Etiket: sanayi

Talep darlığı büyüme ve enflasyonu aşağı çekiyor

2019 yılı ikinci çeyrek GSYH verileri şu sonuçları ortaya koydu:
. Harcamalar tarafında, önceki yılın aynı dönemine göre ihracat ve devlet harcamaları büyümeyi desteklerken hanehalkı harcamalarındaki daralma yavaşladı,
. Üretim tarafında tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü önceki yılın aynı dönemine göre büyümeyi desteklerken, sanayi ve hizmetler sektöründeki daralma yavaşladı, inşaat sektöründe sert daralma sürdü.
. Gelirler tarafında işletmelerin karma gelirinin GSYH içindeki payı önceki çeyreğe göre yüzde 3 puanlık artışla %40 seviyesine yükselse de finans dışı sektörün net döviz pozisyonunda artış firmaların faiz harcamaları üzerinde yük oluşturmaya devam ediyor.

Nitekim Mayıs 2019’da yayınlanan İSO 500 verilerine göre 2018 yılında İSO 500’ün finansman giderlerinin faaliyet karı içindeki payı 2017 yılındaki %49,8’den 2018 yılında %88,9’a yükselmiştir. İSO YK Başkanı Sayın Erdal Bahçıvan’ın da ifade ettiği üzere “Biz bugüne kadar yüzde 50’lerden şikayetçiyken şimdi sanayi firmaları 2018 yılında elde ettikleri karın neredeyse tamamını finansman giderlerine ayırmıştır. 2018 yılının ikinci yarısında hem mali borçlardaki hem de finansman maliyetlerindeki artışlar sanayi firmalarının finansman giderlerinde sıçramaya neden olmuştur.”

Sabit sermaye tüketiminin GSYH içindeki payı ise 2Ç2019’da yüzde 2 puanlık gerileme kaydetmiştir.

Öte yandan TCMB tarafından açıklanan Haziran 2019 finansal kesim dışındaki firmaların döviz pozisyonları verilerini dikkate aldığımızda firmaların ihracat alacaklarının artış eğilimini koruduğu Mart 2017’den 2Ç2019 sonuna kadarki dönemde ise sabit sermaye yatırımlarının alt kalemi olan makine ve teçhizat kullanımında da azalma olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle TL’de yaşanan değer kaybı paralelinde finansman giderleri altında ezilen reel sektör yatırım yapmayı tercih etmiyor.

Bununla birlikte, ABD-Çin ticaret savaşının etkisiyle ihracat destekli artan üretim hacmimizde yukarı yönün sınırlı olduğu da bir gerçek. Bunun ipuçlarını ise Ağustos ayı imalat sektörü PMI verilerinden edindik. Ağustos ayı verilerine göre Euro Bölgesinde güçlü iç talebe rağmen ihracat siparişlerinde zayıflık, satın alımlarda azalma ve işten çıkarmalar dikkat çekici. ABD-Çin ticaret savaşının da etkisiyle küresel imalatta derinleşen zayıflığın etkisiyle özellikle Almanya’da firmalar Ağustos ayında son sekiz yılın en kötümser tablosunu ortaya koydu. Küresel bazda otomotiv ve iş makineleri talebindeki gerileme özellikle Almanya imalat sektörünü olumsuz etkiliyor. Belirsiz ticaret görünümüne bağlı olarak düşük talep sebebiyle Bölge genelinde şirketler işçi çıkarmak gibi maliyetlerini kısma eğilimine girerken ithal ürün fiyatlarında iskonto talep etmelerinin ihracatçı firmalarımızın karlılığı açısından olumsuz bir gelişme olduğunu not edelim.

Küresel üretim maliyetlerinde yaşanan düşüş eğilimine paralel olarak Türkiye’de yurt içi üretici fiyat enflasyonu Ağustos ayında önceki aya göre 8,21 yüzde puanlık düşüşle %13,45 seviyesine, tüketici fiyat enflasyonu da 1,64 yüzde puanlık düşüşle %15,01 seviyesine geriledi.

Talep darlığı ve enflasyondaki düşüş eğilimine paralel olarak gelecek hafta yapılacak Merkez Bankası para politikası toplantısında %19,5 seviyesindeki politika faizinde 100-200 baz puan aralığında indirime gitme olasılığının güçlü olduğunu düşünüyoruz.

GSYH’de çeyrek bazdaki gelişmeleri dikkate aldığımızda ise, sanayi ve hizmetler sektörlerinin desteğiyle GSYH’nin 2019 yılı ilk iki çeyreğinde arka arkaya büyüme kaydetmesi olumlu bir gelişme olsa da Sayın Bahçıvan uzun vadede sürdürülebilir büyümeyi yakalayabilmemiz için mevcut üretim yapımız ve modelimiz ile çok fazla yol alma imkanımızın olmadığını belirterek şu önerilerde bulunuyor:
. “Var olan kaynakların daha rasyonel ve etkin kullanılması,
. “Sanayimizin inovasyon yetkinliğinin artırılması, teknolojiye, Ar-Ge’ye daha fazla yatırım yapılması,
. “Yüksek katma değerli üretim yapısına geçilmesi,
. “Eğitimli ve nitelikli işgücünün oluşturulması,
. “Uzun dönemde büyümenin ve küresel ölçekte rekabetin anahtarı olan verimliliğin artırılması.”

Nitekim 19 Ağustos 2019 tarihli konuşmasında MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan da nitelikli iş gücüne yönelik olarak şu değerlendirmeleri yapıyor: “Ancak kalifiye eleman konusunda da git gide fakirleşiyoruz. Bu bağlamda MÜSİAD olarak odak noktamızı mesleki eğitim olarak belirledik ve tematik lise kavramını geliştirdik. Bu kapsamda meslek liselerinin içinde mağazalar açtık. Yeni bir başlangıç ortaya koymaya çalışıyoruz. Meslek liselerini Türkiye’de arttırdığımız sürece, insan kaynağı ve dolayısıyla işsizlik ve işçisizlik sorununun azalacağına inanıyoruz.”

İSO ve MÜSİAD’ın eğitim alanına verdikleri desteklerin orta-uzun vadede olumlu şekilde cevap bulacağına inanıyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Zorlu piyasa koşulları imalat sektörünü dibe çekiyor

TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretim verilerinin iki ay geriden gelmesi sebebiyle sektöre yönelik gelişmeleri güncel olan anket çalışmalarından takip etmeye çalışıyoruz. Aynı aya ait anket verilerinden oluşan Merkez Bankası’nın yayınladığı Reel Kesim Güven Endeksi, İSO tarafından yayınlanan İmalat Sektörü Markit PMI endeksi ve MÜSİAD’ın yayınladığı Satın Alma Müdürleri (SAMEKS) Sanayi Endeksi verileri sektöre ait güncel gelişmeleri anlamamıza yardımcı oluyor.

IHS Markit PMI verilerine göre Türkiye imalat sektörü Nisan ayında da 0,4 puan düşüşle 46,8 seviyesine gerileyerek son 13 aydır yavaşlama eğilimini sürdürüyor. Endekste 50 altındaki değerler sektörde daralmayı gösteriyor.

MÜSİAD’ın yayınladığı mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Satın Alma Müdürleri (SAMEKS) Sanayi Endeksi ise Ağustos 2018’den bu yana 50 seviyesinin altını ifade eden daralma bölgesinde kalmaya Nisan ayında da devam etti; endeks aylık 0,1 puan azalışla 46,8 değerine geriledi.

Sektörde daralmaya işaret enden her iki endeksin Nisan ayında gerilemeye devam etmesinde yeni siparişlerdeki azalma etkili oldu. Detaylarda iç talepte daralmanın derinleştiğini anlıyoruz. İhracat siparişlerinde gerilemenin sebepleri arasında özellikle Almanya imalat sektöründe süregelen daralmanın etkisi olduğunu düşünüyoruz.

SAMEKS endeksinde üretim ve stoklar alt endeksleri daralma bölgesinde yer alsalar da Nisan ayında iyileşme kaydedildi. Büyüme bölgesindeki satın alım alt endeksi Nisan ayında da artmaya devam etti. Daralma bölgesindeki istihdam alt endeksi ise Nisan ayında %14 gerileme kaydetti. Yükseliş bölgesindeki tedarikçilerin teslim süresi alt endeksinde değişiklik yaşanmadı. Satın alımlardaki artış eğilimi Nisan ayında da korundu, daralma bölgesindeki stoklarda ise artış kaydedildi.

İmalat sektörü Markit PMI endeksinde ise üretim ve yeni siparişler yavaşlamaya devam etti, satın alma faaliyetleri ivme kaybetti, Türk lirasındaki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları son 6 ayın en yüksek hızında artış kaydetti. Üretim öncesi ve sonrası stoklar önceki aya göre daha yüksek hızla azaldı. Girdi talebindeki azlığa rağmen ödemelere ilişkin yaşanan zorlukların etkisiyle tedarikçilerin teslimat süreleri uzamaya devam etti. İstihdamda ise değişiklik olmadı.

Markit PMI endeksi ay ortasında 400’ün üzerinde katılımcıyla yapılan anket sonuçlarına göre hesaplanırken SAMEKS endeksine kaynak teşkil eden ve 500 üzerinde katılımcıyla yapılan anketler ise her ayın 20-21-22’sinde gerçekleştiriliyor.

Dr. Fulya Gürbüz