Etiket: talep

Coface: Enflasyonda maliyet baskısı devam ediyor, üretimdeki düşüş hız kesiyor

Ticari alacak (kredi) sigortası alanında dünyadaki en yaygın şirket olan Coface Grubu 2019 yılı Mayıs ayına ilişkin Aylık Ekonomi Raporu’nu yayınladı.

Raporda, sanayi üretimindeki aylık toparlanmanın Şubat ayında da devam ettiği; yıllık bazda hala pozitif alanda olunmasına karşın, sanayi üretimindeki gerilemenin şiddetinin azaldığı, bunda ihracatın etkisi olduğu belirtildi.

Aylık satışların arttığı, ipotekli satışlardaki azalmanın yavaşladığı konut satışlarındaki toparlanmanın ise vergi indirimlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda Nisan ayı verisinin daha iyi fikir vereceği ifade edildi.

Coface raporuna göre diğer göstergeler arz ve talep tarafındaki zayıflığın devam ettiğine işaret ediyor:

. Yeni siparişlerdeki yetersizlik sebebiyle Nisan ayında 46,8 seviyesine gerileyen imalat sektörü PMI verisi 13 aydır yavaşlama trendini sürdürüyor.

. Yurt içi talepte zayıflık devam ediyor. Perakende satışlar geçen senenin Eylül ayından beri yıllık bazda gerilemeye devam ediyor ancak aylık bazda bir miktar toparlanma var.

. Enflasyonun, %20 seviyesine yakın seyretmesi ve hanehalkı harcamalarının dörtte birine yakınını oluşturan gıda fiyatlarındaki artışın %33’e çıkması (taze sebze ve meyvede %74) alım gücünü olumsuz etkilemeye devam ediyor.

. Kurdaki artış üretim maliyetlerini olumsuz etkiliyor.

. Tüketici fiyatlarındaki artışın birçok kalemde, üretici fiyatlarının altında kalması önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarının artmasına ya da iç talepteki zayıflık nedeniyle bu artışları tüketici fiyatlarına yansıtamayan ya da kısmi yansıtabilen üreticiler için kar marjlarının daha fazla baskı altında kalmasına neden olabilir.

Reel sektörün risk tablosuna oluşturan Coface, orta riskli sektörler arasında ilaç ve ulaştırma sektörlerini sıralarken en riskli sektörler olarak inşaat, enerji, elektronik ve bilgi teknolojileri, metaller ve perakende sektörleri sıralanıyor.

Enflasyonda, gıda fiyatlarındaki artış ve TL’de değer kaybının etkisi devam ediyor

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Nisan 2019’da bir önceki aya göre %1,69, bir önceki yılın aynı ayına göre %19,50 arttı; işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE (çekirdek TÜFE) ise aylık %1,45, yıllık %16,78 artış kaydetti.

Aylık %1,40, yıllık %31,86 yükseliş yaşayan gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının tüketici fiyatları üzerindeki baskısı devam ediyor.

Yurt içi üretici fiyat endeksi ise (Yİ-ÜFE), Nisan 2019’da bir önceki aya göre %2,98, bir önceki yılın aynı ayına göre %30,12 artış kaydetti.

Aylık bazda %0,36 artış yaşayan su temini üretimi hariç tutulduğunda diğer sektörlerdeki ortalama %3,76’lık artış TL’deki değer kaybından kaynaklandı. Nisan ayı imalat sektörü PMI verileri yurt içi üretici fiyat endeksindeki artışın ipucunu vermişti. TL’deki değer kaybının etkisiyle girdi maliyetleri alt endeksi Nisan ayında geçen yılın Ekim ayından beri en sert artışını kaydetmişti, nihai ürün fiyatları enflasyonu ise son 6 ayın en yüksek hızında gerçekleşmişti.

Küresel fiyat gelişmelerine baktığımızda küresel talepteki daralmanın enflasyon üzerindeki aşağı yönlü etkisini görüyoruz. Küresel imalat sektörü PMI verileri talepteki gerilemenin girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttığını, bunun da çıktı fiyatları enflasyonunu zayıflattığını ortaya koydu. Maliyet düşürme amacıyla istihdam tarafında gözlenen zayıflık ise ücret artışları üzerindeki baskıyı azaltan bir diğer etken.

Küresel enflasyonist baskılar azalırken ABD Merkez Bankası Fed Başkanı Powell son para politikası toplantısının yaptığı açıklamada istihdam piyasasının gücünü koruduğunu, enflasyondaki yumuşaklığın ise geçici olduğunu vurgulayarak politika faizinde değişiklik yapmadıklarını ifade etmişti. Türkiye’nin artan risk primi dikkate alındığında ABD’de enflasyonda yumuşaklığın devam etmesi Türkiye’nin yurt dışı borçlanma maliyetleri üzerinde ek baskı oluşturmayacaktır, elbette ABD tarafından Türkiye’ye yönelik ek bir yaptırım gelmediği sürece.

Türkiye’de ise fiyat değişimleri sert değer kayıpları yaşayan Türk lirasına bağlı olarak hareket ediyor. Nisan ayında TL, %50-50 ABD doları ve eurodan oluşan döviz sepetine karşı %5,7 değer kaybetti. Mart ayında TL’de %5’lik değer kaybı yaşanmış, TÜFE bir önceki aya göre %1,03, yurt içi ÜFE ise %1,58 artış kaydetmişti. TL, yılbaşından bugüne %11,5’lik değer kaybı yaşadı.

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa’daki zayıflık Türkiye’de yeni ihracat siparişlerini zayıflattı

Türkiye’de imalat sanayi PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,8 puan artışla 47,2 seviyesine yükseldi.

. Üretimde Temmuz 2018’den beri en ılımlı yavaşlama gözlendi,

. İstihdamdaki düşüş hız kesti,

. Zorlu talep koşullarının yansıması olarak yeni siparişler hem iç hem de dış pazarlarda hız kesti,

. Türk lirasındaki zayıflamaya bağlı olarak girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları üst üste ikinci ay arttı ve artış Şubat ayına göre ivme kazandı.

Endeksin 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında ise endeks yükselişini sürdürdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetmişti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak özel sektör yatırımlarındaki toparlanmaya rağmen talep tarafındaki zayıflıkları dikkate aldığımızda 2019 yılı ilk çeyreğinde sanayi üretiminde bir önceki çeyreğe göre dikkate değer bir hızlanma işareti görmüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak ayında ekonomik aktivitede iyileşme var

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre;

Üretim Ocak ayında artış kaydetti:

. Sanayi üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %1 arttı.
. Otomobil üretimi Ocak ayında kısmen yatay kaldı (%0,3 artış).
. Hammadde ithalatı Ocak ayında aylık %9,2 arttı.

Tüketim Ocak ayında artış kaydetti:

. Tüketim malları ithalat hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %15,8 arttı.
. E.T.T.E. tüketim endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre yatay kaldı (% 0,13 artış).
. Perakende satış hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %1,25 arttı.
. Ekim-Aralık 2018 dönemi boyunca azalan elektrik tüketimi Ocak ayında bir önceki aya göre %0,87 arttı, Şubat ayı tüketimi bir önceki aya göre yatay kaldı (%0,06 artış).
. Otomobil satışları %64,7 arttı.
. Konut satışları %10,5 azaldı.

Yatırım göstergeleri Ocak ayında geriledi:

. Sermaye malı ithalat hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %10,3 geriledi.
. Makine ve teçhizat imalatı Ocak ayında bir önceki aya göre %5 geriledi.

Dış ticaret tarafında ihracat ve ithalat Ocak ayında artış kaydetti:

. İhracat miktar endeksi bir önceki aya göre %3,7 arttı.
. İthalat miktar endeksi bir önceki aya göre %6,9 arttı.

Toparlarsak;

Söz konusu veriler Ocak ayında üretim ve tüketimde artış olduğunu, yatırım tarafının ise zayıflamaya devam ettiğini gösterdi. Ek olarak Ocak-Şubat merkezi yönetim bütçe verileri kamu harcamalarında işaret etmişti.

Mevcut veriler 1Ç2019’da GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre %1 civarında artabileceğine işaret ediyor.

Şirketlerin finansman tarafını kolaylaştırmayı amaçlayan hükumetin son hamlelerinin ise yatırım harcamalarında nasıl bir eğilime sebep olacağını takip edeceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

İç talepsiz büyüme lazım

2018 yılında GSYH büyümesi önce zayıfladı sonra daraldı…

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %2,4 azaldı. 2018 yılında çeyrek bazda bir önceki döneme göre kıyasla %0,92 büyüme, %0,05 büyüme, %1,57 daralma ve %2,45 daralma yaşandı. Bu düşüşün tetikleyicileri sırasıyla 2017 yılı son çeyreğinde sonlanan KGF (Kredi Garanti Fonu), ABD’den gelen korumacılık rüzgarları, Rahip Brunson Krizi’ne bağlı olarak Ağustos ayında TL’de yaşanan sert değer kaybı ve özellikle Avrupa ekonomisinde yaşanan kademeli momentum kaybı oldu.

TL’de yaşanan değer kaybı ve artan enflasyona bağlı olarak iç talep 1Ç2009’dan bu yana ilk kez 4Ç2018’de daralma yaşadı…

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kâr amacı olmayan kuruluşların toplam nihai tüketim harcamaları 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %5,41 daraldı; bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %8,9 azaldı. Devletin nihai tüketim harcamaları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %0,5 arttı, gayrisafi sabit sermaye oluşumu %12,9 azaldı.

İç talepte daralma 3Ç2016’dan bu yana ilk kez sanayi üretiminde düşüş getirdi…

GSYH’nin %22,25’ini oluşturan sanayi üretimi 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %1,30 daraldı.

GSYH’nin %5,76’sını oluşturan inşaat sektörü 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %0,64 daraldı.

GSYH’nin %54,31’ini oluşturan hizmet sektörü 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %0,06 daraldı.

Küresel büyüme endişeleri ve iç talepte daralma yatırım harcamalarının 2018 yılı son iki çeyreğinde arka arkaya daralmasına sebep oldu…

Gayri safi sabit sermaye oluşumu 3Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %1,38 daralmasının ardından 4Ç2018’de %3,85 daralma yaşadı.

Son 9 çeyrektir mal ve hizmet ihracatı büyümeye pozitif katkı sağlıyor…

TL’deki değer kaybının getirdiği artan rekabet gücünün etkisiyle son iki çeyrektir ihracatın büyümeye katkısında artış var. İhracat 3Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %2,95 artış kaydetmesinin ardından 4Ç2018’de %2,21 büyüme kaydetti. Bu gelişmeye paralel olarak 2018 yılının son iki çeyreğinde mal ve hizmet ithalatı daha hızlı arttı (sırasıyla %3,79 ve %6,19).

Gelin ihracat, ithalat, iç talep ve büyüme arasındaki aşağıdaki grafiği inceleyelim:

KGF desteğiyle 2017 yılında GSYH %7,44 büyüdü, ithalat artışı ihracatın önüne, 12 aylık cari işlemler açığı 2017 yılında sürekli artarak yıl genelinde %43 artış kaydetti. 2017 yılı sonunda KGF’nin sonlanması iç talepte yavaşlamaya sebep oldu ve ithalatta düşüşü getirdi. Küresel korumacılık dalgasıı ile başladığımız 2018 yılı artan politik riskle birlikte TL’de sert değer kaybı ile birlikte iç talepte keskin daralma getirdi. 12 aylık cari işlemler açığı Mayıs 2018’de 58 milyar dolar yükselmiş olduğu seviyeden ihracat performansının da desteğiyle 2018 yılı sonunda 27,8 milyar dolara kadar geriledi. 2018 yılının son iki ayında ithalat tarafında yaşanan yükselme ise ihracattaki artıştan kaynaklanan bir gelişme.

Bundan sonra ne olacak?

Avrupa ve küresel ekonominin zayıfladığı ortamda iç talebi tetiklemek ekonomik büyümeyi hızlandıracaktır ancak ithalatta daha hızlı artış getirecektir. İhracat potansiyelinde artışın sınırlı olması cari açıkta daha hızlı artışa, finansmanında ise yüksek faiz ortamında dış borçlanmaya eğilimi artıracaktır. Kısacası ihracat potansiyeli sınırlıyken büyüme uğruna iç talebi tetiklemek kısa vadede büyüme, sanal bir güven artışı getirse de orta-uzun vadede enflasyon, güven bunalımı, ekonomik zayıflama ve işsizlikte artış getirecektir. Evet 12 aylık toplam cari işlemler açığı Mayıs 2018’deki 58 milyar dolar seviyesinden Ocak 2019 sonunda 21,6 milyar dolar seviyesine geriledi, doğru, ancak bunda iç talepte daralmanın etkisi var.

Dolayısıyla 31 Mart seçimleri sonrasında hükumet sürdürülebilir büyümeyi getirecek yapısal reformlar ortaya koymadan iç talep artırıcı hamleleri devreye sokarsa rota belli: Belki kısa süreli bir rahatlama, sonrasında ise özellikle cari açıkla ilgili veriler bozulmaya başladıkça TL’de sert dalgalanmalara karşı şimdiden tedbirli olmakta fayda var.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel ekonomiyi imalat sektörü zayıflatıyor, hizmet sektörü destekliyor

Küresel bazda Şubat ayında hizmet sektöründe toparlanma yaşanırken imalat sektörü Haziran 2016 seviyelerine geriledi.

JP Morgan Küresel Hizmet Sektörü PMI verisi aylık 0,7 puan artışla 53,3 seviyesine yükselirken, JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI verisi 50,6 seviyesine geriledi.

Endeks değerlerinin 50 seviyesi ve üzerinde olması sektörlerin büyüme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Ancak özellikle ABD kaynaklı korumacılık eğiliminin arttığı 2018 yılı ile birlikte başta imalat sektörü daralma bölgesine doğru aşağı yönünü korurken hizmet sektörü gücünü korumaya devam ediyor.

İmalat sektöründe 2018 başlarından bu yana zayıflama sürüyor öyle ki 2018 sonunda zayıflama daha da hızlandı. Alt detaylarda tüketim malları imalatı gücünü korurken yatırım malları ve ara malların üretimi 2018 yılı başından bu yana düşüş eğilimini koruyor.

Hizmet sektörü ise 2018 yılındaki dalgalanmaya rağmen gücünü koruyor. Detaylara baktığımızda ise işletme hizmetleri ve finansal hizmetler gücünü korurken, tüketici hizmetlerinde güç kaybı var.

Ticaret savaşları ve Brexit belirsizliğine ek olarak ABD ve Avrupa merkez bankalarının para musluklarını kapatması tüketici güvenini dolayısıyla da tüketici talebini zayıflatıyor.

Her ne kadar küresel bazda (mevcut işlerin tamamlanması veya yeni siparişlerdeki artışa paralel olarak) istihdam artışları yaşansa da girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarındaki artış tüketicinin alım gücünü aşağı çekiyor.

Daralan talep kapsamında tüketiciye yönelik hizmetlerde zayıflık sürüyor.

İşletmeler ise kısmen talep artışı kısmen mevcut işleri tamamlamaya ek olarak finansal sektörün desteği ile ayakta kalmayı sürdürüyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Şubat 2019’da Japonya imalat sektörü PMI endeksi son 32 ayda ilk kez daraldı

Japonya’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak aylık 1,4 puan azalışla 48,9 seviyesine geriledi. Endekste 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor.

. Talep şartları güçlü oranda bozuldu, yurt içi ve yurt dışından yeni siparişler düşüş yaşandı. Yeni ihracat siparişleri son 2,5 yılın en hızlı düşüşünü kaydetti.

. Çin’e yapılan düşük satışlara bağlı olarak yeni ihracat siparişleri düşüşünü sürdürdü.

. Hammadde fiyatları, istihdam ve taşıma maliyetlerindeki artış girdi fiyatlarında artışın sürmesine sebep olsa da son 16 ayın en düşük artışı kaydedildi.

. Zayıflayan girdi maliyetleri ve talepteki azalmaya paralel olarak çıktı fiyatları yavaş hızda arttı.

. İstihdamda Eylül 2016’dan bu yana yaşanan artış devam etti.

. İşletmelerin üretim beklentileri son 8 aylık düşüşünü sürdürdü. Küresel ticaretteki zorluklar, üretimde düşüş beklentisi ve yıl sonunda devreye girecek olan vergi artışları görünümdeki riskler olarak öne çıkarıldı.

Japon ekonomisi 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %0,3 artmış, bir önceki yılın ilk çeyreğine göre değişiklik göstermemişti. Mevcut imalat sektörü görünümü GSYH üzerinde daralma riskini ortaya koysa da hizmet sektörü PMI verisi belirleyici olacak.

İç talep daraldıkça işsizlik artıyor

TÜİK verilerine göre işsizlik oranı Kasım 2018 döneminde 2 puanlık artışla %12,3 seviyesine yükseldi, tarım dışı işsizlik oranı 2,1 puanlık artış ile %14,3 olarak tahmin edildi, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,4 puan artarak %12 oldu.

Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 4,3 puanlık artış ile %23,6 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 2,1 puanlık artış ile %12,6 olarak gerçekleşti.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sanayi sektöründe 40 bin kişi azaldı. Aralık 2018 ve Ocak 2019 imalat sektörü PMI verileri imalat sektörü istihdamında düşüşe işaret etmişti.

Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi daralan iç talep işsizlik oranında artışı beraberinde getiriyor. Bugün TÜİK tarafından açıklanan 2018 yılı Aralık ayı perakende ticaret verileri iç talepteki daralmayı teyit etti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2018 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %0,6 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2018 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,2 azaldı. Ocak ayında KDV indirimleri ve enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan fiyat düşüşlerinin etkisiyle perakende satışta kısmi iyileşme bekliyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Çin’de imalat sektörü PMI endeksi azalan talebe bağlı olarak Ocak 2019’da daralmayı sürdürdü

Çin’de imalat sektörü Aralık 2018’in ardından Ocak 2019’da da daralmayı sürdürerek GSYH büyümesindeki zayıflığın 2019 yılı ilk çeyreğinde de süreceğine işaret etti, tabi Çin hükümetinden ek tedbirler, ABD ile ilişkilerde yeni somut gelişmeler görülmez ise.

Çin’de imalat sektörü Caixin PMI endeksi Ocak 2019’da aylık 1,4 puan düşüşle 48,3 değerine geriledi. Böylece son iki aydır imalat sektörü daralma bölgesinde yer alıyor. Endeksin alt detaylarında şu gelişmeler gözlendi:

. Daralan talebe bağlı olarak üretim zayıfladı.

. Nihai ürün stokları alt endeksi 50 seviyesinin altına geriledi, satın alınan ürün stoku alt endeksi düşüşünü sürdürdü, böylece üreticiler stoklarını azaltma eğilimine girdiler.

. Yeni toplam siparişlerde azalmaya bağlı olarak satın alım aktivitesi zayıfladı; öte yandan ABD ile düzelmeye başlayan ticaret görüşmelerine bağlı olarak ihracat siparişleri son 10 ayda ilk kez hafif bir artış kaydetti.

. Tedarikçilerin teslimat süreleri negatif bölgeye geri döndü.

. Hükümetin aldığı önlemlere bağlı olarak istihdam alt endeksi 50 seviyesinin üzerinde kaldı ve son 9 ayın en zayıf düşüşünü kaydetti.

. Fiyat tarafında düşen hammadde fiyatlarına bağlı olarak girdi maliyetleri, düşen piyasa fiyatlarına bağlı olarak ise çıktı fiyatları düştü.

. Önümüzdeki 12 ayı ölçen güven alt endeksi ise Mayıs 2018’den bu yana en yüksek değerini aldı. Şirketlerin önümüzdeki 12 ayda yeni ürün geliştirme ve şirket büyütme planları dikkat çekti.

Markit Economics ekonomisti Zhengsheng Zhong, Çin’in daha fazla mali ve parasal önlem alma ve uygulamalarını hızlandırmasının muhtemel olduğunu ancak borçluluk oranı ve katı düzenlemelerin dengelenmesine yönelik duruşun henüz değişmediğini, bu sebeple ekonominin zayıflama eğilimini sürdüreceği yorumunu yapıyor.

Euro Bölgesi’nde şirketler son dört yılın en zayıf talep resmini ortaya koydu

Ocak ayı ilk tahminine göre Euro Bölgesi imalat sektörü PMI endeksi aylık 0,9 puan kayıpla 50 ayın düşüğü olan 50,5 seviyesine geriledi. Üretim alt endeksi 0,6 puan kayıpla 67 ayın en düşüğü olan 50,4 seviyesine geriledi.

Euro Bölgesi hizmet sektörü PMI endeksi aylık 0,4 puan kayıpla 65 ayın düşüğü olan 50,7 seviyesine geriledi.

Euro Bölgesi kompozit PMI endeksi aylık 0,4 puan kayıpla 66 ayın düşüğü olan 50,8 seviyesine geriledi.

Detaylara baktığımızda;

. Hem üretim hem servis sektörü 50 seviyesine yaklaşarak durgunluk sinyalleri vermeye başladı.
. Ürün ve hizmetlere olan talep Haziran 2013’ten bu yana en sert düşüşünü kaydetti.
. Mal siparişleri son dördüncü ayda da düşüşünü sürdürürken hizmet siparişleri Temmuz 2013’ten bu yana ilk kez düştü.
. İhracat dördüncü ayda da düştü ancak düşüş hızı önceki aylara göre daha sert oldu.
. Özellikle hizmetler sektöründe olmak üzere toplam istihdam artışı geriledi.
. Geleceğe yönelik beklentiler son 4 yılın en düşük artışını kaydetti. Bunda küresel ekonomiye yönelik belirsizlikler, uluslararası ticaret gerilimi, Brexit, özellikle Fransa ve İtalya olmak üzere küresel politik tansiyonda artış ve otomotiv sektöründeki zayıflık etkili oldu.
. Fransa’da iş ortamı artan hızda geriledi, her iki sektörde üretim düştü.
. Almanya’da üretim ve hizmet sektörü Aralık ayına göre artış kaydetti. Fabrika siparişleri ve ihract Kasım 2012’den bu yana en hızlı düşüşünü yaşadı, böylece imalat sektörü Kasım 2014’ten bu yana ilk kez zayıfladı.
. Artan maaş baskıları ve Almanya’da yol ücretlerindeki artış gibi sebeplerde çıktı fiyatlarında artış görüldü. Azalan petrol fiyatları ve tedarik zincirindeki rahatlamaya bağlı olarak girdi fiyatları son bir buçuk yılın en zayıf artışını kaydetti. Alt dağılımda girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları artışları imalat sektöründe zayıflarken hizmet sektöründe artış yaşandı.