Etiket: Tcmb

Merkez Bankası’ndan faiz artırım beklentileri 75-125 baz puan arasında

Yarın (24 Temmuz) para politikasını görüşmek üzere toplanacak TCMB’den faiz artırımı kararı bekliyoruz. Sebeplerimizi sıralayalım:

. Enflasyonda rekorlar kırılıyor. TL’de değer kaybıyla birlikte tüketici fiyatları %15,39, yurt içi üretici fiyatları %23,71, yurt dışı üretici fiyatları %35,33 seviyelerine yükseldi.

. Cari açık Mayıs ayında 57,6 milyar dolara yükselerek 2014 yılı seviyelerine ulaştı. Haziran ayı verileri (TİM ihracat ve Markit PMI) cari açıkta yumuşamaya işaret etmiyor.

. Kredi şartlarında kısıtlamalara paralel olarak kredi faizleri yükseliyor. 13 Temmuz tarihinde TL üzerinden açılan kredi faiz oranları tüketici kredilerinde (ihtiyaç+taşıt+konut) %22,43, ticari kredilerde %23,81 seviyesine yükseldi.

. Şirketler finansman zorluğu yaşarken kur etkisinden arındırılmış 13-haftalık ortalamaya göre ticari kredi büyüme hızı yavaşlıyor. Şirketlerin finansman bulmakta zorlanması TL üzerindeki baskıyı artırıyor.

. Haziran ayı bütçe verilerine göre vergi gelirleri azalırken faiz dışı giderler artıyor.

. Hazine’nin itfa tutarından daha fazla borçlanmaya başlaması tahvil faizlerini baskı altında tutuyor.

Son anketler Merkez Bankası’ndan 75-125 baz puanlık artışa işaret etti.

Yeni Seçim yaklaşıyor: Ya ekonomik yavaşlama ya IMF

Seçimlere 4,70 seviyelerinin hemen altından giren Dolar-TL kuru seçimin 2. tura uzamamasıyla birlikte 4,50 seviyesine geriledi. Ancak sorunun seçimin uzaması olmadığı gerçeği ile kur tekrar 4,70 seviyesine yükseldi.

Neydi bu görmezden gelinen gerçek?

TL üzerindeki kara bulutların dağılmadığı:

. Değer kaybeden TL’nin enflasyon üzerindeki baskısı

. Nisan’dan bu yana TCMB’nin toplam 500 baz puanlık faiz artırımı

. Beraberinde kredi ve tahvil faizlerinde artış

. Seçim öncesi devlet kasasından yapılan harcamaların bütçeye ve iç borçlanma gereğine artısıyla yansıtılması

. Cari açığın yükselmesi ve finansmanına yönelik belirsizlik

. Yüksek iç ve dış borç

. Borçlanma maliyetlerinin artması

. Başkanlık sistemiyle birlikte meclisin ve bakanlığın etkinliğini kaybetmesi

. OHAL’in Temmuz ayında son bulacağına yönelik belirsizlik.

Nitekim Haziran ayı enflasyonu TÜFE’de %15, yurt içi ÜFE’de %23, çekirdek enflasyonda %14 seviyelerini geçtik.Yansımasını 2 yıl vadeli gösterge tahvilin faizinin %20’ye, kredi faizlerinin %25’e yaklaşmasında gördük.

Reel sektör tarafında ise likidite sorunu yaşayan şirketlerin haberlerine ek olarak üretimde yavaşlama verileri geliyor, gelmeye de devam edecek.

Zam haberleri gelmeye başladı, sırada doğal gaz ve ekmeğe yansıtılacak zamlar var. Zincirleme etki devam edecek. TÜFE’nin yılı %15 civarında tamamlayacağını düşünüyoruz.

Enflasyondaki baskı ve TL’deki istikrarsızlık Merkez Bankası’nı 23 Temmuz toplantısında mevcut %17,50 olan politika faizini 100–150 baz puan artırmak zorunda bırakabilir. Ancak Sayın Erdoğan’ın 8 Temmuz yemin töreninden sonra faizlere yönelik tavrı önemli olacak.

Eğer yapısal reformlar, kurumların bağımsızlığı, demokratikleşme, özgürlük, OHAL ve büyümeye ilişkin somut gelişmeler ortaya konmaz ise yüksek faiz, yüksek enflasyon ve büyümede sert iniş ve paralelinde IMF programı uzak bir son değil.

Merkez Bankası politika faizini 125 baz puan artırdı

50-100 baz puan arasında faiz artışı öngören piyasa beklentisine karşın Merkez Bankası  1-hafta vadeli repo ihale faiz oranı olan politika faizini 125 baz puan artırarak %17,75 seviyesine yükseltti.

Merkez Bankası basın duyurusunda “Talep koşullarındaki ılımlı görünüme rağmen enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir” açıklamasına yer verdi.

Güne 4,55-4,58 aralığında başlayan Dolar-TL kuru beklenenden güçlü gelen faiz artırım kararı sonrasında 4,4565 seviyesine kadar gerilerken TSİ 1440 itibariyle 4,47 seviyesinden işlem görüyor.

YORUM: Faiz artmış olsa da küresel piyasalarda belirsizlik bitmedi. Seçim yaklaşırken yurt dışı kaynaklı olumsuzluklar Doları tekrar yükseltebilir.

Yabancı kurum raporlarına göre faiz artırım beklentisi 50-100 baz puan arasında

JP Morgan, kötüleşen fiyat dinamikleri, devam eden kredibilite sorunu ve piyasada dalgalanmaların sürmesine bağlı olarak politika faizinde 50 baz puanlık artış bekliyor.

Morgan Stanley fiyat ve mali denge endişelerine istinaden TCMB’den politika faizinde 75 baz puanlık artış öngörüyor.

Standard Chartered genişleyen cari işlemler açığı ile enflasyon ve yatırımcı algısında kötüleşmeye bağlı olarak TCMB’nin son acil faiz artışının yeterli olmadığını bugünkü toplantıda politika faizinde 100 baz puanlık artış yapması gerektiğini savundu.

Deutsche Bank fiyat istikrarını sağlamak adına politika faizinde 100 baz puanlık artış bekliyor.

Goldman Sachs ise faiz artırımı beklemiyor. Raporunda, Türk lirasındaki dalgalanma, ısınan ekomomi, artan enflasyon beklentileri ve genişleyen cari işlemler açığının Türk lirası üzerinde baskı yaratmaya devam edeceğini, ancak toplantıda TCMB’nin faiz artırım yerine fonlama karmasını değiştirerek likiditeyi sıkılaştırmaya devam edeceğini savundu.

YORUM: TCMB’nin faiz artırmaması durumunda Dolar-TL 4,50-4,60 civarında dengelenecektir. Halen %16,50 olan politika faizini fonlama üst limiti olan %18’e yaklaştırması durumunda Dolar-TL’de 4,30-4,40 aralığında dengelenme göreceğiz. Ancak Euro-Dolar paritesinin gelmiş olduğu 1,18 seviyesinin aşağı kırılması halinde ABD doları değer kazanacaktır ki TL açısından risk.

Stagflasyona doğru

Haziran ayında enflasyonda yeni zirvelerin görülmesi Merkez Bankası’na bağlı çünkü Mayıs ayında enflasyon dört koldan zirve yaptı…

Mayıs ayı imalat sektörü PMI verileri artan maliyet baskılarının nihai ürün fiyatlarını artırdığına işaret etmişti. TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerine göre ise Mayıs ayında enerji fiyatlarındaki artış ve TL’de yaşanan sert değer kayıplarının etkisiyle ara malı fiyatları yükseldi. Böylece yurt içi üretici fiyat endeksi (ÜFE) Eylül 2003’ten bu yana gördüğü en yüksek seviye olan %20,2’ye, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) son 6 ayın en yükseği olan %12,15’e, gıda ve enerji fiyatlarını kapsamayan çekirdek TÜFE ise 2004 baz yılından bu yana en yüksek değer olan %12,64’e yükseldi.

2016 yılı sonundan bu yana TL’deki değer kaybı enflasyonu kademeli olarak zirveye taşıdı…

Türk lirası, Mayıs ayında eşit ağırlıklı ABD doları ve Euro’dan oluşan döviz sepetine karşı %28,98 ile en sert yıllık değer kaybını yaşadı.

Aralık 2016’dan bu yana çekirdek TÜFE %7 seviyesinden %12,6 seviyesine kademeli olarak yükselirken aynı dönemde döviz sepetindeki artış ortalama %20,3 oldu.

Önümüzdeki dönemde enflasyondaki seyir yeni hükümet ve politikalarına bağlı…

Enflasyon yükselecek çünkü TL üzerindeki baskı fiyat seviyelerini yukarı çekiyor. 22 Haziran seçimlerinin 8 Temmuz’a ötelenmesi Temmuz ayında da enflasyonist baskının sürmesine sebep olacak. Ardından yeni hükümetin oluşması ve ortaya konacak politikalar kurun yönünü etkileyecek.

Merkez Bankası 7 Haziran toplantısında ne yapacak?

TL’de değer kaybının enflasyonu doğrudan etkilemesi ve seçim belirsizliğinin TL üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi TCMB’nin temkinli bir dil kullanmasını gerektirecek.

Hatta ithalatın ihracattan daha hızlı artmasıyla birlikte dış ticaret açığındaki artışın ödemeler dengesi üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi sebebiyle sıkı para politikasının sürdürülmesi gerektiği ifade edilecek.

Son ani kararla %16,50 seviyesine yükselen TCMB fonlama maliyetinin bu toplantıda 100 baz puan daha artırılması bekleniyor. Çünkü Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya son Londra toplantısında Mayıs ayı enflasyonu yüksek çıkarsa faiz tarafında ek aksiyon alacaklarını söylemişti. Eğer TCMB Mayıs ayı enflasyonunu yeterince yüksek değerlendirmez ise Dolar-TL’de yukarı hızlanma ve devamında seçimlere kadar 4,75 civarında dengelenme görebiliriz.