Etiket: yatırım

Faiz indirimi talep artışı için yeterli olmayabilir

Türkiye ekonomisine yönelik ikinci çeyrek verileri henüz tamamlanmasa da öncü göstergeler tüketimdeki daralmanın ikinci çeyrekte de sürdüğünü, üretim tarafında ise ilk çeyreğin aksine ikinci çeyrekte kayıp yaşandığını, reel sektörün ise yatırım yapmadığını gösteriyor.

Yurt dışındaki ekonomik aktiviteyi gözlemlediğimiz PMI verileri ise yılın ilk yarısında küresel bazda canlanma işareti ortaya koymazken, girdi maliyetleri ve çıktı fiyat artışlarında yumuşama eğilimi var. Öte yandan ihracat hacminde Türkiye’nin aylık bazda kaydettiği performans dikkat çekici ancak bunda TL’de yaşanan yıllık yüzde 40’lık kaybın dolayısıyla da artan borçlanma maliyetlerinin payı büyük.

Mart 2019 işgücü verileri ise istihdamın kayıt dışına kaydığını, son 1 yılda istihdam edilenlerinin sayısının %2,5 azalışla 28 milyon 146 bin kişiye gerilediğini, işsiz sayısının ise %41 artışla 4 milyon 487 bin kişiye yükseldiğini gösterdi.

Küresel talepte daralmaya paralel olarak yurt içinde artan maliyetler sebebiyle hanehalkının satın alma gücünün azalması üretim kaybına, dolayısıyla da işsizliğin artmasına sebep olurken, şirketler yatırım yapmayı erteliyor. Merkez Bankasının 25 Temmuz toplantısında cuma günü görevinden alınan Murat Çetinkaya yerine atanan yeni Başkan Murat Uysal önderliğinde faiz indirimine tanık olacağız. Merkez Bankasının bağımsızlığının tekrar sorgulanmasına sebep olan son hamle, S-400 belirsizliği ve Doğu Akdeniz gerilimini dikkate aldığımızda mevcut ortamın, faizde indirim olsa bile talep artışını tetikleyecek bir zemin oluşturmadığını düşünüyoruz.

Detaylandırırsak:

İç talep daralmaya devam ediyor, miktar bazında ihracat ve ithalat küçülüyor…

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre tüketim endeksleri (E.T.T.E. ve perakende satış) Nisan ayında ilk çeyreğe göre daralırken otomobil satışlarında daralma Mayıs ayında da sürdü. İhracat ve ithalat miktar endeksleri ise Nisan ayında ilk çeyreğe göre daraldı.

İkinci çeyrekte kredi ve tüketim vergileri kapsamında reel bazda gerileme devam ederken otomobil ve konut satışlarındaki gerileme bu eğilimi teyit ediyor.

Üretim tarafında ilk çeyreğe göre performans kaybı var

Kredi Garanti Fonu (KGF) desteği ile Temmuz 2017’de zirve yapan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS sanayi ve hizmet endeksleri 2018 yılı başında KGF’nin sonlanması, ABD’den gelen ticaret savaşı rüzgarları ile iç ve dış siyasette yaşanan olumsuzlukları ve TL’de yaşanan değer kaybının bir sonucu olarak Haziran 2018’den Haziran 2019 sonuna kadar daralma bölgesinde yer alıyor. SAMEKS bileşik endeksi ilk çeyrekte ortalama 45,1 değerini alırken 2. çeyrek performansı 43,8 oldu. Endeksin 50 değeri altında yer alması sektörde daralmayı gösteriyor. Sanayi endeksi performansı ilk çeyreğe göre değişiklik göstermedi.

Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretiminde ise ilk çeyrekte aylık bazda kaydedilen büyüme eğiliminin ardından Nisan ayında önceki aya göre daralma kaydedildi. Nisan ayında hammadde ithalat hacmi ise Ocak 2019’dan bu yana aylık bazda artış eğilimini sürdürdü. Öncü göstergeler Mayıs ayında performans kaybına işaret ederken Haziran ayına ilişkin iyimser bir tablo var.

Yatırım harcamaları ilk çeyreğe göre azaldı…

Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi verilerine göre yatırım harcamaları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre azaldı. Nisan ayında mevsimsellikten arındırılmış sermaye malı ithalat hacmi ve makine ve teçhizat imalatı ilk çeyrek ortalamasına göre daralma kaydetti.

Dr. Fulya Gürbüz

İkinci çeyreğe üretim ve tüketim kaybı ile başladık

Ocak-Mart döneminde yükseliş eğilimine giren sanayi üretimi ve perakende satışlar Nisan ayında hızlı bir güç kaybı yaşadı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Nisan 2019’da bir önceki aya göre %1, perakende satışlar %1,8 düşüş kaydetti.

Sanayi üretiminde aramalı, dayanıklı tüketim malı ve sermaye malı üretimi bir önceki aya göre sırasıyla %1,5, %3,7 ve %2,3 daraldı. Dayanıksız tüketim malı üretiminde aylık bazda %0,3 artış ile zayıflama yaşandı, enerji malı üretimi %1,4 artış kaydetti.

Üretim ve perakende harcamalarındaki güç kaybının ana kaynağı yurt içi ve yurt dışında yaşanan talep darlığı. Nisan ayında tüketim malları ithalat hacminde düşüş yaşanırken kredilerde zayıflama devam ediyor.

Hanehalkı temel gıda ihtiyacını karşılayabiliyor ancak otomotiv yakıtı dışında gıda dışı tüketimde vergi indirimlerinin olumlu etkisinin sürdüğünü görüyoruz.

Otomotiv yakıtı ve gıda dışı tüketimde internet satışlarının güç kazanmaya, giyim ve sağlık harcamalarının yatay kalmaya devam ettiğini, ev aletleri ve mobilya gibi harcamalarda ise tasarrufa gidildiğini anlıyoruz. Ek olarak, bilgisayar donanım ve yazılımlardaki artış şirketlerin internet satışlarına ağırlık vermeye devam ettiğini destekleyen bir gelişme.

Elbette 31 Mart seçimi öncesi ve sonrasında Hükumetin talep artırıcı hamleleri tüketimi destekliyor ancak seçimin iptal edilmesi, dış politikada yaşanan gerilimler ve iz düşümü olarak TL’deki sert dalgalanmalar fiyat seviyelerini yukarı çekerken harcama eğilimini ve yatırımları azaltıyor. Sonuç olarak da ekonomik daralma ve işsizlik artışına tekrar tekrar tanık oluyoruz.

Türkiye ekonomisi 2019 yılı birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,3 büyüme kaydetmişti. Ön göstergeler Nisan ayında üretim, tüketim ve yatırım tarafında yaşanan güç kaybının Mayıs ayında da devam edeceğine işaret ediyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Ocak ayında ekonomik aktivitede iyileşme var

Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre;

Üretim Ocak ayında artış kaydetti:

. Sanayi üretimi Ocak ayında bir önceki aya göre %1 arttı.
. Otomobil üretimi Ocak ayında kısmen yatay kaldı (%0,3 artış).
. Hammadde ithalatı Ocak ayında aylık %9,2 arttı.

Tüketim Ocak ayında artış kaydetti:

. Tüketim malları ithalat hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %15,8 arttı.
. E.T.T.E. tüketim endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre yatay kaldı (% 0,13 artış).
. Perakende satış hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %1,25 arttı.
. Ekim-Aralık 2018 dönemi boyunca azalan elektrik tüketimi Ocak ayında bir önceki aya göre %0,87 arttı, Şubat ayı tüketimi bir önceki aya göre yatay kaldı (%0,06 artış).
. Otomobil satışları %64,7 arttı.
. Konut satışları %10,5 azaldı.

Yatırım göstergeleri Ocak ayında geriledi:

. Sermaye malı ithalat hacmi Ocak ayında bir önceki aya göre %10,3 geriledi.
. Makine ve teçhizat imalatı Ocak ayında bir önceki aya göre %5 geriledi.

Dış ticaret tarafında ihracat ve ithalat Ocak ayında artış kaydetti:

. İhracat miktar endeksi bir önceki aya göre %3,7 arttı.
. İthalat miktar endeksi bir önceki aya göre %6,9 arttı.

Toparlarsak;

Söz konusu veriler Ocak ayında üretim ve tüketimde artış olduğunu, yatırım tarafının ise zayıflamaya devam ettiğini gösterdi. Ek olarak Ocak-Şubat merkezi yönetim bütçe verileri kamu harcamalarında işaret etmişti.

Mevcut veriler 1Ç2019’da GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre %1 civarında artabileceğine işaret ediyor.

Şirketlerin finansman tarafını kolaylaştırmayı amaçlayan hükumetin son hamlelerinin ise yatırım harcamalarında nasıl bir eğilime sebep olacağını takip edeceğiz.

Dr. Fulya Gürbüz

Coface: “Yatırım bakımından öncelikli sektörler: İlaç, kimya, petrokimya, enerji, makine ve yazılım”

Dünyada ticari alacak sigortası alanında önder konumundaki Coface Türkiye ekonomisini değerlendirdiği raporunda iç talebin yavaşlamaya devam ettiğini, öte yandan Türk lirasında yaşanan değer kaybının ihracatı desteklediğini belirtti.

Coface raporuna göre iç talepteki yavaşlamanın kaynağı yüksek faizler ve TL’deki değer kaybının neden olduğu yüksek enflasyon. Söz konusu faktörlerin bir sonucu olarak sanayi üretiminin hız kaybetmesine sebep olduğunu belirten Coface, Haziran 2018’de Türkiye’nin ülke riski değerlendirme notunu değiştirerek “yüksek riskli” (C) olarak belirlemişti.

Coface, hükümetin aldığı önlemlerin enflasyonda daha fazla yükselişi engellemeye ve bazı sektörlerin geçici olarak desteklenmesine yardımcı olduğunu, ancak ekonominin tam olarak toparlanmasının zaman alacağını vurguluyor.

2017 yılında KGF’nin de desteğiyle sanayi üretimi yaklaşık yüzde 9’luk büyüme kaydetmesinin ardından 2018 yılında hem KGF’nin sonlanması hem de TL’de yaşanan sert değer kaybının iç talepte yarattığı zayıflamaya bağlı olarak sanayi üretimi büyüme hızı yüzde 1,6 seviyesine yavaşlamıştır.

Coface, Eylül 2018’de üretici fiyatlarının yıllık bazda yüzde 46, tüketici fiyatlarının ise yüzde 24 seviyelerine yükselmesinde inşaat, perakende, bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) gibi iç talebe yönelik sektörlerin en fazla etkilenen sektörler olduğunu belirtiyor ve ekliyor “2019 yılında baz etkisi ve zayıflayan liranın yansıma etkilerinin yavaşlaması sayesinde enflasyonun düşmesi bekleniyor.”

İhracat tarafında ise TL’de yaşanan değer kaybının etkisiyle ihracat hacminin 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 168 milyar ABD doları seviyesine ulaştğı; kimya (yüzde 17), motorlu taşıtlar (yüzde 12), kağıt (yüzde 11), tekstil ve hazır giyim (yüzde 5) ve gıda (yüzde 4) sektörlerinin güçlü ihracat performansları ile öne çıktıkları belirtiliyor.

Toplam ihracatın yüzde 17’sini oluşturan otomotiv sektörünün ise 2018 yılında en büyük ihracat ürününü temsil ettiği, otomotiv sektörünün ihracatın yüzde 50,3’ünün nihai pazarı olan Avrupa ülkelerindeki ekonomik büyümeden ve çeşitli teşviklerden de yararlandığı ifade ediliyor.

Coface, Türkiye’de tekstil, hazır giyim, metal ve plastik sektörlerinin yüksek düzeyde bir rekabet avantajına sahip olduğunu, bu durumun hükümetin 2019-2021 yıllarını kapsayan ve daha fazla ihracat ile ekonominin yeniden dengelenmesine dayanan yeni ekonomi programı ile de uyumlu olduğunu belirtiyor. Bunlara ek olarak Coface; ilaç, kimya, petrokimya, enerji, makine ve yazılım sektörlerini yatırım bakımından öncelikli sektörler olarak görüyor.

İhracat ürünlerinin düşük teknoloji seviyesi ve sınırlı rekabet gücünün ihracat performansını sınırlayan unsurlar arasında yer aldığını belirten Coface, Türkiye’nin küresel değer zincirleri ile yüksek düzeyde entegre olmuş bir ekonomi olduğuna, özellikle (Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan) Almanya olmak üzere Avrupa’daki sanayi üretimi ile yakın ilişkilere sahip olduğuna, bu sebeple ihracat gelirlerinin özellikle otomotiv ve tekstil-hazır giyim başta olmak üzere Avrupa’daki büyüme performansına bağlı olacağına dikkat çekiyor.

4Ç2018 makro verileri İngiltere ekonomisindeki zayıflığı doğruladı

Hafta başında İngiltere’den gelen büyüme, özel sektör yatırımları ve dış ticaret verileri ekonomide zayıflığın giderek arttığına işaret etti. Söz konusu gelişmelerde Brexit sürecenin yarattığı belirsizlik ve zayıflayan küresel ticaret önemli rol oynadı.

. İngiltere’de GSYH 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %0,2 büyüdü. 3Ç2018’de dönemlik %0,6 büyüme kaydedilmişti. Büyümenin tetikleyicileri özel ve kamu harcamaları oldu. GSYH, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,3 büyüme kaydetti; böylece 2018 yılı genelinde %1,4 büyüme kaydedildi. Böylece 2009’dan bu yana en düşük büyüme performansı yaşandı. 2017 yılında ortalama %1,8 büyüme kaydedilmişti.

. Özel sektör yatırımları 4Ç2018’de bir önceki çeyreğe göre %1,4 daralarak son 3 yılın en düşük performansını gösterdi. 3Ç2018’de dönemlik %1,2 daralma yaşanmıştı. Özel sektör yatırımları 4Ç2018’de bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3,7 küçüldü.

. İhracat hacmi Aralık 2018’de aylık bazda %1, ithalat %1,6 düşüş kaydetti.

Artan belirsizlikler Euro Bölgesi’nde yatırımları öteliyor, büyümeyi iç talep destekleyecek

İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan Euro Bölgesi Kompozit Üretim PMI Endeksi Ocak 2019’da son 5 aylık düşüşünü koruyarak aylık 0,1 puan düşüşle 51,0 olarak sonuçlandı ve son 5,5 yılın en düşük değerine geriledi.

Geçen hafta açıklanan imalat sektörü PMI endeksi Ocak ayında aylık 0,9 puan düşüşle 50,5 seviyesine gerilemişti.

Hizmet sektörü PMI endeksi ise Ocak ayında aylık 0,4 puan artışla 51,2 seviyesine yükseldi.

İmalat ve hizmet sektörlerini baz alan Kompozit PMI verilerine göre;
. Üretimdeki zayıflık imalat sektöründeki yavaşlamadan kaynaklandı.
. İmalat sektörü küçülme bölgesine doğru gerilerken, hizmet sektörü son dört yılın en düşük performansını kaydetti. Böylece talep tarafı 2013 yılının ortalarından bu yana en zayıf noktasına ulaştı.
. Ekonomik aktivitede en sert düşüşler Fransa ve İtalya’da yaşandı. Almanya ve İspanya en iyi performans gösteren ülkeler oldular.
. İmalat sektöründe yeni siparişler son 6 yılın en sert düşüşünü yaşaması toplam yeni siparişlerdeki düşüşün ana sebebi oldu, hizmet sektöründe yeni siparişler yataya yakın kalarak durgunluk işareti verdi.
. İtalya’da yaşanan istihdam kaybı dışında Bölge genelinde istihdam zayıflayarak da olsa arttı.
. Girdi maliyetleri Ocak ayında artışını korudu. Ücret ve maaş artışları hizmet sektöründe işletme maliyetlerini artırdı, imalat sektöründe ise düşen petrol ürünleri fiyatları girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azalttı.
. Artan işletme ve girdi maliyetleri çıktı fiyatlarının son üç ayki en yüksek artışı kaydetmesine sebep oldu.
. İş güveni konusunda uluslararası ticaret, Brexit ve bölgesel ve küresel olarak artan politik belirsizlikler beklentilerin bozulmasına sebep oldu.

Raporda yer aldığı üzere PMI göstergeleri GSYH’nin ilk çeyrekte %0,1’lik artışa işaret ediyor. 2018 yılında çeyrek bazda ortalama %0,3’lük artış yaşanmış, en son 2013 yılında %0,1’lik artış kaydedilmişti. Aralık 2018’de yayınlanan beklentilerine göre Avrupa Merkez Bankası (AMB) Euro Bölgesi 2019 yılı 1. çeyreği için GSYH’de dönemlik %0,3-0,7 aralığında bir büyüme öngörüyor. Yıllık bazda bakıldığında AMB, Euro Bölgesi’nin 2018 yılında %1,9 büyümesinin ardından 2019 yılında %1,7 büyüyeceğini tahmin ediyor. 2020 ve 2021 yılları için tahminleri ise sırasıyla %1,7 ve %1,5. IMF ise Euro Bölgesi’nin 2019 ve 2020 yıllarında sırasıyla %1,6 ve %1,7 büyüyeceğini öngörüyor.

AMB 4 Şubat tarihli “Euro Bölgesi’nde iç talep ve buna bağlı riskler” başlıklı raporunda ise, önümüzdeki birkaç yıl boyunca ekonomik aktivitenin iyileşen istihdam piyasası ve hanehalkı gelir artışının desteğiyle iç talep kaynaklı olarak ılımlı bir hızda büyüyeceğini tahmin ediyor.

Söz konusu raporda anket verileri ve modellemelerin ortaya koyduğu sonuçlara göre AMB, küresel ekonomiye yönelik belirsizliklerin özel tüketimden daha çok yatırım ortamını olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.

Anket verileri küresel belirsizliklerdeki artışın yatırım kararlarının ötelenmesine sebep olduğunu ortaya koyarken, AMB çok ülkeli tahmin modeline göre artan küresel belirsizlikler sonucunda yatırımlarda meydana gelen kaybın yarısının belirsizliğin azalmasını takip eden yaklaşık 2,5 yıl sonra telafi edilebildiği sonucu elde edilmiştir.

İç talepteki daralmanın derinleştiği Türkiye özelinde baktığımızda en büyük ticaret ortağımız olan Euro Bölgesi’nde iç talebin korunması ihracat hacmimiz açısından yukarı potansiyel taşımasa da ümitli kalmamıza sebep oluyor.

Dr. Fulya Gürbüz

Çin ekonomisi 2018 yılında %6,6 büyüme kaydetti

Dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip olan Çin 2018 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,5, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,4 büyüme kaydetti. Böylece 2018 yılı genelinde GSYH büyümesi ortalama %6,6 büyüme kaydederek 1990 yılından bu yana en düşük performans gerçekleştirilmiş oldu. Çin ekonomisi 2017 yılı genelinde %6,8 büyüme kaydetmişti.

Öte yandan son verilere göre Çin ekonomisinde;

. İmalat sektöründe kapasite kullanım oranı Aralık 2018’de 76 seviyesine geriledi. Böylece 2018 yılı ortalaması 75,5 olarak gerçekleşti.
. Sanayi üretimi Aralık 2018’de bir önceki yılın aynı ayına göre %5,7 büyüdü. Kasım ayında %5,4’lük büyüme kaydedilmişti. Böylece 2018 yılı genelinde sanayi üretimi ortalama yıllık %6,2 büyüme kaydetmiş oldu.
. Sabit varlık yatırımları 2018 yılı genelinde bir önceki yıla göre %5,9 artış kaydetti. Özel sektörün yatırımları %8,7 büyürken (2018 yılının ilk 11 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %8,7 büyüme kaydedilmişti) Ocak-Kasım 2018 dönemindeki %2,3’lük büyümeden 2018 yılı genelinde %1,9 seviyesine geriledi.
. Perakende satışlar Aralık 2018’de bir önceki yılın aynı ayına göre %8,2 büyüdü. Kasım ayında %8,1’lik artış kaydedilmişti. Böylece 2018 yılı genelinde perakende satışlar 2017 yılına göre %9 büyümüş oldu.

Reuters anketine göre Çin ekonomisinin 2019 yılında %6,3 büyümesi tahmin ediliyor.

Sanayi üretimi verileri ihracat odaklı üretimde daralma, iç tüketimde yatay seyir ve yatırımlarda zayıflığa işaret etti

YORUM: Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre aramalı üretimi Şubat-Mart döneminde ortalama %0,7 daralırken, sermaye malı üretimi aynı dönem ortalama %1,9 arttı.

Enerji imalatı Mart ayında %0,1 ile yatay kalırken, dayanıksız ve dayanıklı tüketim mallarında sırasıyla %1,2 ve %2,6’lık artış var.

Ocak-Mart döneminde ise aramalı üretimi ortalama %0,3, dayanıklı tüketim malı üretimi %1,9, enerji malı üretimi %0,1, sermaye malı üretimi %0,2 daraldı; dayanıksız tüketim malı üretimi değişiklik göstermedi.

Kısacası ihracat odaklı üretimde daralma iç tüketimde yatay seyir , beklentilerdeki bozulmanın ise yatırımların zayıf kalmasına sebep olduğunu gözlemliyoruz.

Detaylar…

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Mart 2018’de bir önceki yılın aynı ayına göre %7,6, bir önceki aya göre %0,2 arttı.

Şubat 2018’de kaydedilen yıllık %10,1 sanayi üretimi artışının Mart ayında %7,6 seviyesine gerilemesinin ardında şu gelişmeler yer aldı:

. Ara mallar üretimi Mart’ta %7,2 arttı (Şubat %11,7).

. Sermaye malları üretimi Mart’ta %7,9 arttı (Şubat %12,5).

. Enerji ürünleri üretimi Mart’ta %2,4 arttı (Şubat %2,5).

. Dayanıklı tüketim malları üretimi Mart’ta %2,4 azaldı (Şubat -%1,7).

Dayanıksız tüketim malları üretimi Şubat’taki %10,8 artıştan Mart’ta %12,1’e yükseldi.

 

Kamu arazilerinin turizm yatırımlarına tahsis edilen süre uzatıldı

Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlandı.

YORUM: Yeni yönetmelik ile mevcut kiracıların tesisleri kiralamaya devam etmeleri olanağı sağlanarak hem yatırım yapmaları hem de bankalar nezdinde finansman bulmaları açısından büyük bir pozitif etki yapacak.