Etiket: trump

Euro-Dolar’ın seyri aşağı ama sertliği AB’nin cevabına bağlı

ABD yönetiminin AB, Kanada ve Meksika’nın çelik ve alüminyum ithal ürünlerine %25 ve %10 ek gümrük vergisi uygulamasına 1 Haziran itibariyle başlaması sonrasında Euro-Dolar paritesinin seyri ne olacak?

İtalya’da hükümet kurma ve başbakan seçiminde uzlaşıya varılamaması ile erken seçim kararının 1,15’e taşıdığı Euro-Dolar paritesi Salvini’nin başbakan olma ihtimali ile tekrar 1,16-1,17 aralığına yükseldi.

Kalıcı mı? Kuşkuluyuz. Çünkü,

Brexit ile başlayan süreç önemli. Uzun dönemde Euro karşıtı söylemler Euro’yu baskı altında tutmaya devam edecek.

Orta-kısa vadede ticaret savaşının etkileri Euro üzerinde baskı oluşturacak. ABD Başkanı Trump’ın gümrük vergilerini artıracağız söylemi bile AB’de beklentilerde zayıflığa sebep olmuştu. Uygulamaya başlanması ile ekonomik cephede AB ekonomisinin sınırlı etkileneceği hesaplanıyor (GSYH’de %0,1’lik azalış). Ancak asıl kritik konu AB-ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin nasıl şekilleneceği olacak. AB’nin kazan-kazan politikasından vazgeçip daha sert uygulamaları devreye sokarsa diplomatik kaos parite üzerinde sert dalgalanmalara sebep olabilir.

ABD’de enflasyonun güçlenmesi ve büyüme tarafında AB’ye kıyasla daha güçlü bir performans ortaya konması ile ABD dolarına talep sürüyor. AB ise siyasi belirsizlik ve ekonomik birlik cephelerinde savaşını sürdürüyor.

Kısacası Euro üzerindeki baskıların korunacağı ve Euro-Dolar’da dolar lehine olan sürecin devam edeceğini düşünüyoruz.

Sene sonuna doğru paritede 1,05 seviyelerini görme ihtimalimiz hala yüksek.

Dollar is big

Amerikan doları tüm para birimlerine karşı değer kazanıyor…

Nedenlerini sıralayalım:

. ABD’nin ticaret ve siyaset dengesi aleyhine olan her ülkeyle hesaplaşmaya girmesi

(Ticaret savaşını önlemek için önce Çin ile başladı. Çin’in Amerikan tahvillerini aldığını gördük. Böylece ABD, faizleri yükseltmeden ve doların değerlenmesi nedeniyle oluşabilecek negatif ticaret dengesini aleyhine çevirmeden doları güçlendirecek bir adım atılmış oldu.)

. ABD faizleri artırmadan Libor faizlerinin yukarı çekilmesiyle Avrupa bankalarının borçlanma maliyetlerinin artması.

Çin’in ardından sıra Rusya ve İran’a gelecek.

Avrupa tarafına baktığımızda…

Avrupa bankaları açısından Türkiye tarafından tetiklenen bir gelişen piyasa finansal krizi çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

Euro-Dolar’daki seyir…

Avrupa bankaları ciddi batık kredilerle karşı karşıya kalabilir ve bu da zaten 1,17 seviyesinin altına hareketlenen Euro-Dolar paritesinin hızla daha aşağı gitmesi sonucunu doğurabilir.

Unutmayalım Amerikan Başkanı Trump’ın göreve geldiği dönemde Euro-Dolar paritesi 1,05 seviyesindeydi, ardından 1,25 seviyesine kadar yükseldi. Beklenti daha geçtiğimiz Nisan ayındaki IMF ve Dünya bankası toplantılarında 1,30 seviyesine çıkması şeklindeydi.

Ancak Trump’ın atmış olduğu adımlar ve Amerika’nın ticaret dengesini lehine çevirmekteki kararlılığı pariteyi tekrar 1,05 seviyesine çevirebilir. Bu da Türkiye gibi gelişen piyasalar açısından zaten zor olan durumu daha da kötüleştirir.

Anlatmaya çalıştığımız, ABD’nin yanında ve karşısında olanlar şeklinde, ülke ekonomileri açısından özellikle de gelişen piyasalar noktasında fasit bir daire içerisine girdiğimiz.

Sözün özü…

Tüm dünyada dolar güçlenecek, güçlendikçe gelişen piyasalardan para çıkışı artacak, ABD’nin yanında olanlar daha az karşısında olanlar ise daha çok etkilenecek.

Halkbank cezasına gelince…

Bu konuyla ilgili spekülasyonlar bile kur üzerinde ciddi baskı yaratıyor. Dolayısıyla dünkü yorumumuzu tekrar edelim; alınan önlemler ve faiz artırımı sebebiyle Dolar-TL kurunun daha önce gördüğü rekor seviyeleri görmeyeceğini düşünüyoruz ama bundan sonra siyasilerin açıklamaları kurun gidişatı açısından belirleyici olacak. Ve tabii Halkbank konusunda gelecek cezanın büyüklüğü de önemli.

Merkez Bankası’ndan son hamle…

Merkez Bankası’nın faiz artırımının ardından yeni önlemlerle dövize müdahale ettiğini gördük. Burada sevinilmesi gereken geç de olsa Merkez Bankasının aksiyon almış olması. Yoksa Merkez Bankası’nın reeskont kurunu sabitlemesi kuru 4,70 seviyesinin altına getirse de burada tutmaya yetmez.

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı…

Önemli olan Merkez Bankası bağımsızlığı ve seçim sonrasında nasıl bir para politikası izleneceği.

Ak Parti’nin seçim beyannamesine baktığımızda Merkez Bankası bağımsızlığının yer almadığını görüyoruz. Dolayısıyla esas önemli olan bu konudaki belirsizliğin devam ediyor olması.

Son olarak da Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya ve Sayın Mehmet Şimşek’in Londra gezisi…

Şimşek’in söylediği gibi geç de olsa Merkez Bankası güçlü bir adım attı ve şimdi yatırımcılara güven mesajı verilmeye çalışılacak ama tabi Londra’da bankacılık tatili varken orada kime ne anlatacak ve ne kadar inandırıcı olacak hep birlikte göreceğiz.

İki Kore’nin barış adımı küresel refahın kapısını aralar mı? Cevap Trump’ta

Kuzey ve Güney Kore’nin daimi barış ve nükleer silahlardan arınmaya yönelik mutabakata varması sonrasında ABD-Çin arasında ticaret konusunda atılacak adımlar, NAFTA (ABD-Kanada-Meksika) cephesindeki gelişmeler küresel büyümenin önünü açabilecek bir gelişme mi diye hevesleniyor insan. Güzel haberler gelmeye devam ederse küresel talepte dolayısıyla da enflasyonda artış ve beraberinde büyük merkez bankalarının sıkılaştırma sürecine geçmesine sebep olacak. Tabi bu uzun vadeli senaryo.

Kısa vadede küresel ekonomi Fed’in faiz artırımlarına odaklanmış durumda. Fed faiz artırım sürecine girdi ama kritik konu hızı.

Bakalım son veriler ABD’de ekonomisi hakkında ne söylüyor?

. Talep tarafı güçlü… 4Ç2017 bir önceki çeyreğe göre yıllık %2,9 büyüyen ABD ekonomisi 1Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre yıllık bazda %2,3 büyüme kaydetti. Beklenti %2 artış olacağı yönündeydi. Her ne kadar son dört çeyreğin en düşük GSYH büyümesi kaydedilmiş olsa da kişisel tüketim harcamalarındaki artış talep tarafının gücünü koruduğunu gösterdi.

. İş gücü maliyeti artıyor… Geçen hafta açıklanan 1Ç2018 işgücü maliyeti endeksi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 puan artışla %0,8 artış kaydetti.

. Aylık ortalama saatlik ücretler 2006-2017 ortalamasının üzerinde… Cuma günü açıklanacak olan tarım dışı istihdam rakamlarında işsizlik rakamından (%4,10) ziyade ortalama saatlik kazanca (Mart: %2,72 y/y) odaklanacağız.

. Ancak çekirdek enflasyon istenen hıza ulaşamıyor… Fed’in para politikasında değişiklik için %2 hedef olarak aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksi ise Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,6 artış kaydetmişti. Bugün açıklanacak Mart ayı PCE verisi enflasyonun dolayısıyla da tahvil faizlerinin seyri açısından önemli. En son Temmuz 2016’da %1,3 seviyesi ile tarihi düşük seviyesini gören ABD 10-yıl vadeli tahvil Aralık 2013’te %3 seviyelerine yükselmesinin ardından ilk kez geçen hafta artan enflasyon endişesi ile tekrar %3,04 seviyesini gördü.

Piyasada Çarşamba günü Fed’in beklemede kalması yılın geri kalanında Haziran, Eylül ve Aralık olmak üzere toplam üç faiz artışı daha yapması bekleniyor. Bankanın enflasyon ve büyüme dinamiklerine yönelik beklentilerini takip edeceğiz. Fed 20-21 Mart toplantısında gösterge faiz aralığını 25 baz puan artırımla %1,50-1,75 aralığına yükseltmişti.

Türkiye açısından baktığımızda TL’de volatilite artmadıkça faiz-enflasyon sarmalından şimdilik korkmuyoruz. Yapısal reformlarda talep artırıcı değil katma değeri yüksek mal üretip ihraç edebilecek bir ekonomik yapıya kavuşmadığımız sürece korkmaya devam.

Sözün özü popülist siyasetçiler sert söylemleri hem iç politikaya mesaj vermek hem de ticaret savaşlarında kendilerine pozisyon kazandırmak için kullanıyor.

Önümüzdeki günlerde Türkiye ya da Rusya’ya ABD tarafından yeni yaptırımlar gelirse bunların da sözde yaptırımlar olduğunu ve esas amacın iç siyasete mesaj vermek olacağını unutmayalım.

Çin liderinin konuşması, ABD enflasyon ve bilanço verileri ile NAFTA müzakerelerini izleyeceğiz

Önümüzdeki hafta ABD’de 1. çeyrek bilanço verileri açıklanmaya başlıyor. Gelirlerde %18,4’lük büyüme bekleniyor.

Salı günü Çin lideri Xi Jinping’in yapacağı konuşma ABD Başkanı Trump’ın Çin ithal mallarına ek 100 milyar dolarlık gümrük vergisi getirebilecekleri açıklamasına cevap bulmak açısından izlenmeli.

Salı günü ABD’de Mart ayı enflasyon verileri açıklanacak. Çarşamba günü ise Fed’in 21 Mart’ta gerçekleştirilen para politikası toplantı tutanakları yayınlanacak. Fed’in Haziran ve Aralık toplantılarında faiz artırması bekleniyor. 

Önümüzdeki hafta sonunda ise Peru’da NAFTA müzakereleri için ABD, Kanada ve Meksika liderleri görüşecek.