Etiket: tüfe

TÜFE verisi Fed’den 19 Aralık’ta 25 baz puanlık faiz artırım beklentisini destekledi

ABD’de tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) Kasım 2018’de beklendiği gibi yıllık bazda %2,2 artış ile son 9 ayın en düşük artışını kaydetti.Aylık bazda ise fiyatlar Ekim ayına göre değişiklik göstermedi.

Gıda ve enerji fiyatlarını kapsamayan çekirdek enflasyon ise %2,1 artış beklentisinin üzerinde %2,2 arttı. Çekirdek TÜFE aylık bazda %0,3’lük artış ile Ekim ayına benzer artış gösterdi.

Salı günü açıklanan üretici fiyatları da %2,5’lik artış ile 2018 yılının en düşük artışını kaydetmişti.

Beklentilere paralel gelen TÜFE verisi, veri-odaklı faizkararı modeline geçiş yapan Fed’in gelecek hafta yapacağı toplantıda faiz kararını nasıl etkileyecek?

cnbc.com’da yer alan bir habere göre piyasada 18-19 Aralık’ta yapılacak son Fed toplantısında 25 baz puan, 2019 yılında ise Fed’in bir adet faiz artırım yapılması bekleniyor.

Fed’in kademeli faiz artışlarını bırakıp veri odaklı gelişmelere bağlı faiz kararına yönelmesine bağlı olarak büyümeyi destekleyen veriler Fed’den faiz artırım beklentilerini de artıracaktır.

Vergi indirimleri, fiyat indirimleri, TL’de değerlenme ve petrol fiyatlarındaki düşüş Kasım’da enflasyonu aşağı çekti

Kasım ayında TÜFE aylık %1,44 düşüşle yıllık bazda %21,62 seviyesine geriledi. Vergi indirimleri ve enflasyonla mücadelede fiyat indirimlerine ek olarak ulaştırma fiyatlarındaki %6,46 düşüş tüketici fiyatlarındaki gerilemede etkili oldu.

TÜFE-2018-Kasım

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise Kasım ayında aylık %2,53 düşüşle yıllık bazda %38,54 seviyesine geriledi.

FE-2018-Kasım

Petrol fiyatlarındaki gerileme ve TL’deki değerlenmenin üretici fiyatlarının gerilemesinde etkili olduğunu düşünüyoruz.

Çekirdek enflasyon (C-endeksi: Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç) ise Kasım ayında aylık %1,87 düşüşle bir önceki yılın aynı ayına göre %20,72 seviyesine geriledi.

Ekim 2018’de TÜFE yıllık bazda %25,24, yurtiçi ÜFE %45,01 artış kaydetmişti. Çekirdek enflasyon (C-endeksi) %24,34 seviyesine yükselmişti.

ABD’de stok stoklara istinaden petrol fiyatlarındaki düşüş Kasım ayında fiyatları aşağı çekmesine rağmen devamlılığı konusunda 6 Aralık’ta Viyana’da toplanacak olan OPEC’in üretim kısıntısına yönelik kararı belirleyici olacak. OPEC üyesi olmayan Rusya üretimde kısıntıyı destekleyeceğini açıklamıştı. Toplantıdan günlük 1 milyon varil civarı bir kesinti bekleniyor.

Enflasyonun yuları Fed’de

TÜFE’de 2018 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %2,67, bir önceki yılın Aralık ayına göre %22,56, bir önceki yılın aynı ayına göre %25,24 ve on iki aylık ortalamalara göre %14,90 artış gerçekleşti.

TÜFE-2018-Ekim

FE-2018-Ekim

Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler, tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE (çekirdek enflasyon; C-endeksi) ise aylık bazda %2,61, yıllık bazda ise %24,34 artış kaydetti.

Tüketici fiyatlarında gıdanın ağırlığı sürüyor. Üretici fiyatlarında ise emtia fiyatlarındaki artış etkili oldu. Çekirdek enflasyondaki sert artışta Ağustos ve Eylül ayındaki TL’de yaşanan sert değer kaybının ve artan borçlanma maliyetlerinin çıktı fiyatlarına yansıtılmasının etkili olduğunu düşünüyoruz.

İmalat sektörü PMI ve Reel Sektör Güven Endeksine ait Ekim ayı verileri imalat tarafında Ağustos ve Eylül ayı verilerine kıyasla fiyat baskısının azaldığına işaret etmişti. Ancak çekirdek enflasyondaki eğilimin Kasım ayı verileri ile nasıl yönlendiği önemli olacak.

Borçlanma maliyetleri konusuna geri döndüğümüzde, 2017 yılında ortalama %14,95 olan ticari kredi faizlerinin 2018 yılı Eylül ayı sonunda ortalama %38,4 ile zirve yapmasının ardından 26 Ekim haftasında %28,91 seviyesine gerilediğini görüyoruz. ABD merkez bankası Fed’in kademeli faiz artırımlarına devam etmesi borçlanma maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor. 7 Kasım Çarşamba günü Fed’in para politikası toplantısında 2019 yılı faiz artırım beklentilerine yönelik yaklaşımı (önceki toplantıda 3 faiz artırımı beklentisi korunmuştu) önemli. Her ne kadar ticaret savaşının olası olumsuz etkilerine karşılık 2019 yılı için faiz artırım sayısı beklentisinin 2’ye düşürülmesi yurt içinde borçlanma maliyetleri üzerindeki baskıyı azaltacaktır ancak asıl etken ABD ve AB ile politik ilişkilerin iyileşmesi olacaktır.

ÜFE depremi TÜFE’yi vuracak

Eylül ayında tüketici enflasyonu (TÜFE) bir önceki aya göre %6,30, bir önceki yılın aynı ayına göre %24,52 artış kaydetti. TÜFE’nin yıllık %21 civarında artması bekleniyordu. Gıda fiyatları aylık %6,4, yıllık %27,7 yükseldi.

Çekirdek enflasyon ise artışını sürdürerek beklentilerin üzerinde %24 seviyesine yükseldi.

Yurt içi üretici fiyatları da hız kesmiyor: aylık artış %10,88, yıllık artış %46,15 oldu. Aylık bazda en yüksek artış %40,21 (yıllık %71,88) ile elektrik ve gaz sektöründe yaşandı. Ana sanayi gruplarında aylık en fazla artış ise %25,55 ile enerjide gerçekleşti.

Çekirdek enflasyondaki yükselişin Ekim ayında daha ılımlı artmasını  bekliyoruz.

Enflasyon verisi sonrasında Dolar/TL  6 seviyesinin hemen altından 6.0972 seviyesine yükseldi. Kur, TSİ 1135 itibariyle 6,0301 seviyesinde.

Türk ekonomisini kur artışına bağlı enflasyon yükselişi, enflasyon yükselişine bağlı faiz talebi, faiz baskısının yerine getirilmemesinin yarattığı tekrar kur artışı sarmalından kurtarmanın yolu ileriye dönük politikalar konusunda daha açık, net ve tek sesli olmaktan geçiyor.

Beklentilerin düzeltilmesi noktasında elbette uluslararası siyaset çok önemli bir yer tutuyor. Bununla birlikte tekrar Avrupa Birliği çıpasının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme noktasında bütçe açığının kontrol edilmesi hayati önem taşıyor.

Son olarak yeni dönemde yani hem ekonomik durgunluk hem de arz yönlü şoklar sebebiyle fiyatlardaki artış, stagflasyona uygun bir para politikası ve maliye politikasını gerektiriyor. Şirketler açısından da bu yeni dönemi anlamak ve buna göre uygun pozisyon almak çok ama çok önemli. Unutmayalım ki stagflasyon önümüzdeki dönemde sınırlı da olsa -talep düşük de olsa- eninde sonunda tüketici fiyatlarını vuracak. ÜFE artçı TÜFE deprem.

Enflasyon Ağustos ayında zirve yaptı, TCMB faiz artırım sinyali verdi

TL’deki değer kaybı, girdi maliyetleri ve ürün fiyatlarını yukarı çekmeye devam ediyor: Ağustos ayında yurt içi ÜFE yıllık %32,13, TÜFE %17,90, çekirdek TÜFE %17,22 artış kaydetti. Üretici fiyatlarında kaydedilen sert artışın önümüzdeki aylarda tüketici fiyatlarına yansıtılarak %18 seviyelerini aşması ve çekirdek enflasyonda yukarı yönlü seyrin sürmesi olası gözüküyor. TCMB de enflasyon görünümüne ilişkin gelişmelerin fiyat istikrarı açısından önemli risklere işaret ettiğini, bu sebeple 13 Eylül’deki PPK toplantısında elindeki tüm araçları kullanacağını duyurarak faiz artışı sinyali verdi. Halen 1 haftalık repo faizi olan politika faizi %17,75 seviyesinde bulunuyor.  TCMB’nin ortalama fonlama maliyeti ise %19,25 seviyesinde. Ağustos ayında 12-aylık ileriye dönük beklenen reel faiz %9,44 ile 2008 finansal kriz dönemi seviyelerine yükseldi.  TL’deki sert değer kayıplarının etkisiyle artan enflasyon baskısına bağlı olarak, yüksek reel getiri talebi tahvil faizleri üzerindeki baskının artmasına sebep olabilir. TCMB’den en az 150 baz puanlık faiz artışı bekliyoruz ancak yeterli olmayacaktır. Fiyat istikrarı konusundaki kararlılığını karmaşık araçlar yerine yapacağı 400-600  baz puan arasındaki faiz artırımı kanıtlayacaktır. 

Detaylar…

TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları (TÜFE) Mart ayından bu yana yükselişini sürdürerek Ağustos ayında bir önceki aya göre %2,30, bir önceki yılın aynı ayına göre %17,90 artış kaydetti.

Yurt içi üretici fiyatları (Yİ-ÜFE) ise Şubat ayından bu yana yükselişini aralıksız sürdürerek Ağustos ayında bir önceki aya göre %6,60, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,13 artış kaydetti.

Üretici fiyatlarındaki sert artışı imalat sektörü PMI endeksi verileri de doğruladı. İmalat sektörü  girdi maliyetleri ve ürün fiyatlarında TL’deki değer kaybına paralel olarak Ağustos ayında anketin başladığı Haziran 2005’den bu yana gözlenen en yüksek artışların yaşandığı belirtildi.

Ağustos ayında %50-50 Dolar ve Euro’dan oluşan döviz sepeti bir önceki yılın aynı ayına göre %63,49 değer kaybederken, çekirdek enflasyon (enerji, gıda, alkolsüz ve alkollü içecekleri, tütün ürünleri ve altın hariç tüketici fiyatları C-endeksi) aynı dönemde %17,22’lik artış ile 2005’ten bu yana gözlenen rekorunu kırdı.

Haziran ayında enflasyon rekor kırdı

Tüketici fiyatları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %15,4 (Mayıs: %12,15), yurtiçi üretici fiyatları ise %23,7 (Mayıs: %20,16), çekirdek enflasyon %14,6 artış ile 2004’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyelere yükseldi.

Dün açıklanan Haziran ayı Türkiye imalat sektörü PMI verilerinde artan hammadde fiyatlarının etkisiyle girdi maliyetlerinin arttığını ancak çıktı fiyatlarının tüketiciye aynı derecede yansıtılmadığını gördük.

Üretim maliyetleri sadece Türkiye’de değil dün açıklanan Çin, Avrupa ve ABD PMI verilerinin gösterdiği gibi küresel olarak da artıyor. Üreticiler devam edecek enflasyonist baskıya istinaden çıktı fiyatlarını da artıracaklar. JP Morgan küresel imalat sektörü PMI verileri de girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarında artan bir hızla yükseliş olduğunu teyit etti.

Üretim, yeni sipariş ve ihracat tarafında küresel olarak yavaşlamanın etkisiyle talep baskısından ziyade arz baskısı fiyatları yukarı itmeye devam edecek. Fed ve Avrupa Merkez Bankası’nın para politikasını sıkılaştırmaya başladığı mevcut ortamda tahvil ve kredi faizlerinin artması borçlu ve likidite sorunu yaşayan şirketleri zorluyor. Kısacası azalan talebin ekonomik durgunluğa ve yüksek enflasyon sürecinin uzun döneme yayılacağını görüyoruz.

Merkez Bankası 7 Haziran’da tekrar sınav verecek

Bloomberg kaynaklı habere göre Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek dün (29 Mayıs) Londra’da yatırımcılarla yaptıkları toplantıda iki mesaj verdiler:

. 7 Haziran para politikası toplantısında ek faiz artırımı için Mayıs ayı enflasyon verisi dikkate alınacak.

. Herhangi bir sermaye kontrolü uygulaması olmayacak.

Sermaye kotrolü olmayacağına dair garanti verilmesi olumlu ancak faiz artırımına yönelik Mayıs ayı enflasyonunun baz alınacağı açıklamasına çekinceyle yaklaşıyoruz.

Nisan ayında TÜFE yıllık %10,85, yurt içi üretici fiyat endeksi (ÜFE) %16,37, yurt dışı ÜFE %21,72, tarım ürünleri ÜFE %6,39, çekirdek enflasyon %12,50 artış kaydetmişti. Nisan ayında ½ Dolar+ ½ Euro’dan oluşan döviz sepeti %1,3 değer kazanmışken, TÜFE’de bir önceki aya göre %1,87’lik artış yaşandı.

Mayıs ayında ise döviz sepetindeki artış %11 ile sert oldu. TCMB Beklenti Anketi’ne göre Mayıs ayında TÜFE’de bir önceki aya göre %0,99’luk artış bekleniyor.

Nisan ayı verilerine göre 100 birim TÜFE artışında gıdanın payı %21,4, ulaştırma %17,5, konut-su-elektrik-gaz ve diğer yakıtlar %14,9, giyim ve ayakkabı %7,2, alkollü içecekler ve tütün %5,1, ulaştırma ücretleri %3,7. Mayıs ayında yaşanan hızlı kur artışının tüketim malları fiyatları üzerinde artırıcı etkisi olacaktır. Mayıs ayındaki etkisi sınırlı bile olsa önümüzdeki aylarda üretici fiyatları ve dolayısıyla da tüketici fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturacaktır.

4 Haziran Pazartesi günü açıklanacak olan enflasyon verisinin Merkez Bankası’nın 7 Haziran’daki faiz kararı üzerindeki takdiri ne olacak bilmiyoruz. Ancak yabancı banka raporlarına göre kurdaki artışın etkisini baz alarak Merkez Bankası’nın kredibilitesini korumak adına 100-300 baz puan arasında bir artırıma daha gitmesi gerektiğine inanılıyor.

TCMB son acil toplantısında karar aldığı üzere gecelik borç verme faizinin üst bandı 1 Haziran’dan itibaren %19,5 olacak. Eğer TCMB politika faizini 7 Haziran toplantısında %16,5 seviyesinde tutup ağırlıklı olarak gecelik %19,5’ten fonlama gerçekleştirirse kredibilite sorununun tekrar gündeme gelip kur üzerinde baskı oluşturacağını düşünüyoruz.

TL’deki değer kaybı enflasyonu yukarı çekiyor

Nisan ayında yurt içi üretici fiyatları (%16,37) son 5 ayın yükseğini, tüketici fiyatları (%10,85) ve çekirdek enflasyon (%12,24) son 4 ayın yükseğini gördü.

Dün açıklanan Nisan ayı PMI verileri imalat sektöründe girdi fiyatlarının arttığını göstermişti. Yurt içi ÜFE’nin %89’unu oluşturan imalat sektörü aylık %2,79, yıllık %18 artış kaydetti.

Bugün 4,22 ile tarihi zirvesini gören Dolar-TL yılbaşına göre TL’de %12,54’lük kayba işaret etti.

YORUM: TL’deki zayıflığın girdi maliyetlerini artırmaya devam etmesi ve emtia fiyatlarındaki artış enflasyonda yukarı yönün devam edeceğini gösteriyor.

Tüketici fiyatları Mart’ta aylık %0,99, üretici fiyatları %1,54 arttı

Bir önceki yıla göre artışlar TÜFE’de %10,23, yurt içi ÜFE’de %14,28 oldu.

Hem artan hammadde fiyatları üretici fiyat endeksini yukarı taşırken gıda ve ulaştırma fiyatlarındaki artış tüketici fiyatlarında yukarı seyri destekledi. Zira Mart ayı PMI endeksleri de artan hammadde fiyatlarının çıktı fiyatlarını yukarı çektiğine işaret etmişti.

Çekirdek enflasyon son üç aydır düşüşünü koruyarak yıllık %11,44 seviyesine geriledi. Son üç ayda ABD doları ve Euro’dan oluşan döviz sepetinde yıllık bazdaki artışa bağlı olarak çekirdek enflasyondaki düşüşün kalıcı olmasını beklemiyoruz.

Enflasyon-2018-Mart