. Tüketim malları ithalatı arttı, hammadde (ara malı) ve sermaye malı ithalatı azaldı. (Grafik 2)

. Tüketim malı ihracatı arttı, yatırım malı ihracatı azaldı, hammadde ihracatı hafif geriledi. (Grafik 2)

Grafik 2

. Ara malı, tüketim malı (dayanıklı ve dayanıksız) ve sermaye (yatırım) malı imalatı arttı. (Grafik 3)

Grafik 3

Ağustos ve Eylül’de binek otomobil ithalatı ardı ardına artarken paralelinde yurt içinde otomobil satışları her iki ayda da benzer oranda artış gösterdi.

Genel olarak değerlendirdiğimizde sanayi üretimindeki artışın ihracat destekli arttığını düşünüyoruz.

Eylül ayı verisiyle birlikte takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi 2019 yılının ilk üç çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sırasıyla %1,8, %0,7 ve %1,6 artış kaydetmiş oldu. Sanayi üretimindeki değişimle benzer hareket eden GSYH’de üçüncü çeyrekte artış görme ihtimalimiz yüksek. (Grafik 4)

Grafik 4

Okulların açılmasının etkisiyle Eylül ayında perakende ticarette de artış göreceğiz ancak genel olarak iç talepte -otomotiv ve konut dışında- genele yayılmış bir hareketlenme sinyali henüz almış değiliz.

TİM verileri ihracatın Ekim ayında da arttığına işaret etmişti. Dolayısıyla son çeyreğe sanayi üretimindeki artışın devamıyla gireceğimizi tahmin ediyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftalık makro-ekonomik gündem: Ödemeler dengesi, sanayi üretimi, bütçe, işsizlik oranı ve perakende ticaret

12 Kasım 2019, Salı

Eylül ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak (Ağu-19: 2,6 mlr $, 12-aylık toplam denge: 5,1 mlr $). Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış ihracat önceki aya göre 48 mln $, ithalat ise 771 mln $ azalmış, böylece dış ticaret açığı 1,9 mlr $ seviyesine gerilemişti. Net turizm gelirleri ise Eylül ayında 760 mln $ azaldı. Eylül ayında cari fazlada önceki aya göre hafif bir azalma görebiliriz.

13 Kasım 2019, Çarşamba

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Powell Çarşamba günü ABD Kongresi Ortak Ekonomi Komitesi’ne ve Perşembe günü Bütçe Komitesi’ne sunum yapıp soruları cevaplayacak. Fed, 30 Ekim toplantısında ticaret riski ve düşük enflasyon dinamiklerine bağlı olarak politika faiz hedef aralığını 25 baz puan düşüşle %1,5-1,75 aralığına çekmiş, sonraki toplantı kararlarında ekonomik verilere göre hareket edeceklerini duyurmuştu. Mevcut veriler Fed’in 11 Aralık toplantısında faiz değişikliğine gitmeyeceğine işaret ediyor.

14 Kasım 2019, Perşembe

Eylül ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Ağustos 2019’da yıllık bazda %3,6, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi aylık bazda %2,8 daralmıştı.

15 Kasım 2019, Cuma

Ekim ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak. YEP 2020-2022 tahminlerini dikkate aldığımızda 2019 yılının ilk 9 ayında hem toplam gelir hem de toplam gider hedeflerinin %75’ine ulaşılmış durumda. Yıl sonunda bütçenin 125 milyar TL açık vermesi hedefleniyor. Finansman tarafında ise yılın ilk 9 ayında 199 milyar TL borçlanma gerçekleştirildi. 2019 yılı için 241 milyar TL borçlanma hedefleniyor.

Ağustos dönemi işsizlik verileri açıklanacak. Temmuz döneminde işsizlik oranı %13,9, tarım dışı işsizlik oranı %16,5, genç işsizlik oranı %27,1 seviyelerine yükselmişti.

Eylül ayı perakende ticaret endeksleri açıklanacak. Ağustos ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi aylık bazda binde 3 artışla 108,8 seviyesine yükselmişti.

Eylül ayı özel sektör uzun vade borç stoku açıklanacak. Ağustos ayında stok 1,7 milyar dolar azalışla 196,6 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Finansal olmayan özel sektör kuruluşlarının uzun vadeli dış borç stoku ise Ağustos ayında 104,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. TCMB Kasım ayı Beklenti Anketi sonuçları açıklanacak. Ekim ayı anketine göre yıl sonu enflasyon tahmini %12,7, yıl sonu ABD doları/TL kuru tahmini 6,047, yıl sonu 12-aylık cari açık beklentisi 852 milyon dolar, yıl sonu GSYH büyüme beklentisi %0,09, 2020 yıl sonu GSYH büyüme beklentisi %%2,96 seviyelerinde bulunuyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Barış Pınarı Harekatı’nın süresi ekonomiyi etkileyecek, sertliği yaptırımlara ve finansmana bağlı

7-14 Ekim tarihlerinde açıklanan makro ekonomik verileri ve 9 Ekim’de başlayan Barış Pınarı Harekatı’nın olası etkilerini değerlendireceğiz.

Öncelikle makro-ekonomik veriler:

– Sanayi üretimi Ağustos 2019’da bir önceki yılın aynı ayına göre %3,6, bir önceki aya göre %2,8 azaldı.

– Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi Ağustos 2019’da aylık %1,9, ithalat miktar endeksi %0,9 azaldı.

– Cari işlemler fazlası Ağustos 2019’da 2,6 milyar dolara, 12-aylık cari fazla 5,1 milyar dolara yükseldi.

Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış dış ticaret verilerinin Temmuz ayına göre yataya yakın kalması sanayi üretimindeki azalışı açıklıyor. Eylül ayı TİM ihracat verileri ise önceki aya göre 2 milyar dolarlık (%16’lık) artışa işaret ediyor. Eylül ayı merkezi yönetim bütçe verileri de uluslararası ticaret ve muamelelerden alınan vergilerde Ağustos ayına göre artış olduğunu gösteriyor. Diğer bir deyişle ihracattaki artışa ek olarak ithalatta da Eylül ayında artış var. İhracat desteğiyle büyüyen Türkiye ekonomisinin mevcut seyrini dikkate aldığımızda Eylül ayında sanayi üretiminde düzelme göreceğiz.

İç talepte zayıflığın devam etmesi ithalatın ihracat performansıyla orantılı hareket etmesine sebep oluyor. Turizm gelirlerindeki iyileşmeler, ihracat performansındaki olumlu seyir ve iç talepte zayıflık cari dengede iyileşme sağlarken Barış Pınarı Harekatı’nın TL üzerinde yarattığı baskı ve yaptırımlara yönelik belirsizlikler cari denge üzerinde baskı oluşturacaktır.

İlk sekiz aylık merkezi yönetim bütçe verilerine baktığımızda hedeflerin ulaşılabilir olduğunu söyleyebiliyoruz. Ancak Barış Pınarı Harekatı’nın uzaması ve finansmanına destek sağlanamaması ise bütçe üzerindeki baskıların dolayısıyla da borçlanma maliyetleri üzerindeki baskının artacağı anlamına gelecektir.

Öte yandan küresel ekonomideki zayıflığın giderek belirgin hal alması Fed ve ECB’nin düşük faiz politikasına devam edeceğini gösteriyor olsa da bu gelişmenin TL üzerindeki baskıyı azaltmakta yetersiz kalacağı aşikâr.

Nitekim ABD Başkanı Trump 14 Ekim’de attığı son tweet ile Türkiye’nin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik harekatının bölgede insan haklarının ihlal edilmesine, barış, güven ve istikrarın tehlikeye atılmasına yol açması halinde uygulanacak yaptırımları şöyle sıraladı:

. “Buna sebep olacak, destekleyecek ve finansman sağlayacak herkese ağır ekonomik yaptırımlar uygulanması,

. Türk ithal çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergisinin tekrar %50’ye yükseltilmesi,

. ABD Ticaret Bakanlığının Türkiye ile 100 milyar dolarlık ticaret anlaşması müzakerelerini sonlandırması,

. Kuzey Suriye’ye yönelik harekatın tüm (mevcut ve önceki) sorumlularına yönelik yaptırımlar uygulanması (finansal yaptırımlar, varlıklarının dondurulması, ABD’ye giriş yasağı).”

Yönetmesi zor bir süreç. Açık olan Türkiye ekonomisinin belini bükecek her hamle doğrulmasını çok daha fazla zorlaştıracak.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

Haftanın ekonomi gündemi: Sanayi üretimi, işsizlik, bütçe, dış borç ve beklenti anketi

14 Ekim 2019, Pazartesi

Eylül ayı tarım ürünleri üretici fiyat endeksi açıklanacak. Ağustos ayında Tarım-ÜFE aylık bazda %0,7 azalmış, yıllık bazda %19,7 artış göstermişti. Eylül ayı yurt içi ÜFE verileri gıda üretim fiyatlarında aylık bazda %1,4’lük düşüşe işaret etti.

Ağustos ayı sanayi üretimi verileri açıklanacak. Temmuz ayında takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %1,22 daralmış, takvim ve mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %4,27 artış kaydetmişti. Artışta ihracat odaklı sektörlerdeki artışların yanında diğer ulaşım araçları imalatındaki %44,6 artış dikkat çekiciydi. Bu artışın savunma sanayi kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Ağustos ayında hammadde ithalat hacmindeki aylık artış sanayi üretimini destekleyen bir gösterge olarak karşımıza çıkıyor.

15 Ekim 2019, Salı

Eylül ayı merkezi yönetim bütçe verileri açıklanacak.

Temmuz dönemi işgücü piyasası verileri açıklanacak. Haziran döneminde işsizlik oranı %13’e yükselmişti. Temmuz ayında sanayi sektöründeki artış istihdamda artış ihtimalini ortaya koyuyor.

Ağustos ayı perakende ve sanayi ciro verileri açıklanacak.

16 Ekim 2019, Çarşamba

Ağustos ayı Merkez Bankası konut fiyat endeksi açıklanacak. Temmuz ayında konut fiyatları aylık bazda %0,9 artış kaydetmişti.

Eylül ayı konut satışları açıklanacak. Ağustos ayında konut satışları aylık bazda %8,1 artış kaydetmişti.

Ağustos ayı özel sektör uzun vadeli kredi borcu açıklanacak. Temmuz ayında kredi borcu aylık 3,2 milyar dolar azalışla 198,5 milyar dolara gerilemişti.

17 Ekim 2019, Perşembe

Türkiye’nin Ağustos ayı toplam kısa vadeli dış borç stoku açıklanacak. Temmuz ayında stok, aylık 3,6 milyar dolar artışla 126 milyar dolara yükselmişti.

18 Ekim 2019, Cuma

Ekim ayı Merkez Bankası beklenti anketi açıklanacak. Eylül ayında yılsonu TÜFE %13,96’ya, cari yıl sonu GSYH büyüme beklentisi %0,1’e, 2020 yılı sonu GSYH büyüme beklentisi %2,6’ya, yıl sonu 12-aylık toplam cari açık 5,9 milyar dolara gerilemiş; yıl sonu Dolar/TL kuru beklentisi 5,995 seviyesine yükselmişti.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

Sabretmeye devam: İç talep zayıf, üretim ihracata endeksli, küresel büyüme yavaşlıyor

9-16 Eylül döneminde açıklanan makro-ekonomik veriler bize neler söylüyor, gelin grafiklerle anlatmaya çalışalım.

İç talep Temmuz ayında zayıfladı, sanayi üretimi arttı…

Mevsimsellikten arındırılmış perakende satışlar Temmuz ayında bir önceki aya göre azalsa da Ekim 2018’den bu yana olan yukarı yönlü eğilim devam ediyor. Ancak bu eğilim, ithalatı artıracak bir etki ortaya koymuyor.

Haziran ayında daralan sanayi üretimi ise Temmuz ayında yükseliş yaşadı. İç talepte zayıflık sürerken sanayi üretimi ihracat bazlı hareketini sürdürüyor.

…ancak Ağustos ayı verileri sanayi üretiminde daralmaya işaret ediyor…

Ağustos ayında TİM verileri ihracatta gerileme, merkezi yönetim bütçe verileri ise ithalatta gerileme ortaya koydu. Dolayısıyla sanayi üretiminin Ağustos ayında aylık bazda gerileme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtelim.

…sanayi sektöründe inişli çıkışlı hareketler ise Temmuz döneminde istihdamda artış ihtimalini ortaya koymuyor.

Dış ticaret açığında gerileme ve turizm gelirlerindeki artış sebebiyle cari işlemler dengesindeki iyileşmenin Ağustos ayında da sürmesini bekliyoruz.

Dolayısıyla iç talepte devam eden zayıflık, ihracat destekli büyüme eğilimi, küresel büyümeye yönelik aşağı yönlü baskılar enflasyonist baskıları da hafifletiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) geçen haftaki toplantısında söz konusu gelişmelere vurgu yaparak politika faizini %16,50 seviyesine düşürmesi ve Avrupa Merkez Bankasının da yine geçen haftaki toplantısında mevduat faiz oranını 10 baz puan düşürmesi ve tahvil alımlarına 1 Kasım’dan itibaren yeniden başlayacak olmasına paralel olarak ABD Merkez Bankasının 18 Mart Çarşamba günkü para politikası toplantısında çeyrek puanlık indirim beklentileri ekonomik büyüme üzerindeki baskıların süreceği anlamına geliyor.

Petrol piyasasına yönelik riskler hariç tutulduğunda, enflasyonda düşüş eğilimi ve dış borçlanma maliyetlerindeki azalma şirketleri finansal olarak rahatlatacaktır ancak fiyat düşürme baskıları ciroların da azalmasında etkili olacaktır.

Para kazanmanın giderek zorlaştığı küresel ortamda yüksek teknolojik ürün geliştirmeye harcanacak zaman ve parayı, kısa vadede olmasa bile uzun vadede dışa bağımlılığımızı azaltacak önemli bir faktör olarak görüyoruz. Sabretmeye devam.

Dr. Fulya GÜRBÜZ

Reel sektör de hanehalkı da kemer sıkmaya devam ediyor

Temmuz ayı bütçe verileri ithalatta artış olduğunu, söz konusu artışın etkisiyle Temmuz ayında 19,5 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirildiğini, böylece Temmuz ayında 3,4 milyar dolarlık dış ticaret açığına tanık olacağımızı tahmin ediyoruz. Haziran ayında 3,2 milyar dolarlık dış ticaret açığı kaydedilmişti. Turizm sektöründeki iyileşmeye bağlı olarak cari işlemler dengesindeki iyileşmenin Temmuz ayında da süreceğini tahmin ediyoruz. Cari işlemler açığı, Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 2,47 milyar dolar azalışla 548 milyon dolar olmuş, böylece 12-aylık cari işlemler hesabı 538 milyon dolar fazla vermişti. Söz konusu azalışta dış ticaret açığındaki gerileme ve turizm gelirlerindeki artış etkili olmuştu.

Tüketim tarafında ise yine Temmuz ayı bütçe verilerini baz aldığımızda KDV gelirlerindeki azalış yurt içi tüketimde Temmuz ayında artış olmayacağına işaret ediyor. Diğer bir deyişle Temmuz ayında perakende satışlarda düşüş görme olasılığı yüksek. Perakende satış hacmi Haziran ayında aylık bazda %2,3 artmış, yıllık bazda %1,2 daralmıştı. Gıda, içecek ve tütün tüketimi aylık bazda artışlar kaydetse de önceki yılın gerisinde kalmaya devam etti. Perakende ciro ise aylık %1,2 ve yıllık %14,6 artış kaydetti.

Yukarıdaki veriler ışığında Temmuz ayında imalat sektöründe dış talep kaynaklı bir büyümeden söz edebiliyoruz, diğer bir değişle ekonomi dış taleple beslenmeye devam ederken iç talep kan kaybetmeye devam ediyor. Haziran ayında sanayi üretimi aylık bazda %3,7, yıllık bazda ise %3,9 daralma yaşamış, imalat sektörü aylık bazda %4,2 küçülmüştü.

Haziran ayı seçimlerinin ardından TL’de yaşanan değer kazancının etkisiyle TL’de Temmuz-Ağustos döneminde yaşanan değer artışı TCMB’den faiz indirimiyle cevap bulmuşken Temmuz ayında gıda fiyatlarında gerileme ve üretici fiyat endeksindeki düşüşe rağmen tüketici fiyatlarında artış yaşandı. Üreticilerin ithal girdi maliyetlerindeki düşüşe rağmen ayakta kalabilmek için Temmuz ayında çıktı fiyatlarını yükseltmek zorunda kaldıklarını tahmin ediyoruz.

Sonbaharla birlikte gıda fiyatlarında artış ve yılın son çeyreğinde artacak olan enerji tüketimi ve paralelinde ödenecek ağır fatura yükünü de dikkate aldığımızda istihdamda iyileşme sağlanmadıkça önümüzdeki dönemde hanehalkının kemer sıkmaya devam edeceğini anlıyoruz. İşsizlik oranı Mayıs döneminde 3,1 puanlık artışla %12,8 seviyesinde gerçekleşmiş, tarım dışı işsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile %15,0 olarak tahmin edilmiş, genç işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile %13,1 olarak gerçekleşmişti. Kayıt dışı çalışanların oranı ise Şubat 2019 döneminden bu yana aralıksız artıyor.

Bir tarafta Arjantin’de yaşanan siyasi ve finansal kaos Türk lirası üzerinde baskı oluştururken öte yandan Almanya Finans Bakanı Scholz’dan 50 milyar Euro’luk destek müjdesi ihracat hacmimiz için iyimser kalmamıza sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Sanayi üretimindeki aylık artış ihracattaki artışı destekledi, iç talep daralmaya devam ediyor

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,3 azalırken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre %1,3 artış kaydetti.

Yüksek teknolojili ürün üretimi aylık %25,5, orta-yüksek teknoloji ürün üretimi ise %2,9 artış gösterdi.

Alt sektörler bazında bakıldığında sermaye malı imalatında aylık bazda %6,53’lük artış kaydedildi. Bilgisayarların, Elektronik ve Optik Ürünlerin üretimi aylık bazda %7,39, Elektrikli Teçhizat İmalatı %4,59, Diğer Ulaşım Araçları İmalatı %59,63 artış kaydetmesine rağmen Makine ve Teçhizat İmalatı önceki aya göre değişiklik göstermedi.

Sanayi üretimi verilerine Diğer Ulaşım Araçları İmalatı damgasını vurduğunu görüyoruz. Üretimdeki gelişmeleri bir de Mayıs ayı dış ticaret verileriyle anlamaya çalışalım…

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış ihracat hacmi Mayıs ayında aylık bazda %8,5 artarken Yatırım Malları İthalat Hacmi Mayıs ayında %2,2 artış kaydetti, hammadde ithalatı ve tüketim malları ithalatı sırasıyla aylık bazda %3,4 ve %1,8 düşüş kaydedildi.

Hem sanayi üretimi hem de dış ticaret endeksleri detaylarına baktığımızda Dolar-TL’nin %5,1 yükseldiği Mayıs ayında sanayi üretimindeki artışın ihracat artışından kaynaklandığını, iç talepteki daralmanın ise sürdüğünü düşünüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Haftanın gündemi: Dış ticaret, cari açık ve sanayi üretimi verileriyle Fed Başkanı Powell’in konuşması takip edilecek

10 Temmuz 2019, Çarşamba

Mayıs ayı dış ticaret endeksleri açıklanacak. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ihracat hacim endeksi Nisan ayında aylık %2,6 azalırken ithalat hacim endeksi değişiklik göstermemişti. Ocak 2018’den bu yana yatırım malları ithalat hacmindeki düşüş iç talepteki daralmayı teyit ederken ihracat hacmindeki olumlu performans ekonomik büyümenin lokomotifi olmaya devam etti. Mayıs ayında mevcut eğilimin devam etmesini bekliyoruz.

Fed Başkanı Powell 2019 ilk yarı para politikası raporunu sunacak. Fed Aralık 2018 toplantısında politika hedef faiz aralığını 25 baz puan artırarak %2,25-2,50 aralığına yükseltmişti. Fed’in para politikasında yıllık %2’ye yakın olmasını hedeflediği çekirdek kişisel tüketim harcamaları enflasyonu Mayıs ayında Nisan ayına göre değişmeyerek %1,6 seviyesinde bulunuyor. Öte yandan Fed’in dikkate aldığı ve %4’ün altında olmasını hedeflediği işsizlik oranı ise Haziran ayında %3,7 seviyesine yükselirken ortalama saatlik kazançlar yıllık %3,1 artış kaydetti. Fed’in 5 Temmuz’da yayınladığı Para Politikası Raporu’nda ABD ekonomisinin 2019 yılı başından bu yana güçlü şekilde büyüdüğü, istihdam piyasasının güçlenmeye devam ettiği ancak ekonomik görünüme yönelik artan belirsizliklere ve ılımlı enflasyon dinamiklerine bağlı olarak ekonomik büyümeyi sürdürebilmek adına gerekli adımların atılacağı ifade ediliyor. Rapora göre enflasyondaki yumuşama geçici. Fed bir sonraki para politikası kararını 31 Temmuz’da açıklayacak. Ilımlı enflasyon dinamiklerine bağlı olarak piyasa Fed’in 30-31 Temmuz toplantısında kesin olarak faiz indirimine gideceğini fiyatlıyor. Raporda enflasyondaki düşüşe yönelik “geçici” yorumunu dikkate aldığımızda Fed’in olası faiz değişikliğine gitmeme kararına şaşırmayacağız.

11 Temmuz 2019, Perşembe

Mayıs ayı ödemeler dengesi verileri açıklanacak. Nisan ayında 1,33 milyar dolarlık cari açık kaydedilmiş, 12-aylık toplam cari açık ise 8,63 milyar dolar seviyesine gerilemişti. Mayıs ayında aylık bazda ihracattaki artışa ve ithalattaki gerilemeye bağlı olarak cari açıktaki gerilemenin devam edeceğini düşünüyoruz.

12 Temmuz 2019, Cuma

Mayıs ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Nisan ayında yıllık %4, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi aylık %1 düşüş kaydetmişti. Mayısta aylık bazda sanayi üretiminin gerilemeye devam etmesini bekliyoruz. Haziran ayı ön göstergeleri ise imalat sektöründe üretim artışı sinyali veriyor.

Dr. Fulya Gürbüz

İkinci çeyreğe üretim ve tüketim kaybı ile başladık

Ocak-Mart döneminde yükseliş eğilimine giren sanayi üretimi ve perakende satışlar Nisan ayında hızlı bir güç kaybı yaşadı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Nisan 2019’da bir önceki aya göre %1, perakende satışlar %1,8 düşüş kaydetti.

Sanayi üretiminde aramalı, dayanıklı tüketim malı ve sermaye malı üretimi bir önceki aya göre sırasıyla %1,5, %3,7 ve %2,3 daraldı. Dayanıksız tüketim malı üretiminde aylık bazda %0,3 artış ile zayıflama yaşandı, enerji malı üretimi %1,4 artış kaydetti.

Üretim ve perakende harcamalarındaki güç kaybının ana kaynağı yurt içi ve yurt dışında yaşanan talep darlığı. Nisan ayında tüketim malları ithalat hacminde düşüş yaşanırken kredilerde zayıflama devam ediyor.

Hanehalkı temel gıda ihtiyacını karşılayabiliyor ancak otomotiv yakıtı dışında gıda dışı tüketimde vergi indirimlerinin olumlu etkisinin sürdüğünü görüyoruz.

Otomotiv yakıtı ve gıda dışı tüketimde internet satışlarının güç kazanmaya, giyim ve sağlık harcamalarının yatay kalmaya devam ettiğini, ev aletleri ve mobilya gibi harcamalarda ise tasarrufa gidildiğini anlıyoruz. Ek olarak, bilgisayar donanım ve yazılımlardaki artış şirketlerin internet satışlarına ağırlık vermeye devam ettiğini destekleyen bir gelişme.

Elbette 31 Mart seçimi öncesi ve sonrasında Hükumetin talep artırıcı hamleleri tüketimi destekliyor ancak seçimin iptal edilmesi, dış politikada yaşanan gerilimler ve iz düşümü olarak TL’deki sert dalgalanmalar fiyat seviyelerini yukarı çekerken harcama eğilimini ve yatırımları azaltıyor. Sonuç olarak da ekonomik daralma ve işsizlik artışına tekrar tekrar tanık oluyoruz.

Türkiye ekonomisi 2019 yılı birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,3 büyüme kaydetmişti. Ön göstergeler Nisan ayında üretim, tüketim ve yatırım tarafında yaşanan güç kaybının Mayıs ayında da devam edeceğine işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz