Etiket: üretim

Üçüncü çeyrekte büyümenin lokomotifine iç talep de eklendi

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verilere ve harcamalar yöntemine göre çeyrek bazda en fazla artış %10,5 ile ithalatta gerçekleşti

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verileri dikkate aldığımızda, üçüncü çeyrekte önceki çeyreğe göre en hızlı artış %10,5 ile ithalatta yaşandı ve ithalat yılın ilk 9 ayında ortalama %3,1 büyümüş oldu.

İkinci çeyrekte ekonomik büyümenin lokomotifi dış talep iken üçüncü çeyrekte iç talep de ortak oldu

2019 yılının üçüncü çeyreğinde önceki çeyreğe göre %5,49 büyüyen mal ve hizmet ihracatı ise yılın ilk 9 ayında ortalama %2 büyüme kaydetti.

Tüketici harcamaları ise üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %1,95 artarak ilk üç çeyrekte ortalama %2,1 artış kaydetti.

Devletin tüketim ve harcamaları ise üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %1,94 artışla ilk üç çeyrek ortalaması %1,9 oldu.

Toparlarsak, harcamalar yöntemi üçüncü çeyrekte iç tüketimde önceki döneme kıyasla bir yavaşlama da olsa artışın sürdüğünü, paralelinde ihracatta büyüme potansiyelinin korunduğunu ithalatta ise son çeyrekte bir hızlanma yaşandığını ortaya koyuyor.

Takvim ve mevsimsellikten arındırılmış verilere ve üretim yöntemine göre çeyrek bazda en fazla artış %2,1 ile sanayi üretiminde gerçekleşti

Üretim yönteminde ise sanayi üretimi ile hizmetler sektörü endekslerindeki paralel hareketi aşağı grafikte açıkça görüyoruz. Çeyreksel dönemdeki değişimi dikkate aldığımızda inşaat sektörü 1Ç2018’den bu yana ilk kez 3Ç2019’da büyüme kaydetti. 3Ç2019’da ithalattaki hızlanma sanayi üretiminde önceki çeyreğe göre %2,1’lik artışı açıklıyor. Dolayısıyla ikinci çeyrekte ekonomik büyümenin lokomotifi dış talepken üçüncü çeyrekte iç talebin de ortak olduğunu görüyoruz.

İnşaat sektörü üçüncü çeyrekte pozitif büyüme kaydetti

Öncü göstergeler 2019 yılı dördüncü çeyreği için neler söylüyor?  

Bilgi Üniversitesi Finansal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin online olarak sunduğu simditahmin.com’da yer aldığı üzere 25 Kasım tarihli veriler dikkate alınarak GSYH’nin son çeyrekte önceki çeyreğe göre %3,07, önceki yılın aynı dönemine göre %6,29 büyümesi tahmin ediliyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Faiz indirimi talep artışı için yeterli olmayabilir

Türkiye ekonomisine yönelik ikinci çeyrek verileri henüz tamamlanmasa da öncü göstergeler tüketimdeki daralmanın ikinci çeyrekte de sürdüğünü, üretim tarafında ise ilk çeyreğin aksine ikinci çeyrekte kayıp yaşandığını, reel sektörün ise yatırım yapmadığını gösteriyor.

Yurt dışındaki ekonomik aktiviteyi gözlemlediğimiz PMI verileri ise yılın ilk yarısında küresel bazda canlanma işareti ortaya koymazken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyat artışlarında yumuşama eğilimi var. Öte yandan ihracat hacminde Türkiye’nin aylık bazda kaydettiği performans dikkat çekici ancak bunda TL’de yaşanan yıllık yüzde 40’lık kaybın dolayısıyla da artan borçlanma maliyetlerinin payı büyük.

Mart 2019 işgücü verileri ise istihdamın kayıt dışına kaydığını, son 1 yılda istihdam edilenlerinin sayısının %2,5 azalışla 28 milyon 146 bin kişiye gerilediğini, işsiz sayısının ise %41 artışla 4 milyon 487 bin kişiye yükseldiğini gösterdi.

Küresel talepte daralmaya paralel olarak yurt içinde artan maliyetler sebebiyle hanehalkının satın alma gücünün azalması üretim kaybına, dolayısıyla da işsizliğin artmasına sebep olurken, şirketler yatırım yapmayı erteliyor. Merkez Bankasının 25 Temmuz toplantısında cuma günü görevinden alınan Murat Çetinkaya yerine atanan yeni Başkan Murat Uysal önderliğinde faiz indirimine tanık olacağız. Merkez Bankasının bağımsızlığının tekrar sorgulanmasına sebep olan son hamle, S-400 belirsizliği ve Doğu Akdeniz gerilimini dikkate aldığımızda mevcut ortamın, faizde indirim olsa bile talep artışını tetikleyecek bir zemin oluşturmadığını düşünüyoruz.

Detaylandırırsak:

İç talep daralmaya devam ediyor, miktar bazında ihracat ve ithalat küçülüyor…

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre tüketim endeksleri (E.T.T.E. ve perakende satış) Nisan ayında ilk çeyreğe göre daralırken otomobil satışlarında daralma Mayıs ayında da sürdü. İhracat ve ithalat miktar endeksleri ise Nisan ayında ilk çeyreğe göre daraldı.

İkinci çeyrekte kredi ve tüketim vergileri kapsamında reel bazda gerileme devam ederken otomobil ve konut satışlarındaki gerileme bu eğilimi teyit ediyor.

Üretim tarafında ilk çeyreğe göre performans kaybı var

Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği ile Temmuz 2017’de zirve yapan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS sanayi ve hizmet endeksleri 2018 yılı başında KGF’nin sonlanması, ABD’den gelen ticaret savaşı rüzgarları ile iç ve dış siyasette yaşanan olumsuzlukları ve TL’de yaşanan değer kaybının bir sonucu olarak Haziran 2018’den Haziran 2019 sonuna kadar daralma bölgesinde yer alıyor. SAMEKS bileşik endeksi ilk çeyrekte ortalama 45,1 değerini alırken 2. çeyrek performansı 43,8 oldu. Endeksin 50 değeri altında yer alması sektörde daralmayı gösteriyor. Sanayi endeksi performansı ilk çeyreğe göre değişiklik göstermedi.

Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminde ise ilk çeyrekte aylık bazda kaydedilen büyüme eğiliminin ardından Nisan ayında önceki aya göre daralma kaydedildi. Nisan ayında hammadde ithalat hacmi ise Ocak 2019’dan bu yana aylık bazda artış eğilimini sürdürdü. Öncü göstergeler Mayıs ayında performans kaybına işaret ederken Haziran ayına ilişkin iyimser bir tablo var.

Yatırım harcamaları ilk çeyreğe göre azaldı…

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi verilerine göre yatırım harcamaları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre azaldı. Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış sermaye malı ithalat hacmi ve makine ve teçhizat imalatı ilk çeyrek ortalamasına göre daralma kaydetti.

Dr. Fulya Gürbüz

Küresel bazda üretim Mayıs’ta otomotiv sektörü önderliğinde daraldı, hizmetlere olan talep sürdü

IHS Markit verilerini dikkate aldığımızda küresel bazda Mayıs ayında üretimde gerileme ve hizmetlerde ise büyümenin sürdüğünü gördük:

. JP Morgan küresel hizmet sektörü PMI endeksi Mayıs ayında 51,6 değeri ile zayıflayarak da olsa büyümeye devam etti. İmalat sektörü PMI endeksi ise Mayıs ayında kaydettiği 49,8 değeri ile Ekim 2012’den bu yana ilk kez daralma bölgesine girdi. Yatırım ve ara mal üretimi daralırken, tüketim malları üretimi yavaşlasa da büyüme bölgesinde yer aldı.

. IHS Markit sektör bazlı verilerine göre küresel bazda otomotiv sektörü Mayıs ayında son sekiz aydır daralmasını sürdürürken teknolojik yazılım ve hizmetleri, finans, gıda ve içecek, sigorta, sağlık, ilaç ve telekomünikasyon sektörleri büyümeyi sürdürdü.

. ABD’de tüketici malları üretimi Mayıs ayında zayıflayarak büyümeye devam etti, 2013’ten bu yana en düşük oranlı artış kaydedildi. Sektörler genelinde girdi maliyetlerindeki artış çıktı maliyetlerinin hayli üzerinde seyrediyor.

. Avrupa’da yazılım ve hizmetleri, gıda ve içecek, kağıt, ulaştırma, finans sektörleri büyürken başta otomotiv sektörü olmak üzere sanayi sektörü ile sağlık ve gayrimenkul sektörlerindeki yavaşlama dikkat çekici.

. Asya’da sanayi, makine ve ekipmanları ile kimya sektörleri daralmaya devam ederken bankacılık sektörü önderliğinde hizmet sektörü büyümeyi sürdürdü.

. Özellikle Asya kaynaklı olarak küresel bazda çelik talebi düşerken, bakır talebindeki düşüş Avrupa kaynaklı oldu. Alüminyumda ise ABD kaynaklı talepte artış görülürken Avrupa ve Asya’dan talep geriledi. Otomotiv ve gayrimenkul talebindeki gerileme emtialara olan talebin gerilemesinde etkili olmaya devam ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Coface: Enflasyonda maliyet baskısı devam ediyor, üretimdeki düşüş hız kesiyor

Ticari alacak (kredi) sigortası alanında dünyadaki en yaygın şirket olan Coface Grubu 2019 yılı Mayıs ayına ilişkin Aylık Ekonomi Raporu’nu yayınladı.

Raporda, sanayi üretimindeki aylık toparlanmanın Şubat ayında da devam ettiği; yıllık bazda hala pozitif alanda olunmasına karşın, sanayi üretimindeki gerilemenin şiddetinin azaldığı, bunda ihracatın etkisi olduğu belirtildi.

Aylık satışların arttığı, ipotekli satışlardaki azalmanın yavaşladığı konut satışlarındaki toparlanmanın ise vergi indirimlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda Nisan ayı verisinin daha iyi fikir vereceği ifade edildi.

Coface raporuna göre diğer göstergeler arz ve talep tarafındaki zayıflığın devam ettiğine işaret ediyor:

. Yeni siparişlerdeki yetersizlik sebebiyle Nisan ayında 46,8 seviyesine gerileyen imalat sektörü PMI verisi 13 aydır yavaşlama trendini sürdürüyor.

. Yurt içi talepte zayıflık devam ediyor. Perakende satışlar geçen senenin Eylül ayından beri yıllık bazda gerilemeye devam ediyor ancak aylık bazda bir miktar toparlanma var.

. Enflasyonun, %20 seviyesine yakın seyretmesi ve hanehalkı harcamalarının dörtte birine yakınını oluşturan gıda fiyatlarındaki artışın %33’e çıkması (taze sebze ve meyvede %74) alım gücünü olumsuz etkilemeye devam ediyor.

. Kurdaki artış üretim maliyetlerini olumsuz etkiliyor.

. Tüketici fiyatlarındaki artışın birçok kalemde, üretici fiyatlarının altında kalması önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarının artmasına ya da iç talepteki zayıflık nedeniyle bu artışları tüketici fiyatlarına yansıtamayan ya da kısmi yansıtabilen üreticiler için kar marjlarının daha fazla baskı altında kalmasına neden olabilir.

Reel sektörün risk tablosuna oluşturan Coface, orta riskli sektörler arasında ilaç ve ulaştırma sektörlerini sıralarken en riskli sektörler olarak inşaat, enerji, elektronik ve bilgi teknolojileri, metaller ve perakende sektörleri sıralanıyor.

Gaz verip sert frene basmak yerine yeni bir yol haritası lazım: Yapısal reform

İmalat sektörü PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında da endeks yükselişini sürdürdü.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak mevsimsellikten arındırılmış verilere göre Kasım 2018-Şubat 2019 dönemi boyunca ihracatın aylık bazda gerilemeye devam etmesi, 2019 yılının ilk iki ayında ihracatın sanayi üretimi ve dolayısıyla da GSYH büyümesine katkısının negatif olduğuna işaret ediyor.

Öte yandan mevsimsellikten arındırılmış ithalat hacmi aynı dönem boyunca aralıksız artışını sürdürürken dış ticaret açığı aylık bazda aralıksız artmaya devam ediyor (ki bu durum değer kaybeden TL’yi de dikkate aldığımızda cari açıkta artış eğilimini ortaya koyuyor). En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa’dan özellikle de Almanya’dan gelen zayıflama işaretleri Türkiye’nin ihracat performansındaki gerilemeyi teyit eder nitelikte.

Tüketim tarafında ise perakende ticaret ve e.t.t.e. tüketim endekslerinin 2019 yılının ilk iki ayında hafif kıpırdandığını, artan iç talebi karşılamak adına da reel sektörün söz konusu dönemde yatırımlarını artırarak stoklarını güçlendirdiğini ortaya koydu.

Ancak takipteki alacaklar tarafına baktığımızda takipteki kredilerin toplam bankacılık sektörü kredilerine oranının Ağustos 2018’den bu yana aralıksız yükselmesiyle reel sektörün finansman tarafında giderek daha zorluk yaşadığını anlıyoruz. 2018 yılının son çeyreğinden 2019 yılı ilk çeyreği sonuna kadar tüketici ve kurumsal kredilerdeki artış eğiliminin sürdüğünü de dikkate aldığımızda takipteki alacakların bankacılık sistemi üzerinde ağırlığını daha da artırdığını anlayabiliriz hele de artan risk primimize bağlı olarak dış borçlanma maliyetleri artıyorken.

(Hatırlatalım: Dış finansman şartlarının giderek zorlu bir hal aldığı 2018 yılında TL’de yaşanan sert değer kaybı sebebiyle TCMB TL’yi korumak adına sert faiz artırım kararı aldı ve sıkı para politikası kararlılıkla sürdürülmeye devam edildi. Ekonomik faaliyette yaşanan fren etkisine paralel olarak yüksek kredi faizleri yurt içinde finansmana erişimi zorlaştırdı.)

Bunların yanında özellikle Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) katkısıyla 2017’de kaydedilen iç tüketimdeki hızlanma, 2018’de KGF’nin sonlanmasıyla yavaşlama ve düşme eğilimini beraberinde getirdi ve sonuç olarak işsizlik oranı 2017 yılında hızla düşerken 2018 yılında hızla arttı.

Enerji ve dış borca bağımlı olmamıza rağmen iç tüketimi pompalayarak büyümenin ateşlenmesi cari açık, TL’de ve üretimde sert değer kayıpları ve yüksek işsizlik oranlarıyla daha şiddetli döndü.

Hal böyle iken, küresel ekonominin yavaşlama eğilimine girdiği bir ortamda hızla artan Türkiye nüfusunu da dikkate aldığımızda Türkiye’nin mevcut tüketim, yatırım ve üretim resminde sürdürülebilir bir şekilde istihdamı artıracak, işsizliği azaltacak bir hikayesi var mı? Maalesef yok. Yerli araba da bir hikaye evet ama yapay zekanın üretim tarafında ağırlığını artırdığı bir ortamda katma değer yaratacak teknolojik ürünlerin üretilmesi, yeni iş alanları yaratması ve dünya çapında marka değeri taşıması daha güzel bir hikaye.

Gerçek şu ki mevcut yapı hem TL’yi hem de ekonomiyi daha da kırılgan hale getiriyor. Gaz verip frene basmak zorunda kalmaktansa istihdam ve sürdürülebilir bir hızda büyümeyi sağlayacak yeni bir yol haritası lazım. Mevcut yapıyla bu sağlanamadığına göre yapıyı değiştirmek yani reform yapmak gerekiyor. Bunu da “yapısal reform” olarak adlandırıyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Avrupa’daki zayıflık Türkiye’de yeni ihracat siparişlerini zayıflattı

Türkiye’de imalat sanayi PMI endeksi Mart 2019’da aylık 0,8 puan artışla 47,2 seviyesine yükseldi.

. Üretimde Temmuz 2018’den beri en ılımlı yavaşlama gözlendi,

. İstihdamdaki düşüş hız kesti,

. Zorlu talep koşullarının yansıması olarak yeni siparişler hem iç hem de dış pazarlarda hız kesti,

. Türk lirasındaki zayıflamaya bağlı olarak girdi maliyetleri arttı, nihai ürün fiyatları üst üste ikinci ay arttı ve artış Şubat ayına göre ivme kazandı.

Endeksin 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye, altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.

PMI endeksi Eylül 2018’de 42,7 ile 2008 krizinden sonraki en düşük seviyesini kaydetmiş, sonrasında yükselme eğilimini ortaya koymuştu; 2019’un ilk üç ayında ise endeks yükselişini sürdürdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Ocak 2019’da bir önceki aya göre %1 artış kaydetmişti. Şubat ve Mart aylarında imalat sektöründeki iyileşmenin sürmesi sanayi üretimi için olumlu bir gelişme. Ancak özel sektör yatırımlarındaki toparlanmaya rağmen talep tarafındaki zayıflıkları dikkate aldığımızda 2019 yılı ilk çeyreğinde sanayi üretiminde bir önceki çeyreğe göre dikkate değer bir hızlanma işareti görmüyoruz.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak ayında ekonomik aktivitede iyileşme var

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre;

Üretim Ocak ayında artış kaydetti:

. Sanayi üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %1 arttı.
. Otomobil üretimi Ocak ayında kısmen yatay kaldı (%0,3 artış).
. Hammadde ithalatı Ocak ayında aylık %9,2 arttı.

Tüketim Ocak ayında artış kaydetti:

. Tüketim malları ithalat hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %15,8 arttı.
. E.T.T.E. tüketim endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre yatay kaldı (% 0,13 artış).
. Perakende satış hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %1,25 arttı.
. Ekim-Aralık 2018 dönemi boyunca azalan elektrik tüketimi Ocak ayında bir önceki aya göre %0,87 arttı, Şubat ayı tüketimi bir önceki aya göre yatay kaldı (%0,06 artış).
. Otomobil satışları %64,7 arttı.
. Konut satışları %10,5 azaldı.

Yatırım göstergeleri Ocak ayında geriledi:

. Sermaye malı ithalat hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %10,3 geriledi.
. Makine ve teçhizat imalatı Ocak ayında bir önceki aya göre %5 geriledi.

Dış ticaret tarafında ihracat ve ithalat Ocak ayında artış kaydetti:

. İhracat miktar endeksi bir önceki aya göre %3,7 arttı.
. İthalat miktar endeksi bir önceki aya göre %6,9 arttı.

Toparlarsak;

Söz konusu veriler Ocak ayında üretim ve tüketimde artış olduğunu, yatırım tarafının ise zayıflamaya devam ettiğini gösterdi. Ek olarak Ocak-Şubat merkezi yönetim bütçe verileri kamu harcamalarında işaret etmişti.

Mevcut veriler 1Ç2019’da GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre %1 civarında artabileceğine işaret ediyor.

Şirketlerin finansman tarafını kolaylaştırmayı amaçlayan hükumetin son hamlelerinin ise yatırım harcamalarında nasıl bir eğilime sebep olacağını takip edeceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Türkiye’de imalat sektöründeki yavaşlama Şubat 2019’da hız keserken ihracat siparişleri arttı

• Üretimdeki yavaşlama daha sınırlı bir oranda gerçekleşti
• Yeni ihracat siparişleri yeniden büyümeye geçti
• İstihdamdaki azalış son 7 ayın en düşük hızında kaydedildi

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI® anket verileri, faaliyet koşullarındaki yavaşlamanın Şubat’ta son 6 ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleştiğine işaret etti. Üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlama hafiflerken yeni ihracat siparişleri artış gösterdi. İstihdamdaki gerileme de Şubat ayında daha yavaş gerçekleşti.

Ocak’ta 44,2 olarak kaydedilen manşet PMI endeksi Şubat’ta son 6 ayın en yüksek düzeyi olan 46,4’e yükseldi. Ancak faaliyet koşullarındaki yavaşlama eğilimi on birinci ayı geride bıraktı.

Manşet endeksteki eğilime paralel olarak üretim de Ocak ayına kıyasla daha düşük oranda geriledi. Yeni siparişlerdeki yavaşlama üst üste beşinci ay olacak şekilde hız kesti. Yeni ihracat siparişlerinin büyüme bölgesine geçmesi, toplam yeni iş akışını destekledi.

Yeni siparişlerin yavaş seyri firmaların Şubat ayında da istihdam azaltmasına neden oldu. Yine de yedi aydır devam eden bu süreçte en sınırlı istihdam azalışı Şubat’ta gerçekleşti.

Türk lirasındaki zayıflık, girdi maliyetlerinde bir kez daha aylık bazda artışa neden oldu. Enflasyon oranı Ocak ayına göre hafif çapta yükseldi, ancak 2018 yılı boyunca gözlenen seviyelerin belirgin bir şekilde altında kaldı. Maliyet yüklerindeki artışın yansıması olarak firmalar ürün fiyatlarında da artışa gitti. Ancak görece zayıf talep koşulları, satış fiyatlarındaki artışın oldukça sınırlı kalmasına neden oldu.

İmalatçılar satın alma faaliyetlerini Şubat’ta da azaltırken hem girdi hem de nihai ürün stoklarında azalma kaydedildi.

Asya’da imalat sektörü Hindistan’ın ardından Çin’in desteğiyle toparlanıyor

Çin: İmalat sektörü güçlü iç talebin etkisiyle büyüme bölgesine geri döndü

Dünyanın 2. büyük ekonomisi olan Çin’de imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 1,6 puan artışla 49,9 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 üzerindeki değerleri sektörde büyümeye işaret ediyor. İç talepteki artışın etkisiyle üretim ve yeni siparişler alt endeksi büyüme bölgesine girdi, yeni ihracat siparişleri daraldı. Artan talep ve yüksek emtia fiyatları sebebiyle girdi maliyetleri ve çıktı fiyatları arttı.

Hindistan: Destekleyici devlet düzenlemeleri imalat sektörünü desteklemeye devam ediyor

Dünyanın 6. büyük ekonomisi olan Hindistan’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,4 puan artışla 54,3 seviyesine yükselerek son 14 ayın zirvesini gördü. Özellikle yeni ihracat siparişlerindeki hızlı artış ve devam eden iç talebe paralel olarak yeni siparişler yükseldi. Yeni siparişlerdeki artışta başarılı pazarlama modeli, destekleyici devlet düzenlemeleri ve güçlenen talep koşullarının etkisi olduğu kaydedildi. Zayıf emtia fiyatları ise enflasyonist baskının azalmasına sebep oluyor. İstihdamda hızlı artış kaydedildi.

ASEAN bölgesinde ise imalat sektörü Şubat 2019’da bozulmaya devam etti. Endonezya, Filipinler, Malezya, Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnam’ı kapsayan imalat sektörü Nikkei ASEAN PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,1 puan azalışla 49,6 seviyesine geriledi. Yeni siparişler son iki aydır düşerken üretim artışı zayıf kaldı.

Filipinler: Üretimde yavaşlama olsa da imalat sektörü büyümeyi sürdürdü, yeni ihracat siparişleri son 7 ayda ilk kez arttı

Dünyanın 40. büyük ekonomisi olan Filipinler’de imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,4 puan azalışla 51,9 seviyesine geriledi. Endeksin 50 üzerindeki değerleri sektörde büyümeye işaret ediyor. Yeni siparişler iç talepteki zayıflığa bağlı olarak son 7 ayın en zayıf artışını kaydetse de ihracat siparişleri son 7 aydır ilk kez yükseldi. Üretim ve istihdam arttı. Yüksek ham madde ve benzin fiyatlarına bağlı olarak çıktı fiyatları arttı, ancak enflasyon Ocak ayına göre düşük kaldı.

Vietnam: Üretim ve yeni siparişler hızla artmasına rağmen istihdam son 3 yılda ilk kez düştü

Dünyanın 47. büyük ekonomisi olan Vietnam’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,7 puan azalışla 51,2 seviyesine geriledi. Üretim ve yeni siparişler hızla arttı. Yeni ihracat siparişleri son 37 ayın en zayıf artışını kaydetti. Girdi maliyetleri kısmen artarken çıktı fiyatları son beş aydır düşüşünü sürdürdü. İstihdam düştü.

Endonezya: Üretim kısmen arttı, yeni ihracat siparişleri azalmaya devam etti

Dünyanın 16. büyük ekonomisi olan Endonezya’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,2 puan artışla 50,1 seviyesine yükseldi. Üretim kısmen azaldı. Yurt içi talepte iyileşme yaşanırken yeni ihracat siparişleri azalmaya devam etti. Girdi ve çıktı maliyetleri hafif yükseldi. Enflasyonist baskının düşük kalmasında güçlü para biriminin etkisi olduğu ifade ediliyor. Üretimdeki azalmaya rağmen istihdamdaki artış sürdü.

Tayland: Üretim yatay kaldı, yeni ihracat siparişleri son 4 ayda ilk kez attı

Dünyanın 27. büyük ekonomisi olan Tayland’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,3 puan azalışla 49,9 seviyesine geriledi. Yeni siparişler yükselme bölgesine girdi, yeni ihracat siparişleri y son 4 ayda ilk kez attı, girdi maliyetleri düşerken çıktı fiyatları arttı, istihdam son beş aydır düşüşünü sürdürdü, üretim beklentisi arttı.

Malezya: İmalat sektöründeki daralma son beş aydır sürüyor

Dünyanın 39. büyük ekonomisi olan Malezya’da imalat sektörü PMI endeksi Şubat 2019’da aylık 0,3 puan azalışla 47,6 seviyesine geriledi. Üretim ve yeni siparişler son beş aydır düşüyor. İç talep ve ihracat siparişleri düşüyor. İstihdamda değişiklik olmazken, enflasyon baskıları hafifledi. Üretim beklentileri düşük hızda arttı.

Dr. FULYA GÜRBÜZ