Etiket: üretim

Gaz verip sert frene basmak yerine yeni bir yol haritası lazım: Yapısal reform

İmalat sektörü PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında da endeks yükselişini sürdürdü.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak mevsimsellikten arındırılmış verilere göre Kasım 2018-Şubat 2019 dönemi boyunca ihracatın aylık bazda gerilemeye devam etmesi, 2019 yılının ilk iki ayında ihracatın sanayi üretimi ve dolayısıyla da GSYH büyümesine katkısının negatif olduğuna işaret ediyor.

Öte yandan mevsimsellikten arındırılmış ithalat hacmi aynı dönem boyunca aralıksız artışını sürdürürken dış ticaret açığı aylık bazda aralıksız artmaya devam ediyor (ki bu durum değer kaybeden TL’yi de dikkate aldığımızda cari açıkta artış eğilimini ortaya koyuyor). En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’dan özellikle de Almanya’dan gelen zayıflama işaretleri Türkiye’nin ihracat performansındaki gerilemeyi teyit eder nitelikte.

Tüketim tarafında ise perakende ticaret ve e.t.t.e. tüketim endekslerinin 2019 yılının ilk iki ayında hafif kıpırdandığını, artan iç talebi karşılamak adına da reel sektörün söz konusu dönemde yatırımlarını artırarak stoklarını güçlendirdiğini ortaya koydu.

Ancak takipteki alacaklar tarafına baktığımızda takipteki kredilerin toplam bankacılık sektörü kredilerine oranının Ağustos 2018’den bu yana aralıksız yükselmesiyle reel sektörün finansman tarafında giderek daha zorluk yaşadığını anlıyoruz. 2018 yılının son çeyreğinden 2019 yılı ilk çeyreği sonuna kadar tüketici ve kurumsal kredilerdeki artış eğiliminin sürdüğünü de dikkate aldığımızda takipteki alacakların bankacılık sistemi üzerinde ağırlığını daha da artırdığını anlayabiliriz hele de artan risk primimize bağlı olarak dış borçlanma maliyetleri artıyorken.

(Hatırlatalım: Dış finansman şartlarının giderek zorlu bir hal aldığı 2018 yılında TL’de yaşanan sert değer kaybı sebebiyle TCMB TL’yi korumak adına sert faiz artırım kararı aldı ve sıkı para politikası kararlılıkla sürdürülmeye devam edildi. Ekonomik faaliyette yaşanan fren etkisine paralel olarak yüksek kredi faizleri yurt içinde finansmana erişimi zorlaştırdı.)

Bunların yanında özellikle Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) katkısıyla 2017’de kaydedilen iç tüketimdeki hızlanma, 2018’de KGF’nin sonlanmasıyla yavaşlama ve düşme eğilimini beraberinde getirdi ve sonuç olarak işsizlik oranı 2017 yılında hızla düşerken 2018 yılında hızla arttı.

Enerji ve dış borca bağımlı olmamıza rağmen iç tüketimi pompalayarak büyümenin ateşlenmesi cari açık, TL’de ve üretimde sert değer kayıpları ve yüksek işsizlik oranlarıyla daha şiddetli döndü.

Hal böyle iken, küresel ekonominin yavaşlama eğilimine girdiği bir ortamda hızla artan Türkiye nüfusunu da dikkate aldığımızda Türkiye’nin mevcut tüketim, yatırım ve üretim resminde sürdürülebilir bir şekilde istihdamı artıracak, işsizliği azaltacak bir hikayesi var mı? Maalesef yok. Yerli araba da bir hikaye evet ama yapay zekanın üretim tarafında ağırlığını artırdığı bir ortamda katma değer yaratacak teknolojik ürünlerin üretilmesi, yeni iş alanları yaratması ve dünya çapında marka değeri taşıması daha güzel bir hikaye.

Gerçek şu ki mevcut yapı hem TL’yi hem de ekonomiyi daha da kırılgan hale getiriyor. Gaz verip frene basmak zorunda kalmaktansa istihdam ve sürdürülebilir bir hızda büyümeyi sağlayacak yeni bir yol haritası lazım. Mevcut yapıyla bu sağlanamadığına göre yapıyı değiştirmek yani reform yapmak gerekiyor. Bunu da “yapısal reform” olarak adlandırıyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa’daki zayıflık Türkiye’de yeni ihracat siparişlerini zayıflattı

Türkiye’de imalat sanayi PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,8 puan artışla 47,2 seviyesine yükseldi.

. Üretimde Temmuz 2018’den beri en ılımlı yavaşlama gözlendi,

. İstihdamdaki düşüş hız kesti,

. Zorlu talep koşullarının yansıması olarak yeni siparişler hem iç hem de dış pazarlarda hız kesti,

. Türk lirasındaki zayıflamaya bağlı olarak girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları üst üste ikinci ay arttı ve artış Şubat ayına göre ivme kazandı.

Endeksin 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında ise endeks yükselişini sürdürdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetmişti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak özel sektör yatırımlarındaki toparlanmaya rağmen talep tarafındaki zayıflıkları dikkate aldığımızda 2019 yılı ilk çeyreğinde sanayi üretiminde bir önceki çeyreğe göre dikkate değer bir hızlanma işareti görmüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak ayında ekonomik aktivitede iyileşme var

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre;

Üretim Ocak ayında artış kaydetti:

. Sanayi üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %1 arttı.
. Otomobil üretimi Ocak ayında kısmen yatay kaldı (%0,3 artış).
. Hammadde ithalatı Ocak ayında aylık %9,2 arttı.

Tüketim Ocak ayında artış kaydetti:

. Tüketim malları ithalat hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %15,8 arttı.
. E.T.T.E. tüketim endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre yatay kaldı (% 0,13 artış).
. Perakende satış hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %1,25 arttı.
. Ekim-Aralık 2018 dönemi boyunca azalan elektrik tüketimi Ocak ayında bir önceki aya göre %0,87 arttı, Şubat ayı tüketimi bir önceki aya göre yatay kaldı (%0,06 artış).
. Otomobil satışları %64,7 arttı.
. Konut satışları %10,5 azaldı.

Yatırım göstergeleri Ocak ayında geriledi:

. Sermaye malı ithalat hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %10,3 geriledi.
. Makine ve teçhizat imalatı Ocak ayında bir önceki aya göre %5 geriledi.

Dış ticaret tarafında ihracat ve ithalat Ocak ayında artış kaydetti:

. İhracat miktar endeksi bir önceki aya göre %3,7 arttı.
. İthalat miktar endeksi bir önceki aya göre %6,9 arttı.

Toparlarsak;

Söz konusu veriler Ocak ayında üretim ve tüketimde artış olduğunu, yatırım tarafının ise zayıflamaya devam ettiğini gösterdi. Ek olarak Ocak-Şubat merkezi yönetim bütçe verileri kamu harcamalarında işaret etmişti.

Mevcut veriler 1Ç2019’da GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre %1 civarında artabileceğine işaret ediyor.

Şirketlerin finansman tarafını kolaylaştırmayı amaçlayan hükumetin son hamlelerinin ise yatırım harcamalarında nasıl bir eğilime sebep olacağını takip edeceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’de imalat sektöründeki yavaşlama Şubat 2019’da hız keserken ihracat siparişleri arttı

• Üretimdeki yavaşlama daha sınırlı bir oranda gerçekleşti
• Yeni ihracat siparişleri yeniden büyümeye geçti
• İstihdamdaki azalış son 7 ayın en düşük hızında kaydedildi

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI® anket verileri, faaliyet koşullarındaki yavaşlamanın Şubat’ta son 6 ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleştiğine işaret etti. Üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlama hafiflerken yeni ihracat siparişleri artış gösterdi. İstihdamdaki gerileme de Şubat ayında daha yavaş gerçekleşti.

Ocak’ta 44,2 olarak kaydedilen manşet PMI endeksi Şubat’ta son 6 ayın en yüksek düzeyi olan 46,4’e yükseldi. Ancak faaliyet koşullarındaki yavaşlama eğilimi on birinci ayı geride bıraktı.

Manşet endeksteki eğilime paralel olarak üretim de Ocak ayına kıyasla daha düşük oranda geriledi. Yeni siparişlerdeki yavaşlama üst üste beşinci ay olacak şekilde hız kesti. Yeni ihracat siparişlerinin büyüme bölgesine geçmesi, toplam yeni iş akışını destekledi.

Yeni siparişlerin yavaş seyri firmaların Şubat ayında da istihdam azaltmasına neden oldu. Yine de yedi aydır devam eden bu süreçte en sınırlı istihdam azalışı Şubat’ta gerçekleşti.

Türk lirasındaki zayıflık, girdi maliyetlerinde bir kez daha aylık bazda artışa neden oldu. Enflasyon oranı Ocak ayına göre hafif çapta yükseldi, ancak 2018 yılı boyunca gözlenen seviyelerin belirgin bir şekilde altında kaldı. Maliyet yüklerindeki artışın yansıması olarak firmalar ürün fiyatlarında da artışa gitti. Ancak görece zayıf talep koşulları, satış fiyatlarındaki artışın oldukça sınırlı kalmasına neden oldu.

İmalatçılar satın alma faaliyetlerini Şubat’ta da azaltırken hem girdi hem de nihai ürün stoklarında azalma kaydedildi.

Asya’da imalat sektörü Hindistan’ın ardından Çin’in desteğiyle toparlanıyor

Çin: İmalat sektörü güçlü iç talebin etkisiyle büyüme bölgesine geri döndü

Dünyanın 2. büyük ekonomisi olan Çin’de imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 1,6 puan artışla 49,9 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerindeki değerleri sektörde büyümeye işaret ediyor. İç talepteki artışın etkisiyle üretim ve yeni siparişler alt endeksi büyüme bölgesine girdi, yeni ihracat siparişleri daraldı. Artan talep ve yüksek emtia fiyatları sebebiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Hindistan: Destekleyici devlet düzenlemeleri imalat sektörünü desteklemeye devam ediyor

Dünyanın 6. büyük ekonomisi olan Hindistan’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,4 puan artışla 54,3 seviyesine yükselerek son 14 ayın zirvesini gördü. Özellikle yeni ihracat siparişlerindeki hızlı artış ve devam eden iç talebe paralel olarak yeni siparişler yükseldi. Yeni siparişlerdeki artışta başarılı pazarlama modeli, destekleyici devlet düzenlemeleri ve güçlenen talep koşullarının etkisi olduğu kaydedildi. Zayıf emtia fiyatları ise enflasyonist baskının azalmasına sebep oluyor. İstihdamda hızlı artış kaydedildi.

ASEAN bölgesinde ise imalat sektörü Şubat 2019’da bozulmaya devam etti. Endonezya, Filipinler, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı kapsayan imalat sektörü Nikkei ASEAN PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,1 puan azalışla 49,6 seviyesine geriledi. Yeni siparişler son iki aydır düşerken üretim artışı zayıf kaldı.

Filipinler: Üretimde yavaşlama olsa da imalat sektörü büyümeyi sürdürdü, yeni ihracat siparişleri son 7 ayda ilk kez arttı

Dünyanın 40. büyük ekonomisi olan Filipinler’de imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,4 puan azalışla 51,9 seviyesine geriledi. Endeksin 50 üzerindeki değerleri sektörde büyümeye işaret ediyor. Yeni siparişler iç talepteki zayıflığa bağlı olarak son 7 ayın en zayıf artışını kaydetse de ihracat siparişleri son 7 aydır ilk kez yükseldi. Üretim ve istihdam arttı. Yüksek ham madde ve benzin fiyatlarına bağlı olarak çıktı fiyatları arttı, ancak enflasyon Ocak ayına göre düşük kaldı.

Vietnam: Üretim ve yeni siparişler hızla artmasına rağmen istihdam son 3 yılda ilk kez düştü

Dünyanın 47. büyük ekonomisi olan Vietnam’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,7 puan azalışla 51,2 seviyesine geriledi. Üretim ve yeni siparişler hızla arttı. Yeni ihracat siparişleri son 37 ayın en zayıf artışını kaydetti. Girdi maliyetleri kısmen artarken çıktı fiyatları son beş aydır düşüşünü sürdürdü. İstihdam düştü.

Endonezya: Üretim kısmen arttı, yeni ihracat siparişleri azalmaya devam etti

Dünyanın 16. büyük ekonomisi olan Endonezya’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,2 puan artışla 50,1 seviyesine yükseldi. Üretim kısmen azaldı. Yurt içi talepte iyileşme yaşanırken yeni ihracat siparişleri azalmaya devam etti. Girdi ve çıktı maliyetleri hafif yükseldi. Enflasyonist baskının düşük kalmasında güçlü para biriminin etkisi olduğu ifade ediliyor. Üretimdeki azalmaya rağmen istihdamdaki artış sürdü.

Tayland: Üretim yatay kaldı, yeni ihracat siparişleri son 4 ayda ilk kez attı

Dünyanın 27. büyük ekonomisi olan Tayland’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,3 puan azalışla 49,9 seviyesine geriledi. Yeni siparişler yükselme bölgesine girdi, yeni ihracat siparişleri y son 4 ayda ilk kez attı, girdi maliyetleri düşerken çıktı fiyatları arttı, istihdam son beş aydır düşüşünü sürdürdü, üretim beklentisi arttı.

Malezya: İmalat sektöründeki daralma son beş aydır sürüyor

Dünyanın 39. büyük ekonomisi olan Malezya’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,3 puan azalışla 47,6 seviyesine geriledi. Üretim ve yeni siparişler son beş aydır düşüyor. İç talep ve ihracat siparişleri düşüyor. İstihdamda değişiklik olmazken, enflasyon baskıları hafifledi. Üretim beklentileri düşük hızda arttı.

Dr. FULYA GÜRBÜZ

ABD ekonomisinin yıldızı Ocak ayında imalat sektörü oldu

Markit PMI verilerine göre, ABD’de ekonomik aktivite Ocak ayında imalat sektöründe hızlanırken hizmet sektöründe geriledi. Üretim ve istihdamdaki artışın kaynağı imalat sektörü oldu. Yavaşlayan ihracat siparişlerinin aksine iç talepteki artış imalat sektöründeki büyümenin tetikleyicisi oldu. Girdi maliyetleri zayıflarken çıktı fiyatları yükseldi.

Böylece ABD ekonomisi 2018’de kaydettiği hızlanmanın ardından 2019 yılına hafif vites düşürerek girdi. Ocak ayı tarım dışı işsizlik oranı %4 seviyesine hafif yükselirken, çıktı fiyatlarındaki artışa rağmen, enflasyon üzerinde baskılar girdi maliyetlerindeki ve ortalama saatlik ücretlerdeki düşüşe bağlı olarak azaldı. 2018 ortalamasına yakın bir performans sergileyen Ocak ayı PMI verileri, 2019 yılında %2,9 büyümesi beklenen ABD ekonomisinin 2019 yılında %2,5 seviyesine yavaşlayacağı beklentisine paralel bir performansa işaret ediyor. Dolayısıyla Fed’in faiz artırımında sabırlı olunacağı söyleminin de Ocak ayı istihdam ve PMI verileriyle doğrulandığını düşünüyoruz.

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi olan Blackrock’ın Sabit Getirili Varlıklar Yatırım Direktörü Rick Rieder ise Reuters ile yaptığı röportajda bir adım öteye gidiyor ve birçok yatırımcının 2020 yılında ABD ekonomisinin resesyona gireceğini bu sebeple Fed’in faiz düşüreceğini beklediklerini ifade etti. Rieder piyasanın bu beklentisini aşırı bulurken Fed’in 2019 yılı ikinci yarısında güçlü ekonomik performansla birlikte bir veya iki faiz artırımı yapabileceği ihtimalini ortaya koyuyor.

Görüldüğü üzere beklentiler farklılık gösterebiliyor ancak asıl olan açıklanan ekonomik veriler. Fed’in veri bazlı hareket edecek olması Rieder’i veya resesyon bekleyen diğer yatırımcıları da haklı konuma getirebilir. Hükümet kapanmasını da dikkate aldığımızda, şimdilik ABD ekonomisinin vitesi hafif düşürdüğünü söyleyebiliyoruz.

Gelelim detaylara…

İmalat ve hizmet sektörleri PMI endekslerinin ağırlıklı ortalamasından oluşan ABD Kompozit PMI Üretim endeksi Ocak 2019’da Aralık ayına göre değişmeden 54,4 değerini aldı. Hizmet sektörü PMI endeksi Ocak ayında 0,2 puan düşüşle 54,2 değerine gerilerken, imalat sektörü PMI endeksi aylık 1,1 puan artışla 54,9 değerine yükseldi.

. Toplam sektörde yeni siparişler, imalat sektöründeki hızlı artışın etkisiyle yükseldi.
. İmalat sektöründe yeni ihracat siparişleri yavaş bir hızda artarken hizmet sektörü yeni ihracat siparişlerinde düşme yaşandı. Böylece toplam sektörün yeni ihracat siparişleri Ekim 2018’den bu yana en yavaş artışını kaydetti.
. Her iki sektörde girdi maliyetlerindeki azalmaya bağlı olarak fiyat baskıları azaldı.
. Güçlü müşteri talebinin etkisiyle şirketler çıktı fiyatlarını daha hızlı bir oranda artırdılar.
. İmalat sektöründe yaşanan istihdam artışına karşılık hizmet sektöründe istihdam zayıfladı. Böylece toplam istihdam artışı Haziran 2017’den bu yana en zayıf artışını gerçekleştirdi.
. Gelecek 12 aya yönelik beklentilerde güçlü artış yaşansa da 2018 yılı ortalamasının altında kaldı.

ABD-Çin arasındaki iyileşme Japonya’ya yaramadı, ihracat siparişleri düştü

Japonya imalat sektörü Nikkei PMI endeksi Ocak 2019’da aylık 2,3 puanlık kayıpla 50,3 seviyesine düşerek Ağustos 2016 seviyelerine geriledi. Detayları sıralarsak;

. Üretim ve yeni siparişler son 2,5 yılda ilk kez aynı anda düştü.

. Üretim Aralık 2018’de kaydedilen güçlü yükselişin ardından Ocak ayında hafif de olsa düştü. Üretimdeki azalışın ana kaynağı düşen talep oldu.

. Yeni siparişler yurt içi ve yurt dışından gelen talep daralmasına bağlı olarak Eylül 2016’dan bu yana ilk kez düştü. Özellikle yarı iletken ile ilgili ürün siparişlerinde düşüş dikkat çekti.

. Yeni ihracat siparişleri Aralık ayındaki düşüşün ardından Ocak ayında Temmuz 2016’dan bu yana kaydedilen en hızlı düşüşü yaşadı. Çin ve ABD’den gelen düşük talep bunda etkili oldu.

. Satın alımlar azaldı.

. Nihai ürünler ve girdi malları stokları düşen talebe bağlı olarak geriledi.

. Azalan girdi talebi, Ocak ayında tedarik zincirleri üzerindeki baskıların bir kısmını hafifletti, ancak tedarikçilerdeki stok kıtlığı ve kapasite sorunları girdi teslimatında daha fazla gecikmelere neden oldu.

. Azalan iş yükü, firmaların mevcut işlerini tamamlamak için kaynaklarını tahsis etmelerini sağladı. Birikmiş işler Ağustos 2017’den bu yana ilk kez düştü.

. İstihdam piyasasındaki büyümede son 2 yılın en yavaş artışı yaşandı.

. Yüksek taşıma, enerji ve materyal maliyetleri sebebiyle girdi maliyetleri artışını sürdürse de Aralık 2017’den bu yana en düşük artış kaydedildi. Çıktı fiyatlarında ise güçlü artış yaşandı.

. Güven alt endeksi son sekizinci ayda da düşüşünü sürdürdü. Bunda önceden planlanan tüketim vergilerinde yapılacak artış ve ABD-Çin ticaret savaşına yönelik artan belirsizlik etkili oldu.

Çin’de imalat sektörü PMI endeksi azalan talebe bağlı olarak Ocak 2019’da daralmayı sürdürdü

Çin’de imalat sektörü Aralık 2018’in ardından Ocak 2019’da da daralmayı sürdürerek GSYH büyümesindeki zayıflığın 2019 yılı ilk çeyreğinde de süreceğine işaret etti, tabi Çin hükümetinden ek tedbirler, ABD ile ilişkilerde yeni somut gelişmeler görülmez ise.

Çin’de imalat sektörü Caixin PMI endeksi Ocak 2019’da aylık 1,4 puan düşüşle 48,3 değerine geriledi. Böylece son iki aydır imalat sektörü daralma bölgesinde yer alıyor. Endeksin alt detaylarında şu gelişmeler gözlendi:

. Daralan talebe bağlı olarak üretim zayıfladı.

. Nihai ürün stokları alt endeksi 50 seviyesinin altına geriledi, satın alınan ürün stoku alt endeksi düşüşünü sürdürdü, böylece üreticiler stoklarını azaltma eğilimine girdiler.

. Yeni toplam siparişlerde azalmaya bağlı olarak satın alım aktivitesi zayıfladı; öte yandan ABD ile düzelmeye başlayan ticaret görüşmelerine bağlı olarak ihracat siparişleri son 10 ayda ilk kez hafif bir artış kaydetti.

. Tedarikçilerin teslimat süreleri negatif bölgeye geri döndü.

. Hükümetin aldığı önlemlere bağlı olarak istihdam alt endeksi 50 seviyesinin üzerinde kaldı ve son 9 ayın en zayıf düşüşünü kaydetti.

. Fiyat tarafında düşen hammadde fiyatlarına bağlı olarak girdi maliyetleri, düşen piyasa fiyatlarına bağlı olarak ise çıktı fiyatları düştü.

. Önümüzdeki 12 ayı ölçen güven alt endeksi ise Mayıs 2018’den bu yana en yüksek değerini aldı. Şirketlerin önümüzdeki 12 ayda yeni ürün geliştirme ve şirket büyütme planları dikkat çekti.

Markit Economics ekonomisti Zhengsheng Zhong, Çin’in daha fazla mali ve parasal önlem alma ve uygulamalarını hızlandırmasının muhtemel olduğunu ancak borçluluk oranı ve katı düzenlemelerin dengelenmesine yönelik duruşun henüz değişmediğini, bu sebeple ekonominin zayıflama eğilimini sürdüreceği yorumunu yapıyor.

Coface: Enflasyon geriledi, güven endeksleri düştü

Coface tarafından yayınlanan ve makro ekonomik gelişmelerin değerlendirildiği aylık raporda Türkiye’de üretim ve tüketim dinamiklerinde yavaşlama olduğu belirtildi.

Raporda şu değerlendirmeler yer alıyor:

. Aralık ayında kurlardaki oynaklığın azalmasına karşın beklenti anketlerinde bir miktar düşüş var.

. “Üretim ve tüketim dinamiklerinde yavaşlama sinyalleri güçleniyor.

. İhracatta devam eden artışa rağmen sanayi üretimindeki gerileme
ve ithalattaki düşüş büyük ölçüde iç pazardaki daralmadan kaynaklanıyor.

. 2018’in ilk 11 ayında sermaye malı ithalatı önceki yılın aynı dönemine göre %8,3 gerilerken, tüketim malı ithalatı %17,6 azaldı. Yıllık bazda ise düşüşler özellikle Ağustos ayından beri hızlanmış durumda. Eylül-Kasım 2018 döneminde ortalama yıllık gerileme sermaye malı ithalatında %27, ara malı ithalatında %16 ve tüketim malı ithalatında %45 oldu. İthalattaki bu gerileme, ithal ara malına büyük ölçüde bağımlı olan ihracat performansını etkileyebilir.

. Çin’in büyümesinin beklenenden hızlı yavaşlama ihtimali, küresel ticaret savaşları, politik belirsizlikler gibi etmenler küresel büyüme ve ticaret hacminin yavaşlayacağına ilişkin endişeler yaratıyor. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde ihracatın artış hızında bir miktar yavaşlama görebiliriz.

. Ancak biz yine de 2019 yılının genelinde söz konusu risklerin sınırlı olacağını ve TL’deki değer kaybının ihracatçılara destek vermeye devam edeceğini değerlendiriyoruz.

. Öte yandan alınan önlemler, kurdaki ve petrol fiyatlarındaki gerilemeler ile birlikte enflasyonda senenin ilk çeyreğinde bir miktar gerileme görülme ihtimali bulunuyor. Bu dönemde enflasyonun %20-21 bandına oturması halinde Merkez Bankası’ndan, enflasyon görünümü ile uyumlu olarak kademeli faiz indirimi gelebilir.

. Küresel risk iştahında beklenmedik bir olumsuzluk ve kurlarda ani bir şok görülmediği takdirde, enflasyon 2019 yılında Yeni Ekonomi Programı ile uyumlu olarak %15-16 bandına gerileyebilir. Bu durumda, finansman kanallarının bir miktar rahatladığını görebiliriz.”

Küresel imalat sektöründe üretim ve uluslararası ticarette zayıflık Türkiye için de baskı oluşturuyor

JP Morgan küresel imalat sektörü PMI endeksi Aralık 2018’de bir önceki aya göre 0,5 puan düşüşle son 27 ayın düşüğü olan 51,5 seviyesine geriledi. Performans kaybında şu faktörler öne çıktı:

. Gelişmekte olan ekonomilerin imalat sektöründe üretim gelişmiş ülkelerin gerisinde kaldı,

. Tüketici malları üretimi yüzleri güldürse de ara mallar ve yatırım malları üretimindeki bozulmaya bağlı olarak üretimde artış zayıflamaya devam etti,

. Yeni siparişler ve istihdamda artış yavaşladı,

. Yeni ihracat siparişlerinin son dört ayda düşüşünü korumasına bağlı olarak küresel ticaret zayıf kalmaya devam etti,

. Şirketlerin sektöre karşı güveni tarihsel olarak en zayıf seviyesine geriledi,

. Çıktı fiyat enflasyonu gelişmiş ekonomilerde azalırken girdi maliyetleri gelişmekte olan ekonomilerde son üç yılda ilk kez düştü.

Küresel bazda imalat sektöründe üretim ve ticarette zayıflama sürerken fiyat baskıları azalıyor. Yüksek çelik fiyatlarına rağmen petrol fiyatlarındaki düşüş enflasyonda baskıyı azaltan ana etken oldu. Petrol fiyatlarında olası bir artış enflasyon baskısını tekrar gündeme taşıyabilir.

Türkiye ekonomisi de küresel yavaşlama endişelerinden nasibini alırken imalat sektörü daralmaya devam ediyor. Başta Avrupa ekonomisine yönelik belirsizlikler ve küresel bazda çıktı fiyat indirimleri Türkiye’nin ihracat gelirlerini aşağı çekebilecek unsurlar. Ek olarak ÖTV ve KDV indirimlerinin 31 Mart seçimlerine kadar uzatılması bütçe üzerinde soru işaretleri yaratıyor. Enflasyondaki gerilemenin TCMB’yi ilk toplantısında faiz düşürmeye yönelteceği beklentilerine katılmıyoruz. Finansal şartlarda sıkılaşma ve talepte daralmaya bağlı olarak Türkiye’nin imalat sektörü üzerinde aşağı yönlü risklerin yılın ilk çeyreğinde korunmasını bekliyoruz.